Gönderen: adalarpostasi | 19 Temmuz 2010

ADALAR POSTASI-2465: beauté orientale…


* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

11 Haziran 1902 Çarşamba Heybeliada’da evladlık olarak büyüyen Mürefte’nin Balatnoz Karyesi’nden Leonida’nın karyesince bedel-i askeri olacak para talep edildiğinden kendisine tebliğ edilmesine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Fotoğraf: Ugo Antonio Corintio, Büyükada’da, Temmuz 2010.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

20 Temmuz 2010 Salı
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Hafif sağanak yağışlı
22/30ºC
% 63/96 nem
Poyraz, KD 22km/sa
Gündoğuşu 05:45… Günbatışı 20:33…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *
Cicely Mary Barker, The Pansy Fairy.

* * *

1- Celal Karaca: “Adalarımızın Kültür ve Sanat Koordinatörü’ne açık teşekkür..”

2- Selçuk Aral: “Yarim İstanbul’u (<<<- pardon Büyükada'yı) mesken mi tuttun?…"

3- Her yıl sezonu bir kokteyl ve ardından bir konserle açan HSSK, bu yıl da sezona son derece bakımlı ve çok şık bir mekânda, misafirlerini ve üyelerini ağırlayarak girdi…

4- İstanbul’un Avrupalı Kardeşleri – 1. İstanbul Adalar Kültür ve Sanat Festivali

5- Mihal Şişko: “Aya Fotini Ayazmasını senelerce yaşatan, bakan, her ihtiyacını temin, kandilini yakan kişi, manastırın altında oturan, Ramiz Efendi’ydi…”

ADALAR POSTASI’nın 2465. sayısında…

)O(

………………………………………………….1

From: CELAL KARACA
Subject: Oya İslimyeli’ye teşekkürlerimizle…
Date: July 19, 2010 3:27:43 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Adalarımızın Kültür ve Sanat Koordinatörü’ne açık teşekkür,
Bu güzel sanatsal faaliyetleri bizlere bitmeyen enerjisiyle ulaştıran inanılmaz insan OYA İSLİMYELİ’ye ne kadar teşekkür etsek azdır.
İyi ki Adamıza katıldın… Seni yoruyoruz ama gönlüne sağlık arkadaşım…
Bu ekilen sanat tohumlarının bir gün bize sevgi, hoşgörü ve kalite getireceğine inanıyorum…

Celal Karaca

………………………………………………….2

From: SELÇUK ARAL
Subject: Yarim Istanbul’u (<<<- pardon Büyükada'yi) mesken mi tuttun?
Date: July 19, 2010 5:11:18 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Kinaliada.net, 19.7.2010
Selçuk Aral

http://www.kinaliada.net/index.php?news-1056

Yarim Istanbul’u (<<<- pardon Büyükada'yi) mesken mi tuttun?


Sevgili Kinalili’lar!

Bilmem duydunuz mu veya kaciniz oradaydiniz? Gecen hafta Carsamba günü Ermenistan Genclik Senfoni Orkestrasi Büyükada’da bir konser verdi.

Valla ben ayni gün tesadüfen ordaydim, hatta belediye hopörlerinden yapilan cagrilari bile duydum, buna ragmen sahnenin kurulusunu izleyip, sonuna kadar beklemeden, (<<<- tek kare fotograf cekmeden) cekip fakirhane’ye yani bizim Kinaliada’ya döndüm.

Vapurda gelirken kafam (<<<- düsüncelerim) o derece baska yerlerde, gözlerim uzaklara dalmis gitmisti ki, kendimde Büyükada’nin en sevdigim, (<<<- yüzlerce defa) cekmeye doyamadigim Splendid Otelini bile cekmeye kuvvet bulamadim.

Ya dedim bu adamin yaptigi düpedüz Fenerbahce’nin macini Ali Sami Yen’de oynatmaktir. Insan nasil olur da kendi halkini bu derece kötü taniyabilir?

Gelen misafir Ermenistan haricinde hangi ülkeden gelirse gelsin, al götür Büyükada’da müzik yaptir, sarki söylet, konser ver: Yanlis olmaz. Ama sayet müzisyenler Ermenistan’dan geliyorlarsa: Bunlarin (<<<- degil sadece Adalar) Istanbul’da gidecekleri tek yer vardir: O da Kinaliada’dir.

Adalarin hangisinde olursaniz olun: Yoldan gecen, herhangi kücük bir cocugu cevirip: (<<<- Söyle bakalim kücügüm Adalar’in hangisinde Ermeniler toplanmistir?) diye sorsaniz: Size mutlaka dogru cevap verir.

Bunun aksini yapmak, sadece: Nasrettin Hocan’in aramasi daha kolay olacak diye: Evinin bodrumunda düsürdügü yüzügünü sokak kapisinin önünde bulmaya calismasina benzer.

(<<<- Daha cok fazlasini yazdim ama bugün kendi yazima kendim sansür uygulayip sizlere okutmuyorum!!!)

Sadece sizlere (<<<- yani basimizda bizi idare edenlere): Allah akil, fikir versin dileklerinde bulunuyorum.

Hosca ve dostca kalin Sevgili Kinaliadalilar…

Selcuk Aral

NOT: Ben kendi payima bu tek tarafli gelismeyi (<<<- yani Büyükada’yi) boykot edip Kinaliada haricinde yapilacak hicbir aktiviteye katilmayacagimi bildiriyorum.

………………………………………………….3

Hürriyet, 19.7.2010

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15352305.asp?gid=373

H.S.S.K 26. yaşını kutladı


Her yıl sezonu bir kokteyl ve ardından bir konserle açan HSSK, bu yıl da sezona son derece bakımlı ve çok şık bir mekanda, misafirlerini ve üyelerini ağırlayarak girdi.

ENBE orkestrasının muhteşem bir konser verdiği gecede, Heybeliada Su Sporları Klubü, yeni dekorasyonuyla üye ve misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı.

Kuruluş amacı,Türkiye’de Su Sporlarına olan ilgiyi artırmak, geliştirmek ve bu alanda Atatürk ilkelerine bağlı, ruh ve beden sağlığı gelişmiş sporcular yetiştirmek olan H.S.S.Kulübü, 26 yıldır yaptığı çalışmalarla su sporlarının önemli kulüplerinden biri oldu.

PRENS ADASI

Prens Adalarından biri olan Heybeliada’nın Değirmenburnu mevkiinde kurulan HSSK’da, 10 dönüm arazi üzerinde, biri Olimpik diğeri, yarı Olimpik boyutlarda iki adet yüzme havuzu, bir çocuk havuzu, bir de süs havuzu bulunuyor. Ayrıca, yüzme, yelken, sörf ve sutopu için gerekli tüm altyapı ve fizik koşullara sahip olan kulüp, üyelerinin istifade edebileceği sosyal alanlara da sahip.

2500 YÜZÜCÜ YETİŞTİRDİ

1600’ü aktif 3500 üyeye sahip olan HSSK, kurulduğu günden buyana 2500 yüzücü, 750 sutopçu, 100 yelkenci, 50 kürekçi yetiştirerek, Türkiye’ yi Ulusal ve Uluslararası yarışmalarda temsil etti.

ÇOCUKLARA YENİ BİR GELECEK

Bu sporcuların bir bölümü sosyal sorumluluk adına Heybeliada’nın gençlerinden ve mali durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarından oluşuyor.

HEDEF ŞAMPİYONLUK

Sadece üye aidatları ile yaşayan kulüp, sınırlı mali olanaklarla, Sutopu A Milli Takımına 3 oyuncu verebilecek ve ligde 2.’lik ve 3. lük alabilecek düzeyde.

ÖDÜLLER

Bu yıl yelken branşında Mustafa Çakır, Laser gurubunda girdiği 3 ulusal yarışta da 1. oldu ve 3 kupa kazandırdı.

Bu yıl 95 yüzücüden 5 sporcu Türkiye’de ilk on içine girdi ve bunlardan birisi branşında Türkiye 2. si diğeride Türkiye 3. sü oldu.

Geçen yıl 25. Kuruluş yıldönümünü kutlayan HSSK, bu sezon kulüpte başlattığı onarım ve iyileştirme çabaları ile hem sportif anlamda ve hemde sosyal mekanların şıklığı anlamında adaların en iyi Su Sporları Kulübü olarak dikkat çekiyor.

İrtibat için: 0 216 351 01 60





………………………………………………….4

http://www.adalar.bel.tr/festival/index.html

İSTANBUL’UN PRENS ADALARI AVRUPALI KARDEŞLERİYLE BULUŞUYOR!


Adalar Belediyesi; İstanbul’un kültürel ve tarihi çeşitliliğini yansıtan İstanbul Adaları’na ait “İstanbul’un Avrupalı Kardeşleri” – İstanbul Adalar Kültür ve Sanat Festivali’nin ilkini, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenliyor! Prens Adaları’nın ilk festivali; bu yıl Büyükada’da 30 Temmuz ve 1 Ağustos 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek!

Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Sivriada, Yassıada, Kaşıkadası ve Tavşan Adası adlı 9 adadan oluşan İstanbul’un Prens Adaları; ilk defa düzenlenecek olan “İstanbul’un Avrupalı Kardeşleri – 1. İstanbul Adalar Kültür ve Sanat Festivali” ile tüm adalar halkını ve yerli-yabancı turistleri Büyükada’ya davet ediyor! Adaları sanatla buluşturmak, İstanbullulara ve yerli-yabancı turistlere şehrin hemen yakınında günlük koşuşturmadan uzaklaşma imkânı sunmak, adaların tarihsel bir süreç içinde oluşturduğu kültürel yapısını tanıtmak amacıyla gerçekleştirilen festival, bu yılki teması çerçevesinde İstanbul Yunanistan Başkonsolosluğu destekleriyle, Yunanistan’ın kentlerinden bir olan Orestiada şehrinden gelecek olan sanatçıların katılımlarıyla düzenleniyor.

Ana mekan olarak, Büyükada iskelesindeki Atatürk Meydanı’nın kullanılacağı ve bunun yanında adanın birçok mekanının da değerlendirileceği “İstanbul’un Avrupalı Kardeşleri – 1. İstanbul Adalar Kültür ve Sanat Festivali” kapsamında; müzik, edebiyat, resim, fotoğraf, sahne ve gösteri sanatları ücretsiz olarak Adalılara ve sanatseverlere sunulacak.

Geçmişte adalarda yaşayan ve halen yaşamakta olan çeşitli kültürlerin yeme-içme, sanat, inanış, eğlence anlayışlarından yola çıkarak birbirlerini tanımaları ve kendilerini ifade edebilmeleri için oluşturulan programda, Orestiada’dan gelen 30 kişilik “Laogrifiko Musio Orestiadas” müzik, koro ve dans grubu; Berk Özbek, Çelik Kasapoğlu, Dünya Kızılçay’dan oluşan “Üç Tenor” konseri; Tekfen Filarmoni Solistleri “Üç Denizin Solistleri” konseri; Buzuki Orhan Osman konseri; Apostrophe Rock Grubu konseri ile TRT İstanbul Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konseri sunulan müzik etkinlikleri olarak yer alıyor.

Konserlerin yanı sıra, Nikos Manginas Fotoğraf Sergisi, “Adalar ve Edebiyat” konulu söyleşiler, “Resmin Şiiri” konulu Devrim Erbil söyleşisi, Büyükada’nın mimari mirasını tanıtan bahçe gezisi, fayton turu, çocuk etkinlikleri, “Tatavla Keyfi” müzik grubu ile İstinpoli Dans Grubu gösterisi ve kardeş şehir Orestiada yemekleri ile ada yemeklerinin sunulacağı Gastronomi etkinliği de “İstanbul’un Avrupalı Kardeşleri – 1. İstanbul Adalar Kültür ve Sanat Festivali” kapsamında, tüm ada ziyaretçilerinin katılımını bekliyor.

http://www.adalar.bel.tr/festival/program.html

PROGRAM

30 TEMMUZ 2010, CUMA

13:00 – 23:00 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE KAFE
FOTOĞRAF SERGİSİ:
NİKOS MANGİNAS

13:00 – 22:00 – İSKELE MEYDANI
GASTRONOMİ:
Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada Yemekleri, Kardeş Ülke Yunanistan’dan, Kardeş Ülke Yunanistan Yemekleri ve Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada mutfakları özgün yemeklerini festivale katılan tüm izleyiciler için hazırlayacaklar, yeme-içme kültürlerini paylaşacaklardır. Bu bağlamda yemek isimlerinin ortak ve farklılaşan öyküleri ve bazı tarifler katılımcılarla paylaşılacak, bilgi broşürleri haline getirilerek katılımcılara sunulacaktır.

14:00 – 18:30 – BÜYÜKADA SAAT KULESİ MEYDANI
BÜYÜKADA BAHÇELERİ GEZİSİ:
Bahçe Tarihçisi: Gürsan Ergil Büyükada’da yer alan 19. yüzyıl ve erken cumhuriyet dönemine ait mimari eserlerin bahçelerinin tanıtımı aracılığı ile Türk Modernleşmesi’nin Batı ile kurduğu empati ve Batı’yı yorumlama biçimi üzerine birlikte düşünmek.

14:00 – 17:00 – BÜYÜKADA FAYTON DURAĞI
MÜZİKLİ BÜYÜKADA FAYTON TURU:
İstanbul’un geçmiş yaşantılarında Adalar’ın eğlence ve müzik hayatının yeri ve önemi, kentin tarihi ve kültürel mirasının önemli parçalarından birisini oluşturmaktadır. Geçmişten bu güne kültürlerarası diyalogun adeta kurucu bir öğesi olarak görebileceğimiz geleneksel Ada eğlencelerinde, farklı kültür ve inanışları paylaşan Adalar’ın, geleneksel çalgı ve müzikleri ile birlikte söyledikleri şarkılar, Adalar’ı sokak sokak dolaşmaktadır. Edebiyatta da örneklerine sıkça rastlanan Ada eğlenceleri, bir arada yaşayan farklı kültürlerin diyalogunun bir göstergesi olarak İstanbul ve Ada kültürünün önemli bir öğesidir. Bu etkinlik bağlamında geçmişte yaşanan geleneksel Ada eğlenceleri yeniden canlandırılacak, farklı kültürlerin geleneksel müzikleri, faytonlarla ve yürüyüşlerle ada sokaklarını dolaşacaktır. Fayton durağından hareketle 6 faytonda bir faytona müzisyenler grubu yerleştirilecek katılımcılara küçük tur yaptırılacaktır.

17:00 – 18:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI
SAHNESİ FESTİVAL AÇILIŞ KONUŞMALARI
Adalar Belediye Başkanı Sn.Dr. Mustafa Farsakoğlu, Adalar Kaymakamı Sn. Salih Keser, İstanbul Yunanistan Konsolosluğu Kültür Ateşesi Sn. Antonios Hatzopoulos, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yetkilisi

18:00 – 19:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER:
LAOGRİFİKO MUSİO ORESTİADAS Yunanistan’ın Orestiada şehrinden gelen, 30 kişilik müzik, koro ve geleneksel dans grubu.

19:30 – 20:30 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER:
ÜÇ TENOR
Berk Özbek, Çelik Kasapoğlu, Dünya Kızılçay. REPERTUAR: Napolitnler, Film müzikleri, Dünya Müzikallerinden Örnekler ve Klasikler

21:30 – 23:30 – BÜYÜKADA KÜLTÜREVİ TURİNG
AÇILIŞ KONSERİ:
TEKFEN FİLARMONİ SOLİSTLERİ – ÜÇ DENİZİN SOLİSTLERİ (Şef: Saim Akçıl) 1992 yılında Karadeniz Oda Orkestrası adı ile kurulan ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği”ne üye ülkelerin sanatçılarından oluşan Tekfen Filarmoni Solistleri zaman içinde büyüyerek, Hazar Denizi ve Doğu Akdeniz ülkelerinden sanatçıları da bünyesine katarak kısa sürede “Üç Denizin Sesi” lakabı ile anılmaya başlandı ve konserlerde sahneye koyduğu bayrak sayısını 23″e çıkardı. Tekfen Filarmoni Solistleri ününü, öncelikle repertuvarı ve içlerinde Bulgaristan”ın “Kaval”ı, Rusya”nın “Domra”sı, Kazakistan”ın “Kılkobuz”u, Azerbaycan”ın “Kemança”sı, Ukrayna”nın “Bandura”sı, Gürcistan”ın “Salamuri”si, Yunanistan”ın “Buzuki”si ve Türkiye”nin “Ut, Ney, Bağlama ve Kanun”ları gibi yerel enstrümanların çeşitliliğinden kazandı. Yerel enstrümanları klasik müzikle birleştirerek büyüleyici bir müzikal zenginlik yakalayan Tekfen Filarmoni Solistleri ekonomik, politik ve sosyal gerilimlerin yaşandığı bir bölgede dostluk ve barış yolunda atılmış bir adım olarak dünyanın dört bir yanında konserler veriyor.

31 TEMMUZ 2010, CUMARTESİ

10:30 – 23:00 – İSKELE MEYDANI
GASTRONOMİ:
Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada Yemekleri, Kardeş Ülke Yunanistan’dan, Kardeş Ülke Yunanistan Yemekleri ve Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada mutfakları özgün yemeklerini festivale katılan tüm izleyiciler için hazırlayacaklar, yeme-içme kültürlerini paylaşacaklardır. Bu bağlamda yemek isimlerinin ortak ve farklılaşan öyküleri ve bazı tarifler katılımcılarla paylaşılacak, bilgi broşürleri haline getirilerek katılımcılara sunulacaktır.

11:00 – 23:00 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE KAFE
FOTOĞRAF SERGİSİ:
NİKOS MANGİNAS

13:00 – 15:00 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE KAFE
SÖYLEŞİ:
Aris Çokanat, Orhan Türker, Ataol Behramağlu Adalar ve Edebiyat; Adalar’ın Türk edebiyatındaki yerini, Ada kültürünün edebi metinlerden yansıyan aktarımını, Batılılaşma – modernizm bağlamında İstanbulluluk ve Adalılık ilişkisinin ele alınacağı bir aktarım ve paylaşım platformu oluşturmayı hedefliyoruz.

14:00 – 16:00 – BÜYÜKADA İSKELE MEYDANI
ÇOCUK EDEBİYATI:
Yazar ve İllüstratör: Betül Sayın “5 Çocuk 5 İstanbul” Kitabının Tanıtımı ve İmza Günü Yayınevi: Günışığı Kitaplığı İstanbul kentinin beş farklı tarihsel sürecini beş değişik kahramanla canlandırıyor. Kitabın günümüzden başlayıp tarihöncesine doğru zamanda geriye akan sıradışı kurgusu ve renkli resimleri çocuklar için eşsiz bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor. Yazar: Behiç Ak

14:00 – 18:30 – BÜYÜKADA SAAT KULESİ MEYDANI
BÜYÜKADA BAHÇELERİ GEZİSİ:
Bahçe Tarihçisi Gürsan Ergil Büyükada’da yer alan 19. yüzyıl ve erken cumhuriyet dönemine ait mimari eserlerin bahçelerinin tanıtımı aracılığı ile Türk Modernleşmesi’nin Batı ile kurduğu empati ve Batı’yı yorumlama biçimi üzerine birlikte düşünmek.

14:00 – 15:30 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI
SAHNESİ ÇOCUK ETKİNLİKLERİ:
Semiha Berksoy Opera Vakfı Çocuk Korosu Şef: Prof. Dr. Yücel Elmas

16:30 – 18:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI
SAHNESİ ÇOCUK ETKİNLİKLERİ:
Heybeliada İlköğretim Okulu ve Büyükada Rum İköğretim Okulu öğrencileri birlikte kabare sergiliyor.

14:00 – 17:00 – BÜYÜKADA FAYTON DURAĞI
MÜZİKLİ BÜYÜKADA FAYTON TURU:
İstanbul’un geçmiş yaşantılarında Adalar’ın eğlence ve müzik hayatının yeri ve önemi, kentin tarihi ve kültürel mirasının önemli parçalarından birisini oluşturmaktadır. Geçmişten bu güne kültürlerarası diyalogun adeta kurucu bir öğesi olarak görebileceğimiz geleneksel Ada eğlencelerinde, farklı kültür ve inanışları paylaşan Adalaılar’ın, geleneksel çalgı ve müzikleri ile birlikte söyledikleri şarkılar, Adalar’ı sokak sokak dolaşmaktadır. Edebiyatta da örneklerine sıkça rastlanan Ada eğlenceleri, bir arada yaşayan farklı kültürlerin diyalogunun bir göstergesi olarak İstanbul ve Ada kültürünün önemli bir öğesidir. Bu etkinlik bağlamında geçmişte yaşanan geleneksel Ada eğlenceleri yeniden canlandırılacak, farklı kültürlerin geleneksel müzikleri, faytonlarla ve yürüyüşlerle ada sokaklarını dolaşacaktır. Fayton durağından hareketle 6 faytonda bir faytona müzisyenler grubu yerleştirilecek katılımcılara küçük tur yaptırılacaktır.

19:30 – 21:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER:
POLİFONİK KORO KORAL İSTANBUL
Şef: Gülsen Yavuzkal İstanbul’da yaşayan değişik uluslar ve dinlerdeki koristlerden oluşan Koral İstanbul, İstanbul, Anadolu ve dünyanın çeşitli ülkelerden farklı kültürlere ait polifonik eserleri folk, spiritual, popüler müzik çeşitlemesiyle seslendirmektedir. (Bu konserde Türkçe, Rumca, İbranice, Ermenice eserler seslendirilecek.)

21:30 – 23:30 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER:
TRT HAFİF MÜZİK VE CAZ ORKESTRASI
TRT İstanbul Hafif Müzik ve Caz Orkestrası, 1982 yılında kuruldu. Ülkemizin başarılı, seçkin müzisyenlerini bir araya getiren adeta bir “ Yıldızlar” topluluğu olan Orkestra, tüm dünyadaki gibi “Big Band” yapısındadır.

1 AĞUSTOS 2010, PAZAR

10:30 – 23:00 – İSKELE MEYDANI
GASTRONOMİ:
Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada Yemekleri, Kardeş Ülke Yunanistan’dan, Kardeş Ülke Yunanistan Yemekleri ve Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada mutfakları özgün yemeklerini festivale katılan tüm izleyiciler için hazırlayacaklar, yeme-içme kültürlerini paylaşacaklardır. Bu bağlamda yemek isimlerinin ortak ve farklılaşan öyküleri ve bazı tarifler katılımcılarla paylaşılacak, bilgi broşürleri haline getirilerek katılımcılara sunulacaktır.

11:00 – 23:00 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE KAFE
FOTOĞRAF SERGİSİ:
NİKOS MANGİNAS

13:00 – 15:00 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE KAFE
SÖYLEŞİ:
Devrim Erbil “Resmin Şiiri”

14:00 – 18:00 – BÜYÜKADA İSKELE MEYDANI
ÇOCUK ETKİNLİKLERİ:
Çiğdem Aksoy – Resim Atölyesi: Adalı çocukların Barış Bayrakları

14:00 – 18:30 – BÜYÜKADA SAAT KULESİ MEYDANI
BÜYÜKADA BAHÇELERİ GEZİSİ:
Bahçe Tarihçisi Gürsan Ergil Büyükada’da yer alan 19. yüzyıl ve erken cumhuriyet dönemine ait mimari eserlerin bahçelerinin tanıtımı aracılığı ile Türk Modernleşmesi’nin Batı ile kurduğu empati ve Batı’yı yorumlama biçimi üzerine birlikte düşünmek.

14:00 – 17:00 – BÜYÜKADA FAYTON DURAĞI
MÜZİKLİ BÜYÜKADA FAYTON TURU:
İstanbul’un geçmiş yaşantılarında Adalar’ın eğlence ve müzik hayatının yeri ve önemi, kentin tarihi ve kültürel mirasının önemli parçalarından birisini oluşturmaktadır. Geçmişten bu güne kültürlerarası diyalogun adeta kurucu bir öğesi olarak görebileceğimiz geleneksel Ada eğlencelerinde, farklı kültür ve inanışları paylaşan Adalalılar’ın, geleneksel çalgı ve müzikleri ile birlikte söyledikleri şarkılar, Adalar’ı sokak sokak dolaşmaktadır. Edebiyatta da örneklerine sıkça rastlanan Ada eğlenceleri, bir arada yaşayan farklı kültürlerin diyalogunun bir göstergesi olarak İstanbul ve Ada kültürünün önemli bir öğesidir. Bu etkinlik bağlamında geçmişte yaşanan geleneksel Ada eğlenceleri yeniden canlandırılacak, farklı kültürlerin geleneksel müzikleri, faytonlarla ve yürüyüşlerle ada sokaklarını dolaşacaktır. Fayton durağından hareketle 6 faytonda bir faytona müzisyenler grubu yerleştirilecek katılımcılara küçük tur yaptırılacaktır.

17:00 – 18:30 – BÜYÜKADA TURİNG İSKELE CAFE
“Tatavla Keyfi” Müzik Grubu ve İstinpoli Dans Grubu

19:00 – 20:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER:
APOSTROPHE
Rock grubu “Apostrophe”, blues ve rock parçalardan oluşan bir repertuar sunacak. 20:30 –

22:00 – BÜYÜKADA İSKELESİ MEYDANI SAHNESİ
KONSER: BUZUKİ ORHAN OSMAN “İSTANBUL REBETLERİ”
Orhan Osman, Türkiye ve Yunanistan arasında kurduğu köprüyü; Rebetiko müziği yapan müzisyenlere verilen “Rebet” ismi ve başına getirdiği “İstanbul” ile tanımlıyor.

………………………………………………….5

Kinaliada.net, 2.1.2009
Mihal Şişko

http://www.kinaliada.net/index.php?news-388


Mihal Sisko’nun Kinaliada Hatiralari – #4

Foto: Selcuk Aral ©

Sevgili Kinaliada’lilar, Yazlikcilar, Günübirlikciler !

Manastirin biraz asagisindaki yamacta (arka taraf) 150 yillik Aya Fotini ayazmasi bulunur. (SA Notu: Ayazma, Ortodoks hristiyanlar tarafindan kutsal sayilan, sifali olduguna inanilan, tatli su kaynak veya pinarlara verilen isim.) Insanlara isik ve ilham veren ayazma yenilendikten sonra, Cuma günleri saat 8 ile 13 arasi halka acilmaya basladi.

Adali kadinlarin cocuklariyla birlikte önce dik yokusu tirmanarak Manastiri daha sonra yollarina devam ederek ayazmaya gelerek mum yakip dua etmeleri yillardan beri süre gelen adetlerdendir.

Bu ziyaretciler arasinda bazen Istanbulun degisik semtlerinden gelen hanimlara ve ögrencilere de raslanir. Onlar daha cok gercek olmasini arzu ettikleri (mesela imtahanda basarili olmak gibi) hedefleri icin dua eder ve adak adarlar.

Aya Fotini Ayazmasini senelerce yasatan, bakan, her ihtiyacini temin, kandilini yakan kisi, manastirin altinda oturan, Ramiz Efendi’ydi. Yasli Rum asilli Augusti ile birlikte yukardan asagiya kadar uzanan bahcelerinde cicek ve sebze yetistirirlerdi.

Foto: Selcuk Aral ©

Bahcenin ortasinda, ayazmanin yan tarafinda, büyük mimoza agaclari vardi.Cicek actiklari zaman bu mimozalarin kokulari her tarafa yayilirdi. Eski nesilin, o cicekleri yerinde bir doga güzelligi olarak bulan, insanlari itina gösterip dokunmazlardi. Simdiyse aralarinda agaclarin dallarini, kirip yolan hatta testere ile kesip, cuvallara doldurup götürmeye tesebbüs edenler vardir. Bir zamanlar polisler böyle vakalara engel olabilmek icin bir hayli caba sarfederdi.

Ramiz efendinin vefatindan sonra ayazma bakimsizliktan tamamen cöktü ve harap oldu. Bir ara hayvanlari sulamak icin kullanildigi gibi tuvalet ihtiyacini giderenler bile oldu. Böylece 30-35 sene yikik-dökük, harabe halinde kaldi. Ayazmanin kurtarilmasi icin maddi yardimlara ihtiyac vardi.

Bu durumu farkeden ve üzülen, benim gibi dogma-büyüme Adali muhtarimiz, Seyfi Tetik, bir gün bana *Mihal, gel su ayazmayi onaralim, tekrar eski haline cevirelim!* diye bir teklif yapti. Duyarli, kültürlü ve ileri görüslü insan olan Seyfi Tetik’in girisimleri ve yardimlari sayesinde tarihi ayazmayi, kisa bir zaman sonra, hem cemaatimize hem de Istanbul’umuza kazandirdik.

Kendisine burada, cemaatim ve herkes adina tesekkürü, bir defa daha borc bilirim.

Sevgili Okurlar, gelecek yazimda bulusmak üzere bugün, bu yazimi, burada noktaliyorum.

Mihal Sisko

NOT: Bu yazi daha önce Ada Gazetesinde yayinlanmistir.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: