Gönderen: adalarpostasi | 16 Kasım 2013

YASSIADA’nın ADINI DEĞİŞTİRMİŞLER!…

kimden: ARİF ÇAĞLAR
kime: adalar.postasi@gmail.com
tarih: 16 Kasım 2013 16:21
konu: Yassıada’nın adını değiştirmişler…

YASSIADA’nın ADINI DEĞİŞTİRMİŞLER!…

995201_667902399901167_1451741301_n

Fotoğraf: Selah Özakın, “Adalar Forumu”, Yassıada (21.7.2013).

İstanbul İl Genel Meclisi’nde oybirliğiyle Yassıada’nın adını değiştirmişler. Oybirliğiyle, yani CHP’li üyelerin de oluruyla. Bu tezgah AKP hükümetinin siyasetini aklamanın ve bir deliliğin beş çılgın projesinden birini desteklemenin parçasıdır. Demek ki CHP’li meclis üyeleri de bu siyaseti savunanların arasında. Elbette yapılan oylamada “oybirliğini” sağlayan diğer parti ve meclis üyeleri de buna dahil ama CHP’nin özel bir yeri var çünkü Adalar İlçesi belediye yönetiminde CHP iktidar. Üstelik sadece bu da değil, CHP’li Adalar İlçesi belediye yönetimi bundan 4 ay önce Yassıada ve Sivriada’nın geniş çapta imara açılmasını da içeren bu beş çılgın projeden birine topyekün karşı çıkmış, AKP’nin ve AKP yönetimindeki İBB’nin planlarına karşı Adalılar’ı toplayıp motorlarla bu iki adaya götürüp düzenlediği toplantıda bu planlara muhalif olduğunu, bu planlara karşı mücadele edeceğini, itiraz edeceğini, dava açacağını söylemişti. Bir tuhaf çelişki mi, bir aldatmaca mı?

Bir sürü aldatmaca

CHP’li Adalar belediyesinin düzenlediği bu itiraz gezisine Adalılar geniş çapta katıldı. Yassıada’da yapılan toplantı geniş bir kitlenin Adalar İlçesi’nde yapılmak istenen değişikliğe karşı olduğunu gösteriyordu. AKP taraftarları ve destekleyicileri zaten gelmemişti, toplantının yapıldığı eski spor salonunda bir süre önce demokrasi sahtekârlarının düzenlediği motor gezisinde duvarlara yazdığı AKP’yi ve bu partinin siyasi geçmişte kendisine öncü örnek olarak seçtiği DP’yi öven sloganlar vardı.

Belediye’nin düzenlediği toplantıda konuşmacı olarak çağrılanlardan biri, bir üniversite üyesi Adalar’ın tematik tasnifinden bahsediyor, bu saçmalığı ortaya atan ve kurul kararlarıyla geçerli hale getiren grupta olduğunu söylemekte sakınca görmüyor, yine bir İBB yetkilisi aynı grubun içinde olduğunu övünerek anlatıyordu. Bir başka üniversitenin üyesi İBB’nin ve koruma kurulunun iki adanın “tarihi sit” konumundan çıkarılmasının bir skandal olduğunu söylerken aynı kurul kararının altında kendisini konuşmacı olarak davet eden Adalar Belediyesi’nin imzasının da olduğunu unutuyordu.

Ama bu imzayı unutan sadece o değildi. CHP milletvekili Haluk Eyidoğan 8 Ekim 2013’de TBMM’de CHP adına yaptığı ve AKP’nin (ve dolayısıyla İBB’nin ve kısmen de koruma kurulunun) Adalar’la ilgili yanlış karar ve politikalarını haklı olarak eleştirdiği konuşmada da bu konuyu unutmuştu:

“Değerli milletvekilleri, Adalar, 1973 yılından bu yana tarihî ve doğal ve arkeolojik nitelikleriyle tescil edilmiş sit alanıdır. 10 Ekim 2012’de 1 Numaralı Koruma Bölge Komisyonu Yassıada ve Sivriada’yı “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak belirlemiş, 8 Kasım 2012’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bunu onaylamış, 16 Kasım 2012’de 5 Numaralı Koruma Kurulu, Yassıada için ucube bir karar vermiş, tarihî sit özelliğini bir kerede kaldırmıştır.

Kimseye sormadan yapmıştır. Bakanlık, kendisinin 19 Temmuz 2012’de çıkardığı yönetmeliğin öngördüğü araştırma ve incelemeleri bile yapmadan, aceleyle, uydurma gerekçelerle, anlaşılmaz cümlelerle bu tarihî sit alanını kaldırma kararını almış ve uygulamaya yönelmiştir. Bu, kifayetsiz bir marifettir.”

Bu alıntının bulunduğu konuşma metninin tamamı Haluk Eyidoğan tarafından Adalılara dağıtılmış, ADALAR POSTASI’nda da yayımlanmıştır.
[ADALAR POSTASI-2732 (17.10.2013): adalarımıza gelirken kötü emellerinizi başka yerde bırakınız!…]

İşte bu “kifayetsiz marifet”in altında ne yazık ki CHP’li Adalar Belediyesi’nin de imzası vardır. Belki de Adalar Belediyesi bu imzayı attıktan 6 ay sonra nedamet getirmiş ve bundan 4 ay önce Yassıada ve Sivriada kararlarına karşı bu motor gezintili toplantıyı düzenlemiştir. Öyleyse şimdi karşı çıktığı bu kararı daha önce niye desteklemişti? Bilmiyoruz, çünkü belediyenin bu konuda bir açıklaması yok. Benzer şekilde kendi partisinin yönettiği Adalar Belediyesi’nin karşı çıktığı bir projeye CHP’li İstanbul İl Genel Meclisi üyeleri şimdi nasıl oy veriyor? Bilmiyoruz, bu konuda da bir açıklama yok. Halka karşı sorumluluğu olan ve bu nedenle de karar ve eylemlerinde saydam olması gereken bir siyasi partinin, bir meclisin, bir meclis üyesinin, bir belediyenin yapmaması gereken şeyler bunlar.

Yassıada’daki toplantıda dinleyiciler arasında Adalar Belediyesi’ni destekleyen bir STK başkanı Yassıada’nın konumunu Güney Afrika’da Nelson Mandela’nın hapsedilmiş olduğu Robben adasına benzeterek Yassıda’ya da pekâlâ siyaset turizmi yapılabileceğini savunuyordu. Nelson Mandela kim, Adnan Menderes ve kafadarları kim? Mandela Güney Afrika Cumhuriyeti’nde ırkçılağa, ırk ayrımına karşı mücadele etmiş bir siyasetçi; Adnan Menderes ve hempaları hükümet eliyle 6-7 Eylül olaylarını çıkaran, İstanbul’u yağmalatan, İstanbullu Rumlara karşı tedhiş hareketlerini hazırlayan, ardından da düzmece mahkemeler kurarak olayları “komünistler”in üzerine yıkmaya çalışan siyaset dolandırıcıları. AP’den başlayarak AKP’ye kadar din istismarı politikacılarının kendilerine örnek ve kahraman olarak aldıkları bu DP’nin, Kore savaşında ABD çıkarları için Türk askerini kırdırmak, her mahallede bir milyoner yaratma propagandasıyla halkı aldatmak, Vatan Cephesi adı altında halkı birbirine düşman etmek, eğitimi ve devleti dindarlaştırmak gibi türlü kirli siyaseti yanında bir de bunların üstüne şenlik olarak mecliste sandalye çoğunluğuyla ülkeyi diktayla yönetirken kendilerine “demokrat” demek gibi bir özelliği de vardı.

Aldatmacanın en büyüğüyse yasaları, demokrasiyi, özgürlükleri ve eşitliği (özellikle kadın-erkek eşitliğini) hiçe sayan DP ve devamı siyasi partiler ve nihayet umarız sonuncusu AKP’nin demokrasi ve özgürlük adı altında bunların tam tersi olan (kendine “ak” diyen ama “kara” olan sıfatı gibi) bir özgürlük ve demokrasi aldatmacasını dayatıyor olması. Bu zokayı bayılarak yutmuş bazılarının kendilerini “liberal” ve “sol” satarak on yıldır medyada oynadığı traji-komik tiyatrodan söz etmeye hiç gerek yok.

Çok somut bir şekilde Yassıada’nın adının değiştirilmesi kararına oy verenler de şimdi bu aldatmacanın yürütücüleri arasına katılmış oluyor. Bunlar aynı oyunu AKP’yle birlikte Taksim şehir planlarının oylanması ve onaylanmasında da oynamışlardı. Galata Port, Haliç Port ve benzerlerinde de oynuyorlar. (Henüz akıllarına gelmedi ama AKP’yi oylarıyla destekleyen ve siyasi tarihi AKP aldatmacasına karşı savunamayan bu CHP’liler bulundukları çıkmazdan belki de yeri gelince “biz onların değil bizim kastettiğimiz özgürlük ve demokrasiyi savunduğumuz için bu adaların adının bu şekilde değiştirilmesine oy verdik” kurnazlığını göstererek sıyrılmaya çalışacaktır. Konu politikacı kurnazlığı olunca bunlardan herşey beklenir.)

Toplantıda bir başka STK başkanı Yassıada’daki bu yapıların böyle doğaya bırakılmış ve hırpalanmış halinin restore edilmesinden çok daha iyi olacağını ileri sürmüştü. Bu iddianın haklı olduğu kısım belediyelerin neyi korumaya, restore etmeye kalksa bozduğuydu. Ama bu iki ada üzerindeki sefaletin savunulacak bir hali de yok. Bu iki adada ne yapılması gerektiği konusunda Adalar İlçesi ve İstanbul halkını dışlayarak ve üstelik demokrasi ve özgürlük gibi kendi naturalarında hiç bulunmayan sözcükleri kullanarak anı, hatıra, müze, sembolik anıt yapmaya kalkan militan bir azgınlığın karar vermeye hiç hakkı olamaz. Bunların başındaki birisinin Adalılar’a “siz kim oluyorsunuz?” diye kabadayılanmasına Heybeliada Forumu çok yerinde ve doğru bir yanıt vermiştir. (Bu yanıt da Adalılar’a dağıtılmış, ADALAR POSTASI’nda da yayımlanmıştır.)
[Adalar Postasi bir bağlantı paylaştı, (20 Eylül): Heybeliada Forumu, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bize sormuş: ‘Sen kimsin ya?'”, soL (19.9.2013).]

AKP hükümetinin, İBB’nin ve Koruma Kurulu’nun kararlarına itiraz Adalar Belediyesi Yassıada ve Sivirada hakkında alınan kararlara karşı çıkacağını ilan etti ve İstanbul Şehir Plancıları Odası’yla birlikte hazırladığı itiraz dilekçesini de açıkladı. İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği (İAKTVKD) de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiği bir dilekçeyle bu kararlara itiraz etti ve dilekçesini Adalılar’la paylaştı. Adalar’daki forumlardan çok sayıda özel kişi de benzer dilekçelerle itiraz etti. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Adalar ilçesi de benzer şekilde itiraz dilekçesi verdi ve idare mahkemesinde dava açtı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin açtığı dava henüz sonuçlanmadı, sürüyor. “İstanbul için beş çılgın proje” adı altında tezgahlanan çılgınlıktan biri olan Yassıada ve Sivriada “projelerini”ne başka kişiler, dernekler ve siyasi partiler de dilekçe vererek ya da dava açarak itiraz etmiş olabilir. Ben sadece bildiklerimden söz edebiliyorum.

Şimdi öğreniyoruz ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yassıada’yla ilgili yapılan itirazlar arasından sadece Adalar Belediyesi’nin itirazını dikkate almış ve cevap vermiş, geriye kalan itirazların hiçbirini ciddiye almamış, itirazlara cevap dahi vermiyor yani zorba devlet refleksini sürdürerek yurttaşı hiçe sayıyor.

Adalar Belediyesi’nin itirazını dikkate almış gibi görünerek planda değişiklik yaptığını iddia eden AKP’li İBB ve “halkın istediği oldu, planlar değiştirildi” izlenimi yaratmaya çalışan AKP savunucusu medyaysa ikinci bir aldatmacayı sergiliyor: itiraz edilen eski planlarda Yassıada’nın sınırlı yüzölçümü üzerinden %65 alana inşaat izni veriliyordu. Şimdi askıya çıkan yeni planlarda “işte istediğiniz değişikliği yaptık, inşaata açılan alanı küçülttük” aldatmacasıyla zaten inşaat olanağı olmayan arazi de hesaplara katılmış, inşaata açılan yüzde azaltılmış gibi gösterilerek adanın tümünün (yani zaten inşaat yapılması olanaksız kayalık arazi v.b. üzerinden) %30 alanının inşaata açılmasına izin veriliyor. Halkı kendisi gibi cahil sanarak bu zokayı da yutacağını sananlar var demek ki ama bunu yutanlar ve yutturanlar çıkacaktır muhakkak.

CHP aldatmacası

CHP yönetimindeki Adalar Belediyesi Yassıada ve Sivriada konusunda Adalar İlçesi halkını itiraz etmeleri için uyarmıştı ancak itirazda bulunan Adalılar’a bakanlığın cevap vermeyeceğini ve sadece belediyeye cevap verildiği bilgisini Adalılar’a bildirmiyor. Geçen hafta Pazartesi 4.11.2013 günü planlama işlerinden sorumlu Sumru Süslü bu mektuptan bana sadece sözlü olarak bahsetti. Oysa Adalar Belediyesi’nin kendisine gelen böyle bir resmi cevabı palanlara itiraz için harekete geçirdiği Adalılar’a ilan etmesi kamu yönetiminde saydamlık ilkesi gereğidir.

Üstelik CHP kendi partisinin yönetimindeki bir belediyenin itirazına rağmen İstanbul İl Genel Meclisi’nde Yassıada’nın adının değişmesini onaylıyor, bunun bir demokrasi ve özgürlük aldatmacası olduğunu, AKP’nin itiraz edilen planlarının uygulaması olduğunu bilerek. Kısacası CHP meclis üyeleri kendi partilerinin yönetimindeki belediyenin itirazını desteklemiyor, AKP’yle birlikte onun planına oy veriyor.

Ve şimdi 15 Kasım 2013 tarihli bir haberde Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu da haklı olarak iki adanın yapılaşma planında yapılan değişikliğin sadece bir göz boyaması olduğunu söylediğini öğreniyoruz:

“Yassıada’da %30 Sivriada’da %20’ye indiriyor yapılaşmayı ama bu biraz da bağışlayın tabirimi hoş bir şey değil. Kamu yönetimi açısından hileli bir yöntem kullanılmış. Bu defa tamamen araziye entegre etmişler. Biraz daha belki ciddi bir çalışma yapılıyor gibi görüntüsü var ama sonuçta bu doğru bir yaklaşım, doğru bir anlayış değil.”

Farsakoğlu yine haklı olarak Yassıada’nın adının değiştirilmesine de şu doğru tezle karşı çıkıyor: “isim değişikliği yalnızca teknik bir konu değil, bunun kültürel, sosyal ve demokratik bir yönü de var.”

İşin tuhaf tarafı CHP’li üyelerin oyuyla yapılan bu değişiklikten ilçenin belediye başkanının da haberi yokmuş, olayı basından öğrendiğini söylüyor:

“Ne belediyesi, ne sivil toplum kuruluşları ne de adalar halkının hiçbir bilgisi ve haberi olmadan bir baktık basında İl Genel Meclisi’nde oy birliğiyle alınan bir karar ile Milli İrade Kurulu’nda daha önce alınmış karar İl Genel Meclisi’ne geliyor “Yassıada’nın adı Özgürlük ve Demokrasi Adası diye değiştirildi” gibi bir ifade kullanılıyor. […] Adı Demokrasi ve Özgürlük Adası ama ne özgürlükle ne demokrasiyle, demokrasi anlayışıyla bağdaşan bir durum olabilir mi?”

Belediye Başkanı Farsakoğlu’yla yapılan bu röportajın tamamı için şu adrese bakılabilir: [Haber Ahval (14.11.2013).]

Böyle bir çelişki CHP’nin muhalifmiş gibi görünerek AKP’nin planlarını paylaştığını gösteriyor. Tıpkı Adalar Belediyesi’nin Yassıada’nın “tarihi sit” konumundan çıkarılması kararını imzalayıp 6 ay sonra itiraz ediyor olması gibi.

Öte yandan Adalar’da isim değişiklikleri yeni bir konu değil. Bundan 2 yıl kadar önce Adalar’da birçok sokak adı değiştirildi. Bu konuda Ada halkına haber verilmedi ve değişiklikler yine İstanbul İl Meclisi’nden oybirliğiyle yani CHP oylarıyla geçirildi. İAKTVKD, Adalar Belediyesi’ne sokak adlarının değiştirilmesiyle ilgili gerekçeyi ve yapılan değişikliğin listesini göndermesini istemişti. Adalar Belediyesi bu dilekçeye bugüne kadar cevap vermedi.

Sonuç

Adalar İlçesi’nin CHP’li belediye yönetimi ve İstanbul İl Genel Meclisi’ndeki AKP planlarına oy veren CHP’li üyeler, Yassıada ve Sivriada konusunda muhalif gibi görünüp AKP iktidarıyla birlikte hareket ederek Adalıları aldatmıştır.

Not: İstanbul İl Genel Meclisi partilere göre şu sayıda üyeden oluşmaktadır: AKP (164), CHP (116), DSP (2), MHP (1), SP (1)


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: