Gönderen: adalarpostasi | 28 Ocak 2014

Geçen seçimlerden seçmeler…! ;-)

Geçen seçimlerden seçmeler…! ;-)

5-1

Fotoğraf: Adı Cadı Kadın, “Yangın Çıkışı…! 1021 No’lu Sandık…! Sandık…!”, Büyükada, 29.03.2009.
)O(

* * *

ADALAR POSTASI-2254/1-2 (29.3.2009): lüzumsuz ise söndür!
/
1- Özlem Yüzak: “Seçilen bir belediye başkanından beklenen nedir?”

2- Adı Cadı Kadın: “2009 Yerel Seçimler Hatırası…”

………………………………………………….1
Cumhuriyet 25.03.2009
Bilgi Toplumuna Doğru
Özlem Yüzak

Adalar’da Seçim: Seçmenler ve Adaylar…

Seçilen bir belediye başkanından beklenen nedir? Gelin kabaca sıralayalım: Daha iyi hizmet, şeffaf ve dürüst yönetim, hesap verilebilirlik, istihdam ve ekonomik büyüme getirecek projeler üretmek, daha iyi tanıtım, çevreye zarar vermemek ve verdirtmemek, belediye sınırları içindeki tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkıp onu korumak…

Gelişmiş ve demokratik toplumlarda, seçmen bu kriterler doğrultusunda oylarının sahibini belirler, seçilen ise bu kriterlere uymadığı takdirde bir sonraki seçimi kazanma şansının olmadığını, hatta siyasi kariyerinin bile sona ereceğini iyi bilir…

Seçimlere 5 gün kala, 2009 Türkiye’sini 2013 yılına taşıyacak yerel yöneticileri belirlerken bu kriterlerin ne seçmen ne de adaylar açısından belirgin ağırlığının olmadığı ve olmayacağı ise malum…

Bu girişten sonra, gelin beraber, büyük Türkiye resminin küçük çok küçücük bir parçasına göz atalım: Marmara’nın ortasında inci gibi dizili 5 adaya… Büyükada, Heybeli, Burgazada, Kınalıada ve Sedef Adası’nın 8 yıl boyunca nasıl yönetildiğini izleyelim.

Geleneksel mimarisi, çam ormanları, kültürel birikimi ile megakent İstanbul’un yanı başındaki bu eşsiz değerin önemli bir özelliği de tarihi boyunca motorlu taşıtlara yasak olması ve ulaşım aracı olarak yalnızca fayton ve bisikletin kullanılması idi.

Adalar iki dönemden beri (8 yıl) Coşkun Özden ve ekibi tarafından yönetiliyor. Özden başkanlığa ANAP ile başladı. İlk dönemi tamamladığında ve seçim zamanı geldiğinde seçmen bir ikilemle karşı karşıya kaldı. Özden’in icraatlarından memnun değillerdi ancak AKP Adalar’da son derece güçlenmeye başlamıştı ve ada halkı belediyeyi AKP iktidarına teslim etmek istemiyordu. Sessiz bir anlaşma ile AKP’nin karşısındaki en güçlü adayın desteklenmesi kararlaştırıldı. Bu aday ise Coşkun Özden’di. Böylece ANAP’lı Özden 2. kez seçildi.

Ancak aradan birkaç ay bile geçmeden Adalılar Özden’in AKP’ye katıldığı bilgisi ile şoke oldular. Bu hayal kırıklığını ise daha sonra diğerleri izledi: Çirkin yapılaşma hızla arttı, belediye emrindeki motorlu taşıtlar ada sokaklarında fink atıp, kendi tanıdıklarını oraya buraya taşımaya başladılar. Belediyenin araçlarına mal taşıyan diğer kamyonlar da eklendi. Birileri kaldırımlar yaptı, sonra birileri var olan kaldırımların üzerine yeni kaldırımlar kondurdu. Paraların nerelere ve nasıl harcandığına ilişkin sorular hep yanıtsız kaldı. Güzelim ahşap konaklar bakımsızlıktan çürüdü ve belediye seyretti, kimilerini Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelenler işgal etti. Ona da sessiz kalındı. Özellikle yaz aylarında çöpler doldu taştı, faytonlara belli bir düzen getirilemedi, sahil işgalleri aldı yürüdü, ada halkının sağlık hizmeti konusundaki açmazı çözülmedi.

5 gün sonra Adalılar yeniden seçim sandığına gidecek. AKP’li Özden’in karşısındaki en güçlü aday ise Adalar’da 1996-2001 yılları arasında kaymakamlık yapmış olan CHP adayı Dr. Mustafa Farsakoğlu. Siyasetçi geçmişi yok ama Adalar’ın sorunlarını iyi biliyor.

2006 yılında devletten emekliye ayrılmış. Yeditepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Kamu yönetimi, yerel yönetimler, kriz ve afet yönetimi konularında ders veriyor. Gerek karşılıklı yaptığımız sohbette gerekse incelediğim seçim programında, eski eserlerden ulaşıma, sanattan kültüre, sağlıktan turizm çevre konularına ayrıntısı ile yer verdiğini öğreniyorum.

Farsakoğlu,“Adalar’da tescilli 900 eski eser var. Daha geniş bir envanter çıkarıp, restorasyonları için işe girişeceğiz. Hazine’ye ait bazı ahşap konakların belediyeye devrini isteyeceğiz. Bütün adaların 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti almasını sağlayacağız, çöpleri ayrıştırarak toplayacağız” diyor. Farsakoğlu, internette kendi mal varlığını, aldığı kredi borçlarına kadar da açık yüreklilikle beyan ediyor. Bence önemli bir eksikliği gerek il genel meclisi gerekse belediye meclis adayları arasında kadınları seçilebilecek yerlere koymamış olması. Bunu kendisine ilettiğimde üzgün olduğunu ve bu durumun biraz da siyasi tecrübesizliğinden kaynaklandığını söylüyor.

Yazının başında belirttiğim gibi seçimlerde, “belirlenen kriterler doğrultusunda” oy kullanmak ve sonra da yönetim süresince kriterlerin nasıl uygulandığını gözlemek önümüzdeki 4 yıllık dönem için farklı bir dönemin başlangıcı da olabilir Türkiye için. Uygulamaların kamuoyuna doğru aktarılabilmesi, şeffaflık ve hesap sorulabilirlik içinse güçlü bir sivil toplum yapısının ve bağımsız bir medyanın önemini ise asla yadsımıyorum.

Sadece “Neden Adalar’da bu yapıyı birlikte denemeyelim ki?” diye soruyorum.

Farsakoğlu’na şans verip, gelişmeleri “katılımcı” olarak izlemek ise benim şahsi tercihim…

………………………………………………….2

2009 yerel seçimleri hatırası…

2

DSC07396

Fotoğraflar: Adı Cadı Kadın, “2009 Yerel Seçimleri Hatırası…!”, Büyükada, 29.03.2009.
)O(

* * *

ADALAR POSTASI-2255/2-3-4-5 (1.4.2009): adalar belediye başkanı mustafa farsakoğlu seçildi derken eski başkanın giderayak hile hurdasıyla çıktı meydana foyası…
/
2- Adalar’da 2009 Yerel Seçim Sonuçları…

3- Adalar’da suç duyurusu…

4- Selah Özakın: “Prens Adaları sakinleri evlerinin önünü süpürdüler mi?”

5- Ragıp Zarakolu: “Bindirilmiş kalabalık aile grupları getirildi oy kullanmak üzere Kınalıada’ya. Meğer son zamanlarda Adalıların sayısı amma da artmıştı! Bu belki minyatür olarak ülkenin genelini de resmediyordu. Ama buna rağmen, rantçı cephenin Adalar’da seçimi kaybetmesi, ülkede hâlâ dürüst kalabilenlerden yana umut olduğunu doğruladı…”

3

Fotoğraf: Adı Cadı Kadın, “Adalara İlkyardım: Lüzumsuzdu, söndürdük…!”, Büyükada, 29.03.2009 14:16.

)O(

………………………………………………….2

ADALAR’DA 2009 YEREL SEÇİM SONUÇLARI

http://secim2009.ekolay.net/secim2009_canli_sonuclar.aspx?t=bld&tn=450

Açılan Sandık Oranı : %100
Toplam Sandık : 37
Toplam Seçmen : 10708
Açılan Sandık : 37
Geçersiz Oy : 244
________________________________

Parti – Oy Sayısı – Oy Oranı – Aday
CHP – 4573 – 53,8 – MUSTAFA FARSAKOĞLU
AKP – 3057 – 36,0 – COŞKUN ÖZDEN
Bağımsız – 231 – 2,7
MHP – 231 – 2,7 – HASAN MURAT BAŞBAY
DP – 124 – 1,5 – YUSUF BAHAR
DSP – 68 – 0,8 – KARABET YAYLA
SP – 58 – 0,7 – ÖMER DURMUŞ
ANAP – 49 – 0,6 – GÖKHAN ŞEN
Bağımsız – 38 – 0,4
BTP – 34 – 0,4
LDP – 20 – 0,2 – METİN MİNTAZ
BBP – 15 – 0,2 – KAYA KANPOLAT
HAKPAR – 4 – 0,0
BDP 0 0,0
DTP 0 0,0
EMEK 0 0,0
HYP 0 0,0
IP 0 0,0
MP 0 0,0
ODP 0 0,0
TKP 0 0,0

………………………………………………….3
Cumhuriyet, 31.3.2009

Adalar’da suç duyurusu

İstanbul Haber Servisi – Adalar’da seçimi kazanan CHP’li Mustafa Farsakoğlu, önceki gece 01.00 sıralarında birkaç kişinin, Adalar Belediye Baskanlığı’na girerek bazı dosyaları dışarı çıkarma girişiminde bulunduklarını açıkladı. Farsakoğlu, tutanak tutulduğunu ve suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.

………………………………………………….4
kimden: SELAH ÖZAKIN
kime: adalar.postasi@gmail.com
tarih: March 31, 2009 9:40:01 PM EEST
konu: Prens Adaları sakinleri evlerinin önünü süpürdüler mi?

Prens Adaları sakinleri evlerinin önünü süpürdüler mi?

DSC07595_2

Fotoğraf: Adı Cadı Kadın, “Süpürgesidir Cadı’nın…!”, Büyükada (1.8.2006).
)O(

Heyecanlı ve meraklı bir bekleyiş vardı Adalar’da Pazar akşamı. E malum. “Kim çıkacak acaba sandıktan?” sorusunu kendine soran, içinde bir değişiklik umudu taşıyan herkesin gözü kulağı sandıklardan gelecek haberlerdeydi. Ne kadar yer ki Adalar? Kaç seçmeni var ki? Yani sonuçların çabucak alınması gerekir diye düşünen Adalılar, akşamın ilerleyen saatlerinde, sonuçların gelmediği sandıklara koşup bir terslik olup olmadığını öğrenmek, eğer bir terslik varsa müdahale etmek üzere, oradan oraya koşuşturup durdular. İlerleyen zaman içerisinde Mustafa Farsakoğlu’nun seçimleri almış olduğu kesinleşmiş gibiydi. Ama her nedense, Kınalı’dan gelememişti sandıklar bir türlü.

Telefonlar edildi ve bir grup insanın sandıkların açılmasını engellediği öğrenildi. Başta Farsakoğlu olmak üzere, yaklaşık altmış kişilik bir Adalı grubu, motorla Kınalıada’ya gitti ve sandıkları işgalden kurtardı. Bu olay üzerine yapılan yorumların birleştiği nokta, eğer zamanında gidilmeseydi bir seçim hilesi olacağıydı. E haksız da sayılmazlardı. Çünkü ülkenin pek çok yerinde, sandıkların kaçırıldığı, çuval çuval sahte oyların yakalandığı haberleri yer alıyordu televizyonlarda.

Kınalıada’daki sandıkların da sayıma eklenmesiyle Mustafa Farsakoğlu’nun kazandığı kesinleşti.

Adaların betonlaşmasından, rant yeri haline dönüştürülmesinden, bir SİT alanında olmaması gerekenlerin olagelmesinden, neredeyse trafik ışıklarını gerektirecek kadar motorlu aracın ada sokaklarında hız yapmasından uzun yıllardır dert yanan Adalılardaki coşkuyu, sevinci anlatamam.

Uzun yıllardır ilk kez, sokaktaki insanların gözlerinde bir umut ışığı, rahatlıkla görülebiliyordu. Adalılar, evlerine sahip çıkmayı becermişlerdi.

Bu sevinçle birkaç Adalı, sahilde oturup birer bira içip kutlama yapmaya karar vermişler. Ama o da ne? Belediyenin önündeki iskeleye deniz ambülânsı yanaşmış ve gecenin ileri saati olmasına karşın, bir minibüsten deniz ambülânsına bir şeyler taşınıyor! Merakla yanaşmaya başlamışlar. Onların yanaşmaya başlamasıyla minibüsün ışıkları kapatılmış!

Bu arkadaşlar da yapılacak en doğru şeyi yapmışlar. Taze belediye başkanına gidip durumu bildirmişler. Derhal olayın olduğu yere gidilip zabıt tutulmuş!
Ertesi sabahki Ada’daki yorumların can alıcı noktası, eski belediye yapılanmasındakilerin seçimi yine kazanacaklarından çok emin olduklarından, yolsuz işleri ayıklamaya gerek görmedikleri, ama seçim kaybedilince, telaş içerisinde evrak kaçırmaya çalıştıklarıydı.

Neyse…

Türkiye genelinde olmasa bile, Adalar için seçim iyi sonuçlandı en azından.

………………………………………………….5
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=48405

Evrensel, 31.3.2009
ALBATROS
Ragıp Zarakolu

Adaları kazanmak

Doğum yerim Büyükada. İstanbul`un çok kültürlülüğünün artakalmış ender parçalarından biri. Dün seçim sürecini orada gözlemledim.

Kınalıada`da.

Adalı olarak görevimi yaptım!

Asil niyetim Van`a gitmekti aslında. Bir seçim mücadelesinin heyecanını orada daha iyi yakalarım diye düsünüyordum. Gercekten de anlamlı bir başari sağlandı Van`da. Keşke Bingöl ve Siirt`te de bu sağlanabilseydi.

Akın Birdal`a İstanbul daha fazla destek vermeliydi.

Ama Diyarbakır ve Hakkari anlamlı bir tokat attı, militarizmle Kürtlerin kellesi üzerinden uzlaşı yapan, sonra da suret-i haktan geçinenlere.

Ama Adalar da doğrusu heyecanda pek geri kalmadı.

Geceleyin seçimi yitirenler, kamyonlara belgeleri yükleyip kaçırmakla meşguldü.

`Dürüstlük` sözcüğü bile bir tehdit oldu bazılari için.

Adalar`da seçim öncesi ilginç olaylar yaşandı.

Belediye Meclis üyesi Adayı Gazeteci Raffi Hermon`un evinin camları indirildi.

Ne soyu bırakıldı ne diyasporalığı.

Adalılara tehditler yağdırıldı.

Bindirilmiş kalabalık aile grupları getirildi oy kullanmak üzere Kınalıada`ya.

Meğer son zamanlarda `Adalıların` sayısı amma da artmıştı!

Bu belki minyatür olarak ülkenin genelini de resmediyordu.

Ama buna rağmen, rantçı cephenin Adalar’da seçimi kaybetmesi, ülkede hâlâ dürüst kalabilenlerden yana umut olduğunu doğruladı.

Bu tehdit ortamı, Adalılar’ın ise boş vermemelerine neden oldu bir yerde.

Yılgınlık yaratacak yerde, oy verme kararlılığını artırdı Adalılar’ın. Umut ederim bundan sonra katılımcı belediyecilik anlayışının önemli örneklerinden biri sergilenir Adalar`da.

Şimdi umutları Adalılar’ın oylarını iptal ettirmek.

`Seçimlik Adalılar yaratmak` kurtarmadı onları.

Dr. Farsakoğlu`nu yıllar önce Adalar`da görevde iken, oranın eski Rum sakinlerini Yunanistan`dan davet edişi vesilesiyle izlemiştim. Farklı bir yönetici örneği olarak dikkatimi çekmişti.

Seçim öncesi yayınladığı bildiride şunları söylemişti:

`Yıllardır Adalar`a kirlilikten, yalan ve dolandan, talan ve yolsuzluktan başka bir şey vermeyenler, şimdi son bir çare olarak imzasız bildirilerle siyasi rakiplerine çamur atarak kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar.

İftira ve yalanlarında o kadar ölçüsüz davranıyorlar ki, Adalıları da kendileri gibi akılsız ve aptal zannediyorlar. Çünkü bu insanlık dışı, çirkin ve korkakça girişimin sahiplerinin Adalılara sunabilecekleri, Adalar`ın gelişmesine katkısı olabilecek hiçbir özgün projeleri yok. Çirkeflikleri bu yüzden… Sinsice, haince saldırılarında israr etmeleri bu yüzden… Bu yalan ve iftiralarına karşı gerçekleri ortaya koyacağız.

Ama biz onların tuzağına düşmeyeceğiz, onlara kendi yöntemleriyle cevap vermeyeceğiz. Sadece Adalar halkına duyduğumuz sorumluluğun gereği olarak, Adalıları bilgilendireceğiz. Yürekli, verici, ilişki ve kaynaklarını ortaya koyan hemşehrilerimize, sivil toplum ve meslek kuruluşlarına da sesleniyoruz: Moralinizi bozmayın, projelerinizi ortaya koyun, bizler her zaman yanınızda olacağız…

Sevgili Adalı Dostlarım,

29 Mart günü hep birlikte oylarımızı kullanacağız ve inanıyorum ki, Adalar için temiz bir sayfayı hep birlikte açacağız. Hepimizin özlemi olan, temiz, çağdaş, adaletli, huzurlu ve müreffeh Adalar`ı yeniden yaratmak, yaşam kalitemizi yükseltmek, Adalar`ı yeniden İstanbul`un bir numaralı ilçesi yapmak için kolları sıvayacak ve en kısa zamanda bu hedeflerimize ulaşacağız. Bu yola birlikte çıkıyoruz. Yerel yönetimi Adalar`da çok yüksek düzeyde olduğuna inandığımız katılımcılığa ve yaratıcılığa sonuna kadar açacağız.

Değerli Adalı dostlarımızın yanı sıra, tüm meslek kuruluşlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, kulüplerimize, cemaatlerimize güveniyoruz. Kavga değil işbirliği, dedikodu değil sinerji yaratmak için çalışacağız.

Paçadan çekiştirip, kendisi gibi başkalarını da çukura çekmeye çalışan zebanilere inat, hep birlikte kazanmak için uğraşacağız.

Kamu kaynakları ve bu bağlamda Büyükşehir ve Adalar Belediyesi`nin kaynakları, bir siyasi partinin değil, hepimizindir. Bu kaynakları nerede ve nasıl kullandıklarının hesabını hiçbir zaman vermeyen, sizlerin ödediğiniz vergilerden oluşan bu kaynağı şahsi malları gibi görüp birilerine aktarmaktan başka iş yapmasını bilmeyen, tehdit ve şantajla oy toplamaya çalışanlara prim vermeyin.

Bizlere ve en önemlisi kendinize güvenin. Çünku bizler, hep birlikte Adalarımızı yönetecek, geliştirecek ve güçlendirecek güce sahibiz.`

Şimdi bu bildiride savunulanları hayata geçirmenin zamanı. İzleyeceğiz.

* * *

ADALAR POSTASI-2257/8 (4.4.2009): büyükada çarşısında tırla un gırla çiçek geçidi… hani adalar belediye başkanı’nın makam aracı fayton olacak idi?
/
8- Arif Çağlar: “Farsakoğlu niye belediye başkanı seçildi?”

kimden: ARİF ÇAĞLAR
kime: adalar.postasi@gmail.com
tarih: April 4, 2009 1:39:30 PM EEST
konu: Farsakoğlu niye belediye başkanı seçildi?

Farsakoğlu niye belediye başkanı seçildi?

4-1

Adalılar Farsakoğlu’nu kanun adamı olduğu için ve bu konuda taviz vermek istemeyen birisi olarak bildikleri için belediyelerine başkan seçti. Nitekim Farsakoğlu da ilk yayınladığı Adalar Planı’nda ve seçim gecesi sonuçlarının belli olmasıyla birlikte Büyükada’daki CHP seçim bürosunda yaptığı konuşmada “Adalar’da 25 yıldır süren yağma, talan ve yasasızlığa dur denileceği”ni ilan etmiştir. Bu şu demektir: Farsakoğlu Adalılar’ın oylarını isterken çok somut bir söz vermiş, seçilmesinin ardından yaptığı ilk konuşmada da bu söze sadık kalacağını söylemiştir. Adalar’ın SİT Alanı ilan edildiği 1984 yılından beri “25 yıldır süren yağma, talan ve yasasızlık”tan bıkan Adalılar da nihayet bu kepazeliğe dur diyecek bir belediye başkanı bulmuş olmanın umudu ve sevinci içinde oylarını Farsakoğlu’na vermiştir.

Yasaları arkasına alıyor olmasına rağmen Farsakoğlu’nun işi hiç de kolay değildir. Farsakoğlu’nun yasalara aykırı mal-mülk genişletmek isteyen paralı kuvvetlere karşı çalışması gerekecek, bu kuvvetleri karşısına alacak, Adalar’da 25 yıldır yasasızlığa alışmış kimileriyle savaşmak zorunda kalacaktır. Bu mücadelede partisi CHP’nin kendisini desteklemesini bekliyoruz ama bir yandan da CHP’nin “25 yıldır süren yağma, talan ve yasasızlık”la gerektiği şekilde mücadele etmemiş olduğunu biliyoruz. Diğer partilerin durumu da farklı değildir.

Sonuç olarak “yağma, talan ve yasasızlığa” karşı çıkmak konusunda siyasi partilerin refleksleri zayıf değil çok zayıftır. Böyle bir durumda Farsakoğlu’nun en büyük destekçisi Adalar halkı olacaktır çünkü çok az sayıdaki harami hariç Adalılar’ın “yağma, talan ve yasasızlık”tan beklediği bir çıkar yoktur, zarar vardır. Adalılar bunun bilincindedir. Üç beş para canlısının yolsuzlukla yoluna bulmasına şimdiye kadar engel olunamayışın nedeni bunların belediyenin kapısını para ve tehditle aşındırmaları yüzündendir. Bu sahne Farsakoğlu’yla birlikte değişebilir, değişmelidir, Farsakoğlu bunun için seçilmiştir. Adalılar hem tek tek şahıs olarak hem de dernekleriyle bu hedefe ulaşmak için yeni belediye başkanının yanında olmak zorundadır çünkü Farsakoğlu ne denli iyi niyetli olursa olsun arkasında bu güç olmadan bu işi başaramaz.

Adalıların desteği pasif değil aktif olmak zorundadır. Yani sadece seyirci kalıp “yine olmadı” gibi hayıflanmalar yerine şu andan itibaren belediyeye “yağma, talan ve yasasızlığı” engellemek istediklerini aktif olarak belirtmek, gereken her konuda somut örnekleriyle birlikte ve yazılı olarak belediyeyle ilişki kurmak zorundadırlar. ADALAR POSTASI gibi internet haberleşme ve tartışma gruplarında, Adalar’da yayımlanan dergi ve gazetelerinde Adalar Belediyesi’nin destekçisi ve takipçisi olmak zorundalar. Siyasi partileriyle, dernekleriyle ve kişisel olarak bilgi edinme hakkını kullanabilir, gerektiğinde yasal haklarını kullanarak haraket edebilir, imza kampanyaları düzenleyebilirler.

En önemli ve can alıcı konu belediyenin aldığı kararların, bütçelerin ve harcamaların herkes tarafından izlenebilir saydamlıkta olmasıdır, yolsuzluk, talan ve yasasızlıkla mücadelenin başka şekli yoktur. Belediyenin alacağı tüm kararlar Adalılar’ın hepsi için alınmış kararlardır dolayısiyle gerekçeleri, ihaleleri, sonuçları ve sorumlularıyla birlikte saydam, hepimiz tarafında izlenebilir olmalıdır. Belediyenin bu açıklıkta çalışması sağlanmalıdır, bu açıklıkta çalışması için belediye zorlanmalıdır. Böyle bir çalışma şekli Farsakoğlu’nun yasalara bağlı, saydam ve demokratik olmak için dayanacağı en büyük güç olacaktır.

Farsakoğlu bu sözü vermiştir. Demokrasinin temeli kamuyu ilgilendiren her kararın ve uygulamanın kamu tarafından izlenebilir ve denetlenebilir olmasıdır. Adalılar bu çok önemli ilkeyi hayata geçirmek için eskisinden çok daha fazla dikkat ve gayret gösterirlerse hep birlikte demokrasi için örnek bir ilçe olmayı başarabiliriz.

Arif Çağlar


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: