Gönderen: adalarpostasi | 17 Ağustos 2016

Siz kim, STK kim, demokrasi kim?

Siz kim, STK kim, demokrasi kim?

9295-clipart-people-football-ball-goal-lawn-0524

20 Temmuz 2014 tarihinde yapılan Adalar Kent Konseyi toplantısının artçı sarsıntılarının devam etmekte olduğunu izlemekteyim. O dönemin başkan adayı olarak topa girmemiz kaçınılmaz olmuştu. 2014 öncesi Konsey’in başkanı Tuğrul Akoğlu’nun telefonla aramak suretiyle “Baki Adalar’a sahip çıkalım lütfen başkanlık teklifimizi kabul et” önerisi, Anadolu Kulübü, Büyükada Deniz Kulübü, Eczacılar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Adalar Spor Kulübü, Adalar Musiki Derneği gibi kuruluşların ısrarlı talepleri üzerine İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği üyesi olarak aday olmuştum. Bu kuruluşlardan Anadolu Kulübü ile Büyükada Deniz Kulübü’nün üye sayısı on binin üzerinde olup, Rio sözleşmesiyle Türkiye’nin de kabul ettiği antlaşmaya uygun hâzırûn listesi Vilayet’in Dernekler Masası’nda da kabul edildikten sonra tarihi ve saatiyle ilan edilmiş olan Kongre, Belediye Başkanı tarafından iptal edilerek kadük kaldı. Kendisi yeni bir örgütlenme üzerine yeni bir hâzırûn yaparak yeni bir seçim organize etti. Vilayetin 59 olarak belirlediği sayının Atilla Aytaç tarafından 105’e çıkarıldığını, yeni ilavelerin hukukun nesnel verileriyle bağdaşmadığını, listenin hileyle düzenlenmesine karşı benim başlattığım hukukî mücadelenin bitmemesi üzerine yine topa girmem ve gerçekleri söylemem kaçınılmaz oldu.

Öncelikle belirtmem gerekir ki kaçak yapı Terrace-Lido’ya ve Adalar’daki diğer kaçak yapılaşmalara karşı verdiğim mücadeleyle bu uğurda bugünün deyimiyle Fetö’cü bir kanal sahibinin bizatihi saldırısı ve de trilyonluk inşaatları engellediğim konusunda şahsıma açılan tazminat davalarının bana kazandırdığı bir liyakatla girdiğim seçimde 23 oy almıştım. Zaten Vilayet’in belirlediği dernek sayısı 48, diğer olması gereken üyelerle bu sayı 70 civarında. Gönüllerdeki birinciliği bir yana bırakırsak başkan Atilla’nın [Aytaç] sonradan icat ettiği 105’lik şişirme hâzırûnun trajikomik durumuyla gerçek sayıları mukayese etmek komik olur.

Ada’da yazlıkçıyken Ali Topuz gayretiyle başkanlığa gelen Atilla [Aytaç] ile Adalar’ın sosyal ve siyasal gerçeğiyle hiç ilgisi olmayan ve Atilla’nın [Aytaç] 105’lik şişirmesiyle Kent Konseyi başkanlığına getirilen delikanlının ortak paydası “bir şey yapmama kurgusu” üzerine oturmuş olunmasıdır.

“Beni başkan olarak öneriyorlar Atilla bilgin olsun” dediğimde “Onur duyarım” dedikten sonra ayrıca beni telefonla arayarak “Abi bu vakıfçılar arazimizi gasp ettiler” diye yardım istedikten sonra alelacele hükümsüz ve geçersiz belgeyle oy kullanan Uluç Sait Yurtduru, Ada’yla ilgisi olmayan Anadolu Yakası Emlak Müşavirleri Derneği diye uyduruk kâğıt parçalarıyla gelip belediye başkanları için oy kullanan Şaban Tanik, kooperatif adı altında kotralardan para alanların ve Konsey’le ilgisi olmayan benzeri onlarca şişirme hâzırûn sonucunda yapılan seçime bırakın Adalar’daki demokratik kamuoyunun tepkisini, ilaveten savcılık da dur demiş; Atilla [Aytaç] ve yandaşlarının yargılanması için Muhâkemât Müdürlüğü’nden izin istemiş, özet olarak ilgili bakanlık izin vermemişti. Şimdi aklanmış mı oluyorlar? Koskoca İstanbul Mimarlar Odası “Biz bu sene kimseye yetki vermedik” diye Belediye’ye yazı veriyor sen de Uluç Yurtduru’ya oy kullandırıyorsun. Emlakçı Şaban Tanik’e geçersiz kâğıt parçasıyla oy kullandırıyorsun. Bunun adı ne? Efendim Bakanlık bizi akladı diyorsun. Geç onları %80’i Fetö’cü olan kurumlar aklasa ne olur aklamasa ne olur? Apo’nun [Abdurrahman Küçüksarı] kaleme aldığı yazının öznesi Apo [Abdurrahman Küçüksarı] değil, onun da arka planını önemsiyorum. Rio sözleşmesi gereği kent konseylerinin görevi olan denetim ve şeffaflık mekanizması ateş parçası gibi Baki Nedim Baltacı’nın eline geçerse muhakkak ki Belediye’nin hâl-i pür melâl olurdu.

Dudullu’da, Fatih’te bile kent merkezlerine sokulmayan satıcılar Ada esnafının önünde stand açıyorlar. Ada’da herkes herşeyi satıyor. Kent kuralsız yönetiliyor, kaçaklar devam ediyor. Recep Koç Caddesi’nde mühürlü binalar caddede lojistik merkez oluşturmuş vaziyette, hem de Belediye’nin karşısında. Kent Konseyi nerede? Hani denetim, hani şeffaflık? Fonlarınız için müracaatlarınız nelerdir? İlan panolarında gösterir misiniz? Projeleriniz nelerdir? 2,5 yılda ortada bir şey yok.

Mahalle örgütlerinizi saptadınız mı? Gerici bir kuşatma altında olan Adalar’a karşı nokta çalışmalarınız niye yok? Körler sağırlar birbirini ağırlar. İki yıldır Ada’yla ilişkim sınırlı halde. Kadıköy’deyim ve federasyonlaşmış bir STK’nın onursal başkanıyım. Ada’daki etkinliklere Necdet [Kutlucan] haber verirse gidiyorum. AKP’nin martı projesine karşı eylemlere fiziki olarak katıldım. İstanbul’u ve Adalar’ı ilgilendiren bir proje için eyleme gitmeyi kendime görev bildim. Burada Korhan Gümüş, Hakkı Taşdemir gibi ateş parçası devrimcileri görünce sevindim. Bu etkinliklerde Adalar Kent Konseyi niye yok? Adalar Belediyesi niye yok? Direkt olarak ilgilendirdiği halde Konsey, Belediye Başkanı’yla konformist bir yol seçmişler, aralarında top çeviriyorlar.

Hedef isim Arif Çağlar’a gelince: Adalar’daki her türlü olumsuzluğa karşı yüreklice mücadele eden birisi. Kınalıada İskelesi’nde kamunun hakları için mahkemelerde mücadele etti. Savaş adamı ve taşın altına elini koyuyor. Suçu: Başkanı olduğu İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin, Kent Konseyi seçimindeki yanlışa dikkat çekmesi. Şimdi siz Fetö’cü bürokratların kararıyla “seni sıkıştırırım ha, fena yaparız” diyorsunuz. Hiçbir şey yapamazsınız. Bir kere duruşunuz yok. Hatırlarsınız Hilmi Tanik’i de hakaretten mahkemeye vermiştiniz. Hilmi [Tanik], Dimitrov gibi Ada Mahkemesi’ni mücadele merkezi yaparak savunmasını taviz vermeden yaptı. “Baki Nedim’in [Baltacı] iddia ettiği gibi” dedi. Bir celsede beraat etti. İşin CHP kanadında gözükenlerin AKP’li Coşkun’a [Özden] taşeronluk yapıp kendilerini var eden Mehmet Bölük’ü İl delegesi yapmayarak kellesini Şinasi’ye [Öktem] teslim etme suçu sabıkaları var. Bir kısmı da rantiyer. Bunlar bazen rant bölüşümünde birbirleriyle kavga edip darılır, sonra barışırlar. Tabii Ada’da çok sayıda düzgün CHP’li de var. Benim bahsettiklerimse ANAP, AKP, CHP’den gelen belediye başkanlarının yanında yer alan ve bu başkanların kullandığı kimseler. Adalar’ın geleceğini satanlar.

Özetle yazıda belirtilen teveccüh gösteren kuruluşlar, cami dernekleri, AKP ilçe başkanı ve sağcıların elinde bulunan Kızılay ve Fazilet Partisi. Sonucunda da Atilla [Aytaç] Cami Derneği’nden birini başkan yardımcısı yaptı. Kent Konseyi olarak, Halim Bulutoğlu’nun yaptığı işleri yine onun organizasyonuyla devam ettiriyorsun.

Çakma adamlarla, cami dernekleri ile dinci partilerin, Fetö’cülerin gücüyle, Ömer Faruk Berksan gibi bir yığın gericinin sanal gücüyle, hukukun nesnel verileriyle bağdaşmayan, yasal bir hakka dayanmayan palavra hâzırûnunuzla geldiğiniz noktada, sesinizi kısarak oturmanız gerekirken utanmadan bir de tehdit savuruyorsunuz. Ada’da temel eksiklik sizleri teşhir edecek yayın yok, basın yok.

Ada’ya son geldiğimde gördüğüm manzara müthişti. Seferoğlu’nu çepeçevre kaplayan perdeler sökülmüş, korunun bahçesinde mühürlendiği için inşaatı engellenmiş yapıları beklerken tamamıyla bitmiş süper [!?] konutlar gördük. Atilla [Aytaç] görevdeyken kapalı olan Pandora’nın kutusunun içinde sol görünümlü bir belediyenin göz yummasıyla inşaatlar jet hızında yapılmış. Eyvah, eyvah, eyvah. Arkadaşım Ali Topuz’a hemen sitemimi belirttim.

Siz kim? STK kim ? Demokrasi kim?

Nilüfer Belediyesi’ne bakın, Nilüfer Kent Konseyi’ne bakın, kendinizi ondan sonra tanımlayın.

2,5 yıldır Ada’daki siyasî, sosyal yaşamdan uzakta olmamı fırsat bulmanızı gerektiriyorsa devam edin. Benim ismimden bahsetmeye yüreğiniz varsa.

Baki Nedim Baltacı


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: