Gönderen: adalarpostasi | 17 Nisan 2010

ADALAR POSTASI-2407: mete akyol’un ‘yolsuz’ yolu!…

Nedjib, Ile Halki.

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

2 Ağustos 1899 Çarşamba günlü Heybeliada’da vaki manastır ile bazı emlâk ve arazi sahipleri arasında çıkan ihtilafın halli için bir komisyon teşkiline dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Büyükada’da leylak zemanı, 28.4.2007.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

18 Nisan 2010 Pazar
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Hafif sağanak yağışlı
10/17ºC
% 78-95 nem
Poyraz, KD 23km/sa

Gündoğuşu 06:21… Günbatışı 19:46…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Lilac Fairy.

* * *

1- Emine Çiğdem Tugay: “İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 99/11012 sayılı kararı uyarınca ‘Adalar’da motorlu taşıt kullanılamaz’ yasağına ve Mete Akyol’un evinin bulunduğu Adliye Sokağı’na fayton çıkıyor olmasına rağmen, geçirdigi by-pass ameliyatı bahane edilerek uzun mesafe ve yokuş tırmanmasının yasak olduğuna dair alınan sağlık raporuyla başvurusuna Adalar Kaymakamlığı’nca verilen 2006/55 sayılı Olur’la, olur olmaz Ada yollarında turlaması üzerine Adalar Kaymakamlığı’na 21.8.2006 tarihli başvurumuz neticesinde —aslen misalleri minvalinde bağlanarak Ada’dan çıkartılması lüzum ederken— Adalar Emniyet Amirliği’nin 19.9.2006 tarih ve 64 sayılı yazısıyla kendisine tebliğ edilen kararda geçen ‘aracın sadece kendisi tarafından, ikâmet ile şehir merkezi arasında tek bir güzergâh üzerinde kullanılması ve aracın tek kişinin kullanımına uygun hale getirilmesi aksi halde verilen iznin iptal edileceği,” ibaresine ve defalarca bu kaidenin de ihlalinin fotoğraflarıyla ADALAR POSTASI’nda yayımlanıp ilgili kişi/kurumlara da gönderilmesine rağmen, her nasılsa tüm bunlara aldırmaksızın geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de Adalar Vakfı [Adaların Tarihi, Doğal, Kültürel Değerlerini Koruma ve Turizmi Geliştirme Vakfı-1983] kurucularından ve Mart 2010 Mütevelli Heyeti üyelerinden Mete Akyol golf arabasıyla ada yollarında torun-torba turlaMAkta!…

2- Yalçın Günay Çelik: “Adalar, ‘orkinosların aşk üçgeni’ diye bilinirmiş…”

3- Naci Görür: “Yaptığımız araştırmalar sonucunda, özellikle Marmaraereğlisi açıklarıyla adalararasında kalan fay, birinci derecede risk oluşturuyor. Bu fayın kırılması durumunda Marmara bölgesinde büyük bir deprem olmasını bekliyoruz. Bu fay hattında gerçekleşecek depremden en fazla Marmara Denizi’nin güney sahillerinde yer alan yerleşim alanları, İstanbul ve Tekirdağ etkilenecek…”

4- Mustafa Farsakoğlu: “Adalarda 510 adet gecekondu, 697 adet de kaçak yapı var. Bunlara kaçak işlemi yapılmış ama hiçbiri yıkılamamış…”

5- Mustafa Demir: “Adalar ilçesi genelinde eski dönemlerden bugüne kalan imar durumuna aykırı yapılaşmalar mevcut, ancak bunlarla ilgili alınmış olan kararlar gerek makine parkı imkânsızlığı ve gerekse iskânlı binaların tahliyesi sağlanamadığı için uygulanamıyor…”

6- Altınok Öz: “Kartal halkını denizle buluşturabileceğimiz yer Büyükada’nın 600 metrelik plajı. Orada 60 tane bungalov var. Otelcilik hizmeti veriliyor. Havuzu, lokantası, iskelesi var…”

7- İzzet Aykol: “Abdi [İpekçi] Bey sen adadan gelmeden, adaya dönmeyi düşünüyorsun…”

ADALAR POSTASI’nın 2407. sayısında…

)O(

………………………………………………….1

METE AKYOL’un ‘YOLSUZ’ YOLU!…

Akyol’un karayolu trafiğini…


Mete Akyol sezonu açmış! Geçen gün usulsüz golf arabasıyla çarşıdan alışverişini yapıp dönüşte de hanımını Anadolu Kulübü’ne bıraktıktan sonra Adliye Sokak’taki evine doğru yol almış yine! Yahu hiç mi utanma sıkılma yok bu adamda? Peki ya ilgisiz ilgililer, sorumsuz sorumlular neden hâlâ uykuda? Oysa İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 99/11012 sayılı kararı uyarınca “Adalar’da motorlu taşıt kullanılamaz” yasağına ve Mete Akyol’un evinin bulunduğu Adliye Sokağı’na fayton çıkıyor olmasına rağmen, geçirdigi by-pass ameliyatı bahane edilerek “uzun mesafe ve yokuş tırmanmasının yasak olduğu”na dair alınan sağlık raporuyla başvurusuna, Adalar Kaymakamlığı’nca verilen 2006/55 sayılı Olur’la, olur olmaz Ada yollarında turlaması üzerine Adalar Kaymakamlığı’na 21.8.2006 tarihli başvurumuz* neticesinde —aslen misalleri minvalinde bağlanarak Ada’dan çıkartılması lüzum ederken— Adalar Emniyet Amirliği’nin 19.9.2006 tarih ve 64 sayılı yazısiyla** kendisine tebliğ edilen kararda geçen “aracın sadece kendisi tarafından, ikâmet ile şehir merkezi arasında tek bir güzergâh üzerinde kullanılması ve aracın tek kişinin kullanımına uygun hale getirilmesi aksi halde verilen iznin iptal edileceği,” ibaresine ve defalarca bu kaidenin de ihlalinin fotoğraflarıyla ADALAR POSTASI’nda yayımlanıp ilgili kişi/kurumlara da gönderilmesine*** rağmen, her nasılsa tüm bunlara aldırmaksızın geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de Adalar Vakfı [Adaların Tarihi, Doğal, Kültürel Değerlerini Koruma ve Turizmi Geliştirme Vakfı-1983) kurucularından ve Mart 2010 Mütevelli Heyeti üyelerinden Mete Akyol golf arabasıyla ada yollarında torun-torba turlaMAkta!…

Ada sakinleri kanun kaide tanımaz bu davranışından dolayı Mete Akyol’u esefle kınamakta! Peki ya Adalar Kaymakamlığı, Belediyesi ve dahi Cumhuriyet Başsavcılığı neden hâlâ uykuda? Sözkonusu karar uyarıca ivedilikle gereğinin gereği gibi yapılıp Mete Akyol’un golf arabasının bağlanarak Ada’dan çıkartılmasını talep ediyoruz!

Emine Çiğdem Tugay
)O(

…………………….*

From: EMİNE ÇİĞDEM TUGAY
Subject: ADALAR POSTASI: Adalar’da trafik canavarini istemiyoruz!
Date: August 21, 2006 7:31:09 PM GMT+03:00
To: Mevlut Kurban adalar@istanbul.gov.tr

21 Ağustos 2006

T.C. ADALAR KAYMAKAMLIĞI’na,

İSTANBUL 5. NUMARALI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KURULU MÜDÜRLÜĞÜ’ne,

İstanbul 3. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 99/11012 sayılı kararı uyarınca “Adalar’da motorlu taşıt kullanılamaz,” yasağına rağmen İstanbul Adaları’nda ve özellikle de Büyükada’da her geçen gün motorlu taşıt sayısı artmakta, resmi araçların ise görev dahilinde ve haricinde servis aracı olarak kullanıldığı gözlenmektedir. Belediye’nin kırmızı kamyonetinin kimi Adalılar tarafından sezon başında kiralanarak her türlü gayrıresmi servisi yaptığını acaba bilmeyen kalmış mıdır? İSKİ arabası Türkoğlu Sokak’taki evine neden görev aracıyla gidip gelmektedir? Aya Yorgi’ye mehtap sefasına çıkmayan bir resmi araç var mıdır?

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 31.3.1984 tarihli 2234 numaralı kararı uyarınca “Doğal ve Kensel Sit Alanı Bütünü” ilan edilmiş olan İstanbul Adaları’nı benzeri sayfiye yerlerinden ayıran emsalsiz özelliği, motorlu araç trafiğinin dolayısıyla da gürültü ve kirliliğinin olmayışıdır. İstanbul Adaları’nda ulaşım aracı fayton ve elbette bisiklettir. Araba sevdası olanların gidecekleri pek çok yer varken, motorlu taşıtsız bir yaşantıyı tercih eden bizlerin gidebileceği başka herhangi bir yer yoktur!

Son zamanlarda Büyükada Karakolu’nun önüne dahi park etme aymazlığını gösteren bir taşıt farklı kişilerin kullanımında Büyükada yollarında görülmektedir. Bu aracın sahibi olan Adliye Sokak mukimlerinden Sayın Mete Akyol’un kalp rahatsızlığının olması kuşkusuz bu ayrıcalığı kendisine tanımaz. Kalp rahatsızlığının faytona binmeye engel teşkil etmeyeceği aşikârdır. Acil durumlar için ise ambulans tüm Adalılar’ın hizmetindedir.

Kuşaklar boyu Büyükadalı olan ve bugün 97 yaşındaki olan Koço Kalfa, iki bastonuyla Tepeköy’deki evinden çarşıya gidip gelirken hepimize örnek olmaktadır. Ahmet Niyazi Banoğlu, Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı (1933-1937), İstanbul (1974)252’de, Atatürk’ün sofracılarından Cemal Granda’nın bir anısını aktarır:

Bir yaz akşamı Büyükada’ya gitmiştik. 1936 yılıydı. İskele’de Atatürk’ü büyük bir kalabalık karşıladı. İçten gelen sevgi gösterileri yaptı. Splendid Oteli’ne gidilecekti. Vapur iskelesine bir otomobil yanaştırmışlar. Ata’nın binmesi için… Oysa, Adalar’da tekerlekli, motorlu araçlarla gezilmesi yasak… Atatürk, otomobili görünce şöyle sordu:

– Ada’da otomobille dolaşmak yasak değil mi?

Sorusunun karşılığını daha beklemeden:

– Kaldırın bu otomobili.

dedi. Sonra, iki dizi halinde sıralanıp kendisine yol açan kalabalığın arasından yürüyerek otele geldi. Herkes yolda Atatürk’e çiçek atıyor, kalabalığı yaranlar eğilip elini öpüyorlardı.”

Büyükada mukimlerinden Sayın Korhan Berzeg (Doç. Dr.), 11 Haziran 1996 günü HABITAT Konferansı’nda sunmuş olduğu “Adalar: Motorlu Araçsız Yaşam ve Yapılanmanın Durdurulması” başlıklı bildirisinde araba sevdasının altında yatan tehlikeye dikkatleri çekmiştir:

“[…] Şurası muhakkak ki, Adalar’ın geri kalan dörtte üçünü yapılanmaya açmanın yarattığı iştah, Adaları motorlu araçlara açma gayretinin altında yatan ana sebeptir. Adaları karşı kıyılardaki taş yığınına çevirecek bu olasılıktır ki herkesi büyük bir azimle –pilli araçlar, dar raylı trenler gibi havayı kirletmeyen araçlar da dahil- tüm çağdaş motorlu taşıtlara karşı koymaya ikna etmelidir. […]”

İstanbul Adaları’ndaki motorlu taşıtların, plaka, marka, renk, kurum ve görev bilgilerini içeren bir listesinin bizlere açıklanması; resmi araçların görev harici servis arabası olarak kullanımına katiyetle engel olunması; 2005 yılının sonunda Burgazada’daki motorlu taşıtların sahiplerine gönderilen “Adalarda motorlu taşıt kullanmanın yasak olduğu ve araçların kullanılması durumunda, bağlanarak yeddiemine teslim edileceği,” tebliğinin, Sayın Mete Akyol’a da iletilerek sözkonusu taşıtın Adalar’dan çıkartılması sağlanmalıdır. Başvurumla ilgili gelişmelerin tarafıma iletilmesini arz ederim.

Saygılarımla,

Emine Çiğdem Tugay

Türkoğlu Sokak No: 28
Büyükada 34970 İstanbul
Tel/Faks: 0216 382 44 56
operad@e-kolay.net

Koço Kalfa (fotoğraf: İpek Çalışlar)

Belediye’nin aracı Aya Yorgi’ye servis yapıyor, 25/05/2005 17:47.

Büyükada Karakolu’nun önundeki meydan otopark görünümünde!

Ve Mete Akyol’un motorlu taşıtının fotoğrafları:

Kadıyoran Caddesi, 09/08/2006 07:06.

Büyükada Karakolu, 09/08/2006 07:09.

Adliye Sokak

…………………….**

21/8/2006 tarihli başvurumuz üzerine verilen —zaten yetersiz olan— bu karar NEDEN uygulanmıyor?

…………………….***

From: EMİNE ÇİĞDEM TUGAY
Subject: mete akyol golf arabasiyla torun-torba turlaMAkta!
Date: June 17, 2008 12:40:40 PM EEST
To: adalar@istanbul.gov.tr, belediyebaskani@adalar.bel.tr
Cc: adalar.postasi@gmail.com

Adalar’da trafik canavarının usulsüz seyrine
seyirci kalmayacağız!

Mevlut Kurban / Adalar Kaymakamı
ADALAR KAYMAKAMLIĞI
Çankaya Caddesi No:44
Büyükada 34970 İstanbul
Tel/Faks: 0216 382 60 17
adalar@istanbul.gov.tr

Coşkun Özden / Adalar Belediye Başkanı
ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Altınordu Caddesi No:21
Büyükada 34970 İstanbul
Tel: 0216 382 78 50-56
Faks: 0216 382 67 85
belediye@adalar.bel.tr

14 Haziran 2008

ADALAR KAYMAKAMLIĞI’na,

ADALAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na,

İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 99/11012 sayılı kararı uyarınca “Adalar’da motorlu taşıt kullanılamaz,” yasağına ve Mete Akyol’un evinin bulunduğu Adliye Sokağı’na fayton çıkıyor olmasına rağmen, geçirdigi by-pass ameliyati bahane edilerek uzun mesafe ve yokuş tırmanmasının yasak olduğuna dair alınan sağlık raporuyla başvurusu neticesinde Adalar Kaymakamlığı’nca verilen 2006/55 sayılı Olur’la, olur olmaz Ada yollarında turlaması üzerine Adalar Kaymakamlığı’na 21.8.2006 tarihli başvurumuz neticesinde —aslen misalleri minvalinde bağlanarak Ada’dan çıkartılmasi lüzum ederken— Adalar Emniyet Amirliği’nin 19.9.2006 tarih ve 64 sayılı yazısıyla kendisine tebliğ edilen kararda geçen “aracın sadece kendisi tarafından ikâmet ile şehir merkezi arasında tek bir güzergâh üzerinde kullanılması ve aracın tek kişinin kullanımına uygun hale getirilmesi aksi halde verilen iznin iptal edileceği,” ibaresine her nasılsa aldırmaksızın geçtiğimiz yaz olduğu gibi bu yaz da Mete Akyol golf arabasıyla ada yollarında torun-torba turlaMAktadır!

Ekteki fotoğraflarda da açıkça görüldüğü gibi 14.6.2008 Cumartesi günü saat 20:50:02’de Mete Akyol tarafından kullanılan sözkonusu golf arabası Kadıyoran Caddesi’nden İskele’ye doğru inmekteyken, eski İbrahim Necmi Dilmen yeni Suiçmezler Köşkü’nün önünde 20:50:45’te ters istikamete dönerek ancak bu noktada karşılamaya yetişebildiği misafirlerini ve çantalarını alıp 5 kişi bu arabaya sığışmayı da başararak herkesin hayretle kınayan bakışları arasında 20:51:44’te yukarıya doğru seyretmiştir!

Adalar’da trafik canavarının usulsuz seyrine seyirci kalmayacağız!

Sözkonusu araç hakkındaki ilgili karar uyarınca gereğinin gereği gibi ivedilikle yapılmasını ve tarafıma bilgi verilmesini arz ederim.

Kaygılarımla,

Ad-Soyad : Emine Çiğdem Tugay
Adres : Türkoğlu Sokak No:28 Büyükada 34970 İstanbul
e-mail : emine.cigdem.tugay@gmail.com
………………………………..
Tarih : 14/06/2008
Saat : 20:50-20:51
Yer : Büyükada Kadıyoran Caddesi
Araç : Mete Akyol’un mavi renkli plakasız golf arabası
Görev : ? Mete Akyol, Ada yollarında golf arabasıyla torun-torba turlaMAsı!

torun…
torba…
turlaMA!

Kadıyoran Sokağı, 14/06/2008

20:50:02…

20:50:45…

20:51:13…

20:51:38…

20:51:44…

Türkoğlu Sokağı, 9/08/2007 11:28…

Cumhuriyet 20.07.2008
PAZAR
ORHAN BURSALI
obursali@cumhuriyet.com.tr

Büyükada’da Arabalar

Adalar İstanbul’un incileri. Kentten bu kadar farklı, üstelik de kente yakın başka bir mekân olgusu ve duygusu yaşamak zor. İstanbul’a fark atan özelliği, sahip olduğu hiçbir bölgede bu kadar yoğun bir arada bulamayacağınız estetik, güzel ve tarihsel “yapı stoku” ve “motorlu taşıtsız” dünyasıdır!

Motorlu taşıtsız mı dedim? Hay görmez, duymaz, bilmez olaydım!

Ülkemizin belki tek “orijiinal çağdaş” mekânı olan Adalar, hızla motorlu taşıtlanıyor! Buralarda devlet ve belediye, günümüz dünyasında“modern-ilkellik” sayabileceğimiz, yeryüzünü ve insan sağlığını “batıran” yaşamın bitmez tükenmez “ihtiyaç” bahanelerinin ardına saklanarak, Adaları, sıradanlaştırmak için ellerinden geleni yapıyor! Adalar üstelik sit alanı, yani tamamı koruma altında; motorlu taşıt girmesi de çok sıkı kurallara bağlı! Adaların özgünlüğünü korumak için oluşturulan “Adalar Postası” haberleşme sitesinde, bu konuda“kıyamet” kopuyor! Çünkü gün ve gece boyunca, bir sokağın başında bir “resmi-izinli” motorlu araçla burun buruna gelmek, sıradan bir olay!

***

Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı (1933-1937) adlı kitabında Ahmet Niyazi Banoğlu, Cemal Granda’nın bir anısını şöyle aktarıyor: “Bir yaz akşamı Büyükada’ya gitmiştik. 1936 yılıydı. İskele’de Atatürk’ü büyük bir kalabalık karşıladı. İçten gelen sevgi gösterileri yaptı. Splendid Oteli’ne gidilecekti. Vapur iskelesine bir otomobil yanaştırmışlar. Ata’nın binmesi için… Oysa, Adalar’da tekerlekli, motorlu araçlarla gezilmesi yasak… Atatürk, otomobili görünce şöyle sordu:

– Ada’da otomobille dolaşmak yasak değil mi?

Sorusunun karşılığını daha beklemeden:

– Kaldırın bu otomobili, dedi… Sonra, iki dizi halinde sıralanıp kendisine yol açan kalabalığın arasından yürüyerek otele geldi…”

Bugünküler, Cumhuriyet’in Atatürk dönemi ruhuna çoktan Fatiha okunduğu için, neredeyse şeye gitmek için bile altlarına otomobil çektirecekler…

***

İstanbul 111 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.06.1999 tarihli ve 550 sayılı kararında şöyle deniyor: “[…]Adalar’daki bütün yolların prensipte de yaya yolu olması öngörüldüğünden, motorlu araçların kullanılamayacağı, ancak Belediye ve Kaymakamlığın sağlık, itfaiye, temizlik, orman hizmeti, emniyet hizmetleri için kullanılmak üzere kısıtlı miktarda araç kullanılabileceği […], […] kamuya ait araçların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmaması, trafiğe çıktıklarında yerleşim alanlarında 30 km/saat, yerleşim bölgeleri dışında ise 50 km/saat hızla seyir etmeleri, yasak olan cadde ve sokaklara zorunlu olmadıkça giriş yapılmaması, yolcu ve eşya taşınmaması”…

Ama gelin görün ki, bugün Büyükada’da izinli-resmi motorlu taşıt sayısı 80’in üzerinde! Adalar’ın gereksinimlerini “en az” sayıda motorlu araçla mükemmel olarak yerine getirmeyi planlama yerine, motorlu araç gereksinimi “en çok” olarak saptayan bir anlayış egemen, merkezi ve yerel yöneticilerde!

Heybeliadalılar, 1960-1970 arasında adalarında sadece 3 motorlu araç bulunduğunu bildiriyor: İtfaiye, çöp ve sanatoryum için araçlar. Diyorlar ki “ğretmeni de vardı, özürlüsü de, uzakta oturanı da, karşıdan ve Yalova’dan geleni de. Üstelik nüfus bugünkünden daha kalabalıktı”… Ve bugün ne oldu da araç sayısı yasal olarak bu hale geldi, diye de soruyorlar! İlerleme, gelişme işte böyle bir şey mi!

Üstüne üstlük, adada açılan süpermarketlere mal taşıyan kamyonlar da vızır vızır gelip gidiyor. Oysa Belediye, onların adaya girişini engelleyebilir, iskeleden mal taşınması için at arabalarının kullanılmasını şart koşabilir (Adalı esnafa da iş yaratılır!).

***

Bir bakıyorsunuz, Büyükada Karakol meydanında 34 CUK 92 plakalı un çuvalı yüklü beyaz renkli kamyon park etmiş! Geçen yıl Belediye’nin “kırmızı renkli” arabası, her yerde “görev” yapıyordu! Ada’nın seyirliği olan Aya Yorgi tepesine, insanları, devlet ve belediye yakınlarını taşımaya varıncaya kadar. Şimdi ise, onun yerini bir kara araba aldı! “İskeleden evlere, evlerden iskelelere, evlerden evlere, her yerden Aya Yorgi’ye, her an her yere ücret mukabili taksi/dolmuş seferleri yapmakta” deniyor ve durum hem Kaymakamlığa hem de Belediye Başkanlığına şikâyet ediliyor.

Adalar Postası’nın “kolaylaştırıcısı” Emine Çiğdem Tugay, Kaymakamlığa yazdığı dilekçede ise şöyle diyor:

“İstanbul Adaları’ndaki motorlu taşıtların, plaka, marka, renk, kurum ve görev bilgilerini içeren bir listesinin bizlere açıklanması; resmi araçların görev harici servis arabası olarak kullanımına katiyetle engel olunması; 2005 yılının sonunda Burgazada’daki motorlu taşıtların sahiplerine gönderilen ‘Adalarda motorlu taşıt kullanmanın yasak olduğu ve araçların kullanılması durumunda, bağlanarak yeddiemine teslim edileceği’ tebliğinin, Sayın Mete Akyol’a da iletilerek söz konusu taşıtın Adalar’dan çıkartılması sağlanmalıdır..”

Adaları “bileşik kapların” içine sokmaya çalışan bir plan program mı var?

………………………………………………….2

Milliyet Cadde, 18.4.2010
Mehveş Evin

http://cadde.milliyet.com.tr/2010/04/18/YazarDetay/1225117/mavi-acilim–hemen-simdi-

Mavi açılım… Hemen şimdi!

Bu hafta deniz meselesine taktım. Çevre umurunuzda değilse bile midenize sesleniyorum: Bu gidişle balık malık kalmayacak! İşte aykırı balıkçı ‘Baba Yalçın’dan radikal öneriler!

[…]

Bostancı Su Ürünleri Kooperatifi üyesi Yalçın Günay Çelik.

[…]

– Baba Yalçın’a göre radikal reform şart: “Adına ister mavi seferberlik deyin, ister mavi açılım! Devletin bu işe dur demesi gerekiyor.”

– “Teşhis olmadan tedavi mümkün değil” diyerek, Marmara Denizi haritasını çıkarıyor: “Boğazın girişini, adalara birlikte tamamen trol ve gırgıra kapayacaksın. Sadece geleneksel balık avcılığına izin vereceksin. Bak o zaman lüfer, uskumru, orfoz geliyor mu, gelmiyor mu?”

[…]

Adalar, ‘orkinosların aşk üçgeni’ diye bilinirmiş. Ancak tam havyar zamanı suyun yüzeyine çıkan orkinos, sadece 2003’te 2 bin 300 ton avlanmış.

Bunlar, Baba Yalçın’ın bir nefeste anlattıkları. Ona göre ‘denizin kanını emenler’ durdurulmazsa yarın, bugünü bile mumla arayacağız.

[…]

………………………………………………….3

Millliyet, 17.4.2010

http://www.milliyet.com.tr/-deprem-2029-a-kadar-gerceklesecek /turkiye/sondakikaarsiv/18.04.2010/1226363/default.htm

“Deprem 2029’a kadar gerçekleşecek”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, yaptıkları araştırmalar sonucunda, özellikle Marmaraereğlisi açıklarıyla adalar arasında kalan fayın, birinci derecede risk oluşturduğunu belirterek, “Bu fayın kırılması durumunda Marmara bölgesinde büyük bir deprem olmasını bekliyoruz” dedi.

[…]

“Yaptığımız araştırmalar sonucunda, özellikle Marmaraereğlisi açıklarıyla adalararasında kalan fay, birinci derecede risk oluşturuyor. Bu fayın kırılması durumunda Marmara bölgesinde büyük bir deprem olmasını bekliyoruz. Bu fay hattında gerçekleşecek depremden en fazla Marmara Denizi’nin güney sahillerinde yer alan yerleşim alanları, İstanbul ve Tekirdağ etkilenecek.

[…]

………………………………………………….4

Hürriyet, 16.4.2010
Mustafa Küçük

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=14443137

CHP’li belediye başkanları hesap verdi

[…]

İstanbul’daki 12 CHP’li belediye başkanı, İstanbul İl Başkanlığı’nın “düzenlediği “CHP’li belediyecilik vizyonuyla, geride bıraktığımız 1 yılı sizlerle paylaşıyor” etkinliğiyle, medyanın karşısına geçip hesap verdi.

[…]

Adalar Belediye Başakanı Mustafa Farsakoğlu ise 1984’ten itibaren adaların sit alanı ilan edildiğini ve tek çivi çakmak için bile özel izne tabi olduğunu belirterek, “Adalarda 510 adet gecekondu, 697 adet de kaçak yapı var. Bunlara kaçak işlemi yapılmış ama hiç biri yıkılamamış” dedi.

[…]

………………………………………………….5

Hürriyet, 11.4.2010

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=14384155

İSTANBUL’DA KAÇAK YAPILAŞMADAKİ SON DURUM

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın soru önergesine verdiği yanıtta, 2004 yılından bu yana İstanbul’da 7 bin 449 kaçak binanın yıkıldığını bildirdi.

[…]

Demir’in verdiği bilgilere göre İstanbul’da kaçak yapılaşmadaki mevcut durum şöyle:

1-ADALAR: İlçe genelinde eski dönemlerden bu güne kalan imar durumuna aykırı yapılaşmalar mevcut, ancak bunlarla ilgili alınmış olan kararlar gerek makine parkı imkansızlığı ve gerekse iskanlı binaların tahliyesi sağlanamadığı için uygulanamıyor.

[…]

………………………………………………….6

Cumhuriyet, 07.02.2010
Leyla Tavşanoğlu

[…]

İstanbul-Kartal’ın CHP’li Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, yerel yöneticilik anlayışını ve projelerini anlattı

[…]

– 29 Mart yerel seçimlerinin üzerinden tam on ay geçti. Kartal için ne gibi projeler hazırlıyorsunuz?

– Öncelikle bu 300 kişilik huzurevini yaptık. Karşımızda Büyükada. Büyükada’nın Sedef Adası’na bakan yüzünde Orman Kampı var. Orayı kiraladık. Kartal Belediyesi’nin sosyal tesisi haline getiriyoruz.

[…]

– Kartal denize bayağı uzun kıyısı olan bir ilçe. Kıyı boyunca tesisler yapmayı planlıyor musunuz?

– Birinci hedef Büyükada’daki tesis. Bunun belediye tesisi olması, hem kurum çalışanlarının eğitimleri hem de birarada bulunmaları bakımından önemli. İkincisi, sizin de dediğiniz gibi Kartal’ın bu kadar büyük bir sahil kesimi var ama denize girebilecek bir yer yok. İnsanlar denizle buluşamıyor. Kartal halkını denizle buluşturabileceğimiz yer Büyükada’nın 600 metrelik plajı. Orada 60 tane bungalov var. Otelcilik hizmeti veriliyor. Havuzu, lokantası, iskelesi var.

[…]

………………………………………………….7

Cumhuriyet, 21.01.2010

[…]

İpekçi’yi işe alması için babası, Son Posta gazetesinin yazıişleri müdürü Selami İzzet Sedes’e önerdiğini anlatan Sedes, “‘Abdi gazeteci olmak istiyor, alır mısın’ diye sordum. ‘Murat Sertoğlu’na söyle’ dedi. Kendisi eniştemdir. Yeni Sabah’ın başındaydı. Daha sonra Abdi de Yeni Sabah’ta başladı” diyor.

Daha lisede mecmua çıkaran İpekçi, böylece, diplomasi muhabiri, o dönemki adıyla ‘Beyoğlu muhabiri’ olarak gazeteciliğe başlar. Sedes de ‘Beyoğlu muhabirliği’ yapmış. Yabancı dil bildikleri için o dönemde Park Otel ve Pera Palas’ta daha sonra da Hilton’da konaklayan yabancı devlet adamlarıyla görüşüp haberler hazırlamışlar.

İpekçi’nin, yazları Büyükada’ya gittiğini, eşi Sibel İpekçi ile de adadaki Anadolu Kulübü’nde tanıştıklarını anlatıyor Sedes:

“Sibel’le yeni tanıştığı dönemlerdi. Adaya erkenden giderdi. Yine bir gün iş yok diye iki buçuk vapuruna binip adaya gitmiş. İstanbul’a da zenginler yatı gelmiş. Bütün gazetelerde var. Yeni Sabah haberi atlıyor. İstihbarat şefi İzzet Aykol, istihbarat defterine şu notu yazıyor: ‘Abdi Bey sen adadan gelmeden, adaya dönmeyi düşünüyorsun.’ Bu not çok ağrına gitti ve ayrıldı.”

[…]

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: