Gönderen: adalarpostasi | 20 Mart 2011

ADALAR POSTASI-2560: mehmet bölük’ün hatırasına hürmet diye kaşıkadası, lido, seferoğlu’nun imara açılarak ada sahillerinin tarumar olmasına göz yumarken, çankaya meydanı’na heykelini dikmek!… "ah!" de vefa!…


* * *
ADALAR’da TARİHTE O GÜN:
18 Şubat 1908 Salı günlü, Burgaz adasında Tahrirat-ı Askeriye Muhasebecisi Ahmed Reşad Bey’in kendisine ait arazi üzerine bina yapmasına izin verilmesine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Burgazadası, Şubat 2011.
* * *
ADALAR’da HAVA DURUMU:
21 Mart 2011 Pazartesi
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Hafif sağanak yağışlı
6/8ºC
% 80-89 nem
Poyraz, KD 31km/sa
Gündoğuşu 06:08… Günbatışı 18:15…
* * *
Cicely Mary Barker, The Dead-Nettle Fairy.
* * *

1- “Adalar İçin Yeni Bir Vizyon” mu? EyVAH!… EyVAH!…

2- Arif Çağlar: “Adalar İlçesi’nin sorunlarıyla ilgili olarak 12 Mart 2011 tarihinde düzenleyeceğiniz “Adalar’ın Dünü, Bugünü, Yarını” konulu paneli sevinerek öğrenmiş bulunuyoruz. […] Derneğimiz [İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği] bu toplantıya davet edilmemiştir. Belediyemizin geleneğinde yandaş dernek ve kuruluşlarla toplanmak, diğerlerini dışlamak gibi kötü bir gelenek titizlikle sürdürülmektedir. Bu kabul edilmesi zor özellikler düşünülünce Adalar’da düzenlediğiniz paneli üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz…”

3- Emine Çiğdem Tugay: “Velhasılı Ada sahilleri nanay!…”

4- Adalar’da meydan muharebesi…

5- Hikmet Eliz: “Rahmetli Bölük’ün büstünün konularak adının verilmesini, Çınar meydanındaki mevcut parkın yerinde düzenlenmesi yapılarak açılmasına sağcısı solcusu tüm ADA Halkı zaten hemfikirdir. Belediyemizin yaptığı Çınar Caddesi’nin 3 metre daraltılmasına Zağnospaşa (Toma Bakkal’ın önü)  meydanın trafik akışının çıkışlarının kapatılmasını, ne olur yetkili biri açıklasın!…”

6- Yusuf Bahar: “Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluk alanındaki Büyükada Çınar Meydanı’nı zorla değiştirmeye kalktı. İBB’den izin alınmadan yapılan uygulamada Çınar Meydanı’ndaki park büyütülüyor, yollar daraltılıyor, Adalar Kültür Derneği’nin on yıldır kullandığı kültür-sanat alanı kullanılamaz hale getiriliyor…”

7- İngiliz Sunday Times Gazetesi, muhabiri Martin Hemming’in “İstanbul’un küçük sevimli sırrı” başlıklı Prens Adaları’nı anlattığı yazısına 4 sayfasını ayırdı…

8- İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ilk defa oyun sahneleyen kadın tiyatrocu Şirin Devrim, son yolculuğuna uğurlandı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törenin ardından Devrim’in naaşı Teşvikiye Camii’ye getirildi. Teşvikiye Camii’nde öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Devrim’in naaşı Büyükada’daki aile kabristanına defnedilmek üzere adaya götürüldü…

9- Alper Sunaçoğlu: “Sarıyer’den, Üsküdar’a, oradan Büyükada’ya ve Kartal sahiline kadar yaklaşık 65-70 kilometre yüzmeyi hedefliyorum…”

10- Mustafa Erdik, Marmara Denizi’ndeki fayın batıdan doğuya doğru (Tekirdağ’dan İstanbul’a doğru) kırılması halinde Anadolu yakası, eğer doğudan batıya doğru (Adalar’ın arkasından Tekirdağ’a doğru) olması halinde de Avrupa yakasının daha çok sarsılacağını söyledi…

11- Yüksel Özcan: “Ekotur’a davetlisiniz…”

12- Selçuk Aral: “Eskiden pazar bakkaldan-manavdan ucuzdu, şimdi market pazardan ucuz!…”

13- Avni Kurtuldu: “CHP’nin 12 Haziran 2011 seçimlerindeki en büyük kozu, ‘Her Yoksul Aileye Ayda En Az 600 TL Aile Sigortası’ vaadi. CHP yoksul aileleri, makarna, pirinç, mercimek zorunluluğundan ve onur kırıcı şekilde yapılan yardımlardan kurtararak, Sosyal Devlet güvencesiyle bu parayı kadınların banka hesabına bir lütuf değil hak olarak yatırmayı taahhüt ediyor…”

14- İzel: “Baba Beni Maziye Götür…”

)O(

_______________________________________________________1

DÜN DÜNDÜ :) 
BUGÜN BUGÜN :(
PEKİ YA YARIN? 


“Türkiye’nin Vitrini İstanbul Adaları’nın Planlama Süreci” nasıl geçti?
“Adalar için Mimari ve Planlama Ölçeğinde Yaklaşımlar” nedir?
“Adalar İçin Yeni Bir Vizyon” mu?
EyVAH!… EyVAH!…


12 Mart 2011 Cumartesi günü 13:00-20:00 saatleri arasında Büyükada Anadolu Kulübü Toplantı Salonu’nda düzenlenen Adalar’ın Dünü, Bugünü, Yarını Paneli’nin bildirgesi yayımlanır umarız…
)O(

_______________________________________________________2

From: ARİF ÇAĞLAR
Date: Fri, 11 Mar 2011 14:55:59 +0200
To: Arif Atılgan
Cc: adalar.postasi@gmail.com
Subject: 12 Mart 2011’de yapılacak Adalar Paneli

12 Mart 2011’de yapılacak Adalar Paneli…

Sayın Arif Atılgan,
(İstanbul Mimarlar Odası Kadıköy Şubesi Başkanı)
Adalar İlçesi’nin sorunlarıyla ilgili olarak 12 Mart 2011 tarihinde düzenleyeceğiniz “Adalar’ın Dünü, Bugünü, Yarını” konulu paneli sevinerek öğrenmiş bulunuyoruz. Adalar bölgesinin de ilgi alanı içinde olan İstanbul Mimarlar Odası Kadıköy Şubesi’yle Adalar’ın sorunlarıyla ilgili birçok toplantı yaptık. Derneğimizin toplantılarına da Şube’nizi davet ettik ve bu davetlere katıldınız hatta davetimiz üzerine yönetimdeki arkadaşlarınızla birlikte Adalar’ın sorunlarını yerinde görmek üzere düzenlediğimiz gezi davatine de katıldınız. Dolayısıyla Adalar’ın sorunlarını yakından tanıdığınızdan ve bu sorunları düzenlediğiniz panelde cesurca dile getireceğinİzden eminiz. 
Kayıtlarınızda da bulunduğundan emin olduğumuz birçok konu yanında özellikle şu konulara tekrar dikkatinizi çekmek ister, bu konuları panelinizde önemle ele almanızı dileriz:
Büyükada’da iskeleden çıkınca adanın doğu kıyısına bakınız, eski belediye yönetimi döneminde alınmış olan yıkım kararının nihayet uygulanarak yıllardan beri bu kıyının çirkinlik abidesi olan kaçak lokanta eklentilerinin yıkılmış olduğunu göreceksiniz. Panelde belediyeyi bu kararı nihayet uyguladığı için kutlayabilirsiniz. Ancak belediye başkanının bu kıyıya lokantalara kiraya verilmek üzere yeni bir yapılaşmaya gidileceği şeklindeki beyanını da tartışmaya açmalısınız. Kıyılardaki yapılaşmanın ve özellikle nihayet olması gereken şekle kavuşmuş bu kıyının kıyılarla ilgili yasalar, peysajla ilgili yasalar ve nihayet Adalar’ın SİT olarak korunmasıyla ilgili yasalarla uygun bir planlama olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. 
İskeleden çıkınca adanın batı kıyısına bakın, kaçak iskelelerin gerisinde devasa bir inşaatın bitirilmek üzere olduğunu göreceksiniz. Kısaca LİDO olarak anılan bu inşaatın durudurulmasıyla ilgili şu anda üç dava idare mahkemelerince kabul edilmiş, belediye ve ilgili koruma kurulundan inşaatla ilgili tüm belgeler istenmiştir. Sizin de geçen yıl için yayınladığınız yazılarla olmaması gereken bir inşaat olarak ilan ettiğiniz bu ucube belediye ve ilgili Koruma Kurulu başta olmak üzere herkesin gözü önünde bitirilmek üzeredir. Panelin yapılacağı Anadolu Kulübü’ne yürürken deniz tarafına bakmayı ihmal etmeyin, söz konusu inşaatın Adalar SİT yasasına ve kurallara aykırı şekilde deniz manzarasını engellediğini göreceksiniz. Bu inşaat konusunu sizinle daha önce birçok kez konuştuk. Şube’niz dava açmayı derneğimize bıraktı ama müdahil olacağını söyledi. Dava mahkeme tarafından kabul edilmiş olduğu için derneğimizin davacı olduğu bu davaya ne şekilde müdahil olacağınızı da lütfen bildiriniz. Konuyu Panel’de de gereği gibi tartışacağınızdan da eminiz.
Anadolu Kulübü’ne yürürken yeterince motorlu araçla nasılsa karşılaşacaksınız. Derneğimizin Adalar’da motorlu araç kullanımının yasalara aykırı olduğu birçok başvurusu ilgili makamlarca dikkate alınmadığı için nihayet 5 Nisan 2010 tarihinde belediye başkanı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş olduğunu ve o günden beri savcının bu konuda çalışma içinde bulunduğunu hatırlatırız. Motorlu araç kullanımı konusunu ve bunun yasalara aykırı durumunu iyi bildiğiniz için düzenlediğiniz panelde bu konuyu etraflıca ele alacağınızdan eminiz. 
Panelin yapılacağı binaya yürürken iskele ve saat meydanı arasındaki kaldırımlardan esnafa ait olan çirkin kaldırıma tecavüz malzemesinin nihayet kaldırılmış olduğunu göreceksiniz, bu kararlı uygulaması için belediyeyi kutlamayı unutmayın. Ama bu sokağın paralelindeki sokak ve meydandaki kaçak yapıların ne zaman kaldırılacağını ve özellikle kaldırımların hangi projeye göre ne şekilde Ada’ya yakışır bir görünüme yeniden kavuşacağını da belediye yetkililerine sormayı unutmayın. Bu ve benzeri projelerin hazırlanışında Adalılar’ın ve özellikle Adalar’ın korunmasıyla ilgili derneklerin haberi olmuyor, belki sizin Şube’niz bilgi almak konusunda başarılı olur ve siz de bu bilgiyi bize ve herkese ilan ederseniz biz de yaşadığımız ilçeyle ilgili yapılan planları öğrenmiş oluruz.
Bildiğiniz gibi Adalar’la ilgili yeni bir imar planı şu anda ilgili Koruma Kurulu’ndadır. Bu planların ne zaman askıya çıkacağını bilmiyoruz. Bugüne kadarki uygulamalarda genellikle öğrenilmemesinde titizlik gösterilen bu konunun nasıl takip edileceğini Şube’nizden sormuştuk ve bu konudaki yardımınızı bekliyoruz. Panelde askıya çıkacak planların tarih ve ilan yeri hakkında bilgi edinebilirseniz çok iyi olur, içeriğiyle ilgili bilgi edinip bizimle ve kamuoyuyla bunu paylaşırsanız daha da iyi olur.
Panelin yapılacağı yere yürürken yeşil alanlar üzerine yerleştirilmiş ışıklı reklam levhaları göreceksiniz. Bildiğiniz gibi bu çirkin levhalar eski belediye yönetimi tarafından ilgili Koruma Kurulu’na yanlış beyanda bulunularak dikilmiştir. Tüm dilekçe ve itirazlarımıza rağmen belediye bu çirkinliği kaldırmamakta ısrar etmektedir. Ola ki Panel’de Adalar’ın güzelliklerinden söz açıldığında bu güzellikleri yok eden çirkinliklere de dikkati çekmek gerekebilir. 
Tüm bu konularda ve daha fazlasıyla ilgili olarak derneğimizin web sayfasından www.adalarkoruma.org her zaman bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca Adalılar’ın internetteki haberleşme organı ADALAR POSTASI’nda da http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com Adalar’la ilgili tüm sorunları öğrenebilirsiniz.
Panel duyurusu bize çok geç bir tarihte üstelik Mimarlar Odası’ndan değil başka kanallardan ancak dün ulaştı. Belediye’yle birlikte hazırlanan böyle bir toplantının aceleyle düzenlenmiş alaminüt bir toplantı olamayacağı açıktır. Derneğimiz bu toplantıya davet edilmemiştir. Belediyemizin geleneğinde yandaş dernek ve kuruluşlarla toplanmak, diğerlerini dışlamak gibi kötü bir gelenek titizlikle sürdürülmektedir. Bu kabul edilmesi zor özellikler düşünülünce Adalar’da düzenlediğiniz paneli üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. 
Arif Çağlar
(İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı)

_______________________________________________________3

Mehmet Bölük’ün hatırasına hürmetle; 
Kaşıkadası, Lido, Seferoğlu’nun imara açılarak 
ada sahillerinin tarumar olmasına göz yumarken, 
Çankaya Meydanı’na heykelini dikmek!…

Lido gözler önünde almış başını gidiyor…

* * *
derken bir nebze gözden ırak Seferoğlu da tarumar!

* * *

Ve Burgaz burnunda nicedir eşindikleri alana bir baraka daha konduruvermişler! 

Halbuki anımsayacaksınız belki fî tarihte ADALAR POSTASI’nda bir evvel zeman tablosunda harikulade masalsı bir kameriye varmıştı (!) o mahalde! EyVAH! EyVAH!…”

Velhasılı Ada sahilleri nanay!
)O(

_______________________________________________________4

From: HANDAN ALTINELLER

Subject: Adalarda meydan muharebesi
Date: March 18, 2011 8:42:22 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com
Milliyet, 18.3.2011
Adalarda meydan muharebesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Adalar Belediyesi arasında ‘meydan kavgası’ çıktı.
Büyükşehir zabıta ekipleri tekneyle Büyükada’ya adeta çıkarma yaptı.
Çınar Meydanı’ndaki çevre düzenlemeleri, İstanbul Belediyesi ile Adalar Belediyesi’ni karşı karşıya getirdi. Dün adaya tekneyle gelen İBB zabıta ekipleri ile Adalar Belediyesi zabıta ekipleri arasında başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Kavga bir ada sakini tarafından görüntülendi. Tekne ile adaya adeta çıkarma yapan İBB zabıta ekipleri, Adalar Belediyesi ekiplerini karşılarında buldu. Zabıtalar arasında kavga dakikalarca sürdü. Kavga yetkililerin araya girmesiyle sona erdi. Ortamın yatıştırılmasının ardından İBB zabıta ekipleri geldikleri tekneyle adadan ayrıldı.
TOPBAŞ: YAŞANANLAR ÜZÜNTÜ VERİCİ
Adalar Belediyesi zabıta ekipleri ile İstanbul Büyükşehir Belediye zabıtası arasında yaşanan ‘meydan’ sorununa ilişkin basın mensuplarının sorularını yantılayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yaşananlara üzüldüğünü söyledi. Olayların zabıtalarla vatandaşlar arasında gerçekleşmediğini iifade eden Topbaş, olaydan Adalar Belediyesi’ni sorumlu tuttu. Topbaş, Adalar Belediyesi’nin kendi sorumluluk alanında olmayan meydanlar ve ana arterlerle ilgili haksız bir işlem yaptığını iddia ederek, arbedede bazı Adalar Belediyesi çalışanlarının vatandaşların arasına girerek tahrikte bulunduğunu ileri sürdü. Adalar Belediyesi’nin popülist bir yaklaşımla vatandaşları yanlış yönlendirmeye çalıştığını söyleyen Topbaş, “Yasalar belediyelerin, büyükşehir belediyesinin, ilçe belediyesinin görev alanlarını belirlemiştir. İlçelerde meydanlar, arterler ve ana arterler Büyükşehir sorumluluğundadır. Buralardaki yapılacak bütün icraatlar Büyükşehri’ndir. İlçe belediyeleri maalesef kendi sorumluluklarının dışındaki yerlere maalesef bu tarzda müdahaleler ediyorlar. Bunu niçin yapıyorlar. Belki daha sonra ‘Büyükşehir buraya bakmıyor ki’ demek için maalesef yapıyorlar,” diye konuştu.
YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI
Topbaş, çıkan olaylarla ilgili tespiterin yapıldığını ve Büyükşehir Belediyesi hukukçularının hukuki süreci başlattığını kaydederek, “Bunların hep tespitleri var. Yasal süreçleri de belediyelerimizin ilgilileri başlatmışlar. Ben dün yurt dışındaydım bilgi bana ulaştı. Üzüldüm ve gerekli tahkikat yapılıyor. Herkes kendi görevini bilmeli,” dedi.
Adalar Belediye Başkanı’yla görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine Topbaş, Adalar Belediye Başkanı’nı aramadığını belirterek, “Ben niye arayacağım ki? Hukuki süreç başladı. Bir sorun varsa o beni arar, ‘Başkanım böyle bir şey var,’ der. İlçe belediyesinin haklı olmadığı bir uygulama var. Sorumluluk alanı dışında bir uygulama var. Biz Büyükşehir olarak bu tip yanlış uygulama ve tavırlardan dolayı bunlara rağmen ilçelere hizmet etmeye devam ediyoruz. Bunları siyasi çekişme malzemesi olarak kullanmaya kalksak halkımızı cezalandırmış oluruz,” diye konuştu.

_______________________________________________________5

From: HİKMET ELİZ

Subject: Ucuz Kahramanlara DUYURU!
Date: March 18, 2011 12:10:01 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com
Ucuz Kahramanlara DUYURU!

Rahmetli Mehmet Bölük‘ü yedi yaşından başlıyarak istikrarlı siyasi hayatı ve İBB imar danışmanı olduğu (1989-1994) yıllarındaki yöneticilik dönemindeki erdemli davranışlarıyla çok iyi tanıyan dostuyum.
Şimdi ucuz kahramanlık yaparak ortaya çıkanlar, Mehmet Bölük’ün geçmişte başta Kaşıkadası, Lido, Seferoğlu, Ayanikola, Fethi Okyar’a ait parsellerin imara açılmasını önleyen, Başbakan Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere, İBB Başkanlığı döneminde yapılan yolsuzlukları mahkemelere taşıyarak tek başına hukuk savaşı veren Mehmet Bölük’ün davalar sonunda mahkum ettirdiği, günümüzün başbakanı, bakanları, milletvekilleri şu an mecliste ‘dokunulmazlık kalkanı’na sığınmış durumdalar.
Önce Rahmetli’nin savunduğu fikirlere sahip çıkalım.
Neticede Rahmetli, sevenlerinin kalbinde zaten taht kurmuş.
İlçe Başkanlığı yaptığı, daha sonra İl Başkanı olarak CHP’ye hizmet veren bu dostumuza bir İl Delegeleği’ni çok görenlerin kulakları çınlasın!
12 Eylül 1980 darbesinde Evren’in her sokak ve parka diktirdiği Atamızın heykellerinin açılışı yapılırken ülkemizde bağnaz, irticai, faşist fikirlerin oluşmasında öncü değil miydi?
Sonuçta İlçemizde kamu yararına yapılacak okul, hastane, kültür merkezi, spor kompleksi vs. gibi hizmetleri engelleme girişiminde bulunacak her türlü güce ilçe halkı olarak Belediye’nin anonsuna ihtiyaç olmadan karşı koyma gücü bizlerde ve halkımızda vardır.
Rahmetli Bölük’ün büstünün konularak adının verilmesini, Çınar meydanındaki mevcut parkın yerinde düzenlenmesi yapılarak açılmasına sağcısı solcusu tüm ADA Halkı zaten hemfikirdir. Belediyemizin yaptığı Çınar Caddesi’nin 3 metre daraltılmasına Zağnospaşa (Toma Bakkal’ın önü)  meydanın trafik akışının çıkışlarının kapatılmasını, ne olur yetkili biri açıklasın!
Saygılarımla,
Hikmet ELİZ
* * *


“ah!” de vefa!…

“Geçmişte başta Kaşıkadası, Lido, Seferoğlu, Ayanikola, Fethi Okyar’a ait parsellerin imara açılmasını önleyen” Mehmet Bölük’ün hatırasına hürmetle; Kaşıkadası, Lido, Seferoğlu’nun imara açılarak Ada sahillerinin tarumar olmasına göz yumarken, Çankaya Meydanı’na heykelini dikmek!… “ah!” de vefa!…
)O(

_______________________________________________________6

From: YUSUF BAHAR 
Subject: Çınar Meydan Muharebesi
Date: March 20, 2011 11:38:16 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Çınar Meydanı’nda Zorbalık

Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluk alanındaki Büyükada Çınar Meydanı’nı zorla değiştirmeye kalktı.
İBB’den izin alınmadan yapılan uygulamada Çınar Meydanı’ndaki park büyütülüyor, yollar daraltılıyor, Adalar Kültür Derneği’nin on yıldır kullandığı kültür-sanat alanı kullanılamaz hale getiriliyor.
Adalar Belediyesi’nin, ilgili yasaları çiğneyerek meydanı değiştirmesine isyan eden vatandaşlar konuyu İBB’ye şikâyet ettiler.
Bunun sonucunda 17 Mart 2011 tarihinde Büyükada’ya gelen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait zabıta ekipleri, Adalar Belediyesi’nde çalışanların ve CHP ilçe örgütü üyelerinin direnişiyle karşılaştılar.
Belediye çalışanları zabıtalara karşı koymaya gönderilince Adalar Belediyesi bir süre kapalı kaldı. Bu arada anonslar yapılarak halk da zabıtalara karşı koymaya teşvik edildi. Ancak kışkırtmalara kapılmayan Adalılar, Adalar Belediyesi’ne bu konuda destek vermediler.
Adalar Belediyesi bu şekil bir düzenlemeyi niçin yaptı?
Çınar Meydan savaşları 2009 yılından bu yana sürüyor. İki yıldır Adalar Kültür Derneği’nin kültür-sanat programı yapmasına engel olamayan Farsakoğlu bu sefer bütün meydanda izinsiz bir projeyi kaçak olarak uygulayarak başarılı olmayı hedefliyor.
2010 yazında burada olaylar olmuş, yine İBB zabıta ekipleri gelerek halkın da desteğiyle meydana sahip çıkmıştı. Derneğin kültür programı zabıtaların yaz boyunca nöbet tutmaları sayesinde yapılabilmişti.
Bu yıl Adalar Vakfı’nın Çınar Meydanı’na getirilmesiyle durum daha da karıştı. Vakıf’a büyük olanaklar sağlayan Adalar Belediyesi, Adalar Kültür Derneği’nin Çınar Meydanı’nda etkinlik yapmasını istemiyor.
Çiğnenen yasalar
Farsakoğlu meydanı değiştirmek uğruna hem Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin aldığı karara karşı geliyor, hem de 5216 sayılı kanunun 7. maddesinin ‘g’ bendini çiğniyor. UKOME’nin Şubat 2010 tarihinde aldığı karara göre Büyükada Çınar Meydanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. 5216 sayılı kanuna göre de bu meydanda her türlü değişikliği yapmak, isim vermek İBB’nin tasarrufunda.
İtfaiye, ambulans geçemiyor!
Adalar Belediyesi’nin yolları daraltması yüzünden itfaiye araçlarının geçişi zorlaştı. Faytonlar yolu kullanamıyor. Ambulans önceden olduğu gibi rahatça geçemiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne diyor?
Adalar Belediyesi zabıta ekipleri ile İstanbul Büyükşehir Belediye zabıtası arasında yaşanan ‘meydan’ sorununa ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yaşananlara üzüldüğünü söyledi.
Olayların zabıtalarla vatandaşlar arasında gerçekleşmediğini ifade eden Topbaş, olaydan Adalar Belediyesi’ni sorumlu tuttu. Topbaş, Adalar Belediyesi’nin kendi sorumluluk alanında olmayan meydanlar ve ana arterlerle ilgili haksız bir işlem yaptığını iddia ederek, arbedede bazı Adalar Belediyesi çalışanlarının vatandaşların arasına girerek tahrikte bulunduğunu ileri sürdü. Adalar Belediyesi’nin popülist bir yaklaşımla vatandaşları yanlış yönlendirmeye çalıştığını söyleyen Topbaş, “Yasalar belediyelerin, Büyükşehir belediyesinin, ilçe belediyesinin görev alanlarını belirlemiştir. İlçelerde meydanlar, arterler ve ana arterler Büyükşehir sorumluluğundadır. Buralardaki yapılacak bütün icraatlar Büyük Şehir Belediyesine aittir. İlçe belediyeleri maalesef kendi sorumluluklarının dışındaki yerlere maalesef bu tarzda müdahaleler ediyorlar. Bunu niçin yapıyorlar. Belki daha sonra ‘Büyükşehir buraya bakmıyor ki’ demek için maalesef yapıyorlar” diye konuştu. 
Yasal Süreç Başlatıldı
Topbaş, çıkan olaylarla ilgili tespitlerin yapıldığını ve Büyükşehir Belediyesi hukukçularının hukuki süreci başlattığını kaydederek, “Bunların hep tespitleri var. Yasal süreçleri de belediyelerimizin ilgilileri başlatmışlar. Ben dün yurt dışındaydım bilgi bana ulaştı. Üzüldüm ve gerekli tahkikat yapılıyor. Herkes kendi görevini bilmeli,” dedi. 
Adalar Belediye Başkanı ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine Topbaş, Adalar Belediye Başkanı’nı aramadığını belirterek, “Ben niye arayacağım ki? Hukuki süreç başladı. Bir sorun varsa o beni arar ‘Başkanım böyle bir şey var,’ der. İlçe belediyesinin haklı olmadığı bir uygulama var. Sorumluluk alanı dışında bir uygulama var. Biz Büyükşehir olarak bu tip yanlış uygulama ve tavırlardan dolayı bunlara rağmen ilçelere hizmet etmeye devam ediyoruz. Bunları siyasi çekişme malzemesi olarak kullanmaya kalksak halkımızı cezalandırmış oluruz,” diye konuştu.
Adalar Belediyesi’nin Çınar Meydanı’nda yaptığı düzenlemeler ile ilgili gerçekler
17.12.2009 tarih ve 2009/8-1 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi 5216 sayılı kanunun 7. maddesinin ‘g’ bendinde “Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak, kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek.” hükmü amirdir.
Adalar İlçesi Büyükada Mahallesi Atatürk Meydanı ve Çınar Meydanı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda yer almaktadır.
Adalar Belediyesi 01.03.2011 tarih itibariyle Çınar Meydanı’nda bulunan parka müdahale ederek çevresindeki yolları daraltmış ve park alanını genişletmiş, trafiğe kapatmış, mevcut park etrafında bulunan bordür ve tretuvarları kaldırmış ve bir panoda ilan etmiştir.
Duyuruda, “Bu alan; Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesi, Belediye Kanunu’nun 79. maddesi, Karayolları ve Trafik Kanunu’nun 3. maddesi, 3 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.06.1999/11012 sayılı kararı, Belediye Meclisi’nin 06.2010/54 sayılı ve UKOME kararlarına göre “Mimar Mehmet Bölük Kültür ve Sanat Parkı” Çınar Caddesi ve yaya kaldırımıdır. Adalar Belediyesi dışında herhangi bir kurumun tasarruf hakkı bulunmamaktadır,” denilmektedir.
Bu açıklama doğrultusunda;
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesi ‘g’ bendi gereğince meydan İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğundan buradaki park da dâhil olmak üzere her türlü tasarruf yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nındır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Madde 79- Diğer kanunlarla getirilen hükümler saklı kalmak üzere, mezarlıklar ile belediye sınırları içinde bulunan ve sahipsiz arazi niteliğinde olan seyrangâh, harman yeri, koruluk, dinlenme yerleri, meydanlar, bataklık, çöp döküm sahaları, yıkılmış kale ve kulelerin arsaları ve enkazı ve benzeri yerler belediyenin tasarrufundadır,” hükmünce bu alanının tasarruf yetkisinin kendisinde olduğunu savunmaktadır. 5216 sayılı kanunun 7.maddesi ‘g’ bendi hükmünü ve UKOME kararını bu durumda geçersiz kılmaktadır.
İlgili duyurudaki Kurul kararı 1999/11012, “Havyan Hakları Evrensel Beyannamesi” ve çevre kirliği açısından ayrıca Adalar İlçesi’nin coğrafik yapısının yüksek eğimli yollarının olması son yerleşim yerlerinin ilçe merkezine uzaklığının yaklaşık 4 km olması nedeniyle yük taşımacığını tek ve çift atlı arabalarla yapılmasının ilkel ve yetersiz kalması, hizmet amaçlı minimum sayıda araç olması, Adalar dâhilinde kalması gereken film çekimi, yenileme, tadilat amaçlı süreli ve denetimli olarak kalması gerekli araçları ve günübirlik ihtiyaç malzemeleri getiren teknik ve nakliye araçlarının günümüz gereksinimlerini karşılayacak şekilde Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ni bilgilendirmek amaçlı, özellikle Adalar’ın kültür kimliği ön planda tutmak amaçlı alınan motorlu araçların kullanımıyla ilgili bir karardır.

Bu karar, 25.12.2009 tarih ve 2232 sayılı İstanbul 5 No.’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla güncellenmiş olup, bu tarih itibariyle geçerli olan karar 1999/11012 sayılı karar değil 2009/2232 sayılı karardır.
Parkın etrafındaki yolların daraltılıp, kamu kurum ve kuruluşlarına ait motorlu araçlar ve faytoncular tarafından yıllardır kullanılan yolun trafiğe kapatılmasının hangi yasal dayanaklara göre yapıldığı anlaşılamamıştır.
Adalar Belediye Meclisi’nin, 2010/54 sayılı kararı hatalıdır. 5216 sayılı kanunun 7. maddesinin ‘g’ bendine göre Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan meydanlara isim Büyükşehir Belediye Meclisi’nce verilir. Meydanın içinde bulunan parka isim verilmesi de ancak Büyükşehir Belediye Meclis kararıyla olur. Adalar Belediyesi sorumluluğu altında olmayan bu meydanın içindeki parka Adalar Belediye Meclisi’nce isim verilmesi kanunen mümkün bulunmamaktadır. Hükümsüzdür.
UKOME kararlarına göre bu alan park, Çınar Caddesi ve yaya kaldırımından oluşmaktadır deniliyor. Mevcut imar planlarda meydan olan bu alan, meydan niteliğini hangi karar ve plânlarla yitirmiş bulunmaktadır. Kaldı ki kapı numaraları incelendiğinde aynı numaradan Çınar Caddesinde de Çınar Meydanı’nda da bulunduğu görülmektedir. Adalar Belediyesi’nin Büyükada’nın eski meydanı olan Çınar Meydanı’nı caddeymiş gibi gösterme çabaları boşunadır.
Çınar Meydanı geometrik düzende biçimsel kurallara uymayan formuyla ritmik sistemde organik bir meydandır. Çınar Caddesi üzerinde yolun genişlediği noktada oluşmuştur. Meydandan dağılan yollardan biri, Ada’nın ilk yerleşimi olan bugünkü Aya Nikola Manastırı’nın bulunduğu vadiye giden yoldur. Ayrıca Büyük Tur Yolu’nu, Şehit Recep Koç Caddesi’yle birleştirici özelliği vardır. Dağılan diğer yol ise sahildeki yerleşimlere ulaşmaktadır. Meydanı sınırlayan toplam 24 adet yapı vardır. Bu yapılardan 16’sı tescilli eski eserdir. Çınar Meydanı Kentsel SİT Alanı içinde bulunmaktadır.
Duyuruda bu alanın, Adalar Belediyesi dışında herhangi bir kurumun tasarruf hakkının bulunmadığı savunulmaktadır. 17.12.2009 tarih ve 2009/8-1 sayılı kararınız ve 5216 sayılı kanunun 7. madde ‘g’ fıkrası gereğince bu meydan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tasarrufu altındadır.
Yusuf Bahar

_______________________________________________________7
From: MEHMET GÖZGÜCÜ

Subject: PRENS ADALARI
Date: March 14, 2011 1:44:20 PM GMT+02:00
To: Undisclosed-Recipient:;
İstanbul’un sırrı: Prens Adaları

İNGİLİZ Sunday Times Gazetesi, muhabiri Martin Hemming’in “İstanbul’un küçük sevimli sırrı” başlıklı Prens Adaları’nı anlattığı yazısına 4 sayfasını ayırdı.
Hemming ise yazısında, Adalar’ın tarihinden doğal güzelliklerine ve geleneklerine kadar birçok özelliğine değindi. İstanbul’u Avrupa’nın yeni yükselen ‘trendi’ olarak tanımlayan Martin Hemming, özetle şöyle yazdı:
KALABALIK gemiye bindik. Kendimize tavşankanı bir çay söyledik ve hüplettik. İstanbul’dan yaptığımız 80 dakikalık yolculuk bizi bir yüzyıl geriye götürdü. Her şey çok güzeldi. Büyükada’da en büyüleyici olan Aya Yorgi’ydi… Heybeliada’da ise sabah uyanacağınız şey, insanı cezbeden bir modası geçmişlik, mangalda pişmiş balık olacak.

_______________________________________________________8

Zaman, 12.3.2011

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1106406&title=tiyatro-oyuncusu-sirin-devrim-son-yolculuguna-ugurlandi

Tiyatro oyuncusu Şirin Devrim son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ilk defa oyun sahneleyen kadın tiyatrocu Şirin Devrim, son yolculuğuna uğurlandı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törenin ardından Devrim’in naaşı Teşvikiye Camii’ye getirildi. Teşvikiye Camii’nde öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Devrim’in naaşı Büyükada’daki aile kabristanına defnedilmek üzere adaya götürüldü.
Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma törenine; yakın akrabaları; kardeşi Prens Zeyd El Hüseyin, yeğenleri Firas Faad Zeyd, Hashem Bin Firas, üvey oğlu Robert Trainer katıldı. Tiyatro sanatçılarından ise ; Ayla Algan, Erol Keskin, Bilge Zobu, Metin Çoban, Orhan Alkaya, Ergün Işıldar, Tuncer Cücenoğlu ve Yıldız Kenter törende hazır bulundu.
İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu törende yaptığı konuşmasında, Devrim’in tiyatronun bugünlere ulaşmasında çok büyük katkıları olduğunu söyledi. Şamlıoğlu, “Kendisine iyi yolculuklar diliyorum.” dedi.
Devrim’in kardeşi Prens Zeyd El Hüseyin ise, “Ablam, Türkiye, Amerika, Almanya, Irak ve İngiltere başta olmak üzere 85 yıllık renkli bir hayat kurdu.” dedi. Amerika’da kaldığı yıllarda Devrim’in kalbinin daima İstanbul’da olduğunu kaydeden Hüseyin, “Onun vasiyeti üzerine Büyükada’daki aile kabristanına defnedeceğiz. Ruhu şad olsun.” ifadelerini kullandı.
Cenaze törenine katılan Haldun Dormen de Devrim’in çok renkli bir kişiliğe sahip olduğunu söyledi. Dormen, “Kendisiyle Yale Üniversitesi’nde tanıştım orada dost olduk. New York’ta eşiyle de çok yakın dost olduk. Türkiye’de ilk oyununu Dormen Tiyatrosu’nda gerçekleştirdi. Kendisiyle beraber Beş Parmak isimli bir oyunda beraber yer aldık.” şeklinde konuştu.
Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törenin ardından Devrim’in naaşı Teşvikiye Camii’ne getirildi. Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Devrim’in naaşı defnedilmek üzere Büyükada’daki aile kabristanına götürüldü.

_______________________________________________________9

Yeniçağ, 16.3.2011

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=47454

Boğazı yüzerek geçecek

Anamur-Girne arasını 26 saat 15 dakika kafessiz yüzerek 35 yıl önce kaydedilen rekoru kıran Alper Sunaçoğlu (37) şimdi de İstanbul Boğazı’nı boydan boya yüzmeye hazırlanıyor. Gümrük müşavirliği yapan ve işinden geri kalan zamanlarını yüzerek geçiren Sunaçoğlu, rekorlarına bir yenisini eklemek istediğini belirtti. Alper Sunaçoğlu, “Şimdiki hedefim İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmek. Sarıyer’den, Üsküdar’a, oradan Büyükada’ya ve Kartal sahiline kadar yaklaşık 65-70 kilometre yüzmeyi hedefliyorum. Gerekli izinleri almam halinde 23 Nisan’da İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçeceğim”

_______________________________________________________10

From: YÜKSEL ÖZCAN
Subject: Ekotur Daveti ektedir
Date: March 16, 2011 7:45:31 PM GMT+02:00
To: undisclosed-recipients:;
Bcc: adalar.postasi@gmail.com

Merhaba, 33. Ekotur Daveti detayları ektedir.

Lütfen, kendi e-posta grubunuza da iletin.

Yüksel Özcan

* * *

_______________________________________________________11

Haber3, 13.3.2011

http://www.haber3.com/istanbulda-erken-uyari-hazir,-kullanan-yok-716335h.htm

İstanbul’da erken uyarı hazır, kullanan yok

Kandilli Rasathanesi’nin kurduğu erken uyarı sistemi, depremin merkez üssünün mesafesine göre 2 ila 15 saniye önce sinyal gönderebiliyor. Ancak sadece MARMARAY anlaşması hazır, İGDAŞ’la da prensip anlaşması yapıldı.

İstanbul için deprem erken uyarı sisteminin hazır olduğunu belirten Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (BÜ-KRDAE) Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, “Sinyali ürettik. Bazı kurumlarla anlaşma yaptık. Bazılarıyla görüşmeler devam ediyor” dedi.

Erdik, Marmara Denizi’ndeki fayın batıdan doğuya doğru (Tekirdağ’dan İstanbul’a doğru) kırılması halinde Anadolu yakası, eğer doğudan batıya doğru (Adalar’ın arkasından Tekirdağ’a doğru) olması halinde de Avrupa yakasının daha çok sarsılacağını söyledi. Erdik erken uyarının ne anlama geldiğini ve İstanbul için taşıdığı önem hakkında sorularımızı yanıtladı. […]

_______________________________________________________12

From: SELÇUK ARAL
Subject: Günaydin…
Date: March 14, 2011 9:14:14 AM GMT+02:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

Kinaliada.net, 14.3.2011

http://kinaliada.net/index.php?news-1340

░░K░I░N░A░L░I░A░D░A░-░I░S░T░A░N░B░U░L░░
Eskiden pazar bakkaldan-manavdan ucuzdu,
simdi market pazardan ucuz!…
Arabasiyla pazardan dönen bir amca…
Foto: Selcuk Aral ©

Sevgili Okurlarim!
Yazin Kinaliada’ya gelip, iskeleden ciktiktan sonra sola sapip, cami ve carsiyi gecip devam ederseniz: Kisa bir zaman sonra futbol sahasina ulasir, sayet durmayip yürümeye devam ederseniz: Bu yol sizi Küba’nin gecekondulari arasindan gecirip, Ada’nin esas plajlarinin bulundugu arka tarafina, —yani Kinali’nin Marmara’ya bakan acik yüzüne Ülker veya Ayazma plajina— götürür. 
Futbol sahasina varanlarin gözüne: Yolun saginda veya solunda, öbek-öbek duran, üzerleri branda kapli, tahta-kalas-eski tezgahlarla yagmur ve hirsiza karsi saglamlandirilmis, oradaki evlerin duvarlarina, veya agaclara yahutta elektrik direklerine halat veya zincirle sikI-sIkIya baglanip kilitlenmis —askeriyenin nizamiye kapilari önünde duran nöbetci kulübeleri büyüklügünde— paket veya balyalar carpar. 
Bu Kapadokya manzarasi arzeden vaziyet böylece 100 metre daha —Küba-Evleri baslayana kadar— ayni sekilde devam eder. Bunlar pazarcilarin mallarinin —depo-ambar-ardiyeleri— yahutta satista veya tente kurup-kaldirirken lüzumlu alet ve edavatlaridir. 
Tentesiz pazarci olmaz —olsa da yagmurda veya güneste kimseler tezgahina ugramadigi icin— dogru dürüst is yapamaz. Tentesi olmayan pazarciya —bir veya iki sepeti koluna takarak tarladaki mahsulünü satmaya gelmis yasli köylü kadinlar haric— acemi gözüyle bakilir. Malinin kalitesinden de süphe edilir. 
Iste böyle brandali-tahtali depolari olan pazarcilarin büyük bir kismi —bozulacak meyva veya sebze satmayanlar, mesela sogan-patates veya karpuz-kavun saticilari— Sali pazarini —Pazartesi aksamüstünden itibaren— tezgahlarini kurarak mallarinin cürük-carigini ayiklayip, al-benisini düzeltmeye, temizleyip parlatmaya baslarlar. Etrafta terazi veya fiyat listesi gözükmese de biraz sonra müsteriler —yagli— ücer-beser düsmeye baslar ve satis gece karardiktan sonra da elektrik diregi isiginda uzun bir süre devam eder. 
Esasen son senelerde ekmek —artik ekmekler kismen vapurla karsidan geliyor, hem cok daha ucuz hem de kendin secip aliyorsun, yamuk-yumuk veya yanmisini kakalayan yok— ve pasta firinindan baslayip, manav-kasap ve bakkallarin yerine marketler acilmaya baslayinca —Hele Dia acildiktan sonra, gerci Dia karsidaki Dia’lar kadar ucuz degil, üstelik bir mal ya yok, yahutta gelir gelmez hemen tükeniyor, ayrica ucuz olan sadece belli basli ürünler, buna ragmen büyük bir rekabet olusmaya— fiyatlar Heybeliada kadar olmasa da nispeten düsmeye basladi. 
Zaten Kinali’nin fiyatlari —Erikli su haric, hatirlatin hikayesini bir baska gün anlatayim— hicbir zaman Büyükada veya Burgaz —veya Kadiköy/Bostanci daimi pazarlari— kadar fahis ve anormal olmamistir. Buna ragmen eskiden millet pazara bakkaldan-manavdan daha ucuz diye giderdi simdi isler degisti: Artik marketler pazardan daha ucuz olmaya basladilar. 
Bilhassa marketler pazarin kuruldugu Sali gününü —müsteriyi cekmek icin— halkgünü ilan edip, bir-kac ürünün fiyatini bilhassa düsürdükce-düsürünce millet —ertesi gün fiyatlarin tekrar artacagini bildiginden— kacirmamak icin marketle-pazar arasinda mekik dokumaya baslar. 
Gelelim gene pazarin ziyaretcilerine. Aslinda pazarda her kesimden —zengini-fakiri, arlisi-arsizi, asili-cingenesi— her cesit insan mevcuttur. Bir kismi cok uzaklardan —adanin ta öbür ucundan— digerleri tepelerden gelmislerdir. Bunlara bir de Yunanistan’dan gelen —Türkceyi bilip  fiyatlari bilmeyen— eski komsular da ilave olur. 
Pazar’in baslangicinda daha cok canak-cömlek, elbise-etek-kiyafet, yatak carsaflari-masa örtüleri vs. satilir. Onlarin bitiminde sebze ve meyve, peynir-zeytin-yufka-yumurta-salata satanlar baslar. Pazarin ilk elli metresi en iyi malin sunuldugu —tabi fiyatin normalin en az iki misli oldugu, kibar Türkcesiyle kazIk— bölümüdür. 
Sayet alis-veris yapan hanim, üst tabakadan birisiyse, —zaten kendi alis-verisini kendisi yapiyor diye adi yeterince kötüye cikmistir— daha beteri olmasin diye imkani yok bu elli metreyi asip ayni mali yari fiyatina öteden almaya cesaret edemez. 
Ziyaretcilerin gözleri bir taraftan tezgah-tezgah cesitlere bakip alinacaklari secerken diger taraftan da etrafta tanidik, asina, sohbet edecek arkadas-dost-komsu aramakla mesguldür. Gercekten de aralarindan, ayni kücücük ada’da, senelerce beraber yasamalarina ragmen yillarca birbirleriyle karsilasmamis insanlar cikar. 
Pazarda karsilasan bu insanlar kenarda, kösede —daha dogrusu pazarin icinde, yolun ortasinda— pazar arabalariyla park ederek —Pazar trafigini Istanbul, Karaköy-Taksim-Sisli-Trafigine cevirerek—bitmez-tükenmez, sonsuz muhabbetlere girerler. Bu sohbetler böylece pazarcininin en sonunda sabrinin tasip “Abla biraz da baska tezgahin önüne!” diye kovalayincaya kadar devam eder. 
Pazar müsterisinin hemen hemen tamamini kadinlar teskil eder. Göze carpan erkeklerin cogu, ya pazarci, ya hamal-yük tasiyici yahutta yasli emeklilerdir. 
Kadinlarin arasinda peslerine taktiklari hamalin küfesini veya arabasini, kitliktan cikmiscasina —mesela 5-6 tane kavun veya karpuz— yahutta yarin deprem olup tsunami vuracak, ac kalacaklarmis gibi dolduranlari göze carpar. Sepeti tasiyan cocugun “Yeter teyze, esek olsa bu kadar yük tasiyamaz!” diye itirazina ragmen alis-verisine devam ederler. 
Öbür taraftan kapisinin önünde pazar kurulmasina ragmen, pazardan alisveris yapmayi kendine külfet görüp, iptidai, basit-premetif bulan insanlar vardir. Onlar pazardan alisveris yapmayi asagilayici bir davranis —ayip— olarak kabul ederler. Taaa… caminin karsisindaki marketten ismarladiklari meyva-sebze-erzak, marketin cocugu tarafindan, bisikletle pazarin icersinden zar-zor gecerek kapilarina kadar gelir. 
Bugün gene lafi cok uzattim. Isterseniz burada sözümü keseyim, ne dersiniz. Hepinize iyi bir hafta dilegiyle hosca ve dostca kalin Sevgili Arkadaslar! 
 Selcuk Aral (14.03.2011, Pforzheim – Germany) 

_______________________________________________________13

From: AVNİ KURTULDU
Subject: AİLE SİGORTASI
Date: March 19, 2011 11:28:08 AM GMT+02:00
To: adalarpostasi@gmail.com

AİLE SİGORTASINA KAYNAK

CHP’nin 12 Haziran 2011 seçimlerindeki en büyük kozu, ‘Her Yoksul Aileye Ayda En Az 600 TL Aile Sigortası’ vaadi. CHP yoksul aileleri, makarna, pirinç, mercimek zorunluluğundan ve onur kırıcı şekilde yapılan yardımlardan kurtararak, Sosyal Devlet güvencesiyle bu parayı kadınların banka hesabına bir lütuf değil hak olarak yatırmayı taahhüt ediyor. Bu davranış Sosyal Devlet’in temel görevidir. Ancak iktidar partisi bugüne kadar bir yandan kendi zenginini yaratırken diğer yandan oy deposu haline getirdiği makarna, pirinç, mercimek bağımlısı fakir kitlesini oluşturmuştur.
Peki AKP iktidarı bu onur kırıcı yardım paketlerinin kaynağını nasıl oluşturuyor?
AKP Hükümeti, Vergi Usul Kanunu’nda yaptığı değişiklikle ‘Vergide Bağış Sistemi’ni yürürlüğe koymuştur. Mart ayı sonuna kadar tahakkuk eden vergilerimizi istersek bünyesinde ‘Gıda Bankacılığı’ bulunan vergiden muaf bir derneğe bağışlayabiliriz. Bağış yapacağımız bu dernek, yaptığımız bağışın iki misli tutarında kömür, makarna, pirinç, mercimek ve beyaz eşya faturası verecektir. Bu faturayı maliyeye gösterdiğimizde vergimizi ödemiş sayılacağız. Dernek yapılan bağışla yandaş firmalardan satın aldığı malzemeleri vâliliklere teslim edecek ve ‘Benim Vâlim’ kamyonun direksiyonuna oturup vatandaşın kaçırdığı vergi parasıyla satın alınan malzemeleri yoksullaştırılmış halkıma AKP adına dağıtacak. Oylar AKP’ye akarken, bağışçılar bir yandan vergi vermekten kurtulurken diğer yandan zekatlarını vermiş sayılacaklarından cennetlerini kazanmış olacaklar!
Hem bu Dünya ‘ da hem öbür Dünya ‘ da cennet oh ne keka memleket.
İşte AKP ‘ nin kaynağı ” Vergilendirilmiş kazanç yerine Bağışlandırılmış Vergi Sistemi ”
CHP Aile Sigortası projesi ile AKP’ nin tekerine çomak soktuğu için bu feryat figan. İşte size kaynak. Kim bu yöntemle vergi kaçırmış, hangi yandaş firma bu yöntemle köşeyi dönmüş ? Bunlar tespit edildiğinde kaynak kendiliğinden ortaya çıkmıyor mu ?
Sosyal Devlet güvencesi altında onurlu ve huzurlu bir yaşam için Aile Sigortasına Evet !
Minnet Devletine son vermek için CHP’ye Evet!
Avni KURTULDU

_______________________________________________________13

Izel – Baba Beni Maziye Götür [YENI KLIP 2011] H… Nazand


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: