Gönderen: adalarpostasi | 25 Mayıs 2016

Memlekette Kandırılan Kandırılana, Kanma, Kandırma…! Aldanma, Aldatma…! Ah…! #Yassıada

MEMLEKETTE KANDIRILAN KANDIRILANA,
KANMA, KANDIRMA…!
ALDANMA, ALDATMA…! 

Ah…! #Yassıada

UnknownAdalar Savunması ‏@adalarsavunmasi (20.5.2016/16:46): Yassıada’da katliam sürüyor. Ada talanının birinci yıldönümünde Yassıada ve Sivriada Raporu. http://dokuzadabirdeniz.com/Yass%C4%B1adaRaporuMay%C4%B1s2016low.pdf
/
Adalar Savunması, Bir Doğa ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada, İstanbul (Mayıs 2016)8, 10.

FullSizeRender 2

Adalar Savunması, Bir Doğa ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada, İstanbul (Mayıs 2016)8.

[…] İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun (KTVK-BK) 05.04.2006 gün ve 61 sayılı kararı ile Yassıada’nın tarihi sit tescil kaydının devamına, doğal sit derecesinin ise I. olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Bu dönemde adaların kullanım biçimine dair çeşitli tartışmalar üzerine DKK Deniz Lisesi Komutanlığı 26.2.2009’da Adalar Belediyesi’ne, “Yassıada’nın askeri hizmetler için kullanılmasına ve Milli Savunma Bakanlığı’na olan tahsisine devam edileceği ve sorumluluğun 17 Aralık 2008 tarihinden itibaren Deniz Lisesi Komutanlığı’na verildiğinden ve bu kapsamda Yassıada askeri saha olduğundan izinsiz her türlü kullanıma ve ziyarete kapatılmıştır” şeklinde bir resmi yazı iletilmiştir. Bunun üzerine Adalar Belediyesi, Maliye Hazinesi’nden Yassıada’nın ve üzerinde yerleşim bulunmayan tüm adaların kendisine tahsisini istemiş, ancak talep reddedilmiştir.

[…]

FullSizeRender

Adalar Savunması, Bir Doğa ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada, İstanbul (Mayıs 2016)10.

İstanbul V Numaralı KTVKBK’nın 16.11.2012 gün ve 819 sayılı kararı ile “… Yassıada’ya ilişkin olarak; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 19.04.1996 tarih ve 421 sayılı ilke kararında tarihi sitler “Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cerayan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlar” şeklinde tanımlanmış olup, Kurulumuz üyelerince yerinde Yassıada’nın tamamının incelenmesi sonucunda, adanın bütünü düşünüldüğünde ilke kararında belirtilen tanımla örtüşmemesi, Yassıada’nın tamamının tek parsel olması, parselde tescilli yapılar bulunduğundan parselin zaten tescilli parsel statüsünde olması sebepleriyle kamu yararı da dikkate alınarak tarihi sitin kaldırılmasınakarar verilmiştir. Bu kararın altında imzası olan Adalar Belediyesi ve koruma kurulundaki temsilcileri daha sonra bu kararından rücu etmiş, gelişmeleri öngöremediklerini çeşitli toplantılarda belirtmiştir. […]

* * *
Hakikaten de öyle mi…? Hakikatler böyle mi…?

995201_667902399901167_1451741301_n

f: Selah Özakın, “Adalar Forumu”, Yassıada (21.7.2013).

Ne 2011 yılının Haziran ayı başında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Hazır Hedef 2023 adlı toplantıda dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 “müthiş” procesinden biri olan Adalar ProCesi kapsamında Yassıada ve Sivriada’da kongre merkezleri, oteller, yat limanları kurulacağını belirterek Yassıada’da idam edilen Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun eşyalarının sergileneceği müze oluşturulacağını kaydettiğinde [“Erdoğan’dan Üç İle Mega Projeler”, Samanyolu Haber (1.6.2011).];

ne çok geçmeden 26.7.2011’de dönemin “Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, beraberinde İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu ile Sivriada ve Yassıada üzerinde helikopterle incelemelerde bulunduktan sonra tekneyle Yassıada’ya” gittiği vakit Yassıada’nın müze olmasıyla ilgili olarak, “Bir anlamda bir demokrasi müzesi yapacağız. Ama bundan ibaret olmayacak, çevrede çeşitli kültür etkinlikleri yapılacak bir alan, belki küçük bir konaklama tesisi, sergi salonları, toplantı salonları gibi başka alanlar gibi düzenlemeler de yapacağız,” dediğinde [“Yassıada Müze Olacak”, Cumhuriyet, 26.7.2011.];

ne 1.2.2013’te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Yassıada’yı biz Sivriada’yla beraber Özgürlük ve Demokrasi Adası yapacağız. Özel toplantılar orada yapılacak. Bir anlamda kongre adaları olacak. Otelleri olacak. Sivriada’ya biz Sidney’deki gibi bir simge salon olacak, geçişler olacak. Yassıada’da oteller, toplantı salonları, müze olacak. […] Bizim başarımızda kaynak bulmak vardır. Yap işlet devret anlayışı bizim döneme kadar neredeyse yoktu. Biz bunu yaygınlaştırdık. Burada da onu yapacağız. Artık burası bir yaslı ada olmayacak. Özgürlük ve Demokrasi Adası olarak dünyada bir iz bırakacak,” demecini verdiğinde [Mehmet Şimşek, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Teke Tek’te Fatih Altaylı’nın Sorularını Yanıtladı”, Habertürk, 1.2.2013.];

ne 9.12.2012-24.1.2013 tarihleri arasında T.C. İstanbul Adalar İlçesi Kaymakamlığı’nca askıya çıkarılan Yassıada’nın Doğal ve Tarihi SİT alanı konumundan çıkartılmasına dair kararın açıklanması sırasında ‘Acılı Yassıada Yahnisi’ ocağa konulduğunda [ADALAR POSTASI-2707 (16.3.2013): acılı yassıada yahnisi tarifi…];

ne de 7.2.2013 tarihinde İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği (İAKTVKD) “Yassıada’nın Doğal ve Tarihi SİT alanı konumundan çıkartılmasına itirazla ve bu yanlış kararın tapu kütüğüne kaydının durdurulması”na dair başvuruda bulunup da ilgili kişi ve kurumlar yanı sıra kamuoyuna da bu yönde duyuru yaptığında [ADALAR POSTASI-2708 (16.3.2013): Yassıada’nın Doğal ve Tarihi SİT alanı konumundan Çıkarılmasına İAKTVKD’nin itirazı var…!];

379721_544389602252448_607517788_n

Yassıada’nın talanıyla mahvına kapı açan 6.11.2012 gün ve 819 sayılı Tarihi SİT alanı konumundan çıkartılması kararının altında imzası bulunan Adalar Belediyesi ve avanesinin Yassıada ve üzerinde yerleşim bulunmayan tüm adaların kendilerine tahsisi hevesiyle sesi soluğu çıkmıyordu hâlâ…! Aksini duyan varsa geç de olsa lütfen duyursun…!

sus

Sus pus…! Taa ki Haziran 2013’te Gezi Direnişi rüzgârının ada sahillerine ulaşmasını fırsat bilerek Yassıada yanı sıra üzerinde yerleşim bulunmayan tüm adaların kendilerine yâr edilmeyeceğini de en nihayetinde anlayan Adalar Belediyesi ve avanesi, aldananlarıyla birlikte davul zurna çalmaya başlayıp 21.7.2013’te Sivriada ve Yassıada’ya çıkartma yapmıştı ki hani neredeyse ba’de harâb-il Basra [mecazen; “Basra yıkıldıktan sonra”… demektir ki “iş işten geçtikten neden sonra” manasında] âdeta…! [ADALAR POSTASI-2723 (11.7.2013): Hayırlısıyla Hayırsız’a Gidiyoruz!… #direnadalar].

DSC_0243

f: Selah Özakın, “Adalar Forumu”, Yassıada (21.7.2013).

Ve devamında “Adalar İlçesi’nin CHP’li belediye yönetimi ve İstanbul İl Genel Meclisi’ndeki AKP planlarına oy veren CHP’li üyeler, Yassıada ve Sivriada konusunda muhalif gibi görünüp AKP iktidarıyla birlikte hareket ederek Adalıları aldatmıştır,” diyerek tarihe derkenar düşen İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği (İAKTVKD) başkanı Arif Çağlar’ın tam da bu minval aldatma, aldanma velhasılı bir sürü aldatmacaya işaret ettiği yazısı da bu meyanda dikkatinizden kaçmaya… [ADALAR POSTASI-2733 (16.11.2013): Yassıada’nın Adını Değiştirmişler…!]

Yassıada neden ve nasıl mı yamyassı oldu…? İşte tam da bu minval sürü sepet aldatma, aldanma ve aldatmacayla…! [ADALAR POSTASI-2784 (4.2.2016): Yassıada Neden ve Nasıl Yamyassı oldu…?]

Neymiş? “Bu kararın [6.11.2012 gün ve 819 sayılı Yassıada’nın Tarihi SİT alanı konumundan çıkartılması kararı] altında imzası olan Adalar Belediyesi ve koruma kurulundaki temsilcileri daha sonra bu kararından rücu etmiş, gelişmeleri öngöremediklerini çeşitli toplantılarda belirtmiş”miş miş de miş miş…!

Her nedense ne demeyeyse Adalar Savunması da Ada talanının birinci yıldönümü dolayısıyla yayınladıkları Yassıada ve Sivriada Raporu‘nda “Acılı Yassıada Yahnisi”ne tuz biber eken Adalar Belediyesi’nin bu aldatmacasına aldanıp yer vermiş…!

FullSizeRender

Adalar Savunması, Bir Doğa ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada, İstanbul (Mayıs 2016)5.

Adalar Savunması’nın Mayıs 2016 tarihli söz konusu Yassıada ve Sivriada Raporu‘nun girizgâhında yer verilen:

[…] 14 Mayıs 2015 tarihinde inşaat faaliyetleri başlayan Yassıada’nın doğal ve tarihi niteliklerinin korunması için uzun yıllardır verilen hukuki ve toplumsal mücadele halen devam ediyor. Geçmiş yıllarda Yassıada ve Sivriada’da başlatılması planlanan imar ve inşaat faaliyetlerinin durdurulması için açtığımız davalar ve hukuki süreç devam etmesine rağmen Yassıada’da başlayan inşaat çalışmaları geri dönülmesi mümkün olmayan bir ekolojik ve tarihi yıkım anlamına gelmektedir. Yassıada ve Sivriada’nın geçirdiği yaklaşık 40 yıllık hukuk ve koruma sürecinin özetine […]

dair yanılsamayı da bilâhire mercek altına almak üzere…

Yazıklar oldu…! Yazıklar olsun…!
)O(

* * *

Arif Çağlar ➡️ Adalar Postası

26.5.2016

Gerçeklerden Rahatsız Olmak Niye?

13240500_1334526966562967_8330561797444269202_n

Adalar Postası “Memlekette Kandırılan Kandırılana, Kanma, Kandırma…! Aldanma, Aldatma…! Ah…! #Yassıada” başlıklı yazıda, “Adalar Savunması, Bir Doğa ve Kültür Katliamı Yassıada ve Sivriada, İstanbul (Mayıs 2016)” künyeli yazıdaki yanlışlara çok doğru bir şekilde işaret etmiştir. Konu bu yanlışlardır ve yanlışlar dürüst politika ve toplumsal mücadelenin düşmanıdır. Bir yanılgı ya da tahrifatı ortadan kaldırmanın yolu neyin yanlış olduğunu göstermektir. Körükörüne yanlışı ve tahrifatı savunmak bir çıkar, basit bir şöhret edinme dürtüsü ya da benzeri bir nedenle olabilir ve bu da belki bir insanlık halidir ama iyi bir hal değildir çünkü yanlış ve tahrifat kamuyu yanıltır, aldatır. Adalar Postası’nda işaret edilen yanlışlar bunlardır. Yanlışta kasıtlı ısrar tahrifata girer. Yanlışı gösterene sövüp saldırmak yerine yanlışı düzeltip doğruyu bulmak tavsiyeye şayandır. Elbette gerçekler bunları çarpıtmaya çalışan insanları rahatsız eder ama gerçekleri çarpıtmadan da başarıya ulaşmak mümkündür, en azından denemeye değer. Okuyunuz, özellikle Adalar Postası’nın haklı eleştirisinde işaret edilen link’lerdeki yazı ve haberleri okuyunuz, gereksiz saldırı ve savunma yerine bu eleştiride anlatılanla, açıklananla ilgili düşününüz. İçeriksiz saldırı ve sloganla geçici şöhret edinildiği görülmüştür ama doğru bir yere varıldığı görülmemiştir. Bazılarının pek rahatsız olarak kara çalmasından da anlaşılıyor ki #Yassıada ve #Sivriada’da sahnelenen felaket kendi içinde başlıbaşına bir felaket olduğu gibi basın, yayın, iddia ve tahrifatlı anlatımlarla da irili ufaklı bir sürü felaket içeriyor; umalım ki bu konu daha fazla felakete gebe değildir.

Arif Çağlar


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: