Gönderen: adalarpostasi | 28 Mayıs 2014

Seferoğlu Hikâyesi…

Seferoğlu Hikâyesi…

unnamed

Fotoğraf: Adı Cadı Kadın, “Seferoğlu K(o)urusu…!”, Adalar Postası (27.5.2014). 
)O(

İstanbul Adalar İlçesi 31 Mart 1984 tarihinde 2863 sayılı yasayla Kentsel ve Doğal SİT Alanı bütünü olarak koruma altına alınmış bir ilçedir. Bu yasal korumaya rağmen Adalar İlçesi yasanın yürürlüğe girdiği günden beri inşaat yoluyla para ya da yer kazanmak isteyenlerin ve ilgili makamların sorumsuzluğunun ağır baskısı altındadır ve ne yazık ki kent ve doğal yapısı bozulmaktadır.

Bu örneklerden biri olan Büyükada Nizam mevkiindeki Seferoğlu inşaatı 2007 Haziran tarihinde bir koru özelliğine sahip bu arazide geniş çapta ağaç kesimiyle başladı. Adalar’da çok daha küçük bahçelerde bile bulunan birçok ağaç kayıt ve koruma altındayken koru niteliğindeki bir yerde bu çapta bir ağaç kesimi koruma altındaki ilçeye açık bir saldırıdır ve nitekim bu katliam Büyükada’nın silüetini de bozmuştur. Yeşili yok etmek işin başlangıcıydı, bunu geniş çaplı bir betonlaşma izledi.

Adalar’da inşaat izni arazinin sadece %15’i oranında ve 6,5 metre yükseklik ve sadece merkezle sınırlı bir bölgede %25 oranında ve 9 metre yükseklik olarak verilebilir. İnşaat talanıyla zengin olmak yolunu seçenler turizm teşvikinden yararlanarak turistik tesis yapı izni alıp binaları özel mülkiyet olarak satmak şeklinde hile yaparak inşaat oranını %40-60’a kadar yükseltiyor, üstelik genellikle bununla da yetinmiyor yasaları çiğneyerek gücünün yettiği kadar da kaçak hacim inşa ediyor. Turizm tesisini özel mülkiyete çevirmenin adı “rezidans”. Bu hileyle yasalarda boşluk olduğu iddia edilerek geniş çaplı betonlaşmanın yolu açılmış oluyor. Bu oyunu sivil ve resmi makamlar hep birlikte oynuyor, birçok başka konuda olduğu gibi bu durumu değiştirmek isteyen kimse yok. Yasaları bypass etmenin en yaygın şekillerinden biri bu.

Seferoğlu “turistik tesisleri”ne verilen inşaat izni arazinin %40 oranında, teknik tanımla 0,40 emsal, yükseklik izniyse 6,5 metre ve elbette özellikle bu boyuttaki bir arazi için en önemli hususlardan birisi yine SİT alanı içinde olduğu için arazinin fiziki özelliğini ve kıyı yapısını bozmaması.

Şu anda ortaya çıkan inşaata dikkat edilecek olursa, arazinin yeşili yok edilmiş, arazinin ve kıyının fiziki yapısı ağır hasara uğramış durumda. Üstelik bununla da kalınmayıp verilen hasarın daha da artacağını tahmin etmek hiç zor değil.

İlçelerini kormak isteyen Adalılar çok doğru bir davranışla bu inşai tahribata karşı çıktı. Özellikle İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği hem yapılan tahribatı yasal sorumluluk taşıması gereken ilgili makamlara duyurdu hem de verilen izinler ve takibat hakkında ayrıntılı bilgi istedi. Somut bilgi önemli çünkü bu bilgiler olmadan eldeki tek güç olan yasalar, hukuk, dava açmak, mahkeme kararıyla yürütmeyi durdurma yoluna gidilemez ve yapılan inşaî tecavüz durdurularak yasal sınırlar korunamaz.

Tüm ilgili makam ve daireleriyle Adalar Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Koruma Kurulu (İstanbul), Adalar Orman İşletme Şefliği, Adalar Kaymakamlığı, KUDEP (İBB İstanbul), KUDEB (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları), Anıtlar Yüksek Kurulu (Ankara), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü (Ankara), İstanbul Valiliği Mahalli İdareler Müdürlüğü, İBB İmar Müdürlüğü, adreslerine dernek birden çok kez dilekçelerle başvurmuştur ama söz konusu tahribat durdurulamamıştır. Bu konunun sorumlusu makamlar arasındaki yazışma ve konuyu birbirlerine iletme, dilekçelere verilmeyen ya da ustaca tam verilmeyen yanıtlara Bilgi Edinme Hakkı üzerinden Ankara’daki merkeze başvurmak v.s. bu işin normal ve rutini olarak görülebilir ancak bu arada geçen zaman içinde inşaat neredeyse tamamlanmıştır.

Korunun, arazinin ve kıyının fiziki tahribatı, inşa edilen yapıların aralarında gereken mesafenin bırakılmamış, inşaatın 0,40 emsali aşmış olması ve nihayet Koruma Kurulu’nun verdiği şartlı proje izninde bile “araziye baskı yaptığı” gerekçesiyle izin dışı tutulan kıyıdaki büyük “otel” binası Seferoğlu mevkiindeki inşaî tahribatın çoktan durdurulmuş olmasını gerektirirdi.

Adalar Belediyesi’nin şu anda verdiği yetersiz bilgiye göre Seferoğlu inşaatı mahkemenin yürütmeyi durdurma kararıyla belediye tarafından mühürlenmiş bulunuyor ancak Adalar Belediyesi mahkeme kararının gerekçesini ve sürmekte olan inşaatın ne şekilde mühürlenmiş olduğunu açıklamıyor. Düzgün ve yeterli bilgi alamamak (örneğin Adalar Belediyesi’nin web sayfasında Seferoğlu konusunda bilgi bulamazsınız) Adalıların ilçelerinde kendi kendilerini yönetebilmelerinin, kendi seçtikleri yönetimleri denetleyebilmelerinin en büyük engeldir. Büyükada Seferoğlu mevkiindeki inşaî tahribat bunun örneklerinden biridir. Yasaların gereğini yerine getirmeyenler de bundan yararlanıyor.

Arif Çağlar
(26 Mayıs 2014)

_____________________________

*ADALAR POSTASI arşivinden
(7.1.2009-12.3.2012 tarihleri arasında)
Seferoğlu KORUsu’na dair…

ADALAR POSTASI-2680/1-3 (12.3.2012): ey büyükada halkı, seferoğlu korusu’nu tarumar eden imar canavarını hakikaten “sevinçle” mi karşıladın?…

ADALAR POSTASI-2671/1-2 (27.2.2012): seferoğlu korusu’nun kaybolan ağaçlarının yerinde…

ADALAR POSTASI-2669/5 (25.2.2012): [seferoğlu korusu’nda] kıtır kıtır kesilen bilmem kaç ağaçla kaderbirliğinde kurutuldu o ulu selvi de!

ADALAR POSTASI-2667/4-6 (22.2.2012): Seferoğlu’nda yapılan binalar da yerle bir edilecek mi?…

ADALAR POSTASI-2664/1 (15.2.2012): Yine Lido’nun selvilerine ve Seferoğlu korusu ağaçlarına ithafen…

ADALAR POSTASI-2663/1 (14.2.2012): 400-500 ağaç kaybettik yakın tarihte iskele civarında… Şimdi hesap zamanı geldi ama geçmesin…

ADALAR POSTASI-2561/11(22.3.2011): Seferoğlu’nun ağaçları yerli yerinde mi?

ADALAR POSTASI-2656/1 (7.2.2012): lido ve seferoğlu korusunun katledilen ağaçlarına ithafen…

ADALAR POSTASI-2652/1 (2.2.2012): lido’nun, seferoğlu’nun ağaçları da leylekler gibi göçmesin!… göçtü mü yoksa?…

ADALAR POSTASI-2651/2-3 (1.2.2012): Seferoğlu’nu —görünen o ki— artık kaybettik! Ama yapılaşmaya, korunun ağaçlarının eksilmesine göz yumanlardan hesap sormazsak, Adalar’da daha çok “Seferoğlu” “seferi” olur…

ADALAR POSTASI-2646/6 (26.1.2012): Seferoğlu Korusu yok olana kadar ne yaptın başka?

ADALAR POSTASI-2642/2-4 (22.1.2012): Seferoğlu Köşkü’nde…

ADALAR POSTASI-2641/1-2 (20.1.2012): seferoğlu korusu’nu koru(yamadık)!…

ADALAR POSTASI-2636/17 (14.1.2012): Seferoğlu korusunun tahribatını görüyoruz, ağaçlar eksildi mi eksilmedi mi?

ADALAR POSTASI-2616/1-2 (7.11.2011): içine ettiğimiz adalar!… (seferoğlu tahribatının resmidir!…)

ADALAR POSTASI-2574/3 (12.4.2011): bir varmış… bir yokmuş… seferoğlu korusu da yok olmuş!…

ADALAR POSTASI-2567/6 (3.4.2011): Perde ardında neler oluyor? Büyükada Seferoğlu Korusu seferi mi?…

ADALAR POSTASI-2560/2-3 (21.3.2011): mehmet bölük’ün hatırasına hürmetle; kaşıkadası, lido, seferoğlu’nun imara açılarak ada sahillerinin tarumar olmasına göz yumarken, çankaya meydanı’na heykelini dikmek!…

ADALAR POSTASI-2414/5 (27.4.2010): Azaryan (Zeki Paşa, Seferoğlu) Köşkü’ne dair…

ADALAR POSTASI-2235/1-2 (25.2.2009): seferi inceleme raporu ve eki…

ADALAR POSTASI-2231/6 (31.1.2009): “Seferoğlu korusu seferi midir?” arzuhalimize dair kimi gelişmeler…

ADALAR POSTASI-2228/1-2 (24.1.2009): seferoğlu korusu seferi midir?

ADALAR POSTASI-2227/2-13 (23.1.2009): seferoğlu’nda neler oluyor yahu?

ADALAR POSTASI-2220/1-3 (7.1.2009): ateş olmayan yerden duman çıkar mı?


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: