Gönderen: adalarpostasi | 01 Haziran 2011

ADALAR POSTASI-2589: motoRoman… büyükada mopur iskelekondusu’nun evrimi…

Heybeliada, 1928.

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

8 Mart 1910 Salı günlü, Heybeliada’da sakin balıkçı Pandeli’nin, şuurunda noksanlık bulunun kızı Lusi’nin öldüğüne dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Büyükada’da, Mayıs 2011.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

1 Haziran 2011 Çarşamba
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Çok bulutlu
15/23ºC
% 79-94 nem
Poyraz, KD 13km/sa
Gündoğuşu 05:34… Günbatışı 20:29…
* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Popy Fairy.

* * *

1- motoRoman: Büyükada Mopur İskelekondusu’nun evrimi…

2- Eva Kent: “Mavi Marmara’nın korkunç motor iskelesini gördünüz mü?…”

3- Selçuk Aral: “Kötü ve yağmurlu hava Burgaz Adası’na yaradı veya hâlâ hatalardan ders alamadık…”

4- Mahmut Sami Şimşek: “Karaköy Camii Kınalıada’ya sürgün ediliyor…”

5- Eva Kent: “Pek yakında kahvaltı masanızda… :)…”

6- Ülkü Özel Akagündüz: “Mehmet Emmi de o yıllarda ekmeğini faytondan çıkaran bir adammış. Son fayton Sivas’tan çekip gittiğinde de İstanbul Adaları’nda aramış rızkını. Yedi yıl boyunca hep kışları gitmiş Adalar’a, turistler için değil de ada sakinleri için çalışmış; at arabasıyla inşaat malzemeleri, odun, kömür vs. taşımış. Bir de onun ağzından dinleyelim gidiş hikâyesini…”

7- Hakkı Devrim: “Sait Faik’in Burgaz’daki evini bilmeyen edebiyat meraklısı yoktur…”

8- Avukat çift Murat ve Several Çelik, 4 Nisan 2009’da dinlenmek için Büyükada’da otele yerleşti. O gece kapıları çalındı. Gelen, polisti. Pijamalarıyla gözaltına alınan Murat Çelik, Adalar Emniyeti’ne götürüldü…

9- Nuray Kahraman: “Adalar Belediyesi ne yapmış anlamadım ama Adalar’ın tek menfi yönü olan at gübresi kokusuna bir çözüm bulmuş. Yollarda at pisliğine de pek rastlamıyorsunuz. Valla ne kadar sevindim kelimeler kifayetsiz…”

10- Eva Kent: “Haftasonu ormanda yürüyüşler yaptık, her yer piknikçiler ve pislik içinde!…”

11- Adalar Belediye Başkanı Sayın Dr. Mustafa Farsakoğlu, belediye başkanı seçildikten sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği ilk basın demecinde, “Adalar Belediyesi yıllarca maalesef yeteneksiz, bilgisiz, kalitesiz kimseler tarafından yönetilmiş,” ifadesini kullanmıştı. O ‘yeteneksiz yöneticiler’den biri olan ben Mürsel Polat, Adalar Belediyesi’nde 23 yıl bilfiil görev yapmış, son 13 senesinde Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinde bulunarak 2009 yılı Ocak ayında emekliye ayrılmış bir bürokratım. Adalar Belediye Meclisi’nde izlediğim Adalar Belediyesi 2010 yılı Kesin Hesap görüşmeleri hakkındaki izlenimlerimi ADALAR POSTASI’nın saygıdeğer okurlarıyla paylaşmak istedim.

)O(

_______________________________________________________1

motoRoman!…

Büyükada Mopur İskelekondusu’nun evrimi…
)O(

18.3.2005






28.7.2007


6.11.2008

12.10.2009


12.10.2009


20.3.2011


30.3.2011

30.3.2011






İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ
Sayı: 88
Konu: Salaş, Kaçak İskele tevsii
Büyükada, 5 Nisan 2011
ADALAR KAYMAKAMLIĞI’na,
Adalar Belediyesinden temin edildiği bilinen ve inşaat ruhsatına ait resmi bilgileri göstermesi icab eden tabelânın insanları aldatmak üzere kaçak yapıların önüne konması kanunlarımız açısından yanlış olduğu gibi insanların yasalara olan güvenini sarsmaktadır. Bu itibarla:
Büyükada Vapur İskelesi batısında, ekli resimlerde de göründüğü gibi kıyı çizgisi ve rıhtım üzerinde tevsii edilen ve kaçak salaş ve kondu konumundaki iskelenin:
1) Mülkiyeti kime aittir?
2) Kiracısı var mıdır?
3) Salaş kaçak iskele ilgili makamlardan inşaat izni alınarak mı yapılmaktadır?
4) Salaş iskele inşaatının mevcudiyeti resmi ve mes’ul dairelerce kaçak zabtı tutularak kayıt altına alınmış mıdır?
5) Kanunlara aşina olanlarca bariz bir şekilde kaçak olduğu şüphe götürmeyen bu salaş iskele inşaatı hakkında bilhassa Kaymakamlığın kanuni takibatı var mıdır?
Beş başlık altında sorduğumuz bilgilerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu amir hükümlerine istinaden İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne verilmesini saygılarımızla arz ve taleb ederiz.
Arif Çağlar
(Başkan)
Ek: 2 adet tesbit fotoğrafı
Adres:
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ
Güzeller Sokak No. 30
Büyükada – İstanbul

12.4.2011


20.4.2011


28.5.2011

28.5.2011

28.5.2011

30.5.2011.


30.5.2011



_______________________________________________________2
From: EVA KENT
Subject: Mavi Marmara’nin iskelesi
Date: May 31, 2011 5:16:34 PM GMT+03:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com


Mavi Marmara’nın 
korkunç motor iskelesini 
gördünüz mü?


Merhaba,
25 Mayıs Çarsamba akşamı Ada’ya geldik henüz bir şey yoktu. 30 Mayıs Pazartesi sabahı İstanbul’a dönerken bir de ne görelim? Kocaman 2 katlı bir gecekondu konduruvermişler sahile! Belediye Kahvehanesi’nde oturduğunuzda seyretmeye doyamadığınız Heybeliada üzerinden güneş batışı manzarasının yerini baraka almış şimdilerde! Nasıl insanlar bunlar? Hiç ama hiç anlamıyorum ―kocaman harika bir iskele binası varken― niçin ilave çirkin çirkin baraka iskeleler yaptırıyorlar? :( Ada’yı  çirkinleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar! Her geçen gün Ada’dan biraz daha soğuyoruz böylelikle… :( Bu yasa dışı çirkinliklerle mücadele edilemez mi?
Sevgiler,
Eva


_______________________________________________________3


From: SELÇUK ARAL
Subject: http://www.kinaliada.net/index.php?news-1416
Date: May 29, 2011 11:15:18 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com


Selamlar…
Selçuk


* * *


Kinaliada.net,
Selçuk Aral


http://www.kinaliada.net/index.php?news-1416


Sürat Teknesinde Yangın


Kötü ve yağmurlu hava Burgaz Adası’na yaradı!
veya
Hâlâ hatalardan ders alamadık…

Fotos: Selcuk Aral ©



Sevgili Okuyucularim!
Günesin batmaya yakin oldugu saatlerde Bostanci’dan bindigimiz (Kinali’dan önce Burgaz’a ugrayan) motorumuz mendirekten cikar cikmaz uzaklarda bir teknenin yanmakta oldugunu (cikan simsiyah dumanlardan) farkediyorum. Rüzgarinda etkisiyle alevler kisa zamanda (sonradan adinin Dolcevita oldugunu ögrendigim) teknenin tamamini sariveriyor. Uzakta olmama ragmen yanan sürat teknesinin yakininda, iki kisinin yüzdügünü görüyorum.



Etrafta irili-ufakli (bir deniz taksi de dahil olmak üzere) ne kadar tekne varsa hepsi bütün gücleriyle yardima kosup (kazazedeleri tekneye alip kurtarirlarken) teknenin etrafinda bir dönme dolap gibi toplaniyorlar. Aralarinda olmayan (eksik olan) tek tekne bir yangin söndürücü veya Itfaiye. Yardima kosanlarin elinden sürat teknesinin makine dairesinde baslayip her tarafini sararak yükselen alevleri söndürebilecek alet veya gerec yok.



Sadece seyretmekten baska ellerinden hic bir sey gelmedigini (icindekilerinin kurtarildigini) gören tekneler geldikleri gibi gene teker ayriliyorlar. Teknelerden birisi muhtemelen halatlarla yedegine aldigi (hala cayir-cayir yanmakta olan) tekneyi ceke-ceke Maltepe sahiline dogru götürmeye basliyor. Aradan daha nice zaman gecip göge kadar yükselen dumanlar artik kismen alcalip yok olmak üzereyken: Uzaklarda Kadiköy-Bostanci istikametinden yanan tekneye dogru tam yol gelmekte olan bir sahil güvenlik (Coast Guard) bot’unu görüyorum. Kisa zamanda kaza mahaline ulasarak yangini söndürüveriyor.



Yolumuza devam ederek Burgaz Adasi’na yanasirken kafami kaldirip (itfaiye’nin yetersizliginden 2003’te nerdeyse tamami yanan) bu sene yagan asiri yagmurlardan dolayi kismen yesermis ormanlara bakarken bir taraftan icin-icin sevinirken: Öbür taraftan bu tecrübeden hic ders almamis olusumuza üzülüyorum.


Selcuk Aral
(29.05.2011, Kinaliada – Istanbul)


NOT: Evet biliyorum, haber sicagi-sicagina taze degil ama medya’da hicbir yerde daha iyi cekilmis olan fotograflara raslamadim. Tabi eve telefon-internet almak 2 gün sürdügü icin elim-kolum bagliydi ve onun icin de ajanslara gönderemedim. 




_______________________________________________________4


YeniŞafak, 29.5.2011
Tarih Sandığı
Mahmut Sami Şimşek

http://yenisafak.com.tr/Pazar/?t=29.05.2011&i=321385


Denizin dibindeki Karaköy Camii…



Geçen sene Karaköy Vapur İskelesi, sâhilden kopmuş ve denize batmıştı. Başbakan Adnan Menderes döneminde de Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın yaptırdığı Karaköy Câmii denize battı rivâyetlere bakılırsa. İşte şu an yok olmuş olan Karaköy Câmii’nin hikâyesi ve Kınalıada Câmii ile ilişkisi.


KINALIADA CAMİİ


Havaların ısındığı, İstanbulluların akın akın Adalar’a gittiği şu günlerde Kınalıada’ya yolunuz düşerse, adanın tek câmisi olan Kınalıada Câmii’ne bir uğrayın. İstanbul’un en değişik câmi modellerinden biriyle karşılaşacaksınız. Esâsen tabelası olmasa, câmi olduğu bile anlaşılmıyor. Hele minâresi… Sanırım Türkiye’de en ince minâreli câmi burası. Tabii buna minâre denirse. Ne şerefesi var, ne merdiveni, ne de külahı. Zîrâ bu minâreye müezzin çıkmıyor. Tepesine konan hoparlöre, direk vazîfesi görsün diye dikilmiş sanki. En fazla bir telefon direği ya da sokak lambası direği kalınlığında bir minâre. Câminin de kubbesi yok zâten. Uzay üssünü andıran mîmârîsiyle, bu câminin hikâyesi de kendisi gibi ilginç.


Karaköy Vapur İskelesi’nin karşısındaki Ziraat Bankası’nı herkes bilir. Yıllardır orada. Peki hemen arkasında bir zamanlar zarif bir cami yükseldiğini kaç kişi biliyor? İşte hikâyemiz bu câmi ile başlıyor.


Sultan 4. Mehmet dönemi sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, bir zamanlar Yağkapanı ismiyle bilinen bu yere, aynı isimde bir câmi yaptırmıştı. Çarşıkapı semtinde de bir külliye yaptırmış olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın hayatı harp sahalarında geçmiş fakat 2. Viyana kuşatması esnâsındaki başarısızlığını başıyla ödemişti. Belgrad’ta defnedilen Merzifonlu’nun Karaköy’deki câmisi, daha önce burada bulunan, Fâtih döneminden kalma bir mescidin kalıntıları üzerine yaptırılmıştı. Fevkânî olarak yapılan bu câmi, zamanla harâbeye döndü. Ve Sultan 2. Abdülhamid tarafından 1903 yılında, vakfına âit dükkânlarıyla birlikte yeniden inşâ ettirildi. Dönemin meşhur İtalyan mîmârı Raimondo D’Aronco’nun eseri olan câmi, artnouveau üslûbunda ve sekizgen planlı idi. Alaattin masallarındaki soğan kubbeli sarayların mîmârî tarzını andıran câminin minâresi de aynı üslûpta, benzerine pek rastlanmayan bir görünümdeydi. Sekizgen gövdesi, tıpkı câmi gibi tamâmen mermerle kaplı minârenin, arap üslûbunda sevimli bir de şerefesi vardı. Bu câmi Karaköy Meydanı’na öyle yakışıyordu ki; uzaklardan görülen Galata Kulesi’yle de, bölgenin batı üslûbundaki mîmârî yapısıyla da tam bir uyum içindeydi. Eski kartpostallarda ve siyah-beyaz fotoğraflarda da bunu görmek mümkün.


KARAKÖY CAMİİ KINALIADA’YA SÜRGÜN EDİLİYOR


20. yy başlarına geldiğimizde beynelmilel ticâret merkezi hâline gelmeye başlayan Karaköy’de, artan trafik yoğunluğunu rahatlatmak maksadıyla yol genişletme çalışmalarına başlandı. Nihâyet 1958 yılında Karaköy Câmii, eski fotoğraflardan da görüleceği üzere, yola hiçbir engeli olmamasına rağmen sebepsiz yere yıkıldı. Câmiyle aynı hizâda olan Ziraat Bankası’na ise dokunulmadı. Halkın tepkisinden de çekinildiği için taşlar numaralandırılarak sökülen câmi, Kınalıada’ya taşınacağı ve oraya aynen monte edileceği söylendi ilk zamanlar. Zîrâ 1950’li yıllara kadar adada cami olmadığı için, adanın Müslüman halkı, Başbakan Adnan Menderes’ten adaya bir cami yapılmasını istemişlerdi. Bu yüzden Menderes, 1958′ de Karaköy meydanındaki yerinden sökülen câminin adaya aynen monte edileceğini söylemişti.


CAMİ DENİZE Mİ DÜŞTÜ?


Her bir parçasına numara verilen câminin taşları gemiyle Kınalıada’ya götürülürken, yan yatan gemi sebebiyle taşların denize döküldüğü de söylentiler arasında (Prof. Dr. Afife Batur’a İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden verilen cevaba bakılırsa). Camiden kalan iki parça mermerin birisi, şimdiki Kınalıada Camii’nin avlusunda yatıyor. Diğeri, aynı caminin duvarının yapımında tuğla niyetine kullanılmış. Kubbe, şerefe, külah vs. gibi birçok unsurlar kaybedildi. Abanoz ağacından oyma, nakışlı ahşap mihrabı ve minberinin, Mercan’daki Atik İbrahim Paşa Câmii’ne monte edileceği söylentisi de gerçek çıkmadı. Mihrabın, şu an Kasımpaşa’daki Yahya Kethüda Camii’nde bulunduğu da söylentiler arasında. Halıları, saatleri, şamdanları ve Venedik’ten getirilen muhteşem avizelerini ise bir daha gören olmadı. Günlerce kamuoyunu meşgûl eden, gazetelerde boy boy haberleri çıkan câmiden iki taş kaldı yadigâr…


[…]


_______________________________________________________5









From: EVA KENT
Subject: Pek yakında kahvaltı masanızda!… :)
Date: May 31, 2011 7:50:48 PM GMT+03:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

Pek yakında kahvaltı masanızda!…










_______________________________________________________6


Aksiyon 860, 30.5.2011
Ülkü Özel Akagündüz


http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-29546-sivasta-cirit-var-meydan-yok.html


Sivas’ta cirit var, meydan yok!


[…] Mehmet Emmi de o yıllarda ekmeğini faytondan çıkaran bir adammış. Son fayton Sivas’tan çekip gittiğinde de İstanbul Adaları’nda aramış rızkını. Yedi yıl boyunca hep kışları gitmiş Adalar’a, turistler için değil de ada sakinleri için çalışmış; at arabasıyla inşaat malzemeleri, odun, kömür vs. taşımış. Bir de onun ağzından dinleyelim gidiş hikâyesini: “Buradan arabacılık kalkınca rahmetli hanıma dedim ki ‘Hanım neydiyim ben, attan ayrıldım mı ölürüm,’ ‘Herif gitme,’ dedi ‘Bir ekmek burada da yeriz, bir şeyler alın, satan,’ Dedim ki ‘Garı yok gidecem.’ 68, 69 yıllarıydı. Dört ay kalır, dönerdim. Oradan aldığımız bize yetiyordu, inkâr etsek gözümüze durur. Bilmez değilsin biz köylü çocuğuyuk, fakırık, gün olur cebimizde on lira bulunmaz. İki torba un alırdım, bir teneke yağ, bulguru alır, eksiğimi görür giderdim. Hanım bana şu yok bu yok diyemezdi.” Şimdi çok açık ki Mehmet Emmi ekmek parası için değil, at sevgisi için düşmüştür gurbet yoluna. 12 senedir Adalar’a gitmiyorsa, Sivas’ta bakıp okşayacak bir iki at bulduğundandır. Peki, nasıl oldu da kendisini Sivas Cirit Kulübü’nde bir iki değil, 17 Arap atının arasında buldu? “Kulüpten Mustafa Bey geldi, at alacaklarmış, bana danıştılar. Atları aldılar, kulübü kurdular. O gün bugündür ben de yanlarındayım. Sabah altıda gelir, akşam çıkarım. Bazı heç gitmem, burada yatarım. Hanım da rahmetli olduktan sonra orayla buranın heç farkı yok benim için. 71 yaşındayım. 60 senedir bunlarlayım. Doğdum atın içindeyim, öleceğim atın içindeyim.”




_______________________________________________________7

Radikal, 31.5.2011
Hakkı Devrim

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1051201&Yazar=HAKKI%20DEVR%C4%B0M&Date=31.05.2011&CategoryID=99


Oğuz Atay’ın ünlü romanını yazdığı ev 
ve bir sonraki…


[…] Sait Faik’in Burgaz’daki evini bilmeyen edebiyat meraklısı yoktur. Ben, Osmanbey’de, bir dairesinde gene annesi Makbule Hanım’la birlikte oturdukları –kendilerine ait- apartmanı da bilirim. Ama yaygın söylentilere göre Sait hikâyelerini evinden çok kır ve sahil kahvelerinde yazardı. Bir de Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Heybeliada’da oturduğunu bilirdik. […]

_______________________________________________________8


internethaber, 30.5.2011


http://www.internethaber.com/devleti-2.-kez-mahkum-ettirdi-349994h.htm#ixzz1O1Hw8VUk

Kaldığı otelde sabaha karşı 
pijamalarıyla gözaltına alınan avukat, 
devleti bir kez daha mahkum ettirdi

Haksız yere 10 saat gözaltında tutulan avukat, devletten ‘koordinasyonsuzluğu nedeniyle’ 10 bin TL tazminat kazandı.


[…] Avukat çift Murat ve Several Çelik, 4 Nisan 2009’da dinlenmek için Büyükada’da otele yerleşti. O gece kapıları çalındı. Gelen, polisti. Pijamalarıyla gözaltına alınan Murat Çelik, Adalar Emniyeti’ne götürüldü. Gerekçe, bir davada, Çelik hakkında verilen arama kararıydı. Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Çelik, davanın zamanaşımından düştüğünü belirtse de polisler ikna olmuyordu.


Adalar Emniyeti, Çelik’in PKK üyesi olduğunu öne sürüyordu. Çelik, şaşkındı. Çünkü 8 yıl önce açılan davanın PKK ile ilgisi yoktu, 2001’de ölüm oruçlarıyla ilgili bir protesto için açılmıştı. Hakkında arama kararı çıkarılan Çelik, 18 Ağustos 2008’de ifade vermiş, 7 Kasım 2008’de arama kararını kaldırtmış, dava da 21 Ocak 2009’da düşmüştü.


Fakat 5 Nisan 2009 sabahı otelden alınıp savcılığa çıkarıldığında öğrendi ki, arama kararını kaldırma yazısı ‘işleme konmamıştı’. Yani hâlâ aranıyor görünüyordu. Çelik, Genişletilmiş Bilgi Taraması (GBT) diye bilinen sistemin KİHBİ diye ad değiştirdiğini; KİHBİ’de, 4 suç kategorisine göre tasnif yapıldığını, kendisinin de düşürülmeyen “Aranıyor” kararına istinaden ‘terör suçu’ kapsamında kaydedildiğini öğrendi. […]

_______________________________________________________9

BulancakHaber, 28.5.2011

Nuray Kahraman / Haber 7

http://bulancakhaber.com/son-haber/2011/05/28/istanbulun-en-yesil-adasi-fotogaleri

İstanbul’un en yeşil adası

Heybeliada, İstanbul Prens Adaları’nın en yeşil adası. Eski adı Rumca bakır anlamına gelen Halki. En yükseği 140 metreye yaklaşan dört tepesi var.


Havalar güzel, gezmek için en mükemmel mekân adalardır diyerek alıyoruz soluğu Kabataş iskelesinde. Haftasonu hızlı deniz otobüsüyle gidebildiğiniz adaya benim gibi kalabalık olmasın, haftaiçi olsun, benim olsun diyecek olursanız, neredeyse yüzerek daha hızlı yol alabileceğiniz eski usul şehir hatları vapuruyla gidiyorsunuz. Elbet dışarda oturmalı ve denizi köpürten vapur manevralarının eşliğinde eşsiz İstanbul manzarası artı martı ve dalga sesleriyle uzun bir yolculuk sizleri bekliyor. Servis edilen tavşan kanı çayı da kıtlama şekeriyle katık ederseniz değmeyin ruh denilen 21 gramlık yegane varlığımızın keyfine.


Ada vapuru yandan çarklı…


Gemi önce Kadıköy iskelesine yanaşıyor. Sonraki duraklar: Burgaz Ada, Kınalı Ada, Heybeli Ada ve son durak Büyük Ada. Genel tercih olarak adaları görmek isteyenler öncelikle Büyük Ada’yı ziyaret eder. (For example me) Ama gezi yazısı olarak önceliği Heybeli Ada’ya tanıdım. Çünkü en sevdiğim ada Heybeli. Çam ağaçlarının yoğunluğundan mütevellit oluşan mis gibi rayiha insanı kendinden alır. Öyle sıklaşır ki nefes alıp vermeniz dışardan gören rahatlıkla sizi krize girmiş bir astım hastası sanır.


Ada vapurunda martılarla yarenlik…


Martılara simit atma ritüelini gerçekleştirmek üzere güvertedeki yerime konuşlanıyorum. İstanbullu olup da bu duyguyu tatmamış olanlara şiddetle salık veririm. Simit de şart değil. Tuzlu krekeri daha çok seviyorlar. Nereye atarsanız atın, ani bir manevrayla yakalamaları müthiş. Vapurla aynı süratte kanat çırpan bu güzide kuşlar size o denli yakın ki, bol bol resimleyin ve seyreyleyin.


Heybeliada, İstanbul Prens Adalarının en yeşil adası. Eski adı Rumca bakır anlamına gelen Halki. En yükseği 140 metreye yaklaşan dört tepesi var. İskeleden inilince solda Deniz Lisesi ve ona bağlı binalar uzanıyor. Bunların arasından geçilerek arkada, Çam Limanı tarafında, şu an faliyeti olmayan Sanatoryum’a gidiliyor. Şimdi Deniz Kuvvetleri’nin elinde bulunan arazide tarihten kalan iki ilginç eser var; birincisi Türkler’in fethinden önce yapılmış son ve Adalar’daki tek Bizans Kilisesi, Kamariotissa (Son İmparatoriçe Maria Komnena’nın yaptırdığı sanılıyor.) İstanbul Fener’deki Aya Maria dışında, dört yapraklı yonca modeline göre yapılmış tek kilise bu. Askeri arazide olduğu için özel izin alınmadan görülemiyor. Bu kıyıda Aya Yorgi (Ayios Yeorgios) Manastırı, Çam Limanı’nın batı ucunda Tarik-i Dünya Manastırı da var. İkinci ilginç kalıntı bir mezar taşından ibaret. Bu Kraliçe I. Elizabeth’in elçisi Edward Barton’ın mezar taşı. Üzerinde imla yanlışları da olan Latince bir kitabe ve Barton’ın aile arması var. İngiltere’nin ve Elizabeth’in Osmanlı sultanına gönderdiği ikinci elçi olan Barton’ın bir süre Tophane’de bir evde kaldığı, ama çevre halkı gece cümbüş gürültüsünden rahatsız olup şikayet ettiği için buradan uzaklaştırıldığı biliniyor. Gerçekten cümbüşler çok mu gürültülüydü, yoksa o sıralar Türk halkı böyle şeylere hiç mi alışık değildi, yobazlık hat safhada mıydı, orası muamma! İskelenin sağında çarşı, meyhane ve kahveler yer alıyor. Büyük Rum Kilisesi Aya Nikola (Ayios Nikolaos) burada. Bazı ilginç ahşap evlerin önünden örneğin İlyasko Yalısı’nın, Hulusi Bey Köşkü’nün önünden geçilerek (Hacopulos’lar yaptırmış), çamlık piknik yerlerine geliniyor. Bunun ilerisinde Değirmen burnu denilen bölge var, adı verilen değirmen kalıntıları da ayakta. Ada’nın en büyük plajı burada bulunuyor. Fazla yapılaşmamış olan öbür tepede, Bizans’a uzanan Ayia Trias Manastırı’yla birlikte Rum Ortodoks Ruhban Okulu var. Heybeliada, fetihten bir zaman sonra, Rum nüfusun başlıca dini eğitim merkezi olmuş (dünyevi eğitim merkezi Fener’de kaldı). Din adamı adayları Yunanistan’dan ve Rumlar’ın bulunduğu her yerden buraya okumaya gelirmiş. 1970’lerde Türk hükümetiyle Rum Ortodoks Patrikhanesi (daha doğrusu, Yunanistan) arasındaki bazı anlaşmazlıklardan ötürü bu eğitim durmuş. Ortodoks Rum dini kurumlarının yanında 1940’larda yapılmış Beth Yaakov sinagogu da var.


At kokusuna kesin çözüm…


Adalar Belediyesi ne yapmış anlamadım ama Adalar’ın tek menfi yönü olan at gübresi kokusuna bir çözüm bulmuş. Yollarda at pisliğine de pek rastlamıyorsunuz. Valla ne kadar sevindim kelimeler kifayetsiz… Araç trafiğine kapalı, mis gibi deniz artı orman havası diyip saatlerce yolculuğu alt edip geldiğiniz dört tarafı sularla kaplı bu kara parçasında egzoz kokusu duymamak için gübre kokusu çekmek derdinden kurtulmuşuz da haberimiz yok. Dedim ya, ya belediye el attı bu işe, ya da atların yem markasında değişikliğe gidildi.


E, hadi artık bir karar verin…


Adalar’da en büyük sıkıntı kararsızlık. Sahil boyu mu gezsem, yoksa tepeye doğru patika yolu takip edip manzarayı tepeden mi izlesem? Sanırım genel olarak benim gibi ikinci şıktan yana seçim yapıp, fayton, bisiklet yahut tabanvay seçeneklerinden birini kullanmayı tercih edeceksiniz. Nedense insanoğlu kuşbakışı bakmayı sever, tuvalin bir parçası olmaktansa sergide izleyici olmayı yeğler.


Bisiklet özgürlük demek…


Bendeki bu bisiklet aşkı her fırsatı kollayan müzmin bir hastalığa dönüşüverdi. Benim yaş grubumdakiler fayton pazarlığı yaparken ben, “Bu bisiklet kaç vites abi?” muhabbeti yapmaktayım yıllara meydan okur dikkafalılığımla.


Yalnız yokuş çıkarken anlıyorum acı gerçekleri. Pedal adeta taş kesiliyor, çevir çevirebilirsen. Olsun, sıkıntı yok. Bindiğimiz gibi inmesini de, bisikleti el yordamıyla sürüp, yürümesini de biliriz. Bazen siz bazen o sizi taşıyacak, böyle sürüp gidecek bu. Dostluk gibi, evlilik gibi, hayat gibi…


(Devam edecek….)


_______________________________________________________10

ada çamlıklarından (b)öngörünümler…

From: EVA KENT
Subject: Re: Mavi Marmara’nin iskelesi
Date: May 31, 2011 5:37:38 PM GMT+03:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

Haftasonu ormanda yürüyüşler yaptık, her yer piknikçiler ve pislik içinde!… :( :( :( 

Korkunç manzaralarla karşılaştık!…



_______________________________________________________11

From: MÜRSEL POLAT
Subject: Adalar Belediyesi 2010 yılı Kesin Hesap
Date: June 1, 2011 10:44:18 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

ADALAR BELEDİYESİ
2010 YILI
KESİN HESAP

Adalar Belediye Başkanı Sayın Dr. Mustafa Farsakoğlu, belediye başkanı seçildikten sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği ilk basın demecinde, “Adalar Belediyesi yıllarca maalesef yeteneksiz, bilgisiz, kalitesiz kimseler tarafından yönetilmiş,” ifadesini kullanmıştı. O ‘yeteneksiz yöneticiler’den biri olan ben Mürsel POLAT, Adalar Belediyesi’nde 23 yıl bilfiil görev yapmış, son 13 senesinde Mali Hizmetler Müdürlüğü görevinde bulunarak 2009 yılı Ocak ayında emekliye ayrılmış bir bürokratım. Adalar Belediye Meclisi’nde izlediğim Adalar Belediyesi 2010 yılı Kesin Hesap görüşmeleri hakkındaki izlenimlerimi ADALAR POSTASI’nın saygıdeğer okurlarıyla paylaşmak istedim.

* * *

* Bu rapor, Adalar Belediyesi yöneticileri tarafından Meclis üyelerine dağıtılan belgelerden kaynak alınarak hazırlanmıştır.

KESİN HESAP
MAHALLİ İDARELER BÜTÇE VE MUHASEBE YÖNETMELİĞİ

Bütçe kesin hesabının düzenlenmesi ve görüşülmesi


Madde 40(1) Kesin hesap; mali hizmetler birimi tarafından mali yılın bitiminden itibaren hazırlanarak, üst yönetici tarafından il özel idarelerinde Mart, belediyelerde Nisan ayı içinde encümene sunulur. Encümen kesin hesabı en geç Nisan ayının sonuna kadar inceleyip, görüşü ile birlikte meclisin Mayıs ayı toplantısında görüşülmek üzere üst yöneticiye sunar

(2) Kesin hesabın görüşülmesi ve kesinleşmesinde, bütçeye ilişkin hükümler uygulanır. Kesin hesabın meclislerde görüşülmesine ilişkin toplantı süresi en çok beş gündür.

(3) Kesin hesap meclisçe görüşülerek kabul edilir. Ancak kabul edilmeyen hususlar gerekçeleri belirtilmek suretiyle karara bağlanır. Konusu suç teşkil eden hususlar var ise meclis başkanlığınca yetkili mercilere iletilir. Belirtilen durumların dışında meclisçe kesin hesabın reddedilmesi halinde, durum üst yönetici tarafından 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 22’inci ve 5393 sayılı Belediye Kanunun 30. maddesine göre değerlendirmek üzere Bakanlığa bildirilir.

(4) Bağlı idarelerde ve birliklerde kendi özel mevzuat hükümleri uygulanır.

(5) Büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyelerinin kesin hesapları ayrıca Büyükşehir belediye meclisinde görüşülmez. Ancak Büyükşehir Belediyesi Kanununun 14 üncü maddesine göre büyükşehir belediye başkanına gönderilir.

(6) Kesin hesap Haziran ayının sonuna kadar Sayıştay Başkanlığına gönderilir.



Kesin hesabı oluşturan cetveller

Madde 41 – (1) Kesin hesabı oluşturan cetveller;

a) Bütçe Giderleri Kesin Hesap Cetveli (Örnek-29),b) Bütçe Gelirleri Kesin Hesap Cetveli (Örnek-30)

c) Finansmanın Ekonomik Sınıflandırması Kesin Hesap Cetveli (Örnek-31)

ç) Genel Mizan (Örnek-76 ),

d) Bilanço (Örnek-77),

e) Görev Yapan Muhasebe Yetkililerine Ait Liste (Örnek-70)

f) Gerek duyulan diğer belgeler



Adalar Belediyesi 2010 Yılı Bilanço- Genel Mizan

















Evrak üzerine tıkladığınızda belgelerin devamını görebilirsiniz.





GENEL MİZAN – GİDER (A) KESİN HESAP CETVELİ

KARŞILAŞTIRMA

B.GİDER AÇIKLAMA  B.GİDER KESİN HESAP CETVELİ  GENEL MİZAN

BÜTÇE TAHMİN GİDER 26.000.000,00TL 26.000.000,00TL 26.000.000,00TL

GERÇEKLEŞEN GİDER 16.881.738,28TL 2.017.762,93TL 2.017.762,93TL

İPTAL EDİLEN ÖDENEK 





(İMHA)





 9.118.261,72TL 0,00 TL 23.982.237,07TL

Bütçe Gider(A) Kesin Hesap Cetvelinde ve Genel Mizanda bütçe harcamaları 2.017.762,93 TL.sı olduğu belirtilmekte oysa Faaliyet raporunda 16.881.738,28 TL.sı yazılmıştır. Büyük bir rakam hatası vuku bulmuştur .

Bu durumda bütçenin % 7,76 kullanılmış yani % 92.24 hayali bütçe ile karşı karşıyayız. Hayali bütçe yapımında bayağı başarılı bir performans verilmiş ve 25 yılın rekoru kırılmıştır.

Ayrıca Bütçe imha işlemi B.Gider Kesin Hesap Cetveli ve mizanda farklıdır.Genel olarak bilinir ki Kesin hesap cetvelleri mizan bağlı olarak hazırlanmaktadır.23.982.237,07 TL imha olması gerekirken cetvelde 0,00 TL olarak gösterimleştir.

Faaliyet raporunda 2010 yılı gideri , 16.881.738,28 TL olarak beyan edilmiştir.

Faaliyet raporunda gerek Belediye Başkanı ve gerekse birim amirleri imzaları ile sunulan bilgilerin doğruluğu açısından iç kontrol güvenci beyanında bulunmuşlardır.

Bu durumda faaliyet raporunun mali bilgiler kısmının hatalı bilgileri içerdiği apaçık ortadadır.Faaliyet raporuna olumsuz oy veren Meclis üyelerinin açıkladığı sebepler kanıtlanmış durumundadır.Kamuoyu yanıltılmıştır.



GENEL MİZAN – GELİR (B( KESİN HESAP CETVELİ

KARŞILAŞTIRMA




B.GİDER 




AÇIKLAMA  







B.GELİR KESİN 











HESAP CETVELİ

GENEL MİZAN

BÜTÇE TAHMİN 

26.000.000,00TL 26.000.000,00TL


GERÇEKLEŞEN GELİR 

TAHAKKUK (120 hsp)







18.719.476,83TL 18.719.476,83TL 11.777.813,44TL


2009 YILI DEVREDEN













TAHAKKUK(121+140 hsp) 

1.961.727,37TL 1.961.727,37TL 1.990.397,47TL







TOPLAM TAHAKKUK











21.132.309,16TL 



















21.132.309,16TL     











13.768.210,91TL

GERÇEK TOPLAM 




FARK 




           20.681.204,20TL     




20.681.204,20TL

          451.104,96TL         451.104,96 TL 








GERÇEKLEŞEN NET 

TAHSİLAT 
















(800 hsp) 

12.838.437,99TL 12.838.437,99TL 1.743.670,00TL


GELECEK YILA 
DEVREDEN
TAHAKKUK(120+121+140) 







7.836.543,73TL 7.834.879,23TL 8.333.611,16TL 

GERÇEK TOPLAM 12.024.540,91TL


Bütçe Gelir (B) Kesin Hesap Cetvelinde yıl içinde gerçekleşen gelir tahakkuku 18.719.476,83 TL.sı olarak gösterilmiştir.Oysa Mizanda gerçekleşen yıl tahakkuku 11.777.813,44 TL.sı dır.Aradaki fark 6.941.663.39 TL.sı dır.Gelir Kesin hesap cetveli hatalıdır,mizana aynı olması gerekir.

Yönetmeliğin 332 maddesi ; ‘600 gelirler hesabı,tahakkuk bölümünden verilen tahakkuk bordrolarının toplamından gelir yazılması gereken tutarlar bu hesaba alacak, 120-Gelirlerden Alacaklar Hesabına borç kaydedilir.’denilmektedir.120 Gelirlerden alacaklar hesap 11.777.813,44 TL ,0ysa 600 Gelirler hesabı 8.117.278,77 TL dır.

2009 yılı devreden tahakkuk tutarı cetvelde hatalıdır.Mizan da 1.990.397,47 TL.sı iken,1.961.727,37 TL.sı yazılmıştır.

Toplam tahakkuk, cetveldeki rakamları topladığınızda 20.681.204,20 TL.sı iken 21.132.309,16TL.sı yazılmıştır. Mizan da ise toplam Gelir tahakkuku 13.768.210,91 TL.sı.dır.Fark 7.364.098,25 TL.sı.dır.

Asıl şimdi çok şaşıracaksınız!

Gerçekleşen net gelir, Cetvelde 12.838.437,99 TL yazılmış oysa mizanda 800 bütçe gelir hesabı 1.743.670,00 TL dır.Tahmin edilen gelir bütçesi 26.000.000,00 TL.sının % 6.7 gerçekleşmiş yani %93.3 hayali bütçe yapıldığı apaçık ortadadır.Hayalli bütçe yapımında 25 yılın rekor üstü rekoru kırılmıştır.

2011 yılına devreden tahakkuk da hatalıdır.

Kesin hesap cetvelleri bütçe gider ve gelirlerini doğru olarak yansıtmamaktadır. .Mizana uygun değildir.



BİLANÇO VE GENEL MİZAN KARŞILAŞTIRMA

Bilanço Madde 422 – (1) Bilanço, kurumun belli bir tarihteki varlıklarını, yabancı kaynaklarını ve öz kaynaklarını gösteren tablodur. Kesin mizanda yer alan hesapların borç kalanları bilançonun aktif hesaplarını, alacak kalanları da bilançonun pasif hesaplarını oluşturur. Aktif ve pasifi düzenleyici hesaplar bulundukları grupta eksi değer olarak gösterilir














GENEL MİZANA GÖRE BİLANÇO / SUNULAN BİLANÇO


1 DÖNEN VARLIKLAR 9.021.675,06TL 8.051.434,40TL

10 HAZIR DEĞERLER 621.371,22TL 763.985,94TL

102 BANKA HESAP 520.198,17 TL 668.299,05TL

103 VERİ.ÇEK.VE GÖNDERME EMİR HSP(-) -130,17TL

109 B.KREDİ ALACAK.HS 101.303,22 TL 95.686,89TL

12 FAALİYET ALACAKLARI 8.294.740,44 TL 7.153.865,57TL

120 GELİR.ALACAK HSP 6.449.256,22TL 3.912.383,62TL

121 GELİR.TAKİPLİ ALACAK 1.845.484,56TL 3.241.481,95TL

14 DİĞER ALACAKLAR 38.870,38TL 38.819,27TL

140 KİŞİLERDEN ALACAKLAR 38.870,38TL 38.819,27TL

15 STOKLAR 65.093,02TL 12.788,53TL

150 İLK MADDE VE MALZ.HS 65.093,02TL 12.788,53TL

16 ÖN ÖDEMELER 1.600,00TL 81.975,09TL

160 İŞ AVANS VE KREDİLER 1.600,00TL 0,00TL

162 BÜTÇE DIŞI AVANS VE KREDİLER HESABI 0,00TL 81.975,09TL

2 DURAN VARLIKLAR 24.892.190,83TL 25.888.793,04TL

220 GELİRLERDEN ALACAKLAR HSP 0,00TL 642.194,39TL

241 MAL VE HİZ.ÜRT.KURULUŞ.YATIRILAN

SERM.HS 36.166,00TL 36.166,00TL

25 MADDİ DURAN VARLIKLAR 24.856.024,83TL 25.210.432,65TL

250 ARAZİ VE ARSALAR HESABI 24.664.582,91TL 24.664.582,91TL

251 YER ALTI VE YER ÜSTÜ DÜZEN HSP 0,00TL 26.337,60TL

253 TESİS MAKİNE VE CİHAZLAR HESABI 122,374,71TL 137.378,75TL

254 TAŞITLAR HESABI 566,256,53TL 629.054,52TL

255 DEMİRBAŞLAR HESABI 496.107,14TL 711.106,60TL

257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR HESABI (-) -993.296,46TL -958.027,73TL

294 ELDEN ÇIKAR.STOK VE MADDİ DURAN

VARLIK. 22.380,10TL 19.983,52TL

299 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR HESABI(-) -22.380,10TL -19.983,52TL

AKTİF TOPLAM 33.913.865,89TL 33.940.227,44 TL

HSP KOD GENEL MİZANA GÖRE BİLANÇO SUNULAN BİLANÇO

3 KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR 20.601.534,50TL 24.555.130,01TL

30 KISA VADELİ İÇMALİ BORÇLAR 698.887,19TL 804.913,42TL

300 BANKA KREDİLERİ 164.385,37TL 241.161,17TL

303 KAMU İDARELERİNE MALİ BORÇLAR HSP 534.501,82TL 563.752,25TL

32 FAALİYET BORÇLARI 4.432.591,52TL 6.481.569,49TL

320 BÜTÇE EMANETLERİ 4.432.591,52TL 6.481.569,49TL

33 EMANET YABANCI KAYNAKLAR 719.392,50TL 806.800,20TL

33O ALINAN DEPOZİTE VE TEMİNATLAR HSP 170.224,87TL 142.511,08TL

333 EMANETLER HESABI 549.167,97TL 664.289,12TL

36 ÖDENECEK DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER 14.750.663,29TL 16.481.846,90TL

360 ÖDENECEK VERGİ FONLAR HESABI 323.141,86TL 1.080.332,18TL

361 ÖDENECEK SOSYAL SİGORTALAR HESABI 386.223,59TL 1.573.451,50 TL

362 FON VE DİĞER KAMU İD.AD.YAP.TAHSİLAT 1.312.808,66TL 1.209.133,32TL

363 KAMU İDARELERİ PAYLARI HESABI 3.386.829,33TL 3.383.849,30TL

368 VADESİ GEÇMİŞ ERT.VEYA TAKSİT.VERGİ VE DİĞER

YÜKÜMLÜLÜKLER HESABI 9.341.659,85TL 9.215.080,60TL

4 UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR 639.901,00TL 438.418,66TL

40 UZUN VADELİ İÇ MALİ BORÇLAR 639.901,00TL 438.418,66TL

400 BANKA KREDİLERİ HESABI 639.901,00TL 438.418,66TL

5 ÖZKAYNAKLAR 12.672.430,39TL 8.946.678,77TL

50 NET DEĞER 17.747.012,19TL 18.126.252,89 TL

50O NET DEĞER HESABI 17.747.012,19TL 18.126.252,89 TL

58 GEÇMİŞ YILLAR OLUMSUZ FAAL SONUÇ (-) -11.210.967,31TL -11.210.967,31TL

580 GEÇMİŞ YILLAR OLUMSUZ FAAL SONUÇ (-) -11.210.967,31TL -11.210.967,31TL

59 DÖNEM FAALİYET SONUÇLERI 2.031.393,19TL

590 DÖNEM OLUMLU FAALİYET SONUÇ 6.136.385,51TL 2.031.393,19TL

PASİF TOPLAM 33.913.865,89 TL 33.940.227,44 TL



SONUÇ : Genel mizana göre yıl boyunca belediye ne maaş ödeyebilmiş, ne ihale yapmış, yani hiçbir faaliyet yapamamış ve gelir elde etmiştir. Yani nasıl olmuş bilemiyoruz ama bütçe dışı bir gelir elde edilmiş.

Faaliyet raporunda sunulan mali tablolar, kesin hesap cetvelleri, mizan, hepsi birbirinden çelişkilerle doludur.

Encümen komisyonu raporunu çok merak ediyorum. Eğer onlar bu yanlışlıkları keşfetmiş olsalardı bu belgeler meclis önüne bu şekilde gelmez düzeltilirdi diye düşünüyorum.

Bu kadar eğitim almış yetenekli, kaliteli personelin meclis önüne bu kadar çelişkili mali rapor sunmasını anlayabilmiş değilim. Meclis ve kamuoyu yanıltılmaktadır. Artık Belediye’de gerçek ve doğru bilgilere ulaşmak mümkün değildir. Bu artık kanıtlanmıştır.


Saygılarımla,


31.5.2011


Mürsel POLAT
Emekli
Adalar Belediyesi
Mali Hizmetler Müdürü


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: