Gönderen: adalarpostasi | 28 Ağustos 2016

Kaşınan BüyükAda(m)…!

Kaşınan BüyükAda(m)…!

Büyükada’da iki senedir akçaağaç, asma, ayva, ceviz, dişbudak, dut, ıhlamur, fındık, söğüt neviinden ağaçlara musallat olan Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılı bir yandan ağaçların canına okumaktayken diğer yandan da —her ne kadar Samsun İl Tarım Müdürü Sadullah Kirenci’nin “larvaların insanlar üzerindeki alerjik etkisi” demeci haricinde “Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği’nin aksine alerjik reaksiyonlara neden olmadığı” beyanıyla birlikte alerji yaptığına dair herhangi bir bilgiye ulaşamadıysak da “Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği’nin üçüncü larval döneminde ayna kıllarındaki bir proteinin sebep olduğu alerji” misali— sırtındaki kılların neden olduğu alerjiden olması kuvvetle muhtemeldir ki yaz boyunca kaşın kaşın kaşınmakla kolları bacakları yara bere içinde kalmış Ada sakinleri neye uğradıklarını şaşmış bir vaziyetteyken; Adalar Belediyesi, Adalar İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Adalar Orman İşletme Şefliği’nin ilgisiz ilgilileri ile sorumsuz sorumlularıysa bırakınız gereğince mücadeleyi kamuoyunu bilgilendirmekten dahi acziyetle makam koltuklarında mışıl mışıl uyumaktalar mı yoksa…?
)O(
royalty-free-itchy-clipart-illustration-19263

Kaşınan BüyükAda(m)…! / Dennis Cox

Anımsayacaksınız 1 Temmuz 2015’te Adalar Belediyesi:

İlçemizde yayılan ve 200’den fazla ağaca zarar veren Hyphantria Cunea Drury (Amerikan Beyaz Kelebeği) için Adalar genelinde İNHİLİN 48 SC ilacıyla ilaçlama yapılacaktır. Yapılacak ilaç arılar üzerinde zehirli etki yapabilmektedir. Ayrıca insanlar üzerinde de bilinen yan etkileri baş dönmesi, baş ağrısı ve kusmadır. İlaçlama 2.7.2015-4.7.2015 tarihleri arasında yapılacaktır.

neviinden akıllara ziyan bir açıklamada bulunmuştu…!

fullsizerender1

Aynı günlü ADALAR POSTASI’nda [ADALAR POSTASI-2776 (1.7.2015): tabiata karşı yapılan bu şuursuz saldırılara bizler de arılar da derken erguvanî uyuzotları da uyuz oluyoruz haliyle…!]:

[…] Yahu vaktiyle de bu minval ilaçlaMA konusunda İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nce, Adalar Belediye Başkanlığı’na yazılı başvurularda bulunulmuş (bkz. http://www.adalarkoruma.org/sinekler-ve-zehirli-ilaclar); İstanbul Çevre Konseyi ilaçlamanın durdurulması konusunda Valiliğe başvurmuş Valilik de Kartal Belediyesi’ne bu konuda yazılı emir iletmemiş miydi? Tüm bu yazışmalar ADALAR POSTASI’nda da yayımlanmış olmakla muhakkak belediyemizin de bilgisi ve arşivi dahilindedir.

Einstein “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz,” dememiş miydi…? Dünya âlem el ele vermiş bu ve benzer vahim hatalar nedeniyle yitip giden arıları geri getirmek üzre hal çareleri aramaktayken sen gel de Doğal SİT Alanı İstanbul Adaları’nda kimbilir bu minval ekosistemde yapılan ne tür hatalar neticesinde ağaçlara musallat olan Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği’nden ağaçları kurtaracağız diye envai çiçekten bal alıp hayata hayat katan arıların hayatını yitirmesine, insan da dahil her tür hayvanat ve nebatatın sağlığına zarar verecek bir ilaçlama harekâtına giriş, olacak şey mi…! Teşbihte hata olmaz derlerdi eskiler, bu akıl almaz ilaçlama harekâtı tam manasıyla pire için yorgan yakmaya benzer…!

Evlerimizi böceklerden, bahçelerimizdeki misal gülleri bitlerden her nedense koruyacağız diye hem kendi sağlığımızı hem çevre sağlığını yok sayarak baştan aşağıya her yeri ilaçlıyor da ilaçlıyorken gül bitleri neviinden türlü nebatat zararlısını afiyetle yiyen uğurböceklerini, yaşam kaynağımız arıları da öldürüyor bahçelerimizi kelebeklerden, ateşböceklerinden mahrum bırakıyoruz…! […]

demişken ertesi gün Adalar Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu’ndan da “Uzman görüşüyle birlikte verilen [şu] dilekçe”, “Takipteyiz” notuyla birlikte gelmişti…

Adalar Kent Konseyi, 2.7.2015

Adalarımızda tarım ilacı uygulaması istemiyoruz!

Adalar Belediyesi, Facebook hesabından 1 Temmuz günü gönderdiği mesajda, Adalar genelinde görülen Cunea Drury (Amerikan Beyaz Kelebeği) için 2-4 Temmuz tarihleri arasında İNHİLİN 48 SC tarım ilacı ile ilaçlama yapılacağını belirtmiştir. İlaçlama sonucunda arı ölümleri olabileceği, insanlarda kusma, baş dönmesi gibi yan etkiler görülebileceği uyarısı yapılmıştır. Telefon görüşmelerimiz sonucunda adalı kişilerin ilaçlama talebinde bulunduğu, bu talebin Adalar Belediyesi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne iletildiği ve ilaçlamanın İBB tarafından yapılacağını öğrendik. Adalar Kent Konseyi Çevre Grubu olarak, İNHİLİN ilaçlaması yapılmasına karşıyız. Tarım ilaçlarının olumsuz etkilerinin suda, toprakta uzun zaman kaldığı, rüzgar ve böcekler vasıtasıyla yayıldığı ve bu kimyasalların vücutta birikerek insanlarda kanser dahil olmak üzere pek çok hastalığa sebep olduğu biliniyor. Kaldı ki, sayıları tüm dünyada hızla azalan arıların ölümüne sebep olacak bir ilacın kullanılmasını Adalar Kent Konseyi Çevre Grubu olarak kabul etmemiz imkansız. Bizler, adanın sunduğu temiz hava, toprak ve İstanbul’da bulamadığımız biyolojik çeşitlilik için buradayız. Organik alternatifleri varken, zararlı kimyasallarla ilaçlama yapılmasını yanlış buluyor ve bu uygulamanın durdurulmasını talep ediyoruz. Bundan sonra çevreyle ilgili yapılacak tüm uygulamalarda Adalar Belediyesi ve İBB’ye danışmanlık vermeye hazırız. Konuyla ilgili Ziraat Yüksek Mühendisi, Organik Tarım Uzmanı Neslihan Şimşek Kızıl’dan uzman görüşü aldık: “Zararlı, hastalık ve yabancı otlar ile mücadele kimyasal mücadele en son tercih edilmesi gereken mücadeledir. Kimyasal mücadeleye başlamadan önce bahsi geçen zararlının ekonomik zarar eşiği incelenmiş midir? İlgili zararlıya karşı biyolojik mücadele ajanı var mıdır? Biyoteknik mücadele için feramon tuzakları kurulup sonuçlarına bakılmış mıdır? Yoksa en kolay olan ancak doğaya ve çeşitliliğe en ciddi zararlar verecek olan kimyasal mücadele mi seçilmiştir? Diğer mücadele yol ve yöntemleri denenmeden bahsi geçen ticari kimyasalın kullanılması işin kolayına kaçmaktır. Ayrıca ilgili zararlılara karşı etken maddesi spinosad olan bakteri preparatlı doğal insektisitler bugün ülkemizde de organik tarım yapan pek çok üretici tarafından etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında ilk olarak zararlının ekonomik zarar eşiği araştırılmalı. Biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri kullanılmalı. Bunlardan sonuç alınamadığı zamanda spinosad etken maddeli ticari ilaçlar ile mücadele edilmelidir. Arılarımız dahil tüm flora ve faunaya zarar verecek kimyasallar ise zararlı mücadelesinde kullanılmamalıdır.” Adalar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin dikkatine sunar, NİHİLİN ilaçlamasının bir an önce durdurulmasını; bunun yanısıra, adalarda kullanılmakta olan tüm tarım ilaçların isim ve uygulama bilgisinin tarafımıza verilmesini talep ederiz.

Adalar Kent Konseyi Çevre Grubu

* * *

Yaklaşık iki ay sonrasında Belediyeden Haber‘de çıkan ilgili haber ise şöyleydi:

BelediyedenHaber.com, 25.8.2015

ADALAR BELEDİYESİ’nden ‘AMERİKAN BEYAZ KELEBEĞİ’ duyurusu!

11951193_1026817060676364_8547599258471863094_n

İstanbul ili, Adalar ilçesi, Büyükada, Heybeliada, Burgazadası ve Kınalıada genelinde park, bahçe, yol ağaçlarında ve özel mülklere ait bahçelerde, 2015 yaz sezonu boyunca ”Amerikan Beyaz Kelebeği” zararlısı tespit edilmiştir.

amerikan-beyaz-kelebek2

Hava sıcaklıklarının ve nemin yüksek olması nedeniyle hızla yayıldığı, özellikle Akçaağaç, Dut, Dişbudak, Ceviz, Ayva, Söğüt, Ihlamur, Asma gibi bitki türlerinde ciddi zararlara sebep olduğu görülmektedir.

amerikan-beyaz-kelebek3

Zararlıyla mücadele çalışmaları yapılmakta ve devam etmektedir. Konuyla ilgili mücadele çalışmaları Anadolu Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü ve Belediyemiz işbirliği ile yürütülmektedir. Adalar genelinde sokakların dar olması, özel mülk bahçelerinin birbirine yakın olması, çalışmalar sırasında fayton yolunun yaz sezonu nedeniyle oldukça yoğun olması, bisikletlerin, gelen turistlerin de yoğunluğu sebebi ile bazı zorluklar yaşanmakta olup, çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı halkımızın anlayış göstermesini diler, ağaçlarımızın gördüğü zararı azaltmak ve bitki örtümüzü kurtarmak için bir süre daha mücadeleye devam edileceğini bildiririz.

* * *

Bu?yu?kada I?BB ilac?lama ar abası 2015-07-06 20.00.03

f: Arif Çağlar, “İBB ilaçlama arabası”, Büyükada, 6.7.2015-20:00.

Öyle anlaşılıyor ki tüm bu uyarılara aldırmaksızın takip eden günlerde ve halen Büyükada sokaklarında dolanan ilaçlama aracına dair uzman görüşleri doğrultusunda ilaçlamanın çevre ve insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekenlerce sorulan suallere “Vatandaş ilaçlama istiyor biz de göstermelik olarak su sıkıyoruz,”; sağlıkları pahasına illa da ilaçlanma meraklılarınaysa “Belediyemiz İBB Anadolu Yakası Park ve Bahçeler ilaçlama hizmeti vermektedir,” neviinden kana göre şerbet verilmekteyken;

IMG_0011

f: Adı Cadı Kadın, “Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtıl evresinde”, Büyükada, Temmuz 2016.

IMG_0004

f: Adı Cadı Kadın, “Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtıl evresinde”, Büyükada, Ağustos 2016.

IMG_0006

f: Adı Cadı Kadın, “Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtıl evresinde ıhlamur ağacı yapraklarına ördükleri kozaları içinde… “, Büyükada, Ağustos 2016.

IMG_0009

f: Adı Cadı Kadın, “Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtıl evresinde ıhlamur ağacı yapraklarına verdiği zarar”, Büyükada, Ağustos 2016.

IMG_0008

f: Adı Cadı Kadın, “Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtıl evresinde ıhlamur ağacı yapraklarına verdiği zarar”, Büyükada, Ağustos 2016.

Büyükada’da iki senedir akçaağaç, asma, ayva, ceviz, dişbudak, dut, ıhlamur, fındık, söğüt neviinden ağaçlara musallat olan Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılı bir yandan ağaçların canına okumaktayken;

IMG_2768

f: Adı Cadı Kadın, “Kuvvetle muhtemeldir ki Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği tırtılının sırtındaki kılların neden olduğu alerjiden muzdarip pek çok Ada sakininden biri…”, Büyükada, 27.8.2016.

diğer yandan da —her ne kadar Samsun İl Tarım Müdürü Sadullah Kirenci’nin “larvaların insanlar üzerindeki alerjik etkisi” demeci haricinde “Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği’nin aksine alerjik reaksiyonlara neden olmadığı” beyanıyla birlikte alerji yaptığına dair herhangi bir bilgiye ulaşamadıysak da “Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği’nin üçüncü larval döneminde ayna kıllarındaki bir proteinin sebep olduğu alerji” misali— sırtındaki kılların neden olduğu alerjiden olması kuvvetle muhtemeldir ki yaz boyunca kaşın kaşın kaşınmakla kolları bacakları yara bere içinde kalmış Ada sakinleri neye uğradıklarını şaşmış bir vaziyetteyken;

clip-art-187-sleeping-97519

Adalar Belediyesi, Adalar İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Adalar Orman İşletme Şefliği’nin ilgisiz ilgilileri ile sorumsuz sorumlularıysa bırakınız gereğince mücadeleyi kamuoyunu bilgilendirmekten dahi acziyetle makam koltuklarında mışıl mışıl uyumaktalar mı yoksa…?
)O(

Gianluca Doremi, “Hyphantria cunea”

Hyphantria_cunea8

Hyphantria_cunea11

Hyphantria_cunea9

Hyphantria_cunea10

Hyphantria_cunea7

Hyphantria_cunea1

Hyphantria cunea (Drury)

Contrariamente alle larve di Processionaria (Thaumetopoea pityocampa), questi peli non sono urticanti e non provocano fenomeni allergici. [Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği larvalarının aksine, bu kıllar batmaz ve alerjik reaksiyonlara neden olmaz.]

* * *

Amerikan Beyazkelebeği (Hyphantria cunea Drury / Lepidoptera: Arctiidae), Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Zirai Mücadele Teknik Talimatları IV (????)113-117.

1 2 3 4 5

* * *

Çiğdem Köse, Amerikan Beyaz Kelebeği (Hyphantria cunea), Fındık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü / Çiftçi Eğitim Serisi Yayın No: 18, Giresun (2013).

AMERİKAN BEYAZ KELEBEĞİ (Hyphantria cunea)

GİRESUN-2013

IMG_2305

IMG_2306

Tanımı Yaşayışı ve Zarar Şekli

Kelebeğin esas rengi beyaz, bazı erkek ve dişi bireylerde üst kanatlarda siyah nokta şeklinde lekeler mevcuttur. Krem renginde olan yumur- talarını paket halinde bırakır, bir sıvı ile birbirine ve yaprağa yapıştırır.

Amerikan beyaz kelebeği ergini ve yumurtaları

Kışı pupa halinde geçirir. Kışlayan pupalardan çıkan birinci döle ait kelebek uçuşu mayısın ilk haftası ile üçüncü haftasında, ikinci döle ait kelebek çıkışları ise temmuzun üçüncü haftasında olur. Dişiler yumurtalarını genel olarak yaprakların alt yüzlerine bırakırlar. Larvalar yumurtadan çıkarken, yumurta kabuklarını kısmen yiyerek yuvalarını örmeye başlarlar.

Amerikan beyaz kelebeği larvası

Zararlı, ağaçların toprak ile birleştiği yerlerde, ağaç kabuğunda ve çok yaşlı ağaçların kovuklarında, binaların çatı saçakları arasında bir koza içinde pupa olur. Yılda 2-3 döl verir.

Amerikan beyaz kelebeği pupası

Yumurta kümelerinden çıkan larvalar, yapağın alt yüzünde ipeksi ağlar örer, sonra ağı artırmak suretiyle daldaki diğer yapraklarla ilk yaprağı bağlarlar ve ağlar içinde beslenirler.

Amerikan beyaz kelebeği zararı

Olgunlaşmaya başlayan larvalar ağ kümelerinden çıkarak bireysel yaşamaya başlar ve yaprakları sadece ana damarları kalacak şekilde yerler. Ayrıca körpe ve olgunlaşmaya başlayan meyveleri de yiyerek ürünün azalmasına veya tamamen yok olmasına neden olurlar.

Amerikan beyaz kelebeği zararı

Mekanik Mücadele

Kısa gövdeli ağaçlara bırakılan yumurta paketleri toplanıp bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
Haziran ve ağustos aylarında zararlı ile bulaşık ağaçlarda ağ içinde bulunan larva kümeleri kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Birinci ve ikinci dölün çıktığı aylarda(haziran- ağustos) zararlı ile bulaşık ağaçlarda 3-4 cm eninde oluklu karton şeritler(tuzak bantlar) veya 50-60 cm uzunluğunda ve 10-15 cm eninde telis çuval ve benzeri kuşaklar ağaçların gövdelerinde bir veya iki yerde iple sarılmalıdır.

Ağ ile birlikte toplanan larva kümeleri, içinde larva ve pupa bulunan kuşaklar, parazitoit çıkışına izin veren ancak zararlının doğaya bulaşmasını engelleyen tel kafeslere konularak zararlının imha edilmesi sağlanır. Ancak doğal düşmanların çıkışı sağlanır.

Biyolojik Mücadele

Pupaların %70’in üzerinde parazitlenebildiği saptanmıştır. Doğal dengeyi bozmamak amacıyla özellikle dut ve orman alanlarında bulunan zararlının mücadelesi mutlaka biyopreparatlarla yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadelesi

Zorunlu olmadıkça kimyasal mücadele uygulanmamalıdır. Ancak, popülasyonun yüksek olduğu veya zararlının epidemi yaptığı yıllarda kimyasal mücadele önemli olmaktadır.
Ancak kimyasal mücadele yapılırken doğal düşmanlarının varlığı düşünülmeli ve doğal düşmanlara en zararsız olan preparatlar kullanılmalıdır.

Kimyasal mücadele; Haziran (1.döl), Ağustos (2.döl), 3.döl çıkarsa Eylül ayında larvalar epidermis arasından çıkıp ağlarını örmeğe başladıkları zaman(larvalar 2.ve 3. dönemde) veya yumurta kümelerindeki bütün yumurtalar açıldığında başlamalıdır. Fındık yetiştirilen alanlarda eylül ayından itibaren yağmurların başlaması ve özellikle geceleri hava sıcaklıklarının düşmesi nedeniyle 3.döl zarar yapmamaktadır. Her döle karşı bir ilaçlama yapılır ve yeterlidir.

KULLANILACAK BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİYLE İLGİLİ OLARAK REÇETE YAZMA YETKİ BELGESİNE SAHİP KİŞİLERE BAŞVURULMASI GEREKMEKTEDİR

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ ÖNERİLEN DOZDA VE ZAMANDA KULLANILMALIDIR

Hazırlayan: Çiğdem KÖSE Ziraat Müh.

ÇİFTÇİ EĞİTİM SERİSİ Yayın No : 18

Fındık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü

Atatürk Bulvarı Teyyaredüzü Mahallesi PK 46 28200 Merkez/GİRESUN
Santral : 0 454 215 15 51
Faks : 0 454 215 18 83
E-posta : info@faim.gov.tr
web : www.faim.gov.tr

* * *

Hyphantria cunea (Drury), Amerikan beyaz kelebeği

Takım: LEPIDOPTERA

Familya: Arctiidae

Hyphantria cunea (Drury), Amerikan beyaz kelebeği

Zarar yaptığı bitkiler: Bu zararlının 230 bitki türü üzerinde beslendiği bilinmektedir. Bunlar arasında Acer, Cydonia, Fraxinus, Juglans, Mrous, Pyrus, Platanus, Populus, Prunus, Salix, Sambucus, Tilia ve Vitis cinslerine bağlı çeşitli türler bulunmaktadır. Türkiye’de bu türün üzerinde yaşadığı 48 konukçu bitki taksonundan Acer negundo, M. alba, M. nigra, M. rubra’yı en fazla tercih ettiği ve fakat, örneğin Acer campestre, Corylus avellana, Fraxinus angustifolia subsp. Oxycarpa, Juglans regia, Platanus orientalis, Populus spp., Robinia pseudoacacia, Salix spp., ve Tilia argentea’ların yapraklarını da severek yediği tespit edilmiştir.

Zararı: Yılda 2 generasyon verdiği, dişilerin fazla yumurta koyduğu, cinsiyet oranının 1/1 dolayında bulunduğu ve larvalarında çok polifag olduğu dikkate alınırsa bu türün önemli bir bitki zararlısı olduğu kolaylıkla anlaşılır. Bitkilerin yapraklarını yemek suretiyle zarar yapar. Fakat 1. generasyonun larva sayıları az olduğundan esas zararı 2. generasyonun larvaları yapmaktadır.

Biyoloji: Türkiye’deki yayılış alanında yılda 2 generasyona sahiptir. 1. neslin erginleri 15 Mayıs -15 Haziran, 2. generasyonun erginleri 25 Temmuz – 22 Ağustos tarihleri arasında pupadan çıkmışlardır. Pupadan ilk çıkanlar erkeklerdir. Dişilerin koydukları yumurta miktarı 305-1250 arasında değişir.

Savaş: Larvalarına karşı çeşitli mide ve temas zehirleri uygulanır. Ayrıca bakterilerden Bacillus thrungiensis

* * *

Celal Tuncer, Amerikan Beyaz Kelebeği (Hyphantria cunea Drury, Lepidoptera: Arctiidae) ve Mücadele Yöntemleri”, Düzce İl Tarım Müdürlüğü Konferans, Ocak 2014.

1

2

3

4

5

6

7

8

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39

40

41

42

43

44

45

46

47

48

49

50

51

52

53

54

55

56

57

Fallwebworm-Hyphantria-cunea-Duzce-2014-2

59

60

61

62

64

65

66

67

68

69

70

71

72

73

74

75

76

* * *

video-camera-iconBu videoda, Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği hakkında Bahçe Merkezi Greensad’tan bir uzmanın Rusça konuşmasını dinleyebilirsiniz. Mücadele için ağaçların dallarına içine bira konulan plastik bardakların asılmasını da önermekte…!

* * *

Hyphantria cunea (Drury) / Amerikan Beyaz Kelebeği’ne dair kimi kaynakça:

Serdar Tezcan, Füsun Tezcan, Nilay Gülperçin, Türkiye Entomolog, Akarolog ve Nematologlarının Bibliyografik Yayın Listeleri (1984-2011), Türkiye Entamoloji Derneği Yayınları 12, İzmir (2013):

AKKUZU, E. & T. MOL, 2006. Amerikan Beyaz Kelebeği (Hyphantria cunea (Dry.)) üzerine biyolojik ve morfolojik araştırmalar. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Seri A, 2: 50-57.

DEMİR, I. & Z. DEMİRBAĞ, 2006. A protuctive replication of Hyphantria cunea nucleopolyhedrovirus in Lymantria dispar cell line. J. Microbiol. Biotechnol., 16 (10): 1485-1490.

DEMİR, I., O. ERTÜRK, R. NALÇACIOĞLU & Z. DEMİRBAĞ, 2000. Insecticidal effects of some biological agents on the Gypsonoma dealbana (Lepidoptera) and Hyphantria cunea (Lepidoptera). Pak. J. Biol. Sci., 3 (4): 552-554.

DEMİR, İ. & Z. DEMİRBAĞ, 2003. Hyphantia cunea nükleer polihedrozis virüs (HcNPV)’ün böcek hücre kültüründe replikasyonu. XIII. Biyoteknoloji Kongresi, 25-29 Ağustos 2003, Çanakkale.

DEMİR, İ. & Z. DEMİRBAĞ, 2004. Hyphantia cunea nükleer polihedrozis virüs (HcNPV) ile Lymantria dispar (IPLB-LdElta) hücre kültürünün enfeksiyonu. XVII. Ulusal Biyoloji Kongresi, 20-26 Haziran 2004, Adana.

ECEVİT, O., C. TUNCER, G. HATAT & S. KEÇECİ, 1994. İki farklı Bacillus thuringiensis preparatı (Thuricide ve Biobit) ile azinphos-methyl ve triflunuron’un Amerikan beyazkelebeği (Hypantria cunea Drury. Lep: Arctiidae)’ne etkinliği üzerinde çalışmalar. 25-28 Ocak 1994, III. Biyolojik Mücadele Kongresi, 519-528.

GÖKTÜRK, T. & Y. AKSU, 2011. Gürcistan Adjara Özerk Cumhuriyetinde yapraklı ağaçlarda zarar yapan Hypantria cunea (Drury) (Lepidoptera: Arctiidae)’nın morfolojisi, biyolojisi, zararı ve mücadelesi. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi, Türkiye I. Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumu Bildiriler kitabı Kasım 2011 Sayfa 172-177 Antalya.

GÖKTÜRK, T., A. MURVANIDZE & Y. AKSU, 2010. Damage and control of Webworm (Hyphantria cunea) in Adjara. International Conference, Shota Rustaveli State University Faculty of Agriculture South-West University “Neofit Rilski” in Blagoevgrad June Batumi, Georgia-2010 Sayfa, 35.

IŞIK, M. & A. F. YANILMAZ, 1994. Samsun’da fındık bahçelerinde Amerikan beyaz kelebeğine (Hyphantria cunea Drury) karşı ilaç denemesi ve doğal düşmanları üzerinde ön çalışmalar. T. C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Araştırma Genel Müdürlüğü Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü Yayını No: 8, Samsun, 37 s.

SULLIVAN, G. T., H. M. AKSOY, S. K. ÖZMAN SULLIVAN & İ. KARACA, 2010. Bacteria isolated from overwintering Hyphantria cunea (Lepidoptera: Arctiidae) pupae as potential entomopathogens. 43th Annual Meeting of Society for Invertebrata Pathology, 11-15 July, 2010 Trabzon, Turkey, p. 154.

SULLIVAN, G. T., İ. KARACA, S. K. ÖZMAN SULLIVAN & G. JAPOSHVILI, 2009. Karadeniz Bölgesi’nde Hyphantria cunea (Drury) (Lepidoptera: Arctiidae) üzerinde yeni bir parazitoid: Chouioia cunea Yang (Hymenoptera: Eulophidae). Türkiye III. Bitki Koruma Kongresi, Bildiri Özetleri, Van, 349.

SULLIVAN, G. T., İ. KARACA, S. K. ÖZMAN SULLIVAN & J. KOLAROV, 2010. Ichneumonid (Hymenoptera) parasitoids of overwintering Hyphantria cunea (Drury) (Lepidoptera: Arctiidae) pupae in hazelnut plantations of the central Black Sea region of Turkey. Zootaxa, 2608: 63-68.

SULLIVAN, G. T., İ. KARACA, S. K. ÖZMAN SULLIVAN & Z. Q. YANG, 2011. Chalcidoid parasitoids of overwintered pupae of Hyphantria cunea (Lepidoptera: Arctiidae) in hazelnut plantations of Turkey’s central Black Sea Region. Canadian Entomologist, 143 (4): 411-414.

SULLIVAN, G. T., S. K. ÖZMAN SULLIVAN, İ. KARACA & G. KARACA, 2011. Hyphantria cunea (Drury) (Lepidoptera: Arctiidae)’nın kışlayan pupalarından elde edilen fungusların entomopatojen etkilerinin belirlenmesi. Türkiye IV. Bitki Koruma Kongresi Bildirileri, 28-30 Haziran, 2011, Kahramanmaraş, s. 137.

TUNCER, C. & İ. A. KANSU, 1994. Konukçu bitkilerin Hyphantria cunea Drury (Lepidoptera: Arctiidae)’ya etkileri üzerinde araştırmalar. Türkiye Entomoloji Dergisi, 18 (4): 209-222.

TUNCER, C. & İ. AKÇA, 1996. Fenoxycarb ve azadirachtin’in Amerikan beyazkelebeği (Hyphantria cunea Drury) (Lepidoptera: Arctiidae)’ne etkileri. Türkiye III. Entomoloji Kongresi, 24-28 Eylül 1996, 682-691.

TUNCER, C., 1994. Amerikan beyazkelebeği (Hyphantria cunea Drury Lepidoptera: Arctiidae)’nın Samsun İlindeki biyolojisi üzerinde araştırmalar. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 9 (1): 42-56

TUNCER, C., 1995. Bazı konukçu bitkilerin Amerikan beyazkelebeği (Hyphantria cunea Drury Lepidoptera: Arctiidae)’nin gelişme dönemlerine etkileri üzerinde araştırmalar. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 10 (1): 143-155.

* * *

Thaumetopoea pityocampa / Çamkese böceği

Thaumetopoea_pityocampa4

Thaumetopoea_pityocampa3

Thaumetopoea_pityocampa5

Thaumetopoea_pityocampa1

Thaumetopoea_pityocampa11

Takım: LEPIDOPTERA

Familya: Thaumetopoidae

Thaumetopoeapityocampa (Schiff.), Çam keseböceği

Zarar yaptığı bitkiler: Yayılış alanında Çam ve Sedir türlerinde zarar yapar. Türkiye’de bugüne kadar Pinus brutia, P. nigra, P. sylvestris, P. pinea, P. halepensis ve Cedrus libani’ler üzerinde tespit edilmiştir.

Zararı: Esas zararı tırtıllar yapar. Tırtıllar yaşamları boyunca ağaçların iğne yapraklarını yerler. Bu nedenle fizyolojik ve primer zararlı bir böcektir.

Biyoloji: Yumurtalarını genellikle, iki iğne yaprağı bir araya getirerek, bu iğne yaprakların kaide kısmının üstüne sık bir surette yanyana helezon şeklinde bırakır. Konan yumurtalar bir mısır koçanını andırdığından bunlara “Yumurta koçanı” denir. Bir koçanda bulunan yumurta sayısı 203-357 (ortalama 273) adetttir. Tırtıllar yumurtadan Ağustos’un son günlerinde ve özellikle Eylül başında çıkar. Tırtıllar biraz büyüyünce ikinci bir sürgüne giderek orada da bir yuva hazırlar ve iğne yaprakları daha kuvvetli bir şekilde kemirirler. Bundan sonra üçüncü bir sürgünde yuva yaparlar. Sonuncu sürgündeki zarar, iğne yaprakların sadece orta siniri geriye kalacak derecede kuvvetli olur. Bir kese içinde bulunan tırtıl sayısı 146-313 (ortalama 208) adet olarak saptanmıştır. Tırtılarına temas edilirse insan ve hayvan derilerinin hassas olan kısımlarında kaşıntı ve yaralara neden olur. Bu durum tırtıllarda zehirli kıl ların bulunmasından ileri gelir. Bu kılların zehir etkisi, küçük, ekseriya 1 mm’yi aşmayan ve kolaylıkla kırılan, yan dikenlerle donatılmış kılcıklardan ileri gelir. Bunlara Ayna kılları ya da Zehir kılları denir. Büyük bir tırtılda bulunan ayna kıllarının sayısı 630000 adettir. Temmuz ayında olgunlaşır. Fakat böceğin uçma zamanı yöreler göre farklılıklar gösterir. Örneğin, Marmara Bölgesinde Temmuz; Antalya, Mersin ve Manavgat yörelerinde Eylül ve Ekim’e rastlar. Generasyonunu bir yılda tamamlamaktadır. Yalnız tırtılların pupa olduktan sonra toprak içinde kaldıkları süre 1-4 yıl arasında değişmektedir. Böylece toprakta pupa olan aynı populasyonun bireylerinden bazıları o yılın Temmuz ayında ergin olarak toprağı terkedebildiği gibi, pupa evresinde 4 yıl daha toprakta Diyapoz dönemine kalabilmektedir.

Savaş:
1) Sonbahardan ilkbahara kadar, yani tırtıl dönemi esnasında keseler dal makaslarıyla kesilerek yangına karşı gerekli emniyet önlemleri alındıktan sonra yakılır. Tırtılların üzerinde bulunan ayna kıllarının neden olduğu kaşıntı ve kabarcıklara engel olmak için savaşta çalışan işçilerin çıplak yerlerine vazelin sürmeleri, Ellerine eldiven giymeleri ve gözlerine gözlük takmaları büyük yarar sağlar.
2) Böceğin geniş bir alanda kitle üremesi halinde tırtıllarına karşı çeşitli mide ve temas zehirleri kullanılır. Örneğin, Diflubenzuron etkili Dimilin preparatı ile bu zararlıya karşı son yıllarda başarılı sonuçlar alınmaktadır.
3) Ağaçlandırma sahalarındaki Kızılçam’lar üzerindeki Çam keseböceğinin koçanları elle toplanarak imha edilir.
4) Bu böceğin tırtıllarına karşı patojen mikroorganizmalardan, örneğin bakterilerden de yararlanılır. Son yıllarda bu zararlıya karşı Bacillus thuringiensis subsp. kurstaki ve B. t. subsp. thrungiensis başarıyla kullanılmaktadır.

* * *

Dr. Kenan Ergus, “Yaygın Kaşıntı Etkeni Olarak Thaumetopoea Pityocampa”, Doktorlar Sitesi.

Yaygın Kaşıntı Etkeni Olarak Thaumetopoea Pityocampa

Thaumetopoea_pityocampa6
ÖZET

Yurdumuzda yaygın olarak bulunan Thaumetopoea pityocampa (çamkese böceği), önemli bir allerjen olmasına rağmen hekimlerce çok iyi tanınmamaktadır. Özellikle yurdumuz için Mart Haziran ayları çam kese böceğine bağlı kaşıntıların görülebileceği dönemdir. Bundan hareketle çamkese böceğinin biyolojisini ve yol açtığı hastalığı irdeledik.

Anahtar sözcükler: çamkese böceği, çamkese tırtılı, hava yoluyle taşınan allerjye bağlı dermatoz, thaumetopoein.

Lepidoptera ailesinden olan Thaumetopoea pityocampa (çamkese böceği) önemli bir orman zararlısı olduğu gibi insan ve hayvanlar için de anjiödeme kadar götürebilen bir allerjenisite kaynağıdır.

Coğrafi Dağılımı:

Orta ve Güney Avrupa, Ortadoğu (Filistin’in kuzeyi), Kuzey Afrika (özellikle Cezayir)’de görülür. Türkiye’de ise Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde mevcuttur.(1)

Biyolojisi:

T. pityocampanın jenerasyon süresi bir yıldır. Bu süre içinde biyolojik dönemleri ;

Ergin (kelebek) dönemi: Kanatları kül rengidir, ön kanatlar üzerinde enine zikzak çizgiler bulunur, arka kanatları beyaz olup kenarlarında birer gri leke vadır, kanat açıklığı 4 cm kadardır. Dişinin abdomeninin sonunda yumurta koçanını örtmeye yarayan kıllar vardır. (resim 1)

Yumurta dönemi: İbreler üzerinde helezonvari dizilmiş olup üzeri pullarla örtülüdür. Herbir koçanda genelde 100-300 arasında yumurta bulunur.

Larva (tırtıl) dönemi: Maviden siyaha kadar değişen renkte olup üzerinde bol kıl bulunur yan tarafındaki kıllar gümüşi beyaz, sırtındakiler ise sarı ve kahve rengidir. (resim 2 ve 3)

Pupa (krizalit) dönemi: Toprak içinde bulunur, kozaları siyahımsı kahverengidir. Böcek bu dört dönemin ilk üçünü toprak dışında, sonuncusunu ise toprak içinde geçirmektedir.

Tıbbi açıdan önem taşıyan larva (tırtıl) dönemi, T. pityocampanın yaşam dönemleri içinde en uzun süren dönemdir. Yörenin ekolojik koşullarına bağlı olarak sonbahardan yaz başlangıcına kadar sürmektedir. Diğer birçok Lepidopteranın aksine bu kelebeğin larva dönemi kış aylarına rastlamaktadır. Kış soğuklarından korunmak için tırtıllar koloni halinde yaşarlar ve salgılanan ipeğimsi bir maddeden ördükleri kese şeklindeki bir yuvada barınırlar. (resim 4) birinci ve ikinci larva dönemlerindeki tırtılların keseleri seyrek dokulu ve küçük olup çoğu zaman da fark edilmezler. Bu dönemdeki tırtıllar toplu olarak yer değiştirirler ve ağaç üzerinde yeni beslenme yerleri ararlar. Üçüncü larva döneminden sonra ilk büyük yuvayı yaparlar fakat bu yuva da geçicidir. Dördüncü larva dönemende genellikle tepe sürgünlerinde veya ağacın bol güneş alan yönündeki uygun bir sürgünde kışlama yuvasını yaparlar. Bu yuva beşinci dönemdeki larvaları da koruyabilecek özellikleri taşımaktadır.

Larvalar pupa olana kadar 5 safha geçirirler, kaşındırıcı özelliği olan kıllar ücüncü larval dönemde oluşur. Kışlama 4 ve 5. larval dönemde olur. (1)

Tırtılların yuva olarak ördükleri keseler kışın, özellikle güneşli günlerde bir güneş kaloriferi görevi görmektedir. Bu nedenle kış yuvalarını örmek üzere güneşi iyi gören dal ve sürgünler seçilmektedir. Türkiye koşullarında kış keseleri için tepe sürgünleri ve ağacın güneye bakan tarafındaki sürgünler tercih edilmektedir. Çamkese böceğinin larva (pine processionary caterpillar) dönemi, zararlının bulunduğu yerin coğrafi konumuna, enlem derecesine ve o yerin iklim koşullarına bağlı olarak ilkbahar aylarında tırtılların keseleri terk ederek pupa dönemine geçmek üzere katarlar halinde toprağa girmeleri ile son bulur.

Gelişmesini tamamlayan larvalar Mart sonlarından itibaren katarlar halinde beslendikleri ağaçları terk ederek toprağa inerler. Toprağa girmek üzere keseleri terk eden tırtıllar tek sıralı katarlar halinde ilerlerler.(1) Hareket halindeki tırtıl sayısı birkaç tane olabileceği gibi yüzlerce sayıda da olabilir.

T. Pityocampanın Allerjenitesi:

Mayıs ayının ilk haftasonu açık alanda, çamlar altında gün boyu bir eğitim toplantısına katılan 63 kişiden 48’i Pazartesi günü kaşıntı şikâyetleriyle bize başvurdu. Önceleri durumun bir besin zehirlenmesi olabileceğini düşündük fakat hastaların bulundukları ortamda çok sayıda tırtıl olduğunu belirtmeleri üzerine toplantının yapıldığı yeri görmeye gittiğimizde yerlerde çok sayıda tırtıl ve çamlarda çam keselerini müşahade ettik. Başka bir hastamız ise ailece piknik için oturdukları bir çam ağacının altında çok sayıda tırtıl olduğunu ve oturduktan yarım saat sonra hepsinde kaşıntının baş gösterdiğini söyledi. İki hafta sonra yine pikniğe gidip tırtılların bol olduğu bir ortamda kalan bir hastamız ağır konjoktivit ve yüzünde yaygın döküntü şikâyetleriyle baş vurdu. Diğer bir hastamız ise evlerinin yakınındaki çam ağacının altına giden tüm çocuklarda kaşıntının baş gösterdiğini, kurtuluşu ağacı kesmekte bulduklarını bildirdi. Ayrıca Mayıs ve Haziran aylarında çamlık alanlara gittikten sonra kendilerinde kaşıntı baş gösteren çok sayıda kişiye tanık olduk. Gördüğümüz hastaların hiçbirinde böcek ısırığına işaret olabilecek ısırılma pikürü yoktu. Yaptığımız literatür taramasında T. pityocampa ile ilgili olarak ormancı camiasindan binlerce makaleye ulaşabilmek mümkünken sınırlı sayıda tıbbi makalede bulunmaktadır. Klasik dermatoloji kitaplarında ve internet üzerinden yaptığımız aramalarda tıp camiamızın konunun yabancısı olduğu kanısını edindik.

Çamkese böceği T. pityocampa tıbbi öneme sahip bir böcektir. Larva döneminde tırtılın sırtında bulunan tüyler kaşıntı reaksiyonuna yol açmasının yanısıra geçici körlük gibi oküler sorunlara hatta anaflaktik reaksiyonlara yol açabilir. (2,3) İnsanlarda görülen reaksiyonların hayvanlarda da görülebileceğini bilmek (4), böceğin yaşam siklusu, populasyonu ve ekolojik durum hakkında bilgili olmak oluşabilecek morbiditeden korunmak açısından önemlidir. (2)

T. pityocampanın yaptığı hastalık hava ile taşınan ajanların oluşturduğu bir HTAD (airborne) dermatozdur (5). HTAD denildiğinde havaya karışıp hava yolu ile taşınan kimyasal madde ve diğer sayısız ajanın oluşturduğu tüm deri reaksiyonları anlaşılmaktadır. Bir dermatozun HTAD olarak adlandırılabilmesi için hastanın anamnezi, lezyonların klinik görünümü, mesleksel ya da hobi nitelikli etkinlikler sırasında veya istenmeden, rastlantısal olarak karşılaşılan uçucu özellikli bir ajanın varlığı ve epikütan test sonuçlarının değerlendirilmesi önem taşır.(6)

T. pityocampaya bağlı semptomatoloji iki mekanizmayla oluşur; mekanik fenomenede tüylerin penetrasyonu söz konu iken kimyasal fenomende toksik maddenin salınması söz konusudur. (7)

Tırtılın tüylerinden ayrıştırılan bir maddenin muhtemelen mast hücrelerinden salınan mediatörlerle mast hücrelerini direkt etkileyerek reaksiyona yol açtığı gösterilmiştir.(4) Mast hücrelerinin degranülasyonu doza bağlı olup histamin serbestleşmesine ve dolayısıyla kaşıntı reaksiyonuna yol açar.

Tırtılın tüyünden çeşitli elektroforetik ve immuno-elektroforetik tekniklerle ayrıştırılabilen allerjen fraksiyon, solubl bir proteindir. Bu proteinler aynı zamanda kutikula ve hemolenfte de görülür. 28.000 dolton ağırlığında olan bu protein 13.000 ve 15.000 daltonluk alt ünitelerden oluşur. Bu kaşındırıcı protein “thaumetopoein” olarak adlandırılmış olup tırtıl tüylerinin salgı bezlerinde bolca saptanmıştır. (8)

Bir Akdeniz ülkesi olan yurdumuzda da T. pityocampa yaygın olarak bulunmaktadır. Önemli bir orman zararlısı olan ve ağaçların kurumasına yol açabilen T. pityocampa larval dönemde insanlarda ve hayvanlarda ciddi allerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. İnsan sağlığını tehdit edici özelliği sadece larval dönemle sınırlıdır. Kendi içinde 5 alt döneme ayrılan larval döneminde allerjenite gösteren tüyler özellikle L3 döneminde en belirgin patojeniteyi göstermekle birlikte L4, ve L5 dönemindeki tüyler de patojenite gösterebilir.(1,7)

Larva döneminin coğrafi ve iklim koşullarından etkilendiği göz önüne alınırsa sağlığı tehdit edici dönem Mart – Haziran ayları olup bu dönemde kaşıntı bir salgın halinde görülebilir.

Tanı Tedavi ve Korunma

Tanı için mutlaka hastanın ayrıntılı bir anamnezi alınmalıdır. Anamnez alırken içinde bulunulan mevsim önemlidir. Kişinin yaşadığı yer, işi, hobileri, çamlık bir yere gidip gitmediği, çam ağaçlarında çamkeselerini ve yerlerde tırtıl görüp görmediği mutlaka sorgulanmalıdır. Hastanın elleri, yüzü, kolları, ensesi gibi açıkta kalan kısımları başta olmak üzere tüm vücudu iyice aydınlatılmış bir ortamda baştan sona muayene edilmelidir. Orman işçileri, orman köylüleri, pikniğe gidenlerle ormanlık alanda gezintiye çıkmış olanlar dikkatle sorgulanıp muayene edilmelidir.

Tırtıl tüylerinin nonimmunolojik bir mekanizmayla kontakt ürtikere yol açtığ sanılmaktadır. 16 şüpheli hastada prick testi ve immunoblotting ile spesifik IgE testleri yapılmış: hastaların %87’sinde tırtıl ekstratına karşı prick testi pozitif bulunmuştur. Hastalarda ürtikerle birlikte %79’unda anjiyoödem, %36’sında konjonktivit, %14’ünde anaflaksi görülmüş. Lezyonların görülme yerleri ise boyun %100, ön kol %93, anjiyoödem sık olup daha çok göz kapaklarında görülmüştür %79.(5)

Hastanın kaşınan bölgelerinde çizgisel tırnak izleri, hatta şiddetli kaşıntıya bağlı kanamalar olabilir. Göz konjontivasında kızarıklık ve göz kapaklarında ödem olabilir. Tanı için en önemli unsur ayrıntılı anamnez ve muayeneden geçmektedir. Eğer aylardan Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ise; bölgede çam ağaçlarında çamkeseleri mevcutsa, kaşıntıyla gelen kişi orman köylüsü, orman işçisi veya piknik ya da gezi amacıyle ormanlık alana gitmişse hastalarda T. pityocampayı etken olarak düşünmek isabetli bir karar olacaktır.

Tedavi için lokal ve sistemik antihistaminikler yeterli olmaktadır. Şiddetli olgularda kontrendikasyon yoksa birkaç doz parenteral kortikosteroidle yakınmalar kontrol altına alınabilmektedir. Tedaviyle semptomlar birkaç gün içinde kaybolmaktadır.

Korunmak için polen ve tüylerin varlığı ile bölgedeki rezerv ve meteorolojik koşullar önemlidir. T. pityocampa ciddi bir orman zaralısıdır. Özellikle çam ağaçlarında önemli verim kaybına, ağaçların kurumasına yol açtığından ormacılık camiası tarafından yakından izlenmekte ve çeşitli mücadele yöntemleriyle yok edilmeye çalışılmaktadır. Bazen bir salgın halinde ormanları sarmakta ve mücadeleyi birkaç yıl aralıksız sürdürmek gerekmektedir.(1) Nitekim 2003 yılında Bursa’da yaygın olarak görülen olgular da böyle bir salgının sonucudur.

Gerekiyorsa Orman Bölge Müdürlüklerinden çamkese böceği populasyonu hakkında bilgi edinilmeli, salgın olan alanlara insanların girişine izin verilmemelidir. Mart- Haziran aylarında çamkeselerinin olduğu yerlere gitmekten kaçınılmalı eğer gidilecekse vücudu açıkta bırakan giysilerden kaçınılmalıdır.

Kaynaklar:

Özay F, Çamkese Böceği ve Mücadele Yöntemleri, http://www.angefire.com/ks/faruk/camkese.html
Soltz I, Mendel Z. The pine processionary caterpillar Thaumetopoea pityocampa. Harefuah. 2002 Sep;141(9):810-4, 857. Hebrew
Vega JM, Moneo I, Armentia A, Fernandez A, Vega J, De La Fuente R, Sanchez P, Sanchis ME. Allergy to the pine processionary caterpillar (Thaumetopoea pityocampa). Clin Exp Allergy. 1999 Oct;29(10):1418-23
Lamy M, Vincendeau P, Ducombs G, Pastueaud MH. Irritating substance extracted from Thaumetopoea pityocampa caterpillar; mechanism of action. Experientia 1983 Mar 15;39(3):299
Vega JM, Moneo I, Armentia A, Vega J, De La Fuente R, Fernandez A.Contact Dermatitis. 2000 Sep;43(3) 129-32
Taşkapan O, Harmanyeri Y. Hava ile taşınan ajanların oluşturduğu dermatozlar. Türkderm 2001;35:(2)91-98
Ducombs G, Lamy M, Bergaud JJ, Tamisier JM, Gervais C, Texier L. Thaumetopoea pityocampa caterpillar and man. Morfology of its venom apparatus. Epidemiological investigation . Ann Dermato Venerol. 1979 Oct;106(10);769-78
Lamy M, Pasturreaud MH, Ducombs G. Thametopoein, an urticating protein of processionary hairs of the caterpillar (Thaumetopoea pityocampa Schiff) (Lepidoptera, Thaumetopodeidae) C R Acad Sci Ш. 1985;301(5): 173-6

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜNLER:

10 Mart 1900 Cumartesi günlü,
‪#‎Büyükada‬ ile diğer adaların çam ağaçlarına musallat olan tırtılların yok edilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına dair…

10 Nisan 1900 Salı günlü,
‪#‎Büyükada‬ ve diğer adaların çamlarına musallat olan tırtılların yok edilmesi için sarf olunacak paraya bir karşılık bulunması ve acilen çamların kurtarılması talebine dair…

* * *

ADALAR POSTASI-2696/8 (8.5.2012):
/
Osman Bahadır ➡️ Adalar Postası

[…]

Cumhuriyet Gazetesi, 30.4.1943
Salahaddin Güngör

Büyükada’nın talihsiz çamları

Hastalıkla ve haşaratla 1916’da başlayan mücadelenin hazin tarihçesi Ada çamlarının hazin akıbeti, ilgili makamlarda olduğu kadar Adaları seven vatandaşlar arasında da geniş akisler uyandırdı. Hala bu konu etrafında fıkralar, karikatürler, zaruri izahlar birbirini takip ediyor. Cumhuriyet’te geçen gün çıkan yazı ile –bilmeyerek– eski baytar umum müdürlerinden Cafer Fahri Dikmen’in de derdini tazelemişiz.

2

f: “Halide ve Cafer Fahri Dikmen Büyükada’daki bağlarında…”, Tiraje Dikmen Aile Albümü.

Bu zat, bana hayli ibret verici şeyler anlattı. Sözü burada kendisine veriyorum:
“1916 yılı içinde idi. Ada çamlarını muhafaza ve teksir maksadıyla bir cemiyet kurmaya karar verdik. Hatırımda kaldığına göre, müteşebbisler arasında şu zatlar vardı: Prens Abbas Halim ve eski defteri hakanı nazırı Ziya Paşalar, eski adliye nazırı Necmeddin Molla Bey (Kocataş), muhasebatı umumiye müdürü Faruk, saraylar müdürü Sezai beyler, Ada Belediye Reisi Anastaş ve Ada ileri gelenlerinden Sinyosoğlu.

Cemiyet kuruldu. Büyükada Yat Kulübü’nde tertip ettiğimiz balolar hasılatından elimize 24 bin lira kadar bir para geçti. Bununla derhal işe başladık. İlk icraatımız, Ziraat Nezareti’nin orman mütehassısı sıfatıyla Avusturya’dan getirttiği profesör Fayt’ı, Ada çamlıklarında fenni tetkikler yapmaya memur etmek oldu. Fakat tam esaslı surette faaliyete geçeceği sırada Evkaf İdaresi, çamların sahibi sıfatıyla karşımıza çıktı. Çok geçmeden, harbin aleyhimize dönmesi ve mütareke ilan edilişi, bütün hayırlı teşebbüslerimizi suya düşürdü. Üstelik az kalsın bankadaki paraları da kaptırıyorduk. Fakat ben şahsen her şeyi göze aldım ve o günler içinde Ada’ya gönderilen Rum kaymakamla aylarca mücadele ettim. Bu sayede cemiyetin parası kurtuldu. Adalılardan çoğu, o zamanki Rum kaymakamla aramızda geçen hadiseleri hatırlarlar. Paramız bundan 12 sene evvele gelinceye kadar bankada duruyordu. Vali Muhiddin Üstündağ devrinde cemiyetin adını değiştirmek teklifiyle karşılaştık ve Ada Çamlarını Muhafaza ve Teksir Cemiyeti, her türlü hak ve vecibelerinden başka bankada biriken 24 bin lirasını da yeni cemiyete, Adaları Güzelleştirme Cemiyeti’ne devretti.

Adaları güzelleştirme iddiasıyla ortaya çıkan bu yeni cemiyetin Ada’da güzel denilecek ne işler yaptığını hala merak edenler vardır. Fakat ben bu bahsi karıştırıp lüzumsuz birtakım münakaşaların yeniden alevlenmesine fırsat vermek istemem. Bildiğim şey şudur; Adaları Güzelleştirme Cemiyeti, çamlıklarla meşgul olmayarak onları kendi hallerine terk etmiştir. Ada çamlarının başlıca üç hastalığı olarak tırtıl, ballıbaba ve filizkıran kurtları vardır. O zamanki tecrübemle biliyorum: Çamlar için pek tehlikeli bir düşman olan filizkıranlar, kuru dallar arasına yerleşip kış devresini geçirirler. Yazın da kelebek haline gelerek etrafa dağılırlar ve yeşil filizlerin bütün hayat usaresini emip ağaçları yer yer kuruturlar. Biz vaktiyle büyük çam gövdeleri üzerindeki kabukları soydurur, tırtıllar içeriye girip yerleştikten sonra bunları toplatır, fırında yaktırırdık.
Bu sayede haşerenin tahribatına her tarafta mani olmuş, çamları kurtarmıştık.

Tırtıllara gelince; bunlar, çam dalları üzerinde keseler örer ve kış devrelerini bu keseler içinde geçirirler. Yaptıkları tahribatı önlemek için biricik çare, keseleri vaktinde toplayıp tırtılların etrafa dağılmasına meydan vermeden yakmaktır.

Ballıbabanın tedavisi ise daha güçtür. Biz, hususi fırçalar ve birtakım ilaçlı sular kullanarak ballıbabaya tutulmuş dalları ayrı ayrı temizlemek suretiyle hastalığın önüne geçmiştik. Profesör Fayt, bize verdiği raporda Ada’nın muhtelif semtlerinde beş sene içinde üç metre boyunda çamlar yetiştirilebileceğini temin ediyordu. Bugün ve her zaman için bu imkan vardır.” Cafer Fahri Dikmen’in Ada çamları hakkındaki mütalaası burada bitiyor. Geçende de kaydettiğimiz gibi davayı artık Devlet Ormanları İdaresi bizzat eline almıştır.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: