Gönderen: adalarpostasi | 04 Ekim 2010

ADALAR POSTASI-2496: adalar sit alanı mı? sit’tir-et gitsin!…


* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

22 Temmuz 1904 Cuma günlü Heybeliada’da mukim Bartınlı Rodosaki’nin İsmail Kemal ile muamelatının meniyle firar-ı merkumla derece-i münasebet ve müşareketi hakkında istihsal olunacak malumatın Padişah’a arzına dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Büyükada’da, Eylül 2010.


* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

5 Ekim 2010 Salı
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Çok bulutlu
12/20ºC
% 58-85 nem
Poyraz, KD 25km/sa
Gündoğuşu 07:03… Günbatışı 18:41…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Horse Chestnut Fairy.


* * *

1- Malumunuz ‘fakir fukara’ edebiyatıyla nam salan, kaynak yaratmada ‘cin fikirli’ bugünkü Adalar Belediyesi tarafından haraç meraç satılmak istenilen Sedefadası’ndaki 35 dönümlük ormanlık/yeşil alanın akıbeti ‘doğrudan ve dolaylı’ olarak Sedefadası maliklerinden merhum Reyan Şehsuvaroğlu’nun evladı Esra Bereket ile Mehmet Birgen’in ―ki Şehsuvar Menemencioğlu’nun da yeğenleridir― nicedir ve son olarak da 2008 senesinde imar planlarında yapılacak değişiklikle gündeme getirdikleri yine Sedefadası’nda maliki bulundukları bir diğer 30 dönümlük araziye ‘tatil köyü’ inşa etme sevdalarıyla birlikte değerlendirilmelidir mutlaka…
2- Gila Benmayor: “DÜN Adalı STK’lardan yağmur gibi e-posta yağdı. Dert çok büyük. Adalar Belediyesi, Sedefadası’nda ormanlık bir araziyi satışa çıkartmaya hazırlanıyormuş…”
3- Adalar Belediyesi Meclisi’nde Sedef Adası görüşüldü…
4- Avni Kurtuldu: “Adalar SİT alanı mı? SİT’tir-et gitsin!…”
5- Bülent Mısırlıoğlu: “04.10.2010 tarihindeki Meclis toplantısı başlangıcında bir belediye görevlisinin yanıma gelerek elinde 2010/Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül ―Nisan ayı yine maalesef yok!― aylarına ait meclis toplantı CD’lerini imza mukabili tarfıma verdiğini gördüm. Tabiki şaşırdım!… Çünkü…”
6- Nesrin Çokneşeli: “Heybeliada Ruhban Okulu’nda..”
7- Adalar Kültür Derneği: “9-10 Ekim’de Assos-Allianoi gezisi…”
8- Göknil Akdağ: “Bostancı-Adalar hatttında artık vapurlar yok. Ağustos’un sonlarıydı, çok şaşrmış, üzülmüştüm. O günden beri Adalılar’ın ya da İstanbul’u ve Adalar’ı seven birilerinden hep bir protesto bekledim, katılmak için…”
9- Seda Alp: “Adaların ulaşım sorunu, başta yılın bütün dönemlerinde Adalarda yaşayanlar olmak üzere uzun zamandır Ada halkının gündeminde yer almaktadır. Görülen o ki konuyla ilgili bir çoğumuz yazıp çizmemize rağmen ortak bir inisiyatif geliştirmekte çok da etkili olmadık bugüne kadar. Hepimiz biliyoruz ki…”
10- Adalar-Bostancı hattının Mavi Marmara’ya satıldığı bilinmektedir. Bir kamu görevi olan toplu ulaşım hizmetlerinin özelleştirmesi hangi gerekçelere ve hangi kanuna dayanılarak yapılmıştır? Kabataş-Adalar hattının da bu kapsamda özelleştirilmesi planlanmakta mıdır?…
11- Adalar-Bostancı hattında vapur seferlerinin kaldırılarak yerine motor işletilmesine dair ‘şimdiye kadar yapmış olduğumuz girişimler ve sonuçları’ ekte!…
12- Ugo Antonio Corintio: “Güzel bir hafta dileğimle…”

)O(

_______________________________________________________1

“Sedef Adası’nda

Belediyesi’nden satılık yeşil alan!…
İmar Canavarı duymasın aman!…”
demiştik gerçi ya

İmar Canavarı çoktaaaaaaan duymuş anlaşılan!…

4.10.2010 tarihli Adalar Meclis toplantısında, Gündem’in 8. maddesi olan “İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 30.9.2010 tarihli yazılarıyla Sedefadası 14 ada, 1 parselin satışının yapılabilmesi için Belediye Başkanı’na yetki verilmesi”ne dair yapılan görüşmelerde alınan karar uyarınca şatışa ilişkin tasarının İmar ve Hukuk Komisyonları’nda görüşüldükten sonra 8 Ekim 2010 Cuma günü Meclis’te oylamaya sunulmasına karar verilmiş. Akıllara ziyan!
Sedefadası’nın maliklerinden Şehsuvar Menemencioğlu tarafından 1984 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ‘korunması amacıyla’ hibe edilen 35 dönümlük yeşil alan, 1986 yılında Adalar Belediyesi’ne geçtikten bugüne kadar her nasılsa hiçbir belediye başkanının aklına düşmemiş anlaşılan! Malumunuz ‘fakir fukara’ edebiyatıyla nam salan, kaynak yaratmada ‘cin fikirli’ bugünkü Adalar Belediyesi tarafından haraç meraç satılmak istenilen Sedefadası’ndaki 35 dönümlük bu ormanlık/yeşil alanın akıbeti ‘doğrudan ve/veya dolaylı’ olarak Sedefadası maliklerinden merhum Reyan Şehsuvaroğlu’nun evladı Esra Bereket ile Mehmet Birgen’in ―ki Şehsuvar Menemencioğlu’nun da yeğenleridir― nicedir ve son olarak da 2008 senesinde imar planlarında yapılacak değişiklikle gündeme getirdikleri yine Sedefadası’nda maliki bulundukları bir diğer 30 dönümlük araziye ‘tatil köyü’ inşa etme sevdalarıyla birlikte değerlendirilmelidir mutlaka… ADALAR POSTASI gelecek sayılarında ‘anımsatma’ mahiyetiyle yayımlanmak üzere bir dosya hazırlanmakta bu amaçla…
Kartal MİA projesi bağlamında ‘yetkilendirilen’ İmar Canavarı, “Doğal ve Kentsel SİT Alanı bütünü” olan Adalar’dan Sedef Adası’ndaki 30+35=65 dönümlük araziye ‘konuşlanmak’ üzere, kimi akl-ı evvellerin himayesiyle ağzının suyu akarak ada sahillerinde dolanmakta… Yazıklar olsun!
)O(

_______________________________________________________2

Sevgili Gila Benmayor,
‘Hızır’ misali imdADA yetişti yine…
1001 teşekkürlerimizle…
)O(

Hürriyet, 4.10.2010
Gila Benmayor

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15930185.asp?yazarid=20&gid=61

[…]

CHP’li belediye Sedefadası’nda arazi mi satıyor

DÜN Adalı STK’lardan yağmur gibi e-posta yağdı.
Dert çok büyük.
Adalar Belediyesi, Sedefadası’nda ormanlık bir araziyi satışa çıkartmaya hazırlanıyormuş.
Ormanlık arazi, Sedefadası’nın mülk sahibi Şehsuvar Menemencioğlu tarafından 1984 yılında “korunma altına” alınması için İstanbul Belediyesi’ne bağışlanmış.
Adanın tam tepesindeki arazinin mülkiyeti 1986 yılında ise Adalar İlçesi Belediyesine geçmiş.
Arazi hibe edildiği yıldan günümüze, yani 26 yıldan beri tüm belediye başkanları tarafından özenle korunmuş.
Şimdi Adalar’ın CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu’nu bu araziyi 10 milyon dolara satmaya hazırlandığı haberleri geliyor.
Farsakoğlu, satışı bugün toplanacak Adalar Belediye Meclisi gündemine almış.
İBB’nin mali kaynaklarını kısmasından ötürü Adalar Belediyesi’nin sıkıntı yaşadığı doğru.
Ama bunun çözümü cennet köşesi Sedefadası’nda kuşların göç yolu üzerindeki ormanlık araziyi satmak mı?
Kaldı ki bu burası imar planlarına göre SİT alanı.
Ne demişti Clinton?
“Ne yapacağız” ve ‘ne kadar para harcayacağız’ sorularından bugün ‘nasıl’ sorusu önemli.”
Farsakoğlu durup düşünmek zorunda.
Adalıların seslerini kulaklarını tıkayarak korunması için hibe edilmiş bir araziyi satarsa kimin yüzüne nasıl bakacak?

_______________________________________________________3

Haberler.com, 04 Ekim 2010 / 18:38

http://www.haberler.com/adalar-belediyesi-meclisinde-sedef-adasi-gorusuldu-2266496-haberi/2266496

Adalar Belediyesi Meclisinde Sedef Adası Görüşüldü

Adalar Belediyesi Meclisi Toplantısında, Sedef Adası’ndaki arazi satışına ilişkin tasarı görüşülerek, tasarının İmar ve Hukuk komisyonlarına sevki oybirliğiyle kabul edildi.

Alınan bilgiye göre, Adalar Belediyesi’nde gerçekleştirilen ve Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu başkanlığında toplanan mecliste, Adalar Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün Sedef Adası’ndaki arazinin satışının yapılmasına ilişkin yazısı ele alındı.

Müdürlüğün satışı ile ilgili yazısı okunan meclis toplantısında konuşan Adalar Belediye Başkanı Farsakoğlu, belediye olarak kaynak yaratma zorunlulukları bulunduğunu ve gelirlerinin oldukça düşük olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘Genel bütçe gelirlerinden gelen pay, personel masraflarının 5’te 1’ine yetmiyor. Söz konusu yer 2. derece SİT alanı. İddia edildiği gibi tamamı ağaçlık alan değil. Burayı satışa çıkarmak veya satarak imara açmak anlamına gelmiyor. ‘Yeşil alan satılamaz’ diye bir şey mi var? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin veya diğer ilçe belediyelerinin bu tür uygulamalarına şahidiz.’

Satışa ilişkin tasarı, İmar ve Hukuk Komisyonlarında görüşüldükten sonra 8 Ekim 2010 Cuma günü Meclis’te oylamaya sunulacak.

(NU-SOY-ÜNS) – İSTANBUL (Anadolu Ajansı) 4 saat önce.. [2266496]

_______________________________________________________4

From: AVNİ KURTULDU
Subject: Adalar SİT alanı mı ? SİT ‘ tiret gitsin !
Date: October 4, 2010 10:17:58 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi.1@gmail.com

Adalar SİT alanı mı? SİT’tir-et gitsin!

“Sedef Adası’nda yaklaşık 30 dönümlük ormanlık arazi satışa çıkarılıyor haberi gündeme bomba gibi düştü. Menemencioğlu ailesi tarafından 1984 yılında Büyükşehir Belediyesi’ne korunması amacıyla bağışlanan arazi daha sonra Adalar Belediyesi’ne geçmiş. Adalar SİT alanı olduğu için 26 yıldır korunan bu ormanlık araziye yaklaşık iki ay kadar önce Belediye Başkanı’nın nezaretinde bilirkişi emlakçılar tarafından tespit yapılmış ve 9 milyon dolar değer biçilmiş. Bütçe denkleştirme adına yapılacak olan bu satışla ilgili 4 Ekim 2010 tarihinde yapılan Meclis toplantısında Belediye Başkanı yüreklere su serpti. Satışı yapılacak olan bu arazi üzerine asla inşaat izni verilmeyeceğini, imarla ilgili kararların nasıl olsa bu meclisten geçeceği için herkesin içinin rahat olmasını gerektiğini söyleyen Başkan konuyu komisyona havale etti ve herkes rahat bir nefes aldı. İş sadece imarsız, kesinlikle inşaat izni verilmeyecek olan SİT alanındaki bu araziye 10 milyon dolar verecek enayi bir işadamı bulmaya kaldı. ―İşadamları kusura bakmasın bu yakıştırma bana ait değil― Bu kadar büyük parayı veren işadamı enayi olmaz. Muhakkak güvendiği bir şeyler vardır.” Adalar SİT alanı mı? SİT’tir-et gitsin” der ve kolları sıvar…
Avni Kurtuldu

_______________________________________________________5

From: BÜLENT MISIRLIOĞLU
Subject: bir teşekkür
Date: October 4, 2010 10:22:48 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

BİR TEŞEKKÜR…
Sayın ADALAR POSTASI,
Öncelikle bir kez daha yayınlarınız ne denli etkili olduğunu hatırlatarak çok teşekkür ederim.
04.10.2010 tarihindeki Meclis toplantısı başlangıcında bir belediye görevlisinin yanıma gelerek elinde 2010/Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül ―Nisan ayı yine maalesef yok!― aylarına ait meclis toplantı CD’lerini imza mukabili tarfıma verdiğini gördüm. Tabiki şaşırdım!… Çünkü hemen hemen her meclis toplantısında hatırlatıyor idim!… Her neyse arkadaşımıza teşekkür ederek CD’leri aldım. Ama işin aslını akşam eve geldiğimde ADALAR POSTASI sayfalarınıza baktığımda anladım.
02.10.2010 ve 03.10.2010 tarihli yayınlarınızda, bugün yapılacak Meclis gündemindeki “Sedefadasındaki arsanın satışı” konusunda vatandaşların doğru bulduğum şikâyetlerini desteklemek adına 03.10.2010 tarihinde bir açıklama yazısını yayınlanmak üzere ADALAR POSTASI’na göndermiş idim. Satış işlemine gerekçe gösterilebilinecek “çok yüklü borç devraldık” söylemi konusunda bir bilgilendirmeden ibaret idi yazım.
Yine aynı akşam almış olduğum bir telefonla bir Meclis üyesi arkadaşımızı bir gazeteden aramış olduklarını konu hakkındaki soruları üzerine gündemde böyle bir konunun olmadığının beyan edildiğini öğrenmem üzerine tekrar tarafıma 01.10.2010 tarihinde imza karşılığı teslim edilmiş olan gündemi sizlere yollamak üzere e-posta adresime girdiğimde sizin tarafınızdan gönderilen, “mümkünse bugünkü meclis toplantılarının görüntülü kayıtlarını tarafımdan gönderilmesi” konulu e-mail gördüm ve cevaben yaptığım açıklamda:
“… Sayın Başkan maalesef Nisan ayından bu yana Meclis kararını dahi yerine getirmiyor ne hikmetse. Sanıyorum şeffaflık ve sosyal demokratlık gereği olsa gerek,” ifademin yer aldığı mail’imin tamamını sayfanıza yayınlamanız üzerine bu hassasiyetin gerçekleştiğini gördüm. Sayın Başkan’ın, Meclis’te, “Bazı arkadaşlarımız internet ortamında spekülatif söylemlerde,” minvalindeki serzenişini de şimdi anlamış oldum.
Yine sizlere ve sayın Başkanımıza teşekkür ederim.
Bülent Mısırlıoğlu

_______________________________________________________6

From: NESRİN ÇOKNEŞELİ
Subject: Heybeliada Ruhban Okulu
Date: October 4, 2010 4:43:01 PM GMT+03:00
To: adalar postası

Heybeliada Ruhban Okulu’nda…





_______________________________________________________7

From: İSMAİL BAYSAL
Subject: Fwd: [adalarkulturdernegi] 9-10 Ekim Allianoi-Assos gezisi
Date: October 4, 2010 9:28:00 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Kimden: ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ
Tarih: 03 Ekim 2010 18:02
Konu: [adalarkulturdernegi] 9-10 Ekim Allianoi-Assos gezisi
Kime: adalarkulturdernegi@yahoogroups.com

ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ

ASSOS-ALLIANOI GEZİSİ

9-10 EKİM 2010

Hareket: 9 Ekim Sabah saat 7.15 Ataköy-7.45 m.Köy-8.00 Bostancı
Öğle yemeği Çanakkale’de. Öğleden sonra Truva-Assos gezisi. Konaklama Assos’ta
10 Ekim pazar kahvaltıdan sonra 8.30 hareket Bergama-öğle yemeği-13.00 Allianoi’de buluşma ve destek
16.00 İstanbul’a hareket
Allianoi’de tüm katılımcılarla buluşup, Allianoi’nin kurtarılması çabalarına destek vereceğiz.
Ücret:180 TL
Geziye yarım pansiyon konaklama-otobüs-ikramlar ve rehberlik dahildir.

MÜRACAAT: ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ 0216-382 73 78
NEZİH BAYRAKTAR 0533-692 60 95
ALİ HAKAN POSAT 0532-282 17 67
nezihbayraktar@gmail.com

* * *

Bergama- Allianoi

Bergama kentinin 18 km kuzeyinde, “paşa ılıcası” mevkiinde bulunan Allianoi Türkiye’nin en önemli tarihsel bölgelerinden birini olan “mysia”nın tam ortasındadır.
Dünyanın ilk hastahanelerinden birinin bulunduğu Pergamon yakınlarındaki Alianoi; antik isme sahip “ilya” çayının kenarında, madra dağının yamacında, çağımıza kalmış ilk antik kitaplardan biri olan “anabasis”te sözü edilen “parthenon” kentinin (dünyadaki ikinci parthenon atina’dadır) yanıbaşında, prehistorik (tarih öncesinden kalmış) “yortanlı” yöresindedir.
Günümüzde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılan antik kent, bulunan nymfe (su peris) heykeliyle, mimarisi çok ender görülen kent çeşmesiyle, sağlık dehlizleriyle, geniş mermer yolları ve narin sütünlarıyla; ikibin yıl öncesinin kültürünü ve yaşam biçimini bügün de bütün görkemiyle gözler önüne sermektedir.
Alianoi, geçmişle günümüz arasında kültürel bağ kuran ender ören yerlerinden biridir.
Sağlık kültürünün, Avrupa’ya, tüm dünya’ya Anadolu’dan yayıldığının en önemli kantılarından birdir.
1998 yılından bu yana da Paşa Ilıcası merkez olmak üzere baraj gölet alanı içinde kalan alanda kurtarma kazı çalışmaları devam etmektedir. Baraj Gövdesi ve çevre ile bağlantısını sağlayacak yol yapım çalışmaları devam etmekte olup daha önce kazılmış alan kumla doldurulmaya başlanmıştır. Proje aynen uygulandığı takdirde, baraja su toplanmaya başlandığı gün Allianoi tamamen su altında kalacaktır. Yağış rejimi ve bitki örtüsü ile bağlantılı olarak yaklaşık 40-60 yıl arasında ömrü olduğu düşünülen barajın gölet alanında bu süre zarfında alüvyon birikecek. Ve Allianoi yaklaşık 12- 15 m.’lik alüvyon dolgu altında kalacaktır.

_______________________________________________________8

From: GÖKNİL AKDAĞ goknilakdag@hotmail.com
Subject: merhabalar
Date: October 4, 2010 10:14:33 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Merhabalar. Ben 95.1 Özgür Radyo’da, Portakal Yokuşu diye bir program yapıyorum. Daha çok edebiyat ağırlıklı bir program. Bu hafta kendi Adalarımı anlatmak istedim, şiirler ve edebiyatçıların anılarıyla birlikte.
Bostancı-Adalar hatttında artık vapurlar yok. Ağustos’un sonlarıydı, çok şaşrmış, üzülmüştüm. O günden beri Adalılar’ın ya da İstanbul’u ve Adalar’ı seven birilerinden hep bir protesto bekledim, katılmak için. Şimdi bakındım, Adalı bir iki arkadaşa sordum, herkes memnunmuş. İntenette de dişe dokunur bir şey bulamadım. Bu konuda bazı sorularımı cevaplamak, yardımcı olmak isterseniz beni çok mutlu edersiniz.
Sevgiler…
(Portakal Yokuşu, 95.1 Özgür Radyo’da her Perşembe saat 20:00’de)

_______________________________________________________9

From: SEDA ALP
Subject: Ulaşım Hakkımızın Engellenmesi ile İlgili Ortak Girişim
Date: October 4, 2010 12:22:55 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Ulaşım Hakkımızın Engellenmesi ile İlgili Ortak Girişim

Adaların ulaşım sorunu, başta yılın bütün dönemlerinde Adalarda yaşayanlar olmak üzere uzun zamandır Ada halkının gündeminde yer almaktadır. Görülen o ki konuyla ilgili bir çoğumuz yazıp çizmemize rağmen ortak bir inisiyatif geliştirmekte çok da etkili olmadık bugüne kadar.
Hepimiz biliyoruz ki ulaşım, kamusal bir haktır. Yerel yönetimler, her yurttaşın ulaşım hakkından eşit yararlanmasını sağlamak; ücret, konfor, yaygınlık, erişebilirlik, hizmet kalitesi, zamanlama gibi konularda kaliteli hizmet sunmakla yükümlüdür. Bir diğer yükümlülüğü ise güvenli bir yolculuk için gerekli tedbirleri ve sorumlukları almış olmasıdır.
04.10.2010 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne Bilgi Edinme Hakkı yasası kapsamında yukarıdaki konular ve özelleştirme ile ilgili bir soru dilekçesi gönderdim (dilekçeyi aşağıda bulabilirsiniz). Bu ve benzeri konularda Belediye tarafından gönderilecek olan her cevabın başta yargı olmak üzere bir çok alanda kullanacağımız verileri sağlayabileceği düşüncesindeyim.
Sizlere de uygunsa ekteki dilekçeyi Bilgi Edinme Hakkımızı kullanarak üzerinde istenilen değişikler yapılarak İBB’ye iletmeyi ve cevaplarını paylaşmayı öneriyorum. Yukarda bahsedilen konuları hukuksal alana taşıyabilmek ve/veya sivil itaatsizlik eylemleri yapabilmek adına bu tip girişimlerin önemli olduğunu düşünüyorum.
Bu konuda sıkıntısı olan kişiler olarak, şimdiye kadar yapmış olduğumuz girişimleri ve sonuçları paylaşabilir, uygun olan mekanizmaları kullanarak bu konuda ortak adım atmaya başlayabiliriz..
Konuyla ilgili görüş ve düşüncelerimizi olabildiği kadar çabuk paylaşabilmek dileğiyle…
Seda Alp / Burgazada

* * *

Bilgi Edinme Hakkı Yasası Kapsamında

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne gönderilmiş dilekçe örneği:

Konu: Adalar-Kabataş ve Bostancı Ulaşım (Özelleştirme)

1- Adalar-Bostancı hattının Mavi Marmara’ya satıldığı bilinmektedir. Bir kamu görevi olan toplu ulaşım hizmetlerinin özelleştirmesinin hangi gerekçelere ve hangi kanuna dayanarak yapılmıştır.
2- Kabataş-Adalar hattının da bu kapsamda özelleştirilmesi planlanmakta mıdır?
3- Özelleştirme sonrasında sefere konulan (veya konulacak) araçların engelli, yaşlı, hamile, çocuk gibi dezavantajlı kesimin kullanımına uygunluk ve güvenlik kriterlerine bakılmış mıdır? Firma bu kriterleri sağlamakta mıdır?
4- Özelleştirmeyi alan firmaya ait olan iskelelerin engelli, yaşlı, hamile, çocuk gibi dezavantajlı kesimin kullanımına uygunluk ve güvenlik kriterlerine bakılmış mıdır? Firma bu kriterleri sağlamakta mıdır?
5- Ulaşım hizmetlerini yapmakla yükümlü olan firmanın sağladığı hizmetler açısından denetimi kimler tarafından yapılacaktır?
6- Özelleştirme esnasında, firma tarafından düzenlenen (veya düzenlenecek) seferlerin tarifelerinin halkın ihtiyacını karşılayabilecek niteliğe sahip olup olmadığı hangi kriterlere göre yapılmıştır.
7- Özelleştirme sırasında deniz taşıtlarında ne tür eşyaların taşınıp taşınamayacağı ile ilgili bir anlaşma yapıldı mı? Örnek: bisiklet gibi ulaşım araçlarından ek ücret alınması kimin kararıyla ve hangi kanuna dayandırılarak yapılmaktadır.

* * *

İBB Yanıt: “862718” başvuru nolu bilgi formunuz elimize ulaşmıştır. Size en kısa sürede seçtiğiniz iletişim yoluyla bilgi verilecektir. Tarih: 04.10.2010

_______________________________________________________10

From: EMİNE ÇİĞDEM TUGAY
Subject: Adalar-Kabataş ve Bostancı Ulaşım (Özelleştirme)
Date: October 4, 2010 1:15:12 PM GMT+03:00
To: Kadir Topbas baskan@ibb.gov.tr
Cc: adalar.postasi@gmail.com

Kadir Topbaş / İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Saraçhane İstanbul
Tel: 0212 455 14 00-01
Santral: 0212 455 13 00
Faks: 0212 455 27 00
baskan@ibb.gov.tr

Konu: Adalar-Kabataş ve Bostancı Ulaşım (Özelleştirme)

4 Ekim 2010

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na,

1- Adalar-Bostancı hattının Mavi Marmara’ya satıldığı bilinmektedir. Bir kamu görevi olan toplu ulaşım hizmetlerinin özelleştirmesi hangi gerekçelere ve hangi kanuna dayanılarak yapılmıştır?

2- Kabataş-Adalar hattının da bu kapsamda özelleştirilmesi planlanmakta mıdır?

3- Özelleştirme sonrasında sefere konulan (veya konulacak) araçların engelli, yaşlı, hamile, çocuk gibi dezavantajlı kesimin kullanımına uygunluk ve güvenlik kriterlerine bakılmış mıdır? Firma bu kriterleri sağlamakta mıdır?

4- Özelleştirmeyi alan firmaya ait olan iskelelerin engelli, yaşlı, hamile, çocuk gibi dezavantajlı kesimin kullanımına uygunluk ve güvenlik kriterlerine bakılmış mıdır? Firma bu kriterleri sağlamakta mıdır?

5- Ulaşım hizmetlerini yapmakla yükümlü olan firmanın, sağladığı hizmetler açısından denetimi kimler tarafından yapılacaktır?

6- Özelleştirme esnasında firma tarafından düzenlenen (veya düzenlenecek) seferlerin tarifelerinin halkın ihtiyacını karşılayabilecek niteliğe sahip olup olmadığı hangi kriterlere göre yapılmıştır?

7- Özelleştirme sırasında deniz taşıtlarında ne tür eşyaların taşınıp taşınamayacağıyla ilgili bir anlaşma yapıldı mı? Örnek: Bisiklet gibi ulaşım araçlarından ek ücret alınması kimin kararıyla ve hangi kanuna dayandırılarak yapılmaktadır?

Emine Çiğdem Tugay
)O(
Türkoğlu Sokak No:28
Büyükada 34970 İstanbul
emine.cigdem.tugay@gmail.com
http://o-pera-istanbul.blogspot.com

_______________________________________________________11

From: ADALAR POSTASI adalar.postasi@gmail.com
Subject: şimdiye kadar yapmış olduğumuz girişimler ve sonuçları…
Date: October 4, 2010 1:27:11 PM GMT+03:00
To: Seda Alp

Sayın Seda Alp,
Bu minvalde ‘şimdiye kadar yapmış olduğumuz girişimler ve sonuçları’ ekte!
Bir garip ada sahillerinden selam ve sevgilerimle,
ADALAR POSTASI adına
Emine Çiğdem Tugay
)O(

From: Emine Cigdem Tugay
Date: July 26, 2010 9:32:28 AM GMT+03:00
To: Kadir Topbas , Ahmet Paksoy , Binali Yildirim , Hasan Naiboglu
Cc: Salih Keser , Mustafa Farsakoğlu
Bcc: adalarkoruma@adalarkoruma.org
Subject: seyreyleyin hâl-i perîşânımızı… ido’nun adalar-bostancı vapur seferi yerine koyduğu —kayalıklara bindirerek batma tehlikesi geçiren— teknede can yeleği yoktu!…

Seyreyleyin hâl-i perîşânımızı…

İDO’nun Adalar-Bostancı vapur seferi yerine koyduğu —kayalıklara bindirerek batma tehlikesi geçiren— teknede can yeleği yoktu!…

Şehir Hatları Vapurları’nın Kış Tarifesi’ne geçtiği 24.9.2009 Perşembe günü —ilgili tarifede bu minvalde herhangi bir ibare yer almamasına rağmen— vapurların yerine sefere konulan seyir dolayısıyla da yolcularının can güvenliği bulunmayan o uyduruk motorlarla değil emniyetli vapurlarla yolculuk etmek isteyen 1149 Adalı ve de İstanbullu imza vererek ilgisiz ilgililere, sorumsuz sorumlulara sormuştu:

“Lloyd ‘Uluslararası Deniz ve Gemi Kazalarına Karşı Sigorta Zorunluluğu ve Sorumluluğu’ maddeleri kapsamındaki esas kurallara uymayan dolayısıyla da seyir güvenliği bulunmayan motorların, hava muhalefeti ve benzeri nedenlerle kaza yapması durumunda —çoğunda yeterli sayıyı bırakın, can yeleği dahi bulunmamaktadır— sorumluluk kimin olacak ve nasıl tazmin edilecektir?”

El-cevap:

“Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi konforlu [!?] ve güvenli [!?] olup, tüm hava koşullarında seyahat ehliyetine sahip, İDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır…”

ki can yeleğine dahi ihtiyaçları yoktur!

İDO Şehir Hatları Vapurları Yaz Tarifesi (21.6.2010-19.9.2010) uyarınca 23.7.2010 günü Adalar-Bostancı seferini (22:55 Kınalıada-23:10 Burgazada, 23:25 Heybeliada-23:45 Büyükada-00.15 Bostancı) yapan, içinde yaklaşık 200 yolcunun bulunduğu Caner Kaptan-2 isimli tekne 23:45’te Büyükada’dan Bostancı’ya doğru hareket ettikten bir süre sonra kayalıklara bindirip de su almaya başladığında teknede 1 tane dahi can yeleği olmadığı anlaşılmıştır! Alkollü kaptan ve mürettebat kaçmış, saatlerle yaralı ve yolculara gereken müdahale yapılmamıştır!

Seyreyleyin hâl-i perîşânımızı… (Videolar…)

Haberler.com, 24.7.2010
http://www.haberler.com/200-yolcu-olumden-dondu-2162909-haberi

Beyaz Gazete, 24.7.2010
http://www.beyazgazete.com/video/2010/07/24/istanbul-da-korkutan-tekne-kazasi-buguntv.html

Kaygılarımla,

Emine Çiğdem Tugay
)O(

…………………………………….
Emine Çiğdem Tugay
Türkoğlu Sokak No:28
Büyükada 34970 İstanbul
emine.cigdem.tugay@gmail.com
http://o-pera-istanbul.blogspot.com

+

EKLER:

a. 26.9.2010-5.11.2010 tarihli 1149 imzalı “Adalara Mopur Değil Vapur İstiyoruz!” arzuhali…

b. 20.10.2010 tarihli İDO’nun cevabı ve basın açıklaMAsı…

c. “İDO’nun açıklaMA’sında, Adalılar’ın 26.9.2010-5.11.2010 tarihli 1149 imzalı ‘Adalara Mopur Değil Vapur İstiyoruz!’ arzuhalindeki soruların cevabı nerede?” başvurusu…

d. İstanbul Deniz Otobüsleri San. ve Tic. A.Ş.’nin, Adalar ve Bostancı vapur iskelelerine, vapur yerine motorları yanaştırma girişimi karşısında, İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ’nin (İAKTVKD) kanuni ve hukuki girişimleri başlatmak üzere ilgililerden kanuni mesnet teşkil edecek bilgi talepleri… 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na müsteniden İDO ve UKOME’ye ayrı ayrı dilekçe vererek bilgi ve belge talebinde bulunan İAKTVKD’ye bu tarih itibariyle yalnızca İDO A.Ş.’den verilen yegâne ve fakat yanıltıcı, içeriği boş ve istenilen belgelerin olmadığı cevap…

e. Ali Sirmen, “Motor Faciası Olmasın!”, Cumhuriyet (5.11.2009).

f. “Kaptan Çarptı Kaçtı”, Akşam (24.7.2010).

g. 26.7.2010 tarihli seyreyleyin hâl-i perîşânımızı… ido’nun adalar-bostancı vapur seferi yerine koyduğu —kayalıklara bindirerek batma tehlikesi geçiren— teknede can yeleği yoktu!… başlıklı arzuhalimize verilen yanıt!

__________________________________________________________a

From: adalar.postasi@gmail.com
Subject: adalara mopur degil vapur istiyoruz! (1058 imza…)
Date: October 20, 2009 2:50:45 PM EEST
To: baskan@ibb.gov.tr, info@ido.com.tr, binali.yildirim@tbmm.gov.tr, hnaiboglu@denizcilik.gov.tr
Cc: adalar@istanbul.gov.tr, mustafafarsakoglu@adalar.bel.tr

bombardıman!

Kadir Topbaş / İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Saraçhane İstanbul
Tel: 0212 455 14 00-01
Santral: 0212 455 13 00
Faks: 0212 455 27 00
baskan@ibb.gov.tr
http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Baskan/Pages/Iletisim.aspx
+
Ahmet Paksoy / İDO Genel Müdürü
İSTANBUL DENİZ OTOBÜSLERI SANAYİ ve TİCARET A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Kennedy Cad. Yenikapı Hızlı Feribot İskelesi
Eminönü İstanbul
Tel: 0212 455 69 00
Faks: 0212 517 39 58
info@ido.com.tr
+
Binali Yıldırım / Ulaştırma Bakanı
TC ULAŞTIRMA BAKANLIĞI
Hakkı Turayliç Caddesi No:5
Emek Ankara
Tel: 0312 212 44 16-18
Faks: 0312 212 49 30
binali.yildirim@tbmm.gov.tr
+
Hasan Naiboğlu / Denizcilik Müsteşarı
TC DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞI
Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No:128/A
Maltepe Ankara
Tel: 0312 232 38 60 / 2150
Faks: 0312 232 47 70
hnaiboglu@denizcilik.gov.tr

__________________________________

26.9.2009

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı
Sayın KADİR TOPBAŞ,

İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürü
Sayın AHMET PAKSOY,

TC Ulaştırma Bakanı
Sayın BİNALİ YILDIRIM,

TC Denizcilik Müsteşarı
Sayın HASAN NAİBOĞLU,

ADALAR’A
MOPUR DEĞİL
VAPUR İSTİYORUZ!

ADALILAR da İSTANBULLULAR da vapur yerine sefere konulan
can güvenliği olmayan o uyduruk motorlarla yolculuk etmeyecek!

Şehir Hatları Vapurları’nın Kış Tarifesi’ne geçtiği 24.9.2009 Perşembe günü —ilgili tarifede bu minvalde herhangi bir ibare yer almamasına rağmen— vapurlarımızın yerine sefere konulan seyir dolayısıyla da yolcularının can güvenliği bulunmayan o uyduruk motorlarla değil emniyetli vapurlarımızla yolculuk etmek istiyoruz!

İlgisiz ilgililere, sorumsuz sorumlulara soruyoruz:

Her nasılsa T.C. Denizcilik Müsteşarlığı Marmara Bölgesi Müdürlüğü tarafından verilmiş “denize elverişlilik belgesi”yle tescil ve izinleri bulunan ya da bulunduğu söylenen ancak gerçekte Lloyd “Uluslararası Deniz ve Gemi Kazalarına Karşı Sigorta Zorunluluğu ve Sorumluluğu” maddeleri ve SOLAS “Denizde Can ve Mal Güvenliği” kapsamındaki kurallara uymayan dolayısıyla da seyir güvenliği bulunmadığından taşıdığı yolcuların can güvenliğini sorumsuzca tehlikeye atan sözkonusu motorların;

· 24.9.2009 Perşembe günü itibariyle başlayan Şehir Hatları Vapurları’nın Kış Tarifesi’nde —bu minvalde herhangi bir ibare yer almamasına rağmen— Adalar–Bostancı hattında vapurlar yerine sefere konulması, kamuoyunun alenen kandırılması değil midir?

· O günkü gün —ve elbette takip eden günlerde de— tarife uyarınca Heybeliada/Büyükada vapur iskelelerine gelen yolcular, tarifede yer aldığı üzere vapurla 45/30 dakikada Bostancı’ya geçecekleri yerde ancak 55/40 dakikada motorla Bostancı’ya varabildiklerinden; işlerine, okullarına, randevularına geç kalmışlardır. Bu kayıplar nasıl tazmin edilecektir?

· Dahası tarifedeki seferlerin vapurla ve 45/30 dakikada Bostancı’ya varacakları belirtilmişken motorla yapıldığı takdirde 7:10/7:25 Heybeliada/Büyükada-Bostancı seferinin yolcuları biçare 5:45/6:00 seferine yetişebilmek üzere Adalar’ın değişik mevkilerinden kim bilir saat kaçta evlerinden çıkmak zorunda kalarak türlü hava muhalefetinde sabahın kör karanlığında iskeleye koşturacaklardır? Yaklaşık bir hesapla ortalama 4:00/4:30’da uyanmak da haliyle öğrenciler için mümkün ve verimli olmayacağından meydana gelecek çözümsüzlüğe, müsebbihi İDO nasıl bir çözüm üretmeyi düşünmektedir? Ailelerin biçare Adalar’dan taşınmasına dahi neden olan/olacak böylesi bir mağduriyet İDO tarafından nasıl tazmin edilecektir?

· Lloyd “Uluslararası Deniz ve Gemi Kazalarına Karşı Sigorta Zorunluluğu ve Sorumluluğu” maddeleri kapsamındaki esas kurallara uymayan dolayısıyla da seyir güvenliği bulunmayan motorların, hava muhalefeti ve benzeri nedenlerle kaza yapması durumunda —çoğunda yeterli sayıyı bırakın, can yeleği dahi bulunmamaktadır— sorumluluk kimin olacak ve nasıl tazmin edilecektir?

· Vapurlarin dahi sefere çıkamadığı hava ve deniz muhalefetinde motorların para için her türlü riski alarak ve yolcusunu da riske atarak sefer düzenlemelerine izin verilmesi ya da engel olunmaması İDO’nun denetim ve sorumluluğunda mıdır? 8 Nisan 2007 tarihinde Boğaz trafiğinin sis nedeniyle trafiğe kapanmış olmasına rağmen Eminönü-Üsküdar arasında yolcu taşımaya devam eden İDO’ya bağlı TURYOL bünyesinde çalışan “Urfalı Cemal” adlı motorun Boğaz’dan transit geçiş yapan “Adil Kaptan” adlı kum kosterine çarparak kaza yapmasının ve dahası motorda yeterli can yeleğinin olmayışının nelere mal olduğu (1 ölü, 47 yaralı) ne çabuk unutulmuştur!

· İskeleye ancak burundan yanaşabilen, üst kata çıkan merdivenleri son derece dik olan motorlara inip binmek zaten son derece güç olmakla birlikte olası bir kazanın sorumluluğunu hangi kişi/kurum alabilecek? Can kaybına dahi neden olabilecek zarar nasıl tazmin edilecektir?

· Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşlar vapurlara inip binebilirlerken vapur yerine sefere konulan bu motorlara binemeyeceklerdir. “Kamu yararına eşit hizmet” böyle mi olur?

· Az sayıda yolcu alabilen motorların kapalı salonlarına Adalar yolcusu sığmamakta biçare üst kattaki açık alanda oturmak mecburiyetinde kalınmaktadır. Peki kışın ne olacak? Karda kışta motorun üst katında zatürree mi olacağız? Hastalanan Adalılar’ın sağlık masraflarını İDO Genel Müdürlüğü mü verecek? Bu mağduriyet nasıl tazmin edilecektir?

· Motorların oturma yerleri dar, tuvaletleri küçük ve yeterli değildir. Adalılar ve tüm İstanbullular attan inip eşeğe binmek misalinde üstelik de bu çağda neden böylesine ilkel ve uyduruk ulaşım araçlarına mahkum edilmektedir?

· Motorları kullanan “kaptan”ların yetersizliği ve acemiliği, hatta bazen neredeyse 18 yaşından küçüklerin eline bırakılması İDO’nun denetim ve sorumluluğunda mıdır?

· Kaptan köşkünde disko müziginin sonuna kadar açılarak yolculara rahatsızlık vermek suretiyle laubali ve sorumsuz bir şekilde yolculuk yapılması da İDO’nun denetim ve sorumluluğunda mıdır?

· Vapurlarda BELTUR tarafından işletilmekte olan büfelere kıyasla motorların büfeleri son derece pahalıdır. Neden ve asıl ne hakla?

· Her ne kadar belli bir standardı yoksa da motorların yolcuları adeta serseme çeviren motorlarının asgarî ve azamî desibeli kaçtır? Bu sesin insan sağlığı üzerindeki etkisi nedir?

· Yan ve arka egzozlarından özellikle de iskeleye yanaşıp kalkarken çıkan dumanın içeriği ve insan-çevre sağlığı üzerindeki etkisi nedir?

· Az sayıda yolcu alabilen dolayısıyla çok sayıda sefer yapılmasını gerektiren haliyle manasız bir deniz trafiğine ve israfa neden olan motorları vapurlar yerine sefere koyan İDO’nun yalnızca kendi kese/kasasını gözetirken “kamu yararı”nı hiçe saymaya hakkı var mıdır?

· Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nden “kamu yararına hizmet vermek” şartıyla vapurları devralmış olan İDO’nun: “Yapılan saha araştırmalarının ve anketlerin, potansiyel yolcu sayılarının, çalışan hatların günlük, aylık, yıllık yolcu ve araç sayılarındaki değişimlerin takip edilerek incelenmesi sonucu; yolcu sayısındaki değişimler azalma eğiliminde olduğundan, gerekli düzenlemelerin yapılması ve seferlerin vapur yerine motorlarla yapılması kararı,” minvalindeki mesnedsiz ve dahasi usulsüz türlü zirvayı beyan etmeye usulen/hukuken hakkı var mıdır?

· Kışın Adalar’da her ne demekse “yoğunluk” olmadığı bahanesiyle vapurlar yerine motorları sefere koyan İDO’nun “yoğunluk”tan kastı nedir? İGDAŞ yeterli nüfus olmadığı için mi Adalar’a doğal gazı getirmiştir? Adalar’da “yoğunluk” bu kış mı azalmıştır? Yoksa geçen senelerde gereği gibi ihtiyaca yönelik olarak tasarlamadığınız vapur seferleri arasına kasten koyduğunuz motor seferleri mi vapur yolcusunu çalarak sayısını azmış gibi göstermiştir? Bu haksız ve manasız rekabet değil midir?

· TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 31.3.1984 tarihli 2234 numaralı kararı uyarınca “Doğal ve Kentsel SİT Alanı Bütünü” ilan edilmiş olan İstanbul Adaları’nda, “görüntü” ve “gürültü” kirliliği nedeniyle her iki SİT kapsamına da aykırı olan motorların sefere konulması gayri kanunî değil midir?

· 1840’lardan beri vapurlarla ulaşımın sağlandığı Adalar’a 2000’lerde vapur yerine uyduruk motor seferleri koymanız, son yerel seçimlerde oylarımızı niçin hakketmediğinizi bir kez daha ayan beyan ortaya koymaktadır!

Yukarıdaki sorularımızın her birine —bugüne değin benzer başvurularımıza vermiş olduğunuz baştansavma basmakalıp uyduruk açıklamalar yerine— hak hukuka dayanan, bilimsel ve gerçek cevaplar vermenizi;

Adalar-Bostancı-Kartal arası da dahil olmak üzere İstanbul Boğazı’nda çesitli hatlarda İDO ve Denizcilik Müsteşarlığı denetiminde işletilen, “yüzerkondu” motorların tümüyle seferden alınarak şehir hatları vapurlarıyla ulaşımın sağlanması için gereğinin gereği gibi yapılmasını;

Ayrıca sözkonusu motorların arasında Lloyd “Uluslararası Deniz ve Gemi Kazalarına Karşı Sigorta Zorunlulugu ve Sorumluluğu” maddeleri ve SOLAS “Denizde Can ve Mal Güvenliği” kapsamındaki esas kurallara ŞAYET UYGUN OLANLAR VARSA, bunların bir listesinin açıklanmasını ve de her türlü hukukî hakkımız saklı kalmak koşuluyla gelişmeler hakkında tarafımıza ivedilikle bilgi verilmesini arz ederiz.

Kaygılarımızla,

ADALAR POSTASI
adalar.postasi@gmail.com
htpp://adalar-postasi-guncel.blogspot.com

Emine Çiğdem Tugay, Handan Altıneller, Şirin Ünal Kahraman, İpek Yağal Gül, A. Armağan Portakal, Davut Berker, Tuba İlkmen Şenay, Pınar Örtel, Yaşar Özürküt, Recep Yarlığan, Yasemin Baran, Tugay Kartal, Arif Pırnal, Begüm Yavuz, Fethi Okyar, Selda Arkan, Pınar Turhan, Ayşe Çağlar (Prof. Dr.), Birsen Sezgün, Sasa Vasiliadiz, Selah Özakın, Aris Kyriazis, Pınar Satıoğlu, Hakan Satıoğlu, Arif Çağlar (Dr.), Gökhan Akçura, Oya Koca, Orhan Bursalı, Sara Beşkardeş, M. Cemal Beşkardeş, Ali Fuat Beşkardeş, Ahmet Can Beşkardeş, Zehra Taşman, Fatma Samiye Beşkardeş, Selma Kurdakul, Cem Ertekin, Ömer Faruk Beşkardeş, İzzet Beşkardeş, Fatma Artunkal, Mercan Bursalı, Meryem Bursalı, Nisan Özdoğan, Seza Artunkal, Akgül Baylav, Cahit Baylav, Ayşe Bilgin, Ali Bilgin, Kerem Khan, Uğraş Salman, Mehmet Selim Tugay, Canan Alioğlu, Engin Damcı, Nesrin Yazıcı, Mehmet Onaner, Muharrem Demir, İsmail Serdar Demir, Alper Dizdar, Ender Eren, Ersin Güneralp, Seda Zobaroğlu, F. Nur Çakmak, M. Berken Çakmak, Musa Çakmak, Nesimi Büyükbabani (Prof. Dr.), Melek Kızıldağ, Arif Kızıldağ, Aziz Kızıldağ, Keklik Kızıldağ, Deniz Kızıldağ, Derya Kızıldağ, Çağlar Kızıldağ, Menteş Azuz, İlkay Kurdak, Istatis Arvanitis, Kenan Yüksel, Sibel Yüksel, Sinan Yüksel, Aykut Yüksel, Gamze Yüksel, Gülsevil Tüzün, Işık Meriç, Kaya Onur, Gönül Kurtkan, Kuten Kurtkan, Alanur Kurtkan, Altuğ Kurtkan, Sezin Kurtkan, Feride Özmat, Mustafa Özmat, İsmail Özsürücü, Nevin Özsürücü, İrem Özsürücü, Berkay Özsürücü, Nirva Özsürücü, Vildan Kaçar, Mete Kaçar, Ayşe Şive, Baturer, Avni Baturer, Burcu Özgültekin, Doğan Özgültekin, Deniz Özgültekin, Ayda Arel (Prof. Dr.), Selçuk Gül, Şebnem Aksan (Prof. Dr.), Nevin Arpaçay, İsmail Baysal, Sema Baysal, Gökhan Baysal, Ataol Behramoğlu, Hülya Behramoğlu, Barış Behramoğlu, Eren Sagay, Bingül Durbaş, Füsun Başer, Ron Rose, Emma Rose, Kerim Rose, Tiraje Dikmen, Dilek Zaptçıoğlu, Jurgen Gottschlich, Nilgün Cerrahoğlu, Ali Şenalp, Esen Çamurdan, Mine Baysan, Celâl Karaca, Ahmet Tanrıverdi, Hüsnü Fikri Karaman, Nurettin Karaman, S. Ufuk Tatlı, Nazaret Gezer, Mircan Göçer, Nuran Çelik, Levon Çelik, Uğur Ademoğlu, Harun Keşiş, Mustafa Altıneller, Can Altıneller, Cem Altıneller, Stelki Triyandafilidis, Ömer Faruk Şenay, Yurdanur İlkmen, Oğuz Argon, Eda Yurdakul, Nur Kızıltuğ, Celâl Kızıltuğ, Esra Kızıltuğ, Selçuk Kızıltuğ, Dilek İçinsel, Nezih Bayraktar, Ayşegül Bayraktar, Damla Bayraktar, Asuman Demir, Serap Güre Şenalp, İrini Notis, Diamandis İliadis, Uğurhan Öksüm, Efe Rıfat Öksüm, Umut Deniz Öksüm, İnciser Sayın, Emine Tosun, Zeynep Kalender, Serap Erdem, Hülya Balkay, Necdet Balkay, Bülent Baviker, Metin Karadağ, Rabia Gürol, Ayşegül Beton, Filiz Tokcan, Ceylan Yüceoral, Işık Yüceoral, Selen Tokcan, Sema Miller Çamurdan, Kâmil Masaracı, Yeşim Bayrak, Elif Acar, Hakan Senemoğlu, Semiha Baltacı, Baki Nedim Baltacı, Rezan Peya Gökçen, Tülay Çellek, Erendiz Özbayoğlu (Prof. Dr.), Sakine Fındık, Neşe Kıldacı, Murat Özen, Kâzım Şakar, Mustafa Gök, Mustafa Erol Yazman, Mustafa Araç, Ramazan Özen, Osman Yürük, Turgay Şakar, Zeynel Çelik, Ender Özbey, Yako Nigri, Melih Ürkmez, Ömer Ürkmez, Hacer Ürkmez, Hakkı Gezgin, Lütffiye Gezgin, Ali Murat Gezgin, Mahmut Bağrıyanık, Osman Yazıcı, Erol Çelik, İbrahim İşleyen, Sandy Ongan, Gülçin Delice, Satı Kıbıç, Cemal Uluca, Halil Özen, Şaban Güney, Ümit Ünal, Kemal Şakar, Hüseyin Çelik, Perihan Şakar, Leyla Demirkol, Derviş Güler, Galip Uçan, Salih Kuru, Musa Kâzım Biçer, Erkan Araç, Erol Kösciler, Hasan Kösciler, Gencay Ünal, Ali Tunç Şenbir, Mustafa Kerşit, Yücel Yıldırım, İsmail Gül, Murat Akdemir, Bayram Kaya, Osman Özen, M.Ali Vural, Hüseyin Aydın, Nazmi Arslan, Kadir Duman, Funda Gök, Necmettin Yödem, Cafer Şakar, Ruhser Şakar, Neslihan Şakar, Fatma Şakar, Rahime Aydın, İrem Aydın, Gülabi Şakar, Kemal Şakar, Leyla Şakar, İbrahim Yazganoğlu, Tuğrul Akoğlu, Sabri Poyraz, Hayrettin Kızılkaya, Celal Arpa, Tanla Özer, Selma Kösoğlu, Mahmut Öztürk, Seta Sahakyan, Fatma Ekşi, Gülsun Gürol, Ferhat Pehlivan, Filiz Altınbaş Yılmaz, Güney Kurdak, Deniz Kurdak, Mehmet Gözgücü, Ferda Erdinç, Hande Solakoğlu, Buket Uzuner, Murat Adalı, Süleyman F. Başaka, Sara Bahar, Nalan Cezer, Zübeyde Duran Dizdar, Feryâl Orhon Basık (Prof. Dr.), Celâlettin Basık, Birge Elif Basık, Makbule Orhon, Eşref Tümer, Adnan Mete, Can Öroğlu, Semra Öroğlu, Kıvanç Öroğlu, Güvenç Öroğlu, Dimitri Koçias (Taki), Nilgün Karsan, Başar İsmail Çetinelli, Kemal Çetinelli, Hüseyin Ateş, Kadir Çınar, Yusuf Çetin, Hüseyin Ünal, Kemal Satık, Müslüm Işık, Hüseyin Demir, Bayram Çiftçi, Yakup Şahin, Ekrem Hacı, M. Nuri Şahin, Hasan Işık, Rafel Çalışkan, Ahmet Emre, Sıracettin Şahin, Selahattin Altundağ, Turan Gürsözlü, Doğukan Kaynak, Hakan Gürsözlü, Kutbettin Atayan, Dursun Çelik, Turgay Çelik, Emrah Dursun, Zafer Aslan, Salih Çiçek, İsmail Hallaçoğlu, Nazmi Yüncü, Burhan Çiçek, İlyas Tetik, Siyami Tekin, Adem Söylemez, Rıza Girginer, Nedim Camer, Yavuz Üstünel, Aziz Tomar, Suat Kirpik, Özkan Çolak, Recep Altunbaş, Mura Çevik, Selahattin Şahin, Recep Şahin, Herekel Tokatlı, Alaaddin Karsan, Ersoy Tümay, Mustafa Atılgan, Nihat Atılgan, Murat Atılgan, Erdoğan Demir, Kâmil Dala, Göltan Getek, Kemal Kumlutepe, Kemal Şahin, Akın İdigül, Fikret Gedik, Salih Yakut, Mustafa Çalışkan, Engin Vay, Ayşe Yıldırım, Birsen Gürdağ, Esma Çetin, Münire Kocatepe, Veysel Öner, Rabia Sezer, Tuncay Duman, Atakan Söğüt, Tekin Söğüt, Süleyman Söğüt, Cafer Distas, Rüstem Kaya, Melahat Koç, Sertaç Dokuzer, Nureser Koç, Şaheser Özbalçık, Taceser Ergül, Şaziment Çolak, Fatma Küçüker, Burhan Yalçınçıray, Fikriye Akkemik, Mücella Ceylan, Mehmet Ceylan, Gönül Coşkuner, Remziye Çiftçi, Veli Çiftçi, İlker Çiftçi, İzzet Özacar, Güler Sarıgül, Ergün Sarıgül, Mustafa Güncan, Halil Çelen, Necdet Simdim, Hürriyet Yılmaz, Fevzi Miletli, Deniz Vaylayan, Meliha Barışkan, İsmail Yıldemir, Mustafa Gültekin, Eyüp Gültekin, Sevim Oğuz, Aysel Yazgu, Ruhugül Yaşar, Esra Tokmak, Hakan Zeyrek, Ayşe Tokmak, Nebahat Erdoğan, Sofia Koredis, Kamil Ceylan, Mualla Ceylan, Emine Miletli, Sabahat Bilensoy, Ender Varlık, Emine Kanbur, Nermin Yılmaz, Nilgün Koçtaş, Aynur Koçtaş, Aynur Bostan, İrem Erman, Aysel Sözer, Sami Başat, Kadir Dönmez, Gül Ersan, Nezmi Başbozkent, Ali İçin, Gürel Çoban, Zuhal Çetin, Vural Bereket, Eşref Arlı, Ayla Dönmez, Seyfetullah Taş, Kutbettin Taş, Murat Güneş, Yusuf Öztürk, Sema Damcı, Nefise Kayar, Güven Önen, Celal Önen, Fehime Merttürk, Günaydın Merttürk, Behçet Merttürk, A. Nazif Aydın, Sevgi Kunal, Habibe Terzi, Cesim Karasu, Turan Karasu, Serekan Erol, Serdar Karasu, Feyyaz Karasu, Rafet Karasu, Fırat Karasu, Erdal Karasu, Yusuf Öztürk, M. Emin Taş, Mehmet Taş, Abdülbaki Taş, Şefik Taş, Veysel Karasu, Ferman Aksu, Taner Erol, Mert Pala, Yavuz Çelik, Fadime Himmet, Hatice Özacar, Kadriye Sevin, Ünal Çelik, Tolga Itmeç, Yasemin Itmeç, Nevriye Yıldırım, Işıl Türk, Ayşe Eryaz, Bülent Er, Lale Göral, Asiye Özkan, Gönül Atak, Aydın Senbir, Cihan Talay, Esin Özbay, Kâzım Önel, Sercan Önel, Güler Dilmaç, Nurcan Arız, Yaşar Turan, Haşim İnatlı, Nurcan Karadağ, Şerife Can, Fesih Zencir, Atilla Kılıç, İsmet Sert, Ayten Atılım, Mustafa Levent, Kamil Orhan Güngör, Kezban Avşar, Cihat Yılmaz, Selami Vural, Yaşar Öner, Doğan Önder, Osman Levent, Davut Yıldırım, Ramazan Gencer, Haskız Albayrak, Fatma Başçılar, Burhan Deniz, Fidan Bozkırt, Turan Pala, Hava Özkaradeniz, Emin Özkaradeniz, Kemal Anaç, Celâl Anaç, Aysel Ay, Sinan Karasu, Safiye Çelik, Çetin Evdiz, Yaşar Türkmen, Fethi Yeşil, Ayşe Boz, Oya Özdemir, Neslişah Demirel, Akın Demirel, Kahraman Özdemir, Alaaddin Merttürk, Reyhan Merttürk, Ayşe Yanık, Hamide Günay, Fatma Şen, Tahsin Karataş, Gülçiçek Taşdemir, Aysun Duman, Büride Kayhan, Yuana Tukatlı, Nermin Ateş, Şevket Gülyar, Güzide Sarıbayraktar, Öznur Özana, Emine Mete, Sonay Balcılar, Fidaye Balcılar, Leyla Dönmez, Cemile Atalay, Hülya Kazancı, Murat Arlı, Vahdettin Zeren, Y. Aykut Çalık, Mukaddes Çalık, Erhan Bayram, Metin Bayram, Erdal Özkaynak, Mevlût Erdoğan, Ahmet Ünsal, Zehra Gürçay, Sebahattin Saraman, Tahsin Atılgan, Abdullah Atılgan, Abdullah Tuğlu, Hüseyin Tuğlu, Hamdi Güreş, Ansude Baytaş, Erol Baytaş, Pelin Baytaş, Tekin Zencir, Kalender Öney, Döne Türk, Seran Kahvecioğlu, Saliha Öcal, Gülsüm Emzikli, Ayla Karsan, Cemalettin Pelit, Serdar Özlük, Feyyaz Karasu, Mustafa Kaymaz, Yaşar Turgut Alp, Vilma Agopyan, Gülsüm Ok, Mine Kuşadalı, Fatma Yeğiner, Fatma Turna, Nebahat Çelik, Azmi Demir, Sevgi Altın, Emine Yılmaz, Murat Yılmaz, Zübeyde Balcı, Bahar Honet, Emine Akgün, İsmail Balcı, Kezban Koçyiğit, Gökhan Kaplan, Bekir Peker, Okan Aydın,Gunnar Köhne, Adnan Fındık, Deniz Fındık, İlyas Güler, Fatma Güler, Rıza Güler, Nilgün Güler, Seçkin Güler, Abidin Güler, Dawn Güler, Evrim Güler, Elyana Emilya Güler, Özlen Tümer (Dr.), Kubilay Beyhan, Reyhan Oksay, Zeynep Alemdar, Murat Tandoğan,Gonca Baviker, Ersin Saran, Tanya Özkan Saran, Bakır Yeğenoğlu, Gülhan Çakır, Hasan Yazıcı, Nejat Kâmil, Cemal Şakar, Mithat İlikçi, Berç Yazmacıyan, Ömür Güner, Mine Levent, Döndü Şener, Muhammet Tanık, Şeküre Çelen, Bircan Çelen, Cenan Kılınç, İsmail Tanrıverdi, Aynur Tanrıverdi, Azra Tanrıverdi, Fevzi Yorulmaz, Sevim Yorulmaz, Cenk Yorulmaz, Ayşın Baykan, Melda Çift, Aymelek Erdemir, Nursevil Özel, Aget Gülçiçek, Necla Kıncı, Altan Kılınç, Ramazan Temel, Eldebran Akünal, Ayten Sabis, Şeyma Dal, Şule Halatçı, Meral Ataç, Avni Kurtuldu, Selen Koca, Cüneyt Kurtuldu, Yeşim Ortaç, Zeynep Külek, Eser Ertuğrul, İhsan Şimşek, Peker Seyhan, Mithat Seyhan, Melahat Bayraktar, Tülin Halit, Habibe Çaşkurlu, Uğur Çaşkurlu, Ümit Tekin Önsal, Melike Önsal, Özlem Özvarış, Nesimi Özvarış, Recep Demirak, Selvinaz Demirak, Heylin Seyhan Sezginsoy, Yeşim Garip, Fadıl Teper, Nevhide Teper, Vildan Hanım, Beki Molho, Refail Molho, Sara Molho, Coya Motola, Moiz Motola, Natan Fermon, Diana Motola, Adel Katz, İshak Katz, Sima Molho, Burçak Demirok, Gülsen Bakiler, Ezel Garip, Kubilay Ertuğrul, Füsun Güneygül, Zuhal Kalender, M. Onur Emral, Serdal Yaşar, Kâmil Şahin, Muhammet Ali Çeniz, Galip Uçan, Sadık İmamoğlu, Hadiye Adakan, M. Emin Kelen, Turgay Önal, Yorgo Yorgiyadis, Saadet Öztürk, Serdar Coşar, Fatma Coşar, Hera Avedian, Tahsin Çiftçi, Selahattin Orhan, Kâmil Akın, Fehmi Akkaya, Arzu Savatlı, Hasan Savatlı, Tuğba Aküzüm, İsmail Aküzüm, Rahime Aydın, Şaban Tanık, Selçuk Toşdu, Fanayoti Nikolaidas, Batuhan Tanık, Şeyma Baharoğlu, Alin Uzman, Halim Güngör, Semra Has Çırpıcı, Arif Bozuçurum, Tuğçe Karsan, Tahsin Çiftçi, Ergün Sarıgül, Güler Sarıgül, Gülsen Aydemir, Gürsel Kaya, Abdullah Yıldırım, Yakup Sevinç, Salvo Bener, İris Kürkçübaşı, Erdoğan Güneş, Serhat Yüksel, Banu Yıldız, Neamo Kanitler, Armen Alacef, Özgür Bozkurt, Alman Bahar, Aslan Şirin, Duygu Çakır, Nazlı Denli, Tiginçe Oktar (Prof. Dr.), Taylan Karaduman, Hayati Önel, İlyas Yıldırım, Engin Paşa, Bereo Kuyumcu, Maria Maltezos, Lena Shulte, Mihal Manara, Noula Manara, Yasemin Yılmaz, Kâmil Yılmaz, Stelyo Karayani, Nursu Dönmez, Hatice Karakaş, Mikail Paşa, Serdar Köşker, Edibe Köşker, İlyas Yirmi, İspir Carcar, Simon Köşker, Ayfer Köşker, Erol Günay, Ferda Ertürk, Hamdi Çelik, Bülent Albayrak, Berker Albayrak, Reyhan Albayrak, Sabri Ertekin, İsmail Yıldırım, Sara Köşker, Mihail Köşker, Sultan Dilmaç, Fatma Dilmaç, Orhan Dilmaç, Fetma Dilmaç, Duygu Sütçü Girit, Olgaç Sütçü, Nafiye Dilmaç, Ramazan Dilmaç, Deniz Koç, Ozan Dilmaç, Okan Dilmaç, Sasi Nikolaidis, Yani Nikolaidis, Sotiriya Papadoplus, Mariya Coli, Naciye Dilmaç, Mariya Paşa, Hülya Yirmi, Ayşe İmil, Sotici Hacıyanakos, Kostandi Talyaduro, Vasil Lemopulo, Kâmuran Yalınca, Andın Lauter, Leman Taşkın, Güldane Milas, Rika Pandelara, Elçin Durmuş, Ayhan Aktaş, Suyun Tülbençi, Paulos Pandelara, Enzi Durmuş, Efe Durmuş, Aygin Güraslan, Emre Kayıkçı, S. Selen Sağlam, Özdemir Feyizoğlu, Zeynep Güzeldoğu, Ulaş Güzeldoğu, Talin Etyemez, Manuk Etyemez, Serda Etyemez, Fatoş Kendir, Janet Bilmen, Raffi Etyemez, Arman Etyemez, Zabel Etyemez, Tunç Öner, Ari Etyemez, Natali Etyemez, Ayk Etyemez, Annik Ableoğlu, Pier Ableoğlu, Ender Merter, Işıl Merter, Tankut Merter, Gökcin Merter, Handan Yalvaç Kaplan, Sofi Mitarakis, Özlem Kırval, Latif Sönme, Erol Günay, Sabih Gürce, Vasil Stavrapulo, Mümtaz Lumioscu, Gökalp Demir, Serdar Acı, Asalettin Ayrancı, Yalım Eralp, A. Nail Eti, Handan Eliz, Kemal Eliz, Hikmet Eliz, Hayrunisa Eliz, Selma Eliz, Kutsal Eliz, Eser Eliz, Ebru İnanç, Gültekin İnanç, Gülseren İnanç, Şeniz Demir, Doğan Demir, Derya Coşgun, Eda Altın, Elena Karadeniz, İdil Yanar, Gökhan Yanar, Ali Murat Gergin, Özen Çeliktemel, Ayten Ateş, Gül Malkoç, Hanna Yumurta, Nermin Çeliktemel, Mehmet Çeliktemel, Hızır Balcı, Ferzan Yıldırım, Melike Cerit, Efterya Yalmacı, Muharrem Yıldız, Celâl Karagül, Şeref İpekçi, Mustafa Savaş, İbrahim Çelgin, Recep Özen, Ayhan Arlı, Faruk Erişgin, Mehmet Şinik Elmas, Sedat Elmas, Beki Kalaoza, Eliya Levi, Amarya Levi, Ceni Benbase, Lara Pilavzade, Fatoş Sedetmen, Maria Cassa, Muzaffer Sedetmen, Şaduman Ünver, Efsane Celayi, Mehmet Makin Durak, Şeyma Eliz, İbrahim Hakkı İsaoğlu, Derya Mermertaş, Ebru Özen, Özlem Dalkılıç, Behçet Özen, Fikriye Öcal, Hakkı Kapan, Betül Keçeci, Esra Kılıç, Ezgi Yıldırım, Murat Ay, Halis Yılmaz, Ali Haliloğlu, Derya Cengiz, Mustafa Kerşit, Fatih Kelen, Özhan Özgün, Ayşegül Kakaliçoğlu, Kadir Ağbaba, Rıza Gülkanat, Osman Kad, Hayrettin Kızılkaya, Şeref Taş, Memet Demir, Gonca Elmas, Nermin Ayder, Ekrem Ayder, Özgü Ayder, Ali Özdemirler, Ahmet Şekerci, Bahar Cengiz, Zeynep Cavıldak, Suna Bıçakçıoğlu, Tülin Yazgan, Dilek Derman, Gönül Coşkuner, Ayhan Culum, Koray Kakaliçoğlu, Selahattin Koç, Can Kaplan, Orkun Tanrıkulu, Atilla Becan, Canan Kaplan, Zafer Acar, Ulviye Koç, Mustafa Koç, Mustafa Türkoğlu, Nebahat Kakaliçoğlu, Pınar Eliz, Hayrünnisa Eliz, Kutsal Eliz, Cavit Ülkü, Kemal Cebeci, Hüseyin Aksoy, Kenan Karakaş, Bülent Demirörs, Ayşe Bilgiç, Ahmet Hasip Bilgiç, Bahar Bilgiç, Dilara Eliz, İsaret Sura, Hasan Kafagil, Mehmet Tuhsol, Sallahi Aslan, Cemal Adnan Ginçay, Affan Ginçay, Hakan Kuru, Ahmet Sokullu, Kuzey Zobu, Musa Sarıgül, Toğyan Akdağ, Emel Akdağ, Murat Atay, Ergin Özdemir, Sadık Doğan, Yılmaz Akbulut, Gönül Dinler, Cabbar Doğan, Turgut Erdoğan, Gönül Serin, Abdullah Kalın, Gözde Acır, Mehmet Serin, Kevser Kocabaş, Hamza Şahin, Ebru Şahin, Muhittin Yıldırım, Bedriye Yıldırım, Bülent Atmaca, Tanay Garip, Nafi Haleva, Sevgi İmam, Songül Arcı, Tayfun Dinler, Bülent Akpolat, Mehmet Okumuş, Ahmet Okumuş, Hatice Özacar, Rıza Gülban, Orkun Tünay, Ayhan Karadeniz, Nebahat Karadeniz, Murat Serin, Sebahattin Koç, Soner Kurtses, Şevket Kahraman, Volkan Kaya, Sinan Özer, Yıldırım Koca, Firdes Barış, Ayla Erdik, Apti Erdik, Senem Şimşek, Emrah Şimşek, Renan Bilek, Manolya Bilek, Hakan Çelen, Azmi C. Kaynak, Selin Acar, Oya Özdemir, Hüseyin Çetin, Mehmet Erdik, Gülnaz Uzunyol, Ziya Ünver, Ali Akpolat, Makbule Armağan, Güzel Aydın, Hülya Akpolat, Melek Akpolat, Erdinç Tanrıverdi, Erten Yıldırım, Duygu Armağan, Menekşe Kiraz, İsmail Sarıkaya, Mehmet Şin, Nur Çelik, Ali Özdemirler, İffet Özdemirler, Veysel Almaz, Metin Akgün, Hatice Tokdemir, Gizem Tokdemir, Seda Bakır, Umut Varış, Zeynel Karakuş, Orhan Odabaşı, Roberto Calich, Didem Edman, Ali Erol, Neriman Erduman, Memduha Kuban, Sezai Yavuz, Enif Yavuz, Nurcan Aslan, Şerife Özdemir, İlgün Boran, Necle Çelikbaş, Ümit Çelikbaş, Banu Akçaoğlu, Hasan Selışık, Nazife Kırımlıoğlu, Babür Kırımlıoğlu, Can Kırımlıoğlu, Fatma Safvet Özdil, Pakize Kemik, Nino Varon, Harika Tiniş, Füsun Çelikbilek, Sabiha Çelikbilek, Ferşan Başaka, Süleyman Başaka, Orçun Başaka, Gül Tündoğan, Şenol Dilmaç, Volkan Dilmaç, Nusret Uzunyurt, Emel Dilmaç, Ayşe Söbütay, Emine Demirkaya, Ali Yüksel Meriç, Ülkü Özer, Ahkar Zapetan, Kiper Pehlivanzade, Demet Kavala, Murat Kavala, Enes Gülce, Mehmet Tertipli, Pırıl Şenyurt, Yeşim Mumcuoğlu, Esra Uğursay, Banu Şilte, Kadir Demircan, Meryem Yankol, Mehmet Altan Kaya, Burak Akpınar, Seçil Yavuz Akpınar, E. Arzu Akmeriç, Özgür Varlı, Levent Kılıç, Erhan Keseli, Levent Bulusan, Abdülbasit Gülsen, Burak Özgen, Ahmet Yılmaz, Pınar Can Kaya, Mihriban Karu, Duygu Atayurt, Sarp Aykut, Nahit Karslı, Tan Uras, H. Sevgi Özgen, Altan Özgen, Burcu Özgen, H. Cahit İlkmen, Bedriye İlkmen, M. Emin İlkmen, Şebnem İlkmen, Nisan İlkmen, Ahmet İlkmen, Suzan McClusky İlkmen, Erhan İlkmen, Yasemin Sohtorik İlkmen, Mustafa Mestanlar, Fikriye Mestanlar, Mehmet Mestanlar, Ömür Mestanlar, Mustafa Gevrek, Ayşe Gevrek, Yasemin Sönmez, Rozi Asa, Metin Berk (Dr.), Osman Bahadır, Zafer Ataylan, Nuran Ataylan, Utku Ataylan, Ezgi Ataylan, Ebru Şendoğan, Ayten Sendoğan, Ayfer Yavi, Erkal Yavi, Melis Akıllı, Sezen Çavdar, Kerem Çavdar, Nurşen Dönmez, İlgi Adalan, Şebnem Pekcan, Murat Pekcan, Nilgün Gömüç, Adnan Göker, Vedia Göker, Levent Göker, Cihangir Dönmez, Benkitül Dönmez, Altuğ Dönmez, Deniz Dönmez, Erhan Öztürk, Saadet Büyükengiz, Server Güzey, Arzu Kılıçöz, Altan Hüseyin, Betül Karaca, Ece Karaca, İ. Cem Yenigül, Fatma Subaşı, Aleksandra İliadis, Meryem Koray (Prof. Dr.), Hatice Yavuz, Gürol Kaymak, Özgür Kaymak, Olcay Başeğmez, Nursel Gülenaz, Deniz Kandiyoti (Prof. Dr.), Angela Berzeg, Şener Akdemir, … (5 Kasım 2009 Çarşamba günü 19:09 itibariyle toplanan 1149 imza…)

__________________________________________________________b

From: SSair@ido.com.tr
Subject: İDO Bilgi
Date: October 20, 2009 2:58:15 PM GMT+03:00
To: ADALAR POSTASI

Sayın Yolcumuz,

Öncelikle düşüncelerinizi bizimle paylaşarak sizlere sunduğumuz hizmetin iyileştirilmesine katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederiz.

Şikayetlere konu olan motorlar Türk Lloyd’unun belirlemiş olduğu standartlara göre üretilmekte ve aynı şekilde SOLAS kurallarına uygunluğu da Liman Başkanlığı tarafından denetlenmektedir. Bu denetimden geçemeyen motorlar sefere çıkamamaktadır. Ancak söz konusu motorlar yıllardır İstanbul halkına hizmet vermekte ve Sarıyer – Boğaz, Eyüp – Üsküdar, Beşiktaş – Üsküdar, Kadıköy – Eminönü – Karaköy gibi hatlarda da sefere çıkmaktadır. Motorların denize elverişlilik belgeleri mevcut olup, sefer çıkmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. İDO’nun, yukarıda belirtilen belge ve izinlere sahip olmayan motorları çalıştırmasının mümkün olmadığını ve yine yukarıda belirtilen hatlarda da motor seferleri kullanıldığını belirtir, bu uygulamaların filo kullanımını olumlu şekilde etkilediğini sizlerle paylaşabiliriz.

İDO, tarifelerin açıklamalar kısmının 2. Maddesinde de belirtildiği gibi yolcu talepleri ya da diğer sebeplerle mevcut tarifelerde değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Bu doğrultuda “Yapılan saha araştırmalarının ve anketlerin, potansiyel yolcu sayılarının, çalışan hatların günlük, aylık, yıllık yolcu ve araç sayılarındaki değişimlerin takip edilerek incelenmesi sonucu; yolcu sayısındaki değişimler azalma eğiliminde olduğundan, gerekli düzenlemelerin yapılması ve seferlerin vapur yerine motorlarla yapılması kararı” alınmıştır. Ve yine bu doğrultuda milli servetimiz sayılan ve İstanbulluların tamamına ait olan vapurların, daha yoğun hatlara kaydırılarak, söz konusu hatta yaşanan yolcu sayısındaki azalma doğrultusunda 600 kişi kapasiteli motorları çalıştırıp, kaynak kullanımında optimizasyon düşüncesi ile konuya proaktif bir çözüm getirmiştir.

Bunun yanında söz konusu motorların tarifeye uyumda da vapurla benzer performans gösterdiği ve sefer saatlerine tarifeye uygun bir şekilde uyum gösterdiği tarafımızca saptanmıştır.

Yine aynı şekilde hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın bu seferlere zorlanmadan geçiş yapabilmeleri için iskelelerimizde iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve rampalar eklenerek yolcularımızın seferlere kolaylıkla dahil olmaları sağlanmıştır.

Konu hakkında yapılan basın açıklaması aşağıdaki gibi olup, konu hakkında bazı rakamlar da sunmaktadır.

Bilgilerinize sunarız,
Saygılarımızla,
İDO Müşteri Hizmetleri.

Basın Açıklaması 29.09.2009

“Ada vapurlarının kaldırılması kesinlikle söz konusu değildir”

Sayın Basın Mensubu,

İDO’nun 2009 Kış Tarifesi kapsamında, güçlendirerek sefer sayılarını artırdığı Adalar hattı hizmetine ilişkin, kamuoyuna doğru bilgiye dayanmayan bazı ifadelerin yansıdığı gözlemlenmiş; bu nedenle sağlıklı bilgilendirme adına açıklama yapma gereği doğmuştur.

Öncelikle, Ada Vapurları’nın kaldırılması kesinlikle sözkonusu değildir, bu konudaki görüş ve değerlendirmeler yanlış bilgiden kaynaklanan spekülatif yaklaşımlardır. Bu sürece konu edilen Adalar- Bostancı hattının tekne seferleri ile güçlendirilmesine ilişkin planlama aşağıdaki gibi olmuştur:

Filosundaki farklı tipteki deniz araçlarını, deniz koşulları, yolcu sayıları ve taleplerinin birbirleriyle uyumunu esas alarak optimize eden İDO, diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamuoyu araştırması ile yolcu beklentilerini ölçümlemiştir. Bu saha araştırmalarında, Ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, ‘seferlerin arttırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz?’sorusuna olumlu yanıt vermiştir.

Bu veriler ışığında İDO, Ada hattında hizmet veren 5 vapur hattını, 4’e indirerek; söz konusu 1 vapur hattını, yolcu kapasiteleri 400 ile 600 olan yolcu tekneleri ile sık sefer yapılan bir hatta dönüştürmüştür. 40 metre uzunluğundaki büyük tekneler, Denizcilik Müsteşarlığı tüzüklerine uygun inşaa edilmiş, ehliyetli personel tarafından sevk ve idare edilen, yetkin ve klaslı teknelerdir. Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi konforlu ve güvenli olup, tüm hava koşullarında seyahat ehliyetine sahip, İDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.

Kuşkusuz araştırma sürecinde, Ada yolcularına sık sefer ile daha fazla ulaşım alternatifi sunmanın yanında, işletmenin ekonomik verimlilik esasları da dikkate alınmıştır. 1200 ila 2 bin kişi kapasiteli vapurlarımızın, Ada hattında doluluk oranına bağlı ekonomik zararı aşağıdaki gibidir:

Kış döneminde günlük ortalama taşınan yolcu sayısı; 108 yolcu

Söz konusu hattın yıllık zararı 7.4 milyon TL

Adalar hattında sefer başına ortalama 100 civarı yolcu ile sefer yapan vapurlarımızın, sabah ve akşam en yoğun saatlerde dahi- iskelemizdeki elektronik sayaçlarca da kayıt altına alınan- doluluk oranı 200’ü geçmemiştir.

Kamu hizmeti yaklaşımını hassasiyetle koruyan ve ekonomik zorunluluklar karşısında olabildiğince özverili davranan bir ticari işletme kimliğiyle İDO’nun, titiz araştırmalara dayanmayan planlamaları, bir teknik işletme kimliği ile de hayata geçirmesi söz konusu olamaz.

100 gemiyi aşan filosu ile günde 1300 sefer yapan “Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi” unvanına sahip İDO’nun, günü birlik planlamalar ile hareket etmesi mümkün değildir.

Nitekim, iyi niyetli ve kamu yararı gözeten bir düzenleme olan Adalar arası “Ücretsiz” ulaşım imkanı da, yine Ada halkının menfaatleri doğrultusunda plananlanan bir uygulama olup, İDO’nun yukarıda ifade edilen “kamu yararını esas alan” iyi niyetli yaklaşımının en somut göstergesidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

İDO Genel Müdürlüğü

__________________________________________________________c

Subject: ido aciklaMA’sinda… adalilar’in arzuhalindeki sorularin cevabi nerede?
From: Emine Cigdem Tugay
Date: October 23, 2009 6:15:50 PM GMT+03:00
To: Kadir Topbas , Ahmet Paksoy , Binali Yildirim , Hasan Naiboglu
Cc: Salih Keser , Mustafa Farsakoğlu , adalarkoruma@adalarkoruma.org, ADALAR POSTASI

23.10.2009

İLGİSİZ İLGİLİLERE SORUMSUZ SORUMLULARA,

GÜN AŞIRI ‘BOMBARDIMAN’ YAPTIĞIMIZ
“ADALAR’A MOPUR DEĞİL VAPUR İSTİYORUZ!” BAŞLIKLI
23 EKİM 2009 CUMA GÜNÜ 14:12 İTİBARİYLE 1139 İMZALI
EKTEKİ ARZUHALİMİZDE;

“SORULARIMIZIN HER BİRİNE —BUGÜNE DEĞİN BENZER BAŞVURULARIMIZA VERMİŞ OLDUĞUNUZ
BAŞTANSAVMA BASMAKALIP UYDURUK AÇIKLAMALAR YERİNE—
HAK HUKUKA DAYANAN, BİLİMSEL VE GERÇEK CEVAPLAR VERMENİZİ” ARZ ETMEMİZE RAĞMEN,

ÇOĞU HAYATî SORU CEVAPSIZ BIRAKILMIŞ NE YAZIK Kİ!

1. “ADALAR’A MOPUR DEĞİL VAPUR İSTİYORUZ!” BAŞLIKLI DİLEKÇEMİZDEKİ TÜM SORULARIMIZA,

2. SÖZKONUSU DİLEKÇEYE VERMİŞ OLDUĞUNUZ açıklaMA’ya dair metin üzerinde [KÖŞELİ PARANTEZ İÇİNDE] YER ALAN TÜM SORU ve DEĞERLENDİRMELERİMİZE;

HER TÜRLÜ HUKUKÎ HAKKIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA, BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA
BAŞTANSAVMA BASMAKALIP UYDURUK AÇIKLAMALAR YERİNE
“HAK HUKUKA DAYANAN, BİLİMSEL VE GERÇEK CEVAPLAR VERMENİZİ” BİR KEZ DAHA ARZ EDERİZ.

Kaygılarımızla,

Emine Çiğdem Tugay
)O(

+

İDO’nun açıklaMA’sına dair [KÖŞELİ PARANTEZ] içindeki soru ve değerlendirmelerimiz şöyle:

From: SSair@ido.com.tr
Subject: İDO Bilgi
Date: October 20, 2009 2:58:15 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Sayın Yolcumuz,

Öncelikle düşüncelerinizi bizimle paylaşarak sizlere sunduğumuz hizmetin [!?] iyileştirilmesine katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederiz.

Şikayetlere konu olan motorlar Türk Lloyd’unun belirlemiş olduğu standartlara

[BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA SÖZKONUSU TÜRK LLOYD’u STANDARTLARININ BİR KOPYASINI RİCA EDERİZ.]

göre üretilmekte [!?] ve aynı şekilde SOLAS kurallarına

[BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA SÖZKONUSU SOLAS KURALLARI’nın BİR KOPYASINI RİCA EDERİZ.]

uygunluğu da Liman Başkanlığı tarafından denetlenmektedir. Bu denetimden geçemeyen motorlar sefere çıkamamaktadır. Ancak söz konusu motorlar yıllardır İstanbul halkına hizmet [!? HEZİMET] vermekte ve Sarıyer – Boğaz, Eyüp – Üsküdar, Beşiktaş – Üsküdar, Kadıköy – Eminönü – Karaköy gibi hatlarda da

[BOĞAZ VAPURLARI İDO TARAFINDAN VAN GÖLÜ’ne GÖNDERİLMİŞ OLDUĞUNDAN, HALKIN TEPKİ ve MEMNUNİYETSİZLİĞİNE RAĞMEN]

sefere çıkmaktadır. Motorların denize elverişlilik belgeleri

[BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA ADALAR-BOSTANCI HATTINDA SEFER YAPAN SÖZKONUSU TÜM MOTORLARIN DENİZE ELVERİŞLİLİK BELGELERİNİN BİR KOPYASININ TARAFIMIZA İLETİLMESİNİ RİCA EDERİZ.]

mevcut olup, sefer çıkmalarında herhangi bir sakınca [VAPUR SEFERİNİN yerine MOTOR’un SEFERE ÇIKMASI HARİCİNDE] bulunmamaktadır. İDO’nun, yukarıda belirtilen belge ve izinlere sahip olmayan motorları çalıştırmasının mümkün olmadığını ve yine yukarıda belirtilen hatlarda da motor seferleri kullanıldığını belirtir, bu uygulamaların filo kullanımını olumlu [!?] [MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ OLUMSUZ] şekilde etkilediğini sizlerle paylaşabiliriz.

İDO, tarifelerin açıklamalar kısmının 2. Maddesinde de belirtildiği gibi yolcu talepleri [!? 8000 küsur Adalı’nın vapur talebi??] ya da diğer sebeplerle mevcut tarifelerde

[!? ARAÇLARDA DEĞİL SEFERLERDE ZAAR, VAPUR TARİFESİ’nde MOTOR SEFERLERİ’nin işi ne?]

değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Bu doğrultuda “Yapılan saha araştırmalarının ve anketlerin,

[!? HANGİ TARİHLER ARASINDA KAÇ KİŞİYLE YAPILMIŞTIR? NOTER MİSALİ RESMİ BİR DAYANAĞI VAR MIDIR? İDO’NUN PALAVRASI MIDIR? BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA BİR KOPYASININ TARAFIMIZA VERİLMESİNİ RİCA EDERİZ.]

potansiyel yolcu sayılarının, çalışan hatların günlük, aylık, yıllık yolcu ve araç sayılarındaki değişimlerin

[!? BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA BAHSİ GEÇEN İSTATİSTİKİ BİLGİLERİN BİR KOPYASININ TARAFIMIZA VERİLMESİNİ RİCA EDERİZ.]

takip edilerek incelenmesi sonucu

[TAMAMİYLE İSTİNADSIZ AÇIKLAMALAR!]; yolcu sayısındaki değişimler azalma [!?] eğiliminde olduğundan [DAHA DOĞRUSU SEFERLER ARASINDAKİ KOORDİNASYONU ASLA SAĞLA(YA)MADIĞINIZ YETMEZMİŞ GİBİ MOPUR SEFERLERİNİ DE KASTEN VAPUR YOLCUSUNU AYARTIP ÇALACAK BİR ŞEKİLDE DÜZENLEDİĞİNİZDEN],

gerekli düzenlemelerin yapılması ve seferlerin vapur yerine motorlarla yapılması kararı” alınmıştır. Ve yine bu doğrultuda milli servetimiz [İDO’nun 2008 YILI TİCARİ BİLANÇO KÂRI 9 .043.864-TL’dir. KANUNEN KABUL EDİLEMEYEN GİDERLERİ İSE 376.464.048-TL’dir. AYRICA SPONSORLUK GİDERLERİ DE 49.728.964,97.- TL.’dir. TABİİ BU BEDELLERİN de KİMLERE, HANGİ HİZMET ve DEĞERLER KARŞILIĞI ÖDENDİĞi TARAFIMIZCA MEÇHULDÜR! HAL VAZİYET BU MİNVALDEYKEN SÖZDE “KAMU YARARI”NA MİLLİ SERVETTEN BAHSETMEK PEK İNANDIRICI OLMASA GEREK!] sayılan ve İstanbulluların tamamına ait olan vapurların, daha yoğun hatlara kaydırılarak

[Bu açıklaMA KAZARA YANILGIYA NEDEN OLMASIN DİYE İŞİN ASIL ASLI ASTARINI BEYANLA: “VAPURLARIMIZI VERMİYORUZ!” KAMPANYASI’ndan İLHAMLA ZAAR İDO’dan “HER BELEDİYEYE ve İSTEYENE BİRER İKİŞER VAPUR VERİYORUZ!” KAMPANYASI DERKEN AK(P)li EVVEL BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARININ BİR SEÇİM YATIRIMI OLARAK “HAYDEEE VAPURLARIMIZI ALIYORUZ!” KAMPANYASIYLA, “MİLLİ SERVETİMİZ OLUP İSTANBULLULARIN TAMAMINA AİT OLDUĞU”NU BELİRTTİĞİNİZ VAPURLARIMIZI: SAMSUN’a ‘YALOVA’ (restoran); YALOYA’ya ‘İNKILAP’ (nikâh salonu); VAN’a ‘SÜTLÜCE’, ‘DEFTERDAR’, ‘KÂĞITHANE’, ‘YENİ YAVUZ’; MUDANYA’ya (BCR A.Ş.) ‘TURAN EMEKSİZ’ (yuzen otel), HALİÇ ÜNİVERSİTESİ’ne ‘ALİ İHSAN KALMAZ’, RAHMİ M. KOÇ MÜZESİ’ne ‘FENERBAHÇE’ (2010’da ŞEHRE KÜLTÜREL ve TURİSTİK BİR DEĞER KATMASI İÇİN), YALOVA’ya ‘BÜYÜKADA’ (YALOVA BELEDİYESİ İŞLETMESİNDE ADALAR SEFERİ YAPMAK ÜZERE VERİLDİ BİR İKİ SEFER SONRASI BU HEVES DE UÇUP GİTTİ!…) NEDEN PEŞKEŞ ÇEKTİNİZ?],

söz konusu hatta yaşanan yolcu sayısındaki azalma doğrultusunda 600 kişi kapasiteli motorları çalıştırıp, kaynak kullanımında optimizasyon [!?] düşüncesi ile konuya proaktif bir çözüm [!?] getirmiştir. [BU SÖZLERE KİMSELER İNANMAZ, KİMSELER KANMAZ!]

Bunun yanında söz konusu motorların tarifeye uyumda [!?] da vapurla benzer performans [!?] gösterdiği ve sefer saatlerine [!?] tarifeye [!?] uygun bir şekilde [!?] uyum gösterdiği [!?] tarafımızca saptanmıştır.

[BÜYÜKADA-BOSTANCI SEFERİNİ 30 DAKİKADA YAPAN VAPURLARA GÖRE BASILAN TARİFE NAFİLE! ZİRA MOPURLAR AYNI MESAFEYİ 40 DAKİKADA KATEDEBİLMEKTEDİR. AYRICA ANCAK BAŞTANKARA İSKELEYE YANAŞABİLDİKLERİNDEN YOLCUNUN İNİP BİNMESİ DE TÜRLÜ GÜÇLÜKLE BİR HAYLİ ZAMAN ALMAKTA HALİYLE ÇALIŞANLAR İŞLERİNE, ÖĞRENCİLER OKULLARINA GEÇ KALMAKTA, ZATEN HER NASILSA ve NEDENSE ASLA KOORDİNELİ OLAMAYAN DENİZ OTOBÜSÜ SEFERİNE EVVELCE YETİŞMEK ÜZERE BİR UMUT TABANA KUVVET KOŞANLAR ARTIK BİÇARE SALINARAK HAVALARINI ALMAKTADIRLAR!]

Yine aynı şekilde hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın bu seferlere zorlanmadan [!?] geçiş yapabilmeleri için iskelelerimizde iyileştirme [!?] çalışmaları gerçekleştirilmiş ve rampalar eklenerek yolcularımızın seferlere kolaylıkla [!?] dahil olmaları sağlanmıştır.

[BU SÖZDE İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİLİNCEYE DEĞİN TARİFE UYARINCA VAPURA BİNMEK ÜZERE VAPUR İSKELESİNE GELEN HASTA, YAŞLI VE ENGELLİLER “MOPUR” ENGELİYLE KARŞILAŞTIKLARINDAN ANCAK KARGA TULUMBA BİR ŞEKİLDE MOPURA ALINMAK SURETİYLE SERSEFİL OLDUKLARININ FOTOGRAFI ŞU LİNKTE: http://2.bp.blogspot.com/_o8uj35AMFaU/SsESnMmO2ZI/AAAAAAAADHY/lqCbMGRkk94/s1600-h/9.jpg ]

Konu hakkında yapılan basın açıklaması aşağıdaki gibi olup, konu hakkında bazı rakamlar da sunmaktadır.

Bilgilerinize sunarız,
Saygılarımızla,
İDO Müşteri Hizmetleri.

+

Basın Açıklaması 29.09.2009

“Ada vapurlarının kaldırılması kesinlikle söz konusu değildir”

[PEKİ YA ADA VAPURLARI’nın YERİNE SEFERE ‘MOPUR’ KONULMASI NEDİR?]

Sayın Basın Mensubu,

İDO’nun 2009 Kış Tarifesi kapsamında, güçlendirerek [!?] sefer sayılarını artırdığı [!?] Adalar hattı hizmetine [!? HEZİMETİNE] ilişkin, kamuoyuna doğru bilgiye dayanmayan [!?] bazı ifadelerin yansıdığı gözlemlenmiş; bu nedenle sağlıklı bilgilendirME [!?] adına açıklaMA [!?] yapma gereği doğmuştur.

Öncelikle, Ada Vapurları’nın kaldırılması kesinlikle sözkonusu değildir, bu konudaki görüş ve değerlendirmeler yanlış bilgiden kaynaklanan spekülatif yaklaşımlardır. Bu sürece konu edilen Adalar- Bostancı hattının tekne seferleri ile güçlendirilmesine [!? VAPUR YERİNE SEFERE MOTOR KONULMASINA TÜRKÇE’de GÜÇLENDİRME Mİ DENİLMEKTE?] ilişkin planlaMA aşağıdaki gibi olmuştur:

Filosundaki farklı tipteki deniz araçlarını, deniz koşulları, yolcu sayıları ve taleplerinin birbirleriyle uyumunu [!?] esas alarak optimize eden [!?] İDO, diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamuoyu araştırması [!?] ile

[!? BU KAMUOYU ARAŞTIRMASI HANGİ TARİHLER ARASINDA KAÇ KİŞİYLE YAPILMIŞTIR? NOTER MİSALİ RESMİ BİR DAYANAĞI VAR MIDIR? BİLGİ EDİNME KANUNU UYARINCA TARAFIMIZA BİR KOPYASININ VERİLMESİNİ RİCA EDERİZ!]

yolcu beklentilerini [!? YOLCULAR MOTOR değil VAPUR BEKLEMEKTEDİRLER!] ölçümlemiştir.[!?] Bu saha araştırmalarında, [!?] Ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, ‘seferlerin arttırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz?’sorusuna olumlu yanıt vermiştir. [!? 8000 KÜSUR ADALI MOTOR değil VAPUR İSTEMEKTEDİR!]

Bu veriler [!?] ışığında İDO, Ada hattında hizmet veren 5 vapur hattını, 4’e indirerek; söz konusu 1 vapur hattını, yolcu kapasiteleri 400 ile 600 olan yolcu tekneleri ile sık sefer yapılan bir hatta dönüştürmüştür. 40 metre uzunluğundaki büyük tekneler, Denizcilik Müsteşarlığı tüzüklerine uygun [!?] inşaa edilmiş, ehliyetli personel tarafından sevk ve idare edilen, yetkin ve klaslı teknelerdir. Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi [!?] konforlu [!?] ve güvenli olup [!?], tüm hava koşullarında [!?] seyahat ehliyetine sahip,

[8 Nisan 2007 tarihinde Boğaz trafiğinin sis nedeniyle trafiğe kapanmış olmasına rağmen Eminönü-Üsküdar arasında yolcu taşımaya devam eden İDO’ya bağlı TURYOL bünyesinde çalışan “Urfalı Cemal” adlı motorun Boğaz’dan transit geçiş yapan “Adil Kaptan” adlı kum kosterine çarparak kaza yapmasının ve dahası motorda yeterli can yeleğinin olmayışının nelere mal olduğu (1 ölü, 47 yaralı) ne çabuk unutulmuştur!]

İDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.

[İŞTE açıklaMA’daki EL-HAK TEK DOĞRU TARAF! HAKİKATEN ‘MOPUR’LAR İDO’NUN GENEL KRİTERLERİ ve KALİTE ANLAYIŞIYLA TAMAMEN ÖRTÜŞEN DENİZ ARAÇLARIDIR! BOZUK SAAT BİLE GÜNDE İKİ KEZ DOĞRUYU GÖSTERİR! İDO EN NİHAYETİNDE BİR KEZ DE OLSA DOĞRU SÖYLEMEYİ BAŞARMIŞTIR! KUTLARIZ!]

Kuşkusuz araştırma sürecinde, Ada yolcularına sık sefer ile daha fazla ulaşım [!?] alternatifi sunmanın yanında, işletmenin ekonomik verimlilik esasları

[TDİ’den ‘KAMU YARARINA İŞLETMEK’ KAYDIYLA NEREDEYSE BEDAVAYA ALDIĞINIZ İŞLETME VE VAPURLAR’DAN TEK AMACINIZ KÂR ETMEK OLUP DENİZ OTOBÜSLERİNDEN ZARAR EDİYORKEN 2009’DA ALLAYIP PULLAYIP ‘DÜNYANIN EN ÇOK YOLCU TAŞIYAN DENİZCİLİK ŞİRKETİ’ ETİKETİYLE SATIŞA ÇIKARTMAK ASIL AMACINIZ!]

da dikkate alınmıştır. 1200 ila 2 bin kişi kapasiteli vapurlarımızın, Ada hattında doluluk oranına bağlı ekonomik zararı aşağıdaki gibidir:

Kış döneminde günlük ortalama taşınan yolcu sayısı; 108 yolcu

Söz konusu hattın yıllık zararı 7.4 milyon TL

[HAZIR SÖZ RAKAMLARDAN AÇILMIŞKEN: İDO’nun 2008 YILI TİCARİ BİLANÇO KÂRI 9 .043.864-TL’dir. KANUNEN KABUL EDİLEMEYEN GİDERLERİ İSE 376.464.048-TL’dir. AYRICA SPONSORLUK GİDERLERİ DE 49.728.964,97.- TL.’dir. TABİİ BU BEDELLERİN de KİMLERE, HANGİ HİZMET ve DEĞERLER KARŞILIĞI ÖDENDİĞi TARAFIMIZCA MEÇHULDÜR! HAL VAZİYET BU MİNVALDEYKEN, ASLOLAN “KAMU YARARI”NA İŞLETMEKKEN 7.4 MİLYON ZARARIN LAFI MI OLUR?]

Adalar hattında sefer başına ortalama 100 civarı yolcu ile sefer yapan vapurlarımızın, sabah ve akşam en yoğun saatlerde dahi- iskelemizdeki elektronik sayaçlarca da kayıt altına alınan- doluluk oranı 200’ü geçmemiştir.

[BU RAKAMLARDAKİ HİLE İSE ŞÖYLE: BİR TÜRLÜ VERİMLİ ve KOORDİNELİ DÜZENLEYEMEDİKLERİ VAPUR SEFER SAATLERİ ARASINA TUZAKLI BİR BİÇİMDE KASTEN KONULAN MOTOR SEFERLERİNİN, VAPUR YOLCUSUNU ÇALMASIYLA…]

Kamu hizmeti yaklaşımını hassasiyetle koruyan [!?] ve ekonomik zorunluluklar [!?] karşısında olabildiğince özverili [!?] davranan bir ticari işletme

[Mİ? KAMU İŞLETMESİ Mİ? İŞTE ASIL MESELE!]

kimliğiyle İDO’nun, titiz araştırmalara [!?] dayanmayan planlamaları, bir teknik işletme [!?] kimliği ile de hayata geçirmesi söz konusu olamaz.

[HAYDEEEE! YOK MU ALAN? TAZE GELDİ… HARAÇ MEZAT SATILIK İDOOOOO!]

100 gemiyi aşan filosu ile günde 1300 sefer yapan “Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi” [!?] unvanına sahip İDO’nun, günü birlik planlamalar [!?] ile hareket etmesi mümkün değildir.

Nitekim, iyi niyetli ve kamu yararı gözeten [!?] bir düzenleme olan Adalar arası “Ücretsiz” ulaşım imkanı da,

[BU BİR “İMKAN”DAN ZİYADE ZATEN VAROLAN, EMSALLARİ MİSALİ OLMASI LÜZUM EDEN VE ADALILAR’DAN ZORAKİ (Ç)ALINAN BİR HAKTI VESSELAM!?] yine Ada halkının menfaatleri doğrultusunda planlanan [HAVUÇ! YEM! NE DERSENİZ ARTIK! VAH Kİ VAH YUTACAKLARA!]

bir uygulama olup, İDO’nun yukarıda ifade edilen “kamu yararını esas alan” [!?] iyi niyetli yaklaşımının [!?] en somut [!?] göstergesidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

İDO Genel Müdürlüğü

__________________________________________________________d

http://www.adalarkoruma.org/blog/?p=204

VAPUR’dan MOTOR’a RÜCU

22 Kasım 2009

İstanbul Deniz Otobüsleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Adalar ve Bostancı vapur iskelelerine, vapur yerine motorları yanaştırma girişimi karşısında, derneğimiz kanuni ve hukuki girişimleri başlatmak üzere ilgililerden kanuni mesnet teşkil edecek bilgi talebinde bulunmuştur. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na müsteniden İDO ve UKOME’ye ayrı ayrı dilekçe verilerek bilgi ve belge talebinde bulunan derneğimize bu tarih itibariyle yalnız İDO A.Ş.’n den ancak yanıltıcı, içeriği boş ve istenilen belgelerin olmadığı bir cevap verilmiştir. Tabiatıyla Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun amir hükümlerine uymayan İDO A.Ş. kanun dairesinde bilgi ve belgeleri vermeye zorlanmak üzere, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı delâletiyle kanunlara uymaya davet edilecektir.
Bu çalışmalarımızı ve şimdiye kadar takip edilen yol hakkında Adalıların bilgi sahibi olmalarını ve eksiklerimizi de bize hatırlatmalarını ayrıca beklemekteyiz.

__________________________________________________
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
Sayı : 43
Konu: Vapur yerine niçin motor

Büyükada, 14 Ekim 2009

İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ ULAŞIM KOORDİNASYON MERKEZİ’ne

2009 Eylül İDO kış tarifesine geçilmesiyle birlikte Bostancı – Adalar arasında yıllardır yapılmakta olan vapur seferlerinin birçoğu yerine SS. Mavi Marmara Kooperatifi motorları çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar vapurları kullanan yurttaşın yolculuk kalitesini her anlamda düşüren ve yüzyılı aşkın zamandır Adalar’ın temel kültürel değeri ve zenginliği olan vapurlanın yerine motorlanın konulmasını gerektiren nedenleri eksiksiz olarak Bilgi Edinme Hakkı Kanunu mucibince derneğimiz adresine yazılı olarak bildirilmesi hususunda emir ve müsaadelerinizi arz ederiz.

__________________________________________________
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
Sayı: 42
Konu: Vapurdan motöre rücu

Büyükada, 11 Ekim 2009

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

“88 Gemi ve 86 iskele ile dünyanın en büyük araç ve yolcu deniz taşımacılık şirketi” ve “33 hatta sefer” yaptığını iddia eden, kısaca İDO isimli şirketinizin Bostancı ile Adalar arasında sefer yapan yüksek bordalı vapurlarımn sefer hatlarına ve iskelelerine sokuşturmaya veya yamamaya çalışmakta olduğunuz SS. Mavi Marmara isimli motörlü taşıyıcılar kooperatifi ile aranızdaki akdedilmiş anlaşmanın ve bu amaca matuf ihalenin:
a) Hangi amaçla yapıldığının açıklanması ve ayrıca,
b) Genel idari şartnamesinin,
c) Hizmet alım sözleşmesinin,
d) Özel teknik şartnamesinin,
birer kopyalarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na istinaden İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne verilmesi hususunu emir ve müsaadelerinize saygılarımızla arz ederiz.

Bilgi için:
B.Ş. Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

__________________________________________________
İSTANBUL DENİZ OTOBUSLERİ SAN. TİC. A.Ş.
Sayı : HK/ 695-4539
Konu: Bilgi Edinme

04.11.2009

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ

İlgi : 11.10.2009 tarih ve 42 sayılı yazınız
İlgi yazınız ile bilgi edinme kanunu çerçevesinde bazı bilgiler sorulmuştur. Ancak bahsi geçen bilgi edinme kanunu çerçevesinde bilgi alabilmek için kanunun ve yönetmeliğin öngördüğü şartların yerine getirilmesi gerekir. Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 11. ve Bilgi Edinme Hakkı Yönetmeliğinin 22. maddesi “Başvuru Ücreti” başlığı altında bilgi edinme hakkının kullanılması halinde ödenmesi gereken başvuru ücretini düzenlemiştir.

“Kurum ve kuruluşlar, erişimine olanak sağladıkları bilgi veya belgeler için başvuru sahibinden, bilgi veya belgelere erişimin gerektirdiği inceleme, araştırma, kopyalama, postalama ve diğer maliyet unsurları ile orantılı ölçüde ücret tahsil edebilir. Kurum ve kuruluşlar bu amaçla her yıl bütçe kanununda belirlenecek ilkelere göre bilgiye erişim ücret tarifesi belirler. Kurum ve kuruluşlar elektronik posta yoluyla erişimine olanak sağladıkları bilgi veya belgeler için de, erişimin gerektirdiği inceleme, araştırma ve diğer maliyet unsurlarıyla orantılı ölçüde ücret tahsil edebilir. ”

Ayrıca tarafınızdan talep edilen belgelerin tamamı ihale dönemlerinde isteklilere ücreti karşılığında satılmakta olup, bu dönemlerde satın alınması da mümkündür. Bu sebeplerle başvurunuz Bilgi Edinme Hakkı kanununa uygun görülmediğinden talep edilen belgelerin gönderilmesi mümkün olmamıştır.
Bilgilerinizi rica ederiz.

Mustafa Mutlu
Gn. Md. Yrd.
Dr. Ahmet Paksoy
Genel Müdür

__________________________________________________
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU BAŞKANLIĞI’na
Sayı: 45
Konu: Bilgi saklamak

Büyükada, 21 Kasım 2009

İstanbul Deniz Otobüsleri San. ve Tic. A.Ş.’ nden 11.10.2009 tarih ve 42 sayılı yazımızla taleb etmiş olduğumuz bilgileri vermeyen adı geçen şirketten bilgileri saklama emareleri ihtiva eden bir cevap alınmıştır.

Özel hukuk tüzel kişisi olan ilgili firmanın bilgi verme yerine, bilgileri gizleme kast-ı mahsusu ile kanun ve yönetmelik maddeleri üzerinden manevra yaparak zaman kazanma gayreti içinde oldukları anlaşılmaktadır. Öne sürdükleri Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 11. maddesini hiçe sayarak; “10. maddede belirtilen bilgi ve belgelere erişim için gereken maliyet tutarının idare tarafından başvuru sahibine bildirilmesiyle on beş iş günü içinde ücreti ödenmezse talebinden vazgeçmiş sayılır” diyen son paragrafı yok sayarak Kanun’a ve taleb sahiplerine karşı iyi niyetli olmadıklarını belgelemişlerdir.

Böylelikle İDO Bilgi Edinme Hakkı Yönetmeliği’nin 22. maddesine atıf yaparak ilk paragrafı maksatlı olarak eksik ifade ile postalanacak ilk on sayfanın ve postalama maliyetinden ücret taleb edilemeyeceği hükmünü saklamıştır. 22. maddenin 2. paragrafını yok sayarak verdiği cevap ile ilgili kanun ve yönetmeliğe muhalefet etmiştir.

İDO A.Ş.’nin 29. 09. 2009 tarihli basın açıklamasında yalan mı, yanlış mı, doğru mu olduğunu, taleb ettiğimiz bilgilerin elimize geçmesiyle öğrenip anlayabileceğimiz ifadeye baktığımızda; “filosundaki farklı tipteki deniz araçlarını, deniz koşulları, yolcu sayıları ve taleplerinin bir biriyle uyumunu esas alarak optimize eden İDO diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamu oyu araştırması ile yolcu beklentilerini ölçümlemiştir. Bu saha araştırmalarında ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, seferlerin artırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz? Sorusuna olumlu yanıt vermiştir” gibi kendilerince malum, bizce meçhul ve meşkûk ifadeye devamla “Bu veriler ışığında İDO, Ada hattında hizmet veren 5 vapur hattını 4’e indirerek; söz konusu 1 vapur hattını, yolcu kapasiteleri 400 ile 600 olan yolcu tekneleri ile sık sefer yapılan bir hatta dönüştürmüştür.” dedikten sonra doğruluğu muhakkak araştırılması icab eden şu ifadeler kullanılmıştır: “40 metre uzunluğundaki büyük tekneler Denizcilik Müsteşarlığı tüzüklerine uygun inşa edilmiş, ehliyetli personel tarafından sevk ve idare edilen, yetkin ve kılâslı teknelerdir. Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi konforlu ve güvenli olup, tüm hava koşullarında seyahat ehliyetine sahip, İDO’nun genel kıriterlerine ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.” Bu ifadeyle İDO cürmü meşhud olmuştur.

İDO A. Ş. esasen kendisine rakip olan bir ticari şirketi ululayarak; kâr ettirmekle mükellef oldukları ve kendilerine emanet edilen İDO Anonim Şirketi’ni açıkça aciz duruma düşürmekte veya öyle göstermektedir. Ne idigü belli olmayan “saha araştırmaları” ile resmen ve alenen rakipleri karşısında mes’ul oldukları İDO A.Ş.’yi ticarî olarak acze düşmüş göstermek suretiyle vazifelerini su-i istimal ederek kime hizmet etmekte oldukları hakkında şüpheli duruma düşmüşlerdir. İDO A.Ş.’nin bu işgüzar yetkilileri kendi şirketlerini kamuoyu nezdinde zaaf halinde imiş gibi göstererek diğer rakip şirketlerin iştihalarını kabartmaya matuf olarak adeta jurnallemiştir. İçeriden bilgi vermek suretiyle diğer ticari şirketlerin haksız olarak güçlenmelerine amil olmuştur. Kanunlarımızda haksız rekabet şöyle ifade edilmektedir:

“Madde 56, Haksız rekabet: aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretle iktisadî rekabetin her türlü su-i istimalidir.” “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketleri” de madde 57 ile şöyle tarif etmektedir:

1. “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek.” Bu maddeye göre kendilerine emanet olan şirketlerini dolaylı olarak, açıkça kötü ve yetersiz göstererek vazifeleri olmadığı halde rakip firma nitelikleri övülerek 3. şahıslara porapagandasını yapmıştır.

2. Başkasının ahlâkı veya malî iktidarı hakkında hakikate aykırı malumat vermek. Burada da İDO vapurlarla rekabet ve kılâsmanlarının eşit olması mümkün olmayan rakip motorları, kılâsmanlarını överek adeta vapurmuş gibi gösterme gayreti ile kendilerine emanet edilen haklardan sarf-ı nazar ederek vazgeçiyor; gerçekleri gizlemek için ise taleb edilen bilgileri vermemek üzere kanun maddeleri üzerinden manevra yapıyor.

3. Kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanış ve yanıltıcı malumat vermek veyahut üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek. İDO A.Ş.’ nin hizmet alımı yaptığı şirketler ile ne gibi meçhul münasebetlerde bulunduğunun sorgulanması babında, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu mucibince bilgi talebinde bulunulmasına gerek görülmüştür.

4. Paye, Şahadetname veya mükâfat olmadığı halde bunlara sahip imişcesine hareket ederek müstesna kabiliyete malik bulunduğu zannı uyandırmaya çalışmak veya buna müsait olan yanlış unvan yahut mesleki adlar kullanmak. İDO A.Ş. üzerine vazife olmadığı halde rakip şirketlerin medh ü senasını yaparak kanun ve mevzuatı hilâfına yalan ve yanlış olduğu zehabını veren beyanattan da çekinmemektedir.
(….)
9. Hüsnüniyet sahibi kimseleri ( Yani bütün Adalar ahalisini ) iğfal edebilecek surette hakikate aykırı hüsnü hal ve şahadetnameleri vermek. Vapurlara kıyasen motorları aynı mikyas ve mukavemette göstererek aynı kılâsmana koymak. diyerek; kanunlarımız 58. madde ile haksız rekabetten zarar görenlerin haklarını, aşağıdaki ifade ile hukukî teminat altına almaktadır; Haksız rekabet yüzünden müşterileri, kendisi, meslekî itibarı, ticarî işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tesbitini;
b) Haksız rekabetin men’ini;
(………….)
Haksız rekabet yüzünden iktisadî menfaatleri haleldâr olan MÜŞTERİLER de birinci fıkrada yazılı davaları açabilirler.” Diyen kanun karşısında, 11.10.2009 tarih ve 42 sayılı dilekçemizde sormuş olduğumuz suallere cevap vermeyen İDO A.Ş.’nin yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiği görülmektedir. İstemiş olduğumuz bilgiler verilmeyerek dürüstlük ilkeleri çiğnenmiştir. Bu itibar ile bilgi ve belgeye erişime dair yapılan usulsüzlük hakkında ve taleb edilen bilgi ve belgelere ulaşabilmemiz için gereği hususunu saygılarımızla arz ederiz.

Arif Çağlar
(Başkan) yerine
Engin Damcı
(Başkan yardımcısı)

Ekler:
1) 11.09.2009 / 42 tarih ve sayılı dilekçe örneği
2) 04.11.2009 / HK/695-4539 tarih ve sayılı İDO A.Ş. yazısı örneği
3) 20.10.2009 ve 29.09.2009 tarihli İDO’nun “Bilgi” ve “Basın açıklaması” yazıları

__________________________________________________________e

Cumhuriyet, 5.11.2009
Ali Sirmen

DÜNYADA BUGÜN
ALİ SİRMEN

Motor Faciası Olmasın!

AKP’ye oy vermemiş olan Adalıları cezalandırmak için bazı vapurların yerine motor ikame edilmesi üzerine Adalıların başlattığı kampanyayı herkes biliyor.

Önceki gün mühendis dostum Bülent Turan’dan işin güvenlik yönüne değinen bir mektup aldım. Çok büyük bir tehlikeyi vurgulayan bu mektubu olduğu gibi yayımlıyorum:

“26 Ekim 2009 Pazartesi akşamı saat 17.30’da Bostancı’dan Büyükada’ya giden yeni motorlardan birine eşimle birlikte binmek zorunda kaldık. Herhalde yeni yapılmış ve tam bitmeden servise konmuş olmalı ki, bir şantiye aracından farklı olmayan, boylu boyunca uzanan ısı cam pencereleri ile tam hangar yapısında acayip bir yapı idi.

Yolun yarısında sancak bordadan bir vapur belirdi, vapurun kırmızı iskele feneri görünüyordu ve tabii yol hakkı da onundu. Ancak bizim kaptan arkadaş birdenbire gaz koluna asılarak, teknenin hızını arttırıp vapurun önünden geçmeye kalkıştı. Eğer kaptanın azıcık tecrübesi olsa böyle bir harekete tevessül edemezdi. Radar olsa kolayca bu vapurun pruvasından geçemeyeceğini görürdü. Eğer radar varsa da anlayacak kimse yoktu demek ki. Tabii bu arada sancaktan gelen vapurun kaptanı bu çılgınlığı önlemek niyetiyle, o da tam yol verdi gemisine. İşte o andan itibarın teknenin içine özenle yerleştirilmiş Besmele, Ayet’el Kürsi gibi Arapça yazılmış duaların ne işe yaradığını anlamış oldum!.. Teknemizin kaptanı hidayete ererek yavaşladı ve 50 m. aralıkla vapur önümüzden geçip gitti. Bir felaket böylece gerçekleşmedi. Eğer bir çarpışma olsa idi, bu tekneden hiç kimse sağ çıkamazdı. Teknede tek bir güvenlik kapısı yok. Sadece yolcuların girmesi için başta iki adet ev kapısı bulunuyor.

***

Gördüğüm kadarıyla limanda böyle teknelerden onlarca var. Sanki bir emirle aynı projelerden genelde en az 20 m. boyunda ve 300 – 500 yolcu taşımak üzere tasarlanmışlar gibi. Estetik bakımdan bir facia ama asıl korkunç olan hidrolik yapıları. Genişlikleri neredeyse boylarının yarısı, bir‘barge’ yapısında. İki katlı yapılmış ve tabii, yaz seferlerinde alt katta oturmak mümkün olamayacak (galiba iki tane ev kliması konmuş o kadar). Pencereler açılmıyor ve bir deniz aracına konamayacak kadar büyük. Denizi tanıyan her kişi, böyle bir pencere açıklığının ne kadar yanlış olduğunu bilir. Bu durumda sıcakta bütün yolcular (tabii istiap haddinin üstünde olacaktır) üst kata doluşacağından ve teknenin ağırlık merkezi de yükseleceğinden yalpa ve alabora riski tehlikeli boyutlara ulaşacaktır. Aynen geçenlerde batan Karaköy iskelesinin başına gelen gibi.

Karaköy iskelesi sanırım 1960’lı yılların başında hocam değerli insan Prof. Vakkas Akyurt tarafından projelendirilmiş çok özel bir yapı idi. Band Stahl adı verilen, ince çelik sacların özel profil formları verilmesiyle yaratılan, ince, narin ve güvenli yapı elemanları idi. Bu yolla iskele üst yapısını hafif tutarak sistemin ağırlık merkezini mümkün olduğu kadar deniz düzeyi altına indirerek devrilme güvenliği sağlanmış idi. Ve bildiğiniz gibi birkaç küçük onarım geçirmekle birlikte bu yapı 50 yıla yakın hiçbir tehlike yaratmadan ayakta durdu. Ta ki bu cehalet işbaşına gelene kadar. Önce onarım adı altında üst katlara takviye yaptılar ve galiba bir de kat çıktılar ve böylece ‘Metasantr’ denen yalpa ve batma güvenliği veren değer küçüldü ve sanıyorum iskelenin ağırlık merkezi çok yükseldi ve yüzme balansı bozuldu. Ve bir süre dualarla ayakta kaldı. Sonunda yalpalayarak rezonansa girdi ve devrildi. Su falan alarak değil, devrilerek battı. Ağır lodos koşulları dendi, katiyen geçerli değil. Düşünün ki bu yapı yaşadığı 50 yıla yakın süre içinde ne ağır lodoslar gördü.

***

Diğer taraftan Adalar’a giden bu tekneler için de aynı koşullar geçerlidir. Bu teknelerin Bostancı – Adalar hattı ağır lodos koşullarında çok risklidir. Marmara Denizi’nde en sert ve tehlikeli rüzgâr batı lodostur ve bazen çok sert, hatta Orkan şiddetinde eser. Aniden çıkar ve tekne yolda iken karşılaşılabilir ve bu motorlarda bir gram güvenlik olmadığından da facia kaçınılmazdır. Çok korkarak söylüyorum, kurtulan olamaz.

Bu tekneleri yapan tersanelerde nasıl olup da bu projeler uygun bulunabilmektedir? Bu proje ve hesapları kim tasdik etmektedir? Bildiğim kadarı ile Makine Mühendisleri, Gemi Mühendisleri Odaları var, bunlar görmüş mü bu ucubeleri? Bu teknelerin yüzme ve devrilme riskleri çok yüksek. Ayrıca estetik, işletme ve güvenlik bakımından bir facia. Bu konunun “Adalar’a Vapurumu İsterim” gibi romantik, nostaljik afişlerle çözülmesi mümkün değildir. Şu anda vakit geçirilmeden, yalnızca kuzey ülkelerinin göl ve su yolları için planlanmış olan bu teknelerin ciddi bir şekilde gözden geçirilmek üzere en azından bir kriz masası kurulmak suretiyle acilen ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Bülent TURAN”

Büyük bir facianın önünün alınması için bu uyarının dikkate alınması zorunlu.

asirmen@cumhuriyet.com.tr

__________________________________________________________f

Akşam, 24.7.2010

http://www.aksam.com.tr/2010/07/24/haber/guncel/14481/kaptan_carpti__kacti.html

Kaptan çarptı, kaçtı

Bostancı’da yolcu teknesi kayaya çarptı…

Büyükada – Bostancı seferini yapan 200 yolcu taşıyan teknenin, Bostancı İskelesi yakınlarında kayalıklara çarptı. Yolcular su alan teknede büyük panik yaşarken gemiyi en son terk etmesi gereken kişi kaçtı!

Adalar – Bostancı seferini yapan, içinde yaklaşık 200 yolcunun bulunduğu Caner Kaptan 2 isimli tekne kayalıklara çarptı. Su almaya başlayan tekne, Bostancı Vapur İskelesi’ne yaklaşmayı başardı. İçlerinden 3’ünün hafif yaralandığı yolcular iskelede tahliye edildi.

Olay saat 01.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Adalar’dan yaklaşık 200 yolcu alan Caner Kaptan 2 isimli tekne Bostancı Vapur İskelesi’ne hareket etti. Bir süre denizde seyreden tekne kayalıklara çarptı. Kazadan hemen sonra tekne su almaya başladı. Bu halde tekne Bostancı Vapur İskelesi’ne yanaşmayı başardı. Tekne iskeleye çekilirken yolcular tahliye edildi. Yaralandıkları belirtilen 3 yolcu ise hastaneye kaldırıldı. İhbar üzerine iskeleye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye, teknedeki suyu tahliye etmek için uzun süre uğraştı. Teknenin 3 kaptanı ise yolcuların şikayeti üzerine gözaltına alındı.

Yolcular kaptanın alkollü olduğunu o yüzden kayalıklara çarptığını ileri sürdü. Teknede can yeleğinin de bulunmadığını iddia eden yolcular, “Görevliler, bu duruma tepki gösteren yolcuları darp etmeye çalıştı” dedi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

[…]

__________________________________________________________g

26.7.2010 tarihli
seyreyleyin hâl-i perîşânımızı…
ido’nun adalar-bostancı vapur seferi yerine koyduğu
—kayalıklara bindirerek batma tehlikesi geçiren—
teknede can yeleği yoktu!…
başlıklı arzuhalimize verilen yanıt!

From: İştirakler Koordinasyon Müdürlüğü istiraklerkoord@ibb.gov.tr
Subject: Dilekçe 2457
Date: August 24, 2010 4:16:01 PM GMT+03:00
To: Emine Çiğdem Tugay emine.cigdem.tugay@gmail.com

Sayın Emine Çiğdem TUGAY,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Makamı’na e-posta ortamında sunmuş olduğunuz yazınıza İDO A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevabi e-posta aşağıdaki gibidir.

Bilgilerinize sunarız.

İştirakler Koordinasyon Müdürlüğü

*********************************************

Sayın Emine Çiğdem Tugay,

Öncelikle şirketimize göstermiş olduğunuz ilgi için size teşekkür ederiz.
İstanbul Boğazı Deniz Trafiğinin denetimi, tüzük hükümleri Denizcilik Müsteşarlığının yetki ve sorumluluğunda yürütülmektedir. Boğazlar ve Marmara Denizinde seyir, can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla deniz trafiğini Tüzük Hükümlerince düzenlenmektedir.
Trafik ayrım düzeni rapor sistemi ve Deniz Trafik Kontrol Merkez ve İstasyonları ile bu istasyonlardan bir kısmında tesis edilen radarlarla, Tüzük Hükümleri uyarınca deniz trafiği kontrol edilmektedir.
Bu kapsamda Başkanlıkça, Deniz Trafik Kontrol Merkez ve İstasyonları çalışma usul ve esasları talimatı çerçevesinde Adalar-Bostancı hattında çalışan yolcu motorları hizmete yönelik çalışmaları sürdürülmektedir. Sefer tarifelerinin yapılmasında TDİ zamanında gelenek halini almış Adalar Belediyesi ve temsilcileri ile ortak çalışma usulu devam ettirilmekte olup Adalar halkının temsilcisi olan Adalar Belediye Başkanlığı’ nın muhatap alınmasını zorunlu kılmaktadır; dolayısıyla tarife belirlenmesinde Adalar Belediyesi ile ortak çalışılmaktadır.

Yolcu taşıma hizmet alımı işi kapsamında Bostancı-Adalar hattında hizmet sunan MAVİ MARMARA Kooperatifine ait CANER KAPTAN-2 isimli yolcu teknesinin 23.07.2010 günü 23:45 Adalar-Bostancı seferinde Büyükada’dan kalktıktan bir süre sonra topuk atlaması sonucu teknede bulunan bazı yolcularımızın panik yaşaması olayıyla ilgili olarak tarafımızdan yapılan incelemeler neticesinde;
-Kurumumuzun iç prosedürleri gereği yolcu taşıma hizmeti sunan teknelerin belirli periyotlarla denetlenmesi gerekmektedir ve CANER KAPTAN-2 isimli yolcu teknesi 23.07.2010 tarihinde olay meydana gelmeden önce denetlendiği,
-Topuk atlama olayından sonra CANER KAPTAN-2 isimli tekneye intikal eden polis memurları tarafından tutulan olay yeri görgü ve tespit tutanağında, motor içerisinde üst kattaki dolapların can yelekleri ile tamamen dolu olduğu, alt katta kapalı mahalde oturma gruplarının altında can yeleklerinin mevcut olduğu ayrıca gemin giriş ve çıkışlarında can yelekleri kullanma talimatları ve adetlerinin yazılı olduğu,
-CANER KAPTAN-2 isimli yolcu teknesinde görevli kaptana alkolmetre cihazı ile yapılan alkol muayenesi ölçümde (o) promil alkol sonucunun olduğu,
-CANER KAPTAN-2 isimli yolcu teknesinin P&I Sigorta Poliçesi ve Tekne 3.Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin olduğu, bu nedenlerle bahse konu iddiaların gerçeği yansıtmadığı kanaatine varılmıştır.

Bilgilerinize sunarız,
Saygılarımızla,
İDO Müşteri Hizmetleri.

_______________________________________________________12

From: UGO ANTONİO CORİNTİO
Subject: Emailing: IMG_5390
Date: October 4, 2010 2:03:30 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Güzel bir hafta dileğimle….

Selam ve sevgilerimle,

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: