Gönderen: adalarpostasi | 10 Aralık 2010

ADALAR POSTASI-2527: sahi ya bir benzin istasyonu eksikti şu adalar’ın…

* * *
ADALAR’da TARİHTE O GÜN:
2 Mayıs 1906 Çarşamba günlü, İdare-i Mahsusa’nın Büyükada İskelesi Memuru Ahmed Efendi’ye İran Devleti tarafından verilen nişanın kabulüne dair…
* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Büyükada’dan, 4 Aralık 2010.
* * *
ADALAR’da HAVA DURUMU:
11 Aralık 2010 Cumartesi
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Karla karışık yağmurlu
4-5ºC
% 72-89 nem
Yıldız, K 47km/sa
Gündoğuşu 07:17… Günbatışı 16:36…
* * *
Cicely Mary Barker, The Spindle Berry Fairy.
* * *

1- Al gözüm seyreyle… Adalar’da 1961’de…

2- Avni Kurtuldu: “Kent Konseyi seçimlerinde aday olduğunuz halde aday olmadığınızı yazan The Taraf gazetesini tekzip etmeyerek, demokratik hakkını kullanmaktan aciz duruma düşmek, ‘geri demokrasi’nin de gerisinde kalmak olmuyor mu?…”

3- Müslüm Şahin, adalarda bir benzin istasyonunun [!] ve sıhhi banyonun gerekliliğiyle ilgili görüşlerini belirtti…

4- Cevahir Karabulut: “Yeter artık yenilik diye diye Adalar’ın kimliğini değiştirmeyelim lütfen…”

5- İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Türkiye’de hem sergilenme hem de halkın ziyaretine açık ilk herbariumunu (kurutulmuş bitki koleksiyonu) Adalar’da kurdu.

6- Tuncay Dersinlioğlu: “1964’ten bu yana terk edilmiş bir halde duran Büyükada Rum Yetimhanesi misafir ettiği çocuklar gibi kaderinin değişmesini bekliyor…”

7- Nazlıgül Bulut: “Taşların Marmara Denizi’ne atıldığı, elde kalanlardan bir kısmının Heybeliada Vapur İskelesi’nin bir kısmının da Kınalıada’daki bir caminin yapımında kullanıldığı söylenmektedir…”

8- Serap Güre Şenalp: “Darüşşafaka’yla dayanışmayı yeni yıl hediyelerinizi alırken gerçekleştirebilirsiniz…”

9- Avedis Hilkat: “Türk Kızılayı’ndan Ermeni Patrikhanesi’ne anlamlı ziyaret…”

)O(

_______________________________________________________1

al gözüm seyreyle…
adalar’da 1961’de…

1961 yılında 8 milimetrik filme çekilmiş Büyükada ve Heybeliada görüntüleri …

Adalardan nostalji 1961
Yükleyen ladino13. – Yeni aile videolarını keşfedin.

_______________________________________________________2

From: AVNİ KURTULDU

Subject: İleri Demokrasi
Date: December 9, 2010 9:25:03 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi.1@gmail.com
İLERİ-GERİ DEMOKRASİ

Demokrasinin ilerisi gerisi olur mu?

Yapılış şekline ve uygulanış biçimine göre demokrasinin ilerisi de gerisi de olur.

Bir de demokrasiyi algılama şekli vardır ki, kişiden kişiye değişir. Kısaca işine geldiği gibi anlamak ve uygulamak!
Başbakan ve AKP hükümetinin, ‘ileri demokrasi’ diye dayattıklarına baktığımızda, demokrasinin sadece ileriye doğru giden tramvaydan ibaret olduğunu görüyoruz. Baskıcı ve faşist uygulamaları hayata geçirebilmek için demokrasinin ırzına geçmek egemen güçlerin ‘ileri demokrasi’ tarifine ne kadar uyuyorsa, mağdur durumdakiler için de bu durum tam bir geri demokrasidir. Yumurta yağmuru altında adeta kolesterol manyağına dönen bu kişiler, ‘ileri demokrasi’ (!) adına hamile kadınların yerlerde tekmelenmesini bile görmezden gelebilmektedir.
Gelelim Adalar ilçemizdeki demokrasi uygulamalarına. Ne kadar ileri ne kadar geri demokrasi uygulaması içindeyiz?
Yasaların size verdiği yetkileri anlama ve uygulama kabiliyetiniz ne tip bir demokrasi uygulaması içinde olduğunuzu belirler. Belediye Meclis toplantılarında “İstediğime söz veririm istemediğime vermem. Gerekirse korumalarıma emir vererek halkın oylarıyla seçilmiş Meclis üyesini salondan attırırım,” anlayışı, uygulayıcısı bakımından ne kadar ‘ileri’ olarak algılansa da toplumun geniş kesimi tarafından ‘geri demokrasi’ olarak karşılık bulur.
Türk Medeni Kanunu’nun 134. maddesinin size verdiği yetkiyi “İstediğimin nikâhını kıyarım istemediklerimi nikâhsız birlikte yaşamaya zorlarım,” diye yorumlarsanız demokrasi anlayışınızın geri vitese takılı olduğu ortaya çıkar.
Kent Konseyi seçimlerinde aday olduğunuz halde aday olmadığınızı yazan The Taraf gazetesini tekzip etmeyerek, demokratik hakkını kullanmaktan aciz duruma düşmek, ‘geri demokrasi’nin de gerisinde kalmak olmuyor mu?

Heman misali “Güç Bende” diyerek, seçilmiş ilçe yönetim kurulu üyelerini ekonomik, siyasi ve psikolojik baskıyla istifaya zorlamak; bu antidemokratik hareketi durdurma adına kongre isteyen ilçe delegelerine aynı baskıyı uygulayarak imzalarını geri çektirmeye çalışmak demokrasinin neresine uyar?
Kaşı gözü kaymış, ağzı burnu yamulmuş, kafasında üç tel saç kalmış, ağlıyor mu gülüyor mu belli olmayan daha çok “güleriz ağlanacak halimize” ifadesi takınmış bir surat. İşte tam “ben yaptım oldu” mantığıyla hazırlanmış Adalar Belediyesi’nin yeni logosu! Nerede ortak akıl, nerede katılımcılık, nerede şeffaflık? Nerede “ileri demokrasi”?
Bütün bunların neticesinde bizlere iletilen tepkisel eleştirilere verebildiğimiz cevap: ”O zaman bilmiyorduk ki!”
İşte iğneyi kendimize batırmanın zamanı. Melih Cevdet Anday’ı rahmetle anıyoruz: ”Bilmeliydik efendim, bilmek zorundaydık, sorumluluğumuz bunu gerektirirdi.”
Avni KURTULDU

_______________________________________________________3





Adalar Belediyesi hoparlöründen…

ARALIK AYI 
BELEDİYE MECLİS TOPLANTISI 
YAPILDI
Adalar Belediye Meclisi’nin 6. seçim dönemi 2. toplantı yılı Aralık ayı toplantısı 6 Ekim Pazartesi günü Büyükada Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Dr. Mustafa Farsakoğlu başkanlığında gerçekleşen toplantıya Akif Şekerci dışındaki tüm meclis üyeleri katıldı. Meclis toplantısında toplam 9 gündem maddesi görüşüldü. Bülent Mısırlıoğlu’nun yol katkı payıyla ilgili yazılı önergesi başkanlık makamınca kabul edildi. Ayrıca Müslüm Şahin’in adalarda bir benzin istasyoununun ve sıhhi banyonun gerekliliği ile ilgili görüşlerini belirtti. Meclis toplantısı, gündem maddelerinin ilgili komisyonlara havalesinin ardından sona erdi.
duyurulur!

* * *
sahi ya bir benzin istasyonu eksikti şu adalar’ın!
HAYIRlı protesto!
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.06.1999 tarihli 11012 sayılı kararı uyarınca “[…] Adalar’daki bütün yolların prensipte de yaya yolu olması öngörüldüğünden, motorlu araçların kullanılamayacağı, ancak Belediye ve Kaymakamlığın sağlık, itfaiye, temizlik, orman hizmeti, emniyet hizmetleri için kullanılmak üzere kısıtlı miktarda araç kullanilabileceği […]” açıkça belirtilmiş olmasına ve “[…] kamuya ait araçların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmaması, trafiğe çıktıklarında yerleşim alanlarında 30 km/saat, yerleşim bölgeleri dışında ise 50 km/saat hızla seyir etmeleri, yasak olan cadde ve sokaklara zorunlu olmadıkça giriş yapılmaması, yolcu ve eşya taşınmaması […]” 
kaidesine velhasılı Adalar’da motorlu araç yasağına rağmen ilgisiz ilgililerin, sorumsuz sorumluların marifetiyle Adalar’da pervasızca dolanan ‘trafik canavarı’na yakıt yetmiyor anlaşılan! 6 Ekim Pazartesi günlü Adalar Belediye Meclisi toplantısında Müslüm Şahin, Adalar’da bir benzin istasyonunun gerekliliğiyle ilgili görüşlerini belirtmiş! Eh! Çarşıya pazara, konu komşuya, Aya Yorgi’ye servise falan derken yetmiyor tabii… Yetmez! Bir de petrol kuyusu açın en iyisi mi!
)O(

_______________________________________________________4

From: CEVAHİR KARABULUT
Subject:
Date: December 10, 2010 3:59:43 PM GMT+02:00
To: adalarpostasi@gmail.com

Akülü araçlara tepki!

Foto: Selçuk Aral ©
Selçuk Aral, “2 Stend bir Bypass yerine gecer mi?”, Kinaliada.net (24.7.2010).

Sayın Güzin Yılmaz Hanımefendi’nin akülü araçlara karşı olan tepkisine
ADALAR POSTASI-2524/1 (5.12.2010)
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/12/5-2524.html
aynen katılıyorum.

Vapur düdüğü sesini duyamaz olduk, yetmedi bir de faytonların çın çın sesine, atların ritmik ayak seslerine de mi hasret kalalım? Yeter artık yenilik diye diye Adalar’ın kimliğini değiştirmiyelim lütfen.

_______________________________________________________5
Samanyolu Haber, 9.12.2010
İlk kurutulmuş bitki koleksiyonu kuruldu
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Türkiye’de hem sergilenme hem de halkın ziyaretine açık ilk herbariumunu (kurutulmuş bitki koleksiyonu) Adalar’da kurdu.
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Kanlıca Orman İşletmesi, Adalar Orman İşletme Şefliği tarafından 2006 yılından bu yana yapılan bilimsel çalışma sonucu kurulan herbarıum, Büyükada’daki Adalar Orman İşletme Şefliği İdari Binasında ziyarete açıldı.İstanbulÜniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyelerinden Asuman Efe’nin daha önce yaptığı çalışmayı rehber olarak kullanan Adalar Orman İşletme Şefi Yüksel Özcan ve Orman Muhafaza Memurları İbrahim Kısa ile Ufuk Gökmen, 4 yıl boyunca rehbere göre tanımlanan bitkilerden yaprak, çiçek ve meyve örnekleri topladı.Toplanan örnekler özenle kurutularak, bozulmaması için özel işlemlerden geçirildi. Orman İşletme Şefine ait ofis ve koridor herbarium olarak yeniden dekore edildi.
Arşivdeki kurutulmuş ve işlemden geçirilmiş bitki örnekleri herbarium da sergileneceği korumalı camekan dolap ve panolara konularak, bilimsel açıklamalı etiketlendi. 50 familya endemik tür ile 70 familya egzotik tür bitki örneğinden oluşan herbariumda 500 bitki örneği bulunuyor. Büyükada Herbariumu ayrıca ülkemizde halka açık olarak kurulan ilk herbarium olma özelliği taşıyor.
Hafta sonları da açık olan herbarium 8.30-17.30 saatleri arası ziyaret edilebiliyor. Herbariuma özellikle yabancı turistler yoğun ilgi gösteriyor.
_______________________________________________________6
Sabah, 7.12.2010
Tuncay Dersinlioğlu
Yetim kalan yetimhane
1964’ten bu yana terk edilmiş bir halde duran Büyükada Rum Yetimhanesi misafir ettiği çocuklar gibi kaderinin değişmesini bekliyor
Büyükada Rum Yetimhanesi sessizliğe gömüldüğü 1964 yılına kadar bir çok ziyaretçiyi ağırladı 2010 yılının haziran ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), uzun süredir devam eden bir davayı Türkiye aleyhine çıkan bir kararla sonuçlandırmıştı. AİHM binanın Fener-Rum Patrikhanesi’ne iadesi ve Türkiye’nin binanın onarımı için 20 bin euro ödemesine karar vermişti. Ve bu karar gereği Türkiye geçenlerde yetimhanenin tapusunu patrikhaneye verdi. Büyük Ada’nın Hristos, İsa ya da Manastır tepesi olarak bilinen en yüksek noktalarından birinde yaklaşık 27 dönüm arazi üzerine kurulmuş, 5 katlı ve 206 odadan oluşan bu inanılmaz ahşap binaya uzun süren yazışmalar ve ikna çalışmaları sonucu SABAH girdi. Ana kapıdan girdiğimizdede önce solda bulunan oyuncak odası, daha sonra Yetimhane müdürünün ofisi dikkatimizi çekiyor. Zemin tamamen çökmüş, duvarlar sararmış, ağır bir küf kokusu her yanı sarmış. Ürkek adımlarla antreye ulaştık. Sola açılan büyük bir kapı ve sağa doğru uzanan ucunu göremediğimiz bir koridor karşılıyor bizi. Gıcırdayan ahşap merdivenlerden bir kat aşağı iner inmez, hemen sağımda kuyruklu bir piyano beni beynimden vurulmuşa çeviriyor. Sanki yetimhanenin direnen son parçası gibi yorgun ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Yukarı katlara çıktıkça rüzgârın uğultusu artmaya başlıyor, binanın kim bilir neresinde açılıp kapanan kapılar korku filmlerine nazire yapar gibi atmosferi tamamlıyor. Ayağım yürürken dikkatle üzerinden geçtiğim tahtalardan birine gömülüyor. Yetimhanenin yorgun bedenine bir darbe de ben vurmuşum gibi hissediyorum ve korkuyla karışık bir utanç duygusu yaşıyorum.
Otel olarak tasarlandı
Dönemin ünlü mimarlarından Aleksandre Vallaury tarafından tasarlanan binanın yapımına 1898’de, bir Fransız şirketi tarafından Prinkipo Palas adıyla işletilmesine ise 1902’de başlanır. Ancak II. Abdülhamid döneminde ada halkının ahlaki yönden olumsuz etkileneceği düşüncesiyle işletilmesine izin verilmez. 1902’de Rum bir bankerin eşi olan Eleni Zarifi, 10 bin sarı lira karşılığında binayı satın alır. Sultan bunun üzerine ferman çıkarır ve binanın yetimhane olarak kullanılmasına izin verir.
Göç eden ruhlar gibi
Binanın uçsuz koridorlarında koşturan, ilkokulunda okuma yazmayı söken, bahçesinde top oynayıp, müsamere salonunda ilahiler söyleyen, soğuk kış gecelerinde buğulu pencerelerden uzaklardaki belli belirsiz İstanbul’un ışıklarını izleyen yetim çocuklar bugün artık ondan çok uzakta. Çoğunluğu evleri belledikleri İstanbul’u arkalarında bırakıp Yunanistan’a göçmüş olsa da ruhlarından bir parça onları hep burada bekliyor sanki.
_______________________________________________________7
Dünya Bülteni, 8.12.2010
Nazlıgül Bulut
Kartpostallarda kalan bir yapı: 
Karaköy Camiî
Karaköy’ün eski zamanlarını anlatan fotoğraflarında sıkça karşımıza çıkan cami, tam manasıyla keyfi ve bilinçsizce verilen bir kararın neticesinde 1958 senesinde yıkılarak yok edilmiştir.
[…] İbadethanenin numaralanan taşlarının Kınalıada’ya taşınarak aynı formda monte edileceği sözü verilmişse de yerine getirilmemiş, iki parçası dışında kalan tüm taşları, bütünüyle kaybedilmiştir. Taşların Marmara Denizi’ne atıldığı, elde kalanlardan bir kısmının Heybeliada Vapur İskelesi’nin bir kısmının da Kınalıada’daki bir caminin yapımında kullanıldığı söylenmektedir. Taşlarının hikâyesi Marmara Denizi’nde son bulurken, içerisindeki değerli eşyalarla, halı ve seccadeler ile Venedik’ten getirtilen avizenin akıbeti ise muhtemelen yağmacıların elinde son bulur. […]

_______________________________________________________8

From: SERAP GÜRE ŞENALP
Subject: Yeni yılı kutlarken masa takvimi ve bağış sertifikalarını Darüşşafaka’dan alın, öğrencilerimize bir gelecek bağışlayın!
Date: December 8, 2010 10:27:25 AM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Merhaba,
Darüşşafaka’yla dayanışmayı yeni yıl hediyelerinizi alırken gerçekleştirebilirsiniz.
Serap Güre Şenalp
* * *
Sayın Darüşşafakalılar,
Darüşşafaka Cemiyeti, babası hayatta olmayan, yetenekli, imkânları sınırlı çocuklarımıza “eğitimde fırsat eşitliği sağlamak” için 147 yıldır çalışıyor.
Bu yıl, yeni yıla girerken iki yeni ürün geliştirdik. Aşağıda detayları bulunan Kampanyamızın duyurulması konusunda desteklerinizi rica ederiz.
Saygılarımızla,
Duygu Yalamanoğlu
Bağışçı İlişkileri Uzmanı
Darüşşafaka Cemiyeti
0212 276 50 20 /485
* * *

YENİ YILI KUTLARKEN, 
DARÜŞŞAFAKALI ÖĞRENCİLERE BİR GELECEK BAĞIŞLAYIN!

Öğrencilerimizin objektifinden yansıyan karelerinin süslediği 2011 masa takvimleri ve bağış sertifikaları hem Darüşşafakalı öğrencilere kaynak yaratıyor hem de yeni yılda güzel hediyeler oluşturuyor.
Darüşşafaka Eğitim Kurumları öğrencilerinin hayatın renklerini ölümsüz karelere dönüştürdükleri fotoğraflar, Darüşşafaka’nın 2011 masa takvimini süslüyor.

Öğrencilerin çektikleri fotoğraflar kadar, bu fotoğraflara konu olan objeler de gözlerimize ve gönlümüze seyir zevki sunuyor. Elinizden düşürmeyeceğiniz, her yaprağından ayrı keyif alacağınız Darüşşafaka takvimleri, 15 TL bağış karşılığında temin edilebiliyor. Masa takvimlerini http://www.darussafaka.org adresindeki online_bagis menüsü üzerinden bağış yaparak veya 0212-444 1863 çağrı merkezini arayarak alabilir; dilerseniz sevdiklerinize yeni yıl öncesi hediye etmek için değerlendirebilirsiniz. Aldığınız bu takvimlerde hem yıl boyu öğrencilerimizin hayal dünyasına ortak olabilir hem de yaptığınız bağışla “eğitimde fırsat eşitliği” misyonumuza destek verebilirsiniz.
Online bağış menüsünde açıklama bölümüne “takvim” yazmanızı önemle rica ederiz.
Beş adet üzeri takvim alımlarında bağışçılarımızın bildireceği adreslere gönderiler ücretsiz gerçekleştirilecek olup, beş adet altındaki siparişler ödemeli olarak gönderilecektir.
Kurumsal alımlarda; logonuzu takvime taşıyabilir, dilerseniz bir kart eşliğinde dağıtım listenize ulaştırabiliriz.
Bağış bedeli: 20 TL/adet (en az 200 adet)
*Logosuz, mevcut takvimimizi ise yine istediğiniz adreslere dağıtabiliriz.
Bağış bedeli: 15 TL /birim (en az 100 adet)
Yeni yılda müşterilerinize Darüşşafaka Bağış Sertifikası armağan ederek öğrencilerimizin eğitimine katkıda bulunabilirsiniz.

Yeni yıl için geri sayım başlarken müşterilerinize sevdiklerinize hediye yerine Darüşşafaka’nın bağış sertifikalarını göndererek hem öğrencilerimizin eğitimlerine katkıda bulunabilir hem de bu anlamlı desteğinizi onlara armağan edebilirsiniz.
Birlikte neler yapabiliriz?
*Sertifikada metin çalışmasını birlikte oluşturabiliriz.
*Logonuza sertifikada yer verebiliriz.
*Müşterilerinizin isimlerini kaligrafik yazı ile sertifikaya taşıyabiliriz.
*Dilerseniz kurumunuzun zarfları ile paketletir, kargo ile istediğiniz zamanda yerine ulaştırabiliriz.
Bağış bedeli 30 TL/adet (en az 100 adet için)
*İsim yazımı ve postalamayı biz yaparız derseniz,
Bağış bedeli 20 TL /adet (en az 200 adet için)
Toplu siparişler için:
Zeliha Yaşar 0212 276 50 35 zyasar@darussafaka.org

_______________________________________________________9
From: AVEDİS HİLKAT
Subject: FW: TÜRKKIZILAYI GENEL BŞK. SN TEKİN KÜÇÜKALİ ERMENİ PATRİKHANESİNİ ZİYARET ETTİ
Date: December 10, 2010 7:41:02 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com
TÜRK KIZILAYI’ndan
ERMENİ PATRİKHANESİ’ne ZİYARET…
Cumhuriyet tarihinden bu yana ilk defa gerçekleşen bu anlamlı ziyaret Ermeni Patrikhanesi ve Cemaati’nde sevinçle karşılandı. Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, Genel Başkan danışmanı Kamil Akyıldız, Medya Planlama ve İletişim Müdürü Selahattin Kınalı ve Türk Kızılayı Adalar Şb. Yönetim Kurulu üyesi Avedis Hilkat,  10 Aralık 2010 Cuma günü Ermeni Patrikhanesi’ne nezaket ziyaretinde bulundular.

Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali yaptığı konuşmada, Patrikhane’ye yaptıkları ziyaretin mutluluğunu yaşadıklarını, bu coğrafyada çok kültürlü yaşamın izlerinin bulunduğunu Türk Kızılayı’nın barışta ve savaşta, afette, depremde, felaketlerde dünya insanlığının yanında olduğunu ve yakın tarihte Kızılay tarafından Pakistan’a, Irak’a, Bosna’ya, Haiti’ye yapılan insani yardımların önemini ifade etti. Patrik vekili Aram Ateşyan, bu ziyaretin Türkiye Ermeni Patrikhanesini ve Cemaatini çok memnun ettiğini Türk Kızılayı Genel Başkanını ve heyetini ağırlamaktan memnunluk duyduklarını ifade etti.

Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Ermeni Cemaati mensuplarından ihtiyaç sahibi, fakiri olup olmadığı sorusu üzerine Sn. Ateşyan, Patrikhane olarak çok kısıtlı bütçeleri olduğunu, gelirlerinin olmadığını, Cemaat okullarının, kiliselerinin çok giderleri olduğunu bunun da düzenlenen ‘sevgi sofraları’nda duyarlı Cemaat mensubu halk ve zenginleri tarafından karşılanmaya çalışıldığını gene de bütçede açık verdiklerini, Ermenistan’dan Türkiye’ye gelen ve bunların içinde 4000’e yakın Ermeni vatandaşın çok zor şartlarda yaşadıklarını, mevsimin kış ve soğuk olması dolayısıyla da bu insanların perişan olduklarını, acil giyim ve yiyecek yardımı yapılmasını ifade etti.

Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, Patrik vekili Sn. Ateşyan’a, Patrikhane’nin ihtiyaç sahibi fakirlerin, giysi, ayakkabı, gıda ihtiyaçlarının hassas şekilde tespit edilip Kızılay Yönetim Kurulu üyesi Avedis Hilkat’a bildirilmesini ve Avedis Hilkat’ı görevlendirdiğini, en kısa sürede bu mağdur insanlara Kızılay’ın insani yardım yapacağını, yeni yıla mutlu ve sevinçli girmelerinin sağlanacağını ifade etti.

Daha sonra ziyarete gelen Türk Kızılayı heyetine Patrikhane hakkında bilgi verildi ve gezdirildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: