Gönderen: adalarpostasi | 09 Mayıs 2011

ADALAR POSTASI-2585: ada sokaklarında minibüsün işi ne?…

Büyükada’da…

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

10 Ocak 1910 Perşembe günlü, Eski rüsumat müdürlerinden Kâzım Efendi’nin mutasarrıf olduğu çiftliğin ordu merkezi yapılması ve bedel ödenmemesi hasebiyle mağdur olduğundan Büyükada’da bir ev talebine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Büyükada’da, Mayıs 2011.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

9 Mayıs 2011 Pazartesi
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Parçalı bulutlu
7/14ºC
% 60-95 nem
Yıldız, K 22km/sa
Gündoğuşu 05:54… Günbatışı 20:07…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Iris Fairy.

* * *

1- Argus Libertus: “Benim annem de… bir serçedir…”

2- İsmail Hazer: “Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyemiz ve Çalışma Komitesi Başkanı Yasemin Merçil başkanlığında Bayan Kongre Üyeleri Çalışma Komitesi, Değerli Büyüğümüz Lefter Küçükandonyadis’i ziyaret etti…”

3- Onur Gökşen: “Büyükada’dan Kadıköy’e…”

4- Adalar Belediye Meclisi‘nin 6. seçim dönemi 3. toplantı yılı, 2011 Mayıs ayı toplantısı Heybeliada’da yapıldı…

5- Avrupa Kültürel Miras kurumu EUROPA NOSTRA’nın Türkiye temsilcisi Bizim Avrupa Derneği’nin düzenlediği, siyasi partilerin kültür politikaları bağlamında Kültür Mirası ve Kentsel Gelişme başlıklı panel 9 Mayıs 2011 Pazartesi günü saat 16:00-19:00 saatleri arasında Tepebaşı’ndaki Pera Müzesi Konferans Salonu’nda…

6- Ugo Antonio Corintio: “Ada sokaklarında minibüsün işi ne?…”

7- Muhteber Ersin: “Değerli Gıda Güvenliği Dostları, son zamanlarda e-posta yoluyla hızla yayılan ve internette sıkça rastladığımız “Solitin” başlıklı haberle ilgili Gıda Güvenliği Derneği olarak ‘tüketicinin doğru bilgilendirilmesine’ katkı sağlamak amacıyla paylaşımda bulunmak istiyoruz. Öncelikle sözkonusu metnin tamamen yanıltıcı bilgilerle dolu bir şehir efsanesi olduğunu belirtmek istiyoruz. Çünkü…”

8- Aya Yorgi yolunda…

)O(

_______________________________________________________1

From: ARGUS LİBERTUS
Subject: Re: ADALAR POSTASI-2584: kaldırım, şantiye sahası (mıdır ki) girilmez!…
Date: May 8, 2011 3:27:51 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Benim annem de… bir serçedir…

Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır. Hiçbir insan yüzde yüz kendisi olamamıştır ama yine de herkes gücü yettiğince ilerler bu yolda, kimi biraz daha gözü açık, kimi biraz daha gözü kapalı. Kimileri vardır, hiçbir vakit insan aşamasına erişemez; kurbağa olarak, kertenkele olarak, karınca olarak kalır. Kimileri de vücutlarının belden yukarısıyla insan, belden aşağısıyla balıktır. Ama her biri doğanın insan doğrultusunda bir yaratısıdır. Çıkıp geldikleri kaynak ise ortaktır hepsinde: anneler. Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz ama bir taslak ama derinliklerden çıkıp gelen bir yaratık olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabiliriz ama kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz.(1)
Vivipar(2) üreyen memeli canlılarda gebelik süreleri değişkendir. İnsanda 270-280 gün olan bu süre, tavşanda 28-33 gün, kanguruda 38-40 gün, tilkide 5054 gün, domuzda 120-130 gün, koyunda 147-154 gün, eşekte 345-370 gün, zürefada 420-450 gün, filde ise 600-660 gündür.
Ovipar(3) üreyen kanatlı canlılarda ise gebelik süreleri daha kısadır. Örneğin serçede 12 gün olan kuluçka süresi kanaryada 13 gün, güvercinde 18 gün, papağanda 23 gün, ördekte ise 31 gündür.
Her canlının annesi, dünyaya gelmesine vesile olan destekçisi vardır. Nasıl sabah sofranızda kendine yer bulan rafadan yumurtanın annesi varsa, gölgesinde oturduğunuz akasyanın da doğa anası bulunmaktadır. Fil, yavrusunu en az 600 gün boyunca karnında, kanıyla beslemektedir. 12 günlük bir kuluçka süresi sonucunda varolan serçe ise 40 sene kadar etrafımızda uçarak gönlümüzü fethetmektedir.
Her canlının annesi vardır. Anne ile yavrusu arasında taşıyıcılık birlikteliğiyle başlayan somut ilişki zamanla bir aşka, bir tutkuya dönüşür. Her anne yavrusunu sever, her yavru her daim annesinin peşinden gider. Canlı önce kendi annesini sever. Bu sevgi kimi zaman içerisinde gerekli bir bencillik de barındırabilir. Canlı, kâinatın diğer annelerine de bir sevgi ışını göndermeyi başardığında ‘anne sevecenliği’ bir anlam kazanacaktır.
Annesinden ayırdığınız ve çeşitli tarihsel koşulların sebep olduğu sevgi ışını noksanlığınızla, bir kafese kapattığınız serçenin, size gayet de neşeli gelen hüzünlü sesinin kelimelerdeki karşılığı şu şekilde olacaktır : Senin anan güzel de benim de annem bir serçedir.
Tüm canlıların anneler gününü kutluyorum.

Argus Libertus
Bremen, 08. 05. 2011.

___________
1. H. Hesse (çev: Kâmuran Şipal), Demian, İstanbul  (2010)14-15.
2. Canlılarda iç döllenme ile döllenen yumurta ana rahminde ana kanı ile beslenerek gelişen yavru, canlı türüne göre değişen bir süreden sonra doğar. Böyle vivipar üreyen canlılar memelilerdir.
3. Yine iç döllenme ile döllenen yumurta dışarıda belli bir ısıda kabuklu yumurta içerisinde olur. Yumurtada bulunan besinle gelişen yavru canlı türüne göre bir süre sonra yumurta kabuğunu kırarak dışarı çıkar. Böyle ovipar üreyen canlılar KANATLI HAYVANLAR (KUŞLAR) ve BAZI SÜRÜNGENLERDİR. http://www.hayvanbilgisi.com/yararli-bilgiler/canlilarda-gebelik-sureleri-185

_______________________________________________________2

From: İSMAİL HAZER
Subject: Bayanlar Komitesi’nden Lefter’e ziyaret.
Date: May 7, 2011 11:07:29 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=24382

FB Bayanlar Komitesi’nden Lefter’e ziyaret…

Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyemiz ve Çalışma Komitesi başkanı Yasemin Merçil başkanlığında Bayan Kongre üyeleri Çalışma Komitesi, Değerli Büyüğümüz Lefter Küçükandonyadis’i ziyaret etti.
Büyükada’da bulunan Princess Otel’de gerçekleştirilen ziyarete, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyemiz ve Çalışma Komitesi başkanı Yasemin Merçil ile Bayan Kongre Üyeleri Çalışma Komitesi katıldı.
Yasemin Merçil ziyaret esnasında Lefter Küçükandonyadis’in eşi Stavrini’nin “Anneler Günü”nü kutlayarak, çiçek takdim etti.
Ziyaretten dolayı çok mutlu olduklarını belirten Küçükandonyadis ailesi, herkese tek tek teşekkür ederek, memnuniyetlerini ifade ettiler.
Eski gazetelerde Lefter ile ilgili çıkmış haberlere bakılan ziyaret, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

_______________________________________________________3

Star, 8.5.2011
Esra Cengiz

http://www.stargazete.com/pazar/kimse-futbolu-boyle-anlatmadi-haber-349817.htm

Kimse futbolu böyle anlatmadı

Mühendisten reklamcıya, gazeteciden öğrenciye kadın-erkek 13 taraftar gönül verdiği kulübü bir öyküyle anlattı. Asla Yalnız Yürümeyeceksin adlı kitapta toplanan öykülerde Bucaspor da var bir zamanların efsane takımlarından Dinamo Zagreb de.
[…] Bizim de Renkli Televizyonumuz Vardı adlı kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Onur Gökşen, kitabın mimarı. Tüm hikâyelerin 15 gün içinde yazıldığını anlatan Gökşen’in de kitapta Büyükada’dan Kadıköy’e adlı bir öyküsü var. Tahmin edilebileceği gibi Fenerbahçe’yi anlatıyor Gökşen: “Kadıköylü olunca dünyaya Fenerbahçeli olarak geliyorsunuz. Hikâyem 1989’da 3-0 yenilirken Galatasaray’ı 4-3 yendiğimiz maçı merkezine alıyor. Anneleri ameliyat olan iki kardeşten büyük olanının hastaneden kaçıp o maça gidişini ve yaşadığı iç hesaplaşmayı anlattım.” […]
_______________________________________________________4

http://www.adalar.bel.tr/haberler/hbr158.asp

ADALAR BELEDİYE MECLİSİ’NİN 
MAYIS AYI TOPLANTISI 
HEYBELİADA’DA YAPILDI

02 Mayıs 2011

Adalar Belediye Meclisi’nin 6. seçim dönemi 3. toplantı yılı, 2011 Mayıs ayı toplantısı Heybeliada’da yapıldı.
Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu başkanlığında başlayan toplantıya, Meclis üyesi Raffi Hermon Araks dışındaki tüm meclis üyeleri katıldı. Meclis toplantısı, Meclis üyesi Bülent Mısırlıoğlu’nun sözlü önergesinin başkanlık makamına havalesinin ardından geçen toplantı karar tutanağının okunup kabul edilmesiyle başladı. Toplam 16 gündem maddesinin görüşüldüğü meclis toplantısı gündem maddelerinin ilgili komisyonlara havalesinin ardından sona erdi. Meclis toplantısının sona ermesinin ardından Heybeliadalılara söz verilerek onların sorunları dinlendi.
Adalar Belediye Meclisi’nin 2011 yılı Mayıs ayı toplantılarının 2. birleşimi 6 Mayıs Cuma günü Büyükada Meclis Toplantı Salonu’nda yapılacak.

_______________________________________________________5

From: METİN KARADAĞ
Subject: [vapurlarimizi_vermiyoruz] SiYASi PARTiLER “KULTUR MiRASI VE KENTSEL GELiSME” yi tartisacak. -Europa Nostra-Turkiye (Yarin) [1 Attachment]
Date: May 9, 2011 12:54:40 PM GMT+03:00
To: kentsorunlari@googlegroups.com

SİYASİ PARTİLER 
 “KÜLTÜR MİRASI VE KENTSEL GELİŞME”Yİ 
TARTIŞACAK

Tarih: 09 Mayıs 2011 Pazartesi
Saat: 16:00-19:00
Yer: Pera Müzesi Konferans Salonu

Avrupa Kültürel Miras kurumu EUROPA NOSTRA’nın Türkiye temsilcisi Bizim Avrupa Derneği, 9 Mayıs AVRUPA GÜNÜ’nde, siyasi partilerin kültür politikaları bağlamında “Kültür Mirası ve Kentsel Gelişme” başlıklı bir panel düzenliyor.
Mecliste grubu bulunan üç siyasi partinin İstanbul milletvekili adayları AKP’den AB eski Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır ve İstanbul milletvekili İdris Güllüce, CHP’den Prof. Dr. Binnaz Toprak, MHP’den Şehir Plancıları Odası İstanbul şubesi eski Başkanı Ahmet Turgut ile Prof. Doğan Kuban ve Prof. Dr. Zekai Görgülü’nün konuşmacı olarak katılacağı panelin açış konuşmasını EUROPA NOSTRA- Türkiye / Bizim Avrupa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy yapacak.
EUROPA NOSTRA-Türkiye Yönetim Kurulu üyesi Vecdi Sayar’ın yöneteceği ve izleyiciye açık olan panel, 9 Mayıs 2011 Pazartesi günü saat 16:00-19:00 arası, Tepebaşı’ndaki Pera Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleşecek.

Tarih: 09 Mayıs 2011 Pazartesi
Saat: 16:00-19:00
Yer: Pera Müzesi Konferans Salonu

_______________________________________________________6

From: UGO ANTONİO CORİNTİO
Subject: Emailing: DSC_2345
Date: May 8, 2011 12:14:50 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

İyi akşamlar,
Bugün Ada’daydım… Bir kaç kare gönderiyorum…

Ada sokaklarında minibüsün işi ne?

Üstelik giderken de benzinle her tarafı kokuttu!…

Sevgiler,

Ugo

_______________________________________________________7

From: SAMİM SANER 
Subject: *** SOLİTİN *** ŞEHİR EFSANESİ
Date: May 9, 2011 3:03:43 PM GMT+03:00

*** SOLİTİN *** 
ŞEHİR EFSANESİ 

Değerli Gıda Güvenliği Dostları,
Son zamanlarda e-posta yoluyla hızla yayılan ve internette sıkça rastladığımız “Solitin” başlıklı haberle ilgili Gıda Güvenliği Derneği olarak ‘tüketicinin doğru bilgilendirilmesine’ katkı sağlamak amacıyla paylaşımda bulunmak istiyoruz. Öncelikle sözkonusu metnin tamamen yanıltıcı bilgilerle dolu bir şehir efsanesi olduğunu belirtmek istiyoruz. Çünkü;
  • E-postada yayımlayan kurum olarak görünen “Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp Fakültesi Biyokimya Blm.” adında ülkemizde üniversite-fakülte eşleşmesi yoktur.
  • Diğer taraftan ayrı ayrı araştırdığımızda Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nin akademik kadrosunda “Yrd. Doç. Dr. Gülden Semavi” adlı bir kişiye rastlanmamıştır.
  • Aynı şekilde araştırmayı gerçekleştiren olarak ismi geçen kişi Hıfzısıhha Merkezi’nde görevli olmadığı gibi merkezde “Gıda Denetim Bölümü” bulunmamaktadır.
  • Son ve en çarpıcı kısım ise; e-postada geçtiği şekliyle “Solitin isimli doğada bol bulunan bir trikalsit bileşiği” diye tanımlanan bir maddenin kimya literatüründe bulunmamasıdır. Solitin isimli sadece tiner benzeri bir kimyasal bulunmaktadır. Tiner gibi bir solventin de bir gıdanın içine katılmasının ne derece anlamsız bir iddia olacağı aşikardır.
Tüm bunlar e-postanın ne kadar gerçek dışı bilgiler içerdiğini göstermektedir, ancak ne yazık ki zaman zaman bu tür zincir mesajlar halkımızı gıda güvenliği konusunda yanlış bilgilendirmektedir. Bu yanlış inanışları önlemek amacıyla şehir efsanelerinin doğrularına yer verdiğimiz web sitemizi http://www.ggd.org.tr/sehir_efsaneleri.php ziyaret ederek ayrıca diğer asparagasların doğrularına erişebilirsiniz.

Saygılarımla,

Muhteber Ersin
İletişim ve İdari İşler Sorumlusu
Gıda Güvenliği Derneği
Hasan Amir Sok. Dursoy İş Merkezi No:4 K:4 D:10
Kızıltoprak – İstanbul
T: 0 216 550 02 23 – 73
F: 0 215 550 02 74

* * *

SOLİTİN

Ankara Hıfsızsıhha Gıda Denetim Bölüm Başkan Yrd.Gönül Özdeğer ve iki
asistanı SOLİTİN adlı kimyasal ile ilgili çalışmaları ve yayınları dolayısı
ile ölüm tehditleri aldıklarını açıkladılar ve savcılığa suç duyurusunda
bulundular.

SOLİTİN aslında gıdalarda hiç bulunmaması gereken tamamen kimyasal bir ajan
hatta basit olarak melaminimsi bir plastik, sütlere, yoğurt ve ayranlara ve
sütün girdiği her çeşit besine katılıyor çünkü bu molekül su ile inanılmaz
şekilde bağlanarak kıvam arttırıyor, bu hem imalat prosesleri açısından
zaman kazandırıyor, hem gıda doğallığını kaybettiğinden son kullanma
tarihini uzatıyor ve firmaların stoklu çalışmasını sağlıyor, hem maliyeti
inanılmaz düşürerek firmaların rekabet gücünü arttırıyor.

Çocuklarınıza beş kuruşa, yirmi kuruşa, elli kuruşa gofret, çikolata ve süt
ürünleri alabilmemiz, evlerimize çeşit çeşit peynir, yoğurt, hazır sütlü
tatlı vs girebilmesi hep bu yüzden.

SOLİTİN bir tricalcid bileşiği yani doğada en bol ve bedava
bulabileceğiniz türden, tebeşir gibi, alçı taşı gibi, oysa bu bileşik
böbreklerden atılırken renal tubuluslardaki glomerüllerde birikiyor ve
filtrasyonu yani böbreklerin kanı süzmesini engelliyor ve sonuç böbrek
yetmezliğine kadar uzanan böbrek rahatsızlıkları serum üre ve kraetinin
düzeylerinde artış ve bunun getirdiği devamlı yorgunluk hali, hafıza ve
konsantrasyon bozuklukları ve hatta ciddi mental bozukluklar, Almanya
Solingen üniversitesi Pskyatri bölümünce 2009 da 21.Europe Pscyhatry
Society’e sunulan bildirgede Şizofreni ve SOLİTİN kullanımı arasında
ilişkiler olması muhtemel olduğu, Özellikle Paranoid Şizofreni vakalarında
kanda tricalciophospate bileşiklerinin normalden 16 kat yüksek olduğu
belirtilmesine rağmen bildirge nedense Kongrede sunum için kabul edilmedi.

Üretici firmalar SOLİTİN’i hiç bir şekilde ürün etiketlerinde
bildirmiyor,aldığımız ürünlerde SOLİTİN olup olmadığını yine de bir kaç
basit deney ile anlayabiliriz,eğer bu yönde bir şüphe oluşursa derhal
bulunduğunuz il Hıfsızsıhha Md.ile ilişkiye geçerek şüpheli gıdanın test
edilmesini talep ediniz,bu şekilde binlerce hatta yüzbinlerce insanın
sağlığını kurtarabilirsiniz, çevrenize baktığınızda ne kadar çok dializ
merkezi ve böbrek hastası olduğunu siz de görüyorsunuz bu artışın sebebi
bazı ahlaksız firmaların kar hırsından başka bir şey değil.

Aldığınız sıvı ürünler (süt,ayran,çikolatalı süt vs) için şu yolu
izleyebilirsiniz bir metal’i (çatal,kaşık vs) el yakacak düzeyde ısıtın ve
test etmek istediğiniz sıvıya batırarak çalkalama hareketi yapın, metali
çıkardığınızda birbirinden ayrılmış öbekler halindebeyaz topaklar
görürseniz o üründe SOLİTİN var demektir.

Peynir vs türü ürünlerde ise üründen bir parça alarak sirkeli suya koyunuz
eğer sirkeli suyun üzerinde kalan beyazımsı bir tabaka görürseniz o üründe
SOLİTİN var demektir.

Çikolata,gofret türü ürünlerde ise ürünü elinizle basitçe kırın, eğer
kırığın her iki tarafında süt beyazı noktalar varsa o üründe de SOLİTİN
vardır.

Sağlığımız için,geleceğimiz için,çocuklarımız ve sevdiklerimiz için bu
bilgileri bütün çevremize yayalım ve toplumsal olarak tepkimizi ortaya
koyarak AB Normlarında olmayan bu katkı maddesinin üretici firmalar
tarafından daha fazla kullanılmasını engelleyelim.

Saygılarımla

Yrd.Dç.Dr Gülden Semavi
Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp Fakültesi Biyokimya Blm.

_______________________________________________________8

Aya Yorgi yolunda…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: