Gönderen: adalarpostasi | 10 Ağustos 2010

ADALAR POSTASI-2481: adalar’da deniz… giren mi girmeyen mi keriz?… bilmek isteriz… :)


* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

26 Şubat 1903 Perşembe günlü Burgaz Adası’nda müstahdem Dersaadet Jandarma Alayı Onbaşılarından Karahisarlı Mahmud b. Ahmet’le, efradından Eğinli Ahmed b. Yusuf’un iftihar madalyasıyla taltiflerine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Ada sahil/semalarında, Ağustos 2010…

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

11 Ağustos 2010 Çarşamba
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Parçalı bulutlu
23/33ºC
% 67-96 nem
Yıldız, K 21km/sa
Gündoğuşu 06:09… Günbatışı 20:08…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Thrift Fairy.

* * *

1- Bülent Baviker: “Bize tebliğ edilen yazıyı ve raporu taradım ekte gönderiyorum. Evet sadece Naki Bey Plajı’ında kötü kalite su yazıyor olmasına rağmen tüm ada plajları kötü kalite su gibi değerlendiriliyor…”

2- Emre Özkanlar: “Nakibey plajı önündeki koliform oranı 4500 ile “tehlikeli” çıkmış. ‘Yeterli kalitede’ olarak adlandırılan Seferoğlu’nda toplam koliform 3600, Yörükali’de ise 3200 çıkmış. Bu değerler tehlikeli değil midir peki? Bu konudan anlayan biri bizi bilgilendirebilir mi?”

3- Adalar çevresinde yüksek çıkan kolibasili oranından sonra İSKİ’nin ocaktan beri İstanbul’da deniz suyunu analiz ettirmediği ortaya çıktı…

4- İsmail Baysal: “Yılların Niko Ustası bile müşteri beklerken önünde birçok Arabı görünce şaşırdı ve ‘Tamam turizm şansıma benim kaldırımımda patladı,’ dedi…”

5- Selçuk Aral: “Ben de sizler gibi merak ettiğimden kayıkhaneye gidip (<<<- orası da sonbaharda yıkılacak) Helvacı nerede (<<<- hali, sihhati yerinde mi?) diye sordum. Her defasında iyi haberler almama (<<<- yakında gelecek denilmesine) rağmen, sezon basladı-bitmek üzere, gene Fevzi Amca'nın yüzünü görmedik. İki gün sonra Ramazan başlıyor, artık bundan sonra da kalkıp Kınalı'ya gelmez. Yeni bir haber çıkarsa ben size bildiririm…"

6- Oya İslimyeli: “14 Ağustos 2010 Cumartesi günü saat 21:00’de Büyükada Atatürk Meydanı’nda ‘Maltepe’den Büyükada’ya Üç Tenor Konseri’ne davetlisiniz…”

)O(

_______________________________________________________1

From: BÜLENT BAVİKER
Subject: Re: deniz gitti, kavga bitti mi?
Date: August 10, 2010 1:42:53 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Bize tebliğ edilen yazıyı ve raporu taradım ekte gönderiyorum.
Evet sadece Naki Bey Plajı’ında kötü kalite su yazıyor olmasına rağmen tüm ada plajları kötü kalite su gibi değerlendiriliyor….

Ekte şerh koyup imzaladığım tebliğ’i ve tebliğ sebebi ve ekinde verilen aynı tarihli raporu gönderiyorum.



_______________________________________________________2

From: EMRE ÖZKANLAR
Subject: Adalar deniz suyu ölçüm sonuçları
Date: August 10, 2010 8:32:29 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Bilgi için Korhan Berzeg’e teşekkürler.
Bu sonuçları aktarması bilgi verici olmuş.

Ancak dikkat çekmek istediğim bir nokta da şu:
Nakibey plajı önündeki koliform oranı 4500 ile “tehlikeli” çıkmış.

“Yeterli kalitede” olarak adlandırılan Seferoğlu’nda toplam koliform 3600, Yörükali’de ise 3200 çıkmış.

Bu değerler tehlikeli değil midir peki?

Bu konudan anlayan biri bizi bilgilendirebilir mi?

Emre Özkanlar

_______________________________________________________3

GazeteVatan, 10.8.2010

http://haber.gazetevatan.com/iskiden-buyuk-ihmal/322328/1/Gundem

İSKİ’den büyük ihmal

Denize girenin sağlığı mikrobun insafına kaldı


Adalar çevresinde yüksek çıkan kolibasili oranından sonra İSKİ’nin ocaktan beri İstanbul’da deniz suyunu analiz ettirmediği ortaya çıktı.

İstanbul’da denize girilebilecek plajların belirlenmesi için 2002’den beri İSKİ tarafından yaptırılan “Bakteriyolojik Kirlilik Ölçümü Projesi” bu yıl gerçekleştirilmedi. Bu nedenle yaz boyunca her gün ölçüm yapılarak duyurulan denize girilebilecek plajlar da açıklanmadı.

8 yıldır İstanbul sahillerinde kirlilik ölçümünü İSKİ ile birlikte yapan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Fiziksel Oşinografi ve Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil İbrahim Sur, Karadeniz’de Karaburun’dan Şile’ye, Marmara Denizi’nde Silivri’den Tuzla’ya kadar tüm kıyılar boyunca ve Adalar’da 200 istasyonda yıllardır mavi bayrak kriterlerinin ölçümünü yaptıklarını anlattı. Sur, “Her ay yaptığımız bu çalışma yaz döneminde günde 2 keze çıkıyordu. 2010’un Ocak ayında bu ölçümü son kez yaptık. Proje kesintiye uğradı. Bürokratik engeller aşılırsa proje devam edecek” dedi.

Bu projenin yanı sıra 1996 yılından itibaren 48 istasyonda yapılan “Su Kalitesi İzleme Projesi”nin de 2009’da durdurulduğunu açıklayan Sur, İSKİ desteği ile yaptıkları bu çalışmayı da ihale açılmadığı için yapamadıklarını ifade etti.(Cumhuriyet)

_______________________________________________________4

From: İSMAİL BAYSAL
Subject: ARAP TURİZMİ PATLADI
Date: August 9, 2010 1:58:32 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Merhaba,

Arap turizmi Adalıları bezdirdi. Hergün gelen yüzlerce Arap kimi esnafı sevindirdi ama halkı bezdirdi. En çok gazinolarda nargile içen kadınlı erkekli Arapların, ikinci tercihi bisiklete binmek, üçüncüsü ise faytona binmek. Çok yüksek sesle konuşup, çöpleri yerlere atanlar, meydanda saatlerce araba kuyruğu oluşturup vapura gidiş-gelişleri engellemeleri hemen olduğu yerlere oturmaları Adalıları Ada’dan soğuttu. Yılların Niko Ustası bile müşteri beklerken önünde birçok Arabı görünce şaşırdı ve “Tamam turizim şansıma benim kaldırımımda patladı,” dedi.

İsmail Baysal








_______________________________________________________5

Kınaliada.net,
Selçuk Aral

http://www.kinaliada.net/index.php?news-1078

Helvacı Amca

Foto: Selcuk Aral ©

Ön Söz
Ben de sizler gibi merak ettigimden kayikhaneye gidip (<<<- orasi da sonbahar'da yikilacak) Helvaci nerede (<<<- hali, sihhati yerinde mi?) diye sordum. Her defasinda iyi haberler almama (<<<- yakinda gelecek denilmesine) ragmen, sezon basladi-bitmek üzere, gene Fevzi Amca'nin yüzünü görmedik. Iki gün sonra Ramazan basliyor, artik bundan sonra da kalkip Kinali'ya gelmez. Yeni bir haber cikarsa ben size bildiririm.

Sevgili Kinali’lilar!

Bu gün sizlere ada’nin en eskilerinden, günün erken saatlerinden itibaren, kücük sade arabasini iterek, kapilarimizin önünden gecmeye baslayip, sabahtan-aksam’a (<<<- hatta gece yatsi-namazi'na) kadar bikmadan-usanmadan (<<<- ses tonu günün saatine uyacak yükseklikte) (<<<- Helvaciii… ! <<<- Helvaci geldi ! <<<- Keten-Helvaaa… !) nameleriyle (<<<- o sokak senin, bu sokak benim) bagirarak dolasan, (<<<- yaz günü sicak havadan dolayi, acik olan pencerelerden) kendisini duyanlari (<<<- bilhassa kücükleri) yerlerinden hoplatip-ziplatarak kapiya-balkona kosturan veya anne ve yaya'larinin (<<<- Ermenicede anneanne) etegine yapistiran bir sahistan: Kinaliada'nin (<<<- Helvaci Amca'sindan) bahsetmek istiyorum.

Günlerden birgün (<<<- balkonda oturup caylarimizi yudumlarken) kendisine (<<<- Yâââ, Helvaci Amca, söylesene Alah askina, senin gercek ismin nedir ?) diye soruyorum. Bana *Fevzi* diyor. Aslinda adamcagizin ismini-kimligini saklar gibi bir huyu yoktur. Buna ragmen tahmin etmiyorum ki (<<<- Ada'da) cok kisi onun gercek ismini taniyip-bilsin. O bizim aile efradimiz icin de ve diger bütün Adalilar icin de (<<<- acikcasi o herkezin) Helvaci Amca'sidir.

Foto: Selcuk Aral ©

Eeee, yasi 80’e (<<<- Allah uzun ömürlü etsin) dayamis (<<<- coktan emekli olmasina ragmen) popo'sunun üstüne oturmak istemez, halâ arabasinin pesinden iteklemeye, her gectigi sokaktan sesini duyurmaya devam eder. Belkide bu onun icin (<<<- bilhassa bes sene önce hanimini kaybettikten sonra) artik bir mesgale-bir avunma olmustur. Üstelik hic (<<<- huylu-huyundan vazgecer mi ?)

Bizim Helvaci Amcayla olan dostlugumuz, benim Kinalida da 1980 senesinde yer almamdan cok daha uzaklara, evveline gider. Hepinizin bildigi gibi bizim Fatih’ deki ev cok islek bir caddenin üzerindeydi. Su an nasil oldugunu bilmedigim bir sekilde ve zamanda (<<<- muhtemelen 60' li yillarin ortasinda) (<<<- Fevzi) Amca tezgahi (<<<- pardon helva arabasini) bizim (<<<- Fevzipasa caddesindeki) evin giris merdivenlerine (<<<- kondurup-yerlestirir) anneannem'le birlikte yasayan yasli Hidayet teyzem (<<<- Birakin adamin colugu-cocugu var rizkinla oynamayin, siz gecerken nasil olsa kenara cekilip yol veriyor ! Hahaha…) derler. O günden sonra kira ödemese de bizim evin kapisinin (<<<- giris merdivenleri) onun dükkani olmustur.

Benimle iliskileri (<<<- evden erken ucmus olmamdan dolayi) daha cok Kinaliada' dan sonra baslamissa da kardeslerimin cok kücüklügünü bilir hatta bir kac defa bizim biraderi (<<<- hem yabanci cocuklarin – hem de annemin elinden, Hahaha…) sopa yemekten kurtarmistir. Laf aramizda bizim evde oldum olasi (<<<- kiz dövülmez) diye bir adet olmasina (<<<- gelde gene gülme simdi Hahaha…) kizkardesim (<<<- yâni dayak tehlikesi altinda olmamasina ragmen) kendisini cok sever. Konusmadan, selâmlasmadan imkâni yok gecmez.

Ayrica (<<<- Helvaci Amca) bizim Fatih'teki evin diskotek kapisinda dikilen adamlar gibi (<<<- Bodyguard'i dir) gelen-gideni göz muayenesinden (<<<- kontrolden) gecirir, (<<<- bizim ailenin bütün fertlerini (<<<- Sigrid ve oglan dahil, isimleriyle birlikte), hangimizin evlenip-bosandigini, kimin is acip-is batirdigini bildigi icin tanimadigini, begenmedigini (<<<- daha dogrusu gözünün tutmadigini) imkani yok eve adim attirmaz.

Helvaci Amca (<<<- Allah kabul etsin) son derece Müslüman bir adamdir namazina-niyazina cok dikkat eder, taaaa Adanin öbür tarafinda bile olsa Namaz vakti Camiye yetisir (<<<- sakata-kazaya birakmaz). Istanbulda oturmasina ragmen (<<<- yengenin yasadigi yillarda da) yazlari sebepsiz yere sehre inmez, onun helvaci arabasi, bir nevi dükkanidir ve eski esnaf oldugu icin (<<<- dükkani veya tezgahi kapali tutmakdan) hic haz etmez ve o sebepten geceleri yatsi namazina kadar herkezin toplandigi iskele meydaninda (<<<- Bahar' a yakin bir yerde) kenarda ta ki dondurma veya helva bitinceye kadar bekler. Daha sonra sivrisinek spray'i elinde kayikhane'ye yatmaya gider. Yillardir ayni sekilde yasadigi icin kayikhanenin yeri degissede (<<<- Iskele yanindaki parkin arkasindan kaldirilip Jarden'e, yani top sahasina geldi) onun yattigi yer degismemistir.

Fevzi Amcanin ayakli gazete gibi haberleri saga sola yayma huyu olmamasina ragmen: Ada’da olsun – Fatih’te olsun herkezi tanir, herseyi (<<<- ilk elden) bilir. Komisyonculuk yapmasa bile, nerde bos ev vardir – nerede kiralik daire vardir – sahibi veya varisleri kimlerdir – kiminle is yapilir (<<<- kim saglam kazik degildir) tanir ve etrafini ya uyarir ya da (<<<- bu firsat kacmaz, alinmis – alinmistir) diye gaza getirir.

Eski yillarda (<<<- suyun tankerlerle tasindigi devirlerde) bizim buzdolabinin buzlugunda her gün iki adet (<<<- buz kalib'i) onun icin hazirlanirdi. Annem sabahleyin onun (<<<- helvaci) diye bagirisini duyunca derhal balkondan kafayi uzatir, yukari gelerek, yarin icin kullanilacak bos kaliplari yeni olanlariyla degistirirdi.

Esasinda o hemen hemen herzaman (<<<- Helvaci) veya buna benzer bir sey seslense de biz onun ses tonunu cok iyi tanir ve biliriz. Ne zaman bize, ne zaman müsterilere seslendigini hemen anlariz. Ona göre ya balkona bakmaya ya da kapiyi acmaya gideriz.

Buna ragmen bazen gecerken (<<<- Cayin demli mi?) veya (<<<- Selcuk, misafir kabul ediyormusunuz ?) diye seslenir ve benden de her defasinda (<<<- Ayip ettin Helvaci Amca, buyur sen misafir sayilmazsin !) cevabi almasi onun son derece hosuna gider. Bazi komsularimiz zaman zaman birsey söylemezlerse de: Bakislarindan, bizim bu yillardir süregelmis iliskimizi farkedip veya bizim balkonda onun bas köseye oturmus olarak gördüklerinde, yadirgadiklarini gözlerinden okurum. Bizse onu biraz (<<<- baba-yadigari) biraz (<<<- akraba) biraz da herbirimizin (<<<- hatira defteri) gözüyle görürüz ve (<<<- Allah basimizdan eksik etmesin) diye düsünürüz.

Hoscakalin sevgili Kinali’lilar (<<<- Allah gecinden versin Helvaci-Fevzi-Amca) !

Selcuk Aral (<<<- Pzr 18 Hzr 2006)

_______________________________________________________6

From: OYA İSLİMYELİ
Subject: Maltepe’den Büyükada’ya Üç Tenor Konseri
Date: August 10, 2010 10:19:06 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Üç Tenor Büyükada’da…


T.C Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin’in himayelerinde 2009 yılında kurulan, müzik direktörlüğünü dünyaca ünlü orkestra şefi Naci Özgüç’ün yaptığı Maltepe Belediyesi Senfoni Orkestrası yetmiş beş profesyonel sanatçıdan oluşmaktadır.
Birçok sosyal sorumluluk ve yardım projesinin içinde bulunmuş, ulusal ve uluslararası festivallerden davet almış orkestra, on dördüncü konserini Büyükada’da ilk defa gerçekleştirecek, dünyaca ünlü tenorlardan Şenol Talınlı, Aykut Çınar, Ayhan Uştuk eşlik edecektir.

Tüm Adalılar ve sanatseverler davetlidir.

Tarih: 14 Ağustos 2010
Saat: 21:00
Yer: Büyükada Atatürk Meydanı

Adalar Belediyesi Kültür-Sanat Koordinatörü
Oya İslimyeli

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: