Gönderen: adalarpostasi | 02 Nisan 2013

ADALAR POSTASI-2711: ada yolları taştan!…

ada yolları taştan!…

ADALAR POSTASI (Facebook, 1.4.2013): ada yolları taştan!…

64205_568984699792938_1294944286_n

544417_568984799792928_930005613_n

532019_568984879792920_852320139_n

528202_568984943126247_225236946_n

(Büyük)Ada Yolları Taştan, 29.3.2013. )O(

* * *

kimden: KORHAN GÜMÜŞ
kime: ADALAR POSTASI <adalar.postasi@gmail.com>
tarih: 2 Nisan 2013 23:05
konu: Re: ADALAR POSTASI-2706: adalar’ın kıymeti kıyameti mi? ve/ya adalar’ın kıyameti mi kıymetli? –> http://wp.me/s2Emvm-2706

Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu’na açık çağrı:

Büyükada’da yapılan kamusal alan uygulamalarının gözden geçirilmesini talep ediyoruz.

Bilindiği gibi “şehir mobilyaları” adı verilen yer kaplamaları, donatılar ve ilgili kentsel tasarımlar kamusal alanları biçimlendiren, yönlendiren en önemli altyapı konularından biridir. Ancak bunların, caddelerin, sokakların, meydanların tasarlanması bazı durumlarda belediyeler tarafından kozmetik bir operasyon gibi algılandığı gözlemlenir.

Eğer sistemli bir yaklaşım olmaz ise, yapılan uygulamalarda bazen proje yönetimi hizmetleri ihmal edilebilir. İş basit bir uygulama işi, malzeme seçimi gibi algılanır. Oysa kamusal alanlar yapılı çevrenin en önemli alanlarıdır. Belediyelerin bu alanları yaklaşım biçimi, proje yönetiminde kullandıkları yöntemler gelişmeleri yönlendirici niteliktedir ve iyi yönetimin de bir göstergesidir.

Bu alanlarda çağdaş yerel yönetimler genellikle “Alan Yönetimi” adı verilen bütünlüklü yaklaşımların somut bir uygulama alanı olarak görürler ve bu nedenle tarihsel çevrenin niteliğini dikkate alarak, tasarım rehberleri hazırlanması, lokal uygulamaların tasarım niteliğinin mekanın değerini ortaya çıkaracak bir biçimde geliştirilmesi, ürün ve malzeme seçimi gibi konularda aynı sistemli yaklaşımları sergilerler.

Tasarımcılarla alternatifleri geliştirir, uygulamaya geçmeden önce bunları halkla şeffaf bir şekilde tartışır, geçici değil, sürdürülebilir bir yaklaşım olarak (süreklilik taşıyacak bir biçimde) uygularlar. Aynı zamanda zaman içinde ve uygulamada tasarım desteği sürekli kılınır ve rehber/kılavuz, tasarım gözden geçirilir.

Çünkü kamusal alanlar yerleşim alanlarına nitelik kazandıran, hatta çoğu zaman tarihsel çevreyle ilişki açısından yapılardan daha fazla önem taşıyan nitelikler taşırlar. Bu alanların iyi tasarlanması, mimari niteliklerinin geliştirilmesi, kültürel miras unsuru taşıyan yapılaşmış çevre, kıyı, deniz, yeşil alanlar ile ilişkisinin iyi düşünülmesi gerekir. Yoksa uygulamalar kalıcı olamaz, kaynaklar boş yere tüketilmiş olur, mekan değer kaybeder.

Bu yüzden belediye başkanlarının kamusal alanlardaki proje yönetiminde tasarım hizmetlerinin niteliğini geliştirecek yöntemlerle hareket etmeleri, bu işi bir süsleme ya da bir özel bir mekana mobilya satın alır gibi gerçekleştirmemeleri gerekir.

Büyükada gibi bir yerde kamusal alanların elden geçirilmesinde yerel yönetimin sistemli bir şekilde hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Son zamanlarda Büyükada’daki bazıc addelerin beton küp taşlarla kaplatılmaya başlandığını gözlemliyoruz.

Bu amaçla çarşı içinde ve sahilde asfalt söküldü ve yerine süslemeli kaplamalar yerleştirilmeye başlandı.

Belediye Başkanı bu uygulamanın projelerinin çeşitli üniversiteler tarafından yapıldığını söylüyor. Ancak proje sorumluları uygulama aşamasında süreci izlemediği gibi, kimler oldukları da bilinmiyor.

Belediye Başkanı’nın Lunapark meydanı, limandaki kooperatifin yeri hakkında söyledikleri bu güzelleştirmeci anlayışın ve gidişin devam edeceğini gösteriyor.

Sahildeki küçük koylar ve deniz kıyı ilişkisi yok oluyor. Mülellifi belli olmayan, tasarım kılavuzu bulunmayan, kentsel tasarım ölçeğinde alternatifleri tartışılmamış, geliştirilmemiş caddeleri, meydanları, kıyıları süsleme uygulaması devam ediyor.

Yakında sıra Liman’a, Aya Yorgi’ye, Lunapark’a gelecek ve Büyükada bu derme çatma uygulamadan zarar görecek. Lunapark meydanı, Liman, Aya Yorgi özellikli yerler. Bunlar için tasarım rehberi olmadan ve müellifi belli olmayan kentsel tasarım projeler yapılması son derece sakıncalı olduğunu düşünüyoruz.

Büyükada gibi bir yerde bu müdahalenin bir yöntemle yapılması gerekir.

Yapılan uygulamanın bir tasarım kılavuzu/rehberi yok. Malzeme ve ürünlerle ilgili projeleri, sistem detayları bulunmuyor.

Çeşitli lokasyonlar, örneğin kıyı şeridi, koylar, denizle ve yeşil alanla ilişkileri için bir mekanın değerini en asgari ölçekte bile olsa, anlayan, değerlendiren, yorumlayan mimarlık/kentsel tasarım projeleri geliştirilmiş değil. Bu kapsamdaki bir işin böyle bir yöntemle yapılmasını doğru bulmuyoruz.

Projelerin profesyonel kalitede, şeffaflık içinde ve sürdürülebilir bir biçimde geliştirilmediğini gözlemliyoruz.

Sahilde yapılan derme çatma uygulama ile kaynaklar boş yere tüketilmiş oldu. (Örneğin sahildeki restoranların tek tip olması gerekli mi? Kaplama malzemesi uygun mu? Süslü siyah bantlarla yapılması gerekli mi? Aya Yorgi gibi özellikli bir yerde örneğin Büyükada’ya özgü bir taşla ve yalın bir biçimde neden bir uygulama yapılmasın? Oturma bankları, deniz kenarındaki parmaklıklar, yer döşemeleri, aydınlatma elemanları, çöp kovaları…bütün bunlar bir tasarım kılavuzu, mimari proje olmadan -Büyükada gibi bir yerde- yapılabilir mi?)

Biz aşağıda imzası olanlar saydığımız nedenlerle bir açıklama yapmanın elzem hale geldiğini ve yapılan çalışmanın geçmişteki derme çatma uygulamalar gibi tarihsel çevre-kamusal alan ilişkisine zarar verdiğini düşünüyoruz.

Bu amaçla Sayın Belediye Başkanı’nın Büyükada’da başlattığı tasarım rehberi ve proje müellifi olmayan uygulamayı bir an önce gözden geçirmesini istiyoruz.

Kendisine gönüllü destek vermeye hazırız:

Alternatifler sergilenerek, tasarım rehberi çalışması ve lokal projeler kapsamında ve müellifi belli olacak şekilde, bir proje yönetimi süreci için kendisine gönüllü olarak destek vermeye hazır olduğumuzu bildirmek istiyoruz.

Korhan Gümüş

* * *

ADALAR POSTASI-2579/2 (23.4.2011): her yağmur sonrasında yollarımız mis gibi lavanta çiçeği, yaban nanesi, adaçayı ve ıtır kokardı…
/

From: VİKTOR ALBUKREK
Subject: Adamızın toprağı
Date: April 22, 2011 10:04:17 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Viktor Albukrek’in 1931-1961 Büyükadası’ndan…

[…]

Adamızın toprağı…

1.2

[…]

  • Ana yolların yalınız orta şeridi bir at arabası genişliği kadar asfaltlıydı ve bu lüks yol, bir silindir makinesiyle ezilmiş toprak üzerine fırçayla sürülen sıcak katran ve üzerine serpilen kumdan ibaretti. Yolun iki tarafı ise toprak kalırdı. Bu kırmızı toprağın demir oksitli çamur lekesi, kumaştan zor çıkardı.

DSC03545Büyükada Kanarya Sokak’ta eski kaldırım döşemesi, 200?. )O(

  • Tüm kaldırımlar ise, adamızın meşhur demir oksitli taşından, Arnavut kaldırımı şeklinde örülürdü. Döşenmiş taş aralarında kalan toprakta ve asfalt yolun iki yandaki geniş toprak yol şeritlerinde biriken at ve eşek gübresi sayesinde, envai türlü bitki, kök salardı. Her yağmur sonrasında yollarımız mis gibi lavanta çiçeği, yaban nanesi, adaçayı ve ıtır kokardı. Sayfiyede olmanın hazzıyla bu güzel kokuları daha iyi teneffüs edebilmek için biz çocuklar, merkepler gibi “iha, iha,” diyerek, asfaltın dışındaki bakir toprak yollarında, ayakkabılarımızın ucunu batırarak yürür, toz bulutu yaratırdık. Toprakla yaşar, topraktan zevk alır, toprak kokardık.

[…]

1.1

  • Evlerine yürüyerek gitmek istemeyen yorgun ‘çorbacı’ların, faytondan daha ucuz olan eşek sırtında yolculuk etme imkânları da vardı. Hatta ertesi sabah vapura gitmek için evinden alınacak müşterisine randevu veren eşekçiler vardı. Akıllı olan merkepler, orta şeritteki asfaltta kaymamak ve güneşten kaçınmak ve de bilhassa kaldırım kenarında biriken gübreli funda toprağında biten otların cazibesine kapıldıkları için, katranlı şeridin dışındaki toprak yollara basarak gitmekten hoşlanırdı. İşte o zaman, sırtında taşıdığı yolcunun kafası, çok kere kaldırım kenarında bulunan ağacın dalına kütlerdi. Hayvan hiç umursamadan, hatta yükünden hınç almışçasına, keyifle zıplayarak boynundaki mavi nazar boncukları arasında serpiştirilen küçük çanların “çin-çiç-çin,” sesi ve nallarının “glaga-gluga glaga-gluga,” tatlı vuruşların ritmiyle, fütursuzca yoluna devam ederdi.

[…]

* * *

ADALAR POSTASI-2492/3 (26.9.2010): klak kluk, klak kluk, klak kluk, klak kluk, klak kluk…
/
3- Emine Çiğdem Tugay: “Altında aslı saklı ASLINDA aklı saklı faslında!…”

Altında aslı saklı
ASLINDA
aklı saklı faslında!

dsc09422

Mâlumunuz olduğu üzre Büyükada nicedir bir film platosu misali!

Doğal ve Kensel SİT Alanı bütününün alenen ihlaliyle yitip gitmek üzre olan bu doku içinde halen dönem filmi çekmeye elveren nesli tükenmekte olan tarihi köşkler var. Gelin görün ki sağına soluna önüne arkasına bitiştirilen her biri mimarlık sanatının, inşaat zanaatinin utanılası mamulü binalar ve son senelerde moda olan hani o parlak balkon parmaklıkları misali akla ziyan kes kel alâka eklentileri kameranın bakış açısından sakınılsa dahi kentsel dokuyla bütünlüklü olan paket taşı döşemeli, balık sırtı biçimli, iki yanı ızgaralı yollara, motorlu araçların yasak olduğu Adalar’da her ne akla hizmetle üst üste kat be kat dökülen otoban asfaltı sahneyi bozuyor elbette!

Eh! Filmciler de her derde deva neviinden kauçuktan zaar kalıplar imal ettirmişler, üç beşini koyup yan yana üzerinden bir iki kat gri renkli boya geçtikten sonra biraz da kum serpiştirdiler miydi oluyor sana evvel zeman görünümlü yol işte!

Büyükada sokakları bu uygulamayla ilk defa geçen sene yine bu vakitler Albayrak Sokak’taki Aynizade Hasan Tahsin Bey Köşkü’nde çekimlerine başlanan ve fakat ATV’de ancak bir kaç bölüm yayın şansı bulabilen Aile Saadeti adlı komedi dizisiyle tanışmıştı.

Bugünlerde Fabiato Köşkü’nde Gani Müjde yönetiminde Perran Kutman’ın Deli Saraylı marifetiyle başta Çankaya Caddesi’nin bir bölümü olmak üzere civar Kadıyoran, Hayri Arar, Bahçelerönü sokak vesaire derken Büyükada yolları boydan boya boyanacak bu gidişle!

Tam bir trajikomedi değil mi?

Altında aslı saklı ASLINDA aklı saklı faslında!…

Akıllara ziyan vesselam…

Emine Çiğdem Tugay
)O(


Responses

  1. […] ADALAR POSTASI-2711 (2.4.2013): ada yolları taştan… https://adalarpostasi.wordpress.com/2013/04/02/2711/ […]


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: