Gönderen: adalarpostasi | 18 Eylül 2012

ADALAR POSTASI-2703: bu fasılda hepimiz sahnedeyiz!…

Prinkipo’da…

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

21 Ağustos 1917 Salı günlü, Beyoğlu’nda mukim Yunan tebasından Berasimos Ayostolidis’in Adalar’ın menatık-ı memnuadan sayılmaması hasebiyle Heybeliada’ya azimetinin muvafık olabileceğine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Mehmet Girit, Büyükada’da sonbahar, 10.11.2011.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:
18 Eylül 2012 Salı
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Gök gürültülü sağanak yağışlı
19/27ºC
%76-90 nem
Yıldız, K 21km/sa
Gündoğumu 06:46… Günbatımı 19:09…
uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Sweet Chesnut Fairy.

__________________________________________

0- ADALAR POSTASI: “Suç uydurusuna dair ADALAR POSTASI’na destek vermek istiyorsanız…”

1- Korhan Gümüş: “Adalar ilçesindeki modern mimari kültür mirası yalnızca 19. yüzyıldan veya 20. yüzyıl başından günümüze ulaşan neoklasik, Art-Nouveau, eklektik yapılardan oluşmuyor. Adalar’da tıpkı Taksim, Cihangir, Nişantaşı, Şişli semtlerinde örnekleri görüldüğü gibi özgün modern mimarlık eserleri de bulunuyor. Ancak…”

2- Bir zamanlar Heybeliada’nın Lozan Zaferi Mahallesi’nde…

3- N’ayır, n’olamaz kış tarifesi!…

4- Heybeliada sakinlerinden Serhat Baysan’ın eşi Elif Daldeniz Baysan (Yrd. Doç. Dr.) vefat etmiştir. Ailesi ve yakınlarına sabırlar dileriz…

5- Ali Fuat Tolga: “2012 yılı Eylül ayı Adalar Kent Konseyi Genel Kurul Toplantısı’nın 23.09.2012 tarihinde saat 14:00’te aşağıdaki gündemle yapılmasına Yürütme Kurulumuzun 15.08.2012 ve 22.08.2012 tarihli Ağustos ayı 2. ve 3. toplantılarında karar verilmiştir. Ancak…”

6- Ömer Faruk Berksan başkanlığındaki Heybeliada Gönüllüleri Derneği, 16 Eylül 2012 Pazar günü saat 20:00’de Heybeliada Su Sporları Kulübü’nde AKP İstanbul Milletvekilleri Mihrimah Belma Satır’ı ve Ahmet Baha Öğütken’i ağırlamış…

7- Murat Başbay: “AKP yalan söylemez çünkü Allah’tan korkar(!)…”

8- Heybeliada Çam Limanı ormanını da toprağını da bellemişler gibi!?…

9- İAKTVD‘nin Terrace-Lido hakkındaki suç duyurusu!…

10- Adalar Belediyesi‘nden ne haber?… Adalar’da Timur Selçuk’la barış rüzgârı esti… Eylül ayı Meclis toplantısı Sedefadası’nda yapıldı…

11- Kuşlar Âlemi’nin Cıvıltılar Dünyası Twitter’da 14.9.2012 Cuma günü #BirAdayaDüşseydim Hash Tag olunca…

12- Kadir Can‘ın Objektifinden 12 Eylül 1980 Akıl Tutulması Sergisi Büyükada Adaevi’nde…

13- Peki ya Adalar’ın sükuneti? Adalar’daki gürültü kirliliği Twitter, 14.9.2012’de mevzuu oldu, şöyle ki…

14- Baki Nedim Baltacı: “Bu olumsuzlukların karşısında susmak olur mu? Sessizlik ancak mezarlıkta olur!…”

15- Sosi Cindoyan: “Yorum sizin…”

16- AdaGazetesi: “14. Grupta mücadele eden Adalar Spor, ligin ilk maçında Pendik Doğan’la karşılaştı. Adalar Spor rakibini 2-1 mağlup etti…”

17- Hovsep Özacar: “Uluslararası Bisiklet Filmleri Festivali bu yıl İstanbul’da yapılıyor. Festivalin son gün ve kapanış ayağı Büyükada’da gerçekleşecek…”

18- Adalar Kültür Derneği: “Konusu “Bayramlar, ritüeller, törenler” olarak belirlenmiş olan 11. Adalar Fotoğraf Yarışması’na 25 kişi 124 fotoğrafla katılmıştır. Aras Neftçi, Alberto Modiano, Doç. Dr. Ozan Bilgiseren ve Özer Kangür’den oluşan jüri üyeleri yapmış oldukları değerlendirme sonucunda birinci Cüneyt Çelik/ İstanbul, ikinci Emel Sezer/ Edirne ve üçüncü Alphan Yılmazmaden/  İstanbul olmuştur…”

19- Müge İplikçi: “O dansı bir üçüncü göz olarak uzaklardan seyrederken Burgazada’daki o dans pistine siz de benim gibi gitmek isteyebilirsiniz. Dansın ve müziğin ortak diliyle zamanın insana neler neler anlatabileceğini yeniden hatırlamak isterseniz yanınıza en güzel ayakkabılarınızı almayı unutmayın derim…”

20- Esther Heboyan: “Burgazada’da Bir Ağustos Pazarı Gibi…”

21- Bülent Duran: “Madam Marta Sahili…”

22- Ester Yannier: “Plajda sohbet ederken lafınızın orta yerinde yanınızdaki kişi bir anda ayağa kalkıp yukarıda bir yerlere el sallamaya ve ‘Güle güle gidin. Seneye görüşürüz,’ dediğinde sıcak ülkelere göç etmeye başlayan leyleklere veda ettiğini kısa süreli şoktan sonra kavrarsınız…”

23- Yağmur Atsız: “Ancak Ada halkına da iki çift sözüm var: Eğer, hangi sebepden ötürü olursa olsun, bu vahşete katlanıyorsanız Allah lütfen sizleri de ihmâl etmesin ve topunuzun belâsını versin!…”

24- Levent Özdağ: “Bizans zamanında sürgün ve manastır bölgesi olarak kullanılmış olan Büyükada, imparatorların otoritelerini sarsacaklarından endişe ettikleri yakın akrabalarını, devlet adamlarını, muhalifleri hapsettirdikleri ve sürgüne yolladıkları ada olma özelliğine sahiptir…”

25- Hasan Ay: “Yol çalışması nedeniyle 1958’te sökülen ancak parçalarını Kınalıada’ya götüren gemi batınca kaybolan Karaköy Mescidi için ilk adım atıldı…”

26- Salih Zengin’in yazdığı ve Cem Kızıltuğ’un resimlediği 4 kitapta İstanbul, masalsı ve eğlenceli bir dille tanıtılıyor. Serinin son kitabı olan İstanbul’un Prens Adaları kitabı da Adalar’a 2 martıyla açılıyor…

27- Haluk Direskeneli: “Prinkipo bugün, bu sabah…”

28- Serap Uzunlar: “Motorlu taşıt kullanımı yasak ya Adalar’da,/ Vardır illa bir açıklaması görevde ya araç da…/ Amma velakin bir de ne görelim?…”

29- Sevil Selin Sezer Aygün: “65 yıl önce Büyükada’da Adalı iki küçük kız…”

30- Mustafa Farsakoğlu: “Adalar’da adalet yerini buldu!… Arama-el koyma, Çınar Caddesi, Atatürk Meydanı ve mobbing soruşturmalarına son noktayı Danıştay ve Cumhuriyet Başsavcılığı koydu…”

)O(

__________________

suç uydurusuna dair

ADALAR POSTASI’na destek vermek istiyorsanız…

Sevgili ADALAR POSTASI,

ADALAR POSTASI ve Emine Çiğdem Tugay hakkında giderayak 23.7.2012′de “[…] Sözkonusu adalar-postasi-guncel.blogspot.com adlı blogger sayfasının kurucusu Emine Çiğdem Tugay ve burada şefliğimiz hakkında asılsız haber niteliğinde yazılar [bkz. suç uydurusu dosyasındaki misal şu yazı] yazan kişiler hakkında, TCK’nın 5860 Sayılı Basın Kanunu ve diğer ilgili kanunlar gereğince yasal işlem yapılması ve blogger sayfasının kapatılması hususunda […]” suç uydurusunda bulunan Adalar Orman İşletme Eski Şefi Yüksel Özcan’ın suç uydurusuna istinaden 11.9.2012 Salı günü saat 13:40’ta Büyükada Karakolu’na verdiğimiz yazılı ifade peşi sıra İstanbul Adalar Cumhuriyet Savcılığı’na sunulmak üzere İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Arif Çağlar’ın kaleme alarak imzaya açtığı ekteki arzuhale şayet destek vermek istiyorsanız, ilgili metne adınızı-soyadınızı ekleyerek adalar.postasi@gmail.com adresine göndermenizi rica ederiz.

ADALAR POSTASI adına
Emine Çiğdem Tugay
)O(

* * *

bu fasılda hepimiz sahnedeyiz!…

From: ARİF ÇAĞLAR
Date: September 10, 2012 3:53:33 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com
Subject: Adalar Postası’na suç duyurusuyla ilgili olarak İstanbul Adalar Cumhuriyet Savcılığı’na

10 Eylül 2012

İstanbul Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na,

“Aslında hiç kimse… aynı zamanda siz… herkes… hepimiz! Gerçekte 1 Nisan 2005′ten beri sanal âlemde bir haberleşme ağı sadece” serlevhasıyla eski http://adalar-postasi.blogspot.com (ADALAR POSTASI 1-306) ile http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com (ADALAR POSTASI 2215-2700) ve de yeni https://adalarpostasi.wordpress.com (ADALAR POSTASI 1-306/2700-2702…) adresleri üzerinden yayın yapan ADALAR POSTASI ve yayın yönetmeni Emine Çiğdem Tugay hakkında savcılığınıza yapılan suç duyurusunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Önemle şunu belirtmek isteriz:

– ADALAR POSTASI, Adalar İlçesi’nde yaşayan ve bu ilçenin sorunlarına ilgi duyan bu postanın okur ve yazarları olarak bizlerin, hepimizin internet’te herkese açık ortak yayın ve haberleşme ağıdır ve ADALAR POSTASI’nda yayımlanan tüm yazıların sorumluluğu yazarına aittir.

– Yayına başladığı günden bugüne kadar bu haberleşme ağının okur ve yazarları bu ağ üzerinde, özellikle haberleşmelere en büyük dikkati sarf eden Emine Çiğdem Tugay’ın gayretiyle, basın ve yayın ilke ve ahlak kurallarına dikkat etmiş ve asla hiç kimse hakkında hakaret ya da yersiz suçlamada bulunmamıştır.

– Adalar İlçesi’nin sorunlarını özgürce tartışmayı demokratik cumhuriyet yönetiminin koşulu olarak gören sorumlu yurttaşlar olarak böyle bir tartışma ortamını yok etmeye çalışan her türlü güce ve kişiye karşı duracağımızı belirtir ve zaten makamınızın Türkiye Cumhuriyeti’nin özgürlükten yana olan yasalarının ruhuna uygun olarak bu suç duyurusunu gereği gibi reddedeceğinize olan inanıncımızla bu suç duyurusunun aşağıda imzası bulunan hepimize karşı yapılmış bir suç duyurusu olduğunu bildiririz.

İmzalar:

Arif Çağlar (İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı), Emine Çiğdem TugayMehmet Selim TugaySevil Selin Sezer AygünMetin KaradağDavut BerkerSerap UzunlarAlper Dizdar (Yrd. Doç. Dr.), Nimet YalçınkayaOrçun TürkaySemih AygünKorhan GümüşTülay ÇellekYasemin Kaplan CurnessTaylan KaradumanErendiz Özbayoğlu (Prof. Dr.), Gül Köksal (Yrd. Doç. Dr.), Arif Pırnal (İstanbul Adaları Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği üyesi), Alp KüçükAysel KüçükMerve KüçükŞila GrayifF. Nur ÇakmakEngin DamcıHilmi TanıkCanan Barım AlioğluAli ŞenalpSemiha BaltacıBaki Nedim BaltacıHandan AltınellerAmelie EdgüMurat Şeçkin (Doç. Dr.), Rukiye KuneralpCengiz KarataşC. Sami Yılmaztürk (TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter üyesi), Cevahir KarabulutOrhan Silier (Tarihçi), Tarık KonalOkşan AytamanNalan AltınışıkEsen ÇamurdanAvni KurtulduNeşe KıldacıHasan Cevad ÖzdilÖzlem YüzakKaya OnurZübeyde TüfekçiVarol TuranHaluk AğabeyoğluNokta ÇelikEmrah Bilginİlkay Kurdak (DGSA), Uğraş SalmanSercio MordoBuket UzunerMeral AsaBetül KaracaHabib KentSuar Gazaroğluİpek ThevenonAysel DurgunVolkan SafiNilüfer AğırdırGazanfer KarlıcaSelçuk Esenbel (Prof. Dr.), Dinçer KayaEmel BudakTugay KartalBirgül Taştan MeriçFehiman YurttaşSarl BergerDeniz Emin TüfekçiAli RüzgarCem Yenigül,  Nurhan KazancıRabia GürolGündüz VassafOrhan BursalıOsman Sermet Kabasakal (Prof. Dr.), Mücella YapıcıOlcay BaşeğmezBingül Durbaş Do AmaralNurten OkBilge Özgener (Prof. Dr.), Nazife AkgünMürsel PolatGülsün Erbil (Ressam), Tekin Tekinliğ, Burak Güven, Mehmet Avni Arıduru, Mukaddes Orçun, …

________________________ 

From: KORHAN GÜMÜŞ
Subject: AdalarModern
Date: September 6, 2012 10:01:36 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

AdalarModern…

Merhabalar,
Geçenlerde tescilli bir yapı sahibi olan arkadaşım 1940’lara doğru yapılmış mimari açıdan özgün eklentileri 1890’ların özelliklerini taşıyan eklektik yapıya uydurmak için proje hazırlatıyordu. Bu eklentilerin ana yapıdan daha özgün olduğunu (!) söyleyerek galiba birazcık ikna ettim ve galiba da vazgeçirdim ―tam emin olmak zor.

Görüldüğü gibi bu konuda yalnızca bir kötü niyet yok, bilgisizlik var. Modern mimarlığın sorunsalının anlaşılamadığı, kültürel miras deyince yalnızca süslü eklektik binaların akla geldiği, bu yüzden birçok değerli yapının bu nasıl olsa tarihi değil denip dönüştürüldüğü çok garip bir durum yaşıyoruz ve akademik çevreden de bu konuda hiç ses çıkmıyor. Beyoğlu’nda Tel Sokak’ta geçenlerde çok önemli bir sosyal hizmet binası zannedersem kurul onayıyla süslenerek dönüştürüldü.

Benim bu ilgisizliği aklım almıyor. Bu toplantıyı düzenleyebilirsek ve biraz soruna dikkati çekebilirsek, çok mutlu olacağım.

Önce Koruma Kurulu’na başvursak diye düşündüm. Ama tepki vermek yerine bu süreci etkileyecek bir iş yapmak bana daha mantıklı geliyor.

Bu konuda bir toplantı yapsak ve önerileri bir gözden geçirsek, ne dersiniz?

Docomomo’nun katkılarıyla Uğur Tanyeli, Gülsüm Tanyeli, Aykut Köksal, Yıldız Salman, İpek Akpınar gibi bir kaç kişiyi çağırıp bir toplantı düzenlesek?

Selamlarımla,

Korhan Gümüş

* * *

Adalar’da Modern Mimari Kültür Mirasının Korunması İçin Basit Onarım
Projelerindeki Sorunlar ve STK’ların Katılımı İçin Başvuru

Sorunun tanımı:

Adalar ilçesindeki modern mimari kültür mirası yalnızca 19. yüzyıldan veya 20. yüzyıl başından günümüze ulaşan neoklasik, Art-Nouveau, eklektik yapılardan oluşmuyor. Adalar’da tıpkı Taksim, Cihangir, Nişantaşı, Şişli semtlerinde örnekleri görüldüğü gibi özgün modern mimarlık eserleri de bulunuyor.

Ancak Adalar’daki bu özgün modern yapıların bir başka önemi de şehir içindeki apartman tiplerinden farklı olması.

Adalar’ın modernleşmeyle birlikte ve yakın tarihlerde zenginlerin rağbet ettiği bir sayfiye yeri olması, müteahhitlik yapılarındaki gibi imar baskısından uzak ve daha çok keyif (…) için tasarlanmış olmaları, bu alanın mimarlar tarafından bir tür deneysel çalışmaları teşvik edecek bir gösteri alanı olarak gelişmiş olması ve değerlendirilmesi, mimari özen ve özgünlük bu açıdan önemli bir fark oluşturuyor ve diğerleri yanında bu kültür mirasını eşsiz kılıyor.

Bu özgün modern mimarlık yapıları repertuarı içinde Art-Deco yapılar sınıfına girebilecek çok sayıda farklı tipte yapı olduğu gibi, Modern Mimarlık içindeki değişik akımlara örnek olabilecek son derece ilginç örnekler de var.

Bu kategorideki yapıların bir başka önemi de İstanbul’un milli akımların revaçta olduğu bir dönemde mimari alanda küresel bir ilişki içinde olduğunu, nüfusunun içindeki farklı kültür grupları itibarıyla çeşitli sanat ve mimarlık akımlarıyla iletişim içinde olduğunu göstermesi. Bu konu da nasıl bir üretim süreci olduğu konusunda bilgimiz olmadığı için zannedersem bir parça gölgede kalıyor.

Ancak bunların yeterince tanınır ve bilinir olduğu, koruma uygulamalarında bu sahada bir deneyim olduğu pek söylenemez.

Son dönemde basit onarım izinlerini veren KUDEB ―açılımı şaşırtıcı ama şu: Koruma Uygulamaları Denetim Bürosu..!― uygulamaları içinde “paldır küldür” yok ediliyorlar.

(Not: Geçenlerde bir belediyenin özgün bir modern mimarlık örneğini tarihi çevreye uydurmasını yani süslemesini istediğine şahit oldum. Böyle bir trajikomik durum başka nerede olabilir diye sorarsanız, başka bir yerde görmedim.)

Öneri:

Nasıl bir denetim (veya destek, kamusal süreç, politika) olmalı?

KUDEB koruma kurullarının uzun süren prosedürlerine bir alternatif olarak kuruldu. SİT alanlarında belediyelerin basit onarım işlerini kolaylaştırması amacıyla. Ancak bunun bir sınırı yok ve takdir gene belediyelerin elinde. Buna karşılık kamunun koruma uygulamalarında yalnızca denetleyici/sınırlandırıcı olması geçmişte de yeterli olmuyordu. Yalnızca bir formalite gibi algılanan değil, mülk sahiplerine yol gösteren, daha katılımcı ve kurallı bir modele ihtiyaç var. Örneğin arayüzü STK’ların oluşturması, büroların yönetimine katılmaları ve ihtiyaç sahiplerine destek vermeleri düşünülebilir.

Bugün bu gördüğümüz örneklerde mülk sahipleri, kullanıcılar ya da müteahhitler ihtiyaçlarını karşılamış gibi gözüküyorlar. Ancak kamunun destekleyici bir rolü yok. Örneğin özgün mimari değerleri korunarak, bu yapılar daha nitelikli bir mimari hizmet almış olsalardı, sahipleri çok daha kazançlı çıkacaklardı. Çünkü turizm yapılarının mimarisi aynı zamanda önemli bir katma değer yaratır.

Bunun için önceliğin bu süreçte iş takip etmek değil, nitelikli bir mimari hizmetin alınması olmalıdır. Ayrıca yapıların dönemsel özelliklerine göre yaygın bir biçimde envanterinin yapılması, tanınır ve bilinir olmaları önemlidir. Örneğin modern yapıların çoğu hakkında bir çalışma yapılmamış ve bir farkındalık oluşmamıştır.

Bu yüzden kolayca müdahale edilebilmekte, bir mimari hizmet alınmaksızın dönüştürülebilmektedirler.

Bu nedenle mimari değeri yüksek olan modern yapılar korunamazken, hiçbir özgün niteliği olmayan ve çok örneği bulunan eklektik yapılar mimari kültür mirası kategorisinde değerlendirilmektedir. Oysa aşağıda sayılan örneklerde olduğu gibi, bu yapılar bu eklektik yapılara göre önemli bir mimari tavrı sergilemektedir ve Adalar kültür mirasını koruma stratejisi açısından kültür varlıkları bütünü içinde önemli bir repertuar oluşturmaktadır. Ayrıca yaygın bir biçimde müelliflerinin hakları da çiğnenmektedir.

Ancak bu farkındalık bilgisinin yalnızca yapıların kendileri ile anlaşılması, tanınır kılınması da mümkün değildir. Bu yüzden kamunun nitelikli proje hizmetleri yanında, STK’lar ile ortaklaşarak araştırma, belgeleme ve uzmanlık alanı ile ilgili tartışmaları desteklemesi gerekir.

1. Örnek:

Büyükada Kumsal Sokağı ―aslında caddesi olmalı, ama öyle yazılmış― 30 numara’da, Adalar Belediyesi’nin karşısında yer alan yapı özgün bir modern mimarlık örneğiydi. Yan yana dizilen üç hacimin cepheyle ilişkisinde ortaya çıkan kademelenme yuvarlatılarak adeta dikeyde dalgalanan bir deniz gibi duruyordu. Yapının tarihi 1940’lara yakın olmalı. Bu tarihlerde bu tür yapıların genellikle daha basit ve rasyonel bir plana ve cepheye sahip oldukları düşünülürse, bu yapı öncü bir örnek olarak kabul edilebilir. Cephenin hacimsel etkisini güçlendiren balkonlar ise su borularından yapılmış çok yalın detaylara sahipti. 2012 yılının Temmuz ayında alelacele yapılan bir inşaatla fotoğraftaki hale getirildi. Yıkılsaydı belki bu halinden çok daha iyi olacaktı, çünkü o zaman belki bir mimari hizmet alma fırsatı olabilirdi.

2. Örnek:

Recep Koç Caddesi 78 numarada yer alan yapı Büyükada’daki modern mimarlık eserlerinden belki de en önemlisiydi. Yapının öne çıkan ana mekanı dairesel bir plana sahipti ve bütünü yalın geometriye sahipti. 2011 yılında otele çevrilirken bu önemli kültür mirası örneği yapı yok edildi. Yapının mimarisi tümüyle değiştirilerek, süslü kolonlar eklendi, yapının mimarisi hiç bir ilgisi olmayan ekler yapıldı. Tamamen düz olan cepheler ise aynı şekilde kaplanarak süslendi.

3. Örnek:

Kumsal Sokağı’nın liman girişinde, 28 numarada yer alan bu yapı son derece basit, diğer saydığımız iki örnek gibi özgün bir mimari özellik göstermeyen tipik bir yapı. Ancak çevrenin mimari bütünlüğü açısından çok dikkat çekici bir yerde bulunuyordu.

______________________ 

Bir zamanlar Heybeliada’nın Lozan Zaferi Mahallesi’nde…

Heybeliada Gezileri-2, 8.9.2012.

Fotoğraf: Tülay Günay / Arka Güverte

Arka Güverte’nin düzenlediği Heybeliada Gezileri-2 kapsamında 8 Eylül 2012 Cumartesi günü saat 11:00’de Heybeliada İtfaiyesi karşısında

Heybeliadalı Fatma Safvet Özdil, Hüseyin Eti, Hasan Cevad Özdil. 
Fotoğraf: Şükran Özcan Gürpınar / Arka Güverte.
Heybeliadalı Hüseyin Eti, Hasan Cevad Özdil, Fatma Safvet Özdil’le buluşan katılımcılarla çıkılan gezintide Lozan Zaferi Mahallesi’nde 1960-1980 yıllarında geçen yaşantılar anlatılırken  sosyal hayata da dokunuşlarda bulunuldu…

Heybeliada Gezileri-2, 8.9.2012

Fotoğraf: Tülay Günay / Arka Güverte.

______________________  

n’ayır n’olamaz kış tarifesi!…

ŞEHİR HATLARI VAPUR SEFERLERİ

İDO SEFERLERİ

MAVİ MARMARA SEFERLERİ

Büyükada’dan hareketle

Heybeliada’dan hareketle

Burgazadası’ndan hareketle

Kınalıada’dan hareketle

Bostancı’dan hareketle

Kabataş’tan hareketle

* * *

From: NOKTA ÇELİK
Subject: Nokta Çelik(@noktacelik) Twitter’da senden bahsetti!
Date: September 14, 2012 11:16:41 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Nokta Çelik
@noktacelik
@ADALARPOSTASI @ADALAR_ Yeni tarife berbat. @Sehir_Hatlari ‘na 7:35 Büyükada, 21:30 Kabataş vapuru için e-mail ltf info@sehirhatlari.com.tr

* * *

From: JONATHAN LIVINGSTON
Subject: jonathan livingston(@JLivingston10) Tweetlerinden birini yanıtladı!
Date: September 15, 2012 11:58:07 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Jonathan Livingston

@JLivingston10

@ADALARPOSTASI @ORHANBURSALI ee çözmüş işte adam ulaşım ve sair tüm sorunları işte adalaryonetimplani.org/toplanti

_______________________

VEFAT

Heybeliada sakinlerinden Serhat Baysan’ın eşi ELİF DALDENİZ BAYSAN (Yrd. Doç. Dr.) vefat etmiştir.

Cenazesi 16.9.2012 Pazar günü Bostancı Kuloğlu Camii’nde kılınacak öğle namazını (13:06) müteakiben Heybeliada Mezarlığı’na defnedilecektir.

Ailesi ve yakınlarına sabırlar dileriz.
ADALAR POSTASI
)O(

* * *

ÇeviriBilim, 15.9.2012

http://ceviribilim.com/?p=6076

Çeviribilim Bir Prensesini Daha Kaybetti

Sonsuz kibarlık, incelik sahibi bir araştırmacı, çevirmen ve eğitmen olan Yrd. Doç. Dr. Elif Daldeniz hayata veda etti. 1970 doğumlu Elif Daldeniz bir süredir kanser tedavisi görüyordu ve yakın bir tarihe kadar Okan Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nün yöneticiliğini yapmıştı.

Yukarıda Vermeer’le birlikte görülen Daldeniz’in cenazesi 16 Eylül 2012 günü, Bostancı Camisi’nden öğle namazının ardından kaldırılacak ve Heybeliada’ya defnedilecektir.

Ayrıntılı biyografi için: http://www.okan.edu.tr/UserFiles/Dosya/turkcecv/elif-daldeniz.pdf

Elif Daldeniz, Mayıs ayında Berkeley Üniversitesi’nde İslami Yayınevlerinin Dönüşümünde Çevirinin Rolü başlıklı bir sunum yapmıştı. Sunumun filmi yayınlanmıştır: Islamic Publishing Houses in the Course of Transformation—The Role of Translation

__________________________ 

From: ADALAR KENT KONSEYİ
Subject: 2012 EYLÜL GENEL KURUL
Date: September 17, 2012 3:37:33 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

ADALAR KENT KONSEYİ

EYLÜL 2012 GENEL KURUL TOPLANTISI

17.09.2012

GENEL KURUL KATILIMCI ÜYELERİNE ÖNEMLE DUYURULUR!

2012 yılı Eylül ayı Genel Kurul Toplantısı’nın 23.09.2012 tarihinde saat 14:00’te aşağıdaki gündemle yapılmasına Yürütme Kurulumuzun 15.08.2012 ve 22.08.2012 tarihli Ağustos ayı 2. ve 3. toplantılarında karar verilmiştir.

Genel Kurul Toplantısı Gündemi:

  1. Yoklama ve açılış
  2. Divan Kurulu seçimi
  3. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması
  4. AKK Başkanı Ali F. Tolga’nın konuşması
  5. Adalar Belediye Başkanı Sn. Mustafa Farsakoğlu’nun konuşması
  6. Adalar Kaymakamı Sn. Ahmet Arabacı’nın konuşması
  7. AKK Yürütme Kurulunun “Adalar ilçesinde restorasyon alanında kalifiye ara eleman yetiştirme programı projesinin” genel kurula sunulması, görüşülmesi ve karara varılması,
  8. AKK Yürütme Kurulu’nun “Adalar Kültür Merkezi” projesinin genel kurula sunulması, görüşülmesi ve karara varılması,
  9. Katılımcı STK’ların temsilcilerinin Adalar’ın sorunlarıyla ilgili önerilerinin alınması ve görüşülerek değerlendirilmesi,
  10. Dilekler, öneriler
  11. Kapanış

Ancak; Adalar Belediye Başkanlığı’na, 23.08.2012 tarih ve 2012/26 sayılı yazımız ve 03.09.2012 tarih ve 2012/27 Tekit sayılı yazılarımız ile Genel Kurul Toplantısı için yapılan yer tahsisi talebimize süresi içinde müspet menfi bir cevap verilmemiş bunun üzerine 07.09.2012 tarihinde ve 13.09.2012 tarihinde Konseyimiz sekreterya hizmetlerini yürüten Yürütme Kurulu üyemiz tarafından Belediye Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’yle bizzat yapılan müracaatlarda yer tahsisinin yapılamayacağı açıkca ifade edilmiş ancak bu sözlü bildiri ısrarlarımıza rağmen yazılı olarak tarafımıza tebliğ olunmamıştır.

Kent Konseyi çalışma yönergesi 14(e) maddesi gereği 7 gün önceden Genel Kurul üyelerine toplantı yeri, toplantı tarihi, toplantı saati ve gündeminin bildirilmesi gerekmektedir. Bu bildirimin en son tarihi 16.09.2012 tarihidir. Ancak Adalar Belediyesi’nden toplantı yapılabilmesi için yer tahsisiyle ilgili cevabi yazı bugüne kadar tarafımıza iletilmemiştir. Kent Konseyi resmi yönetmeliği doğrultusunda Konsey’in bütçesi Belediye tarafından ödenek ayrılmak suretiyle karşılanmadığından ve Konsey’in kendi imkânlarıyla başka toplantı yeri kiralama olanağı da bulunmadığından ve bu süreç için artık yeterli zaman da olmadığından yönerge hükmüne uygun olarak Genel Kurul Toplantısı’nın yerine getirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca; Adalar Belediye Başkanlığı, göreve geldiğimiz günden bugüne, Konsey çalışmalarının yürütülmesi için Kent Konseyi Yönetmeliği’nin âmir hükümleri olan Sekreter ataması yapılması, Sekretarya hizmeti verilmesi, Belediye bütçesinden ödenek ayrılması, Genel Kurul’da alınan ve yazılı olarak bildirilen Genel Kurul kararlarının Meclis gündemine alınması ve neticesinin ilanı gibi hususların hiçbirini yerine getirmediği gibi Kent Konseyi’nin çalışmalarına hiçbir şekilde destek de olmamıştır. Bu menfi tutumlarıyla çalışmalara alenen engel olunmuştur. Durumun İçişleri Bakanlığı’na ve İstanbul Valiliği’ne çeşitli zamanlarda yapılan yazılı şikâyetlerimize rağmen de düzeltilememiş ve işbirliğini sağlayıcı bir sonuç maalesef elde edilememiştir.

Adalar Belediye Başkanlığı’nın süregelen bu tutumlarıyla 23.09.2012 tarihli Eylül ayı Genel Kurul Toplantısı’na yer tahsisi yapmayarak Genel Kurul’un yapılmasına ve Konsey çalışmalarına engel olma gayretleri devam ettirmektedir. Bu bakımdan ve bu şartlarla Yürütme Kurulumuzca Eylül ayı Genel Kurulu’nun yapılamayacağına Yürütme Kurulumuzun 13.09.2012 tarihli toplantısında karar verilmiştir.

Bilgilerinizi rica ederim.

Adalar Kent Konseyi Yürütme Kurulu Adına
Ali Fuat Tolga
Başkan

________________________

Heybeli’de…

Ömer Faruk Berksan başkanlığındaki Heybeliada Gönüllüleri Derneği, 16 Eylül 2012 Pazar günü saat 20:00’de Heybeliada Su Sporları Kulübü’nde AKP İstanbul Milletvekilleri Mihrimah Belma Satır’ı ve Ahmet Baha Öğütken’i ağırlamış…

* * *

Twitter, 17 Eylül 12 7:30

Ahmet Baha Öğütken
@ahmetbogutken

Ada gönüllüleri sivil toplum kuruluşu ile 1.Bölge Milletvekilimiz Sn.Mihrimah Belma Satır, adalar ilçe başkanımız… http://fb.me/1iZ8S7iZM

________________________

Son Liman Gazetesi, 8.9.2012

Murat Başbay

https://www.facebook.com/groups/152999051470373

AKP yalan söylemez çünkü Allah’tan korkar(!)

Ben artık bundan sonra oyumu AKP’ye vereceğim. Çünkü bu arkadaşlar çok çalışkanlar. Resimde de gördüğünüz gibi yeni bir başarıya daha imza atmışlar(!) Helal olsun AKP ilçe yönetimine vallahi. Onların sayesinde Adalar adeta altın çağını yaşıyor. Mustafa Farsakoğlu utanmadan gırgırla avlanma yasağını biz başardık diyor. Hadi oradan! Gırgır yasağı diğer tüm başarılı çalışmalar gibi benim AKP ilçe yönetimim sayesinde oldu. Siz belediye olarak sadece Anıtlar, Tarım Bakanlığı, Büyükşehir vs. yerlere sorunları iletip resmi olarak çözüm önerinizi sundunuz. Bu yasak için tam 3 yıldır çalışıp 150 sayfa tutarında delil klasörünüz olabilir ama hükümet AKP ilçe yönetiminin yüzü suyu hürmetine bunu kabul etmiştir muhakkak.

Hem siz kimsiniz ey CHP’liler, MHP’liler, Saadetçiler, Has’çılar? Siz birbirinizi yemekten başka ne işe yararsınız? Yıllardır Adalar’da birbirinizin kuyusunu kazarken bakın bakalım benim aslan yürekli AKP ilçe yönetimim neler yapmış. Okuyun da biraz utanın.

AKP ilçe yönetimi olarak:

  • Adalar-Kabataş, Adalar-Bostancı vapur ücretini İstanbul’un diğer ilçeleriyle aynı fiyata indirdiniz.(1.75 tl)
  • Kaçak TERRACE-LİDO ve SEFEROĞLU inşaatlarını durdurdunuz.
  • 24 saat kesintisiz sağlık hizmetini tüm Adalar’da sağladınız.
  • Parti ayrımı yapmayarak Büyükşehir’in tüm imkânlarını Adalar için seferber ettiniz.
  • Üç kuruşluk park için üç yüz kişi ile Adalar’a baskın yapan Büyükşehir belediyesine karşı geldiniz.
  • Sahile hançer gibi saplanarak Ada’nın özelliğini bozan Mavi Marmara iskelesinin yapımını engellediniz. Hatta Mavi Marmara’nın müdürünü ilçe yönetimine almadınız.
  • Orman İşletme Şefliği’nin usulsüz ihalelerini Bakanlığa bildirerek ‘’devlet malı deniz yemeyen domuz’’ atasözünü boşa çıkardınız.
  • Büyükada’da bulunan orman yangın kulesinin nasıl ve hangi ihaleyle yapıldığını araştırarak savcılığa suç duyurusunda bulundunuz.
  • Milli ve dini bayramlarda halkla kucaklaşarak onlara hükümetin Adalar politikasını anlatıp vatandaşların sorunlarıyla ilgilendiniz.
  • 1/5000lik planların Adalar’da nasıl olması gerektiğine dair fikir üreterek vatandaşlarımız aydınlattınız.

Helal olsun sizlere bee(!) İcraatlarınızı sıralamaya sayfalar yetmez, ben hemen aklıma gelenleri yazdım. Yürüyün AKP’liler bu hızla kimse sizi tutamaz. Yürüyün ki memleket ve Adalar icraat görsün.

(Çakma AKPliler, çakma CHPliler sayesinde daha çoooooookkkkk çakma pankartlar göreceğiz galiba.)

* * *

Twitter, 13.9.2012
özcan yüksek ‏
@ozcanyuksek

Marmara ve Adalar için iyi haber. Gırgır balıkçılığına kısmi yasak. pic.twitter.com/ibyIDPS2

/
ADALAR POSTASI ‏
@ADALARPOSTASI

@ozcanyuksek aslen bkz. ―> http://wp.me/s2Emvm-2702 adresindeki *27., 33., 41., *48., 65. maddeler… bu vesileyle de selam ve sevgiler… )O(

_________________________ 

Heybeliada Çam Limanı

ormanını da toprağını da bellemişler gibi!?…

ADALAR POSTASI-2700/84(29.6.2012)‘de de yayımlandığı üzere Heybeliada Çam Limanı orman yangının hemen ertesinde 

[…]

Twitter, 17.6.2012 16:12
Güven Eken ‏
@EkenGuven
Heybeli’nin yanması felaket. Eğer sonrasında yanan orman tabanı sürülürse daha büyük felaket olur. Heybelililer, aman dikkat! @ozcanyuksek

Twitter, 17.6.2012 18:31
Güven Eken ‏
@EkenGuven
@ozcanyuksek Yangın ağaçları öldürür. Sürmek bütün ormanı. Kısa sürede ormanı sürmek için gelecekler. Engel olmalısınız.

[…]

diye uyarmıştı Güven Eken.

* * *

Twitter, 16.9.2012 5:26

Hurricane_Evrim

@EvrimKural

Heybeliada, İstanbul

* * *

Halbuki bu fotoğrafta yanan Heybeliada Çam Limanı ormanlık alanındaki toprak bellenmiş gibi görünmekte!

Umarız gözlerimiz bizi yanıltıyordur! Ne dersiniz Sevgili Heybeliler?
)O(

__________________________ 

From: ENGİN DAMCI
Subject: Lido Hak.
Date: September 7, 2012 8:55:50 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

İAKTVKD’nin Terrace-Lido hakkındaki suç duyurusu!…

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

Sayı: 124
Konu: Mühürlü ve kaçak Lido-Terrace inşaatı

Büyükada, 05 Eylül 2012

ADALAR CUMHURİYET
BAŞSAVCILIĞI’NA

Konu: Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2011/200 Es ve 2011/210 Es sayılı hakkında.

İstanbul İli, Adalar İlçesi, Büyükada, 13 pafta, 21 ada, 27 parsel sayılı yerde yapılan “Terrace-Lido” isimli inşaat projesi, Adalar Belediyesi tarafından projesine aykırı olarak inşa edilmesi sebebiyle, 3 ayrı yapı tatil tutanağı ve 2 adet mühür fekki tutanağıyla mühürlenmiştir.

Adalar Belediye Başkanlığı tarafından Nisan 2011 tarihinde yukarıdaki sebeplerle 2863 sayılı yasaya muhalefetten suç duyurusunda bulunulmuştur.

Bu durum Adalar Belediye Başkanı imzalı 20/04/2011 tarih ve 702 sayılı yazıda açıkça ortaya konmuştur:

“Adalar İlçesi, Büyükada, 21 ada, 27 parseldeki Lido adlı inşaat, projesine göre yapılan incelemede parselin deniz cephesinde yer alan mevcut çam [selvi] ağaçlarının gerekli izin alınmadan tamamen söküldüğü, binanın doğal zemin altındaki bodrum katın gereken rapor alınmadan eksik imalat olarak yapıldığı, temel üstü vizesi alınmadan inşaata devam edilerek bitirildiği tespit edilerek 24/03/2011 tarih 34/24 sayılı yapı tatil tutanağıyla mühürlenmiştir. 25/03/2011 tarih ve 515 sayılı, 29/03/2011 tarih ve 537 sayılı iki kez mühür fekki inşai faaliyet devam ettiği görüldüğünden 25/03/2011 tarih 38/24 sayılı 2.yapı tatil tutanağı, 29/03/2011 tarih ve 39/24 sayılı 3. yapı tatil tutanağı tanzim edilerek Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur… (Adalar Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/200 Soruşturma sayılı dosyası)”

Suç duyurusunun üzerinden 6 ay geçtikten sonra 02/11/2011 tarihinde İstanbul 4 İdare Mahkemesi tarafından 2010/1707 Es ve 2011/2177 Karar sayılı karar ile yapının İnşaat Ruhsatı ve Kurul Kararı iptal edilmiştir.

Savcılık Makamı 2863 sayılı yasaya muhalefetten işlem başlatması gerekirken yapı tatil tutanakları ve mühür fekki tutanakları ve Adalar Belediye Başkanlığı’nın suç duyurusuyla ilgisi olmayan İstanbul 4 İdare Mahkemesi kararını bekletici mesele yapmak suretiyle soruşturmayı askıya almış* olup safahatı olayla ilgili olmayan bir başka mahkeme kararına bağlanmak suretiyle kamu görevi, gereği gibi yerine getirilememiş bilvesile sürecin uzamasına sebebiyet verilerek kanuna muhalefet eden inşaat sahibine zaman kazandırılmıştır. Bu sayede projesine aykırı inşaatı yapan şirket yetkilileri ve sorumluları adeta bir nevi gizli korumadan faydalanmak suretiyle inşaatını yaptıkları yerleri kaçak satış ofisleri vasıtasıyla pazarlamaya devam etmişler ve etmektedirler.

Kaldı ki, İdare Mahkemesi’nin iptal kararları derhal uygulanır. Aleyhine karar çıkan ilgililer idare Mahkemesi kararı hakkında yürütmenin durdurulması talepli olarak dava açabilirler. Ceza soruşturmasıyla ilgisi bulunmayan İdare Mahkemesi’nin kararı Adalar Belediyesi tarafından yürütmenin durdurulması talepli olarak temyiz edilmiştir. Bu itibar ile İdare Mahkemesi’nin iptal kararı sonucunda 2863 sayılı yasaya aykırı olarak ruhsat veren idari kurum yetkilileri hakkında, 2863 yasanın 65-c bendi uyarınca ayrı bir soruşturma açılması gerektiği her türlü izahtan varestedir.

Bu aşamada:

a-) Savcılık Makamı tarafından soruşturmanın hangi gerekçelerle bekletildiği,

b-) Adalar Belediyesi tarafından Adalar Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karşın, ilgili savcılığın Adalar Belediyesi’nin suç duyurusuna esas olan tutanaklarını ve evrakını dikkate almayarak suç konuyla alâkası olmayan iptal kararının 3-4 yıl sürecek Danıştay sürecini bekletici mesele yaptığı ve böylelikle soruşturmanın daha yargılama başlamadan dosyanın zamanaşımına uğrayacağı,

c-) 2011 Nisan ayından bugüne kadar mühürlenen binada inşaat yapılmasına neden izin verildiği,

Konularında Bilgi Edinme Kanunu Kapsamında tarafımıza bilgi verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 05/09/2012

*) 22.05.2012 tarih 2011/200 sayılı 4. İdare mahkemesine yollanan resmi yazı

Arif ÇAĞLAR
yerine
Engin DAMCI
Bşk. Yardımsısı

İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
e-posta: adalarkoruma@adalarkoruma.org elektronik ağ: www.adalarkoruma.org
Güzeller Sokağı No: 30 Büyükada – İstanbul

______________________________

Adalar Belediyesi’nden ne haber?

Adaar Belediyesi, 1.9.2012

http://www.adalar.bel.tr/icerik.asp?PostID=119

ADALAR’DA TİMUR SELÇUK’LA BARIŞ RÜZGÂRI ESTİ

Adalar Belediyesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Timur Selçuk’la Barış Konseri düzenledi.

Adalı çocukların Heybeliada’da boyadığı Barış Duvarı ve “Geleceğin Gözlerinde Barış” adlı seramik çalışmaları ile Adalı kadınların balık ağı üzerine düğüm atarak yaptıkları “dev beyaz güvercin” coşkuyla alkışlandı. Adalı çocukların barış ezgilerini anlattığı ritim gösterisi “Barışa El Vererek” yaptıkları çalışma ile tamamlandı.

Usta sanatçı Timur Selçuk özel orkestrası ile verdiği konserde Münir Nurettin Selçuk’tan günümüze doğru birçok eseri seslendirdi. Rüzgârdan notaların uçuştuğu konserde, Timur Selçuk ‘a kızları Hazal sesiyle Mercan ise dansıyla eşlik etti.

Atatürk Meydanını dolduran Adalıların Timur Selçuk’a coşku ile eşlik ettiği konser, hep bir ağızdan söylenen ”Dostların arasındayız güneşin sofrasındayız ” şarkısıyla tamamlandı.

Gecenin sonunda sahneye çıkan Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu, usta sanatçıya çiçek sunarak, Atatürk’ün Yurtta Barış Dünyada Barış mesajına sahip çıkmanın önemini vurguladı ve barışa en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Adalar’a gelerek barış rüzgarı estiren usta sanatçı Timur Selçuk’a teşekkür etti…

* * *

From: BEGÜM YAVUZ
Subject: Re: ADALAR POSTASI-2702: adalar postası hakkında suç uydurusu!… —> https://adalarpostasi.wordpress.com/2012/09/05/2702
Date: September 5, 2012 6:59:42 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Öncelikle 1 Eylül’de Büyükada’da yapılan “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” özdeyişini müziğiyle fevkalade esprileriyle, ülke sorunlarına teker teker değinerek söylediği şarkılarıyla verdigi konser için Sevgili TİMUR SELCUK ve Adalar Belediyesi’ne bir Adalı olarak teşekkür ederim .

Barış öncelikle sokakta bir selam vermekle baslar, Ada’da yaşayan tüm kardeşlerimi sevgimle kucaklarım.

Begüm YAVUZ

* * *

Adalar Belediyesi, 3.9.2012

http://www.adalar.bel.tr/icerik.asp?PostID=120

Eylül Ayı Meclis Toplantısı Sedef Adası’nda Yapıldı

Adalar Belediye Meclisi’nin 6’ncı seçim dönemi 4’üncü toplantı yılı, 2012 yılı, Eylül ayı toplantısı 3 Eylül Pazartesi günü Sedef Adası’nda yapıldı. Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu başkanlığında başlayan toplantıya; Aykut Mutlu, Ali Tokdemir, Bülent Mısırlıoğlu, Dursun Özdemir dışındaki tüm meclis üyeleri katıldı. Toplantıda şu gündem maddeleri görüşüldü.

Plan ve Proje Müdürlüğünün 28.08.2012 tarih ve 983 Sayılı Büyükada 26 ada 1 parselin Maliye Hazinesi’nden Belediyeye tahsisi hakkındaki teklifi görüşülerek İmar Komisyonuna havalesine oybirliği ile karar verildi.

Plan ve Proje Müdürlüğünün 31.08.2012 tarih ve 996 sayılı “Evlerimiz Gülümseyecek adamız güzelleşecek” kampanyası kapsamında hazırlanmış olan protokol hakkındaki teklifi görüşülerek İmar Komisyonuna havalesine oybirliği ile karar verildi.

Plan ve Proje müdürlüğünün 31.08.2012 tarih ve 997 sayılı Cephe – tabela Rehberi ve Uygulama Yönetmeliği hakkındaki teklifi görüşülerek teklif – karar olarak kabulüne oybirliği ile karar verildi.

Fen İşleri Müdürlüğünün 31.08.2012 tarih ve 1670 sayılı Araç Bağışı hakkındaki teklifi görüşülerek teklif – karar olarak kabulüne oybirliği ile karar verildi.

Plan ve Proje Müdürlüğünün 31.08.2012 tarih ve 998 sayılı Kardeş Kent hakkındaki teklifi görüşülerek teklif – karar olarak kabulüne oybirliği ile karar verildi.

______________________________

#BirAdayaDüşseydim

Kuşlar Âlemi’nin Cıvıltılar Dünyası Twitter’da 14.9.2012 Cuma günü #BirAdayaDüşseydim Hash Tag olunca…

Twitter, 14.9.2012
ADALAR POSTASI ‏
@ADALARPOSTASI

Derken hoparlörden anonsla kim ne diyor? Diyorum ya size #BirAdayaDüşseydim derken kazara Gürültü Adası Büyükada’ya düşmeyesiniz aman dikkat!

#BirAdayaDüşseydim Seferoğlu Korusu’nun ağaçlarını keser beton kondu dikerdim diyenler tez zamanda Adalar’ın yakasından düşün!…

#BirAdayaDüşseydim TerraceLido kaçağını kılıfına uydurur/uydurmaz dikerdim diyenler tez zamanda Adalar’ın yakasından düşün!…

#BirAdayaDüşseydim akülü, motorlu araçlar minvalinde trafik canavarımı da yanımda isterdim diyenler tez zamanda Adalar’ın yakasından düşün!

#BirAdayaDüşseydim “İmar Canavarı’nın müridlerini de çağırır kültür ve tabiat varlıklarını bi güzel yağmalardık,” diyenler tez zamanda Adalar’ın yakasından düşün!

#BirAdayaDüşseydim Türlü kisveyle turizm canavarına davetiye çıkarıp biraderleri Trafik ve İmar Canavarlarıyla günümü gün ederdim diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim İlgili kanuna karşı gelir orman yangın arazözüyle hoparlör eşliğinde bayram tebriği seferine çıkardım diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Kanun kural tanımaz türlü kisveye bürünüp 1001 katakulliyle aklıma her eseni yapardım diyenler tez zamanda Adalar’ın yakasından düşün!)O(

#BirAdayaDüşseydim Müziği sonuna kadar açar tüm Ada’ya dinletirdim diyenler tez zamanda Adalar’ın yaksından düşün artık gürültünüz yeter!

#BirAdayaDüşseydim Çocuklarıma yazlık oyuncak niyetine eve kedi-köpek alır güzün şehre dönüş vakti sokağa bırakırdım diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Misal Büyükada ne yapar eder bir kamu aracı bulur Aya Yorgi’ye mehtaba çıkardım diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Sahillerine dip dibe kaçak iskele ve binaları kondurup eletrik çektirir bayrağı da dikerdim diyenler Adalar’a düşmüş!

#BirAdayaDüşseydim Vapurları kaldırır gürültüsü ve egzozunun insan sağlığı üzerineki etkisi meçhul motorları sefere koyardım diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Yalova vapurunu kaldırır pazarcıları sürer süpermarketlerin yoluna kırmızı halı sererdim diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim İlle de şehirdeki yaşantımı isterim diye tutturanlar nereye düşerseniz düşün de aman sakın Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Modası geçmiş şimşirleri keser çim ekerdim diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Kentsel ve Doğal SİTi SİTtirir sıram sıram sıraladığım betonkondulara da sarmaşık sardırırdım diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim Kentsel ve Doğal SİTi SİTtirir sahile kondurduğum beton heyyulanın çatısına da çim ekerdim diyenler Adalar’a düşmeyin!

#BirAdayaDüşseydim ADALAR POSTASI’nda seyrederdim! ;) https://adalarpostasi.wordpress.com

#BirAdayaDüşseydim Suç uydurusuyla Karakol’a düşerdim!…Düştüm de!… ;) imza: ADALAR POSTASI ―> http://wp.me/s2Emvm-2702

#BirAdayaDüşseydim diyenler aman dikkat ortaya karışık bas bas bağıran müzik yayınıyla adeta cehenneme dönen Büyükada’ya düşmeyin!…

#BirAdayaDüşseydim Çamlıklarda bi güzel mangal yapardım diyenler aman sakın Adalar’a düşmeyin böylece yanıp kül oldu ormanlarımız zira!

#BirAdayaDüşseydim demekle olsaydı bu tarifeyle düş düşebilirsen!

#BirAdayaDüşseydim Bu tarifeyle 20:15’ten sonra şehre geri dönemezdim ki!

#BirAdayaDüşseydim demek dahi ne mümkün 19:40’tan sonraki vapur 23:00’te! gel de düş düşeblirsen! ;)

Bostancı’dan #BirAdayaDüşseydim demekle olmaz 08:00, 12:05, 19:40; denk düşürebilirsen düşür! Düşüremezsen Ada hayalin suya düşmüştür!

#BirAdayaDüşseydim Şehir Hatları’nın bu tarifesiyle Ada’da kalakalırdım!

 

______________________________

Adalar Müzesi

http://www.adalarmuzesi.org/cms/etkinlikler/etkinlikler/76-etkinlikler/339-kadir-canin-objektifinden-12-eylul-1980-akil-tutulmas-sergisi-buyukada-adaevinde

Kadir Can’ın Objektifinden 12 Eylül 1980
Akıl Tutulması Sergisi Büyükada Adaevi’nde…

Adaevi 12 – 30 Eylül 2012 tarihleri arasında Kadir Can’ın Objektifinden “12 Eylül 1980 Akıl Tutulması” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor.

12 Eylül Çarşamba günü saat 16:00’da açılacak olan sergide, sanatçı aynı isimli kitabını imzalayacak ve Gündüz Vassaf’ın da katılımıyla bir söyleşi düzenlenecek.

* * *

Haberler, 10.9.2012

http://www.haberler.com/12-eylul-akil-tutulmasi-buyukada-da-3926027-haberi

“12 Eylül Akıl Tutulması” Büyükada’da

Gazeteci Kadir Can’ın “12 Eylül 1980 Akıl Tutulması” kitabının sergisi Büyükada’daki Adaevi’nde açılacak.

Gazeteci Kadir Can’ın 1974’ten 12 Eylül 1980 yılına kadar çektiği fotoğraflardan oluşan ve bir süre önce yayımlanan 12 Eylül 1980 Akıl Tutulması kitabının sergisi 12 Eylül Çarşamba günü saat 16:00’da Büyükada’daki Adaevi’nde açılacak.

Olayların başladığı 1974 yılından 12 Eylül 1980 darbesine kadar izlediği çeşitli olaylarda çektiği fotoğrafların 160’ını 12 Eylül 1980 Akıl Tutulması adlı kitabında toplayan Kadir Can’ın sergisinde 40 fotoğraf yer alıyor. 12 Eylül 1980’nin 32’nci yılındaki sergi 30 Eylül’e kadar sürecek.

______________________________

peki ya Adalar’ın sükuneti?

Adalar’daki gürültü kirliliği Twitter, 14.9.2012’de mevzuu oldu, şöyle ki:

ADALAR POSTASI
‏@ADALARPOSTASI

  • Hangi mekân, her ne amaçla, ne tür müzik çalarsa çalsın; Adalar’ın sükunetini bu desibelde bir gürültüyle katletmeye hakları var mı?
  • Nicedir Büyükada İskelesi’nde tertiplenen düğünlerin müziğini hilafsız bütün ada halkı dinlemekte biçare!
  • Bütün Büyükada “Bas bas paraları Leyla’ya bi daha mı geleceeez dünyayla,” bas bas yankılanmakta! #BirAdayaDüşseydim derken aman dikkat!
  • Adalar’ın sükunetini şimdi de bir sürat teknesi katletmekte gürültü kirliliğine kimdir çare, Kaymakamlık değil mi? Nerede? Ve yine müzik: “Vay benim halime!…”
  • Derken hoparlörden anonsla kim ne diyor? Diyorum ya size #BirAdayaDüşseydim derken kazara GürültüAdası Büyükada’ya düşmeyesiniz aman dikkat!
  • #BirAdayaDüşseydim müziği sonuna kadar açar tüm Ada’ya dinletirdim diyenler tez zamanda Adalar’ın yaksından düşün artık gürültünüz yeter!
  • #BirAdayaDüşseydim diyenler aman dikkat ortaya karışık bas bas bağıran müzik yayınıyla adeta cehenneme dönen Büyükada’ya düşmeyin!…
  • Göç kaçıran derlermiş bu mevsim yağan yağmura Adalılar, bu da aynı minval bunca gürültü Adalıları bezdirip kaçırmak için zaar
  • Hangi mekân, her ne amaçla, her ne tür müzik çalarsa çalsın; Adalar’ın sükunetini bu desibelde bir gürültüyle katletmeye ne hakları var?
  • Halbuki mülki âmirin her türlü sesin yayına dair belli bir sınır koyup denetlemesi lüzum etmez mi derdimizi Yalova Kaymakamı’na mı anlatacağız?
  • Erdem Özdemir: @ADALARPOSTASI Aslında çok boyutlu bir plan yapmalı Adalarla ilgili. Müzik-mangal-emlak işi. Buralar adam edilir ama ciddi bir birlik lazım.
  • Kedi: @drerdemozdemir @ADALARPOSTASI Kaymakam Ada’da yaşasa, Ada ruhunu bilse, Ada’daki (eski) huzuru bilse izin vermezdi!
  • Pelin Üner Altındağ: @drerdemozdemir @adalarpostasi +1’im ama + 100’ler ya da +1000’leri toplamak için ben hazırım.
  • Büyükada’da müziğin sesi az biraz kısıldı; hiç değilse şimdi sahilde çalan müzik taa Hristos eteklerindeki evimizin içinde değil!
  • Gündüz Vassaf,  “Acaba bu yaz Sabiha Gökçen uçaklarının ucuş hatlarını Adalar’ın üstünden uzaklaştırmalarını sağlayabilecek miyiz?” diye sormuştu. ―> bkz. ADALAR POSTASI-2271/2 (11.5.2009)
  • Erdem Özdemir: @Morelmasolucani sosyal medya çok iyi bir kanal. +1ler artacak. “Oy farfara farfara” kâbus gibi, Ada’nın kültürüne tecavuz saldırı bence!
  • Müzik,  motor, uçak sesi Belediye, iskele, fayton anonsları,  Ezan Harici Mevlid  ve türlü Duanın da hoparlörlerden bilmem kaç desibel yayını nerede kaldı Adalar’ın sükuneti?
  • Adalar üstünden uçMA! sükuneti bozMA! )O( ―> bkz. ADALAR POSTASI-2271/2 (11.5.2009)

* * *

* * *

Twitter, 17.9.2012

Erdem Özdemir ‏

@drerdemozdemir

  • @ADALARPOSTASI SİT Alanları’nda gürültüyle ilgili yasal hüküm olmalı. Araştırıyorum. Adalar’da gürültüyü yok etmek için birlik olmalı!
  • @ADALARPOSTASI Adalar’da, fayton, kuş sesi, mivaylama ve havlama dışında ses alsa olmamalı. “Oy farfara farfara,” diye inliyor Adalar!
  • Prof. Dr. Kemal Gözler: Sokak düğünü’ nde gürültü yapana müdahale etmeyen kolluk hakkında yapılabilecekler: http://www.idare.gen.tr/gozler-sokak-dugunu.pdf
  • Ghost ‏@sinemmakbulutt: @drerdemozdemir Gürültü kirliliği Adalar’ın ruhuna aykırı..
  • @sinemmakbulutt Heybeliada’da da durum berbat, günlerdir bahçede oturamıyorum. Yasalar var ama devreye sokacak kararlılık ve birlik gerek
  • @sinemmakbulutt Adalar Yönetmelikteki “çok/hassas alan” kapsamına alınabilir ve gürültü tamamen önlenebilir birlik – mücadele sağlanır ise.

______________________________

AdaGazetesi, 9.9.2012
Baki Nedim Baltacı

http://www.ada-gazetesi.com/sessizlik-mezarlikta-olur.html

Sessizlik Mezarlıkta Olur!…

Haksız kazanç sağlayanlar sıralamasında eroin kaçakçılığından sonra ikinci sırayı kent topraklarını yağmalayan rantiyerlerin aldığı çoğumuz tarafından bilinen bir gerçekliktir. Bu nedenle ideolojik farklılığı taban tabana zıt partiler dahi çoğu zaman yeşili azaltan projeleri şehir meclislerinde ittifak içinde oybirliğiyle geçirmektedir. Asgari cunta sonrası sağda ve solda kurulan partilerin sık sık dönüşümden bahsetmesine rağmen siyasi partiler ilgili kanunu değiştirmeye yanaşmazlar. Böylece şefe itaat kültürüne bağlı olarak siyasi besinini alan partililerden oluşan “SİYASET SINIFI” ülkedeki HEGEMONİK YAPININ bel kemiğini oluşturur.

Bütün dengelerin alt üst olduğu, çıkarların anonimleştiği ortamda yani bu AKP döneminde İstanbul’da olası bir deprem için ayrılmış yüz kadar alanın tadilatla inşaata açıldığını, gene Kasımpaşa’da yani Başbakan’ın semtinde camii yerinin inşaata açıldığını mesken gecekon…. ayrılan yerleri amacı dışında kullandırtan Kadıköy Belediyesi’nin 2007 yılında 400 adet plan tadilatıyla o yıl için rekor kırdığını özetlersek İSTANBUL’UN YEŞİL ALAN stoklarının hızlı bir şekilde tüketildiği GÖRÜRÜZ. Kaçak inşaat yapmak isteyen müteahhitlerin adeta serbest çalışma bölgesi gibi gördüğü Adalarda ise durum içaçıcı değil.

AKP döneminde yerel yönetim sicili parlak olmayan Adalar Beledisi’nde olumsuz yapılaşmalar yeni dönemlerde de bütün hızıyla devam ediyor. Adalar’da kaçaklar mühürlenmesine, savcılık suç duyurusuna rağmen müteahhit kalan kısmını mühre rağmen devam ettirerek inşaatını olası bir af için NADASA bırakmaktadır. Peki ya olması gereken nedir?

Belediye penceresinden bile gözüken kaçaklara Belediye derhal müdahale ederek verilen süre sonunda da gereğini yapacak yani yıkacak, gereği yapılmadıktan sonra mühürlemenin fazla bir önemi yok. Çoğu inşaat encümenden alınan basit tamir ruhsatıyla iş tutmakta, Kurul kararı olmadan Adalar’ın hiçbir yerinde tuğla dahi konulamaz. Maalesef Adalar’da resmi kurumlar bu gerçekliğin üzerinden atlamaktadır.

Bu yamuk işlere karşı duyarlı olanlara yani bizlere soruyorlar, “Size ne?” Bir avuç insansınız diyorlar, evet önceleri bir avuç insan olarak Adalar’ın kurallı bir şekilde yönetilmesini istemekteydik, şimdi sayımız beşyüze kadar çıktı, mail’le desteğini veren ada sevenler ise birkaç bin, amacımız kentin tarafı yani Adalar’ın tarafı olanların sayısını çoğaltmak.

Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen bir anımı okuyucularla paylaşmak istiyorum. Mahkeme Başkanı Nusret Bey bana “Yeşil diyorsun, Noter’in belgesine sahte diyorsun, sen kimsin bu işlerle neden, niçin uğraşıyorsun?” diyerek sorusunu cevaplamamı istemişti. Kadıköy’de 9 dönümlük bir araziyi devlete kazandırmıştım, aynı mekân yeniden ele geçirilmek isteniyordu. Mahkeme başkanına cevabım kısa oldu “Sayın Yargıç, iki omzu üzerinde kafa taşıyan T.C vatandaşı olarak ve de yeşile namusum gibi sahip çıkan bir İNSAN OLARAK,” dedim. Kısa bir süre sonra da Hakim Nusret Bey’i ünlü bir mafya babasıyla ilişkilendiren villayla ilgili gazetelere haber oldu daha sonra da emekli olup mafya babasının avukatı oldu. Benim ve arkadaşlarımın çoğu demokrat, sosyal demokrat, çevreci insanlarız, amacımız yaşadığımız kentin kurallı hale gelmesidir. Benim Kadıköy’de ve muhtelif yerlerde çevreyle ilgili epeyi mahkemem oldu, en son Terrace-Lido inşaatının sahibi Serdar İnan maddi manevi tazminatla şahsıma dava açtı, bunlar işin iyi tarafı hiç olmazsa müteahhit reflekslerini hukuk aracılığıyla ortaya koyuyor. Bir de sokak sivilcelerini üzerimize salanlar var onlarla da iyi bir dil uzmanı olarak anladıkları dilde konuşabiliyoruz!

Büyükada’ya dönersek; sahil düzenlenmesindeki iyileşme, çarşıdaki bisiklet trafiği için bir çaba göze çarpmakta fakat sokaklar bir felaket, balık restoranlarının önünden ve de Recep Koç Caddesi’ne giriş çok zor halk tek sıra halinde slalom yaparak geçebiliyor. Ya portiklere ne demeli, Perşembe pazarında bile böyle bir kuralsızlığa göz yumulmaz. Monaco, Nis, Kom gibi turistik bir bölge olan Adalar’da niye Belediye kuralsızlığa göz yumuyor? At pislikleri Nizam’dan, Maden’den çarşının içine hatta Belediye binasının önüne taşındı. Sokaklar bir felaket, kuralsızlık had safhada, Dünya’nın hiçbir yerinde meydanların kalitesi Büyükada örneğinde olduğu gibi çirkinleşmemiştir. Halkın nefes alması için projelendirilen İskele Meydanı, Adalar Belediyesi ve ilçe AKP teşkilatıyla birlikte görüntü kirliliğine dönüştürülmüş vaziyettedir. Bu olumsuzlukların karşısında susmak olur mu? Sessizlik ancak mezarlıkta olur!…

Baki Nedim Baltacı

______________________________

AdaGazetesi, 11.9.2012
Sosi Cindoyan

http://www.ada-gazetesi.com/yorum-sizin.html

Yorum sizin…

Tesadüfen, Adamızın plaj tesislerinden birinde yürüyüşüme kısa bir mola vermiştim. Ani bir sesle irkildim. “Düştü, düştü, düü-şü-yor,”; başımı çevirip baktığımda, gördüğüm manzaraya inanamadım! Bir kadın, elinde koltuk altından ve ayaklarından tuttuğu çıplak ve ıslak bir bebek.”Düüş-tü,” dedi ve yere bir parça kaka düştü!

Bir başka gün, sahilden denize giren yabancı uyruklu bir çift, çocuklarının tuvaletini yaptırmak için çantalarından plastik bir lazımlık çıkarmıştı, içine bir naylon koydular ve bebeği üstüne oturttular. Sonra da naylonun ağzını iyice bağlayıp çöpe attılar.

*** *** ***

Aylardan Haziran, vapura binip Büyükada’ya gidiyorum. Mahşeri bir kalabalık ve inanılmaz bir uğultu. Cezalı gibi bir köşeye yaslanıp etrafı seyrediyorum. Bir an için “Ben neredeyim?” dedirtecek bir manzara. Çöpler alenen yere atılıyor, ağlayan, tepinen bir çocuk ordusu, gizliden satış yapan seyyar satıcılar, tokyolu, kara gözlüklü, kostüm gömleği ile şort giyen erkekler. Çılgın gençlik, kıyafetlerle uyum sağlamayan erotik sahneler, denize, eğlenceye koşan deniz kültürü ada kültürü olan olmayan, yarınlarımızın gerçek sahipleri, gençlerimiz.

Sonbaharda, Kabataş’tan vapura biniyorum. İnsanı rahatsız etmeyecek kadar bir kalabalık, tertemiz bir vapur. Tavşankanı çaylar, temiz giyimli yolcular. Koltuklara bağdaş kuran, uzanıp da yatan kimse yok. Bir Beyefendi tepsiyle ailesine çay getiriyor, bir bardak çayı da köşede oturan turist gence ikram ediyor. “Danke schön– Bitte schön” ve dostça bakışlar içimi ferahlatıyor.

*** *** ***

Kınalıada sahilinde yürümeye çalışıyorum. Yere serilmiş bezlerin üstünde yiyeceklerden sanki sergi açılmış. Afiyet olsun, Allah bin bereket versin de o gün patlıcanlar, dolmalar, fasulyeler yenmese de çaylar demleneceğine termosla getirilse olmaz mı? Artık çok az görülmesine rağmen beyaz donla denize giren delikanlı hiç mi pazardan ucuz bir şort alamazdı? Donla gezilir mi?

İskeledeyim, çocuklu bir aile yaklaşıp aile plajı soruyor. Biraz sohbet ediyoruz. Sabah kahvelerini bir café’de içmeye karar veriyorlar. Minik kızlarına da çantalarından bir meyve çıkarıyorlar. Daha sonra büfeden meşrubatlarını alıp folyolara sarılı sandviçlerini deniz kenarında afiyetle yiyecekler. Adamıza hoş gelmişler, bana huzur verdiler.

*** *** ***

Eyvah! Karşıdan bir bisiklet geliyor, yana çekileyim derken ani bir frenle 15-16 yaşında bir genç yere seriliyor, bisiklet havaya uçuyor ve gencin üstüne düşüyor. Gencin başı kanıyor, bense duvara yapışıyorum. Gencin cebinde eczahaneye gidecek para yok, bisiklet de kiralık.

Yıl 1969. Kınalıadamızda tek bir fayton vardı. Zarardan fazla Adamıza faydası oldu. Fakat bir gün her nedense atlardan biri bir kadına çarptı diye ikinci bir kazayı önlemek için faytonu geri çektiler.

Yazıyı fazla uzatmadan yorumunu sizlere bırakıyorum, sevgili okurlarım.

______________________________

AdaGazetesi, 16.9.2012

http://www.ada-gazetesi.com/adalar-lige-iyi-basladi.html

Adalar spor lige iyi başladı

‎2012-2013 1.amatör ligi maçları başladı. 14. Grupta mücadele eden Adalar Spor, ligin ilk maçında Pendik Doğan’la karşılaştı. Adalar Spor rakibini 2-1 mağlup etti, golleri yeni transferler Fırat Menez ile Secan Elkılıç tarafından geldi.

Fotoğraf: Adalar Spor-Yusuf Bahar

14. Grup
14:00 Kaynarca – Valide Tayfun (Kaynarca) 1-1
16:00 İstanbul Kemah – Tokatköy (Spor Akademisi) 3-1
16:00 Kartalgücü – Ferahspor (Kartal Yunus) 2-5
16:00 Pendik Doğan – Adalar (Pendik Bld. Çamlık) 1-2

* * *

AdalarSpor, 17.9.2012

Yusuf Bahar

İlk haftayı Adalar Spor gibi galibiyetle tamamlayan İstanbul Kemah ile 23 Eylül Perşembe günü saat 16:00’da Kartal Yunus’ta yapacağımz müsabakaya tüm Adalıları bekleriz.

Adalar Spor Kulübü Başkanı

Yusuf Bahar

______________________________ 

Hovsep Özacar, 15.9.2012

https://www.facebook.com/hovsep.ozacar

Uluslararası Bisiklet Filmleri Festivali’nin Büyükada Turu…

Uluslararası Bisiklet Filmleri Festivali bu yıl İstanbul’da yapılıyor. Festivalin son gün ve kapanış ayağı Büyükada’da gerçekleşecek. Bisikletliler Derneği üyelerinin de katılımıyla yaklaşık 500 bisikletli Maltepe’den çıkarmayla Büyükada Kumsal mevkiine inip, Emniyet Müdürlüğü’nün önünden start alacaklar. Büyük Tur, Aya Nikola Halk Plajı’nda sonlanıp, piknik ve kısa metrajlı Bisiklet filmleri gösterimleri yapılacak.

ETKİNLİKLER ADA HALKININ KATILIMINA AÇIKTIR!

* * *

Sabah, 15.9.2012

http://www.sabah.com.tr/kultur_sanat/etkinlik/2012/09/15/istanbulda-dev-bisiklet-hareketi

İstanbul’da dev bisiklet hareketi

Bisiklet kullanıcıları, İstanbul’da ilk kez düzenlenen ‘Bicycle Film Festival’ kapsamında yarın bir araya gelip tura çıkacak

Bisiklet sevdalıları yarın bir araya geliyor! 2001 yılından beri düzenlenen ve uluslararası bir etkinliğe dönüşen ‘Bicycle Film Festival’ bu yıl ilk kez İstanbul’da gerçekleşiyor. Festival kapsamında yarın düzenlenecek etkinlikte; bisiklet kullanıcıları İstanbul’un çeşitli noktalarında buluşacak ve önce Avrupa’dan Asya’ya, sonra da Maltepe sahilinden Büyükada’ya geçecek.

KASK TAKMAK ZORUNLU

Büyükada’da atılacak tur sonrasında Adalar Plajı’nda biraraya gelecek olan katılımcılar; önce piknik yapacak, ardından ‘Program 5: Bisiklet Hikayeleri/Bike Stories’ filmini izleyecek. Katılımın ücretsiz olduğu etkinlikte bisiklet kullanıcılarının kask takması zorunlu. Etkinliğe katılmak isteyen ama bisikleti olmayanlar, çeşitli noktalardan bisiklet kiralayabilecek. Bicyclefilmfestival. com’dan detaylı bilgi alabilirsiniz.

* * *

Hovsep Özacar, 15.9.2012

https://www.facebook.com/hovsep.ozacar

* * *

Sabah, 17.9.2012
Erdoğan Yapık

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/09/17/bisiklet-tutkunlarinin-buyukada-cikarmasi

Bisiklet tutkunlarının Büyükada çıkarması

İstanbul’da ilk kez organize edilen Bisiklet Film Festivali kapsamında yüzlerce bisiklet sürücüsü gemiyle Büyükada’ya çıkarma yaptı. İstanbul’un çeşitli noktalarından hareket eden gruplar Avrupa Yakası’nda Sirkeci’de bir araya gelerek Asya Yakası’na geçti. Şehir turunun ardından Maltepe Sahili’nde buluşan bisiklet sürücüleri, ‘Çıkarma gemisiyle’ Büyükada’ya geçti. Büyükada’daki büyük tur sonunda Adalar Halk Plajı’nda piknik ve film gösterimi yapıldı. Festivalin kurucusu Brendt Barbur, İstanbul’da gösterilen ilgiden son derece memnun olduklarını ifade etti. Barbur, dünyanın 20 şehrinde olduğu gibi, İstanbul’da 4 gün gibi kısa bir sürede bisikletlerin değerini kültür, sanat ve sporla anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Festival 2001’den bu yana Paris, Londra, Milano gibi 20’den fazla şehirde düzenlenen uluslararası bir niteliğe sahip.

________________________

http://www.turknikon.com/11-adalar-bayramlar-ritueller-torenler-konulu-fotograf-yarismasi-sonuclandi-13386

11. Adalar “Bayramlar, ritüeller, törenler”

konulu fotoğraf yarışması sonuçlandı…

Adalar Kültür Derneği, 10 seneyi aşkın süredir İstanbul Adaları’nda kültür ve sanat etkinlikleriyle uğraşmaktadır. Yaz ayları boyunca açık ve kapalı mekânlarda resim, fotoğraf ve diğer sanat ürünleri sergilemekte, konserler, gösteriler, çeşitli konularda söyleşiler düzenlemekte, Adalar’la ilgili kitaplar ve periyodik olarak ADA Gazetesi’ni yayımlamaktadır. Dernek, öte yandan Adaları tanıtan kalıcı birçok etkinliğe de imza atmaktadır. Bunlardan biri üniversitelerimizin sinema-TV bölümlerinde okuyan öğrencilerin ve amatörlerin katılımına açık kısa film yarışmasıdır. Diğeri ise bu yıl 11.si düzenlenen ve tüm amatör, profesyonel sanatçılara açık fotoğraf yarışması olmuştur.

Bu seneki fotoğraf yarışmasının konusu, “Bayramlar, ritüeller, törenler” olarak belirlenmişti. İstanbul’un farklı bir parçası olan Adalar 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren canlanmaya başlamış ve köşkleri, çamları, faytonu, deniziyle bugünkü karakteristik özelliklerini kazanmıştır. Adalar o günlerden bu yana farklı din ve etnik kökenlere mensup vatandaşlarımızın birlikte yaşadığı bir yer olmuştur. Müslümanların cenazelerinde Hristiyan ve Musevileri, kiliselerde Müslümanları görmeniz mümkündür. Ramazanlarda sinagog ve kiliselerde iftarlar düzenlenir. Adalılar sevinçli ve üzüntülü günlerini farklılık gözetmeksizin paylaşırlar. Herkes birbirinin bayramını kutlarken millî bayramlar da müştereken kutlanır.

Konusu “Bayramlar, ritüeller, törenler” olarak belirlenmiş olan 11. Adalar Fotoğraf Yarışması’na 25 kişi 124 fotoğrafla katılmıştır. Aras NEFTÇİ, Alberto MODİANO, Doç. Dr. Ozan BİLGİSEREN ve Özer KANGÜR’den oluşan jüri üyeleri yapmış oldukları değerlendirme sonucunda birinci Çüneyt ÇELİK/İstanbul, ikinci Emel SEZER/ Edirne ve üçüncü Alphan YILMAZMADEN/  İstanbul olmuştur.

Birinci : Çüneyt ÇELİK/ İstanbul

İkinci: Emel SEZER/ Edirne

Üçüncü: Alphan YILMAZMADEN/ İstanbul

________________________

GazeteVatan, 16.9.2012
Müge İplikçi

http://haber.gazetevatan.com/burgazadada-bir-agustos-pazari-gibi/481314/4/Haber#.UFecuRhm-yd

Burgazada’da Bir Ağustos Pazarı Gibi

Annem, kendi annesi gibi suskun nesilden, sırlarını oraya buraya sessizce taşıyan nesilden geliyor. Ağzı fermuarlı. Bu, benim İstanbullu Ermenilerimden gelen bir deyiş. Büyükannemin, sessizliği işaret diliyle anlatışını anımsıyorum. Dudaklarının üzerinden kayan işaret parmağının ucu. Tıpkı kapanan bir fermuar gibi. Doğulu kadınların suskunluğu. Sevilmiş, çok sevilmiş, aldatılmış, evlenilmiş, alıştırılmış, kötü davranılmış, büyülenmiş, ırzına geçilmiş, terk edilmiş kadınların suskunluğu…

Yukardaki satırlar 1955 yılında İstanbul’da doğan, önce Almanya’ya, ardından Fransa’ya göç eden Esther Heboyan’ın dilimize çevrilen kitabından. Everest Yayınları’ndan çıkan Burgazada’da Bir Ağustos Pazarı Gibi adlı bu kitabı dilimize Yaşar İlksavaş çevirmiş.

Burgazada’da Bir Ağustos Pazarı Gibi, kitaba adını veren bir öykü. Tanıklık ya da yaşamdan bir an olarak da okunabilir. Tamamen sizin keyfinize, okuma zevkinize kalmış. Ben ilk başta adına bayıldım! Bu öyküde Heboyan, bir çift ayakkabıdan yola çıkıyor. Çarşıdan yeni alınmış mavi balerin ayakkabıları bunlar. O gün yazarın ziyaretine gelen annesini çok eskilere götürmeye yetiyor da artıyor bile bu ‘iskarpinler.’ Aslında yazarı da. Annesinin Burgazada’nın tepesindeki tavernaya, o tavernanın dans pistine doğru uçup giden anılarına, annesi evden gittikten sonra, neredeyse aynı pazarın sıcaklığında o da dalıveriyor. Ancak iş burada bitmiyor. Ayakkabılar, bir yandan da Saik Faik’in ‘en çok korktuğu şey ayakkabısızlık’ cümlesi demek hem anne hem de kızı için. Yoksulluk ve yokluk adına hatırlanan bu cümle, yaşanmış olanları ve o yaşanmışlıklara mühürlenmiş suskunlukları da içeriyor hiç kuşku yok ki. Hem kadınsı hem de insani bir suskunluğun adı bu cümle sanki. Yazar, annesinin, yani çocukluğu başkalarının yıpranmış ayakkabılarını toplamakla geçirmiş o kadının, neden babasıyla evlendiğini o anda anlayıveriyor. En azından kocasıyla birlikte iken hayatın içinde yalınayak yürümek durumunda kalmayacak olan o kadını. Hayali bir pazar neşesi içerisinde beyaz deri iskarpinler içerisindeki o kadını. O cümle o kadar onlarla ki, Paris’te bir günde, iki farklı insanın, başka bir zamanın tortusunu birbirlerine hatırlatmaktan korkarak ‘hayal ettikleri’ dansın içine bile sığışabiliyor.

O öğleden sonra, yarın aynı saatte beni yeniden görmeye gelecek olan annemin gidişinin hemen ardından ve bana binlerce şey anlatacak çocuklarımın eve dönüşünden az önce, mavi balerinlerimi ayağıma geçirmeye ve salonun ortasında benim olmayan bulanık bir anının üzerinde dans etmeye karar verdim: Bir Arjantin tango veya Burgaz’da bir pazar sabahı hoş kokulu çamların altında beni bir anda yedi değil tam olarak yedi yüz yetmiş yere götüren bir Viyana valsi belki de. İnsan orada peri masallarına bir adım kaldığına inanmak istiyor.

O dansı bir üçüncü göz olarak uzaklardan seyrederken Burgazada’daki o dans pistine siz de benim gibi gitmek isteyebilirsiniz. Dansın ve müziğin ortak diliyle zamanın insana neler neler anlatabileceğini yeniden hatırlamak isterseniz yanınıza en güzel ayakkabılarınızı almayı unutmayın derim.

* * *

[…]

________________________

HaberTürk, 13.9.2012

http://www.haberturk.com/kitap/index/316

Burgazada’da Bir Ağustos Pazarı Gibi

Yazar: Esther Heboyan
Tür: Roman Öykü
Yayın Tarihi: 13 Eylül 2012
Yayın Evi: Everest Yayınları
Lisan: Türkçe
Sayfa Sayısı: 150
Detay: Evi terk etmek, bir bilinmeyene doğru yola çıkmak ve orada kaybolmak. Çocuklukla birlikte geride kalan uzak kent. Ve sonrasında keşfedilecek ülkeler, öğrenilecek lisanlar, tanışılacak yabancı yüzler. Acaba ne kadar konukseverler? Esther Heboyan, yeni bir hayata doğru yola çıkarken anılarını da beraberinde götürenlerin öykülerini anlatıyor. Çocukluk anılarında Burgazada’da bir pazar sabahı, çam kokuları, vapur sefaları ve ilk aşk… Eskide kalan ama eskimeyen öyküler: “Eski bir hikâye. Eski olduğunu düşündüğüm bir hikâye, insan bunun her zaman eski hikâye olduğunu düşünür. Oysa yaşamımızdaki kimi hikâyeler varlığınıza kaya midyeleri gibi asılırlar. Sığınmak için dünyanın öbür ucuna, kentin öbür köşesine, kendi öz dünyanıza koşabilirsiniz, yapılacak hiçbir şey yoktur, hikâyeler sizin hikâyeleriniz olarak kalır, yalnızca onlara alışmak gerekir, o kadar.”

________________________

Çılgın zamanları düşleyen insanların yegâne hayalleri…

Arka Kapak

“Nerede uyanırsanız uyanın, örneğin Taç Mahal’de veya bir Kızılderili çadırında, gözlerinizi açıp ölmediğinizi fark ettiğiniz anda, kafanızın içindeki soru işaretleriyle uyanmanız kaçınılmazdır…”

Yazar: Bülent Duran

Sayfa Sayısı: 96

Dili: Türkçe
Yayınevi: Sokak Kitapları Yayınları

________________________

Şalom, 5.9.2012
Ester Yannier / Sıcağı Sıcağına

http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=83982#.UFeeEhhm-yc

Beş kala…

“Sevgili çocuklar, güzel yüzleriniz asılmasın. Hepinize başarı dolu bir okul dönemi dilerim,”

Acı tatlı anılarla dolu bir yaz mevsimini daha geride bıraktık… Takvim sayfalarınızla ilişkiniz olmasa da sonbaharın geldiğini anlatan o kadar çok işaret var ki çevremizde örneğin: plajda sohbet ederken lafınızın orta yerinde yanınızdaki kişi bir anda ayağa kalkıp yukarıda bir yerlere el sallamaya ve “Güle güle gidin. Seneye görüşürüz,” dediğinde sıcak ülkelere göç etmeye başlayan leyleklere veda ettiğini kısa süreli şoktan sonra kavrarsınız. Havanın yüksek nem oranından puslu başlayan günler, net bir hal alır, Anadolu yakasını daha net görür ve sadece tepelerde azıcık yeşillik kaldığını umutsuzca fark edersiniz… Ya da henüz hava aydınlıkken adaya yaklaşan vapurunuz hava kararmaya başladığında yanaşır olur… Akşam saatlerinde yaz sıcağında kendini sokağa atanlarla dopdolu sahilde yaş ortalamasının 50+’ya dönüştüğünü gözlemlersiniz. Ya da sabah saatlerinde sadece işe gidenlerle dolu olan vapur veya deniz otobüsünüz okul alışverişi için şehre inen yüzü asık çocuklarla, gülümseyen annelerle doluverir. Elbette ki taşınan bavulların sayısında büyük bir fark olur… Ve tabii ki birileri mutlaka “Ne zamana kadar buradasınız, ne zaman taşınıyorsunuz?” sorularını sormaya başlar…

Sizi bilmiyorum ama bizler Burgazada’da heyecanlı günler geçirdik bu yaz süresince… Bunca yıl sonra çocukluğuna, geçmiş anılarına ve dostlarına kavuşma müthiş heyecanlı geçti. En güzellerinden biri de geçtiğimiz hafta gazetemizde manşetten haberini verdiğimiz “Reunion 2012” idi. Bir fotoğraf karesiyle başlayan geçmişe özlem, bir çığ gibi büyüdü ve 500 kişiyi bir araya getirdi. Yağan yağmur dahi bu kavuşmanın neşesini heyecanını gölgeleyemedi. Kendisini müziğin ritmine kaptıranlar sirtaki yaptılar, göbek attılar, ellerini birleştirerek hora teptiler. Dünyada eşine benzerine rastlanamayacak kadar güzel geçen bu etkinlik geniş basında da yer aldı. Gelecek yıllarda daha da kalabalık geçeceğini umut ediyoruz.

Burgazada kolay kolay unutmaz… Genç yaşta zamansız aramızdan ayrılan Burgaz’ın toprak tenis kortlarının sevilen ismi (İYD Başkanlarından) Moiz Aziz’in adı bu yıl da düzenlenen bir turnuvada yeniden anıldı.

Geçtiğimiz haftalarda Burgazada Deniz Kulübü ‘Muhteşem’ üyeleri keyifli bir etkinliğe imza attılar. Burgazada’nın konukları çocuklar yararına sahneye çıktılar. Profesyonelce hazırlanılmış bu gösteri her sene olduğu gibi kış mevsiminde bir dernekte sahnelenecek.

Zamanının büyük bir bölümünü sokakta geçirdiğiniz adada, tüm haberlerden çok daha kısa zamanda haberdar olursunuz. Dostlarınızın çocuklarının başarılarıyla, mutluluklarıyla sevinir, kayıplara üzülürsünüz. Zaman isteseniz de istemesiniz de geçiyor, çocuklar büyüyor, bizler de daha fazla büyüyoruz.

Sevgili çocuklar, güzel yüzleriniz asılmasın. Hepinize başarı dolu bir okul dönemi dilerim…

________________________

StarGazete, 5.9ç2012
Yağmur Atsız

http://haber.stargazete.com/yazarlar/atlara-ve-kavatlara-dair/haber-686238

Atlara ve kavatlara dâir

Zaman‘ın dünki sayısında sayfa 25’den verilen haberi ve fotoğrafı gördünüz mü bilmiyorum. Ama genç muhâbir Burak Can arkadaşımı da bu röportajı için gıyâben kucaklıyor ve alnından öpüyorum! Büyükada’da, yaşlandıkları yâhut en insafsızca koşullarda çalıştırıldıkları ve zâten ömürleri boyunca doğru dürüst yem yüzü görmedikleri için tâkatden düşen atların nasıl alçakça açlıkdan ölüme terk edildiklerini ve bir kısmınınsa bu dahî beklenmeksizin nasıl kesilerek cesetlerinin orada çürümeye bırakıldıklarını anlatıyordu. Leşlerini oracıkta kargalar yiyormuş. Görünce gözlerimden yaşlar boşandı, dakikalarca ağlamışım. Eğer bunları yapanlar Müslümansa ben “gâvur” olmayı on kere tercîh ederim! Resmî görevliler, yâni en başta polisler, fayton sâhiplerinden korktukları için müdâhale etmiyorlarmış! Onlara da en samîmî temennîlerimi iletiyorum. Ayrıca bu göz yummada “siyâsî” etkenler de rol oynuyormuş. Burada nezâketimi bozmamak için kendimi tutuyor ve sâdece şu üstü kapalı îmâyla yetinmek istiyorum: Ben o siyâsetin anasını avradını… Ancak Ada halkına da iki çift sözüm var: Eğer, hangi sebepden ötürü olursa olsun, bu vahşete katlanıyorsanız Allah lütfen sizleri de ihmâl etmesin ve topunuzun belâsını versin! Ne yiğit milletmiş şu “Ada Milleti” de haberimiz yokmuş! Helâl olsun boyunuza posunuza! Fayton sâhipleri içinse tek bir duâm var: İnşallah sizin sonunuz da o zavallı atlarınki gibi olur! Bakalım o zaman sizleri de haber yapacak bir yufka yürekli muhâbir çıkar mı? Hazır açılmışken: Sâdece o tâlihsiz ve güzeller güzeli mâsum atlar değil konum! Sizler, sırf kedilere ve köpeklere bunca eziyet edildiği için prensip olarak yılda kaç bin turistin Türkiye’ye gelmediğini biliyor musunuz? Türkiye ve Yunanistan için bu rakamlar 12.000 ve 9.000 olarak tahmîn ediliyor. Ben iki satır yazdım diye gönüllerinizin merhamet nûruyla tenevvür etmeyeceğinden emînim ama sizin Allahınız paradır da belki bundan etkilenirsiniz diye düşündüm. Öyle ya, her turist ortalama 1.800 avrodan…

***

Aslında bambaşka bir konu tasarlamıştım bugün için; notlarım da hazırdı. Fakat o resmi görüp o haberi okudukdan sonra, isterseniz bana beyni muşmulaya dönmüş bir bunak deyiniz, umurumda değil, hem belki haklısınızdır da ama o haberi okuyup o resmi gördükden sonra canım ne istiyor, biliyor musunuz? O atlar gibi yere uzanıp ölmek… Nasıl olsa bir gün o da olacak ama şu ikindi tam da uyardı gibi bir his var içimde… Sinsi bir his… Bir şişe konyak olacaktı barda… İkindi üzeri sarhoş olmanın en emîn yollarından biridir.

_____________________________

YeniDüzen, 7.9.2012
Levent Özdağ

http://www.yeniduzen.com/detay.asp?a=48748&z=5

Aşkların, Sürgünlerin, Huzurun Adresi: Büyükada

İstanbul Adaları’nın en büyüğü olan 5,4 kilometre kare alana sahip Büyükada’nın Maltepe sahiline olan uzaklığı 2.3 km, 2000 yılı itibarıyle Sedefadası dâhil olmak üzere nüfusu ise 7.335 kişidir.

Bizans zamanında sürgün ve manastır bölgesi olarak kullanılmış olan Büyükada, imparatorların otoritelerini sarsacaklarından endişe ettikleri yakın akrabalarını, devlet adamlarını, muhalifleri hapsettirdikleri ve sürgüne yolladıkları ada olma özelliğine sahiptir. Özellikle sürgün edilen saray kadınlarını ve inzivaya çekilen rahipleri ağırlayan Ada’nın en eski yapılarından olan ve günümüze ulaşmayan Kadınlar Manastırı birçok sürgüne sahne olmuştur. Hiç kuşkusuz bu sürgünlerin en ilginci Kadınlar Manastırı’nı bina ettiren İmparatoriçe İrene’nin kendisinin de bu manastıra sürgün edilmesidir.

BÜYÜKADA’YA NASIL GİDİLİR?

Yüzyıllardır tarihi olaylara tanık olan Ada’ya dünyanın dört bir yanından turistler ziyarete geliyor. Yaz mevsiminde ziyaretçiler tarafından sıkça ziyaret edilen Büyükada’ya Taksim’den herhangi bir otelden taksiyle Kabataş İskelesi’ne 7,5 TL’ye gidebiliyorsunuz. İskele’den isteğe göre hızlı deniz otobüsüyle 8 TL’ye 50 dakikada Ada’ya ulaşmak mümkün…

ADA’DA GEZİNTİ

Hızlı deniz otobüsü bir durak Heybeliada’nın ardından Büyükada’ya ulaşıyor. Ada’ya gelir gelmez huzuru ve temiz havayı hissediyorsunuz. Adada’da araba olmadığı için ulaşım 230 tane faytonla sağlanıyor. Faytonlarla adada küçük tur gezinti yapmak isteyenler 65 TL’yi gözden çıkartmak durumunda…

Faytonla adayı gezerken tarihi evlerin, konakların büyüsüne kapılıyoruz. Ada’nın Luna Park (Meydan) olarak adlandırılan meydanında dileyen kısa bir mola yaparak manzarayı seyredebiliyor.

MANZARALI YEMEK

Fayton gezintisinin ardından İstanbul manzaralı restoranlarda yoğunlukta balık yemek için oturuyoruz. Çipura tanesi 15 TL, tereyağlı karides 28, güveçte karides 25 TL sadece bunlardan birkaçı…

TARİHÇE

1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya Kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesi, Ada’nın tarihine ilişkin en eski bulgudur. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olan define şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. Diğer Prens Adaları gibi Büyükada da Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Adalar, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi’nden bir ay önce alınmıştır.

I.Dünya Savaşı ve Cumhuriyet sonrasında Rum halkını kaybeden Büyükada’daki canlılık 1930’lara kadar büyük ölçüde kaybolmuştur. Ancak, 1940’lı yıllara doğru, Cumhuriyet dönemi devlet ileri gelenlerinin ve yüksek bürokrasinin, varlıklı kesimlerin rağbet ettiği bir sayfiye yeri olma özelliğini yeniden kazanmıştır. Büyükada, bu dönemde yeni köşklerle, özenli ve zevkli yapılarla süslenmiş, İstanbul halkının günlük gezinti yerlerinin de başında yer almıştır. Ada’nın kuzey-güney doğrultusuna dik olarak çıkan Dil Burnu’nun iki yanındaki Yörük Ali ve Nizam Plajları, Lunapark, Aşıklar, Viranbağ kır gazinoları, korulukları, biri iskeleden başlayıp Ada’nın tüm çevresini dolaşan büyük tur, diğeri Araba Meydanı’ndan başlayıp Dil’den, Aşıklar Kır Gazinosu’ndan Lunapark’a oradan da Maden’e geçerek binildiği noktaya dönülen küçük tur olmak üzere araba turları, Lunapark Meydanı’ndaki süslü eşeklerle yapılan geziler Büyükada gezilerinin başlıca eğlenceleri haline gelmiştir.

İBADET MEKÂNLARI ÖNE ÇIKIYOR

Büyükada’nın en önemli ibadet mekânları, İsa Tepesi’nde bulunan Hiristos Manastırı, Adalı Ortodoksların büyük ayinlerini tertip ettikleri Kumsal semtinde bulunan Ayios Dimitrios Kilisesi, yine Kumsal semtinde bulunan Musevi Sinagogu ve II. Abdülhamid tarafından 1895 yılında inşa ettirilen Hamidiye Camii’dir. Ayrıca; Ermeni ve Latinlere ait iki kilise, Ortodokslar tarafından inşa ettirilen diğer kiliseler ve Müslümanların Ada’ya yerleşmeye başlamalarıyla birlikte Ada’daki yerini alan camiler göze çarpan diğer ibadet mekânlarıdır. Bu ibadet mekânlarının yanı sıra Ada’da Ortodokslarca kutsal su kaynakları olarak inanılan Ayios Konstantinos, Ayia Fotini, Ayia Paraskevi ve Ayios Yeorios adlı tarihi Ayazmalar Ada’nın dikkat çeken diğer mekânları arasında gösterilebilir.

_______________________

Sabah, 10.9.2012
Hasan Ay

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/09/10/kayip-cami-54-yil-sonra-karakoy-yolunda

Kayıp cami 54 yıl sonra Karaköy yolunda

Yol çalışması nedeniyle 1958’te sökülen ancak parçalarını Kınalıada’ya götüren gemi batınca kaybolan Karaköy Mescidi için ilk adım atıldı. Firma, projeyi yılbaşına kadar tamamlayacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1958’de yol çalışması nedeniyle sökülerek Kınalıada’ya götürülürken ortadan kaybolan Karaköy Mescidi’nin yeniden inşası için ihale düzenledi. 19 Haziran’da caminin restitüsyon, restorasyon ve rekonstrüksiyon projesi ihalesini alan firma, yılbaşına kadar projeyi tamamlayacak. Fatih Sultan Mehmed döneminde Karaköy’de yapılan cami, harap olduğu için 17. yüzyılda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yeniden yaptırıldı. Cami, geçen yüzyılın başlarında İtalyan mimar Raimondo D’Aronco tarafından yeniden inşa edildi.

PARÇALARI, GEMİYLE BATTI

Cami Kınalıada’da yeniden kurulmak üzere bütün taşları numaralanarak sökülmüştü. Ancak, iddiaya göre, caminin parçalarını taşıyan gemi battı. Tarihi yapı da 2 parçası dışında tümüyle ortadan kayboldu. Minberi yıllar sonra Kasımpaşa Karaimam Camisi’nde bulundu.

PLANA GÖRE CAMİ ALANI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2010’da hazırladığı Beyoğlu Koruma Amaçlı İmar Planı’nda, caminin eskiden bulunduğu 474 metrekarelik yer, “Cami Alanı” olarak ayrıldı. İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, caminin korunması gerekli kültür varlığı olarak tesciline ve yapının yeniden yapımı için projelerin kurula iletilmesine karar verdi. Bunun üzerine İBB Tarihi Çevre Koruma Müdürlüğü, caminin restitüsyon, restorasyon ve rekonstrüksiyon projesinin yapılması için 19 Haziran’da ihale düzenledi. İhaleyi kazanan AGS Mimarlık firmasının yılbaşına kadar projeyi tamamlayacağı belirtildi. Koruma Kurulu’nun onayının ardından da uygulama aşaması başlayacak.

_____________________________

HaberTürk, 13.9.2012

AA

http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/776116-masal-tadinda-istanbul-kitaplari

Masal tadında İstanbul kitapları

Salih Zengin’in yazdığı ve Cem Kızıltuğ’un resimlediği 4 kitapta İstanbul, masalsı ve eğlenceli bir dille tanıtılıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, yeni eğitim ve öğretim döneminde kentin tarihi ve doğal güzelliklerini masal tadında anlatan 4 çocuk kitabı yayımladı.

Kültür AŞ Yayınları’ndan çıkan 4 kitaplık serinin ilki, İstanbul’un Süslü Çeşmeleri adını taşıyor. Çocuklar neredeyse her semtte bir sanat eseri gibi inşa edilmiş çeşmeleri 2 güvercinin gözünden tanıyacak.

İstanbul’un Tarihi Sarayları adlı kitapta ise kenti süsleyen tarihi güzelliklerin başında gelen önemli saraylar bir kedi ile farenin yolculuğuyla birlikte anlatılıyor.

İstanbul’un park ve bahçelerinde bulunan ağaçlar ise İstanbul’un Masal Ağaçları kitabında biraraya geliyor. Küçük bir sincabın toprağa bir ceviz gömme macerasıyla açılan kitap, masalsı diliyle çocuklara bilmedikleri birçok ağacın yanında park ve koruların isimlerini de öğretecek.

Serinin son kitabı olan İstanbul’un Prens Adaları kitabı da Adalar’a 2 martıyla açılıyor.

_____________________________

From: HALUK DİRESKENELİ
Subject: Prinkipo bugün, bu sabah
Date: September 7, 2012 1:44:58 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Prinkipo bugün, bu sabah…

Günaydın,

Sabah Kadıyoran üstünden Hristos Tepesi, Rum Yetimhanesi, Lunapark yoluyla HagiaYorgi tepesine çıktım.

Artçı göçmen kuşlar yükseklerden geçti, çesmelerden içme suyu içtim.

Dönüşte Nizam yolunu seştim, Değirmen ve kayıkhane kıyı boyuna baktım.

John Paşa Köşkü restorasyonu bitiyor.

Messi Köşkü restorasyonu baslamış.

Seferoğlu inşaati yüksek panolarla gözlerden saklanmış, kaba insaat bitmiş ince inşaat henüz yok.

Çankaya kavşağında yabanci bakıcılar toplanmış, Rusça söyleşiyorlar.

Akşam Atatürk meydanında Haldun Taner kabaresi var.

Arap aileler, gençkızlar ortalarda hürriyetlerini yaşıyorlar.

Selam ve saygılar,

_____________________________

From: SERAP UZUNLAR
Subject: resmi araç
Date: September 18, 2012 9:21:00 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Resmi araç…

Dedim ki okul inşaatını kontrole geldi görevliler belki de…
Araç ilginç geldi, resimleyiverdim (15 Eylül 2012 Cumartesi saat: 15:25) hatıra olsun diye…
Motorlu taşıt kullanımı yasak ya Adalar’da,
Vardır illa bir açıklaması görevde ya araç da…
Amma velakin bir de ne görelim?
Şoför artı iki çocuk bindiler, utandım ben, çekmedim resimlerini!
Araç resmi ya, vardır elbet bir kaydı, kim kullanır, niye kullanır,
Ücret karşılığı servis midir, yoksa hatıra binaen mi binilir?
Soralım dedim buradan, elbet cevap verilir!….

_____________________________

From: SEVİL SELİN SEZER AYGÜN
Subject: 65 yıl öncesi
Date: September 18, 2012 12:05:18 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

65 yıl öncesi…

65 yıl önce Büyükada’da Adalı iki küçük kız… Şimdilerin anneanneleri… Nadire Gönül (Atalay) Sezer ve Melek (Atalay) Aydın…

_____________________________

Twitter, 10.9.2012

Mustafa Farsakoğlu ‏
@mfarsakoglu

Adalar Belediyesi, 29.8.2012

http://www.adalar.bel.tr/icerik.asp?PostID=114

ADALAR’DA ADALET YERİNİ BULDU

ARAMA-EL KOYMA, ÇINAR CADDESİ, ATATÜRK MEYDANI VE MOBBİNG SORUŞTURMALARINA SON NOKTAYI DANIŞTAY ve CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI KOYDU

Adalar Belediyesi’yle ilgili olarak organize bir şekilde yapıldığı gözlenen, birçoğu iftira mahiyetinde, soyut, isimsiz iddia ve şikayetlerle yapılan “itibarsızlaştırma” çalışmaları sonuçsuz çıktı.

ilk kez CHP’li adayın seçimi kazandığı 2009 yerel seçimlerinin ardından, Adalar Belediyesi’ni yıpratmak, baskı altına almak için; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından, olağan teftişler hariç, bazı çıkar çevrelerinin organize olarak inatla ve ısrarla sürdürdükleri iftiralar, isimsiz ihbarlar ve soyut iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca Belediye Başkanı ve Belediye yöneticileri hakkında 41 ayrı konuda, 2 araştırma ve 13 ön inceleme yapıldı. Ayrıca İstanbul Valiliği de Belediye Başkanı ve Belediye yöneticileri hakkında 35 ayrı konuda araştırma yaptırdı.

Bu araştırmalar ve ön incelemeler sonucunda İçişleri Bakanlığı’nca 23 adet konuyla ilgili soruşturma izni verilmemesi, 7 adet konuyla ilgili ise soruşturma izni verilmesi kararı çıktı ise de soruşturma izni verilen 4 konu hakkında yapılan incelemelerin ardından beraat kararı verildi. İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni verilmesi yönündeki 2 karar ise Danıştay tarafından oybirliğiyle kaldırıldı.

Bu süreçte, isimsiz bir elektronik posta ihbarı sonrası 22 Ocak Pazar günü saat 14.00 sıralarında, Adalar Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2012 tarih ve 2012/8 Değişik İş sayılı kararına istinaden Adalar Belediyesi hizmet binasından alınan 29.121 belgeyle ve beş ayrı ihale ile ilgili olarak yapılan ve 7 ay süren inceleme sonrası Cumhuriyet Başsavcılığınca “KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA” karar verildi.

İşte o kararlar;

1. ARAMA-EL KOYMA

İSİMSİZ BİR ELEKTRONİK POSTA İHBARINA DAYANILARAK ihbarcının istemi doğrultusunda 22 Ocak Pazar günü saat 14.00 sıralarında, Adalar Sulh Ceza Mahkemesi’nin aynı tarih ve aynı günlü 2012/8 Değişik İş sayılı kararına istinaden Adalar Belediyesi hizmet binasından alınan 29.121 belge ve beş ayrı ihale ile ilgili olarak, 7 AY SÜREN inceleme sonrası ADALAR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’nca 2012/230 SAYI ile “KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞI”na karar verildi. Kararda aynen;

….“ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. Maddesi’nde öngörülen temel ihale yöntemlerinden biri olan açık ihale usulü ile ihale edildiği, yasalar, yönetmelikler ve konuya ilişkin genel tebliğlerin öngördüğü ihale prosedürünün gerektirdiği usul ve esaslara uygun yürütüldüğü, ihbarcının ihale görevlilerine isnat ettiği “ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma” suçlarının oluştuğuna dair somut bir belge ve bilgiye rastlanmadığının tespit edildiği; dolayısıyla tüm soruşturma evrakı kapsamı ve 16/07/2012 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair iddia dışında başkaca bir kanıt bulunmadığı anlaşıldığından; atılı suçtan dolayı şüpheliler hakkında KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA” karar verildi”…..denmektedir.

2. ÇINAR CADDESİ, Mimar Mehmet Bölük Kültür ve Sanat Parkı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şikayeti üzerine; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu iddia edilen Büyükada Çınar Caddesi’ndeki parkta, Büyükşehir Belediyesi’nden izin alınmadan geometrik şekil değişikliği yapmak, yapılan park düzenlemesi ile kamu malına zarar vermek, kamu görevini yaptırmamak için direnmek, kamu faaliyetini engellemek, halkı tahrik etmek, görevi kötüye kullanmak, eylemleri toplu olarak ve organize bir şekilde gerçekleştirmek ve kamu makamlarını gereksiz meşgul etmek” iddiasıyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın 05.03.2012 tarih ve Mül. Tef. Ku. Bşk. 2012/124 sayılı soruşturma izni verilmesine ilişkin kararı; DANIŞTAY 1. DAİRE BAŞKANLIĞI’nın 2012/1112 SAYILI KARARI İLE OYBİRLİĞİYLE KALDIRILDI.

…“Çınar Meydanı olarak isimlendirilen yere Adalar Belediye Meclisi kararıyla 2010 yılında Mimar Mehmet Bölük Kültür ve Sanat Parkı adının verildiği, iki küçük sokak arasında kalan 466 metrekare yüzölçümlü bu yerin, Nazım İmar Planında park alanı olduğu, 25 yıl önce Adalar Belediyesi tarafından Parkın yapıldığı, Adanın tamamının sit alanında kaldığı, Parkın bulunduğu taşınmazın 1986 yılında Maliye Bakanlığınca Adalar Belediyesine tahsis edildiği, bu tahsisin kaldırılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan talebin reddi üzerine Büyükşehir Belediyesince Maliye Bakanlığına karşı açılan davanın derdest olduğu, Parkın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanında olduğu yolundaki UKOME kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Adalar Belediyesi tarafından açılan davada, İstanbul 5. İdare Mahkemesince 16.2.2012 tarih ve E:2010/1561 sayılı yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu kararda, uyuşmazlık konusu taşınmazın ana arter vasfında olmadığının, aslında Adalardaki tüm yolların yaya yolu olduğunun, taşıt trafiğinin resmi araçlarla sınırlı bulunduğunun belirtildiği, dolayısıyla Parkta gerekli düzenlemenin yapılmasının Adalar Belediyesinin görev ve sorumluluğunda olduğu, 17.3.2011 tarihinde Büyükşehir Belediyesi tarafından Parkta; çalışma yapılmak istendiğinde halkın Belediye önünde toplandığı, Belediye Başkanının halkın sakinleştirilmesi ve dağılması yönünde konuşma yapması üzerine gerginliğin sona erdiği, Büyükşehir Belediyesi personeli ile araç ve gerecin adaya çıkarılmasına engel olunduğundan da söz edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle 1 inci ve 2 nci maddelerden ilgililere isnat edilen eylemlerin, haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, itirazların kabulü ile içişleri Bakanının 5.3.2012 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk. 2012/124 sayılı kararının; 1 inci ve 2 nci maddelerde belirtilen eylemler yönünden soruşturma izni verilmesine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına,”… oybirliğiyle karar verildi.

3. ATATÜRK MEYDANI

Hazineye ait bir yer olup, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 30 Aralık 1986 tarih ve Mile 3/4 Şb.Md.3122-3069 sayılı yazısı ile ADALAR BELEDİYESİ’ NE TAHSİS EDİLMİŞ OLAN Atatürk Meydanını da kapsayan ve yukarıda bahsi geçen Çınar Caddesiyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şikayetine de “dayanak olduğu iddia edilen hayali 17.12.2009 tarih ve 2009/8-1 sayılı UKOME kararının “yok hükmünde olduğu” iddiasıyla ilgili olarak, Adalar Belediyesi tarafından İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne iptal davası açıldı. 20.06.2012 tarihli1872 K. sayılı nihai kararla ADALAR BELEDİYESİ LEHİNE İŞLEMİN İPTALİNE KARAR VERİLEREK, SÖZ KONUSU ALANIN ADALAR BELEDİYESİ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUĞUNDA OLDUĞU HUSUSU MAHKEME KARARI İLE TESCİLLENDİ.

4. MOBBİNG

“Belediye memuru şikayetçi Aynur Alyanak ve arkadaşlarına mobbing uygulamak, çalışma şartlarını zorlaştırmak” iddiasıyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın 21.11.2011 tarih ve Mül. Tef. Ku. Bşk. 2011/520 sayılı soruşturma izni verilmesine ilişkin kararı; DANIŞTAY 1. DAİRE BAŞKANLIĞI’nın 2012/769 SAYILI KARARI İLE OYBİRLİĞİYLE KALDIRILDI.

….“Başkanın kendi ekibiyle çalışmak için daha önce Başkan yardımcısı ve müdür kadrosunda bulunanları farklı görevlere atadığı, bu kişilere psikolojik baskı uyguladığı, takip altında tuttuğu yolundaki Belediye Başkanı tarafından görev yerleri değiştirilen memur ve görevlilerin ifadelerine dayanılarak Mustafa Farsakoğlu hakkında soruşturma izni verilmiş ise de, kurumun çalışma düzenini çalışanların huzur ve sükununu bozduğu, göreve geç gelmeyi ve devamsızlığı alışkanlık haline getirdiği gibi nedenlerle şikayetçi memur hakkında yirmi bir defa disiplin soruşturması açıldığı, bu soruşturma sonucunda şikayetçiye kimi zaman sözlü uyarıda bulunulduğu, kimi zaman da disiplin cezaları uygulandığı, kaldı ki, şikayetçinin Fen İşleri Müdürlüğünde Şef olarak görevine devam ettiği, ayrıca, Büyükada dışındaki adalarda oluşturulan irtibat bürolarında şikayetçi ile birlikte başka personelin de görev yaptığı, şikayetçinin ileri sürdüğü iddialarla ilgili mahkemelerce lehine verilmiş bir karar bulunmadığı, Belediye Başkanının şikayetçiye karşı hukuka aykırı somut bir eylem veya işlemin ortaya konulamadığı, bu nedenlerle Mustafa Farsakoğlu’na isnat edilen eylemlerin, hakkında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, itirazın kabulü ile İçişleri Bakanının 21.11.2011 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk. 2011/520 sayılı kararının Mustafa Farsakoğlu İçin soruşturma izni verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına,”….oybirliğiyle karar verildi.

Seçimler öncesi sloganımız; “Adalar’da adalet ve değişim rüzgarlarıyla Adalar’ı yıllardır yağmacı bir zihniyetle yöneten ve halkı aldatan, gerçekte halktan kopuk yerel yönetim kadrolarından kurtararak, Adalar’ı yeniden herkesin örnek alacağı ve yalnızca İstanbul ve Türkiye’de değil, Avrupa çapında da örnek gösterilecek bir yer yapmayı Adalılarla birlikte başarmak” idi. Belediye yönetimi olarak bu ilkelerden asla sapmadan ve ödün vermeden halkımıza hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: