Gönderen: adalarpostasi | 17 Nisan 2010

ADALAR POSTASI-2406: dikkat! balkon konabilir! balkondu!…

Heybeliada, 1928.

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

27 Temmuz 1899 Perşembe günlü Heybeliada’da Gümrükçü Hüseyin Efendi’den mahlul olup, vakıf arazisi üzerine kaydedilen hane hakkında Şura-yı Devlet’çe gereğinin yapılmasına dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Ugo Antonio Corintio, Büyükada, Nisan 2010.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

17 Nisan 2010 Cumartesi
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Sağanak yağışlı
11/20ºC
% 60-87 nem
Gündoğusu, D 10km/sa

Gündoğuşu 06:22… Günbatışı 19:45…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, The Forget-me-not Fairy.

* * *

1- Dikkat! Balkon konabilir! Balkondu!

2- Nihayet Lido’nun yıkımına başlanmış! Allah tamamına erdirsin! Yerine gelen* gideni aratmasın emi! Amin!…

3- 16.02.2010 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan Perihan Ergun‘un “İstanbul’un 2010 Kültür Başkenti Oluşunda Adaların Önemi” başlıklı yazısının ‘tamamı’ Adalar’la doğrudan ilgisi dolayısıyla kaynak belirtmek suretiyle [ADALAR POSTASI-2385(11.3.2010) ===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/11-2385.html%5D’da da yayımlanmış* bunun üzerine Ahmet Tanrıverdi aracılığıyla Adalar Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Halim Bulutoğlu’nun göndermiş olduğu “Bir Yalanı Kaçıncı Kez Düzeltme” başlıklı yazı da ilk yazının kaynağına dair yanlış anlaşılmış hususlar ve dolayısıyla ADALAR POSTASI’na yönelik nafile varsayımların köşeli parantez içinde düzeltimiyle birlikte [ADALAR POSTASI-2386(12.3.2010) ===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/12-2386.html%5D’da yer almıştı.** 02.4.2010 tarihinde Kapalıçarşı’dan postaya verilerek daha dün (16.04.2010) ADALAR POSTASI’na ulaşan, Ada Dostları Derneği’nin 15.3.2010 tarih 06/2010 sayılı, Yönetim Kurulu adına Başkan Perihan Ergun imzalı ‘tekzip ve tavzih’ini de bugün aynen yayımlıyoruz.***…

4- Avedis Hilkat: “Adalar’da denizdeki yaşam bitiyor!!!…”

5- Tugay Kartal: “[Yokuşta Bisikletliye Kolaylık] Adalar’da da uygulanabilir!…”

ADALAR POSTASI’nın 2406. sayısında…

)O(

………………………………………………….1

Dikkat balKON konabilir!
BALKONdu!


Büyükada Doğan Bey Sokak No:15’teki evin bahçe duvarına sadece “çevreye verdiğimiz rahatsızlık nedeniyle” minvalinde uyduruktan bir tabela konulmuştu, anlayacağınız ruhsat falan hak getire… Gel zeman git zaman o tabela da uçuverdi! Zaten aylardır içler acısı bir koşulda çalışan işçiler yokuşun başında Türkoğlu’na dökülen kum, çimento neviinden malzemeyi uyduruktan bir kızak üzerinden ayyuka çıkan bir gürültüyle yokuştan aşağıya sürüklemekte! Konu komşu yok sayılmakta!

Ne o? Kendi halinde bu güzel evin deniz cephesine balKONdurulup satılacakmış! Adalar’da bahçe içindeki tarihi binalar arasında muhafaza edilmesi kanunen lüzum eden mesafeyi de yok sayıp hemen önünde gereği gibi korunan tarihi ahşap ada evinin neredeyse tepesine konacak bu kaçak balKONdu ya kimin umrunda?

Birilerinin ekmeğine yağ sürülüp bal kondurulmuş anlaşılan ki inşaatta ne gereği gibi bir ruhsat levhası var ne de ilgili/ilgisiz kurumlara yapılan başvurular neticesinde herhangi bir tahkikat…

Peki ya böylesi bir binaya boylu boyunca sonradan kondurulan bu hacim ve ağırlıktaki eklenti depremde ‘allah muhafaza’ komşuların hakikaten tepesine konarsa o vakit sorumluluğu kim alacak?

İstanbul İmar Yönetmeliği’nin, “Ruhsata Tabi Olmayan İnşaat İşleri”ni kapsayan 15. maddesinde “çıkmalar balkon vasfını bozmadan ve kapalı alanlara ilâve hafif malzemelerle (pvc, alümminyum, ahşap vb.) kapatılabilir,” diyor. Ancak aynı yönetmeliğin bahçe mesafeleriyle ilgili 4.05 maddesi ise yan ve arka bahçe mesafelerinin 4.oo m.’den az olamayacağını hükme bağlıyor. Dahası SİT Alanı dahilindeki tarihi bir eve bu denli neredeyse bitişik nizam bir eklentiyle yanaşmak zaten yasak değil mi?

İmar kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca en az 4.00m. olması lüzum eden bahçe mesafesine tecavüz ederek, bahçe alanını ana binaya dahil etmek suretiyle gerek komşuluk gerekse imar hukukuna aykırı bir durum teşkil eden bu fiili duruma mani olunması için gereğinin gereği gibi yapılması gerekmekte…

Doğan Bey Sokak’ta gün doğmadan bakalım daha neler doğacak?

)O(


………………………………………………….2

ADALAR POSTASI-2399(01.04.2010)’da
1 Nisan şakası neviinden:

[…]

[…]

><((((º> A. Mutlu, Büyükada’da Lido’nun yerine 3 plaza yapmaktan vazgeçtiklerini bildirdi!
<º))))>< Lido nihayet yıkıldı!… 1 NİSAN! :( )O( […] yazılıydı derken NİHAYET LİDO’nun YIKIMINA BAŞLANMIŞ!


Allah tamamına erdirsin! Yerine gelen* gideni aratmasın emi!
AMİN!

* Yan yana sıram sıram sıralanmış nur topu gibi 3 plazanın ortadaki en yükseğinin Carrefour olarak tasarlandığı inşaatın yükleniciliğini ise Adalar Belediye Meclisi üyesi ve Adalar Vakfı başkanı Aykut Mutlu’nun yaptığı, sözkonusu projenin ilgili 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca reddedildiği amma ve lakin ikinci defa gündeme alınıp her nasılsa izin verildiği söylentileri dolaşıyor böngörünümlü Ada sahillerinde… Hayretle…
)O(

………………………………………………….3

16.02.2010 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan Perihan Ergun’un “İstanbul’un 2010 Kültür Başkenti Oluşunda Adaların Önemi” başlıklı yazısının ‘tamamı’ Adalar’la doğrudan ilgisi dolayısıyla kaynak belirtmek suretiyle [ADALAR POSTASI-2385(11.3.2010) ===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/11-2385.html%5D’da
da yayımlanmış* bunun üzerine Ahmet Tanrıverdi aracılığıyla Adalar Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Halim Bulutoğlu’nun göndermiş olduğu “Bir Yalanı Kaçıncı Kez Düzeltme” başlıklı yazı da ilk yazının kaynağına dair yanlış anlaşılmış hususlar ve dolayısıyla ADALAR POSTASI’na yönelik nafile varsayımların köşeli parantez içinde düzeltimiyle birlikte [ADALAR POSTASI-2386(12.3.2010) ===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/12-2386.html%5D’da yer almıştı.**

02.04.2010 tarihinde Kapalıçarşı’dan postaya verilerek daha dün (16.04.2010) ADALAR POSTASI’na ulaşan, Ada Dostları Derneği’nin 15.03.2010 tarih 06/2010 sayılı, Yönetim Kurulu adına Başkan Perihan Ergun imzalı ‘tekzip ve tavzih’ini de bugün aynen yayımlıyoruz.***
)O(

………………………………….*

ADALAR POSTASI-2385 (11.3.2010)
===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/11-2385.html

[…]

Cumhuriyet 16.02.2010
Perihan Ergun

İstanbul’un 2010 Kültür Başkenti Oluşunda Adaların Önemi

Adalar ilçesinde, Büyükada’da bulunan tarihi Taşmektep binasının, müze, kültür ve eğitim amaçlı düzenlenmesi düşüncesini, 1984’ten beri Prens Adaları’nın çevre doğa ve kültürünü yaşatıp geliştirmeye çalışan Ada Dostları Derneği olarak, mutlulukla karşılıyoruz.

Bu çalışmanın, Adalar Kaymakamlığı, Belediyesi ve Vakfı’nca ele alındığını öğrendiğimizde olumlu çalışmalarla amaca ulaşılırsa, bunun yalnızca katılımcılarca değil, ışıklar içinde yattıklarına inandığım, 23.03.1989’da derneğimizin kuruluşunda manevi katkıları olan ilk genel başkanımız İstanbul gönüllüsü Çelik Gülersoy -ki Çankaya Caddesi’ndeki Kültür ve Sanat Evi’ni bu amaçla alıp geliştirmişti- onursal başkanımız olduktan sonra bizlere önemli katkılarıyla uzun süre başkanlık eden Prof. Asım Mutlu’nun da ruhları şad olacaktır.

Övüncümüz olan İstanbulumuzun 2010 Avrupa Kültür Başkenti oluşuna gönüllülerce kurulmuş olan derneğimizden istenebilecek görevlerde alacağımız yeri düşünürken, 4 Şubat 2010 günlü Sabah gazetesinin İstanbul ekindeki olumsuz haberle karamsarlaştık. Yazı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde olan Taşmektep’in müze ve kültür evi olarak hiçbir kuruma protokolle verilmediğini, binanın İBB kapsamında bulunan Müzeler Müdürlüğü’ne tahsis edildiğini ve bunun kendi bünyelerince değerlendirileceğini duyuruyordu.

Hemen üç gün sonra 7 Şubat’ta Cumhuriyet gazetesinin Pazar ekinde “Adalar’da Canlanma Dönemi” başlığı altında, Adalar Vakfı Sekreteri Halim Bulutoğlu’yla yapılan röportajı gördük. Bu iki gazetedeki çelişkili haber kafamızı karıştırdı. Bu arada derneğimize İBB Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü, Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanı Av. Numan Güzey’den Büyükada’da bulunan tarihi Taşmektep binasının kültür ve eğitim amaçlı kullanım konseptini konuşma ve Adalar’ın saygıdeğer Kültür Gönüllüleri’nin görüşlerini ve önerilerini dinlemek üzere 3 Şubat 2010 günü yapılacak toplantıya çağırı geldi. Toplantıdan sonra da sonuç bildirisiyle, konuşulanlar katılımcılara bildirildi.

***

Bu toplantıdan sonra adalarımıza gönüllülükle verdiğimiz hizmetler eşliğinde bu birlik ve beraberlik içindeki çalışmalarda yer alma kararını verdik.

Geçmişte Büyükada Cumhuriyet Meydanı’nda o günlerin belediye başkanı Av. Can Esen’e önerdiğimiz Adalar’a yakışan bir Atatürk ile 100’ü aşkın, adalarda yaşayıp ürün veren sanat ve bilim insanının anıtlarının yapılması dileğimizin kabulüyle, bunların oluşumunda belediyeyle birlikte çektiğimiz güçlükleri anımsayınca, çoksesli bir çalışmanın yararlı olacağı sonucuna vardık. Kurulduğumuzdan bu yana Adaları’n sağlık, ulaşım, sosyal, kültürel, çevresel ve eğitim yaşamında, anma günlerinde, Hüseyin Rahmi ile Sait Faik müzelerinin yaşatılıp geliştirilmesindeki çabalarımızın çok kez görmezden gelindiğini de yaşamış olduğumuzdan, 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin eşi bulunmaz bir ilçesinin bireyleri olarak, bu çalışmalara elimizden geldiğince katılmayı görev bildik.

***

Yoksunluk çektiğimiz bir konu da 6 Ekim 2003’te yanıp kül olan, Burgazada ormanının yeniden oluşturulmasında dernekçe yaşadığımız yalnızlıktır. Başlangıçta yasalar kapsamında Vilayet’ten bir yıllık süre izniyle topladığımız bağışlarla Orman Bakanlığı ölçeğinde sağladığımız ağaçlandırma ve hizmet giderlerinde Adalar’da -az da olsa- Büyükada Kültür Derneği’yle Şişli Belediyesi dışında hiçbir kuruluştan destek göremeyişimizdir. Bağışların hemen tümüne yakınını ada dışındaki dostluklardan sağlamıştık. Daha sonra çabalarımızı izleyen Burgazada’nın has evladı Cem Mansur, bir konserinin tüm gelirini derneğimize bağışlamıştı. Bir de Ali Poyrazoğlu’nun iki oyununun 5 milyarın üstündeki kazanımını bize ulaştırılması için verdiği kişi, bu parayı Adalar Vakfı’na bırakmayı yeğlemiş. Bu yardım kayboldu gitti. Durum buyken çalışmalarımızı izlemeye gelen medyaya, bizler beyan verecekken bir vakıf yetkilisinin kalabalığı dirseğiyle itip öne çıkarak, tek fidanlık katkısı bulunmadığı halde Star TV’nin kamerasına “Ağaçları diktik, şimdi bakımı kaldı” diyebilmesi epeyi utandırıcıydı. Bu ve daha birçok nedenlerle, birleşerek çalışılmasının, borçluluk duyarak yanındayız.

[…]

………………………………….**

ADALAR POSTASI-2386(12.3.2010)
===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/12-2386.html

[…]

From: AHMET TANRIVERDİ
Subject: FW: Bu notu ADALAR POSTASI’na iletir misin?
Date: March 11, 2010 3:05:10 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi.1@gmail.com

Date: Thu, 11 Mar 2010 13:03:08 +0200
Subject: Bu notu Adalar Postasi’na iletir misin?
From: HALİM BULUTOĞLU
To: AHMET TANRIVERDİ

SELAM usta,
Ekli yazıyı ADALAR POSTASI’na iletir misin benim adıma.
Bende adresi yok…

Halim

BİR YALANI KAÇINCI KEZ DÜZELTME

2385 sayılı ADALAR POSTASI bülteninde

[ ADALAR POSTASI-2385 (11.3.2010)
===> http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2010/03/11-2385.html ]

Perihan Ergun imzasıyla yayınlanan yazıyı,

[ Perihan Ergun, “İstanbul’un 2010 Kültür Başkenti Oluşunda Adalar’ın Önemi”, Cumhuriyet Gazetesi (16.02.2010)15. ]

okudum ve ne diyeceğimi ve ne demem gerektiğini bilemedim.

Bir öğretmenin öğrencilerine öğreteceği en önemli şeyin dürüstlük ve doğruluk olduğunu bilirim. Perihan Hanım, Adalar’daki bir çok insanın hocası. Bu nedenle saygı görüyor. Ama yazdıklarını görünce, doğrusu ben pek saygı gösteremiyorum. Çünkü kamuya açık bir platformda, yalan söylüyor. 2 yıl öncesine kadar orada burada bu sözleri ediyordu. Duyduğumuzda üzülmüş ve Adalı dergisinin 2008 Eylül sayısında konuyu açıklamıştık.

Demiştik ki: Burgaz yangınından sonra Ada ormanının yeniden yaratılması için bir dizi girişim oldu. Bunlardan biri de Burgazadası Platformu adlı bir sivil oluşumdu. Platform sözcüleri, Orman Müdürlüğü’nün yaptığı ağaçlandırma çaışmalarına destek olmak amacıyla İş Bankası Kültür Sanat (İş Sanat) ile temasa geçtiler. Kurumun desteğinin yanı sıra, yine kurum aracığıyla Ali Poyrazoğlu’nun da onayını alarak, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun bir oyununun gelirinin Burgaz yangınının yaralarının sarılmasına katkı amacıyla kullanılmasına karar verildi.

Bu organizasyonun Perihan Ergun’la hiçbir ilişkisi olmadı. Değil ki, toplanan gelirin Perihan Ergun’a ya da Ada Dostları Derneği’ne aktarılması istensin. Yaklaşık 5 bin TL tutan gelir, Platform’un üç kişilik girişim grubu tarafından, bir süre sonra, Burgazada Sağlık Ocağı’nın iyileştirilmesinde kullanılmak üzere Burgaz Lions Kulübü’ne aktarıldı. Yani söz edildiği gibi, Adalar Vakfı hesaplarında kaybolmadı. Bu gelirin kullanımıyla Adalar Vakfı’nın hiçbir ilgisi de olmadı. Sadece paranın bir bölümünün aktarımında Vakıf hesabı kullanıldı. Lions Kulübü, Sağlık Ocağı’nın restorasyonunu 2007 yılında tamamladı ve düzenlenen açılış töreninde katkıda bulunanlara plaket verdi. Burgaz Platformu Girişim Grubu’ndaki üç kişiye de bu plaketler verildi.

Durum bu iken, üzerinden 7 yıl geçtikten sonra, Adalar Müzesi’ne ve Adalar Vakfı’na düşmanlığı [!] bilinen [?] bir grupla [?] koro halinde [?] böyle bir yalanı yeniden gündeme taşımasını çok ama çok ayıplıyorum.

Dürüstlük ve doğruluk çok önemli bir haslettir hocam. Mezara kadar taşınması gereken bir haslet…

Halim Bulutoğlu
Adalar Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

[…]

………………………………….***

[Bir hatırlatma: Resimlerin üzerine tıklandığında daha büyük boyutta açılmakta…]


………………………………………………….4

From: AVEDİS HİLKAT
Subject: MARMARA DENİZİ SOS VERİYOR
Date: April 14, 2010 10:29:17 AM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

ADALAR’DA DENİZDEKİ YAŞAM BİTİYOR!!!!!!!!!!!!!


Bir zamanlar Marmara denizinde yaşayan yaklaşık 128 tür balık ve yüzlerce kabuklu tür canlı günümüzde yok oldu! Şu anda maalesef Adalar civarında denizdeki balık ve kabuklu yaşamı da bitme noktasına geldi.

Geçtigimiz günlerde bu balık ve kabuklu katliamına bir de midyecilerin talanı eklendi. İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki taşlıklar, rıhtım duvarları ve dipteki midye tarlaları yıllardır İstanbul’un midye ihtiyacını karşıladı ve maalesef Boğaz’da midyeyi bitirdiler, şimdi sıra Adalar’a geldi.

Kınalıada, Burgazada, Kaşık adası, Heybeliada, Büyükada, Sedef adası, Neandros, Yassıada, Sivriada’daki midye tarlaları yok olma teklikesiyle karşı karşıya! Kınalıada Su Ürünleri Kooperatifi adına yaptığım araştırmada, Adalar’da izinsiz, bilinçsiz ve tamamen maddi çıkarları uğruna iptidai bir şekildeki tekne ve donanımıyla, taşları, deniz dibini, iskele kazıklarını (deniz otobüsü, vapur), midye tarlalarını balıkadam elbiseli, nargile sistemiyle (hortumla deniz içinde nefes alıp verme), demir tırmık kullanarak bütün midyeleri yok ediyorlar. Bu topladıkları midyeyi (soğan) çuvallarına koyarak midye toptancılarına (piyasası şu anda çuvalı 30 TL) satıyorlar. Her tekne günde en aşağı 150–200 çuval topluyor, onlar için çok büyük para, öte yandan ekolojik denge bozularak doğayı ve deniz yaşamını bitirme noktasına getiriyorlar.

Malumunuz midye, balıkların temel besin kaynaklarının başında geliyor ve en önemlisi deniz kabuklusu midye, denizin arıtma tesisi görevini üstleniyor. Bir yetişkin midye dikkatinizi çekerim günde 70 lt. deniz suyunu temizler. Midye her iki kabuğunu açarak içine aldığı deniz suyuyla birlikte plakton ve mikroorganizmaları süzmek suretiyle sirkülasyon yaparak temizlenmiş deniz suyunu tekrar denize bırakır, diğer maddeleri de bünyesinde tutar.

Ben burada tüm yetkilileri uyarıyorum! Çevre kirliliği ve denizlerdeki ağır metal kirliliği, kimyasal atıklar çoğunlukla diplerdeki taşlara yapışık olan bu tür kabuklularda stoklanıyor. Bizler de bu tür besinleri tükettiğimizde sarılık ve karaciğer tahribatlarına, daha da kötüsü amansız hastalıklara davetiye çıkarıyoruz. Ben burada yetkilileri duyarlı olmaya, doğanın tahribatının önlenmesi için Tarım Orman Bakanlığı Su Ürünleri yetkililerini, Denizcilik Müsteşarlığı’nı, denizlerimizde bu türlü midye katliamına dur demeye çağırıyor ve yasaklanmasını istiyor ve bizden sonraki nesillere tertemiz deniz ürünleri ve çevre bırakmaya davet ediyoruz.

Haber ve Fotoğraf: AVEDİS HİLKAT

………………………………………………….5

From: TUGAY KARTAL
Subject: Fwd: [trenyolu] Yokusta Bisikletliye Kolaylik (Norvec)
Date: April 16, 2010 3:06:10 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Adalar’da da uygulanabilir!

Yokuşta Bisikletliye Kolaylık (Norveç)










Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: