Gönderen: adalarpostasi | 17 Ağustos 2010

ADALAR POSTASI-2484: karia satrabı hekatomnos’un mezarı…

Büyükada, 1938.

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

9 Temmuz 1903 Perşembe günlü Havva Makbule Hanım’ın Büyükada’da polis olan eşi Hilmi Mehmed Efendi’nin nafakasını vermediğiyle ilgili şikâyetin tahkikine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Ağustos 2010.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

17 Ağustos 2010 Salı
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Az bulutlu
24/35ºC
% 58-96 nem
Poyraz, KD 22km/sa
Gündoğuşu 06:15… Günbatışı 19:59…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Sorrel Fairy.

* * *

1- Arif Kızıldağ: “Bilgideki ayrıntıya dikkat etmeyen devletin bu kurumunun, çocuklarımıza vereceği eğitimin kalitesini varın artık siz düşünün…”

2- Nezih Bayraktar: “Motorların sağlıksızlığı konusunda bilirkişi mağrifetiyle bir sonuç almak mümkün olabilir mi?…”

3- Ugo Antonio Corintio: “Bu güzel ve şirin dükkânda çok güzel şeyler var… Elinize sağlık Semiha Hanım…”

4- Heybeliada’da 15 Ağustos 2010 Pazar günü bilinmeyen bir sebeple yangın çıktığı belirtilen açıklamada, yangının gözetleme kulesinden görüldüğü ve 5 dakika içinde Samandıra’daki yangın uçakları, Heybeliada’daki arazöz ve su atar helikopterler tarafından müdahale edildiği anlatıldı…

5- Ferhan İstanbullu: Büyükada’da Sinekli Cafe…

6- Hasan Peksel: “İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün analiz sonuçlarına bakıldığında bazı tutarsızlıklar bulunuyor ve tam olarak güven vermiyor. Örneğin Büyükada Nakibey Plajı önünden iki örnek alınmış. Birinde fekal koliform ‘0’ iken diğerinde belirlenen limitin üstünde olan ‘2500’ değeri verilmiş…”

7- Fransız edebiyatından pek çok yapıtı dilimize kazandıran Büyükada sakinlerinden Ela Güntekin dün yaşama veda etti. Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in kızı olan Ela Güntekin, uzun bir süredir tedavi görmekteydi…

8- Gazeteci-pilot Murat Öztürk’ün çektiği hava fotoğraflarından oluşan “Kuş Bakışı Adalar” sergisi, Büyükada Adaevi’nde açıldı.

9- Adalar Kültür Derneği: “Melis Kanık’la Michael Jackson Gecesi…”

10- Sibel Akkaşoğlu: “Bu hafta Adaevi’nde olup biteni hatırlatayım dedim…”

11- Selçuk Aral: “Burada mütevazi bir hayat yaşamaya başlayan Arsenios, o kadar tatlı dilli ve güler yüzlü bir insandır ki, namı her tarafa yayılmaya ve halkın ona olan ilgisi her geçen gün artmaya başlar. Artık en fakir balıkçidan, en zengin ve asiline, Halki’nin (<<<- Papaz okulu) ögrencisinden, ögretmenine kadar herkes akıl danışmak ve günah çıkartmak icin ona gelmeye başlar…"

12- Muğla’nın Milas ilçesinde Hisarbaşı Mahallesi’ndeki Zeus Karios Kutsal Mabet Alanı’nda, define avcılarının yaptığı kaçak kazıda ortaya çıkartılan Karia Satrabı Mausolos’un babası Hekatomnos’a ait olduğu belirlenen MÖ 390’a tarihlenen lahit, yüzyılın en büyük arkeolojik buluntularından biri olarak nitelendi…

)O(

_______________________________________________________1

From: ARİF KIZILDAĞ
Subject: Re: ADALAR POSTASI-2482: leylekler giderken… ne kadar da erken…
Date: August 17, 2010 2:39:19 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com


‘Üniversite Tercihinizde Yanınızdayız’ adlı konu başlığında Sayın İsmail BAYSAL ve Sayın Emine Çiğdem Tugay olmak üzere tüm diğer okuyanların da gözünden kaçan, küçük ama bir o kadar da önemli olan bir isaret: &.

Basit gibi görünen, aslında cahilce kullanılmış Türk Dili ve Alfabesi’nde hiç yeri olmayan bir harf.

Başka yerde olsa —olursa ben yine kabul etmem— yine de kullanılabilinir ama Milli Eğitim Müdürlüğü tarafindan kullanılınca affedilir bir tarafı olamaz!!!

Yabancı memleketlerde böyle bir duruma kesinlikle tanık olmazsınız.
Böyle bir şeyi ben yapsam, bu benim hâtam olur.
Ama Milli Eğitim Müdürlüğü yaparsa bu Türk Dili’ne karşı işlenmis bir suç olur.
Bilgideki ayrıntıya dikkat etmeyen devletin bu kurumunun, çocuklarımıza vereceği eğitimin kalitesini varın artık siz düşünün…

Saygılarımla,

Arif KIZILDAĞ

_______________________________________________________2

From: NEZİH BAYRAKTAR
Subject: IDO Motorlarındaki büfe
Date: August 17, 2010 1:27:57 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

İyi günler,
Başlangıcında İDO, Mavi Marmara motorlarını tüm itirazlara rağmen koyduğunda içindeki büfelerin de (Beltur) fiyatları bir problem olmuştu.

Daha sonra motorlardaki büfelerin Beltur fiyatlarıyla hizmet verdikleri söylenerek en azından bu konuda uyum sağlanmıştı.
Bu sene 1-2 derken alıştıra alıştıra tüm İDO’ya geçen motorlar kendi tarifelerini uygulamaya başladılar.

Bu konuda yapabileceğimiz birşeyler var mı? Motorların sağlıksızlığı konusunda bilirkişi mağrifetiyle bir sonuç almak mümkün olabilir mi?

_______________________________________________________3

From: UGO ANTONİO CORİNTİO
Subject: Emailing: DSC04030
Date: August 17, 2010 2:57:46 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com


Büyükada’da bir gün… Son turistler…

Bu güzel ve şirin dükkânda çok güzel şeyler var…

Elinze sağlık Semiha Hanım…

Ugo

_______________________________________________________4

TimeTürk, 16.8.2010

http://www.timeturk.com/turkiyenin-buyuk-basarisi_136450-haberi.html

[…] İstanbul Heybeliada’da 15 Ağustos 2010 Pazar günü bilinmeyen bir sebeple yangın çıktığı belirtilen açıklamada, yangının gözetleme kulesinden görüldüğü ve 5 dakika içinde Samandıra’daki yangın uçakları, Heybeliada’daki arazöz ve su atar helikopterler tarafından müdahale edildiği anlatıldı. Yangının büyüme ihtimaline karşı Bursa’daki amfibik uçak ve helikopterlerin İstanbul’a hareket ettirildiği ve karada da çıkarma gemilerinin hazırlandığı ifade edilen açıklamada, ‘çok hızlı müdahalenin’ neticesini verdiği ve Bursa ekibi ulaşmadan İstanbul mücadele ekibinin yangını kontrol altına aldığı kaydedildi. […]

_______________________________________________________5

Milliyet-Cadde, 17.8.2010
Ferhan İstanbullu

http://cadde.milliyet.com.tr/2010/08/17/YazarDetay/1277282/2010-yazindan-arta-kalanlar

[…] 3. Büyükada’da Sinekli Cafe:
Büyükada’nın merkezindeki ilk mekanlarını, Adalılar’dan çok dinledim. Maden’deki yeni mekanlarını keşfetmek, bu yaza kısmet oldu. Minik bahçenin kontrast endüstriyel dekorasyonlarını, zarif sunumlarını çok beğeniyorum. Tostu, hepi topu yulaf ve mısır gevreği içeren müsli’si bile çok lezzetli. Kahvesi İstanbul’un şöhretli pek çok mekanında sunulana fark atacak nitelikte. […]

_______________________________________________________6

Milliyet-Cadde, 17.8.2010
Neşe Mesutoğlu

http://cadde.milliyet.com.tr/2010/08/17/HaberDetay/1277294/bogaz-da-kulac-serbest

[…] Dr. Hasan PEKSEL / Medicana International İstanbul Başhekim Yardımcısı ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı: […] İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün analiz sonuçlarına bakıldığında bazı tutarsızlıklar bulunuyor ve tam olarak güven vermiyor. Örneğin Büyükada Nakibey Plajı önünden iki örnek alınmış. Birinde fekal koliform ‘0’ iken diğerinde belirlenen limitin üstünde olan ‘2500’ değeri verilmiş. […]

[…] Necip Alemdar /
İl Sağlık Müdürlüğü Müdür Yardımcısı: Bu plajlara dikkat!
İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı ölçümlere göre Büyükada Nakibey Plaj önünde 27 Temmuz, Menekşe Plajı Cankurtaran Kulesi ve İskele önünde 13 Temmuz, Kamil Abduş Gölü Mevki ve Dodo Beach Club önünde 28 Temmuz, Marmados Sitesi önünde ise 13 Temmuz 2010 tarihli analizlere göre kötü kalitede suya rastlandı.

iLTiHABA NEDEN OLABiLiR
Kötü kalitede suya girmek tehlikelidir. İshalli hastalıklarla (Basilli dizanteri, amipli dizanteri, akut gastroenterit, kanlı ishal, giardiasis gibi), Hepatit A ve Hepatit E gibi hastalıklara sebep olan mikroplar bakımından zengindir. Ayrıca deri lezyonları, tifo, boğaz ve kulak iltihabına yol açabilir. Vibrio kolera yine denizlerde rastlanan bir bakteridir. Denize giren kişinin bünyesine ve daha önceden o hastalıkla karşılaşıp karşılaşmaması gibi durumlara göre çok ağır hastalıklar ortaya çıkabilir. […]

_______________________________________________________7

ACI KAYBIMIZ

Reşat Nuri GÜNTEKİN ve
Hadiye Güntekin’in kızları

ELA GÜNTEKİN

Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Merhumenin cenazesi 18 Ağustos 2010 Çarşamba
günü Teşvikiye Camii’nde kılınacak ikindi namazını
müteakip Kilyos Mezarlığı’na defnedilecektir.
EVLATLARI
Üzüm Elâ Keskinoğlu, Yağmur Reşat Akerson

* * *

Cumhuriyet 17.08.2010

PEK ÇOK YAPITI DİLİMİZE KAZANDIRMIŞTI

Ela Güntekin yaşama veda etti

Kültür Servisi – Fransız edebiyatından pek çok yapıtı dilimize kazandıran Ela Güntekin dün yaşama veda etti. Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in kızı olan Ela Güntekin, uzun bir süredir tedavi görmekteydi.

1941 doğumlu olan Ela Güntekin, Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra Fransa’da Fransız edebiyatı öğrenimi görmüştü. Uzun süre TRT’te program uzmanı olarak görev yapan Güntekin, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmıştı.

Pek çok “Tenten” kitabını Türkçeleştiren Ela Güntekin, aralarında Jorge Semprun’ün “Beyaz Dağ”, Rene Guillot’nun “Beyaz Yele”, Jean-Marie Gustave Le Clezio’nun “Çöl”, Stefanos Yerasimos’un “İstanbul: İmparatorluklar Başkenti”, Marguerite Duras’ın “Konsolos Yardımcısı”, Michel Balivet’nin “Ortaçağda Türkler” ile “Tasavvuf ve İsyan”, Gilles Veinstein’in “Osmanlılar ve Ölüm” adlı yapıtlarının da bulunduğu birçok kitabı dilimize kazandırmıştı.

_______________________________________________________8

Cumhuriyet 17.08.2010

Adalara ‘kuş bakışı’

Murat Öztürk’ün hava fotoğrafları sergisi Büyükada Adaevi’nde


Kültür Servisi – Gazeteci-pilot Murat Öztürk’ün çektiği hava fotoğraflarından oluşan “Kuş Bakışı Adalar” sergisi, Büyükada Adaevi’nde açıldı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı projeleri kapsamında, Adalar Vakfı, Adalar Belediyesi ve Adalar Kaymakamlığı’nın ortak çalışmasıyla hayata geçirilen Adalar Müzesi’nin açılış etkinlikleri çerçevesinde açılan sergi 11 Eylül’e kadar izlenebilecek. Adalar üzerinde 5 gün boyunca 1000 feet ile 10 bin feet arasında uçuşlar gerçekleştiren Murat Öztürk, bine yakın fotoğraf kareledi. Öztürk’ün arşivinden derlediği ve yeni çektiği fotoğraflar, “Kuş Bakışı Adalar” sergisini oluşturdu.

Gazeteciliğe 1975 yılında TRT Haber Dairesi’nde haber kameramanı olarak başlayan Murat Öztürk, 16 yıl TRT’de görev yaptıktan sonra uğraşını Yeni İstanbul gazetesinde muhabir olarak sürdürdü. Pilot lisansı aldıktan sonra, 5 bin saatlik uçuş deneyiminden gazetecilikte yararlanan Öztürk, Star gazetesinden sonra şimdi de Milliyet gazetesinde gökyüzü haber muhabiri olarak çalışıyor. Öztürk, çalışmalarıyla başta Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere pek çok kuruluştan başarı ödülleri aldı.

_______________________________________________________9

From: ADALAR KÜLTÜR DERNEĞİ
Subject: [adalarkulturdernegi] MELİS KANIK’LA MİCHAEL JACKSON GECESİ
Date: August 16, 2010 6:36:40 PM GMT+03:00
To: adalarkulturdernegi@yahoogroups.com

_______________________________________________________10

From: SİBEL AKKAŞOĞLU
Subject: ADAEVİ BU HAFTA 16-22 AGUSTOS
Date: August 16, 2010 7:34:10 PM GMT+03:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

SEVGILI ADAEVI DOSTLARI,

BU HAFTA ADAEVINDE OLAN BITENI HATIRLATAYIM DEDIM

16 AGUSTOS SAAT 20.30 DA JEAN VIGO’NUN ”HAL VE GIDIS SIFIR” FILMINI 20 AGUSTOS SAAT 20.30 DA YAVUZ TURGUL’UN ”GONUL YARASI” FILMINI SEYREDECEGIZ.

21 AGUSTOS CUMARTESI SAAT 20.30 DA ”MUSIKIYE BAYILIYORUM” KONSERINDE GRUP ”SIIRLERDEN SARKILARA” GITARIST ONUR TOPARLAK’IN ORHAN VELI SIIRLERINDEN BESTELEDIGI SARKILARI GOKSUN DOGAN KLARNET SERDAR GONENC PERKUSYON ESLIGINDE SUNACAKLAR.

22 AGUSTOS PAZAR SAAT 20.30 DA DR TANSU SALMAN BIZLERE GALATLARI YANI ANADOLU’DAKI KELTLERI ANLATACAK.

HEPINIZI BEKLERIZ
SELAMLAR
SIBEL AKKASOGLU

_______________________________________________________11

Kinaliada.net,
Selçuk Aral

http://www.kinaliada.net/index.php?news-1084

Santa Maria ve Aya Spridon Manastiri (<<<- Tarik-i Dünya/Terk-i Dünya)

Foto: Selcuk Aral ©

Sevgili Okurlarim!

Gecen hafta sizlerle Heybeliada’ya ugramis Cam Limani’ninda ki (<<<- Porto Santa Maria) gecen sene yanan Sanatoryum hakkinda konusmustuk: Müsade ederseniz bugün koyun öbür ucuna (<<<- yani Terki Dünya Burnuna) gecerek biraz oradaki Aya Spridon Manastirindan bahsedelim.

Neden buraya Terk-i Dünya denilisi hakkinda (<<<- aynen Kizkulesi gibi) cesitli rivayetler (<<<- sayia <<<- söylenti <<<- asilsizda olabilecek haber <<<- masal <<<- hikaye) vardir.

Rivayete göre, Aya Spridon Manastiri’nda dünyadan elini, etegini cekmis (<<<- Genel olarak dünyanin her tarafindaki manastirlar, <<<- halktan uzak <<<- ulasilmasi güc olan <<<- tepe, ada vs. yerlerde olur) kesisler (<<<- kendilerini sadece Allah'a ve ibadete adamis insanlar) oturdugu icin buraya Tarik-i Dünya (<<<- zamanla <<<- halk arasinda <<<- bozularak Terk-i Dünya olmus) denilirmis.

Ikinci rivayete göre Aya Spridon Manastiri’nin kesisleri ihtiyarlayinca (<<<- kesis olmak sanildigi kadar kolay degildir <<<- hayatin bir yarisi dua etmekse <<<- öbür yarisi calismaktir <<<- bu yüzden kesisler bir sürü buluslar yapmislardir <<<- yani ise yariyor olmak önemli bir faktördür) buradaki ucurumdan kendilerini atarak intahar ederlermis.

Ücüncü rivayetse ask’larina karsilik bulamayan veya aldatilan yahutta biraraya gelmeleri engellenen insanlarin intahar etmelerine müsait (<<<- henüz Bogaz köprüsünün olmadigi devirlerde insanlar kendilerini ucurumdan asagiya birakirlarmis) olmasindan dolayi bu bölgeye ve manastira bu lakap verilmistir.

Günümüzde ( <<<- intaharlarin coguna, ödenemeyen kredi karti borcu sebep oldugu devirlerde <<<- bu kadar sene sonra) hangisinin dogru, hangisinin yanlis oldugunu tespit etmek artik mümkün degil. Sizin kafaniza hangisi yatarsa onu kabul edin.

—–

2009 yili Paskalya’sinin birinci günü Heybeliada’da ki Rum Kilisesindeki fotograf cekiminden ciktiktan sonra bir ada turu atmaya karar veriyorum. Niyetim bu defa (<<<- iskeleyi sirtimiza verirsek) sag'dan sola dogru yürümek. Yol sandigimdan da uzun cikiyor.

Yolda benden baska yürüyen kimse yok. Bazen yanimdan bisikletle yabanci gencler geciyorlar. En sonunda Cam Limani’na variyorum.

Terk-i Dünya Burnuna geldigimde iki sey gözüme carpiyor. Her taraf Istanbul’dan gelen günü-birlikci’lerin arkalarinda biraktiklari atiklar (<<<- mutlaka hafta sonunda mesire yeri olarak kullaniliyor <<<- Degirmen Burnu gibi parali olmadigi icin millet buraya hücum ediyor) ve kenarda-kösede, cali-cirpinin altinda yatan sayisiz (<<<- sanki buraya sadece kesisler ve asiklar degil <<<- beygirlerle, merkepler de intahar etmeye geliyor) at ve esek iskeletleri (<<<- döner yememeye karar veriyorum!)

Cam Limani’ni boydan boya ikiye bölen elektrik kablosuna (<<<- hat) ragmen koyun birkac güzel fotografini cekiyorum. O an orada (<<<- karsimda duran sanatoryumun) bir kac ay sonra yanacagini hic düsünemiyorum. Binayi taniyorum, bir cok tahta binalar gibi cökmüs, yikilmis, harebeye dönmüs bir yapi degil. zaten depremden dolayi olan hasarlarda hic gözüme carpmamisti.

Bir kac adim öne dogru giderken karsima tek basina oyun oynayan bir erkek cocuk cikiyor. Kendisine (<<<- bana biraz su verirmisin?) diye soruyorum. Cocuk manastira dogru yürüyünce ben de onu takip ediyorum. Annesi bana sürahiden doldurdugu bir bardak suyu uzatiyor. Suyu yavas yavas icerken manastirin ibadet yapilan kücük salonu (<<<- biz böyle yerlere Almanca'da Kapelle deriz <<<- Daha cok Katolik halkin oturdugu sehir, bölge, semtlerde cok raslanir) gözüme carpiyor. Icersi hem cok karanlik, hem de kapisi kapali.

Kadina (<<<- Yenge, buraya kadar gelmisken, bir-iki fotograf cekebilmem icin isiklari acarmisin? Ben Ada Gazetesinden geliyorum!) diye soruyorum. Kadin zorluk cikarmadan, derhal oglunu göndererek, isiklari yaktiriyor. Biri cikmazsa öteki ciksin diye pes-pese iki poz cekiyorum. Icersi isiklara ragmen cok karanlik, sehpasiz cekim yapiyorum.

Kadina ve cocuga tesekkür edip (<<<- oglanin eline üc-bes kurus sIkIstIrarak) yoluma devam ediyorum.

—–

Bundan 150 sene önce (<<<- 1859) yilinda son derece zeki olmasina ragmen cahil, fakat yakisikli ve genc (<<<- 19 yasinda) bir köylü cocugu yalinayak bir vaziyette Heybeli'deki Hristos Manastirina kesis olmak üzere müracaat eder. Orada Kayseri'li Efstation tarafindan yetistirilen bu delikanli 1861 yilinda Arsenios adi ile kesis olur.

Artik Arsenios’un en büyük arzusu kendi manastirini kurmaktir. 1865 yilinda Aya Yorgi Manastirina bu istegini iletirse de: Kudüs’e bagli olan kilise kendi topraklari üzerinde (<<<- bölgesinde) baska bir manastira izin vermeyince: Bu defa Panayia Kilisesine müracaat eder ve Kefalonyali metropolit Embariki Mazarakis'in yardimlariyla (<<<- bugünkü Terk-i Dünya Burnun'da) kücük bir kulübe yapmasi icin müsade alir. Ayrica kulübenin yapilisinda (<<<- cok fakir bir kimse olan) Mastor yani ve karisi da kendisine yardim eder.

Burada mütevazi bir hayat yasamaya başlayan Arsenios, o kadar tatli dilli ve güler yüzlü bir insandir ki, nami her tarafa yayilmaya ve halkin ona olan ilgisi her gecen gün artmaya baslar. Artik en fakir balikcidan, en zengin ve asiline, Halki’nin (<<<- Papaz okulu) ögrencisinden, ögretmenine kadar herkes akil danismak ve günah cikartmak icin ona gelmeye baslar.

Yavas yavas ihtiyaca yetismeyen kulübe aradan bir müddet zaman gectikten sonra bir kiliseye, daha sonra yapilan diger binalarla birlikte bir manastira cevrilir ve bütün bunlarin yapilabilmesini mümkün kilan (<<<- Arsenios'un hamisi) Mazarakis'in arzusu üzerine kilise Aziz Spridon'a ithaf edilir.

Bugün bile kilesinin ic duvarlari üzerinde, yüksekce bir yerde, serit biciminde büyük yazilarla, kilisenin 1868’de Arsenios tarafindan kuruldugu, Ayios Spridon adina bagislandigi ve 1894 felaketinden (<<<- zelzele) sonra yeniden yapildigi yazilidir. Gerçekten 1894 depreminde manastir yikilmis ve Padisah Abdülhamit'in gönderdigi 200 altin ile tekrar tamir edilmistir.

Ilerleyen senelerde Arsenios pek cok yetenekli gence manevi babalik yaparak, himayesi altina almis, ilerde bunlarin üniversite profesörleri, doktorlar, avukatlar olmalarini saglamistir.

Kuvvetli kisiligi, modern ve genis dünya görüsü, yüksek toleransi ile herkesi etkilemis, manastirin Müslüman, Hristiyan, kadin, erkek, pek çok kisinin ziyaret ettigi, adaklar adadigi bir mekan olmasina sebep olmustur.

2 Subat 1905 yilinda (<<<- 65 yasinda) vefat eden (<<<- rivayete göre cok perhiz yaptigi icin ülser'den ölmüstür) Arsenios kilise'ye gömülmüsse de, mezarini gösteren hic bir isaret yoktur. Arsenios'da geriye kalan (<<<- eserlerinin haricinde) sadece (<<<- kilisenin kücük müzesindeki) yagli boya bir portresidir.

Aya Spridon Manastiri, 1906’da Fener patrikhanesine baglanip, 1945 yilinda da patrik Atenegoras’in emri ile restore edilmistir.

Halen persembe günleri ayin yapilmakta, Hristiyan ve özellikle Müslüman halk tarafindan adak adanmaktadir. Özel yortu günü ise 12 Aralik’tir.

Hosca ve dostca kalin sevgili arkadaslarim.

Selcuk Aral (<<<- Cts 14 Agustos 2010, Kinaliada)

_______________________________________________________12

Haberler.com, 12.8.2010

http://www.haberler.com/bakan-gunay-lahiti-inceledi-2190232-haberi

Bakan Günay Lahiti İnceledi

Bakan Günay, Kaçak Kazıda Bulunan Hekatomnos’a Ait Lahiti İnceledi…

* * *


Muğla’nın Milas ilçesinde Hisarbaşı Mahallesi’ndeki Zeus Karios Kutsal Mabet Alanı’nda, define avcılarının yaptığı kaçak kazıda ortaya çıkartılan Karia Satrabı Mausolos’un babası Hekatomnos’a ait olduğu belirlenen MÖ 390’a tarihlenen lahit, yüzyılın en büyük arkeolojik buluntularından biri olarak nitelendi.

* * *

Haberler.com, 12.8.2010

http://www.haberler.com/defineciler-mezari-video-ya-cekmis-2191801-haberi

Defineciler Mezarı Video’ya Çekmiş

Muğla’da Define Avcılarının Soyduğu, Kral Hekatomnos’a Ait Anıtmezarla İlgili Görüntüler Ortaya Çıktı…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: