Gönderen: adalarpostasi | 21 Mart 2012

ADALAR POSTASI-2684: istanbul adaları’nda trafik canavarının usulsüz seyrine seyirci kalmayacağız!… faytonlarımızı da vermeyeceğiz!…

Aşağıda tam metnini okuyabileceğiniz
“İSTANBUL ADALARI’nda 

TRAFİK CANAVARININ 
USULSÜZ SEYRİNE 
SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ!…
FAYTONLARIMIZI da VERMEYECEĞİZ!…”

kampanyasına,

linkini tıklamak suretiyle
imzanızla katılım ve desteğinizi rica ederiz.
ADALAR POSTASI
)O(

ilgili kimi belge-bilgi:


İSTANBUL ADALARI’nda 
TRAFİK CANAVARININ 
USULSÜZ SEYRİNE 
Ertuğrul Günay / Kültür ve Turizm Bakanı
TC KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI
Atatürk Bulvarı No:29
Opera 06050 Ankara
Tel:  0312 311 19 32
Faks: 0312 311 14 31
ertugrul.gunay@kulturturizm.gov.tr
ozelkalem@kulturturizm.gov.tr
TC KTVK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA YÜKSEK KURULU
II. Meclis Binası yanı
Ulus Ankara
Tel:  0312 310 53 64
Faks: 0312 310 91 12
kurullardairesi@kultur.gov.tr
A. Metin Yıldırımlı / 5. İKTVKK Müdürü
İSTANBUL 5 NUMARALI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KURULU
Hobyar Mahallesi Büyük Postane Cad. Eski Sümerbank Binası
Sirkeci İstanbul
Tel/Faks: 0212 528 31 13


Kadir Topbaş / İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Saraçhane İstanbul
Tel: 0212 455 14 00-01
Santral: 0212 455 13 00
Faks: 0212 455 27 00
baskan@ibb.gov.tr
Adem Baştürk / UKOME Başkanı
Adil Karaismailoğlu / UKOME Müdürü
İBB ULAŞIM DAİRE BAŞKANLIĞI
ULAŞIM KOORDİNASYON MÜDÜRLÜĞÜ
Keresteciler Sitesi Kasım Sok. No: 62
Merter-Güngören İstanbul
Tel: 0212 449 49 92
Faks: 0212 449 46 70
isa.cakiroglu@ibb.gov.tr
Mustafa Farsakoğlu / Adalar Belediyesi Başkanı
ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Altınordu Caddesi No:21   
Büyükada İstanbul
Tel: 0216 382 78 50 (dahili 184) 
Faks: 0216 382 67 85
belediye@adalar.bel.tr
mustafafarsakoglu@adalar.bel.tr
belediyebaskani@adalar.bel.tr
Bekir Ergök / İstanbul Vali Yardımcısı
Fevzi Güneş / İstanbul Vali Yardımcısı
Derviş Ahmet Set / İstanbul Vali Yardımcısı
İSTANBUL VALİLİĞİ
Ankara Caddesi, Cağaloğlu
Fatih 34410 İstanbul
Tel: 0212 455 59 00
Faks: 0212 512 20 86
bekirergok@istanbul.gov.tr
dervisahmetset@istanbul.gov.tr
Ahmet Arabacı / Adalar Kaymakamı
ADALAR KAYMAKAMLIĞI
Çankaya Caddesi No:44
Büyükada 34970 İstanbul
Tel/Faks: 0216 382 60 17
adalar@istanbul.gov.tr
Sami Yılmaztürk / TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri
TMMOB MİMARLAR ODASI İSTANBUL BÜYÜKKENT ŞUBESİ
Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası 
Barbaros Bulvarı
Besiktaş 34349 İstanbul
Tel: 0212 227 69 10
Faks: 0212 236 85 28
samiyilmazturk@mimarlarodasi.org.tr
mimarist@mimarist.org.tr
Saltuk Yüceer/ TMMOB Mimarlar Odası Anadolu I. Büyükkent Bölge Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı
TMMOB MİMARLAR ODASI ANADOLU I. BÜYÜKKENT BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ
Rıhtım Caddesi İskele Sokak No:27
Kadıkoy İstanbul
Tel: 0216 348 14 05
kadikoy@mimarist.org
saltukyuceer@gmail.com

Arif Çağlar / İAKTVKD Başkanı

İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ (İAKTVKD)
Güzeller Sokak No:30
Büyükada 34970 İstanbul


21 Mart 2011


TC KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI’na,
TC KTVK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA YÜKSEK KURULU’na,
İSTANBUL 5 NUMARALI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KURULU’na,
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na,
İBB ULAŞIM DAİRE BAŞKANLIĞI ULAŞIM KOORDİNASYON MÜDÜRLÜĞÜ’ne,
ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na,
İSTANBUL VALİLİĞİ’ne,
ADALAR KAYMAKAMLIĞI’na,
TMMOB MİMARLAR ODASI İSTANBUL BÜYÜKKENT ŞUBESİ’ne,
TMMOB MİMARLAR ODASI ANADOLU I. BÜYÜKKENT BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ’ne,
İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ’ne,


İSTANBUL ADALARI’nda 
TRAFİK CANAVARININ 
USULSÜZ SEYRİNE 
SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ! 
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.06.1999 tarihli 11012 sayılı kararı uyarınca “[…] Adalar’daki bütün yolların prensipte de yaya yolu olması öngörüldüğünden, motorlu araçların kullanılamayacağı, ancak Belediye ve Kaymakamlığın sağlık, itfaiye, temizlik, orman hizmeti, emniyet hizmetleri için kullanılmak üzere kısıtlı miktarda araç kullanılabileceği […]” açıkça belirtilmiş olmasına ve “[…] kamuya ait araçların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmaması, trafiğe çıktıklarında yerleşim alanlarında 30 km/saat, yerleşim bölgeleri dışında ise 50 km/saat hızla seyir etmeleri, yasak olan cadde ve sokaklara zorunlu olmadıkça giriş yapılmaması, yolcu ve eşya taşınmaması […]” kaidesi yanı sıra  
ve üstelik http://www.mustafafarsakoglu.com/MakamAraci.htm adresindeki ilgili yazıyı müteakiben ADALAR POSTASI-2253 (28.3.2009)‘de de yayımlanan “Belediye Başkanının Makam Aracı Fayton Olacak” başlıklı yazıda, CHP’den Adalar Belediye Başkanı adayı olarak 29.3.2009 tarihinde yapılan yerel seçimlerde 3930 oy alarak seçimi kazanan Mustafa Farsakoğlu’nun, “[…] kendi kaymakamlığı döneminde sadece belediye başkanının değil kaymakamın makam aracının da fayton olduğu […]” ibaresi geçmekte; 
yine bu yazının “Belediye Başkanının Makam Aracı Fayton Olacak” başlığında da açıkça bu konu vaad edilmekte; ayrıca 7.3.2009 tarihli Cumhuriyet Gazetesi‘nde yayımlanan “Prens Adaları’nda Oy’lar Faytona” başlıklı yazıda da “Farsakoğlu, bu kez de CHP’nin belediye başkan adayı olarak diyor ki:diye doğrudan Mustafa Farsakoğlu’nun demecinden aktarılan “[…] Makam aracımız yine fayton olacak; Adalar’da motor sesi kesinlikle duyulmayacak, […]” vaadine; 
ve asıl bizzat Mustafa Farsakoğlu’nun Ocak 2009 tarihli “Adalar’da Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığıyla basılıp seçim propaganda broşürü olarak dağıtılan, bu suretle ADALAR POSTASI-2239 (1.3.2009)‘da da yayımlanan raporunun 3.6.2. numaralı “Adalar’ın İç Ulaşımı ve Taşımacılık (Faytonlar-Yük Arabaları)” bölümünde: “[…] Adalar, özel motorlu taşıtların dünyada yasak olduğu ender yerleşim alanlarından biridir. Adalar’ı çok özel ve sağlıklı yapan bu durumun, ilgisizlik, plansızlık ve denetimsizlik sonucu Adalar’ın olumsuz imaj edinmesine de neden olduğu görülmektedir. […]” 
ve yine aynı raporun 3.6.3. numaralı “Motorlu Taşıtlar” başlıklı bölümünde de “[…] Adalar’da, son yıllarda kamu kuruluşlarına ait olanların yanı sıra, başta kamyonlar olmak üzere özel motorlu taşıtların sayısında sürekli olarak artış olduğu görülmektedir. Bu durum, Adalılar arasında büyük tepki doğurmaktadır. […] Bu tehlikeli gidişe son verilecektir. […] Adalar’da ancak zorunlu bazı kamu hizmetleri için (ambulans, itfaiye, polis, zabıta gibi) motorlu taşıtlara sınırlı sayıda izin verilecektir. Belediye’ye ait çıkarma gemisiyle Adalar’a getirilebilen motorlu taşıtların yalnızca zorunlu gereksinmeler ve hizmetler dışında Adalar’a girmesi ve ancak hizmetin gerektirdiği zorunlu durumlar dışında çalıştırılmaları etkin bir denetim yapılarak kesinlikle önlenecektir. […]” denilmesine rağmen;
motorlu araçların kullanılmasının yasak olduğu Adalar’da, kamu araçlarının mesai saatleri dahilinde/haricinde, lüzumlu/lüzumsuz türlü usulsüz keyfi özel servis için dahi kullanılmasına göz yumulmaktadır. Bu minvalde her türlü başvuru ve uyarıya aldırmaksızın tüm bu usulsüzlüklerin görmezden gelinmesi suretiyle gereğinin gereği gibi yerine getirilmediği bu koşullarda “Adalar’da motorlu araçların kullanılamayacağı,” hükmünün ne hükmü kalır? 
İlgili yasağa rağmen sokaklarında sürekli arabaların turladığı üstelik de eşi benzeri görülmemiş bir aymazlıkla kamu araçlarının özel servis amacıyla kullanıldığı Adalarımızdaki tüm bu usulsüzlüklere göz yuman, mehtap sefasına bile kamu araçlarıyla bizzat çıkan, yakalarında Atatürk rozeti taşıyan sözde Atatürkçü idareciler için vaktiyle Atatürk’ün Büyükada’yı ziyaretinde geçen aşağıdaki anektod hiç mi bir şey ifade etmemekte hiç mi utanç vermemektedir? Bilmem daha ne diyebiliriz ki: Yazıklar olsun! 
dün: 
Ahmet Niyazi Banoğlu, Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı (1933-1937), İstanbul (1974)252’de, Atatürk’ün sofracılarından Cemal Granda’nın bir anısını aktarır: 

Bir yaz akşamı Büyükada’ya gitmiştik. 1936 yılıydı. İskele’de Atatürk’ü büyük bir kalabalık karşıladı. İçten gelen sevgi gösterileri yaptı. Splendid Oteli’ne gidilecekti. Vapur iskelesine bir otomobil yanaştırmışlar. Ata’nın binmesi için… Oysa, Adalar’da tekerlekli, motorlu araçlarla gezilmesi yasak… Atatürk, otomobili görünce şöyle sordu: Ada’da otomobille dolaşmak yasak değil mi? Sorusunun karşılığını daha beklemeden: Kaldırın bu otomobili. dedi. Sonra, iki dizi halinde sıralanıp kendisine yol açan kalabalığın arasından yürüyerek otele geldi. Herkes yolda Atatürk’e çiçek atıyor, kalabalığı yaranlar eğilip elini öpüyorlardı. 
/
bugün: 
Adalar [eski] Kaymakamı Mevlut Kurban ve Adalar Belediyesi [eski] Başkanı Coskun Özden’in de aralarında bulunduğu zevat-ı mutade, Adalar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün 34 BU 1450 plakalı minibüsüyle 01.06.2006 günü mesai saatleri haricinde Adalar Belediyesi [eski] Başkanı Coşkun Özden’in doğum gününü kutlamaya Aya Yorgi’ye mehtaba çıkmıştı!  29 Ekim 2009 Perşembe günü 17:00 sularında Yüce Tepe’ye çıkan yolda yine sıram sıram araba! Araba konvoyundan yol tıkanmış, görenlerin içi daralmıştı! Evvela Aya Yorgi’ye mum yakacak sonra Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayacak! Usul adap görmemiş kanun kaide tanımaz erkân her nedense Yüce Tepe’ye yayan değil kamu aracıyla çıkacak! [ADALAR POSTASI-2334 (4.11.2009): trafik canavarı bu, otomobille gider yüce tepe’ye…]
Hasta nakline yakıt yok,” diye sızlanacak lakin 2010 yılbaşında da şahit olduğumuz minvalde aslen bu usulsüzlükleri kovuşturmakla sorumlu kaide tanımaz zevat-ı mutadenin cümlesi keyfi türlü bahaneyle kamu araçlarıyla Yüce Tepe’ye çıkacak! [ADALAR POSTASI-2334/4 (6.2.2010)
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan önce çıkmıştı Büyükada’ya ya Mercedesleri! CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ysa muhalefet mukabilinden —ve asıl gereği gibi gerçi bir faytona 6 kişi  de binmiş olsalar— faytonla gittiydi Adalar Müzesi’nin açılış merasimine!  
Bunlar sadece tesadüf ettiklerimizden kimileri ve kimbilir daha neler/niceleri derken… 
İBB Başkanı Kadir Topbaş: “Adalar’daki at arabalarıyla ilgili de İSPARK bir düzenleme yapacak. Orada ulaşım için en uygun formül bulunacak. Bugün buradan bu kadar sözünü veriyorum,” demişti ya  [ntvmsnbc.com, 4.10.2011] geçenlerde; 
ADALAR POSTASI-2615/3(5.11.2011)‘de işte bu minvalde
Eh! Topbaşımız Kadir, kıymet bilir sözünün eridir, Adalar’a büsbütün çıkartma yapmak üzre nicedir tetikte olan ‘trafik canavarı’nın yüzü suyu hürmetine olsa gerektir faytonların sayısını 50-60’a indirip raylı sistemi getirecekmiş Adalar’a!… Kentsel tarihi dokunun bütünlüklü korunmasıymış, SİTmiş kimin umurunda! Varsa yoksa imar-turizm canavarlarının boyunduruğunda, Adalar da bir başka yerleştirilme sevdasında! Tükenişi uğruna!… Bu minvalde olsa gerektir Büyükada at ahırları mevkiinde İBB çalışanları kepçeli, minibüslü kimi çalışmalara başlamışlar bile!…
diye yazılmıştı.
Son zamanlarda sosyal iletişim ağlarında da Adalar’daki ulaşım mevzu bilir-bilmez akıllara ziyan türlü önermelerle gündemdeydi!
Böyle gelmemişse de içler acısı bir biçimde böyle gitmekte olan bir nevi akıl-fikir tutulması, hak-hukuk kaymasıyla zaar resmi araçlarla türlü adrese yapılan gayrıresmi servislerden, dahası ücreti mukabilinde Aya Yorgi’ye, bilabedel çarşıdan evlere düzenlenen dolmuş seferlerinden aldıkları cesaretle olsa gerektir ki 2011 yazında Büyükada’nın kimi sakinleri de Kadıyoran cihetine minibüs seferleri arzuhâliyle imza toplayıp başvurmuşlardı Adalar Belediyesi’ne! Adalar Belediyesi ise 16.9.2011 tarihinde garip ama gerçektir ki gayrikanuni bir şekilde “Yapılan değerlendirmede servis hizmeti verecek aracın bulunmadığı mevcut araçla ancak okul servisine ve acil ulaşıma destek olunduğu ama Belediyemizce başka bir araç temin edilmesi halinde konunun değerlendirileceği,” minvalinde cevaplamıştı arzuhâllerini!… 
Adalar’ın KoruMA İmar Planları’nın gündemde olduğu günlerde İBB Başkanı’nın, “Adalar’daki at arabalarıyla ilgili de İSPARK bir düzenleme yapacak. Orada ulaşım için en uygun formül bulunacak. Bugün buradan bu kadar sözünü veriyorum,” demeci peşi sıra Adalar’daki ulaşıma dair kimi önerme yollu söylentilerin Ada sahillerinde dolanması sadece bir tesadüf olabilir miydi? Olmadığı çok geçmeden UKOME’nin 26.1.2012 tarihli 2012/1- Ek.2 sayılı kararıyla ortaya çıkıverdi:
Adalar İlçesinde faaliyet gösteren fayton taşımacılığındaki mevcut sorunların ortadan kaldırılması, ulaşım hizmetlerinin çevresel duyarlılığı yüksek, koruma-kullanma bütünlüğü içinde sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla 86 faytonun kamulaştırılmasının uygun olduğuna; Kamulaştırma işleminin, Büyükada’da kayıtlı 226 adet faytondan öncelikle 1’den fazla faytona sahip fima/şahısların 1 fayton dışındaki toplam 51 faytonundan başlanılmasına 86 adet faytonun geriye kalan 35 (86-51=35) adetinin ise, gönüllülük veya noter huzurunda yapılacak kura çekimi şeklinde yapılmasına, atlı fayton taşımacılığının uzun vadede uygun ölçekte sürdürülebilir olması için ilk aşamada 40 adet elektirikli araçla (fayton vb) taşımacılığa geçiş yapılmasına ve elektrikli araçlara ilişkin ücret tarifesinin daha sonra UKOME tarafından belirlenmesine karar verilmiştir.
Sözkonusu kararda yer alanAdalar İlçesi fayton taşımacılığındaki temel sorunlar listesi,
·      Mevcut durumda faytonlann %30’u (86 adet) barınaktan yoksundur.
·      86 fayton için yeni barınak yapılması dururumunda yaklaşık 11.000-12.000m2‘lik inşaat alanı ilave kapalı alana geteksinim duyulmaktadır. (Atların barınma alanları, fayton bakım ve malzeme alanlan, seyis konaklama alanları vb.) Büyükada’da bulunan 18.000m2toplam inşaat alanı 140 faytonluk barınağın maliyeti göz önünde bulundurulduğunda, yeni yapılacak barınağın kamuya ilave yük getirecegi hesaplanmaktadır.
·      Yüksek maliyetinin yanı sıra ada genelinin doğal ve kentsesl sit alanlarından oluştuğu düşünüldüğünde bu ölçekte ilave bir yapının geri dönüşümü olmayan bozulmalara sebebyet vereceği düşünülmektedir.
·      Büyükada’da mevcut fayton depolama alanı olan At Meydanı’nın kapasitesinin (1700m2) sadece 55-60 adet faytonu barındıracak büyüklüktedir.
·      Büyükada’da fayton sayısının fazla olması nedeniyle At Meydanı’nda düzensiz depolama yapılmakta ve sonucunda meydanı besleyen yollarda trafik akışı aksamaktadır.
·      Fayton taşımacılığı turistik amaçlı ve nostaljik bir faaliyet olması gerekirken Adalar’da alternatifsiz toplu ulaşım aracı olarak kullanılmaktadır.
·      Faytonların kullanıldığı yol güzergahları boyunca %15’den yüksek eğimlerin bulunmakta ve yer yer daralan yol en kesitleri nedeniyle atlar zorlanmaktadır.
·      Yoğun fayton kullanımı bisiklet ve yaya trafiği açısından tehlikeye sebebiyet vermektedir.
·      Yoğun fayton kullanımı yüzünden atlar yeteri kadar dinlendirilememektedir. Bu yoğun kullanım hayvan haklarına ve çeşitli ülkelerdeki fayton kullanım kurallarına uygun değildir.
·      Turistik amaçlı yoğun kullanım ve yüksek fayton ücretleri nedeniyle atların sağlık, bakım ve beslenme ihtiyaçları karşılanamamakta, denetiminde yetersiz kalınmaktadır.
·      Yoğun fayton kullanımı nedeniyle çevre kirliliği (koku, hayvan pisliği, ses kirliliği vb) oluşmaktadır.
·      Oluşan çevre kirliliği nedeniyle Adalar’daki yaşam kalitesi düşmektedir.
·      Kınalıada’da yerleşik nüfusun ulaşım faaliyetleri emisyonu yüksek motorlu taşıtlar ile gayri yasal olarak düzenlenmektedir.
ilgisiz ilgililerin, sorumsuz sorumluların cümlesinin sözümona “SİT Alanları’ndaki doğal ve kültürel varlıklar” yanı sıra “hayvan hakları” koruyucuları kisvesine bürünerek fayton taşımacılığında sağlanması lüzum eden nizam hususunda doğrudan ve dolaylı mesul oldukları görevlerindeki ilgisizlik, plansızlık ve denetimsizlik sonucu acziyetlerinin adeta traji-komik bir ifadesidir. Tercümesi Adalar’da fayton taşımacılığında lüzum eden nizamın sağlanmasını bir türlü  beceremediğimizden toptan kaldırıp yerine akülü faytonları getiriyoruz,dur.
Adalar Belediyesi tarafından İBB Meclis üyeleri Dr. Mustafa Farsakoğlu ve Aykut Mutlu imzasıyla İBB Meclis Başkanlığı’na verilen 12.3.2012 tarihli soru önergesinde de:
“[…] Bu karar, öncelikle KTVKK kararlarına uygun değildir. Zira Adalar’da tamamı yaya yolu ve genişliği 4-5 metre olan yollarda yayalar, bisikletliler (7000’i Adaların sahip olduğu, 3000’i gelen ziyaretçilere kiralanmak üzere toplam 10.000 civarında) ve çalışan faytonların yanı sıra elektrikle çalışanları da devreye girerse, Adalar’daki yollarda ulaşım durumunun yaratacağı sıkıntılar çok daha artacak ve sorun içinden çıkılamaz hale gelecek, bu durum ise Adalılardan da büyük tepki alacaktır. Zira Adalar’daki kaldrırmlar da agaçlı olduğu için yaya ulaşımına elverişli olmadığı gibi, genişletilmesi de olanaklı değildir. […]”
denilmektedir.
11 Haziran 1996 günü HABITAT Konferansı’nda Büyükada sakinlerinden Korhan Berzeg’in (Doç. Dr.),  sunmuş olduğu “Adalar: Motorlu Araçsız Yaşam ve Yapılanmanın Durdurulması” başlıklı bildirisiyle araba sevdasının altında yatan asıl tehlikeye dikkatleri çekmişliği böylelikle akla geliverdi: 
“[…] Şurası muhakkak ki, Adalar’ın geri kalan dörtte üçünü yapılanmaya açmanın yarattığı iştah, Adaları motorlu araçlara açma gayretinin altında yatan ana sebeptir. Adaları karşı kıyılardaki taş yığınına çevirecek bu olasılıktır ki herkesi büyük bir azimle —pilli araçlar, dar raylı trenler gibi havayı kirletmeyen araçlar da dahil— tüm çağdaş motorlu taşıtlara karşı koymaya ikna etmelidir. […]”
Osmanlı’dan günümüze motorlu araçların yasak olduğu Adalar’da kimi akl-ı evveller daha evvel de çeşitli defalar (1910, 1960, 1963, 1986, 1997…) türlü biçim ve kisveler altında motorlu araçları Adalar’a çıkartmak teşebbüsünde bulunmuşlardı. Yine böylesi bir hamle esnasında Büyükada sakinlerinden Nilgün Cerrahoğlu’nun, 13.2.1997 tarihli Milliyet Gazetesi‘ndeki köşesinde kaleme aldığı “Uygarlık mı, barbarlık mı?” başlıklı yazısındaki şu pek manidar satırları anımsamak ve dahi hiç akıldan çıkarmamak gerektir: 
Nilgün Cerrahoğlu, “Uygarlık mı, barbarlık mı?”, Milliyet(13.2.1997):
Venedik insanlığa bir tarih ve kültür mirasıdır. O baş döndürücü kültür ve tarih mirası içinde yaşamanın bir bedeli var: Her yere yürümek veya gerekirse, vaporetto adı verilen küçük vapurlara binmek. 

Eski yapıların su altındaki temellerini sarsmamak için o vapurlar dahi kağnı hızıyla hareket ederler. Kentin yapısı ve güzelliği uğruna zamanı hızlandırmak tutkusundan vazgeçilmiştir, başka deyişle. Vakti dar olan özel motora biner. Avuç dolusu para vererek.

Şimdiye kadar kimse çıkıp da; “21. yüzyıla giriyoruz. Ulaşımı çabuklaştıracak, ucuzlatacak hızlı vapurlar yapalım. Kentin bazı yörelerine akülü araçlar koyalım. Uygarlık bunu icap ettirir,” dememiştir. Batı’da “uygarlık” adına hoşgöstermek mümkün değildir. Bunun adı “barbarlık”tır… 
Cumhuriyet- Pazar ekinde Murat Ural imzasını taşıyan “Adalar’da Motorlu Araç Kabusu” (2 Şubat) yazıyı okunca aklıma gelen ilk örnek bu oldu. Adalar Belediyesi’nin Büyükada’ya “akülü kılıfı altında motorlu araç sokmaya hazırlandığını,” yazan Ural, Belediye’nin savlarını şöyle özetliyor:
“Atlı araba taşımacılığı ekonomik ve pratik değil, 30-40 fayton kalsın. Yerine elektrikle çalışan, 4 kişilik motorlu taşıtlar koyalım. Adalılar da medeniyetin nimetlerinden yararlansın.”
Murat Ural, “bunu yapamazsınız” diyenlerin, derhal “Siz medeniyete karşı mısınız?” cevabıyla karşılaştığını sözlerine ekliyor…
Başımıza ne gelirse “medeniyet”i, “kültür ve tarih mirası” gibi unsurlardan bir çırpıda soyutlayıp, “teknoloji”ye indirgeyen bu cahil mantığından geliyor. 
Kaldı ki, eşe dosta “uygarlık” adı altında yutturulmaya çalışılan mantığın arkasında ayrıca, ellerini oğuşturarak bekleyen bir inşaat sektörü var. Buna hiç şüpheniz olmasın. 
Ada’ya bir kez akülü ve motorlu taşıtlar girdikten sonra, kimse İstanbul’da kalan bu son cennetin de Moda, Kalamış ya da bir zamanlar hanımeli ve erguvan kokan Erenköy’ün akıbetinden kurtulmasını engelleyemez. Nitekim Aya Nikola bostanının başına gelenler bunun somut örneği. […] 
Akülü ya da motorlu taşıtları” bize “medeniyet fırsatları” diye yutturmaya çalışan belediyeciler, 30 yıldan bu yana dünyanın belli başlı şehirlerinde yapılan uygulamalara şöyle bir göz atsınlar.
“Medeniyet” adına yapılan en modern ve en son uygulamalar, araba ulaşımını artırmak için değil azaltmak yönündedir. Şehir merkezleri arabalara kapatılmakta, yayaların kullanımına açılan ve ağaçlandırılan alanlar artırılmaktadır.
Bırakın sayfiye yerlerini, büyük şehirlerde dahi uygulama budur. İtalya’dan bildiğim birkaç örnek; Roma, Bologna, Floransa’da insanlar, trafiğe kapanan meydanlar ve kent merkezlerinde tabana kuvvet yürümektedir.
2000 yılının eşiğinde birilerinin şimdi birden bire uyanıp, “medeniyet” adına insanın içine huzur, sükunet veren İstanbul’un son cennetini de mahvetmek ve kentin gerisi gibi beton yığınına çevirmek dürtüsünü anlamak mümkün değildir
Ada’yı Disneyland’a dönüştürme projesine gönlümüz razı değil. “Adalar’ı korumak için gerekirse” UNESCO gibi uluslararası kuruluş ve örgütleri dahi harekete geçirebilecek bir imza kampanyası düşünebiliriz. 

Sahip olduğumuz her kültür mirasını ayak altına almak bu kadar kolay olmamalı. Üstelik bu hoyratlık, gözümüzün içine baka baka ‘uygarlık’ adına zokalandığında…
İstanbul Adaları’nı benzeri sayfiye yerlerinden ayıran emsalsiz özelliği motorlu araç trafiğinin dolayısıyla gürültüsü ve kirliliğinin olmayışıyDI! Ancak bilinmelidir ki “araba sevdası”ndan muzdarip olanların gidecekleri pek çok yer varken, motorlu taşıtsız bir yaşantıyı tercih eden bizlerin gidebileceği başka herhangi bir yer yoktur! Haliyle İstanbul Adaları sakinlerinin de Yunanistan’daki Hydra Adası, Almanya’daki Baltrum Adası, Hollanda’daki Schiermonnikoog Adası, Fransa’nın güneyinde Toulon yakınındaki Ile de Porquerolles, Kanada’daki Torino Adaları, ABD’deki Mackinag Adası, Brezilya’daki Paqetá Adası, Çin’deki Gulangyu Adası ve benzeri çağdaş dünyanın motorlu taşıtsız yaşamı tercih eden tüm adalarının [http://www.carfree.com/carfree_places_old.html] mukimleri gibi motorlu taşıta izin vermeye hiç mi hiç niyetleri yoktur! Çağdaş dünyanın motorlu taşıtsız yaşamı tercih ederek cittaslow bayrağı altında birleşen kentleri yavaşlarken evvel zemandan beri haliyle bir cittaslow (sakin belde) olan Adalar’da da gaza basmanın âlemi yoktur! 
Adalar’ın kentsel SİT dokusuna mugayyir öyle otomobille, akülülerle, tramvayla falan değil atsız ucube faytonumsularla hiç değil Adalar’da geleneksel bir yaşam biçimi olan, kentsel SİT dokusuyla bütünlüklü ve sadece düzen-nizam-intizamının sağlanmasına muhtaç olunan faytonlarımızla seyretmek istiyoruz yalnızca!
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 25.12.2009 tarih ve 2232 sayılı kararı uyarınca “İstanbul ili, Adalar ilçesinde Motorlu Taşıt kullanımına ilişkin; bütün yolların prensipte yaya yolu olarak belirlendiğine, bu nedenle ilçenin kültür kimliği ve diğer özelliklerinin korunmasının bir gereği olarak Adalar genelinde motorlu taşıt trafiği olamayacağına ve Adalar’ın bu önemli özelliğinin  kısmi bile olsa bozulamayacağına,” işaret edilmiştir. 
Bu karara uymayanlar hakkında 2863 sayılı kanun uyarınca yasal işlem yapılmasına, karar gereğinin Kaymakamlık ve Belediye tarafından yerine getirilmesine oybirliğiyle karar verildi”ğine göre gereğinin gereği gibi yapılması gereğiyle tarafımıza ivedilikle bilgi verilmesini önemle arz ederiz.
Kaygılarımızla,
ADALAR POSTASI
aslında hiç kimse… aynı zamanda siz… herkes… hepimiz! 
gerçekte 1 nisan 2005’ten beri sanal âlemde bir haberleşme ağı sadece! 
)O(
https://twitter.com/#!/ADALARPOSTASI

adresinde 21.3.2012 tarihinde açılan 
İSTANBUL ADALARI’nda 
TRAFİK CANAVARININ USULSÜZ 
SEYRİNE SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ!… 
FAYTONLARIMIZI da VERMEYECEĞİZ!…
imza kampanyasına katılımlar devam etmektedir…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: