Gönderen: adalarpostasi | 14 Ekim 2016

“Âşıklar yolu”ndan biz “Dil”e geldik…!

“Âşıklar yolu”ndan biz “Dil”e geldik…!

Âşıklar Yolu’na dair…

1459214_586474941426095_1383717192_n

Aşkı tâ ezelden biz bile geldik, 
“Âşıklar yolu”ndan biz “Dil”e geldik!

beytinde sevdâyı, iki semt arasında, mecaz ve teşbih sanatıyla süsleyen Tahsin Nâhid’in (1887-1919) kızı Mina Urgan (1915-2000) anlatıyor:

[…] Anneme birçok kişi talip olmuş; ama onları reddetmiş, bir aşk evliliği yapmıştı babamla. Evlilikler hep aileler tarafından ayarlandığı için, bir genç kadınla bir genç erkeğin birbirlerini kendileri tanıyarak evlenmek istemeleri, o günlerde bir hayli anormal bir durumdu herhalde. Bu yüzden iki ailenin birleşmesinde hiçbir engel bulunmamasına karşın, anne tarafım da baba tarafım da şaşkına döndüler, kuşkulara düşmüşler, bu evlenmeye izin vermemişler. O arada Şefika, evin Rum hizmetçisinin giysilerini giyer; Büyükada’nın Âşıklar Yolu’nda (Çamlar arasındaki patikaya “Âşıklar Yolu” adını babam vermiş zaten.) geceleri gizlice buluşurmuş Tahsin Nâhid ile […]

t2ec16ryue9s6nfhzibrnrhoyrrq60_57

Büyükada Âşıklar Yolu’nun başını tutmuştu Hece’nin beş şairinden biri; Kadı Hüseyin Şevket Efendi Köşkü’nün selâmlığında mukim Halit Fahri Ozansoy’un (12.7.1891-23.2.1971) Âşıklar Yolunun Yolcuları (1938) romanına da mekân olmuştu Ada çamlıklarının yeşilinin ve envai çeşit çiçeklerin içinden kıvrılarak uzanan o kıpkızıl toprak yol ki seneler senesi gerek Ada sakinlerine gerek İstanbul’dan gelen ziyaretçilerine her mevsim ve her an değişen büyülü ışıklarıyla muhteşem manzaralar eşliğinde, misler kokan çiçekleri ve bülbül nağmeleriyle ki kara tavukların muhabetini de es geçmeyelim, harikulade bir seyir yolu sunmuştur…

VA29.jpg

f: Viktor Albukrek, “Nimet Albukrek Âşıklar Yolu’nda…”, Büyükada (1957).

Halit Fahri Ozansoy’un Ada Akşamları şiirinden iki kıta:

Burda, bu çamlara giden yolun başında
Ben onu bekliyorum, meçhulün meçhulünü.
Bir teselli bulmadan bir damla gözyaşında
O yalnız uzletlere açmış yalnız gönlünü.

Bilmem ki siyah mıdır, yeşil midir gözleri?
Bilmem ki hatırlar mı görse bir gün bu yeri?
Saklıyorum elime geçtiği günden beri
Bu çamın gölgesinde unuttuğu gülünü.

* * *

Ne de güzel bir tasvir…

Serhan Yedig, “Yeşil Çekirgenin Aromatik Bitki Bahçesi”, Hürriyet, 5.5.2012.

Yeşil çekirgenin aromatik bitki bahçesi

55eaf09cf018fbb8f8a0793d

Büyükada hafta sonlarında ne kadar kalabalık olursa olsun iki büyük tepenin çevresinden geçen Âşıklar ve Manastır yolları tenhadır. İkisi birleştirildiğinde sekiz kilometreye ulaşan, deniz manzaralı, ormanlık, harika bir yürüyüş parkuru çıkar ortaya. Bu yılki gibi serin ve yağışlı geçen ilkbaharlarda biberiye, laden, püren çiçekleriyle süslenen yol boyunca bülbül, iskete, saka ve ispinozların aşk şarkılarını dinlersiniz.

Bostancı’dan vapurla 35 dakika, Büyükada İskelesi’nden orta tempolu yürüyüşle 20 dakika uzaklıktaki Aşıklar Yolu, İstanbul gibi betonlaşmaya teslim olmuş bir şehirde doğaseverin arayıp da bulamayacağı vahadır. Rum Yetimhanesi’nin bulunduğu tepenin güney yamacında, fayton yolunun yaklaşık 60 metre üstünden geçer. Yetişkin çamların gölgelediği toprak yolu faytonlar kullanmaz. Nadiren yük taşıyan at arabasına rastlarsınız. Yol güneye baktığı için Akdeniz iklimi hâkimdir. Bahar önce buraya gelir, yazın sıcakları önce bu bölgedeki yeşili kahverengiye dönüştürür. Her yıl birkaç kez vandalların saldırısına uğrayan küçük çocuk bahçesi, ağaç görünümlü üç beton bank olmasa bu yolda yürürken kendinizi kentlerden çok uzakta, bir köy yolunda hissedebilirsiniz. Güneyi göz alabildiğine Marmara’nın mavi sularıyla çevrilidir. Kuşbakışı Heybeli’nin Alman Limanı, yakınlarındaki Yassıada, berrak bahar günlerinde çok uzaklarda, ufka yakın İmralı Adası görünür. Güneybatı ufkunda Bozburun ve Samanlı Dağları’nın yeşili manzarayı tamamlar.

Hepi topu bir kilometrelik bu toprak yolda nisan ortasında ladenler eflatun ve beyaz çiçek açar. Çalı şeklindeki bu bitkilerin yaz sıcağında yapışkan özsuyla kaplanan yapraklarından rüzgârla havaya yayılan mis gibi esans baharda sadece çiçeklerindedir. Limon ve çam karışımı kokuyu hissetmek için eğilip koklamanız gerekir. Yol kıyısına dikkatle baktığınızda güneşe doğru yükselen biberiyeleri görürsünüz. Baharda coşup mor çiçek açarlar. Birkaç yaprak koparıp iki parmağınız arasında ezdiğinizde o güzel koku yükselir. Sizi geçmişe, anılarınıza götürür.

55eaf09cf018fbb8f8a0793f

MARMARA’NIN GÜZEL KOKULU BİTKİLERİ

Âşıklar Yolu ve devamındaki Manastır Yolu aslında aromatik bitkiler bahçesi gibidir. Bir bahar günü, adanın merkezinden Kadıyoran Yokuşu’nu takiben çıkıp, bir türlü tamamlanamayan Adalar Müzesi’ne, yani Sofronios Köşkü’ne vardığınızda başlar koku şöleni. Bugün metruk bir binaya dönüşen taş köşkün yanındaki merdivenlerden Türkoğlu Sokağı’na çıkarken sizi yüksek duvarı boydan boya saran morsalkım karşılar. Hafif, uçucu bir koku kaplamıştır çevreyi. Yorucu yokuşun ardından, soluklanarak çıkarsınız merdivenleri.

Bahçe duvarlarındaki yediveren güllerinin kokusuyla girersiniz Türkoğlu’na. Metruk bahçelerdeki birkaç leylak, yol boyuna dikilmiş pelin ve lavantalar, çam kokusu şenlendirir burnunuzu. Uzaktan Bostancı kıyılarındaki yeni gökdelenleri, kuşbakışı Heybeli’den Kınalı’ya diğer adaları görürsünüz.

Âşıklar Yolu’na girdiğinizde aromatik bitkiler bahçesi başlar. Yol kıyısındaki su birikintilerine sıralanan yabani naneler bu mevsimde mor çiçeklerle donanır. Çok toplandığı için kekik kalmamıştır buralarda. Ama menengiç ağaçlarının yaprak saplarını kırdığınızda damla sakızının özlediğiniz kokusu gelir burnunuza. Yerler beyaz papatya kaplıdır. Yazın en kalabalık günlerinde bile tek tük yürüyüşçü geçer bu yoldan. Bir ağacın dibine oturup gün boyunca huzur içinde kitap okuyabilir, hazirana kadar en güzel aşk şarkılarını söyleyecek bülbülleri dinleyebilirsiniz. Söğüt bülbülü, al gerdan ve saka öylesine güzel, zarif kuşlardır ki, rengârenk kostümlü opera solistlerini andırırlar. Çantanızda küçük bir opera dürbünü varsa, dalların arasına saklanmış şen şarkıcıları, konser sırasında keyifle seyredebilirsiniz.

Kaplan kelebekleri Âşıklar Yolu’nun bir başka güzelliğidir. Marttan kasıma ağaçların arasında gösteri uçuşu yaparlar. Yürüyüşçüleri sever, kimi zaman yol boyunca eşlik ederler. Baharda yürürken bu yolun hiç bitmemesini istersiniz. İşte o zaman yapılacak en iyi iş uygun bir yer bulup oturmak, doğayla bütünleşmektir. Çocuk parkının önündeki banklarda ya da biraz ilerisinde boşluğa balkon gibi açılan kayalıkda oturup tefekküre dalabilirsiniz.

TAVŞANLAR ARTIK GÖRÜNMEZ OLDU

Yürüyüşçüyseniz, bir buçuk kilometrelik Âşıklar Yolu sizi kesmez. Yola devam ettiğinizde Rum Mektebi’ni Lunapark Meydanı’na bağlayan asfalta çıkar, aşağılarda faytonların toplandığı meydana ulaşırsınız. Buradan Aya Yorgi’ye tırmanan yokuşa girip, ilk sol ya da ilk sağdan orman yoluna sapın. Bu yol Aya Yorgi Tepesi’nin çevresinden dolaşıp 4.5 kilometre sonra aynı noktaya çıkar. Âşıklar Yolu gibi topraktır. Farkı ise daha bakir ve daha geniş ufka sahip olmasıdır. Soldan girip, hiç sapmadan Eşek Adası’nı görene kadar yürüdüğünüzde, adanın şimdi ormana dönüştürülmeye çalışılan eski çöplüğüne çıkarsınız. Güzergâhın en güzel kısmı bu noktada başlar. Aya Yorgi Kilisesi’nin altından geçen bu yolda yürürken Bakırköy’den Yalova’ya tüm Marmara ayaklarınızın altındadır. Unutmayın ki bu manzara Burgazlı Sait Faik’e Türk edebiyatının ölümsüz öykülerini yazmak için ilham vermiştir. Size de şehrin kaosunda örselenen yüreğinizi onarmak için güç, doğayla bütünleşmek için ilham verecektir. Manastır Yolu’ndan araç geçmediği için orman yolu ladenlerle kaplanmış, geriye paralel iki patika kalmıştır. Yerlere dikkatle bakarsanız, tavşan izlerini görürsünüz. Gökyüzünde ise onların ortaya çıkmasını bekleyen atmacaları. 10 yıl öncesine kadar gündüz saatlerinde uzaktan rahatlıkla izlenebilen yabani tavşanlara rastlamak artık pek mümkün değildir. 1990’larda birden artan, görünür hale gelen güzelim yabani tavşan kolonisini eli tüfekli vahşiler silip süpürmüştür. Yine de şanslı gününüzdeyseniz, yuvasından yeni çıkmış bir yavru tavşan çıkabilir karşınıza. Ağaçları ise 1980’lerde kıyıdan başlayan bir yangında, bir günde yok olmuştur.

Manastır Yolu nisanda Marmara çiğdemiyle, ardından biberiye, kızılcık, laden, kocayemiş çiçekleriyle kaplanır. Kimi zaman bisikletliler geçse de bu yol genellikle hiç kullanılmaz. Öylesine sessizdir ki bir martı süzülerek yakınınızdan geçse, kanatlarından çıkan ses kulağınızda Fantom etkisi yaratır. Sadece rüzgârı, yazın ağustosböceklerini duyarsınız.

KUŞBAKIŞI SEDEF ADASI

Yolun Heybeli’ye bakan tarafında, yangın gözetleme kulesinin hemen altında kayalık bir alan bulunur. Bu kayalara oturup, yaklaşık 130 metre yüksekten Dil Burnu’nu, Heybeli, Burgaz ve Kınalı’yı seyretmeye doyum olmaz.

Dönüşte kıvrılarak alçalan yoldan tekrar Lunapark Meydanı’na inersiniz. Âşıklar Yolu’na bağlanan yokuşa girip, ilk sağa saptığınızda sizi adanın merkezine ulaştıracak bir başka ıssız toprak yola bağlanırsınız. Acem Köşkü adı verilen 1.5 kilometrelik bu orman içi güzergâh yukarıdan Sedef Adası’nı, Reşat Nuri Güntekin’in evini ve Maden Mahallesi’ni görür. Üst tarafında ise Türkiye’nin en büyük ahşap yapılarından Rum Yetimhanesi yer alır.

Önceki hafta sonunda, güneşli bir günde, Kadıyoran Yokuşu’ndan başlayıp, bu güzergâhı yürüdüm. Yaklaşık 30 yıldır hafta sonlarında geçtiğim bu rotada ilk kez makro objektifle çiçek fotoğrafı çekmeyi denedim. Yan yana duran bir laden ve kızılcık çiçeğinin fotoğrafını çekerken rastladım fosforlu yeşil renkte, siyah benekli çekirgeye. Hepi topu 2 santimetreydi boyu. İstanbul’un gürültüsünden uzakta, akşam güneşinde, çiçeğin içinde, Marmara’nın güzelim mavisine karşı keyif yapıyordu. Çok imrendim… Siz olsanız imrenmez miydiniz miydiniz?

* * *

Âşıklar Yolu’ndan manzaralar…

25-1-2006

Büyükada Âşıklar Yolu’nda, 25.1.2006. )O(

25-1-2006

Büyükada Âşıklar Yolu’nda, 25.1.2006. )O(

dsc05241

Büyükada Âşıklar Yolu’nda, 25.1.2006. )O(

DSC08146.JPG

Büyükada Âşıklar Yolu, 5.10.2006. )O(

DSC08147.JPG

Büyükada Âşıklar Yolu, 5.10.2006. )O(

DSC08145.JPG

Büyükada Âşıklar Yolu, 5.10.2006. )O(

18-2-2015

Büyükada Âşıklar Yolu’nda, 18.2.2015. )O(

img_7829

Âşıklar Yolu’nda, Büyükada, 12.1.2016. )O(

img_0776

Büyükada Âşıklar Yolu’nda pembe Ladenler, 6.5.2015. )O(

img_0780

Büyükada Âşıklar Yolu’nda beyaz Ladenler, 6.5.2015. )O(

31-12-2015

Büyükada Âşıklar Yolu’nu başını tutmuştu “Âşıklar Yolunun Yolcuları” romanının yazarı Halit Fahri Ozansoy da bir dem, 31.12.2015. )O(

img_7533

Büyükada Âşıklar Yolu’nda, 1.1.2016. )O(

* * *

Âşıklar Yolu’nda tahribat…

2013’ten beri o güzelim kızıl toprak yola serdikleri gıcır mıcırla yayalar için hayli güçlükle yürünür bir hale getirilmekle gayrı kanunî akülü araçlarını manzaraya nâzır park edip de sesini sonuna kadar açtıkları müzikle demlenip zil zurna sarhoş araç kullananlara hizmette sınır tanımadıklarından olsa gerektir ki cânım Adalar’ın yaşam damarlarına değin nüfuz ediyor asfaltla o câni trafik canavarı…! Çankaya-Nizâm Caddesi trafiğine bir üst paralel yol sevdasıyla Büyükada Âşıklar Yolu’na da otoban asfaltı…! 😡
)O(

Adalar Postası, 10.10.2016

Cânım Adalar’ın yaşam damarlarına değin nüfuz ediyor asfaltla o câni trafik canavarı…! Çankaya-Nizâm Caddesi trafiğine bir üst paralel yol sevdasıyla Büyükada Âşıklar Yolu’na da otoban asfaltı…! 😡
)O(

img_0380

* * *

Adalar Postası, 16.9.2013.

O güzelim Âşıklar Yolu’na trafik canavarı uğruna yer yer mıcır ve asfalt parçaları döken zihniyetin aklına turp suyu sıkıla!
)O(

img_0481

Âşıklar Yolu’na mıcır dökülmüş…!, Büyükada (15.9.2013). )O(

img_0482

Âşıklar Yolu’na mıcır dökülmüş…!, Büyükada (15.9.2013). )O(

img_0483

Âşıklar Yolu’na mıcır dökülmüş…!, Büyükada (15.9.2013). )O(

img_3920

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3921

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3922

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3923

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3924

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3925

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3926

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3927

Büyükada Âşıklar Yolu, 10.3.2015. )O(

img_3603

Büyükada Âşıklar Yolu’na reva görülen otoban asfaltı, 12.9.2016. )O(

img_3604

Büyükada Âşıklar Yolu’na reva görülen otoban asfaltı, 12.9.2016. )O(

* * *

Dilburnu’na dair…

buyukada-albumunden-gorunus-3__32044470_0

tara

Akillas Millas, Büyükada (Prinkipo, Ada-i Kebir), İstanbul (2014)367.

Vaktiyle “Au Claire de lune” olarak anılan Toma Nizamakis peşi sıra biraderi Kosti oğlu Nikola Nizamakis ve sonraları Filipi’nin işlettiği kır kahvesindeki kayalıklardan öteye kadar uzanan bütün bu arazi bizzat Sultan tarafından Fenerli Kostaki Efendi’ye ihsan olunmuştu. Saray doktoru olan jinekolog oğlu Pavlaki Fenerli Paşa’nın Dil Burnu’nun en manazaralı kısmında kuvvetle muhtemeldir ki senelerce “Altın Dil Gazinosu” olarak ün salmış bu kır kahvesinin yerindeki köşkü ise 1903 senesinde tanzim olunarak Adalar Belediyesi’nce tasdik edilen bir topografik haritada “yıkık Fenerli Köşkü” yanı sıra “Fenerli’nin bağ ve bağçeleri”, “yıkılan Fenerli Fabrikası’nın sahası”, “Fenerli’nin çam ormanları” olarak kaydedilmişti. Altın Dil’deki Aziz Konstantin ve Eleni Ayazması’nın mülkiyeti de Fenerli Ailesi’ndeydi.

Her ne kadar mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından 1932-1935 senelerinde Atatürk için Büyükada Dilburnu’nda Cumhurbaşkanlığı Yazlık Konutu olarak bir proje hazırlandıysa da köşkün inşaatından bilinmeyen sebeplerle vazgeçilerek yerine Florya Deniz Köşkü inşa edilmiştir. [ADALAR POSTASI-2769 (13.1.2015): Büyükada Dilburnu’nda Atatürk Köşkü…]

Mustafa Reşid’in “Şarkı”sında:

Mâbed-i aşkım olan Dil’de her akşam ey yâr
Anıyor and-ı geçen her dem-i zevki, dil-i zâr
Şunu tekrar ediyor dil ile birlikte hezar
Görecek mi göz o nadir gülü bir kerre daha

Ali Hadi’den bir kıta:

Âfet gibi sardıkça bütün yâdımı gamlar,
Yelpazelesin ruhumu şen Dil’deki çamlar.
Mehtâb ile olsun bize gönder de selâmlar
Yelpazelesin ruhumu şen Dil’deki çamlar.

img_3663 img_3664 img_3665 img_3666 img_3667      img_3668

Büyükada sakinlerinden Osman F. Seden’in yönettiği Kırık Plak (1959) filminin bir sahnesinde de Belgin Doruk ile Zeki Müren Büyükada Dilburnu’ndaydılar…

Halit Fahri Ozansoy’un, Ada Akşamları şiirinde iki kıta:

Gün sönerken bir akşam baktım da ıssız Dil’e:
– Yazık, dedim, bu yıl da Adalar’da yaz bitti!
Dalgalar köpürürken sonra indim sahile,
Kalbim sanki içinden uğultular işitti.

Ne kadar deniz gibi bağırmak istesem de
Hislerim sıkışarak boğuluyor sesimde,
Nice güller açılıp soldu da bir mevsimde
Yolunu beklediğim hayâl geçmedi gitti!

Nijad Tahsin Alpeh’in Dil Hâtırası şiiri:

Görürüm sanki hayâlimde Dil’i,
Dalarım ismini andıkça senin,

Koyu kirpiklerin altında derin,
Suyun âhengine sinmişti sesin,
Rüzgâr estikçe saçın darmadağın..
Mevsimin sırrına ermiş dudağın,
Ve sıcak, yaz güneşinden, nefesin..

Boğaz’ın neş’eli, tılsımlı sazı
Şarkılar söyliyecek şimdi kime?
Gözlerim sislenerek tâ içime
Sızdı bir yaş gibi Dil hâtırası…

Ve Yesarî Asım’dan Kürdili Hicazkâr makamında:

Uçsun Ada’dan gönlüme sinendeki gamlar,
Yelpazelesin ruhumu şen Dil’deki çamlar.
Mehtâb ile gönder bize binlerce selâmlar;
Yelpâzelesin ruhumu şen Dil’deki çamlar.

Alsam Ada’nın dilberini çamlara gitsem,
Bir kaç kadehi neş’e ile, zevk ile içsem.
Sarsam, dolasam, gonce gülü koklasam, öpsem,
Bir kaç kadehi neş’e ile, zevk ile içsem.

Osman Nihad’dan Nihavend makamında:

Yine bu yıl Ada sensiz içime hiç sinmedi,
Dil’de yalnız dolaştım hep gözyaşlarım dinmedi.
Ben de şaştım nasıl oldu yüreğime inmedi;
Dil’de yalnız dolaştım hep gözyaşlarım dinmedi.

* * *

Dilburnu’ndan manzaralar…

24-1-2006

Büyükada Dilburnu, 24.1.2006. )O(

18-2-2008

Büyükada Dilburnu, 18.2.2008. )O(

14-12-2013

Büyükada Dilburnu, 14.12.2013. )O(

13-1-2014

Büyükada Dilburnu, 13.1.2014. )O(

17-1-2014-1

Büyükada Dilburnu, 17.1.2014. )O(

20-1-2014

Büyükada Dilburnu, 20.1.2014. )O(

29-1-2014-0

Büyükada Dilburnu, 29.1.2014. )O(

29-1-2014

Büyükada Dilburnu, 29.1.2014. )O(

10-2-2014

Büyükada Dilburnu, 10.2.2014. )O(

10-2-2014-2

Büyükada Dilburnu, 10.2.2014. )O(

img_3412

Büyükada Dilburnu, 22.1.2015. )O(

1-1-2016

Büyükada Dilburnu, 1.1.2016. )O(

img_7959

Büyükada Dilburnu’nda lodos, 12.1.2016. )O(

5-4-2016

Büyükada Dilburnu, 5.4.2016. )O(

* * *

Dilburnu’ndaki tahribata dair…

ADALAR POSTASI-2782 (10.1.2016): Büyükadalı Bedia Muvahhit’in aziz hatırasına…

[…]

Dün bezminizin bir ezelî neş’esi vardı,
Saz sesleri tâ fecre kadar Körfez’i sardı,
Vakta ki sular şarkılar inlerken ağardı,
Bendim geçen, ey sevgili, sandalla denizden!

Bu körfez Büyükada’da Zeki Paşa Köşkü’nün [bkz. Seferoğlu hikâyesi…] önündeki koydur. […]

img_8031

deyip bu büyülü Büyükada rüyâlarından Seferoğlu K(o)urusu koyunun Rant Canavarı’na yağmalatılmış kıyıları  ve de içinden boylu boyunca —hani şu muzdarip oldukları araba sevdasıyla akülü araç adı altında gayrıkanunî olarak Adalara çıkardıkları— Trafik Canavarı dilediğince yol alabilsin diye olsa gerek o cânım Dilburnu’nun ruhuna üfürmek suretiyle reva gördükleri iki yanı kazıklı mıcırdan gıcır yolun o kâbus misali fotoğrafıyla uyanma vaktidir…! GünAydın hiç değil ne yazık ki…!
)O(

img_7857

Büyükada Dilburnu’na da mıcırlı kazıklı yol görülmüş reva yazıklar ola, 12.1.2016. )O(

img_7858

Büyükada Dilburnu’na da mıcırlı kazıklı yol görülmüş reva yazıklar ola, 12.1.2016. )O(

img_7859

Büyükada Dilburnu’na da mıcırlı kazıklı yol görülmüş reva yazıklar ola, 12.1.2016. )O(

img_3635

Büyükada Dilburnu’na da mıcırlı kazıklı yol görülmüş reva yazıklar ola, 11.10.2016. )O(

* * *

Doğal ve Kentsel SİT Alanı Ada yolları nedir ne değildir?

Sözü en iyisi mi evvel zamandan beri Büyükada sakinlerinden gerçek bir Ada sevdalısı Saygıdeğer Viktor Albukrek’e bırakalım…

ADALAR POSTASI-2579/2 (23.4.2011): her yağmur sonrasında yollarımız mis gibi lavanta çiçeği, yaban nanesi, adaçayı ve ıtır kokardı…
/

Kimden: VİKTOR ALBUKREK
Kime: adalar.postasi@gmail.com
Tarih: 22 Nisan 2011 10:04:17 PM GMT+03:00
Konu: Adamızın toprağı

Viktor Albukrek’in 1931-1961 Büyükadası’ndan…

[…]

Adamızın toprağı…

1

[…] Ana yolların yalınız orta şeridi bir at arabası genişliği kadar asfaltlıydı ve bu lüks yol, bir silindir makinesiyle ezilmiş toprak üzerine fırçayla sürülen sıcak katran ve üzerine serpilen kumdan ibaretti. Yolun iki tarafı ise toprak kalırdı. Bu kırmızı toprağın demir oksitli çamur lekesi, kumaştan zor çıkardı.

2

f: “Kanarya Sokak’ta eski kaldırım döşemesi”, Büyükada, 200?. )O(

Tüm kaldırımlar ise, adamızın meşhur demir oksitli taşından, Arnavut kaldırımı şeklinde örülürdü. Döşenmiş taş aralarında kalan toprakta ve asfalt yolun iki yandaki geniş toprak yol şeritlerinde biriken at ve eşek gübresi sayesinde, envai türlü bitki, kök salardı. Her yağmur sonrasında yollarımız mis gibi lavanta çiçeği, yaban nanesi, adaçayı ve ıtır kokardı. Sayfiyede olmanın hazzıyla bu güzel kokuları daha iyi teneffüs edebilmek için biz çocuklar, merkepler gibi “iha, iha,” diyerek, asfaltın dışındaki bakir toprak yollarında, ayakkabılarımızın ucunu batırarak yürür, toz bulutu yaratırdık. Toprakla yaşar, topraktan zevk alır, toprak kokardık. […]

1920

Büyükada Nizâm Caddesi, 1920’ler…

Evlerine yürüyerek gitmek istemeyen yorgun ‘çorbacı’ların, faytondan daha ucuz olan eşek sırtında yolculuk etme imkânları da vardı. Hatta ertesi sabah vapura gitmek için evinden alınacak müşterisine randevu veren eşekçiler vardı. Akıllı olan merkepler, orta şeritteki asfaltta kaymamak ve güneşten kaçınmak ve de bilhassa kaldırım kenarında biriken gübreli funda toprağında biten otların cazibesine kapıldıkları için, katranlı şeridin dışındaki toprak yollara basarak gitmekten hoşlanırdı. İşte o zaman, sırtında taşıdığı yolcunun kafası, çok kere kaldırım kenarında bulunan ağacın dalına kütlerdi. Hayvan hiç umursamadan, hatta yükünden hınç almışçasına, keyifle zıplayarak boynundaki mavi nazar boncukları arasında serpiştirilen küçük çanların “çin-çiç-çin,” sesi ve nallarının “glaga-gluga glaga-gluga,” tatlı vuruşların ritmiyle, fütursuzca yoluna devam ederdi. […]

3

* * *

Âşıklar Yolu ve Dilburnu’ndaki tahribata dair
İAKTVKD başvurusu…

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

Sayı : 2016-46

Konu : Adalar İlçesi’nde motorlu araç uygulaması ve buna ait altyapı çalışmaları
(EK’ler dahil toplam 2 + 1 + 9 = 12 sayfa)

Büyükada, 13.10.2016

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Hobyar Mahallesi Büyük Postane Caddesi 72 Kat 4
Bahçekapı Fatih – İstanbul
Tel: 0212-512 09 20 Faks: 0212-528 31 13
istanbulkurul5@kulturturizm.gov.tr

Sayın Koruma Kurulu Üyeleri,

Bundan üç ay kadar önce 08.07.2016 tarih ve 2016-29 sayıyla Kurulunuz müdürü Aynur Artar’a hitaben yazdığımız dilekçenin tüm kurul üyelerine ulaşmış olması gerekir (bkz. EK1). Söz konusu dilekçemizde ayrıntılı bir şekilde Adalar Belediyesi’nin ve Kaymakamlığı’nın Adalar İlçesi’nin SİT alanı olarak korunmasıyla ilgili yasa ve Koruma Kurulu kararlarını özellikle motorlu araç kullanımıyla ilgili olarak uygulamadığını bildirmiştik. Üç ay önce göndermiş olduğumuz dilekçemizdeki bildirimleri burada tekrarlama gereği görmüyoruz, konuyla ilgili 7 yıl öncesinden başlayarak şimdiye kadar yaptığımız tüm başvuruların bilginiz dahilinde olduğunu düşünüyoruz.

Son dilekçemizden bu yana geçen üç ay içinde konuyla ilgili yasa ve Koruma Kurulu kararlarını ihlal eylemleri Adalar İlçesi’nde pek yakında korunacak hiçbir şey kalmayacağının işaretini vermektedir. Kısa bir süre öncesine kadar Adalar İlçesi’nde yaşanması mümkün güven, huzur ve sükûnet her türlü motorlu araç kullanımının yaygınlaşmasıyla ortadan kalkmıştır.

Şu anda Adalar İlçesi’nde orman yollarını da asfaltlama çalışmalarına girişilmiştir. Bir süre önce Büyükada’da Dil Burnu’nda kenarı kazıklı yeni bir yol icat ve imal edilerek mıcırla kaplanmış (bkz EK2) ve ancak trafiğe açık caddelerde olduğu gibi ışıklandırılarak (bkz EK3) Adalar’ın bu nadide doğa parçası tahrip edilmiştir. Daha önce belli belirsiz mıcır ve yer yer asfalt dökülen diğer orman yolları gibi Aşıklar Yolu da (bkz EK4) son zamanlarda yavaş yavaş tamamen asfaltlanmaya başlanmıştır (bkz. EK5).

Hangi bahaneyle olursa olsun Adalar İlçesi’nin doğal yapısını tahrip edici bu çalışmaların Koruma Kurulunuz tarafından durdurulmaması halinde tıpkı güçlü para kuvvetlerinin mahkeme kararlarına aykırı (örnek Terrace-Lido) ve Adalar’ın topografik yapısını altüst edici (örnek Seferoğlu) inşaatları gibi Adalar İlçesi’nde korunacak pek birşey bırakmayacaktır. Bu nedenle Adalar İlçesi’ni tahribe kararlı bu güçlere karşı Kurulunuzun bu tahribata derhal müdahele ederek üstlendiği sorumluluğu iş işten geçmeden yerine getireceğine güvenmek istiyoruz.
Adalar İlçesi’nin motorlu araç trafiğine açılması için İBB ve Adalar Belediyesi’nin birlikte giriştiği plan, bu konuda Kurulunuza ve ilgili İBB makamlarına ve Adalar Belediyesi’ne çok kısa bir süre önce dilekçelerle yönelttiğimiz sorulara ya hiç cevap verilmemesine ya da “hiçbir plan yoktur” şeklinde verilen cevaplara karşın dört hafta önce derneğimize İBB bünyesindeki TUHiM tarafından Kınalıada’da akülü minübüs v.s. çalıştırılacağı kararı alındığı bildirilmiştir (bkz EK6). Nitekim İBB bünyesindeki İsPark Kınalıada’da motorlu araçla taşımacılık işine başlamıştır.

Bilindiği gibi İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından 2010 yılında hazırlanan ve 2011 yılında askıya çıkarılarak yürürlüğe giren “1/5000 Ölçekli Adalar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” raporunun “Bölüm 4 Plan Kararları”nda (sayfa 663 ve devamında) “Ulaşım” başlığı altında (sayfa 674’te) çok açık bir şekilde belirtildiği gibi
“Planlama alanında ulaşım faytonlarla ve motorsuz araçlarla sağlanmaktadır. Planda da Adalar’daki geleneksel ulaşım şeklinin korunması anlayışı kabul edilmiş ve ulaşım sisteminde bir değişiklik önerilmemiştir.”

Koruma yasası, Koruma Kurulu kararları ve yapılan planlamanın emredici hükümlerine rağmen gösterilen sorumsuzluk ve görev ihmalleriyle Adalar İlçesi en temel koruma ilkelerinin uygulanmadığı bir uçuruma sürüklenmektedir.

Kurulunuz “akülü araçlar motorlu araçlar değildir” gibi akla aykırı bir tezi savunmayacağına göre Kınalıada’da başlayan ve diğer Adalar’a da yayılması için çalışmaların yapıldığı bu motorlu araç taşımacılığı konusunda
– Kurulunuzdan ne şekilde bir izin alındığını
– eğer böyle bir izin alındıysa Kurulunuzun bu izni hangi gerekçeyle verdiğini
– yukarda belirttiğimiz motorlu araç ve bunun getirdiği altyapı tahribatını
durdurmak için Kurulunuzun ne gibi önlemler alacağını
derneğimize ivedilikle bildirmenizi diliyoruz.

Saygılarımızla,

Şahika Savran
(Yönetim Kurulu Üyesi – yetki belgesi eklidir)

EK1 – Derneğimizin Koruma Kurulu’na asfaltlama ve motorlu taşıtlarla ilgili dilekçesi
EK2 – Büyükada’da Dil Burnu’nda yeni icat ve imal mıcırla kaplı kazıklı yol (Ocak 2016)
EK3 – Büyükada’da Dil Burnu ışıklandırıldı (Ağustos 2016)
EK4 – Büyükada Aşıklar Yolu’nda mıcır ve asfaltlamaya geçiş (Temmuz 2015)
EK5 – Büyükada’da orman yolları asfaltlanıyor (Ekim 2016)
EK6 – TUHiM Elektrkli Payton (08.09.2016)

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ
Güzeller Sokağı No. 34, Büyükada – TR-34970 İstanbul
adalarkoruma@adalarkoruma.org http://www.adalarkoruma.org

* * *

1 2 3 4 5 6 7 8 9


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: