Gönderen: adalarpostasi | 30 Mayıs 2012

ADALAR POSTASI-2699: kurul, terrace-lido’nun proje onayını iptal etti!…


* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN: deneme 

3 Ocak 1917 Çarşamba günlü, 3. Şb Hizmetkârı Aliko veled-i Dimitri’ye sahte Yunan pasaportu vererek askerlikten kurtarmaya teşebbüs eden Büyükada’da mukim Yunan tebasından Sütçü Yani Hırisoyelu’nun, Divan-ı Harb-i Örfice muhakeme edilmek üzere Dersaadet Merkez Kumandanlığı’na sevkedildiğine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Hıdrellez mehtabında Büyükada Ayayorgi’de, 5.5.2012. 
)O(

* * *



ADALAR’da HAVA DURUMU:

30 Mayıs 2012 Çarşamba
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Gökgürültülü sağanak yağışlı
13/21ºC
%76-89nem
Lodos, GB 16km/sa
Gündoğuşu 05:35… Günbatışı 20:28…


* * *

Cicely Mary Barker, The Honeysuckle Fairy.


__________________________________________

1- İstanbul Adaları’nda Trafik Canavarının Usulsüz Seyrine Seyirci Kalmayacağız!…  Faytonlarımızı da Vermeyeceğiz!…

2- and the “Teneke Kamyon” goes to Reha Erdem!…

3- Baki Nedim Baltacı: “[Terrace-Lido kaçak inşaatı davasında] Gelinen noktada; bir avuç Adalı’nın verdiği mücadeleyi, gelişmeleri kuzuların sessizliği içinde izleyen Adalılara ithaf etmekteyiz!…”

4- Şükrü Abanoz: “Adalılar, Baki Nedim Baltacı’ya sahip çıktı…”

5- Fulya Erkan: ” Eski iğrenç görüntüden [Lido] herkes memnundu anlaşılan. Çünkü o zaman kimse yıkılsın demiyordu…”

6- Arif Çağlar: “Adalar’a heyula gibi kabasaba kasaba estetiğinde oturtulmuş beton yığınında güzellik bulmak özel bir kültür, özel bir estetik eğitimsizlik gerektirir…”

7- Murat Başbay: “Toplantıyı izlemeye gelen sivil polislerden biri kulağıma eğilerek “Hepiniz bu kadarcık mısınız?” dediğinde sanki yerin dibine girmiş gibi oldum. Sevgili Adalılar; dedikodu, yalan, iftira, çamur atma, hava basma, yan gelip yatma, kıskanma, göz boyama, caka satma, adam satmayla uğraşacağınıza ilçenize ve değerlerinize sahip çıkın…”

8- Avni Kurtuldu: “Birileri tarafından “Adalı TKPliler” imzasıyla yazılmış bir garip yazıda ismim geçtiği için cevap vermek durumundayım…”

9- Baki Nedim Baltacı: “Aylar önce yazdığım Terrace-Lido’yu da kapsayan kaçaklarla ilgili yazımın [ADALAR POSTASI-2670/6(25.2.2012)]; AKP, CHP, MHP ve TKP’nin tavırsız kaldığını belirten bölümüne alınganlık gösteren bir kısım TKP yanlılarının cevap niteliğindeki yazılarının sorun haline geldiğini ADALAR POSTASI-2698/9(25.5.2012)‘ndan öğrenmiş bulunmaktayım…”


10- TC Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin 4.3.2012 tarihli başvurusu üzerine;

İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 2010/1707 Esas, 2011/2177 K. sayılı “İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 13.01.2010 gün 2260 sayılı proje onayı”nın iptaline ilişkin kararı dolayısıyla, sözkonusu proje onayını iptal ederek Mahkeme kararına uyulmasına karar verdi…” Kutlu olsun!
11- Ebru Gümüş: “Yaz tarifeleri başlıyor…”
12- Birgül Taştan Meriç: “Büyükada’da Waldorf Pedagojisi… Çocukların neye ihtiyacı var?…”
13- Ada Dostları ne demişti?
14- Adalar’da #kentsuclari 
15- Aslı Yalap: “3 Haziran Heybeliada Horon Günü Heybeliada İskele Meydanı’nda gerçekleştirilecektir. Artvin Ekibi’nin katılacağı organizasyona herkesin katılımını beklemekteyiz…”
16- Elif Sezgin:“[Heybeliadalı Mutantlar] Sevgi dolu ve yumuşacık canlılar, doğaya ve iyiliğe inanırlar…”
17- Asaf Güven Aksel: “Biz ne bilelim ki, Boran’lara Yuki’lerden geçip gelen bir kuşak olarak, bugün bir biyografiye değil, artık yok bir çocukluğa ağlayacakmışız…”
18- Tilda Levi: “Ve saat kulesine gelmeden önce uzayıp giden araba kuyruğunu fark ettim. Ada’ya turist gelmesi güzel, esnafın kazanması da iyi. Ama geçen yazın sıkıntısı devam ediyor. Üstelik sezon açılmadan bu durum yaşanıyorsa, sonra ne olacak? Ada halkı faytona binemeyecek mi?…”
19- İspark, Büyükada’da turistik ve ulaşım amaçlı kullanılan faytonlarda çalıştırılan atların sağlık durumlarından çalışma koşullarına kadar her şeyi artık mikroçiple takip edecekmiş… 
20- Adalar Belediyesi: “Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu, 7. Belediye Oscarları Ödül Törenleri’nde,  Kent Müzesi Projesi’yle ödül aldı…”
21-  Mehmet Çağlayan: “9. HRGL’liler Günü Yapıldı… HRGL Öğretmenleri tarafından hazırlanan slayt gösterisi…”
22- Soner Dilmaç: “3 Haziran 2012 Pazar günü 20:45-23:45 saatleri arasında Büyükada Saat Kulesi Meydanı’nda… Galatasaray Şampiyonluk Kutlaması’na davetlisiniz!…” 
23- Zafer Akbaş: “Büyükada’da eşi Eda Kalyoncu’yla yaşayan Fedon, heyecanının kalbini zorlaması nedeniyle çapkınlığa son verdi…”
24- Murat İlem: “Politis, Atina’da İstanbullu bir gazete…”
25- Sedef Adası’nda bir davetten Ataköy Marina’ya dönen içinde kaptan, yardımcı kaptan ve iki yolcunun bulunduğu tekne Büyükada Kurşunburnu mevkiinde kayalıklara çarptı. Çarpmanın etkisiyle alabora olan teknenin içinde bulunan Söylemezoğlu Meşrubat’ın sahibi ünlü işadamı Mustafa Söylemez hayatını kaybetti. Teknede bulunan Söylemez’in arkadaşı Ethem Karaoğlu, Tekne Kaptanı Alaattin Çağıral ve Yardımcı Kaptan Ali Aydın yaralandı…

26- Kuşlar Âlemi‘nden…

27- Yüzler Defteri‘nden…

)O(

_____________________________________________
_____________________________________________


and the
“TENEKE KAMYON” 
goes to…

REHA ERDEM!

Nuri Bilge Ceylan’a Cannes’da “Altın Fayton”  

Reha Erdem’e Büyükada’da “Teneke Kamyon” ödülü! 

Ve asıl 
Kentsel SİT Alanı Adalar’dan Büyükada’da
hele de Doğal SİT Alanı dahilinde orman içinde devrilen
bu aracın Ada’ya çıkış iznini kim ve neye istinaden verdi?

Büyükada Has Kalfa Sokak’ta, 18.5.2012.

Peki ya 2000’de 

Sinan Çetin’e Burgazadası’nda ne verildiydi?

Milliyet, 11.6.2000

Seçkin Şenvardar

Motorlu taşıt isyanı
Ada sakinleri, inşaatlarda kullanılan kamyon, traktör ve dozerlere tepki gösterdi: Geleneklere saygılı olun. 

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla 1985 yılında SİT alanı ilan edilmesine rağmen çok sayıda motorlu taşıtın girdiği Adalar’da, ilçe halkı gürültü ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesini istedi. 

Sadece Burgazada’da sağlık, itfaiye, temizlik, emniyet ve orman hizmet araçlarının dışında, çoğu inşaatta kullanılmak üzere 11 aracın bulunduğunu öne süren Burgazada Koruma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Mukaddes Orçun, “Adalar’ın gelenekleri bozulmamalı,” dedi

SİT alanı

Motorlu taşıtlar konusunda il trafik komisyonu karalarına uyulmasının yanlış olduğunu söyleyen Orçun, “İstanbul 3 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı ortadadır. Buraya sınırlı sayıdaki hizmet aracı girebilir. Ancak tüm bunlara rağmen, aralarında dozer ve traktörlerin de bulunduğu iş araçları Adalar’ı işgal ediyor,” diye konuştu.

Sinan Çetin’e protesto

Yönetmen Sinan Çetin’in Adalar’ı konu alan bir film çekimi için ilçeye bir jeep, bir minibüs ve üç kamyonet getirmesi de eleştirilere neden oldu. Adalar’da daha önce de birçok kez televizyon ve sinema filmi çekimi yapıldığını söyleyen Orçun, “Onlar geleneklere bağlı kalarak sadece fayton kullandılar. Adalar’a, tarihinde ilk defa bir çekim için araç giriyor,” diyerek tepkisini dile getirdi.

 

Milliyet, 5.7.2000
Meral Tamer
Adalar taşıtlara teslim olmamalı
SİT Alanı ve taşıt trafiğine kapalı Burgazada, bu ayın başında 10 motorlu aracın işgaline uğradı. Yönetmen Sinan Çetin’in çekim ekibine ait 4 araç salt film çekimi için kullanılsa, belki kimsenin sesi çıkmayacaktı. Ancak ekibin özel alışverişlerinden lokantaya gereksiz her iş için fayton yerine cip ve minibüse binerek Burgazada’nın yollarını arşınlamaları, özellikle göze battı. Diğer araçlar ise çeşitli inşaat faaliyetleri nedeniyle encümen kararıyla özel mülk sahiplerine tahsis edilmişti. 
Adalar’da Belediye Başkanı Coşkun Özden ve Kaymakam Mustafa Farsakoğlu’nun bilgisi olmadan motorlu araçların kullanılması mümkün değil. Burgazada sakinlerinin yoğun tepkisinin nedeni ise Adalar’a taşıt girmesinin sıradan olay haline dönüşeceği endişesi. Yöneticilere güvenleri sarsılmış. 
“İstanbul 3 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı hiçe sayılıyor. Yöneticilerimizin SİT alanı kavramını içselleştirememiş olması yüzünden Adalar’da bu tür istismarların ardı-arkası kesilmiyor,” diyorlar.
Endişelerinde pek de haksız sayılmazlar. Konuyu araştırmaya başladığımızda yetkililerin topu nasıl birbirlerine attıklarına ve icabında doğruları çarpıtmakta sakınca görmediklerine tanık olduk. 
Burgazada’yı Kalkındırma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Mukaddes Orçun tespitlerini şöyle aktarıyor: 
“Sinan Çetin’in Plato şirketine ait olan 4 araç (1 cip, 1 minibüs, 2 kamyonet) 30 Mayıs’ta Burgazada’ya belediyenin çıkartma gemisiyle geldiler ve 5 Haziran’a kadar kaldı. Alışverişe, lokantaya bu araçlarla gittiler. Burgazada’da bugüne dek pek çok film çekimi yapılmış, TRT 2, NTV, Show TV belgeseller çekmiş ve hepsi ada kurallarına uygun olarak at arabası kullanmışlardır. 
Diğer araçlardan ikisinin (bir kamyon ve traktörün) ev inşaatı yapan özel mülk sahibine encümen kararıyla tahsis edildiği yine belediye başkanı tarafından açıklandı. Oysa Ada’da inşaat molozları yıllardan beri at arabalarıyla taşınır.
Ada’daki diğer araçların Türk Telekom’a ait olduğu söylendiyse de bunların bir kısmının aslında Burgazada’nın kum ve çakıl bayii yap-satçısı aracılığıyla Ada’ya çıkarıldığını biliyoruz.”
İzni kim verdi?
Ada sakinlerinin belirttiğine göre Ada yollarında dolaşan araçlar, halk herhangi bir soru soracak olduğunda “Bize İl Trafik Komisyonu izin verdi,” diyorlarmış. Ada Dostları Derneği Başkanı Perihan Ergun ise “Trafik Komisyonu’nun tek tek araçlara izin verme yetkisi yok. Onlar izin vermiş olsa bile kaymakamın dur demesi lâzım,” diyor.
Zaten Kaymakam Farsakoğlu’nun “Elimde İl Trafik Komisyonu’nun izni var,” dediği belge de İstanbul İl Trafik Komisyonu’nun 25.12.1998 tarihli çok genel bir kararı. Ancak o karar dahi Adalar’a tek bir araç girişini bile kaymakamın iznine bağlamış. Kararda aynen şöyle deniliyor:
“Hizmetteki zorunluluklar nedeniyle Adalar’da çalıştırıması zorunlu görülen her araç, ancak kaymakamlık onayıyla çalıştırılabilir.”
Demek ki Kaymakam Bey, Plato ekibinin çekimlerini hizmet olarak değerlendirmiş!
Sorularımızı yanıtlayan Kaymakam Farsakoğlu ilk görüşmemizde “Onlara ben izin vermedim. Vilayet’ten izin almışlar. Ayrıca Anıtlar Kurulu’nun kararları tavsiye niteliğindedir,” demişti.
Ağır cezaya girer
Kaymakam’ın sözleri üzerine iznin kimin tarafından verildiğini araştırmaya koyulduk. Ancak gerek Emniyet’ten gerekse İl Trafik Komisyonu’ndan görüştüğümüz yetkililer “Bizim böyle bir izin vermemiz sözkonusu olamaz. Zaten görev alanımıza da girmiyor,” dediler. “Vilayetten Plato’ya olsa olsa çekim izni verilmiş olabilir,” diyen yetkililer, ekibin araçlarıyla Burgazada’ya girebilmesi için mutlaka Kaymakam’ın onayı gerektiğini üzerine basa basa vurguladılar.
[çevir kazı yanmasın!
Samsun Vezirköprü’de geleneksel kaz çevirme!
Bu gelişmeler ışığında yeniden görüştüğümüzde Farsakoğlu’nun yanıtı şöyleydi: “Ben izin vermedim, ama görevliler yanlış değerlendirme yapmış ve içeri almışlar. Bazen böyle şeyler oluyor!
İstanbul 3 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ise daha önceki kararlarına ek olarak 3 ay önce Adalar’a acil durumlar dışında —sağlık nedenleri ve yangın gibi— motorlu taşıt giremeyeceğini bir kez daha bildirmiş.
Kaymakam’ın kararı “tavsiye niteliğinde” saymasına karşı çıkan kurul yetkilileri “Bizim kararlarımız doğrudan emirdir, bağlayıcıdır. İhlali de Ağır Ceza’da yargılanmayı gerektirir,” hatırlatmasını yapıyorlar. 
Burgazada’daki olayla ilgili yorumları ise şöyle: “Burada ‘kötü niyet’ var. İl Trafik Komisyonu’nun kararındaki hizmet kavramının arkasına sığınılıyor. O zaman patates-soğan satmak da hizmet!” 


2004’te de!
Ve geçenlerde yine Burgazadası’nda…
1 karede 4 araç birden!

Burgazada, 2.4.2012.
)O(


_____________________________________________
“bir avuç adalı’nın verdiği mücadeleyi, gelişmeleri kuzuların sessizliği içinde izleyen adalılara ithaf etmekteyiz!…”
Baki Nedim Baltacı, “Hukuk Terrace-Lido’nun İllüzyonlarını Bozdu”, AdaGazetesi, ADALAR POSTASI (25.2.2012): “[…] [Terrace-Lido kaçak inşaatı davasında] Gelinen noktada; bir avuç Adalı’nın verdiği mücadeleyi, gelişmeleri kuzuların sessizliği içinde izleyen Adalılara ithaf etmekteyiz!… […]” 
Büyükada, 26.5.2012.
)O(
İnanlar Şirketi’nin, Terrace-Lido kaçak inşaatıyla ilgili yazdığı yazı [ADALAR POSTASI-2670/6(25.2.2012)] dolayısıyla tazminat davası açtığı Baki Nedim Baltacı’ya destek vermek üzere 26 Mayıs 2012 Cumartesi günü saat 12:00’de Büyükada’da Terrace-Lido kaçağının önünde basın açıklaması yapıldı. 

Baki Nedim Baltacı, Avni Kurtuldu, 26.5.2012. 
)O(

Basın açıklaması esnasında 
kaçak inşaatın sahibi Serdar İnan da 
Terrace-Lido’nun terasında dolanmaktaydı!

Biz de Yazdık!



İnanlar Şirketi’nin, Terrace-Lido kaçak inşaatıyla ilgili yazdığı yazı [ADALAR POSTASI-2670/6(25.2.2012)] dolayısıyla tazminat davası açtığı Baki Nedim Baltacı’ya “Biz de yazdık!” diye imzamızı vererek destek veriyoruz!…


ADALAR POSTASI, Avni Kurtuldu, Emine Çiğdem Tugay, Övgün Ahmet Ercan (Prof. Dr.), Nalan Altınışık, Ender Eren, Yusuf Bahar, Handan Altıneller, Semiha Baltacı, Arif Çağlar, Nermin Çeliktemel, Mürsel Polat, Cevahir Karabulut, Aydın Karabulut, Oktay Altın, Bülent Mısırlıoğlu, Oktay Yüksel, Cüneyt Kurtuldu, Murat Başbay, Şükrü Abanoz, Deniz Toprak, Esen Çamurdan, Mehmet Selim Tugay, Serap Uzunlar, Efnan Akpulat, Hilmi Tanık, Kazım Şakar, Abdurrahman Küçüksarı, Zeynel Karataş, Nail Eti, Meral Çelik, Serdar Okyay, Şaban Güney, Halil Çolak, Nazife Akgün, Şinasi Kara, Ali Fuat Tolga, Işık Meriç, Şahika Savran, Erol Yazman, Rıdvan Yalçın, Emre Altıparmak, Serdar Altepe, Kerem Tanık, Özkay Altıparmak, … [Basın açıklaması sırasında atılan imzalar da ADALAR POSTASI’na ulaşınca eklenecektir…]

From: PROF. DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN
Subject: RE: biz de yazdık!…
Date: May 23, 2012 11:24:55 PM GMT+03:00
YÜREKTEN DESTEKLİYORUM.
YURT DIŞINDA OLACAĞIMDAN KATILAMAYACAĞIM.
 PROF. DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN

From: CENGİZ KARAKAŞ 
Subject: Cengiz Karataş senin bağlantına yorum yaptı 
Date: May 30, 2012 2:19:55 PM GMT+03:00 

Merhaba, 
Sayın Baki Nedim Baltacı’nın TERRACE-LİDO inşaatıyla ilgili verdiği mücadeleye aynen destek veriyorum. Mücadeleci yüreğine sağlık diliyorum. 
Sevgilerimle, 

From: NUR ÇAKMAK 
Subject: Nur Çakmak senin bağlantına yorum yaptı 
Date: May 30, 2012 7:22:49 PM GMT+03:00 
Aklı başında her Adalı’nın, Ada’yı gerçekten sevenlerin Sn. Baki Nedim Baltacı’nın verdiği mücadeleyi desteklemesi gerektiğine inanıyorum! Tabiki ben de kendisini yürekten destekliyorum, destekliyen gerçek adaseverleri de kutluyorum!

From: DENİZ TOPRAK 
Subject: Sn. Baki Nedim Baltacı’nın onurlu mücadelesini sonuna kadar destekliyorum… 
Date: May 31, 2012 3:21:30 PM GMT+03:00 
Daha en başından itibaren koskoca bir çoğunluğun desteğini alabilecek bir meseleyi, geçmişten gelen kişisel çekişmelerin önünde kalkan etmek suretiyle cılızlaştıran, sürdürülemez bir tepki haline getirip bırakan, bir kaç aklı selim insanı bile kendi içerisinde bölmeye çalışan herkese inat, Sn. Baki Nedim Baltacı’nın onurlu mücadelesini sonuna kadar destekliyorum…

From: SERAP UZUNLAR 
Subject: ben de yazdım
Date: June 1, 2012 1:21:10 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Ben de yazdım. Hem de Baki Nedim Baltacı’nın yazısına, yok olan 59 tane selvi ağacı için ağıtlar da ekleyerek yazdım.

Terrace-Lido kaçak inşaatı davası neydi? 
Terrace-Lido kaçak inşaatı, 12.5.2011.
)O(

Terrace-Lido kaçak inşaatı davası neydi? 
Davaya konu olan Lido neydi? Ne değildi?

Terrace-Lido kaçağının davası sonuçlandı!…

Dava sonrası neler oldu? Neler olmadı?

____________________________________________


AdaGazetesi, 26.5.2012 
Şükrü Abanoz


Adalılar, Baki Nedim Baltacı’ya sahip çıktı 


Terrace-Lido için yazdığı ve temel üstü ruhsat izni olmayan binayı yaptıranları eleştiren yazısı nedeniyle İnanlar şirketi tarafından “Bu yazı yüzünden maddi kayıplarım oldu,” gerekçesiyle tazminat istemiyle mahkemeye verilen Baki Nedim Baltacı’ya Adalılar destek verdi. 26/05/2012 Cumartesi günü saat 13:00’te Terrace-Lido önünde toplanan Adalılar bu yazıyı yazan Baki Nedim Baltacı’ya “BEN DE YAZDIM,” demek suretiyle yazdığı yazıyı imzalayarak destek verdi. Destek toplantısında Mürsel Polat tarafından okunan yazıdan sonra Avni Kurtuldu ve Baki Nedim Baltacı birer konuşma yaptı, konuşmaları video dan izleyebilirsiniz.


_____________________________________________

From: FULYA ERKAN 
Subject: Fulya Erkan senin fotoğrafına yorum yaptı 
Date: May 27, 2012 9:29:32 AM GMT+03:00 
“Eski iğrenç görüntüden herkes memnundu anlaşılan. Çünkü o zaman kimse yıkılsın demiyordu.”

Yıkılsın diyen kimse yokken mi yıkıldı?
Büyükada, 14.4.2010.
)O(


_____________________________________________

From: ARİF ÇAĞLAR
Subject: Ada sahilinde ahlak ve estetik
Date: May 27, 2012 11:28:50 AM GMT+03:00

Ada sahilinde ahlak ve estetik 

Terrace-Lido kaçak inşaatı, 12.5.2011.
)O(

Ahlak ve estetik arasında olması gereken ilişkiyi kurmak kolay değildir. Bu zorluğu Büyükada sahiline kondurulan kaçak inşaat Terrace-Lido örneğinde görmek mümkündür. Güzelse ahlaklı olmasına gerek yoktur, yasasız ve ahlaksız olabilir şeklindeki yaklaşım kısa aklın egemenliğindeki bu topraklarda kamu yönetimi koltuğunda bile çiçek açar. Adalar Belediyesi başkan yardımcısı Uvaçin vapurdan kaçak inşaatı görüp pek beğenmiş bunu da ibret-i âlem için alenen ilan etmekte hiçbir sakınca görmemişti. Kendi sorumlu makamının (belediyenin) kaçak olduğu için nihayet mühürlemek zorunda kaldığı inşaatı estetik olarak beğenmek “yasasızlık geçicidir, nasılsa bir formül bulunur” yaklaşımının ne yazık ki pek revaçta olduğu ülkemizde ne anlama gelir anlamak zor değildir. Bu konudaki çalışmalar da sürmektedir. Belediyenin temsilcisi bir kadın, Koruma Kurulu’nun kaçak iskelelere karşı açtığı davayı onaylamamıştı. Kaçak iskeleler mahkum oldu. Belediyenin kaçak iskele inşaatına nasıl göz yumduğu Adalıların malumudur. Bunlar yasasızlığı ya estetikten ya ihtiyaçtan savunurlar. Kaçak iskeleye halkın ihtiyacı vardır, kaçak inşaat pek yahşi olmuştur. Eşkiyanın köye yaptığı çeşmeyi her zaman beğenen çıkar. Ama balık baştan değil her taraftan kokuyor. Bir takım insanlar da hem kaçak iskeleyi hem kaçak inşaatı beğeniyor. Suratlar defterinde ve cıvıltı âleminde arasıra bunlara rastlamak mümkün ama zaten kaçak inşaatlar yapılırken betonun kalitesini beğenenler de geziyordu Ada sahilinde. İşin ahlak kısmı böyleyse yapılan işte güzellik bulmak zaten olanaksızdır. Üstelik ahşap binalarıyla geçmişte tesadüfen oluşmuş bir güzelliği tesadüfen sürdüren Adalar’a heyula gibi kabasaba kasaba estetiğinde oturtulmuş beton yığınında güzellik bulmak özel bir kültür, özel bir estetik eğitimsizlik gerektirir.
Arif Çağlar

_____________________________________________

From: MURAT BAŞBAY
Subject: [SON LİMAN GAZETESİ] HUUUUUUU MODALILARRRRRR(!)
Date: May 27, 2012 12:22:39 AM GMT+03:00
To: adalarpostasi@gmail.com

Son Liman Gazetesi, 27.5.2012
Murat Başbay

HUUUUUUU MODALILARRRRRR (!) 

Bugün Büyükada Terrace-Lido önünde gazeteci Baki Nedim Baltacı’ya destek vermek ve basın açıklaması için toplandık. Toplantıya Adalı çevreciler, her fırsatta birilerini eleştiren ucuz kalemler, CHP, AKP, MHP ilçe başkan ve yöneticileri, STK’lar ve daha bilcümle gelmediler! Vesselam dostlar orada 15-20 kişi basın emekçisi arkadaşımıza destek verirken kendi adıma çok utandım.


Büyükada, 26.5.2012.
)O(

Toplantıyı izlemeye gelen sivil polislerden biri kulağıma eğilerek “Hepiniz bu kadarcık mısınız?” dediğinde sanki yerin dibine girmiş gibi oldum. Sevgili Adalılar; dedikodu, yalan, iftira, çamur atma, hava basma, yan gelip yatma, kıskanma, göz boyama, caka satma, adam satmayla uğraşacağınıza ilçenize ve değerlerinize sahip çıkın.

SON SÖZÜM AKP ve ONUN BAĞINTILI ŞİRKETLERİNE;
Eleştirisiz bir Adalar özlüyorsanız, bileceksiniz ki yanlış yerdesiniz. Siz Adalar’da bir medya organını susturmaya çalışırsanız, bunun sonucunda o medya organından önce Türkiye’nin demokrasisi tahrip olacaktır. Türkiye, demokrasi ülkesiyse basını susturmaya gücünüz yetmez.

Günün sözü: Bir insanı, ancak gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. Ama, eğer uyumuyor, uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz, nafiledir.

Mahatma Gandhi

_____________________________________________

From: AVNİ KURTULDU 
Subject: DEVEKUŞU
Date: May 28, 2012 11:29:29 PM GMT+03:00
To: adalarpostasi@gmail.com

DEVEKUŞU 

Birileri tarafından “Adalı TKPliler” imzasıyla yazılmış bir garip yazıda ismim geçtiği için cevap vermek durumundayım. Aslında isimsiz yazıya cevap verilmez ama Ada’da yaşayan TKPli arkadaşlar imzaya itiraz etmediklerine göre demek ki yazıdan haberdarlar. Dolayısıyla yazının kaynağı apaçık ortada tıpkı devekuşunun kıçı gibi. Benim anlayamadığım nokta bu arkadaşlar isimlerini yazmaktan niçin imtina etmişlerdir? Siz ya TKP üyesi değilsiniz yalan söylüyorsunuz ya da TKP üyesi olmaktan utanıyorsunuz. Belki de isimleriniz zikredilirse yakın çevrenizden bazılarının TKP’nin onurlu geçmişine yaraşmayacak işlere bulaşmış olduğu ortaya çıkar diye korkuyorsunuz. Tam bir BELKEMİĞİ problemi! 
Sayın Baki Nedim Baltacı’nın yazısında alındığınız konu Adalı TKPlilerin Terrace-Lido‘yla ilgili hiçbir eyleme katılmamış olması ifadesi! Ancak sayın Baltacı çok kısa sürede haklı çıktı. 26 Mayıs’ta gözler sizleri aradı Terrace-Lido eyleminde. Sakın biz oradaydık demeyin biz biliriz birbirimizi. Diyorsunuz ki “TKP yapılan uygunsuz işleri eleştirirken, Belediye’ye muhalefet temelinde gerici odaklarla arasındaki mesafeyi silikleştirecek bir zihniyete asla kapılmaz, düşmanımın düşmanı dostumdur ilkesizliğine düşmez.” Yapılan yanlışlara bu bizdendir diyerek sessiz kalmak “Benim hırsızım iyidir,” ilkesizliğine düşmek değil midir? Ayrıca yerel Belediye’nin üç defa üst üste mühürleyerek ruhsat iptaline gitmesi ve İBB’yi göreve davet ettiği halde inşaatın tam gaz devam ederek tamamlanması, üstüne üstlük tüm bu sürecin Adalar ve İBB zabıta karakollarının gözü önünde cereyan etmesi bir işbirliğinin göstergesi değil midir? Düşmanlar dost olmuş! Siz hâlâ düşmanımın düşmanından bahsediyorsunuz. Çıkarın artık kafanızı kumdan. Neyse üzülmeyin Adalar’da yapılacak daha çoook iş var. Bundan sonraki eylemlerde buluşmak temennisiyle! 

Avni Kurtuldu

_____________________________________________

From: BAKİ NEDİM BALTACI 
Subject:
Date: May 29, 2012 1:48:15 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

TKP YAZISI ÜZERİNE 

Büyükada, 26.5.2012.
)O(

Aylar önce yazdığım Terrace-Lido’yu da kapsayan kaçaklarla ilgili yazımın [ADALAR POSTASI-2670/6(25.2.2012)]; AKP, CHP, MHP ve TKP’nin tavırsız kaldığını belirten bölümüne alınganlık gösteren bir kısım TKP yanlılarının cevap niteliğindeki yazılarının sorun haline geldiğini ADALAR POSTASI-2698/9(25.5.2012)‘ndan öğrenmiş bulunmaktayım. AdaGazetesi.com’un kimsiniz, isminizi veya kurumunuzun onayını bize bildirmeniz gerekir itirazına, yazı sahiplerinin büyük bir demagoji belagatıyla tavır koyarak yaptıkları açıklamayı ADALAR POSTASI-2698/9(25.5.2012)‘ndan okudum. 
Öncelikle Arif Çağlar’ın bu yazı üzerine yaptığı değerlendirmenin bir ders niteliğinde olduğunu belirtmek isterim. İlave edebileceğim hiçbir boşluk bırakmamış Sayın Çağlar. TKP legal bir örgüttür. Bu örgüt yanlılarının rahatlıkla ben TKP sempatizanı veya üyesi Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma’yım demelidir, denmiyorsa denemiyorsa atılan çığlık öfke olarak kayda geçer. İddiaların altına atılan imza ise kendine güveni gösterir. Oysa tartıştığımız özne, verilerle açıklamaya muhtaçtır. Ben mücadelemde nesnel verilere yaslanmayan hiçbir konuyu araçsallaştırmam. Ayrıca açık ismimle konuşurum, yazarım. Kenardan, teyet, karambol iddialarla kendini ifade edenlere de bu tavrı tavsiye ederim. 
Terrace-Lido olayı 2010 yılından beri devam ediyor. Ada’da bir avuç insan, Adalar’da kuralsızlığın birçok çeşidiyle, kaçak iskelelerle, kent topraklarının rantiyerler tarafından paylaşılmasından bölge planlarındaki usulsüzlüğe kadar yaygın bir mücadelenin içerisindeler. CHP, AKP ve TKP’ye bu mücadelelerde yoksunuz derken neresinde olduklarını söylemek zorundalar. Bırakın Terrace-Lido’yu, sürecin dayattığı sorunların neresinde varsınız? Yoksunuz! O zaman neden 22 Şubat’ta bir haber portalında çıkan bir alıntı yazının içine kendinizi katma ihtiyacını hissediyorsunuz? Bu yazı tarihi mücadelenin kazanılmasından sonraya denk düşer. Ben Ada’da seçime katılan TKP’yi iddialarından dolayı kurum olarak ciddiye aldım, bu nedenle eleştirdim. Yoksa TKP Kadıköy’de de var ve sonrasındaki muhalefet çalışmaları CHP’den ve birçok partiden daha çok halka yansıdığı söylenebilir. Bu tespitimi açık yüreklilikle nasıl söylüyorsam Ada’da da gördüklerimi söyledim, hepsi bu. Ayrıca soL Portal (23.5.2012)’den alıntıyla ADALAR POSTASI-2698/9(25.5.2012)‘de de yayımlanan imzasız yazının sahibi her kimse “gericilerle aynı silikleşme içinde olmayız,” derken sessizliğinde bilinmelidir ki sessiz kalınırken gericilerle aynı kader paylaşılmış olur. Adalar’da genel arıza karşısında tavır koymak veya kuralsızlıkla savaşmak isteyenler kendileri veya arkadaşlarıyla gurup dinamiği yaratarak mücadele edebilirler. Ama kendini mücadelenin içinde varmış gibi göstererek değil. 

BAKİ NEDİM BALTACI

_______________________________

Kurul, Terrace-Lido‘nun proje onayını iptal etti!…


Terrace-Lido kaçak inşaatı, 12.5.2011.
)O(

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin 4.3.2012 tarihli başvurusu üzerine; 
İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 2010/1707 Esas, 2011/2177 K. sayılı “İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 13.01.2010 gün 2260 sayılı proje onayı”nın iptaline ilişkin kararı dolayısıyla, sözkonusu proje onayını iptal ederek Mahkeme kararına uyulmasına karar verdi.

Serdar İnan ne demişti?

Emlak Kulisi, 4.3.2012
(Habertürk/ Yelda Akgün
[…] ‘Büyükada’da yazı da gelse tura da gelse biz kazanıyoruz’ 

İnanlar İnşaat tarafından Büyükada’ya 20 milyon dolara inşa edilen Terrace Lido‘nun ruhsat iptali tartışmalarına cevap veren Serdar İnan, davanın temyizde olduğunu ve konunun İnanlar ile ilgili olmadığını söyledi. Davanın Belediye ve Anıtlar Kurulu arasında olduğunu belirten İnan “Biz arsayı ruhsatlı aldık. Anıtlar Kurulu rezidans onayını verdi, Belediye de ruhsat onayını verdi. Daha sonra imar planı değişiyor. Yeni imar planlarında burası konut olarak görünüyor. Yazı da gelse biz kazanıyoruz, tura da gelse biz kazanıyoruz. Davanın bizimle âlâkası yok,” dedi.  […]

ADALAR POSTASI ne demişti?

yazı da gelse 
tura da gelse 
Terrace-Lido kaçak!

İnan’a inandınız mı?
İnanmayınız!

Peki ya İAKTVKD Başkanı Arif Çağlar ne demişti?
Yazı da gelse tura da gelse para!… 
“Yazı da gelse tura da gelse ben kazandım,” demiş* kaçak Terrace-Lido inşaatının sahibi. Adamın aklı parada. Biz diyoruz ki inşaat kaçak yani yasaları çiğnemişsin, parası var ya, hiç oralı değil. Yazı tura atıyor, para geliyor. Adamı yasalar ilgilendirmiyor. Haklı. Öyle olmasa mühürlü inşaatı bitirebilir miydi? Davada kaybeden taraf Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Koruma Kurulu’yla Adalar Belediye Başkanlığı. Müsebbip müsebbip de muhattap değil, mağdur hiç değil. Davayı kaybeden taraflar danıştaya başvurmuş temyiz için. Müteşebbis müsebbip Danıştay’dan temyizi 30 günde çıkaracağını beyan etmiş. Bir bildiği var demek ki. Yazı da gelse para, tura da gelse para. Adam haklı. Konjönktüre ve karekterine uygun konuşmuş. 
Arif Çağlar

Ne diyelim? Kutlu olsun! Darısı Seferoğlu’nun başına!
)O(

From: İAKTVKD
Subject:
Date: May 28, 2012 4:00:48 PM GMT+03:00
To: adalarpostasi@gmail.com 

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

Sayı : 113
Konu: Lido ve mahkeme sonucu

Büyükada, 16 Şubat 2012

İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne,

İlgi: 26 Ekim 2010 tarih 2108 sayılı yazınız.

İstanbul ili, Adalar İlçesi, Büyükada Yalı Mahallesi, 13 pafta, 21 ada, 27 parsel sayılı gayri menkule ilişkin olarak İstanbul V Numaralı Koruma Bölge Kurulunun 13 Ocak 2010 tarih ve 2260 sayılı puroje onayına dair kararı ve bu karara müsteniden Adalar Belediye Başkanlığı tarafından verilen 10 Mart 2010 tarih ve 392 sayılı inşaat ruhsatı, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2010/1707 Es. Ve 2011/2177 Karar sayılı 02 Kasım 2011 tarihli kararı ile iptal edilerek söz konusu yer ve müsebbibleri kanun dairesine çekilmişlerdir.

Anayasanın 138. maddesinde “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” Demekte ve buna paralel olarak;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 4001 sayılı Kanunla değişik 28. maddesinde “1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açabilir.” Hükümleri yer almış olup ayrıca;
Yargı kararının uygulanmaması ceza hukuku açısından da suç oluşturmakta ve kararı uygulamayan kamu görevlileri aleyhine cezai takibat yapılmaktadır. Danıştay’ın muhtelif kararları ile yargı kararını uygulamayanlar hakkında cezai takibat yapılması gerektiği yolunda kararlar verilmektedir. (Danıştay 2. daire 23 Mayıs 2000 E:2000/1718 K:2000/2577), (Danıştay 2. Daire 3 Aralık 1999 E:1998/692 K: 1999/2774) Yargı kararını yerine getirmeyen kamu görevlileri 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257. maddesinde yerini bulan “görevi kötüye kullanma” suçunu işlemiş olacaklar ve maddede belirlenen duruma göre değişik cezalarla cezalandırılabileceklerdir.
Uygulama yönünden ise, yürütmeyi durdurma kararı ile iptal kararları arasında bir fark bulunmamaktadır. Gerek yürütmeyi durdurma kararlarına karşı gerekse iptal kararlarına karşı itiraz ve temyiz yoluna başvurulmuş olması kararın uygulamasını durdurmaz.İdare itiraz ve temyiz yoluna başvurmuş olsa da 30 günlük süre içerisinde söz konusu karar kaldırılmadıkça / bozulmadıkça / yürürlüğü durdurulmadıkça uygulanmak zorundadır. Belediyeden alınan ruhsata dayanılarak ancak 4. İdare Mahkemesi kararı ile ruhsatsız ve izinsiz duruma düşen dava konusu namı meşhur “Terrace Lido” purojesi dahilinde, parsele verilen elektirik, su ve doğalgaz ve de telekomünikasyon hizmetlerinin TCK. 184. maddesine göre kesilmesi gerekmektedir. Mimari açıdan yok hükmünde olan hali hazır kaçak yapının kat mülkiyeti kanunu üzerinden yapılan kat irtifakının terkin edilmesi ve ilgililerine bildirilmesi aksi durumda oluşacak zarardan idarenin sorumlu olacağı da gözden kaçırılmamalıdır.
İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği, kendisini “dernek amacı” doğrultusunda vazifeli saymakta olup açmış ve kazanmış olduğu davanın sonuçlarını yakından takib edecekdir. Bu itibar ile:
Kaçak ve kanunsuz yapıya verilen belediye hizmetlerinin iptali ile; yukarıda bahse konu olan hususlarda, İlgili kanunlar ve mevzuatının adı geçen karar doğrultusunda tatbikini taleb ve keyfiyeti saygılarımızla arz ederiz.

Arif Çağlar
(Başkan)

Y. Bşk. Yardımcısı
Engin Damcı

Ekleri:
1) 26 Ekim 2010 tarih 2108 sayılı yazınız.
2) 4. İdare Mahkemesi karar sureti

Gereği için: Bilgi için:
V Numaralı Koruma Bölge Kuruluna
1) Başbakanlık Teftiş Kuruluna
2) Kültür ve Turizim Bakanlığına

Adres:
İSTANBUL ADALARI 
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI 
KORUMA DERNEĞİ 
Güzeller Sokağı No. 30 Büyükada – İstanbul
e-posta: adalarkoruma@adalarkoruma.org
elektronik ağ: www.adalarkoruma.org



TC KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 
İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını 
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü


SAYI: B.16.0.KVM.4.34.00.13/891
KONU: Adalar, Büyükada, 21 Ada, 27 Parsel


İstanbul, 14 Mayıs 2012


İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR veTABİAT VARLIKLARINI 
KORUMA DERNEĞİ


İlgi: a) İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin 04.03.2012 günlü başvurusu


b) Kurulumuzun 7.2.2012 gün 335 saylı kararı


İstanbul ili, Adalar İlçesi, Büyükada 13 pafta, 21 ada, 27 parsele ilişkin ilgili başvuru incelenmiştir. 


İlgi (b) karar ile parsele ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 2010/1707 Esas, 2011/2177 K. sayılı “İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 13.01.2010 gün 2260 sayılı proje onayına dair” kararının iptaline ilişkin kararından bilgi alındığına, Kurul kararını iptal eden adı geçen Mahkeme kararına uyulmasına, gereğinin ilgili Belediyesince yapılmasına, temyiz sonucuna göre konunun yeniden değerlendirilebileceğine karar verilmiştir. 


Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Gökhan BİLGİHAN
MÜDÜR V.


DAĞITIM: 


Gereği:
ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı
Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü


Bilgi: 

İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

______________________________

From: EBRU GÜMÜŞ 
Subject: Yaz Tarifeleri Başlıyor 
Date: May 28, 2012 9:40:25 PM GMT+03:00 

Yaz Tarifeleri Başlıyor…


Havaların ısınmasıyla birlikte firmalar birer birer yaz tarifesine geçiyor. 

Mavi Marmara, yaz tarifesini açıkladı. (ama biliyorsunuz sürekli tarife değiştirdikleri için pek güvenilmez) 
Şehir Hatları, bu sene erken davranıp 2 Haziran Cumartesi tarife değiştiriyor. Eskiden okullar kapanınca değişiklik yaparlardı. 
* Kartal seferlerini yapan Prenstur 11 Haziran’da tarife değiştirecek. 2-3 seferin eklenmesini bekliyoruz. * İDO, 10 Haziran’da değiştirecek. 
Turyol, Adalar tarifesini 28 Mayıs’ta güncelledi. Haftaiçi Büyükada ve Kınalıada’ya, haftasonu Heybeliada, Kınalı ve Büyükada’ya sefer var. 
Dentur‘un, Kabataş-Adalar seferlerinde bir değişiklik yok. Ancak Yalova-Büyükada-Heybeliada arasında günde karşılıklı 2şer sefer var artık. 

Tüm tarifeler için sitemizi ziyaret edebilir, iletişim bölümünden gördüğünüz eksiklikleri paylaşabilirsiniz. 


İyi çalışmalar dilerim, 

Ebru Gümüş

2012 YAZ TARİFESİ (02 Haziran 2012’den itibaren geçerli olacaktır)
Değerli Yolcularımız, 02 Haziran 2012’den itibaren geçerli olacak Yaz Tarifemize burayı tıklayarak indirebilirsiniz. 2012 Yaz Tarifesindeki “Sefer Tarife ve Ücret Tarife Bilgilerini” 02 Haziran 2012’den itibaren sitemizde görebileceksiniz.
İyi Yolculuklar Dileriz

2012 YAZ TARİFESİ 

11 Haziran – 16 Eylül 2012
DENİZ OTOBÜSLERİ ADALAR HATTI
Deniz Otobüsleri sadece yaya yolcu taşır.

MAVİ MARMARA
2012 BAHAR TARİFESİ 
BOSTANCI ADALAR
SAATLER GÜZERGAH 
07:00 HEYBELİADA-BÜYÜKADA  **
07:30 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
08:00 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
08:45 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
09:30 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
10:30 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
11:30 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
12:30 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
13:30 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
14:15 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
15:00 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
15:45 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
16:30 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
17:00 BÜYÜKADA-HEYBELİADA

17:45 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
18:30 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
19:00 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
19:30 DİREK BÜYÜKADA
19:45 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
20:15 BÜYÜKADA-HEYBELİADA
21:00 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
22:00 BÜY-HEY-BUR-KIN
23:00 HEYBELİADA-BÜYÜKADA
00:30 KIN-BUR-HEY-BÜY

SAATLER GÜZERGAH
07:50 BURGAZADA-KINALIADA *** 

08:30 KINALIADA-BURGAZADA
10:00 BURGAZADA-KINALIADA
11:00 KINALIADA-BURGAZADA
12:30 KINALIADA-BURGAZADA
14:00 BURGAZADA-KINALIADA
15:00 KINALIADA-BURGAZADA
15:45 BURGAZADA-KINALIADA
16:30 BURGAZADA-KINALIADA
17:30 KINALIADA-BURGAZADA
18:40 KINALIADA-BURGAZADA
19:30 DİREK BÜYÜKADA
20:00 KINALIADA-BURGAZADA
21:30 KINALIADA-BURGAZADA
 ** Pazar yapılmaz.
 *** Cumartesi Pazar yapılmaz. 
MAVİ MARMARA
2012 BAHAR TARİFESİ 
BÜYÜKADA KALKIŞ
05:45 HEYBELİADA-BOSTANCI ** 
06:50 DİREKT BOSTANCI ** 
07:10 HEYBELİADA-BOSTANCI
07:45 HEYBELİADA-KABATAŞ
07:50 DİREKT BOSTANCI ** 
08:20 DİREKT BOSTANCI
08:50 DİREKT BOSTANCI
09:20 HEYBELİADA-BOSTANCI
09:30 HEYBELİADA-KABATAŞ
10:05 HEYBELİADA-BOSTANCI
11:05 HEYBELİADA-BOSTANCI
12:20 DİREKT BOSTANCI
13:20 DİREKT BOSTANCI
14:05 HEYBELİADA-BOSTANCI
14:30 HEYBELİADA-KABATAŞ
15:05 DİREKT BOSTANCI
15:35 HEYBELİADA-BOSTANCI
16:00 HEYBELİADA-KABATAŞ
16:35 DİREKT BOSTANCI
17:15 HEYBELİADA-KABATAŞ
17:20 DİREKT BOSTANCI
17:35 HEYBELİADA-BOSTANCI
18:15 HEYBELİADA-KABATAŞ
18:35 DİREKT BOSTANCI
19:05 HEYBELİADA-BOSTANCI
19:50 DİREKT BOSTANCI
20:30 DİREKT BOSTANCI
21:15 DİREKT BOSTANCI
21:50 DİREKT BOSTANCI *** 
22:35 ADALAR-BOSTANCI
22:45 DİREKT BOSTANCI * 
23:50 DİREKT BOSTANCI
* Sadece Cumartesi Yapılır.
** Pazar yapılmaz.
*** Cumartesi yapılır. 
MAVİ MARMARA
2012 BAHAR TARİFESİ 
MALTEPE – BÜYÜKADA-HEYBELİADA 
Maltepe Seferlerimiz Pazar Günleri Yapılmamaktadır. 
MALTEPE KALKIŞ BÜYÜKADA VARIŞ HEYBELİADA VARIŞ 
08:00 08:35 08:20
09:00 09:35 09:20
18:00 18:20 18:35

BÜYÜKADA KALKIŞ HEYBELİADA KALKIŞ MALTEPE VARIŞ 
08:35 08:20 08:55
17:20 17:35 17:55
18:25 18:40 19:00 
MAVİ MARMARA 
2012 BAHAR TARİFESİ 
BURGAZADA KALKIŞ  
SAATLER GÜZERGAH
06:30 KINALIADA-BOSTANCI * 
07:00 KINALIADA-KABATAŞ
07:15 KINALIADA-KABATAŞ **
07:35 KINALIADA-BOSTANCI
08:15 KINALIADA-KABATAŞ ** 
08:30 KINALIADA-BOSTANCI
09:30 KINALIADA-BOSTANCI
10:35 KINALIADA-BOSTANCI
11:40 DİREKT BOSTANCI
13:10 DİREKT BOSTANCI
14:00 KINALIADA-KABATAŞ ** 
14:05 KINALIADA-KABATAŞ
14:35 KINALIADA-BOSTANCI
15:00 KINALIADA-KABATAŞ ** 
15:40 DİREKT BOSTANCI
16:20 KINALIADA-BOSTANCI
16:45 KINALIADA-KABATAŞ
16:55 KINALIADA-KABATAŞ ** 
17:10 KINALIADA-BOSTANCI
18:10 DİREKT BOSTANCI
18:15 KINALIADA-KABATAŞ ** 
18:15 KINALIADA-KABATAŞ
20:40 DİREKT BOSTANCI 23:05 KINALIADA-BOSTANCI
* Cumartesi Pazar yapılmaz.
** Sadece Pazar Günleri Yapılır.
MAVİ MARMARA 
2012 BAHAR TARİFESİ 
HEYBELİADA KALKIŞ 
SAATLER GÜZERGAH
06:00 ** DİREKT BOSTANCI ** 
06:35** BÜYÜKADA-BOSTANCI ** 
07:25 DİREKT BOSTANCI ** 
07:35 BÜYÜKADA-BOSTANCI ** 
08:05 BÜYÜKADA-BOSTANCI
08:35 BÜYÜKADA-BOSTANCI
09:35 DİREKT BOSTANCI
10:20 DİREKT BOSTANCI
11:20 DİREKT BOSTANCI
12:05 BÜYÜKADA-BOSTANCI
13:05 BÜYÜKADA-BOSTANCI
14:20 DİREKT BOSTANCI
14:50 BÜYÜKADA-BOSTANCI
15:50 DİREKT BOSTANCI
16:20 BÜYÜKADA-BOSTANCI
17:05 BÜYÜKADA-BOSTANCI
17:50 DİREKT BOSTANCI
18:20 BÜYÜKADA-BOSTANCI
19:20 DİREKT BOSTANCI
19:35 BÜYÜKADA-BOSTANCI
21:00 BÜYÜKADA-BOSTANCI
21:35 BÜYÜKADA-BOSTANCI *** 
22:30 BÜYÜKADA-BOSTANCI 
22:50 ADALAR-BOSTANCI
23:35 BÜYÜKADA-BOSTANCI
* Sadece Cumartesi Yapılır.
** Pazar yapılmaz.
*** Cumartesi yapılır.
MAVİ MARMARA
2012 BAHAR 
KINALIADA KALKIŞ 
SAATLER GÜZERGAH
06:45 DİREKT BOSTANCI * 
07:15 DİREK KABATAŞ
07:30 DİREK KABATAŞ ** 
07:50 DİREKT BOSTANCI
08:30 DİREK KABATAŞ ** 
08:45 DİREKT BOSTANCI
09:45 DİREKT BOSTANCI
10:50 DİREKT BOSTANCI
11:25 BURGAZADA-BOSTANCI
12:55 BURGAZADA-BOSTANCI
14:15 DİREK KABATAŞ ** 
14:20 DİREK KABATAŞ
14:50 DİREKT BOSTANCI
15:15 DİREK KABATAŞ ** 
15:25 BURGAZADA-BOSTANCI
16:35 DİREKT BOSTANCI
17:00 DİREK KABATAŞ
17:10 DİREK KABATAŞ ** 
17:30 DİREKT BOSTANCI
17:55 BURGAZADA-BOSTANCI
18:30 DİREK KABATAŞ
20:25 BURGAZADA-BOSTANCI
23:20 DİREKT BOSTANCI
* Cumartesi Pazar yapılmaz.
** Sadece Pazar Günleri Yapılır.
MAVİ MARMARA
2012 BAHAR TARİFESİ 
KABATAŞ-ADALAR SEFER SAATLERİ 
BÜYÜKADA KALKIŞ (DEPARTURE) / HEYBELİADA KALKIŞ (DEPARTURE) / KABATAŞ VARIŞ (ARRIVAL) 
07:45 08:00 09:00
09:30 09:45 10:45
14:30 14:45 15:45
16:00 16:15 17:15
17:15 17:30 18:30
18:15 18:30 19:30

KABATAŞ KALKIŞ (DEPARTURE) HEYBELİADA VARIŞ (ARRIVAL) BÜYÜKADA VARIŞ (ARRIVAL) 
09:30 10:30 10:45
10:30 11:30 11:45
11:50 12:50 13:05
13:30 14:30 14:45
16:00 17:00 17:15
18:15 19:15 19:30

HAFTAİÇİ UYGULANACAK TARİFE 
BURGAZADA (KALKIŞ) KINALIADA (KALKIŞ) KABATAŞ (VARIŞ)
07:00 07:15 08:00
14:05 14:20 15:05
16:45 17:00 17:45
18:15 18:30 19:15

KABATAŞ (KALKIŞ) KINALIADA (VARIŞ) BURGAZADA (VARIŞ)
 09:00 09:45 10:00
10:00 10:45 11:00
16:30 17:15 17:30  
18:15 19:00 19:15

HAFTASONU UYGULANACAK TARİFE (PAZAR)
BURGAZADA (KALKIŞ) KINALIADA (KALKIŞ) KABATAŞ (VARIŞ)  
07:15 07:30 08:15
08:15 08:30 09:15
14:00 14:15 15:00
15:00 15:15 16:00
16:55 17:10 17:55
18:15 18:30 19:15

KABATAŞ (KALKIŞ) KINALIADA (VARIŞ) BURGAZADA (VARIŞ)
 09:00 09:45 10:00
10:00 10:45 11:00
11:15 12:00 12:15
12:15 13:00 13:15
16:15 17:00 17:15
18:15 19:00 19:15

http://www.mavimarmara.net/listele_yuk.asp
2012 BAHAR YÜK TARİFESİ ( PAZAR GÜNLERİ HARİÇ HERGÜN YAPILIR)
BOSTANCI KALKIŞ BÜYÜKADA VARIŞ HEYBELİADA VARIŞ BURGAZADA VARIŞ KINALIADA VARIŞ
08:00 08:45 09:10 09:35 10:00 *
09:30 10:15 10:40 11:05 11:30
12:30 13:15 13:40 14:05 14:30
14:00 14:45 15:10 15:35 16:00 *

* 19/03/2012 TARİHİNE KADAR YAPILMAZ.

Yük seferlerimiz ile ilgili ayrıntılı bilgiyi 444.20.39 nolu müşteri hizmetleri numaramızdan öğrenebilirsiniz. 

Kabataş – Adalar 
BÜYÜKADA HEYBELİADA KABATAŞ
KALKIŞ KALKIŞ VARIŞ
07:45 (M) 08:00 09:00
09:30 (M) 09:45 10:45
14:30 (D) 14:45 15:45
16:00 (D) 16:15 17:15
17:15 (D) 17:30 18:30
18:15 (D) 18:30 19:30

KABATAŞ HEYBELİADA BÜYÜKADA
KALKIŞ VARIŞ VARIŞ 
09:30 (M) 10:30 10:45
10:30 (D) 11:30 11:45
11:50 (D) 12:50 13:05
13:30 (M) 14:30 14:45
16:00 (D) 17:00 17:15
18:15 (M) 19:15 19:30
Kişi başı 5 TL dir.
NOT : Yolcu sayısına ve ya hava muhalefetine bağlı olarak ek seferler düzenlenebilir ya da seferler iptal edilebilir. Seferlerle ilgili kesin bilgi almak için Dentur Avrasya Kabataş İskelesini Arayabailirsiniz İrtibat Tel : (0 212) 244 01 76 

YALOVA – ADALAR
HAFTA İÇİ
Yalova 07:00 16:00

HAFTA SONU (Cumartesi, Pazar)

09:00 16:00

ADALAR – YALOVA 
HAFTA İÇİ
Heybeliada 09:00 18:00
Büyükada 09:15 18:15

HAFTA SONU (Cumartesi, Pazar) 
Heybeliada 11:00 18:00
Büyükada 11:15 18:15

______________________________
From: İPEK THEVENON
Subject: Fwd: Büyükada’da Waldorf Pedagojisi-çocukların neye ihtiyacı var?
Date: May 29, 2012 12:13:18 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Çocukların neye ihtiyacı var? 

« Çocuğu saygıyla karşılamak, sevgi içinde büyütmek, özgürlük içinde bırakmak… » 

Eğitim Sanatı Dostları Derneği tarafından ve Adalar Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen Waldorf Pedagojisi Semineri’ne katılım herkese açıktır.
Waldorf Pedagojisi – Çocuğun Neye İhtiyacı Var? 
31 Mayıs 2012 Perşembe 
Program Akışı 
13:30-13:45 Merhaba 
13:30-14:30 Raul Guerreiro, “Waldorf Pedagojisi Nedir ve Waldorf Yuvalarına Bakış” 
14:30-14:45 Kısa ara 
14:45-16:00 Raul Guerreiro, “Waldorf Pedagojisi’nde çocuk gelişimine ve ruhuna uygun çevre nasıl oluşturulur?” 
16:00-16:30 Kahve arası 
16:30-17:30 Christa Guerreiro Masa Tiyatrosu Uygulamalı 
Not: Almanca’dan Türkçe’ye ardıl çeviri yapılacaktır.

Düzenleyen: Eğitim Sanatı Dostları adına,
Birgül TAŞTAN MERİÇ

______________________________

Ada Dostları ne demişti?


______________________________

Adalar’da #kentsuclari 

Twitter, 28.5.2012 9:22 
Arkitera.com ‏ 
@arkiteracom 
Hayatınızın geçtiği yerlerde “kent suçu” olarak tanımladığınız örnekleri bizlerle paylaşın! http://www.arkitera.com/haber/index/detay/kent-adina-islenen-suclarin-farkinda-misiniz_/8385 #kentsuclari 
Twitter, 28.5.2012 9:49 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari Büyükada sahilindeki hukuksuzluk abidesi Terrace-Lido kaçak inşaatı… 
Twitter, 28.5.2012 9:50 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari Terrace-Lido kaçak inşaatı davası neydi? 
Twitter, 28.5.2012 9:51 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari Davaya konu olan Lido neydi? Ne değildi? 
Twitter, 28.5.2012 9:52 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  Büyükada’daki Terrace-Lido kaçağının davası sonuçlandı!… 
Twitter, 28.5.2012 9:53 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  Terrace-Lido davası sonrası neler oldu? Neler olmadı? 
Twitter, 28.5.2012 9:53 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari Kentsel ve Doğal SİT Alanı Büyükada sahilindeki Seferoğlu Korusu’nun imar canavarınca tahribi! 
Twitter, 28.5.2012 10:00 
ADALAR POSTASI ‏
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  BÜYÜKADAda LİDO’nun 59 SELVİSİ’nin AKIBETİ? 59 selvi 1 gecede yokoluverdi! 
Twitter, 28.5.2012 10:01 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari BÜYÜKADA’da LİDO’nun 59 SELVİSİ bir varmış!… 
Twitter, 28.5.2012 10:01 
ADALAR POSTASI 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari BÜYÜKADA’da LİDO’nun 59 SELVİSİ bir yokmuş!… 
Twitter, 28.5.2012 10:03 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  BÜYÜKADA’da SEROĞLU KORUSU da KORUNAMAMIŞ! 401 adet tescilli ağaç nerede? 
Twitter, 28.5.2012 10:03 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  BÜYÜKADA SEFEROĞLU KORUSU da bir varmış!… 
Twitter, 28.5.2012 10:04 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari BÜYÜKADA SEFEROĞLU KORUSU da bir yokmuş!… 
Twitter, 28.5.2012 10:04 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari BÜYÜKADA’da ‘SEFERİ’ SEFEROĞLU KORUSU’na MARTI bakışıyla… bir varmış!… 
Twitter, 28.5.2012 10:05 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari BÜYÜKADA’da ‘SEFERİ’ SEFEROĞLU KORUSU’na MARTI bakışıyla… bir yokmuş!… 
Twitter, 28.5.2012 10:06 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  
13.1.2009’da tescilli 401ağacın Yerinde İnceleme Raporu tutulmuş!
Twitter, 28.5.2012 10:08 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari 
Derken İmar Canavarı başlamış kemirmeye Seferoğlu Korusu’nu! Tahribatın resmidir! 
Twitter, 28.5.2012 10:11 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  Kentsel ve Doğal SİT Alanı Büyükada’da sahilinde kaçak Mavi Marmara motor iskelesi! 
Twitter, 28.5.2012 10:14 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  İmar/Rant Canavarı: “Büyükada’da ve Heybeliada’da afet riskli alanların kentsel dönüşümü gereklidir!” 
Twitter, 28.5.2012 10:17 
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  İDO’nun, TDİden “kamu yararına hizmet vermek” şartıyla devraldığı vapurların Yalova seferini “zarar ediyor” gerekçesiyle kaldırıp+ 
Twitter, 28.5.2012 10:19 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI  
@arkiteracom #kentsuclari  +4 sene sonrasında Yalova-Adalar hattını Dentur motorlarına peşkeş çekmesi! 
Twitter, 28.5.2012 10:22 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari Evvel zemandan beri motorlu araç seyrinin kanun hükmüyle yasak olduğu İstanbul Adaları’ndaki trafik canavarı! 
Twitter, 28.5.2012 10:26 
ADALAR POSTASI 
@ADALARPOSTASI  
@arkiteracom #kentsuclari 
BÜYÜKADA’da Reha Erdem’in “Şarkı Söyleyen Kadınlar” filminin çekimi için Ada’ya çıkartılan araçlar! 
Twitter, 28.5.2012 10:32 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari 
BÜYÜKADAya Gayrikanuni Çıkartılan Araçlar! 
Twitter, 28.5.2012 11:15 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
@arkiteracom #kentsuclari  
İAKTVKD: “İtiraz ettiğimiz 1/5000 Adalar Nazım Plânları, kıyı yağmacılığında bir belediyenin nasıl organize olduğunun somut işareti!…”

______________________________

From: HEYBELİADA GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ 
Subject: [Heybeliada horon şenliği] haydin horona:)
Date: May 30, 2012 2:41:47 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

haydin horona:)

From: ASLI YALAP
Subject: [HEYBELİADA MUHTARLIĞI- MUHTAR ASLI YALAP] 3 HAZİRAN HEYBELİADA HORON GÜNÜ HEYBELİADA İSKELE…
Date: May 28, 2012 1:48:34 PM GMT+03:00

3 HAZİRAN HEYBELİADA HORON GÜNÜ

HEYBELİADA İSKELE MEYDAN’DA GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR. ARTVİN EKİBİ’NİN KATILACAĞI ORGANİZASYONA HERKESİN KATILIMINI BEKLEMEKTEYİZ.


______________________________

Twitter, 27.5.2012 17:33
ADALAR POSTASI
@ADALARPOSTASI

Elif Sezgin:“[Heybeliadalı Mutantlar] Sevgi dolu ve yumuşacık canlılar, doğaya ve iyiliğe inanırlar,” http://www.milliyet.com.tr/bu-bebekler-oyuncak-degil/pazar/haberdetay/27.05.2012/1545560/default.htm

Milliyet, 27.5.2012
Aydil Durgun

http://www.milliyet.com.tr/bu-bebekler-oyuncak-degil/pazar/haberdetay/27.05.2012/1545560/default.htm

Bu bebekler oyuncak değil 

Sanat yönetmeni olarak çalıştığı reklam ajansından “Benim yapmak istediği şey bu değil” diyerek ayrılan Elif Sezgin el emeği, göz nuru, her birinin hikayesi olan bebekler yapıyor. /Bu bebekler oyuncak değil

Kaşif Diego, araştırmacı ve müzisyen Moguu, hayatta kalmayı başarmış tek dinozor Dino, 499 yaşındaki denizler kaşifi Fuu… Bu röportajda bana eşlik eden, Elif Sezgin’in elleriyle hazırladığı ve her birine birer hikaye yazarak can verdiği mutantlar bunlar. Fotoğraf çekimi için onları çantalardan çıkarıp merdivenlere dizdiğimizde epey ilgi çekiyorlar haliyle. Belki de torunu için bir tane almak düşüncesiyle “Ne güzel oyuncak bunlar, Calliou’ya rakip olurlar vallahi!” diye yanımıza yanaşan amca yanılıyor. Çünkü bunlar birer oyuncak değil. Ama çocuğuna veya torununa almak isteyen varsa da hiç durmasın çünkü mutantlar yaratıcısı Sezgin’in sözleriyle “Sevgi dolu ve yumuşacık canlılar, doğaya ve iyiliğe inanırlar”.    

“Taksim’de Haccopulo Pasajı’nda Aponia Store ve Kadıköy’de Vintage Records’dan satın alınabiliyor. Fiyatları 50-150 TL arası. Bunlar koleksiyonluk parçalar. Ben de isterim 10 liraya satayım ama maliyeti kurtarmıyor abla! (gülüyor).”

Böyle bebekler yapmayı nasıl başladınız? 

İnternette gezerken ‘sockmonster’ denen çoraptan yapılan bebekleri gördüm. Çorapların içini doldurup üzerine düğme falan dikip yapılıyor. İlk onlardan yaparak başladım. Sonra baktım evde eski, pedallı bir dikiş makinası var, dikmeye başladım. Ayrıca bunların hepsine hikaye yazdıp birer kitapçıkta topladım. İllüstrasyonlarla hikayelerini anlatıyorum. Her birinin yaşadığını düşünüyorum ben hayal dünyamda. Öyle bir insanım ben hayal kurmayı seviyorum. Kendime kendime konuşurum, televizyonla, bilgisayarla konuşurum (gülüyor).

Çocuklar mı yetişkinler mi alsın istersiniz? Kimleri düşünerek yaptınız?

Benim gibi manyakları düşünerek yaptım (gülüyor). Aslında pek çocuk için değil. Zaten oyuncak değiller. Ben burada bir şey anlatmaya çalışıyorum. Bunlar dünyada yaşayan canlılar ve dünyaya, doğaya değer veriyorlar. İnsanların her şeye sahip olma isteğini, bencilliğini anlamıyorlar. /Nasıl tepkiler aldınız?

Herkes çok beğeniyor ama pahalı diyorlar. Çünkü herkes Çin’de üretilen şeylere 15 lira vermeye alışmış.

Türkiye’de çok yok değil mi o koleksiyonerlik kültürü. Mesela action figure’ler için de “Çok pahalı, oyuncağa o kadar para verilir mi?” denir…

Evet, maalesef öyle… Aslında internet üzerinden yurtdışına da satmak istiyorum. O yüzden İngilizceleri de var kitapçıkların. Türkiye’de el emeğine yeterince değer verilmiyor, el emeği iş yapan çok fazla insan var. Ne yazık ki Türkiye’de insana değer verilmediği gibi, insanın elinden çıkan şeye de değer verilmiyor. Yurtdışında ‘art doll’ diye bir sanat kategorisi var, sergilerini açıyorlar. Ben de ileride açmak istiyorum.

Karakterlerden seçmeler: 

Moguu: Hikâyesini arkadaşımdan esinlerek yazdım. Ses ve müzikle ilgileniyor kendisi. Sesleri dinlemeyi seviyor. Çirkin olduğu için insanlar tarafından dışlanıyor. Tarihteki gerçek olaylar ve karakterler de var hikayelerde. Mesela Moguu, Della Suda Faik Paşa adlı meşhur bir kimyagerin eczanesine gramafon getirdiğini duyuyor. Gerçekten de böyle bir adam var. Bu kimyagerin eczanesinde çalışıyor. Sonra Eminönü’nde ses kaydeden Darby adında bir adamla tanışıyor. Bu adam da gerçekten İstanbul’da ilk ses kaydeden adamlardan bir tanesi.

Diego: Kristof Kolomb seyir halindeyken Bermuda Şeytan Üçgeni’nden geçiyor. Burada daha önce değişik olaylar olduğunu da biliyor. Kaptan köşkünde etrafa bakınırken önlerinde bir tane geminin battığını görüyor. Gemi batınca bir tane Diego çıkıyor suyun üzerine. Efsaneye göre Bermuda Şeytan Üçgeni’nde pararlel evrenler kesişirmiş ve her batan gemiye karşılık bir Diego dünyaya geliyor. Diego Kolomb ile birlikte dünyayı geziyor. Sonra batılılıların yerlilere çok kötü davrandığını görüp kendini bir adaya kapatıyor.

______________________________
soL Portal, 26.5.2012 17:29
Asaf Güven Aksel

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/asaf-guven-aksel/orhan-boran-da-artik-yok-yukiden-kirk-yil-sonra-55247

Orhan Boran da artık yok: Yuki’den kırk yıl sonra…  

Biz ne bilelim o zamanlar, kimmiş Dr. Hikmet Boran. Ne bilelim, 14 Mart’ın Tıp Bayramı olduğunu ki, nedenini merak edelim. Biz heyecanla oturup radyonun başına, Orhan Boran ve Yuki başlasın diye bekleyen çocuklardık. Beklerken, nadiren Behice Boran adını duyduğumuz ajans haberlerine denk gelmişsek, sıkıntıdan patlardık. Birini duymamıştık bile, biri babamızın çıt çıkarmamızı yasakladığı ajans haberlerinin parçası olarak bir an önce bitmeliydi, üçüncüsü evimize en sevdiğimiz arkadaşımızın oynamaya gelmesiydi.

Biz ne bilelim o zamanlar, çocuklar da büyür, roller ve sıralamalar değişirmiş. Hele hele ne bilelim, her kuşağın çocukları, farklı büyürmüş.

Biz, yaşından çok fazla büyüyüp, ajans haberlerinde çıt çıkarttırmayan babasıyla yaşıt garip çocuklar olduğumuzda, Boran’lardan Behice’yi eleştirel gözle takip eder olacaktık. Boran’lardan Hikmet, biraz daha büyümemizi, tecrübe kazanmamızı, yeni yetme hovardalığından çıkmamızı bekleyecekti 14 Mart’ı anlamlandırabilmemiz için. Boran’lardan Orhan ise, bize küsecek, Yuki’yi elinden tutup gidecek, yeni çocukların arkadaşı da olamayacaktı.

Biz ne bilelim o zamanlar, büyüdükçe silinen izler, daha da büyüdükçe derinliklerden çıkıp gelirmiş, kendisini unutturan şeylerde bile payı olduğunu başa kakarmış…

Bir bayrak yarışı gibiymiş meğer Yuki. Ablamlardan devralmışım, daha küçüklere devretmişim ben örneğin. Ne ki, kötü bir takımmışız, bayrağı devralanla aynı koşuyu sürdürdüğümüzü unutuvermiş, yarıştan kopmuşuz. Çok yıllar sonra bir araya geldiğimizde, o hepimizin elinin değdiği bayrağı, o mükemmel koşuyu anarken bulunca kendimizi, anlamışız birşeyleri. Biz yaşlanmışız, Yuki hiç büyümemiş, hep o afacan kalmış. Biz yaşıyormuşuz ama, Yuki çoktan ölmüş. Geç kalmışız, çok geç. Teselliyi, Yuki dediğimiz an çocukluğumuza dönebilme becerimizde, o unuttuğumuz ama belli ki yitirmediğimiz şeyde bulmuşuz.

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisi için, küçük Osman’ın Yuki dinlerken gösterileceği sahnede kullanılacak bir ses kaydı aranıp bulunduğunda, o kısacık kaydın kırk yıl sonra ezberimizde olduğunu görerek şaşırmanın bir karşılığı olsa gerek. Nedir o?

Biz ne bilelim o zamanlar, çocukluğumuzu çatan atmosferin bütün bileşenlerini ayrıştırmayı.

Boran’lardan Behice yok artık. Onunla bir bilinç, bir mücadele, o büyük günlerin büyük savaşçısı, sosyalizmin taşıyıcısı ayrıldı aramızdan. Çok daha önceydi, Boran’lardan Hikmet’in gidişi. İstanbul işgal altındayken, okullarının yıldönümününde iki kule arasına astıkları bayrakla ayaklanmayı ilan eden Tıbbiye öğrencileri, Sivas kongresinde, Mustafa Kemal’e, mandayı kabul ederse onu da vatan haini ilan edeceklerini bildiren delegeleri Dr. Hikmet yok artık. O Boran’ın oğlu, Orhan Boran da bugün çekildi sahneden.

İlk iki Boran’ın, Türkiye için, siyasal saflaşmalar için, bir halkın kaderi için taşıdığı önem, oynadıkları rol bugün için çok açık. Ya oğul Boran nedir ki, bu açıdan bakıldığında?

İlk iki Boran’ın, davalarını üstlenenler, sürdürenler, yaşamlarını rehber kılanlar var bugün. Ya Orhan Boran ne bıraktı ki?

Biz ne bilelim, nedir büyümenin, siyasal erginliğin diyalektiği…

Baktığınız zaman, bıraktık Boran’lardan Behice’nin yanından bile geçemeyişini, ondan hiçbir pay taşımazlığını, babası olan Boran’dan tevarüs etmiş bir niteliği de yoktur Orhan Boran olgusunun.

“Hanımefendiler, beyefendiler” hitabını hiçbir kitle karşısında dilden düşürmeyen zarafet, müthiş bir akıcı ve düzgün konuşma ustalığı, “talk-show”un, “stand-up”ın ülkemizdeki öncülüğü, bir büyük beyaz mendille sembolize edilmiş, peşkir geleneğinin temizlik duygusuyla buluşması…

Biz ne bilelim, bir gün, bu en ufak bir yanımızdalık siyasal tınısı içermeyen, bu yönüyle silik bir yaşam sona erdiğinde, gözü yaşaran koca koca adamlar, kadınlar olacağımızı…

Orhan Boran’ın ölümü, bize neredeyse 40 yıl önce ölmüş başka birini hatırlattığı için olabilir içimizin sızlaması. Yuki’li anılar üşüştüğü için. Şişko Nuri, Aferin Necdet, Salça Stelyo, Hatçanım Teyze, Tombik Can, mahallecek bir saygı duruşuna katılmaya çağırdığı için. Üzgün bir kayınbirader, bir kaynana için.

Orhan Boran’ın ölümüyle, çocukluğumuza döndüğümüzdendir, oradaki izlerin nakşedildiği zihnimiz diri olduğundandır, bu bir parçamız eksildi duygusu. Bunu yapamayanlar, ya da yaşamamışlar için, anlaşılamaması yazık ki çok doğaldır.

Alt tarafı, biraz hızlı döndürülen teyp bandıdır Yuki’ye can veren. Altan Erbulak usta eliyle resmedildiğinde, Orhan Boran tarafından imgelemi zorlayan bir tip olarak tarif edildiğinde bile yaşanmamış bir yabancılaşma dikildiyse çocukların önünde, belki bu yüzden, dergisi, programı kadar tutulmadıysa, her çocuk, o ince sesin sahibini kendisi gönlünce belirlediğinde onu daha yakın bulduysa, bunda bir mana vardır.

Ne kadar gerçeküstü olursa olsun, bir resmediliş, bir somutlanış, hayal edilenin kısıtlanması anlamına gelir. Bir teyp bandı marifetiyle, bir yaratık, bir mahalle canlandırılarak çocukluğumuzun hayallerini besleyen bir programın sahibi olarak Orhan Boran’ın, biyografik öyküsünün yabancılaştırıcı etkisi de budur.

Ama çocuk zihni uçucudur işte. Gözünü kulağını kapatır gerçekliğe, hayallerini onun yerine geçirmeyi becerir. Bir kırık dal parçasının şahlanan küheylan olmasıdır çocukluk. Bu yüzdendir bizim kuşakta Yuki’nin ardından gözyaşı. Orhan Boran değildir ölen.

Biz ne bilelim o zamanlar, Yuki, radyodaki bir program değilmiş. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, büyükannelerimiz, ailemizmiş bir radyonun cılız ışığına bizi çeken. Mahallemizmiş. Bayram sabahları, nohut akşamlarıymış. Galete yiyen kedimizmiş. Bakkala borç, kasaptan tartıya gelmez kıymaymış. Emekli maaşı, tezgâhtar kızlıkmış. Bilyelermiş, uçurtmalarmış. Burunda sümük, bir numara tıraştaki yarık çizgisiymiş. Kapkara ayakta beyaz plastik pabuç iziymiş Yuki meğer. Biz ne bilelim, Yuki, Aferin Necdet, Şişko Nuri, kanlı canlı sokak arkadaşlarımızdanmış…

Yuki, bizi maceralara sürükler, güldürürken, Orhan Boran da mahallemizin insanlarını güldürür, geçim gailesinden bir nebze olsun uzaklaştırırdı. Radyo öldü önce, sonra yüzler asıldı, “renklendikçe” dünya… Öldüler hep… /İşte ölümlerinden neredeyse kırk yıl sonra bir kez daha öldüler. /İşte ölümlerinden neredeyse kırk yıl sonra bir kez daha anımsandılar.

Biz ne bilelim ki, Boran’lara Yuki’lerden geçip gelen bir kuşak olarak, bugün bir biyografiye değil, artık yok bir çocukluğa ağlayacakmışız…

– Yuki, bak adamcağız kendi horultusundan uyanıyormuş, ne yapsın?
– Yan odada yatsın…

______________________________

Şalom, 23.5.2012
Tilda Levi 

Fayton kuyruğu nereye kadar? 

Nihayet Ada’ya ayak bastım. Bütün kızgınlığıma rağmen burayı seviyorum. Meteoroloji sağanak gösterdiği için her türlü tedbiri aldım. Oysa günlük güneşlik bir gün geçirdim. Motordan inip sağa kıvrılınca dükkânlara bakındım. Malum son yıllarda Büyükada’da yapılan her değişiklik pek hayırlı olmadı. Ve saat kulesine gelmeden önce uzayıp giden araba kuyruğunu fark ettim. Ada’ya turist gelmesi güzel, esnafın kazanması da iyi. Ama geçen yazın sıkıntısı devam ediyor. Üstelik sezon açılmadan bu durum yaşanıyorsa, sonra ne olacak? Ada halkı faytona binemeyecek mi? Yaşlılar, kucağında çocuğu olanların uzun süre ayakta bekleyemeyeceği ortada. Bu cennet köşesini bir müddet sonra anılarda yaşatmak biz Adalılara yakışmaz. Yaz mevsiminin başlamasına az bir zaman kaldı. Fayton kuyrukları Büyükşehir’in sorumluluğunda. Gerçi Ada’nın bir bölümünün İBB’ye, diğer bir bölümünün Adalar Belediyesi’ne bağlı olmasının altındaki mantığı anlayabilmiş değilim. Ancak her birimiz ilgililere derdimizi anlatırsak, belki çözüme ulaşabiliriz. Unutmayın Ada hepimizin. Bu arada işlerimizi hallettikten sonra Maden’in ilerisine kadar yürüdük. Evlerin bahçe kapılarında sarmaşık gülleri açmış, mis gibi kokuyorlardı. Öğle yemeğimizi de Sinek’te eski Adalı dostlarımızla yedik. Merkezden uzaklaşınca başka bir yaşam var Ada’da. Bir de fayton bulabilsek… […]

______________________________

Haberler.com, 28.5.2012 17:55 

İspark Atları Mikroçip ile İzleyecek 

İspark, Büyükada’da turistik ve ulaşım amaçlı kullanılan faytonlarda çalıştırılan atların sağlık durumlarından çalışma koşullarına kadar her şey artık mikroçip ile takip edilecek. 
İSPARK’ın öncülüğünde Büyükada’da faytonlarda çalıştırılan atlara, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü tarafından “mikroçip” uygulaması başlatıldı. Veteriner hekimler tarafından atların deri altına yerleştirilen mikroçipler, hayvana ait yaş, ırk, cinsiyet, sağlık durumu, tedavi ve aşı bilgilerinin yanı sıra hayvan sahibine ait adres, telefon ve kimlik bilgilerini de içeriyor. Uygulanan mikroçipler içerdiği bilgiler ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğüne ait “VETİSTANBUL” programına girilerek elektronik ortamda kayıt altına alınacak. 
Mikroçip sayesinde, Ada’da bulunan atların sayıları net olarak belirlenecek. Atların faytonda çalışma süreleri, adaya giriş ve çıkışları daha sağlıklı bir şekilde kontrol edilebilecek. Atlara yapılan kötü davranış ya da ihmallerle ilgili at sahiplerine yaptırımlar uygulanabilecek. /Büyükada’da bulunan fayton parklarda kaliteli hizmet vermek amacıyla başlatılan çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirten İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik, “Sosyal Belediyecilik anlayışı ile adada bulunan atların bakımları ve takipleri için, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetler Müdürlüğü ile mikroçip uygulamasına geçiyoruz. Bu uygulama sayesinde adada bulunan atların sağlık durumlarından aşılarına kadar her bilgiyi takip edebileceğiz” dedi. 
(BB) (FOTOĞRALI) – İstanbul 
_____________________________
From: ADALAR BELEDİYESİ
Subject: Adalar Belediyesi Haberleri
Date: May 28, 2012 12:56:17 PM GMT+03:00
Adalar Belediyesi, 25.05.2012

BAŞKAN FARSAKOĞLU’NA ÖDÜL 

7. Belediye Oscarları Ödül Törenlerinde, Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu Kent Müzesi Projesi İle Ödül Aldı
Belhaber.com tarafından bu yıl yedincisi düzenlenen ”Belediye Oscarları Ödülleri”nde, Proje Dalında, Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu; “Kent Müzesi Projesi” ile ödüle layık görüldü. Türkiye’deki 400 küsur belediyenin 520 projesi arasında yapılan değerlendirme arasında ”Kent Müzesi Projesi” ile ödül alan Başkan Dr. Mustafa Farsakoğlu’nun, yoğun programı nedeniyle 28 Nisan 2012 tarihinde Bağcılar Mehmet Akif Ersoy Sanat ve Kültür Merkezi’nde yapılan ödül törenine katılamadığı için ödülü 25 Mayıs 2012 günü makamında takdim edildi. Belhaber.com Genel Yayın Yönetmeni Mevlana Demirel, Başkan Farsakoğlu’na ödülünü takdim ederken; ”Belediyelerin yaşama geçirdiği 520 proje arasında seçici kurulumuzun ve bizim en beğendiğimiz proje Kent Müzesi çalışması oldu. Birçok yanıyla proje ödüle layıktı, ayrıca sunumu da çok ayrıntılı hazırlanmıştı” dedi. Başkan Farsakoğlu ise böyle bir ödüle layık görülmekten duyduğu mutluluğu belirttiği konuşmasında;” Birçok yanıyla Adalar Kent Müzesi ilke imza atmıştı. Öncelikle bizim için bir sivil toplum kuruluşuyla bir belediyenin ortaklaşa yaptığı ilk proje olması önemli. İkincisi, İstanbul’un ilk kent müzesi olma özelliği taşıyor. Üçüncüsü ise Türkiye’de Uluslararası Müzeler Birliğine üye olan ilk ve tek kent Müzesi, Adalar Kent Müzesi’dir. Şimdi bir de 400 küsur belediyenin yapmış olduğu 520 proje arasında birinci seçilmesi eklendi buna…” diyerek, Adalar Kent Müzesi’nin amacını ve misyonunu anlatan bir konuşma yaptı.

“ŞEFfAF” Adalar Belediye Başkanı, Terrace-Lido kaçak inşaatı procesiyle aslen hangi dalda ödüle layık olmalıdır?
)O(

_____________________________

From: MEHMET ÇAĞLAYAN
Subject: [Ben de Hüseyin Rahmi Gürpinar Liseliyim !!!] 9.HRGL’LILER GUNU YAPILDI 
Date: May 28, 2012 3:34:20 PM GMT+03:00
9. HRGL’LİLER GÜNÜ YAPILDI 
Dün çok mutluyduk. Eksiğimizle-fazlamızla, sağlığımızla-hastalığımızla oradaydık… Bu sene dokuzuncu buluşmamız oldu. Hasret giderdik, yeni dostluklar başladı belki… Adalı olmanın bir kez daha hazzını yaşadık. Ben, organizasyonda görev alan diğer arkadaslarım adına; hepinize gelip bizleri şereflendirmenizden dolayı teşekkür ederim. 10. HRGL’LİLER GÜNÜ’nde daha çoğalmış olarak görüşmek üzere… 
Saygılarımla, 
Mehmet ÇAĞLAYAN 
HRGL 1990 Mezunu
From: MEHMET ÇAĞLAYAN 
Subject: [Ben de Hüseyin Rahmi Gürpinar Liseliyim !!!] 9. HRGL’LİLER GÜNÜ için HRGL Öğretmenleri… 
Date: May 29, 2012 3:10:26 PM GMT+03:00 

9. HRGL’LİLER GÜNÜ
için
HRGL Öğretmenleri tarafından hazırlanan slayt gösterisi…

From: MEHMET ÇAĞLAYAN
Subject: [Ben de Hüseyin Rahmi Gürpinar Liseliyim !!!] Mehmet Çağlayan grubun açıklamasını değiştirdi
Date: May 28, 2012 11:06:03 PM GMT+03:00
Bu grup; eski adıyla “Adalar Heybeliada Hüseyin Rahmi Gürpinar Lisesi”, yeni adyla “Hüseyin Rahmi Gürpınar Çok Programlı Lisesi” mezunlarının ve mensuplarının haberleşme-buluşma ortamıdır.  
Web sayfasi: www.hrgl.org

hrgl grubu moderatoru 
Yazışmalari http://groups.yahoo.com/group/hrgl adresinden takip edebilirsiniz. 

_____________________________


From: SONER DİLMAÇ
Subject: Soner Facebook’ta seni Galatasaray şampiyonluk kutlaması’ya davet etti
Date: May 28, 2012 2:56:02 PM GMT+03:00

Galatasaray Şampiyonluk Kutlaması’na davetlisiniz!…

Soner Dilmaç, ADALAR POSTASI’nı, GALATASARAY ŞAMPİYONLUK KUTLAMASI’na davet etti.

Yeri: Büyükada Saat Meydanı’nda,
Saati: 3 Haziran 2012 Pazar, 20:45-23:45 

_____________________________

HaberTürk, 26.5.2012 12:54:51
HT MAGAZİN
Zafer Akbaş

Çapkın Fedon eşine döndü 

Fedon uzun süre ayrı yaşadığı eşi Eda Kalyoncu’nun dizinin dibinden ayrılmıyor. Sebebiyse çapkınlığın kalbe verdiği zarar 
Grek müziğinin ünlü ismi Fedon, uzun yıllar eşi Eda Kalyoncu’yla ayrı yaşamıştı. Çapkın kişiliğiyle tanınan ve ünlü ünsüz birçok kadınla aşk yaşayan Fedon Kalyoncu, geçtiğimiz sene kalp ameliyatı geçirdi. Zorlu bir ameliyattan sonra iyileşen Fedon, şimdi eşi ve iki çocuğunun annesi Eda Kalyoncu’nun yanından bir an olsun ayrılmıyor. Büyükada’da eşi Eda Kalyoncu’yla yaşayan Fedon, heyecanının kalbini zorlaması nedeniyle çapkınlığa son verdi. 

_____________________________

Cumhuriyet- Dergi 20.05.2012
Murat İlem

Atina’da İstanbullu bir gazete 

Soldan sağa: Dimitri Çukatos, Pepi Çukatos ve Stathis Arvanitis.

İstanbullu bir Rum olan Athinodoros Çukatos, 1964 yılında “Makarios’un casusu” suçlamasıyla sınır dışı edilir. Yunanistan’a gider Çukatos, ancak bu durumu hazmedemez ve kendisi gibi haksızlığa uğrayan Rumların sesini duyurmak için bir gazete çıkarmaya karar verir. “Politis” bugün sadece Yunanistan değil dünyadaki tüm Rumların Türkiye konusundaki gözü kulağı.

Evden çıkıp röportaj için Atina merkezine giderken bu tirajı küçük ancak etkinliği büyük olan gazetenin kaderini düşünüyordum. 1988’de Yunanistan’a ayak bastığımdan beri bu gazeteyi sürekli izler ve Rumların büyük ilgi gösterdiği gazetenin kimler tarafından çıkartıldığını, nasıl bu kadar etkin ve güçlü olduğunu düşünür dururdum. Zaman içinde tabii ki net bilgiler edindim. Şaşırdım dersem yalan olur, çünkü Yunanistan ve dünyadaki binlerce İstanbullu Rum’un Türkiye konusunda gözü kulağı olan “Politis” gazetesinin doğumunda göbek bağını yine Kıbrıs konusu kesmiş.

Athinodoros Çukatos, İstanbullu bir Rumdur. 1964 yılında Kıbrıs konusunun yeniden gerginliğe yol açtığı bir dönemde “Makarios’un casusu” suçlamasıyla sınır dışı edilir. Yunanistan’a gelen Çukatos, aylarca kendisi gibi sınır dışı edilen binlerce Rum’un uğradığı haksızlığı bir şekilde nasıl dile getirip, seslerini nasıl duyurabileceğini düşünür. Sonunda bir gece Markos Kalumeno ve Temistoklis Hacıdimitriu ile oturup gazete çıkartma kararı alırlar. İsim konusunda hiç sıkıntı çekmezler, onlara göre gazetenin adı bellidir; “Politis”. Kısa zamanda hazırlıklar yapılır ve 6 sayfalık siyah-beyaz gazete okurla buluşur. İmkânsızlıklar nedeniyle sadece sayfa sayısı az değildi, kâğıt ve mürekkep de ucuzundan kullanılıyordu ama gazete bir anda Yunanistan’daki Rumların Türkiye konusundaki gözü kulağı olmayı başardı.

Bağımsız, hür ve aşırı uçlara uzak 
Sonraki yıllarda üç ortağın yolları ayrılır, ancak Athinodoros Çukatos bu gazeteyi yürütmekte kararlıdır. Büyük zorluklar içinde 1989 yılına kadar gelir, bu kez yardımına gelini Pepi Çukatos yetişir. Onun da dedeleri Anadolu’dan göç etmişlerdir. Kendisi Yunanistan’da doğmuş ancak Türkiye’ye olan ilgisini hiç kaybetmemiş. Kitapçılık ile uğraştığı için mesleğe çok da yabancı değildir. Pepi Çukatos, Politis gazetesinin bayrağını eline alır almaz sayfa sayısını ve gazetenin etkinliğini nasıl arttırabileceğini araştırmaya başlar. “İstanbullu değilim ancak bu insanlara daha fazla nasıl yaklaşabilirim sorusu günlerce beni meşgul etti” diye anlatıyor o günleri. Ve kısa zamanda İstanbullu Rumların sevgisini kazanmayı başarır. Sebebi basittir; ilk aşamada başına geçtiği gazeteyi Yunanistan’daki siyasi yelpazenin hiçbir yerine yerleştirmeme kararı alır. Bağımsız, hür, aşırı uçlara uzak, düşmanlık ve kin beslemeyecek yayınlarla hedefine kısa zamanda ulaşır. Rumlar, ilgilerini çeken Politis gazetesinin bu politikasına maddi anlamda destek vermeye başlarlar.

Gazetenin bugün 3 bin 500 abonesi var, ancak Yunanistan’daki kriz nedeniyle o da zor bir dönem geçiriyor. Neredeyse hiç kâr etmeden 5 çalışanı ile Rumlarla ilgili haberlerini vermeye devam ediyor. Bu noktada Pepi Çukatos, “Biraz maddi anlamda destek görsek, bugün 32 sayfa olan bu gazeteyi pırıl pırıl renkli hale getirip, haber anlamında daha da doldurabiliriz” diyor. Oğlu Dimitri Çukatos’un hedefi ise ilk aşamada gazeteyi internet ortamına aktarmak. Gazetenin bir diğer temel direği ise Stathis Arvanitis. O hem Rumlarla ilgili tüm etkinlikleri izlerken, diğer taraftan Türkiye’deki Rumları ilgilendiren tüm haberleri derleyip, Yunancaya çevirerek sayfalara aktarıyor. Diğer elemanlar ise tüm İstanbullu Rumlar. Kendilerini konu alan haberleri resimli ya da yazılı olarak gazeteye iletmekten büyük keyif alıyorlar. Üstelik bir eve giren gazeteyi okuyan kişi kısa zamanda diğer dostuna elden iletip onun da okumasını sağlıyor. Bu şekilde Politis gazetesinin okunma oranı on binleri aşıyor. Üstelik tüm dünyadaki abonelerine ulaşıp, bulundukları ülkelerde sesini ve gücünü arttırarak sürdürüyor.

Bugün artık Politis gazetesi duvarlarını süsleyen onlarca ödül ve destek şiltleri ile İstanbullu Rumların kalbinde yerini almış durumda. Gazetenin sahibi Pepi Çukatos ile oğlu Dimitri Çukatos ise bu desteğe layık olmalarının verdiği mutlulukla her gün yeni haberler peşinde koşarak, sayfalarını renklendirmeye çalışıyorlar.

Kısaca tirajı küçük, kendi büyük “Politis” gazetesinin yaşayabilmesi hem Türkiye için hem de Yunanistan için çok önemli. Ankara ve Atina’daki yetkililerin bunu kısa zamanda fark etmeleriyle dostluk bağının ipleri bir kez daha güçlenecek…

_____________________________

Milliyet, 30.5.2012 01:00

http://gundem.milliyet.com.tr/mustafa-soylemez-hayatini-kaybetti/gundem/gundemdetay/30.05.2012/1546985/default.htm 

MUSTAFA SÖYLEMEZ HAYATINI KAYBETTİ 

Sedef Adası’nda bir davetten Ataköy Marina’ya dönen içinde kaptan, yardımcı kaptan ve iki yolcunun bulunduğu tekne Büyükada Kurşunburnu mevkiinde kayalıklara çarptı. Çarpmanın etkisiyle alabora olan teknenin içinde bulunan Söylemezoğlu Meşrubat’ın sahibi ünlü işadamı Mustafa Söylemez hayatını kaybetti. Teknede bulunan Söylemez’in arkadaşı Ethem Karaoğlu, Tekne Kaptanı Alaattin Çağıral ve Yardımcı Kaptan Ali Aydın yaralandı.

Balıkçılar tarafından kurtarılan yaralılar hastanelere sevkedilirken, Söylemez’in cansız vücudu yaklaşık 1 saat sonra sahil güvenlik ekiplerince denizden çıkartılarak, morga götürüldü. Yaralılar Ethem Karaoğlu ve Alaattin Çağıral, Kartal Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, Ali Aydın ise Büyükada Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, Karaoğlu tedavisinin ardından hastaneden taburcu edildi. Karaoğlu ve Söylemezoğlu’nun kaza olduğu sırada Ataköy Marinada bekleyen makam şoförü, süren soruşturma kapsamında Deniz Polisi Teknesiyle Büyükada’ya götürüldü. Teknenin suya gömüldüğü öğrenilirken, polisin kazayla ilgili incelemeleri sürüyor.

Mustafa Söylemez’in ölüm haberini alınca… 

http://video.milliyet.com.tr/video-izle/Mustafa-Soylemez-tekne-kazasinda-hayatini-kaybetti-IplHVETWiDgH.html

_____________________________


Kuşlar Âlemi’nden… 

Twitter, 23.5.2012 10:25 
ADALAR POSTASI ‏ 
@ADALARPOSTASI 
İstanbul’un Kentsel ve Doğal SİT Alanı Büyükada’ya, Terrace-Lido kaçağını konduran İnanlar, ekolojik HavvAda yapacakmış! Yalan Dünya!
)O( 
Twitter, 25.5.2012 12:30 
martikedi 
kedi 
@ADALARPOSTASI Teneke kamyon ödülü bence film için hiçbir izni/imkanı esirgemeyen ZEVAT’a gitsin!!! 
Twitter, 25.5.2012 12:20 
martikedi 
kedi 
@ADALARPOSTASI Acaba ormana izinli/izinsiz girip devrilen film kamyonuna Orman İşletmesi işlem yaptı mı? 

Twitter, 25.5.2012 18:13

özcan yüksek ‏ 

@ozcanyuksek

Burası Heybeli dizifilm arabaları her yerde. Oldu mu simdi!


http://pic.twitter.com/SlgKEjEH 
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 25.5.2012 6:22

mehmet esen ‏ 

@mehmetesen

BURGAZADA’DA YOLLAR ÇÖKÜYOR, BELEDİYE DUYARSIZ!
Ada’da yollar denize kayıyor, büyük çukurlar tehlike saçıyor.

http://pic.twitter.com/t320eM7i

Twitter, 26.5.2012 0:31
ADALAR POSTASI ‏
@ADALARPOSTASI

@mehmetesen Evvel zemandan beri kanun hükmüyle motorlu araç seyrinin yasak olduğu Ada sahillerinde otoban asfaltının işi ne? Hele de işçiliğe kitakse!
)O(

Twitter, 26.5.2012 8:08
Jale Özgentürk
@jaleozgenturk Adada sabah…


@ Burgazada Vapur İskelesi http://instagr.am/p/LE9kT8J1V0
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 26.5.2012 14:11
selimkesen ‏ 
@selimkesen

Adalar’da kentsel dönüşüme hayır! Aslında hiçbir şeyi dönüştürmeseler daha iyi ya! #adalaradokunma ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 27.5.2012 3:07 
Tiyatro3023 ‏ 
@Tiyatro3023 
Veysel Diker’in yazıp sahnelediği “ADALAR MANZARALI HAYAT” adlı şarkılı sözlü sahne gösterisi. Haziran Ayında Tiyatro 3023 Sahnelerinde…

Twitter, 27.5.2012 15:17

Müjde Mısırlı Zoto ‏ 

@mujdemisirli

Heybeliada sahilden 1 torba dolusu plastik atık toplayan kızımın,tabiat anadan tek istegi pembe ve mor renkli kelebek görmek.Umut doluyuz :)
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 27.5.2012 18:10
İdilSivritepe
@Hahuhu14

Adalar’dan dönüyoruuz.. @vccanbolat @ Heybeliada


http://instagr.am/p/LInbxWBRSI
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 27.5.2012 21:12
kedi ‏
@martikedi 
@ADALARPOSTASI bir de kamyonlar Büyükada’daki… 

Twitter, 28.5.2012 1:27
ADALAR POSTASI ‏
@ADALARPOSTASI

Yılın ilk ateş böceği!…
Yağmurdan kaçmış, dolanıyor evin içinde…
)O(

Twitter, 28.5.2012 14:07
fug design-fg ‏
@sufidelya


Just posted a photo @ Heybeliada
http://instagr.am/p/LKwUTJOiJb
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 28.5.2012 18:37
İstanbul Büyükşehir ‏
@istanbulbld

Adalar’ın atları kaderine terk edilmeyecek.. Atların sağlık durumlarından çalışma koşullarına kadar herşey artık mikroçiple takip edilecek.
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 28.5.2012 18:44
kedi ‏
@martikedi

Yılların Nevruz Mevkii sokağı, olmuş Bahar sokak…
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 29.5.2012 1:06
fug design-fg
@sufidelya

Just posted a photo @ Heybeliada Değirmen Burnu


http://instagr.am/p/LL70oqOiNZ
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 29.5.2012 3:29
semih tugay aydin ‏ 
@smhtgyAYDIN


from büyükada http://instagr.am/p/LL-kr2n8V8
ADALAR POSTASI tarafından retweetlendi

Twitter, 28.5.2012 3:25
AlpAcr
Alp Acar 

@istanbulbld @ADALARPOSTASI 07:35 Büyükada-Heybeliada-Kabataş ekspres vapurumuzu geri istiyoruz. Bizim işçi vapurumuzu kimse alamaz!

Twitter, 29.5.2012 13:30
Adalar Müzesi ‏ 
@adalarmuzesi
17 Haziran ”Marmara’da hayat var, şimdilik” sergisi’nin Heybeliada’daki açılışına, çevrecileri eylem için çağrıyoruz! 

Twitter, 29.5.2012 15:57

muhammet öztürk ‏

@mozturk34

Adalar at ahırlarında hummalı bir çalışmamız var atların aşıliyor. Saglik taramasından geçiriyor ve mikroçip takiyoruz

http://pic.twitter.com/TO3rMLtO

Twitter, 29.5.2012 16:14

ADALAR POSTASI ‏ 

@ADALARPOSTASI

Kapı önünü mesken tutan diğerleri misali KaraKız da AKPartili! Ne doğum kontrolü ne kürtaj, 4+4+4’le yandık aman aman!

http://pic.twitter.com/AFLHWchN

Twitter, 29.5.2012 21:02 
Mesut Başar ‏ 
@mesutbasar
#seksenlerdeistanbul Adalar vapurunun en alt bodrum kamarası açıktı; makine dairesinden gelen gürültü ninni gibi gelirdi, güzel uyunurdu:)

Twitter, 29.5.2012 21:31

özlem koçan ‏

@ozlemkocan

Heybeliada http://instagr.am/p/LOH_eayrfI

_____________________________

Yüzler Defteri’nden…


Bu sefer de Yüzler Defteri’nin karman çorman sayfalarında dolanmaya zaman yetmedi! Bir dahaki sefere… Bu köşede yer almasını arzu ettiklerinizi doğrudan yollayabilirsiniz ADALAR POSTASI’na adalar.postasi@gmail.com
)O(


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: