Gönderen: adalarpostasi | 22 Kasım 2013

heybeliada sanatoryumu mu?

Heybeliada Sanatoryumu mu?

$_57-22

kimden: HALUK EYİDOĞAN
kime: adalar.postasi@gmail.com
tarih: 22 Kasım 2013 16:40

Heybeliada’da eski Sanatoryum binalarının bulunduğu 224 dönüm ormanlık arazide yürütülen Özelleştirme idaresi çalışmalarına yönelik 21 Eylül 2013 tarihli yazılarla Başbakan’a 2 adet, Sağlık Bakanı’na 1 adet soru önergelerini ekte gönderiyorum. Bugüne kadar cevap alınamadı.

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan
CHP İstanbul Milletvekili

Sanatoryum TOKI Basbakan 7-32169s

Sanatoryum Basbakan 7-32169s

Sanatoryum saglik bkn 7-32169s

* * *

Heybeliada Sanatoryumu’nun akıbetine dair tarihten bir kaç yaprak…

ADALAR POSTASI-2380/6 (25.2.2010): H. Ada Sanatoryumu’nun katma değeri yüksek 1 yatırım projesiyle değerlendirilmesi için Adalar Bld.&Vakfı 1 arayış toplantısı…

Adalar Belediyesi, 17.2.2010
http://www.adalar.bel.tr/haberler/hbr77.asp

HEYBELİADA SANATORYUMU İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ

30

2005 yılında faaliyetine son verilen Heybeliada Sanatoryumunun binaları ve arazisinin katma değeri yüksek bir yatırım projesi ile değerlendirilmesi için Adalar Belediyesi ve Adalar Vakfı tarafından, T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı işbirliği ile, ilgili bakanlıklardan, çeşitli uzmanlık alanlarından ve Adalar’dan davetli katılımcıların yer aldığı arayış toplantısı düzenlendi.

Adalar’a Heybeliada Sanatoryumu’nu altyapısı ve binaları ile yeniden kazandıracak verimli ve karlı bir yatırım projesinin gerçekleşmesi için birlikte çaba harcamak, Adalar’ın gelecek vizyonu ile çelişmeyen örnek olacak bir tesisin kurulmasını sağlamak amacıyla, 17 Şubat 2010 Çarşamba günü Heybeliada Halki Palas Otel’de düzenlenen toplantı, “Eski Heybeliada Sanatoryumu Hangi Konsept ile Yatırıma Açılmalı” konulu çalıştay için hazırlık toplantısı niteliğindeydi.

13-1

Toplantıya, Adalar Kaymakamı Salih Keser, Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Taha Tosun, Serdar Turaç, Emrah Akar, İlker Öz, Oktay Varlıer, Dr.Murat Yüksel, Ali Öz, Ömer Faruk Berksan, Sevim Çavdarlı, Halim Bulutoğlu, Erol Yazman, Münevver Öztürk, Dursun Özdemir, Kaya Sönmez, Gülşen Erçetin, Ercan Akpolat, Sumru Süslü, Aslı Barışkan, Ali Tokdemir, Yahya Bayrak, Süleyman Durmuş, Teoman Çınar katıldı.

Heybeliada Halki Palas Otelinde gerçekleştirilen toplantı öncesinde Heybeliada Sanatoryumu ve bölge katılımcılar tarafından gezildi ve yerinde incelendi.

* * *

Patronlar Dünyası, 4.3.2011
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Berksan-diyabet-ve-obezite-tedavi-merkezi-kuracak/100414

Berksan, diyabet ve obezite tedavi merkezi kuracak

7731

Hatırlanacağı gibi Ülker, Sabri ve Asım Ülker kardeşlerin öncülüğünde kurulmuştu. Bir süre sonra Asım Ülker’in çocukları Ömer Faruk ve Selçuk Berksan, Ülker’den ayrılarak Kar Şirketler Grubu’nu kurmuştu. 1994 yılına kadar hızlı bir büyüme süreci yaşayan Kar Grubu, o dönemdeki ekonomik krizde ciddi yara almıştı…

2000’li yıllarda zor günleri geride bırakan Kar Grubu, ağırlıklı olarak tarım ve gıdada büyümesini sürdürüyor. Grubun inşaat ve hizmet sektörlerinde de şirketleri var. 16 şirketi çatısı altında bulunduran holdingin Eş Başkanı Ömer Faruk Berksan’ın Adalar aşığı olduğu bilinir. Zaten evi de Heybeliada’da. Ömer Faruk Berksan, bugünlerde farklı bir alana girmek için hazırlıklar yapıyor.

Geçen hafta Berksan’ın da ortakları arasında olduğu “Heybeliada Sağlık Eğitim ve Turizm” unvanlı bir şirket kuruldu. Şirketin yönetim kurulu başkanlığını Berksan üstlenirken, diğer ortaklar arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Temel Yılmaz da yer alıyor. Temel Yılmaz, aynı zamanda Diyabet Vakfı’nın da başkanlığını yürütüyor. Heybeliada Gönüllüleri Derneği de yine ortaklar arasında…

Şirketin nihai yatırımını ne zaman yapacağını öğrenemedik. Ancak Berksan’ın yakın çevresinden aldığımız bilgiye göre, diyabet ve obezite tedavi merkezi kurulacakmış. Merkezin Heybeliada’da olum olmayacağı ise henüz belli değilmiş. 11 ortaklı şirket bu konudaki kararı önümüzdeki haftalarda yapacağı toplantılarda verecekmiş.

* * *

ADALAR POSTASI-2541/1 (6.1.2011): iki imza, bir mühürle yok edilen bir abidenin öyküsü…

From: BAKİ ÇOKNEŞELİ
Subject: Heybeliada sanatoryumu
Date: January 6, 2011 4:55:59 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Bir varmış… Bir yokmuş…
Heybeliada Sanatoryumu…

1.1

Hem Adalarla ilgili kitaplara meraklı bir Adalı, hem de bir hekim olarak sahaftta bulduğum 1957 basımı bir kitap çok ilgimi çekti. Heybeliada Sanatoryumu, Kuruluş ve Gelişimi, 1924-1955 adlı bu kitap, hastahanenin 1924 yılında kurulması için çalışan ve 1925-1955 yılları arasında da başhekimliğini yapmış olan Dr. Tevfik İsmail Gökçe’nin anı-belgesel-tarihçe tarzında yazmış olduğu 474 sayfalık çok nadir bir eser.

Heybeliada sanatoryumu açılana değin Türkiye’de hiç sanatoryum bulunmadığını, hastaların tedavi için yurt dışına gittiğini bu kitaptan öğrendim. Beni en çok etkileyen ise savaştan çıkmış ve yeni kurulmuş Cumhuriyet’in Sağlık bakanı Dr. Refik Saydam’ın, kısıtlı olanaklara rağmen ve henüz birinci yılınını bile doldurmamış olan meclisin tahsis ettiği 50.000 TL’yla 15 Ağustos 1924 tarihinde, bir profesör ve bir uzmanı, sanatoryum kurmak üzere Ada’da görevlendirmiş olmasıdır.

Kitaptan kısa alıntılar yapmak istiyorum:

[…] Bize verilen bina Birinci Dünya Harbi sıralarında Mektebi Harbiye müdürü olan Vehip Bey tarafından Harbiye mektebi talebelerine nekahathane olarak yapılmıştı. İngiliz generali Tawnshend’in esaret yeri olmuş ve daha sonra görülen zaruret üzerine muhacirin idaresine devredilmiştir. […]

Bina uzun müddet muhacir iskan edilmiş olmak itibarile çok harap bir halde idi. […]

Tapusu olmadığı gibi kendine mahsus bir arazisi de yoktu. Hatta yanı başında bir de gazino vardı. Gazinocunun iddiasına göre bu arazi, binanın arsası da dahil olmak üzere, Kudüs manastırına aittir ve kendisi de kirasını oraya yollamaktadır. Bu iddiaların hiçbir esasa istinat etmediği ve senelerce buraların fuzuli olarak işgal edildiği anlaşılınca kendileri derhal çıkarıldılar ve tur yolu hudut olmak üzere, o zaman için kafi bulduğumuz 3850 metre murabbalık yeşil burun kısmı sanatoryum arazisi olarak kabul edildi ve tel örgü ile çevrilerek tahdit edildi. […]

Derhal işe başlanarak iki buçuk ay içinde, mali sene bitmeden, hasta kabul edilecek bir hale getirildi ve Heybeliada sanatoryumu 1924 yılı teşrinisanisinin birinci günü 16 yatak olarak açıldı. […]

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) müşavirlerinden Dr. Donald R. Thomson bilhassa müessesemizin hayranlarındandır. Ve sanatoryumumuzu Dünya Sağlık Teşkilatı’nda ve milletlerarası sahada ileri sürmekte ilk defa müessir olan bir zattır. Aşağıdaki yazısında görüleceği gibi “Burası benim ziyaret edip de hasta olarak yatmak istediğim ilk sanatoryumdur,” diyecek kadar mübalağalı bir şekilde izhar edecek derecede ileri gitmiştir.

“This is the first sanatorium I have seen where I have wished I were a patient
January 3, 1950
Donald R. Thomson
World Health Organization, Alexandria” […]

20

16 Yatakla açılışı yapılan ve 650 yatağa ulaşan, 2005 yılında kapatılıncaya kadar 80 yıl boyunca —bir hastanın ortalama 1 ay yattığı varsayımıyla— en az 600.000 hastaya şifa dağıtan, yüzlerce uzman hekim yetiştiren, binlerce bilimsel yayın yapan bu kuruluş artık yok!

Yeni kurulan bir devletin tüberkülozu, trahomu, sıtmayı, cüzzamı, frengiyi kısa sürede ortadan kaldırması destanlarından yalnızca bir kısa bölümdür Heybeliada Sanatoryumu. Yokluklarla, bin bir zorluklarla var edilen, büyütülen, geliştirilen, sonra da iki imza, bir mühürle yok edilen bir abidenin öyküsüdür.

Devam etmek üzere…

Dr. Baki Çokneşeli,
Büyükada

* * *

ADALAR POSTASI-2558/11 (6.3.2011):

From: BAKİ ÇOKNEŞELİ
Subject: Heybeliada Sanatoryumu
Date: March 1, 2011 12:30:50 AM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Heybeliada Sanatoryumu II…

9.1

Heybeliada Sanatoryumu, Kuruluş ve Gelişimi 1924-1955 kitabının yazarı ve sanatoryumun 1925-1955 yılları arasında başhekimliğini yapmış olan Dr. Tevfik İsmail Gökçe’nin kaleminden;

[…] Heybeliada’da Yeşilburun’da ilk devlet sanatoryumunu tesis etmek üzere kıymetli hocam Prof. Dr. Server Kâmil ve mütehassıs sertabib vekili olarak ben, 1924 yılı Ağustosu’nun 15. günü Heybeli’ye gelerek Harbiye Mektebi müdürü Vehip Bey tarafından talebeler için nekahathane olarak yaptırılan ve çeşitli maksatlarla kullanıldıktan sonra, son olarak muhacirin idaresi elinde bulunan binayı teslim aldık ve işe başladık. […]

9.2

Heybeliada Sanatoryumu aynı senenin 1925 teşrinisanisinin 1.inde 16 yatak olarak açıldı. On ay sonra Server Kâmil Bey ayrıldı ve ben baştabip oldum. Otuz seneyi mütecaviz bir zamandan beri bu vazifedeyim. Bu müddet zarfında sanatoryum inkişaf etti. 650 Yataklık sanatoryum, rehabilitasyon merkezi ve rehabilite edileceklere mahsus yardımcı hemşire mektebini ihtiva eden tesisatı, teçhizatı ve çalışmaları ile modern bir müessese, selahiyetli yabancı mütehassısların ifadesi ile bir enstitü haline geldi. […]

9.3

Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bu hem ilk ve hem de en büyük sanatoryumu birçok gerçekleştirilmesi zor şeyin —on binlerce hasta tedavisi, yüzlerce uzman yetiştirme, yüzlerce uluslararası yayın, binlerce akciğer ameliyatı― yanı sıra bakın ülkemizde ilk olarak daha neler yaptı;

Bulaşıklar:
1946’da B seksiyonundaki hasta paviyonu yapıldığı zamanda da bunun planda görülen yerine (bulaşıkhane) bir bulaşık makinesi konulmuştur. Bu makine, motörü hariç olmak üzere, müessesemiz teknisyeni tarafından imal edilmiştir.

9.5

Çamaşır makinesi ve dezenfeksiyon cihazları da sanatoryum bünyesinde benzer şekilde çözümlendikten sonra bakın günümüzden 70 (yetmiş) yıl önce çöp sorunu için neler yapılmış!…

Çöpler:
Çöpler İstanbul’un her yerinde olduğu gibi, bizim için de bir dert idi. Bir müddet denize attık; adaların çöpleri de denize atıldığı halde bizim çöplerimiz için büyük dedikodu yapıldı. Halbuki biz ücra bir köşeye atıyorduk. Çok zaman denizde görülen bakaya su cereyanlarının getirdiği adaların çöpler idi. Bir müddet çöplerimiz ada çöpçüleri tarafından alınarak, umum meydanında, adanın muayyen mahalline sevk edildi; bu da ne bizi ne de onları tatmin etmedi. Nihayet 1940 senesinde bir çöp fırını yaparak meseleyi esasından hal etmiş olduk; o zamandan beri çöplerimiz, yemek artıkları da dahil olmak üzere, bu fırında yakılmaktadır. Bu fırında yemekler de yakıldığı için duman ve kokulardan mıntıkayı korumak üzere ilk ocaktan çıkacak dumanı yakacak tertibat da vardır. Bu ilhamı bana veren arkadaşım Zühtü Erman’ın Avrupa’da görmüş olduğu bir tertibatı hikâye etmesidir. Bir Macar firmasına ait olan bu fırın getirilmek istenmiş, fakat harp sebebiyle bu imkan görülmediğinden ondaki esas nazarı itibare alınarak kendi teknisyenimiz Kadri Eriş tarafından yapılmıştır. Çok güzel işleyen bu basit fırının krokisi ve fotoğrafı şekil (167-168’de) görülmektedir. Müfrez müesseselere bu fırını bilhassa tavsiye ederim.

9.6

Isıtma:
Sanatoryumda ilk teshin vasıtamız soba idi. Birinci paviyon antresine büyük, üst kat salonuna da ondan daha küçük bir soba, büyük koğuşlara da birer salamandıra sobası kurulmuştu. Soba ile teshinin böyle bir müessese için ne kadar gayrıfenni ve ne kadar sıkıntılı olduğunu tahmin edersiniz. Dört sene bu şekilde bin bir güçlük içinde bu işi idare ettikten sonra bu paviyona kalorifer yaptırmaya muvaffak olduk. Kalorifer kazanları evvelce birinci binaya ilave edildiğini söylediğimiz kısımda, mutfağın altına tesadüf eden bodruma konuldu. Bu sıcak su kaloriferi 2,956 lira 55 kuruşa mal oldu.

9.4

Şimdi soruyorum…

1924 Yılında kurulan, o tarihe dek tüberküloz hastalarına, ne daha önceki Osmanlı İmparatorluğu’nun, ne de yeni kurulan Cumhuriyet’in tedavi edemediği bu zavallılara, ilk kez tedavi imkânı getiren bu kuruluşun, Bir Sait Faik Müzesi, ya da bir Hüseyin Rahmi Müzesi kadar anılmaya, yaşatılmaya hakkı yok mudur?

Dr. Baki Çokneşeli

* * *

ADALAR POSTASI-2694/3 (26.4.2012):

From: DENİZ TOPRAK
Subject: Bu filmi görmüştüm ben…
Date: April 24, 2012 11:48:57 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Bu filmi görmüştüm ben…

4 yıl önce…
http://aslicikk.blogcu.com/sanatoryumun-gelecegi-tehlikede/3715019
Sanatoryumun geleceği tehlikede
…Heybeliada Sanatoryumu’nun geleceği konusunda yazışmalar sürüyor. Kapatılacağı yönündeki iddialar…
Ranta dönüştürülmemeli
Heybeliada Sanatoryumu`nun rant alanı haline getirilmemesi gerektiğine dikkat çeken İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu da, `Manzarası ve konumu ile çok yüksek bir ücretle otele çevirebilirler…

19 Ekim 2009
http://www.gazetegercek.com/heybeliada-sanatoryumu-yangininda-kundaklama-suphesi.html
Heybeliada Sanatoryumu yangınında kundaklama şüphesi
…Türkiye’nin ilk verem hastanesi olan ve uzun süredir kullanılmayan Heybeliada Sanatoryumu, dün akşam saatlerinde çıkan yangında harabeye döndü. Bazı ada sakinleri, yangının kundaklama sonucu çıktığını öne sürdü…

17 Şubat 2010
ADALAR POSTASI-2380/6.3(25.2.2010):
H. Ada Sanatoryumu’nun katma değeri yüksek 1 yatırım projesiyle değerlendirilmesi için Adalar Bld.&Vakfı 1 arayış toplantısı…
http://www.adalar.bel.tr/haberler/hbr77.asp
HEYBELİADA SANATORYUMU İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ
2005 yılında faaliyetine son verilen Heybeliada Sanatoryumunun binaları ve arazisinin katma değeri yüksek bir yatırım projesi ile değerlendirilmesi için Adalar Belediyesi ve Adalar Vakfı tarafından, T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı işbirliği ile, ilgili bakanlıklardan, çeşitli uzmanlık alanlarından ve Adalar’dan davetli katılımcıların yer aldığı arayış toplantısı düzenlendi… Adalar’a Heybeliada Sanatoryumu’nu altyapısı ve binaları ile yeniden kazandıracak verimli ve karlı bir yatırım projesinin gerçekleşmesi için birlikte çaba harcamak, Adalar’ın gelecek vizyonu ile çelişmeyen örnek olacak bir tesisin kurulmasını sağlamak amacıyla, 17 Şubat 2010 Çarşamba günü Heybeliada Halki Palas Otel’de düzenlenen toplantı, “Eski Heybeliada Sanatoryumu Hangi Konsept ile Yatırıma Açılmalı” konulu çalıştay için hazırlık toplantısı niteliğindeydi.
Toplantıya,
Adalar Kaymakamı Salih Keser,
Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu,
Taha Tosun,
Serdar Turaç,
Emrah Akar,
İlker Öz,
Oktay Varlıer,
Dr. Murat Yüksel,
Ali Öz,
Ömer Faruk Berksan,
Sevim Çavdarlı,
Halim Bulutoğlu,
Erol Yazman,
Münevver Öztürk,
Dursun Özdemir,
Kaya Sönmez,
Gülşen Erçetin,
Ercan Akpolat,
Sumru Süslü,
Aslı Barışkan,
Ali Tokdemir,
Yahya Bayrak,
Süleyman Durmuş,
Teoman Çınar,
katıldı…

06 Ocak 2011
ADALAR POSTASI-2541/1(6.1.2011):
From: BAKİ ÇOKNEŞELİ
Subject: Heybeliada sanatoryumu
Date: January 6, 2011 4:55:59 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com
Bir varmış… Bir yokmuş… Heybeliada Sanatoryumu…

04 Mart 2011
ADALAR POSTASI-2558/12(6.3.2011):
Para, 4.3.2011
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Berksan-diyabet-ve-obezite-tedavi-merkezi-kuracak/100414

Berksan, diyabet ve obezite tedavi merkezi kuracak
Geçen hafta
Berksan’ın da ortakları arasında olduğu “Heybeliada Sağlık Eğitim ve Turizm” unvanlı bir şirket kuruldu. Şirketin yönetim kurulu başkanlığını Berksan üstlenirken, diğer ortaklar arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Temel Yılmaz da yer alıyor. Temel Yılmaz, aynı zamanda Diyabet Vakfı’nın da başkanlığını yürütüyor. Heybeliada Gönüllüleri Derneği de yine ortaklar arasında…
…Şirketin nihai yatırımını ne zaman yapacağını öğrenemedik. Ancak Berksan’ın yakın çevresinden aldığımız bilgiye göre, diyabet ve obezite tedavi merkezi kurulacakmış…

06 Mart 2011
ADALAR POSTASI-2558/11 (6.3.2011):
Şimdi soruyorum…
…1924 Yılında kurulan, o tarihe dek tüberküloz hastalarına, ne daha önceki Osmanlı İmparatorluğu’nun, ne de yeni kurulan Cumhuriyet’in tedavi edemediği bu zavallılara, ilk kez tedavi imkanı getiren bu kuruluşun, Bir Sait Faik müzesi, ya da bir Hüseyin Rahmi müzesi kadar anılmaya, yaşatılmaya hakkı yok mudur?
Dr. Baki Çokneşeli

21 Kasım 2011
ADALAR POSTASI-2623 (23.11.2011):
1/5000 Ölçekli Adalar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’na Şehir Plancıları Odası’nın da itirazı var!
Tarih: 21.11.2011
Sayı: 2011/872

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRE BAŞKANLIĞI
Şehir Planlama Müdürlüğü’ne,
…Plan raporunda Heybeliada’da belirlenen Sağlık Parkı için “…Heybeliada, doğal ve iklimsel özellikler ile bu alanda sağlık hizmetlerinin verilmesi için potansiyel taşımaktadır. Bu özelliklerinden dolayı Heybeliada’da bir sanatoryum açılmış ve yıllarca faaliyet göstermiştir. Şu anda atıl durumda bulunan bu yapı stoğu kullanılarak, Sağlık Park teması altında, sağlık hizmetine ayrılmış, tedavi sonrası nekahat dönemi gerektiren, kentsel, bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçekte hizmet verecek uzmanlık hastaneleri (spor, göz, kalp, estetik vb.) önerilmektedir. Bu alanlarda, tedavi sonrası hizmet verecek konaklama tesisleri ile sağlık parkının ihtiyaç duyacağı sosyal-teknik donatılar ve yeşil alanlar ayrılacaktır. Adanın güneyinde yer alan Sağlık Parkı için önerilen toplam alan 2,44 hektar büyüklüğe sahiptir,” denilmektedir. Plan notlarında ise “…Bu alanlarda mevcut yapı stoku kullanılacak, yeni yapılaşmaya izin verilmeyecektir,” şeklinde yapılaşma koşulları belirlenmektedir. Sağlık Park Alanı incelendiğinde yapılar arasında kalan büyük yeşil alanların park olarak belirlenmediği tespit edilmektedir. Belirtilen tematik park alanı için kamusal ve özel ayrımı da yapılmamıştır. Bu noktada belirlenen tema Heybeliada’nın sağlık turizmi yönünde gelişimini amaç edindiği göz önüne alındığında, önümüzdeki süreçte orman alanlarının tahsisinin gündeme gelebileceği ve dolayısıyla bu alanların kamusal ortak kullanımdan çıkarılabileceği öngörülmektedir.

Ve bugün, 2012…
HEYBELİADA SANATORYUMU ÖNÜNDEKİ YÜZLERCE ÇAM AĞACI GÖZ GÖRE GÖRE KURU(TULU)YOR…

Nedense tam da Sanatoryum önündeki ağaçlar hızla yok oluyor.

Bu tesadüfler silsilesi içerisinden yine iğrenç oyunlar çıkmaz umarım.

Umarım ki bu yok oluşun sebebi, rantçı sülüklerin var oluşu değildir.

Ve yine umarım ki; SEFEROĞLU örneği gibi, yüzlerce ağacın yok oluşunu pişkinlikle seyreden utanmaz sorumsuzlar, SANATORYUM için de aynı pisliği Adalar’da sergilemeyi düşünmezler.

Eğer bir oyun varsa, çoktan başlamış. Ama henüz bitmedi. Bitmemeli…

AĞAÇLAR YOK EDİLEBİLİRSE, SANATORYUM TİCARETHANE OLACAK.

TIPKI YOK OLAN AĞAÇLARDAN SONRA SEFEROĞLU’NDA OLDUĞU GİBİ…

* * *

ve DERKEN

“TOKİ’NİN de GÖZÜ

HEYBELİADA SANATORYUMU’NDA”yMIŞ!…

4 Eylül 2013

Tarih: 03 09 2013 14:34 (GMT+02:00)
Konu: TOKİ’NİN GÖZÜ ŞİMDİ DE HEYBELİADA SANATORYUMU’NDA!

Değerli Basın Mensupları,

Merhaba.

İstanbul’u bitiren TOKİ ve Özelleştirme İdaresi’nin gözü şimdi de eski Heybeliada Sanatoryumu’nun arazisinde.
224 dönüm arazi ve içerisindeki Eski Sanatoryum Hastanesi tesislerinin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına engel olmak için, 4 Eylül Salı günü, Saat 15.00’de, Heybeliada’da, Halki Palas Oteli’nde konunun taraflarının katılımı ile düzenlenecek toplantıya katılımınızı ve ilginizi rica ediyoruz.

Yasemin Arpa
Adalar Belediyesi Basın Danışmanı
0532 487 52 00
0216 382 33 82

BİLGİ NOTU:

”İstanbul Adalar İlçesi ilgili kurum ve kurullar tarafından Kentsel Sit ve Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Bu adalardan Heybeliada’daki “Heybeliada Sanatoryumu” yıllarca Ülkemize önemli hizmetler vermiş ve daha sonra kapanmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 1984 yılından beri yapılan bir çok karar ve yazışmalara ve 04.11.2009 tarih ve 2121 sayılı kararına istinaden Heybeliada’da yerinde incelemeler yaptırmış ve Heybeliada 3 pafta, 105 ada, 1 parselde gösterilen Sanatoryum binalarının ve itfaiye binasının II. Grup eser olarak tescil edilmesini ve binaların restitüsyon ve restorasyon projelerinin yapılmasını ve ayrıca parseldeki tüm ağaçların durumu da dahil bir rapor düzenlenmesini 18.11.2009 tarihinde 2148 sayı ile karar altına almış ve Adalar Belediyesine ve diğer ilgili makamlara tebliğ etmiştir.

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Adalar Belediyesine 24.05.2013 tarih ve 4561 sayılı bir yazı göndermiş ve Sanatoryum ve çevresinin imar durumu hakkında bilgiler istemiştir. Söz konusu yazıda, 2009 da adı geçen ve 61.8 dönüm alanı olan 105 ada, 1 nolu parsele ek olarak, 113 ada da 136.7 dönüm, 112 ada da 6.83 dönüm, 101 ada da 18.24 dönüm olmak üzere ortalamada toplam 224 dönüm arazi ve içerisindeki Eski Sanatoryum Hastanesi tesislerinin özelleştirme kapsam ve programına alınması amacıyla Adalar Belediyesinden ilgili her türlü bilgi, belge ve haritaları istenmiştir. Adalarda yaşayan halkın ve çeşitli STK üyelerinin bu konu ile ilgili gelişmeler hakkında bilgilendirilmesi ve durum değerlendirmesinin yapılabilmesi amacıyla 4 Eylül 2013 tarihinde, Saat 15.00 de, Heybeliada’da, Halki Palas Oteli’nde konunun taraflarının katılımı ile bir toplantı düzenlenecek.

Saygılarımızla

Ömer Faruk BERKSAN (fberksan@kar.com.tr – 0532.212 2989)

Heybeliada Gönüllüleri Derneği Başkanı

Aslı YALAP
Heybeliada Muhtarı

* * *

memleketimizde bu kadar muntazam, bu derece mükemmel bir verem sanatoryumu varken…

ADALAR POSTASI-2728 (4.9.2013): memleketimizde bu kadar muntazam, bu derece mükemmel bir verem sanatoryumu varken…

kimden: SAFVET ÖZDİL
kime: adalar.postasi@gmail.com
tarih: 4 Eylül 2013 13:34

Bu dergideki yazıyı tesadüfen babamın dergilerini karıştırırken bulmuştum.

Niyazi Acun, “Veremin Kat’î Tedavi Çaresi, Tabiata Dönmektir”, Yarım Ay 62 (1.9.1937)8-9.

yarimaykapak

 sanatoryum1

sanatoryum2


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: