Gönderen: adalarpostasi | 08 Nisan 2010

ADALAR POSTASI-2403: büyükada orman kampı plaj tesisleri’ni 1 milyon 331 bin tl’yle kartal belediyesi alırken…


* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

24 Temmuz 1899 Pazartesi günlü Heybeli Ada Telgraf ve Posta Müdürü Sabit Efendi ile Heybeli Ada Telgraf ve Posta Memuru Recai Efendi’nin taltif edilmelerinin istendiğine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Büyükadalı Abdül.ham.it Cuma Efendi, 19.4.2009.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

8 Nisan 2010 Perşembe 13:00
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Parçalı bulutlu
10.6ºC
% 78 nem
Karayel, KB 12km/sa

Gündoğuşu 06:36… Günbatışı 19:35…

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

Cicely Mary Barker, Shirley Poppy Fairy.

* * *

1- Taki Koçias: “ADALAR POSTASI’na ve emek verenlerine Allah nice beş yıllar nasip etsin…”

2- Ohannes Malhas: ““Ben doğma büyüme Kınalıadalıyım. Bizim adanın, nesi doğru ki tek eğrisi o [kaçak iskele] olsun. İskeleden çıkıp sağa dönün ve sahilde sadece 350-400 metre yürüyün yol biter ve karşınıza Kınalıada yüzme havuzu çıkar. Birkaç zenginin belediye ile el ele vererek, her bir taşı kaçak olarak yapılan bu tesisten dolayı, hafta sonları adaya denize girmek ve tatil yapmak için gelenler, ellerinde 5-10 kilogram malzemeleriyle kilometrelerce yokuş tırmanmaktadırlar. Bunu da haber yapabilirsiniz.”

3- Altınok Öz: “Her hafta sonu Kartal’dan Adalar’a yaklaşık 17 bin kişi gidiyordu. Böyle bir ihtiyacı düşünerek yatırım kararı aldık. Büyükada’daki mesire yeri de Kartallılara hizmet verecek…”

4- Adalar Orman İşletme Şefliği’nden haber?: “Sincap Çocuk Tiyatrosu Büyükada’daydı… Burgazada Ekotur’u 11 Nisan Pazar günü yapılacak… Büyükada’da bilimsel araştırma tepesi…”

5- Oral Çalışlar: “1990’lı yılların ortasındaydık. Büyükada’da, Atinalı Büyükadalı Rumlarla buluşmuştuk. Onlar kovuldukları, sınırdışı edildikleri ülkelerine, adalarına uzun yıllardan sonra ilk kez geliyorlardı. Büyükadalı komşularıyla kucaklaşmaları çok hazin olmuştu…”

6- Adalar Müzesi’nden ne haber?: “Adalar Müzesi Projesi, Büyükada’daki Adaevi ve diğer mekânlar başta olmak üzere, Heybeliada’daki Hüseyin Rahmi Gürpınar Evi ve Burgazada’daki Sait Faik Müzesi’nde faaliyete geçiyor. Ancak müzenin sergileme mekânları onlarla sınırlı değil. Adalar’ın meydanları, yolları, iskeleleri, önemli yaşam ve toplanma alanları, sergileme ve etkinliklerin temel mekânı olacak. Yani duvarları deniz olan, lebiderya bir müze kuruluyor… Adalar Müzesi kuruluşunda bir adım daha…”

ADALAR POSTASI’nın 2403. sayısında…

)O(

………………………………………………….1

From: TAKİ KOÇİAS
Subject: Re: ADALAR POSTASI-2401: işin tuhafı!
Date: April 7, 2010 3:06:24 PM GMT+03:00
To: ADALAR POSTASI

ADALAR POSTASI’na ve emek verenlerine Allah nice beş yıllar nasip etsin.

Taki KOÇİAS

………………………………………………….2

Milliyet, 5.4.2010

http://www.milliyet.com.tr/kinaliada-iskelesi/ombudsman/haberdetayarsiv/08.04.2010/1220714/default.htm

KINALIADA İSKELESİ


Milliyet’te çıkan “Kısacık Sahile 4. İskele” haberi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Basın Danışmanlığı bir açıklama göndermiş. Şöyle deniliyor:

“S.S. Mavi Marmara Deniz Yolcu Eşya Turizm Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ne, ilgili yere yapı yapma izni Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu’nun imzasını taşıyan 2 Kasım 2009 tarih ve M. 34. 6. ada. 0. 12. 2009/1692 sayı numaralı evrakla verilmiştir. 15 Mart 2010 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü ekipleri 5216 sayılı yasaya göre, yapının durumunu tespit etmiş ve tutanağı Adalar Belediyesi’ne göndererek 15 gün içinde yasal işlemlerin yapılması ve neticeden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bilgi vermesini tebliğ etmiştir.”
Açıklamadan, deniz motorlarına bekleme yeri olarak kiralanan dolgu alanının yeni bir iskeleye dönüştüğü anlaşılıyor. Büyükşehir Belediyesi Kınalı’daki durumla ilgili, taraflara sözleşmenin feshedilmesi maddesini hatırlatmış. Vatandaşın isteği ise bu çarpıklığa son verilmesi.

Vatandaştan teşekkür
Ohannes Malhas da Kınalıada haberi nedeniyle teşekkür mesajı atmış:
“Ben doğma büyüme Kınalıadalıyım. Bizim adanın, nesi doğru ki tek eğrisi o olsun. İskeleden çıkıp sağa dönün ve sahilde sadece 350-400 metre yürüyün yol biter ve karşınıza Kınalıada yüzme havuzu çıkar. Birkaç zenginin belediye ile el ele vererek, her bir taşı kaçak olarak yapılan bu tesisten dolayı, hafta sonları adaya denize girmek ve tatil yapmak için gelenler, ellerinde 5-10 kilogram malzemeleriyle kilometrelerce yokuş tırmanmaktadırlar. Bunu da haber yapabilirsiniz.”

………………………………………………….3

Haber Türk, 6.4.2010
Ercan Sarıkaya

http://www.haberturk.com/yasam/haber/505838-borclu-belediyenin-turistik-yatirimi

BORÇLU BELEDİYENİN TURİSTİK YATIRIMI

Önceki yönetimden devralınan 70 milyon TL’lik borç nedeniyle alacaklılarla başı dertte olan Kartal Belediyesi, Hacıbektaş’a gidecek Kartallılar için Nevşehir’de otel, denize gitmek isteyenler için Büyükada’da plaj işletecek.

İSTANBUL Kartal Belediyesi’ni geçen yıl AK Partili Başkan’dan devralan CHP’li Belediye Başkanı Altınok Öz’ün, 70 milyon TL’yi bulan borçlarına karşın Nevşehir ve Büyükada’da turistik yatırımlara girmesi tartışma konusu oldu.
Kartal Belediye Başkanı Öz, Kartallılar Hacıbektaş’a gittiklerinde konaklama sıkıntısı çekmesinler diye memleketi Nevşehir’de yıllığı 1milyon 100 bin TL’den 29 yıllığına bir otel kiraladı. Belediye, Orman Bakanlığı’ndan da yıllık 1 milyon 331 bin TL kira karşılığı yine 29 yıllığına Büyükada’da plaj ve mesire alanı işletme ihalesini kazandı.

[…]

Kartal halkının denize girebilmesi için Büyükada’da kiralanan komplekste de plaj, havuz, otel ve mesire yeri bulunuyor.
44 binmetrekarelik alandan sadece Kartallılar yararlanacak. Özellikle sabit ve dar gelirlilere hizmet için düşünülen alana ulaşım motorlarla sağlanacak. Ücrete, Kartal-Büyükada Orman Kampı Plaj
Tesisleri arasındaki motor seferleri de dahil olacak.

Orman Bakanlığı’nın 282 bin TL yıllık muhammen bedelle ihaleye çıkardığı Büyükada Orman Kampı Plaj Tesisleri’ni 1 milyon 331 bin TL ile Kartal Belediyesi alırken, diğer firma 476 bin TL ile ikinci en
yüksek teklifi verdi. Arada 3 kat fark olması tartışma yarattı.

[…]

KARTAL Belediye Başkanı Altınok Öz, eleştiri konusu yapılan her iki yatırımın da kârlı olduğunu savundu. Eleştirilerle ilgili HABERTÜRK’ün sorularını yanıtlayan Öz, “[…] Her hafta sonu Kartal’dan Adalar’a yaklaşık 17 bin kişi gidiyordu. Böyle bir ihtiyacı düşünerek yatırım kararı aldık. Büyükada’daki mesire yeri de Kartallılara hizmet verecek” dedi.

………………………………………………….4

From: YÜKSEL ÖZCAN
Subject: haberler
Date: April 7, 2010 10:28:44 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Adalar Orman İşletme Şefliği’nden ne haber?

SİNCAP ÇOCUK TİYATROSU BÜYÜKADA’DAYDI

Yazan Yüksel ÖZCAN


Orman Genel Müdürlüğümüz eğitim programları çerçevesinde okullarda yapılan uygulamalar devam ediyor. Büyükada okullarında da orman sevgisi ve koruma konularında oyun sergileyen SİNCAP ÇOCUK TİYATROSU sanatçıları Büyükada İlköğretim Okulunda sahne aldı. 07.04.2010 Çarşamba Günü Saat 14.00 da gerçekleşen oyun tüm okul talebeleri ve ailelerine ücretsiz olarak sahnelendi.Karagöz ve Hacıvat oyuncularını dikkatle izleyen fidanlar oyuna dakatılarak ne kadar ilgili olduklarını gösterdiler. Oyun esnasındaki seslendirmeleri dahi eksiksiz yapan bu nesil tiyatroyu çok seviyor.


Ayrıca Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri tarafından orman sevgisi konulu promosyon malzemeler de dağıtıldı.

From: YÜKSEL ÖZCAN
Subject: BURGAZADA EKOTURU DAVETİ
Date: April 7, 2010 10:49:31 PM GMT+03:00
To: adalar.postasi@gmail.com

BURGAZADA EKOTURU 11 NİSAN PAZAR GÜNÜ YAPILACAK

Yazan Yüksel ÖZCAN


Saat 11:30’da Burgazada İskele Meydanı’nda toplanacak olan katılımcılara, yangından 6 yıl sonra gürleşen Burgazada Ormanı ve ekolojisi hakkında bilgiler verilecek.

Yapılan ağaçlandırma çalışmaları ve ekolojik denge çalışmaları hakkında bilgiler verildikten sonra İndos yönünde yürüyüşe başlanacak.

Bayraktepe’de piknik yapılıp, ağaçlara kuş yuvası asılacak. Büyükada laboratuarında üretilen Gladyatör böcekler ormana bırakılacak. Eski çöplük sahasında önceki ekoturlarda dikilen fidanlar kontrol edilerek çapalama ve ot alma yapılacak. Yangın riskine karşı gönüllü koruma yapacak olan katılımcılara pratik bilgiler verilecek.

Bayrak Tepe’den başlanarak çevre temizliği yapılacak.

Ekolojik dengeye katkıda bulunmak için ekosistemdeki canlıları beslemek gerekiyor.

Katılımcılar ekotura gelirlerken çöp torbası, eldiven ve kedi maması, köpek maması, kuş yemi getirmeyi unutmasınlar.

Milliyet, 4.4.2010
Önay Yılmaz

http://www.milliyet.com.tr/buyukada-da-bilimsel-arastirma-tepesi/guncel/haberdetayarsiv/08.04.2010/1220374/default.htm

BÜYÜKADA’DA BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEPESİ


Burası, Büyükada’nın en yüksek tepesi olan Yüce Tepe… Birkaç metre aşağıdaki Aya Yorgi Manastırı, yerli ve yabancı turistlere manevi dünyanın kapılarını açarken, yangın gözetlemenin yanı sıra bilimsel araştırmalara da hizmet veren “Adakule”de ise deprem, yer kayması ve hava durumuyla ilgili veriler toplanıyor

Büyükada’nın en yüksek tepesi olan “Yüce Tepe” yangın gözetlemenin yanı sıra, bilimsel arştırmalara da hizmet veriyor. Tepenin birkaç metre aşağısında bulunan Aya Yorgi Manastırı ise Paskalya nedeniyle buraya gelen yerli ve yabancı turistlere manevi dünyanın kapılarını açıyor. Yerli ve yabancı turistler, Aya Yorgi Manastırı’na adak adamak için gelirken, birkaç metre yüksekteki Yüce Tepe’ye bilimsel araştırma istasyonlarındaki verileri toplamak için geliyorlar.

Sismometre cihazları
Yücetepe’de Adalar Orman İşletme Şefliği tarafından yapımı tamamlanan ve “Adakule” adı verilen 5 katlı yangın gözetleme ve seyir kulesinin çevresi, bilimsel çalışmaların gözlendiği istasyonlarla dolu… Yangın kulesinin çevresinde, TÜBİTAK,İTÜ, Boğaziçi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırmaları Enstitüsü, Kocaeli Üniversitesi’nin deprem istasyonları ve yer kaymasını ölçen GPS istasyonları mevcut.

Bu deprem istasyonlarında Marmara Denizi’nden geçen Kuzey Marmara fayının kalbini dinleyen sismometre cihazları mevcut. Buradan alınan verilerle anında fayın nabız atışları dinleniyor ve toplanan veriler üniversitelerin ve diğer bilimsel kurumların merkezlerine online sistemiyle anında aktarılıyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir de meteoroloji istasyonu yer alıyor.

‘Bursa’yı izleyebiliyoruz’
“Adakule” adı verilen 5 katlı yangın gözetleme ve seyir kulesi, neredeyse beş yıldızlı otel gibi. Burada yok yok. Duşakabinli iki konaklama katı, iki toplantı katı, piknik alanı ve helikopter pisti bulunan kulenin en üst katı ise yangın gözetleme yeri olarak hizmet veriyor.

Denizden yüksekliği 200 metre olan Yüce Tepe’de kurulan yangın kulesinde, Adalar Orman İşletme Şefliği’ne bağlı bir yangın gözlem haberleşme elemanı bulunuyor.

Adakule’de görev yapan Erdal Dursun, “Bu kulenin üzerinden Adalar’ın yanı sıra, İstanbul’un Anadolu yakasını, Boğaz hattını, hatta Bursa ve Yalova’yı gözleyebiliyoruz. Bir yangın durumunda hemen merkezi anında uyarıyoruz. Ayrıca burada orman muhafaza memurlarıyla birlikte sadece yangın kulesini değil, çevredeki bilimsel araştırma istasyonlarının da koruyuculuğunu yapıyoruz” dedi.

GPS istasyonları yer kaymalarını ölçüyor.

TOPLANTI İÇİN KİRAYA VERİLEBİLİR
Adalar Orman İşletme Şefi Yüksel Özcan, Adakule’nin herkese açık olduğunu, toplantı ve etkinlikler için kiralanabileceğini anlatıyor: “Biz burada zaman zaman toplantılar ve etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Ama isteyen kişi ve kuruluşlara da burada toplantı ve etkinliklerini yapabilmeleri için kiralıyoruz. Burada daha başka çevre düzenlemeleri yapmayı planlıyoruz. Örneğin yeraltına bir kuyu açtık. Bir şelale yapacağız. Burayı daha ilginç ve daha çekici bir hale getireceğiz.”

………………………………………………….5

Radikal, 31.3.2010
Oral Çalışlar

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=988676&Yazar=ORAL%20%C7ALI%DELAR&Date=08.04.2010&CategoryID=98

RUMLARI da 1964’te BÖYLE GÖNDERDİK

1990’lı yılların ortasındaydık. Büyükada’da, Atinalı Büyükadalı Rumlarla buluşmuştuk. Onlar kovuldukları, sınırdışı edildikleri ülkelerine, adalarına uzun yıllardan sonra ilk kez geliyorlardı. Büyükadalı komşularıyla kucaklaşmaları çok hazin olmuştu.
O buluşma sırasında da anlamıştık ki, İstanbullu Rumlar asıl olarak 16 Mart 1964 tarihli “sürgün” kararıyla gitmişlerdi bin yıllık ülkelerinden.

1964’te Atatürk ve Venizelos arasında 1930 yılında imzalanan anlaşma bir hükümet genelgesiyle, Türk hükümetince tek taraflı olarak iptal edilmişti. 34 yıl yürürlükte kalan anlaşma, her iki ülkenin yurttaşlarına her hangi bir ön şart öne sürmeksizin iki ülke içinde ticaret yapma, oturma, mal, mülk edinme hakkı tanıyordu.

Kıbrıs’ta Türk ve Rum kesimleri arasındaki gerginliğin arttığı o yıllarda, Yunanistan’ı dize getirmek ve Kıbrıs meselesinde ön almak için, İsmet İnönü’nün başkanlığındaki hükümet, burada doğmuş büyümüş ancak Yunan uyruğunu koruyan İstanbul’lu Rumları bir şantaj aracı olarak kullanmıştı.

***
İsmet İnönü hükümeti, Yunanistan hükümetine buradaki Rumları sürgün etmeden önce 6 aylık bir süre tanıdı. Kıbrıs’taki gelişmeler ve Türkiye içinde yükselen şovenist dalga, bu sürenin uygulanmasına imkân tanımadan İnönü sürgünü başlattı. Gün be gün, adım adım, Türkiye’de doğup büyümüş, burada ticaret yapan, esnaflık yapan, emekçilik yapan Yunanistan vatandaşı Rumlar sınırdışı edildiler.

Tabii dram yalnızca Yunanistan yurttaşı Rumların tasfiyesiyle sınırlı değildi. Türkiye Cumhuriyet yurttaşı Rumlarla, aynı din ve etnik kökten gelen Yunanistan tebaalı Rumların onlarca yıldır İstanbul’da birlikte oluşturdukları aileler bu sürgünü çok acı şekilde yaşadı. Çünkü eşi Yunan tebaalı, kendisi Türk tebaalı ailelerin bir bölümü sürgüne gönderilecek, tabii bunların eşleri ve çocukları da aynı sürgünün bir parçası olacaklardı.
Bu nedenle sürgün o tarihte 12 bin 500 civarında olan Yunan tebaalı Rumla sınırlı kalmadı. Türk tebaalı binlerce Rum da kocasının, karısının sınırdışı edilmesiyle bu sürgünün içine katıldı. Katılmak istemeyenler bir aile faciasının parçası haline geldiler. Mallarına mülklerine el konuldu.

***
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye’de çalışan kaçak Ermeni işçilerle ilgili BBC’ye verdiği demeci düzeltmek niyetiyle geçenlerde Almanların Der Spiegel dergisine yeni bir açıklamada bulundu ve şunları söyledi: “Bugüne kadar sınır dışı etmeyi hiç gündeme getirmedik, ancak diaspora baskı yapmaya devam ederse kendimizi bunu yapmak zorunluluğunda görebiliriz.” Bütün düzeltme çabalarına rağmen asıl anlayışın egemenliğini sürdürdüğü bu açıklamayla bir kez daha ortaya çıktı.

Başbakan’ın yaptığı yanlışta ısrar etmesi, insana ister istemez 1964 yılındaki Rumların İstanbul’dan sürülüşünü hatırlatıyor.
Başbakan’ın Ermenistan yurttaşı kaçak işçileri bir rehine olarak görmesinin arka planındaki felsefenin yakın tarihte ne büyük dramlara yol açtığını kavrayabilmek için, yakın tarih üzerine biraz düşünmekte, özellikle de bazı olayları hatırlamakta yarar var. Benzer faciaların tekrar yaşanmaması ise en büyük temennimiz.

Hülya Demir ve Rıdvan Akar, 1964 sürgünün 30. yılında hazırladıkları bir kitapta(İstanbul’un Son Sürgünleri), yaşananları ayrıntılı olarak anlatmışlardı. 16 Mart 1964 tarihi İstanbul açısından dönüm noktasıydı. İstanbul Rumlarının İstanbul’dan büyük ölçüde silinmelerine yol açan bu tarih yeterince bilinmiyor. Araştırmacılar, tarihçiler de çoğu zaman bu tarihi görmezden gelmeyi tercih ediyorlar.

Böyle şeylerin acısı yıllar içinde daha iyi anlaşılıyor.

………………………………………………….5

Adalar Müzesi’nden ne haber?

http://adalarmuzesi.org.tr

Adalar Müzesi Kuruluşunda Bir Adım Daha…

13 Mart Cumartesi günü Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde Adalar Müzesi Uzmanlar toplantısı yapıldı.
Uzmanlar toplantısı ile Adalar Müzesi’nin kuruluşunda önemli bir dönemi geride bıraktık.
Müze’nin aşağıda detaylı olarak sunulan tematik ve kronolojik eksende yürütülen içerik çalışmaları alanların uzmanları tarafından 10’ar dakikalık sunumlarla özetlendi. Ekte toplantıda konuşan uzmanlar ve sunum başlıklarının yer aldığı akış programını ayrıca iletiyoruz.

Müzenin içerik çalışmalarının yürütüldüğü farklı alanların birbiri ile etkileşimini sağlamak ve çalışmaların sonuna yaklaştığımız aylarda sunum biçimlerimizi belirlemek, eksiklerimizi konuşmak hedefi ile yapılan toplantı amacına ulaştı.

Mart ayı sonuna kadar müzenin sergileme alanı içerisinde kronolojik ve tematik alanlara düşecek metrekareleri yaklaşık olarak belirlemiş olacağız. Müzenin hangi bölümlerinin hangi sunum elemanlarını kullanarak yerleşeceğine karar vereceğiz.

Alanların uzmanlarından gelecek bilgi ve belgeler farklı sunum elemanları ile sergilenecek ve müzede korumaya alınacak;

– Müze arşiv ve kütüphanesine dâhil edilecek malzemeler ayrıştırıldı, satın alma ve kopyalamaları devam ediyor

– Müzede kullanılacak görseller tüm alanlar için derlendi, Adalılardan ve destekçilerimizden gelmeye devam eden malzemeler ile birlikte tasnif edilip, envanter sistemine giriliyor

– Sergilerde ihtiyaç duyulan sayısal harita, plan, maket, replika, rekonstrüktif çizim benzeri yöntemlere karar verildi, sayıları belirlendi, içerikleri derlendi, gerekli sayısal ortamlara aktarılmak üzere çalışmalar başlıyor.

– Web kanalı ile sunulması düşünülen içerik belirlendi. Geçici olarak kullanılmakta olan proje web sitesinin devamı olan müze web sitesinin ihtiyaç programı çıkarıldı. Alt yapısı kuruluyor. Mayıs – Haziran aylarında içerik aktarımı yapılacak.

– Sözlü tarih görüşmeleri ve diğer belgeleme çalışmalarına tüm hızı ile devam ediliyor. Yapılan kayıtların sergi metinlerinde kullanılmak üzere deşifrelerine başlandı.

– Sergi katalogları, broşürler, çeviri yayınlar, yeni baskı kitaplar bölümünde çalışmalar devam ediyor.

Adalar Müzesi ana sergi alanının şimdilik tek bir merkezde toplanması, hedeflediğimiz içeriği ve sunum biçimlerini değiştirmedi.

Yaklaşık olarak 31 Temmuz 2010 olarak belirlediğimiz açılış tarihimiz müzenin ilk birikimlerinin sergilenmeye başlandığı tarih olacak.

Öte yandan, her müzenin sahip olması gerektiği gibi elbette bir kalıcı bina arayışından vazgeçmiyoruz.

Adalar Müzesi Uzmanlar Toplantısı

Tarih: 13 Mart Cumartesi
Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü / E3 302 Mimarlık 3. Kat (Santral Kampüsü Adres: Eski Silahtarağa Elektrik Santralı
Emniyettepe Mah. Kazım Karabekir Cad. No:2/13 34060 Eyüp/İstanbul)
Saat: 10.00 _14.00 sunumlar, 14.00 yemek.

Toplantı Akışı

I. Oturum

10.00_ 10.05 Adalar Müzesi Kuruluş Çalışmaları Hakkında Giriş Konuşması
Deniz Koç, Sergiler Koordinatörü.

10.05_10.15 Projede yaşanan son gelişmeler ve müze mekanı hakkında bilgilendirme
Halim Bulutoğlu_Adalar Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi.

10.15_10.25 Adaların Jeolojisi, Çevresi, Madenleri, Minarelleri, Depremleri alanında İTÜ tarafından yürütülen çalışmaların sunumu.
Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Mehmet Sakınç, Dr.Cengiz Zapçı,
Dr. Cenk Yaltırık.

10.25_10.35 Tarihöncesi Dönem Adalar
Doç. Dr. Necmi Karul

10.35_10.45 Yunan ve Roma Dönemi Adalar
Prof. Dr. Erendiz Özbayoğlu

10.45_10.55 Bizans Dönemi Adalar
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın

10.55_11.05 Osmanlı Dönemi Adalar
İrfan Dağdelen

11.05_11.15 Cumhuriyet Dönemi Adalar
Murat Belge adına Sevengül Sönmez (Murat Belge yurtdışında olduğu için toplantıya katılamıyor.)

11.15_ 11.30 Ara

II. Oturum
11.30_11.40 2010 Açılış Geçici Sergisi “Adalarda Gündelik Yaşam”
Gökhan Akçura

11.40_11.50 Adalı Ünlüler (Ahmet Tanrıverdi, Avedis Hilkat Kevork, Engin Aktel, Nejat Gülen desteği ile yürütülen çalışmada Adalılar tarafından bilinen ve hakkında bilgiye ulaşabildiğimiz her meslekten Adalıya yer veriyoruz.)
Korhan Atay, Kalıcı Sergiler Küratörü

11.50_12.00 Adalı Ressamlar (Balkan Naci İslimyeli İstanbul Modern’de açılan sergisiyle ilgili bir panelde konuşmacı olduğu için katılamıyor.)
Sühendan İlal, Balkan Naci İslimyeli

12.00_12.10 Adalı Müzisyenler
Prof. Dr. Ruhi Ayangil

12.10_12.20 Adalı Edebiyatçılar
Dr. Sevengül Sönmez

12.20_12.30 Adalar Mimarisi
Dr. Elvan Ergut, Dr. Alev Erkmen, Dr. Hasan Kuruyazıcı

12.30_12.40 Adalar_İstanbul ve Göç (Murat Güvenç ve Eda Yücesoy tarafından yürütülmekte olan 1910-2010 İstanbul Sergisi’nin Göç ve Nüfus Haritaları bölümünden kısa bir örnek sunulacak. Çalışmanın Adalar ile ilgili bölümleri Adalar Müzesi’nde kullanılacak.)
Dr. Eda Yücesoy

12.40_12.50 Adalara Ulaşım
Deniz Müzesi Komutanı Albay Ali Rıza İşipek

12.50_13.00 Adalar Deniz Canlı Yaşamı
Doç. Dr. Hüsamettin Balkıs

13.00_13.10 Ada Lezzetleri
Aylin Öney Tan

13.10_13.40 Tartışma ve Öneriler

13.40_13.50 Nasıl Bir Müze
Suay Aksoy_ Adalar Müzesi Küratoryal Kurul Üyesi_2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörü

13.50_14.00 Sunum Biçimleri ve Tasarım Öncesi Uzmanlardan Neler Bekliyoruz
Sadık Karamustafa_ Adalar Müzesi Küratoryal Kurul Üyesi

14.00 Yemek

13.10_13.40 Tartışma ve Öneriler

13.40_13.50 Nasıl Bir Müze
Suay Aksoy_ Adalar Müzesi Küratoryal Kurul Üyesi_2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörü

13.50_14.00 Sunum Biçimleri ve Tasarım Öncesi Uzmanlardan Neler Bekliyoruz
Sadık Karamustafa_ Adalar Müzesi Küratoryal Kurul Üyesi

14.00 Yemek

Adalar Müzesi Projesi

İstanbul dünyanın en eski ve güzel metropollerinden biri. Prens Adaları bu nitelemeyi haklı kılan etkenlerin başında geliyor. Adalar, dün olduğu gibi bugün de; tarihi varlıkları, doğal güzellikleri, yaşam enerjisi ve çok kültürlülüğüyle İstanbul’un belleğinde vazgeçilmez bir yere sahip. Adalar Müzesi, bir kent müzesi olarak bu eşsiz kültürel, tarihi ve doğal mirası belgelemek, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak ve geleceği güvence altına almak için kuruluyor.

Merkezi Büyükada’da yer alan müze, 2010 Temmuz’unda kapılarını ziyaretçilere açacak.
Adalar Müzesi Projesi, Heybeliada Hüseyin Rahmi Gürpınar Evi ve Burgazada Sait Faik Müzesi’nin restorasyon ve yeniden düzenlenmesinin ardından onlarla eşgüdüm içinde çalışacak.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ve Adalar Vakfı tarafından ortaklaşa yürütülen Adalar Müzesi Projesi’ne Adalar Belediyesi de katkı sağlıyor. 2009 Mart’ında, Türkiye içi ve dışındaki Adalıların, ada dostlarının veakademisyenlerin gönüllü desteğiyle, konularında uzman profesyonel bir ekip tarafından başlatılan çalışma; “Nasıl Bir Müze”, “Adalar’ın Tarihi Hangi Başlıklarda Ele Alınmalı”, “Müze, Tasarım, Teknoloji ve Mimari Yaklaşımı”, “Arşivlerde Neler Var”, “Sözlü Tarih Çalışmaları” başlıkları altında sürdürülüyor.

Adalar Müzesi kuruluş çalışmalarında çeşitli üniversitelerden 40 dolayında uzman doğrudan görev alıyor.
Akademisyenler, müzecilik uzmanları, tasarımcılar, arşivciler, kütüphaneciler, teknoloji danışmanları Adalar Müzesi Projesi’nin nasıl daha iyi iletişim kuracağı, nasıl daha iyi sunum yapacağı, nasıl daha fazla insana ulaşacağı konusundaki ortak çalışmayı 2009 yılı başlarından bu yana sürdürüyor. Uzmanların yanı sıra, çok önemli bilgi ve deneyim birikimleri ile Adalı gönüllüler de müze için hemen her gün yeni bir adım atıyor, yeni bilgilerle müze ofisine geliyor ve içeriği zenginleştirmek için çaba harcıyor.

İstanbul’un İlk Kent Müzesi

Gelecek kuşaklar için bugünü, bugün için geçmiş kuşakları kayıt altına alan kent müzeleri hızla değişen ve yıpranan dünyada, geçmişle gelecek arasında köprü görevi üstleniyor. Adalar Müzesi de, Adalar’ın kültürel, tarihi ve doğal mirasını geçmişi ve bugünüyle korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.

Bir kent müzesi olarak Adalar’ın geçmişten bugüne süregelen yaşamını anlatırken insanı, insan öykülerini ve yaratıcılığını ön plana alıyoruz. Çünkü Adalı olmak, özellikle de inanç ve köken farklılıklarını koruyarak bir arada yaşamak, pek çok insan topluluğunun örnek alması gereken çok önemli bir deneyim.

Adalar, farklı kültürlerin bir arada yaşamayı sürdürdüğü Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’un, en önemli sembolü. Adalar Müzesi kültür yaşamımızın vazgeçilmez temel taşlarının ev sahibi ve esin kaynağı olan Adalar’daki hayatın her anını, öykülerini, şarkılarını, yapılarını ve doğasını bugünün teknolojisini kullanarak ziyaretçilere sunacak. Kayıt altına alınıp envanteri çıkarılan kültürel miras, kuşaklar arasındaki iletişimi yeniden kuracak.

Adalar’ın oluşumuyla başlayan hikâyemiz, bugünlere uzanırken, gerekli tüm bilgi ve veriler, bilimsel araştırmalara, uzmanların çalışmalarına ve üniversitelerin desteğine dayanarak toplanıyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Devlet Arşivleri, Kütüphaneler, Atatürk Kitaplığı katalogları, yurtdışında bulunan önemli arşiv ve kütüphaneler taranmaya devam ediyor.

Adalar Müzesi içerik araştırmaları üç ana ayak üzerinde yükseliyor:
* Literatür araştırması,
* Adalılarla görüşmeler ve sözlü tarih tanıklıkları,
* Kurumsal ve kişisel arşivlerin taranması.

Nasıl Bir Müze?

Adalar Müzesi bir kent müzesi olarak esnek, dönüştürülebilir, ziyaretçi ile etkileşimli, ziyaretçinin konforuna ve mutlu olmasına özen gösteren, içinde saatlerce zaman geçirmek için pek çok nedeni birlikte sunan bir tasarıma, dile ve anlatıma sahip olacak.

Müzeye gelen ziyaretçi, öncelikle kronolojik ve tematik içerikli sergilerle karşılaşacak. Zaman akışına ve temel konu başlıklarına göre düzenlenen sergiler, müzede sürekli yani kalıcı sergiler olarak yer alacak ve Adalar’ın ana hikâyesini anlatacak.

Süreli yani geçici sergiler olarak tanımlanan sergiler ise yılda iki kez (bazı yıllar üç kez) hazırlanacak ve her sergi tek bir temaya odaklanarak, seçtiği konuda derinleşen çalışmalar sunacak. Geçici sergiler, seçilmiş bir konuda detaylı bilgi sunmanın ötesinde, müzeyi bir kez gezen ziyaretçinin tekrar gelmesini, yeni bilgi ve belgelerle, film ve araştırmalarla karşılaşmasını sağlayacak. Adalar Müzesi, bir kent müzesi olarak sınırsız kaynaktan akacak yeni bilgi ve malzemeyle her an değişmeye ve gelişmeye devam edecek. Tıpkı Adalar’ın kendisi gibi, müze de sahip olduğu güzellikleri korumaya devam ederken, onlara sahip olmanın verdiği birikim ve deneyimle bugünü korumaya ve geleceği şekillendirmeye devam edecek.

Sergiler:

Müzede üç tür sergi yer alacak: Kalıcı sergiler, geçici sergiler, konuk sergiler.

Kalıcı sergiler daha önce de ifade edildiği gibi, fiziki ve sosyal yanlarıyla Adalar’ın oluşumundan bugüne uzanan en temel hikâyeyi anlatacak.

Geçici sergilerde Adalar’daki fiziki ve sosyal yaşamın geçmişinde ve bugününde yer alan pek çok ana başlık ve olay tek tek incelenip, derinlemesine araştırılarak ele alınacak. Bu sergiler seçilen temalara göre hazırlanıp sunulacak. Müzenin açılışında sunulacak ilk geçici sergi, “Adalar’da Gündelik Yaşam” başlığını taşıyor. İlk geçici sergi olduğu için, gelecekte düzenlenecek sergilere oranla daha geniş bir ölçek ve daha genel bir yaklaşım tercih edildi.

Sergi alanı olarak yalnızca müze binası değil, başlık ve içeriklerine göre, meydan ve iskeleler dâhil Adalar’ın pek çok ortak mekânı da kullanılacak.

Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok kent müzesinden ve tematik müzelerden gelen sergiler ise Adalar Müzesi’nde konuk sergiler olarak yer alacak. Adalar Müzesi kuruluş aşamasından itibaren kent müzeleri ile iletişim içinde olmaya özen gösteriyor.

Deniz Duvarlı Müze

Adalar Müzesi Projesi, Büyükada’daki Adaevi ve diğer mekânlar başta olmak üzere, Heybeliada’daki Hüseyin Rahmi Gürpınar Evi ve Burgazada’daki Sait Faik Müzesi’nde faaliyete geçiyor. Ancak müzenin sergileme mekânları onlarla sınırlı değil. Adalar’ın meydanları, yolları, iskeleleri, önemli yaşam ve toplanma alanları, sergileme ve etkinliklerin temel mekânı olacak. Yani duvarları deniz olan, lebiderya bir müze kuruluyor.

Adalar Müzesi Projesi, -her ne kadar çok güzel ve değerli de olsalar- anılan binalara sıkışamayacak kadar geniş ve kapsamlı bir proje. Müze projesinin ada yaşamının odağında yer alma iddiası da gücünü bu gerçekten alıyor. İskeleler ve meydanlar başta olmak üzere Adalar’ın tümü müzenin etkinlik ve sergilerine ev sahipliği yapacak. Yürüyüş yollarının bazı kritik noktaları da bu amaçla değerlendirilecek. Adalılığın ve ada kültürünün mekânları olan bazı tipik ada evleri ve işyerleri de, gerek yapıları gerekse duvarları arasında barındırdıkları yaşam ipuçlarıyla müzenin ziyaret edilebilir noktaları arasında yer alacak.
Nihai amaç, Adaları çoktan hak ettiği “Müze Adalar” konumuna ulaştırmak.

Kimler Hangi Sergiler İçin Çalışıyor?

Adalar Müzesi Projesi için özveriyle çalışan pek çok gönüllünün yanı sıra 40 dolayında akademisyen ve uzman da, kurdukları özel ekiplerle sergi içeriklerini hazırlıyor. Türkiye’nin önde gelen üniversite ve kurumlarında çalışan uzmanlar, müze içeriğinin doğruluk ve güvenilirliğinin teminatı.

Sergilerin konu başlıkları, çalışan uzmanlar ve özet sergi içerikleri:

KRONOLOJİK AKIŞLI KALICI SERGİLER

Prens Adaları’nın geçmişten bugüne yaşadığı fiziki ve sosyal değişim zaman akışına göre düzenlenmiş kalıcı sergilerle anlatılacak.

1- Adalar’ın oluşumu

Genel sorumlu: Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Mehmet Sakınç
Çalışma ekibi: Prof. Dr. Namık Çağatay, Prof. Dr. Remzi Akkök, Doç. Dr. Levent Eren, Yard. Doç. Dr. Cengiz Zapçı, Yard. Doç. Dr. Cenk Yaltırık.

Sergide, Adalar’ın yeryüzündeki konumları, 400 milyon yıl öncesine giden oluşum süreçleri ve geçirdikleri değişimler tarihi ve jeolojik bir çerçeve içinde anlatılacak. Bu amaçla Adalar’ın jeolojisi, depremleri, biyolojisi, madenleri, mineralleri, kayaçları, mitolojideki yerleri araştırılıyor. Prens Adaları’nın oluşum öyküsü, animasyonlar ve dijital haritalarla sunulacak. Sunumlar için interaktif yöntemler kullanılacak. Dileyenler söz konusu bilgiye web üzerinden de ulaşabilecek. Çalışmalar Mayıs 2010 tarihinden itibaren müze tarafından kullanılabilir, tasarlanmış ortama aktarılmış olacak.

2- Tarih öncesinde, Yunan ve Roma dönemlerinde Adalar

Genel sorumlu: Doç. Dr. Necmi Karul
Genel danışmanlar: Prof. Dr. Erendiz Özbayoğlu, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan

Bu sergide, Adalar’daki tarih öncesi ve klasik dönemdeki yaşam, aynı dönemdeki İstanbul’daki yaşamla paralel olarak ele alınacak, çünkü Adalar gerek insanlık tarihi gerekse doğal çevre açısından İstanbul’un bir parçası. Öyle ki, insanların İstanbul çevresinde bilinen en eski yerleşim yerlerini kurduğu dönemde, uzunca bir süre Adalar ada değil, ana karanın parçasıydı. Bu öykü anlatılırken ziyaretçiler bir tür zaman tünelinden geçirilecek. İlk yerleşim biçimleri, ilk çiftçiliğin ortaya çıkması ve günlük yaşam, maketler ve görsel malzeme yardımıyla anlatılacak. Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu dönemlerini de kapsayan çalışmalar Mayıs 2010 tarihinde tüm detayları ile tamamlanmış olacak.

3- Bizans dönemi

Genel sorumlu: Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın
150 yıllık yakın tarihi boyunca Adalar hep gezinti ve sayfiye yeri olarak bilindi. Oysa Bizans döneminde, iktidardan ve siyaseten gözden düşenlerin sürüldüğü ürkütücü bir yerdi. Bizans döneminde Adalar’da sivil yaşam, kentin savunma sistemi dışında kaldığı için küçük balıkçı yerleşimleriyle sınırlı kaldı. Adalar’a dünyevi gerçeklerden uzaklaşarak, ibadeti ve münzevi yaşamı seçenler, manastırlar yaparak yerleşti. Ancak bu manastırlar bir süre sonra Bizans’ta tahttan feragat edenlerin, çoğu zaman da güç kullanılarak indirilenlerin sürgüne gönderildikleri mekânlar haline geldi. Sergide bu dönem, Adalar’la ilgili imparator, imparatoriçe, din adamı gibi tarihi kişiliklerin hayatlarına dair bilgiler, çeşitli belgeler, orijinal ya da yeniden yapılmış objeler ve çizimlerle anlatılacak.

4- Osmanlı dönemi

Genel sorumlu: İrfan Dağdelen
Genel danışman: Prof. Dr. Edhem Eldem
Osmanlı dönemine ilişkin çalışma İrfan Dağdelen tarafından Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde, Atatürk Kitaplığı arşivlerinde bir ekiple birlikte sürdürülüyor. Bugüne kadar 5000’in üzerinde Osmanlıca belge tasnif edildi ve özetleri hazırlandı. Söz konusu belgeler tema kronoloji tablosuna uygun olarak sergilerde kullanılacak malzemeler ve konularla eşleştiriliyor. Osmanlı dönemi, Adalar’da yaşam konusunda zengin malzemeye, belgeye ulaşılabilen bir dönem olduğu için müzenin en zengin sergilerinden biri olacak. Özellikle deniz toplu taşımacılığının başladığı 19. yüzyıl ortalarından sonra Adalar’ın bugün bilinen kimliğine kavuşmasının izi bu sergide gözlenebilecek.

5- Cumhuriyet dönemi

Genel sorumlu: Prof. Dr. Murat Belge
Adalar Müzesi, bir kent müzesi olarak yakın zamandan geriye doğru giden bir yaklaşımı da benimsiyor. Adalar’ın İstanbul’un bir sayfiyesi olması dışında, kendi içindeki kentsel gelişimi de tarihi ve sosyolojik açıdan önemli. Cumhuriyet dönemi, başlangıç yıllarında bile, ulaşılabilir zengin kaynaklarda ve insanların belleklerinde hâlâ yaşayan şanslı bir dönem; devam eden bir süreç. Bu nedenle Cumhuriyet dönemi müzede yalnızca kronolojik sergiyle değil, pek çok tematik başlık altında toplumsal yaşamın derinlemesine incelendiği geçici sergilerle de yer alacak. Müzenin açılışına kadar saptanan, açılış sonrasında da toplanmaya devam eden içerik, ana bina dışında Adalar’ın farklı mekânlarında sergiler aracılığıyla ziyaretçilere sunulacak.

TEMATİK AKIŞLI KALICI SERGİLER

Adalar’daki fiziki ve sosyal yaşamın tüm ayrıntı ve evreleri; mimarisi, nüfus hareketleri, ulaşımı, bitki ve hayvanları, ünlüleri, çarşı pazar gelenekleri, hatta lezzetleri ve gezi parkurları temalara göre düzenlenmiş kalıcı sergilerle anlatılacak.

1- Adalar mimarisi
Genel sorumlular: Doç. Dr. Elvan Altan Ergut, Dr. Alev Erkmen, Dr. Hasan Kuruyazıcı
Adalar’daki birbirinden farklı ve estetik mimari niteliklere sahip yapılar, bu sergide en önemli örnekleri, mimar ve kalfaları, mimari özellikleriyle ele alınacak. Binaların mimari özelliklerinin yanı sıra, yapıldıkları günden bu yana içinde yaşayan, zaman içinde değişen aileler ve öyküleri de bu bölümde anlatılacak. Bu amaçla 400 dolayında önemli yapının fotoğrafları çekiliyor ve envanteri çıkarılıyor.

2- Nüfus değişikleri ve göç

Genel sorumlu: Prof. Dr. Murat Güvenç
Prens Adaları, konumları gereği yüzyıllar boyunca hep göç alan ve göç veren yerler oldu. Özellikle geçmişteki ve bugünkü toplumsal değişiklikler, siyasi ve sosyal kırılmalar bu göçleri hızlandırıp şiddetlendirdi. Deniz toplu taşımacılığının başlaması, 1. Dünya Savaşı, Cumhuriyet’in ilanı, Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1964 kararları, 1974 Kıbrıs Harekâtı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan terör yüzünden göç, bu kırılmalardan bazılarıydı. Yalnızca siyasi ve sosyal kırılmalar değil, 13 Mart 1992 Erzincan Depremi, 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi gibi doğal afetler bile Adalar’ın nüfus yapısında önemli değişikliklere yol açtı. Bu sergide Adalar’ın nüfus yapısı, geçirdiği değişiklikler ve ortaya çıkan sonuçlar ele alınıyor.

3- Adalar’ın flora ve faunası / Denizaltı yaşamının dünü bugünü

Flora ve fauna konusunda genel sorumlu: Prof. Dr. Mehmet Sakınç
Denizaltı yaşamı konusunda genel sorumlu: Doç. Dr. Hüsamettin Balkıs

Genel danışman: Orhan Erdenen (Adalar eski belediye şube başkanı, İstanbul tarihçisi, İstanbul Adaları kitabı yazarı).
İstanbul’un yanı başında yer almasına karşın Adalar’ın anakarayla çeşitli farklılıklar gösteren bitki örtüsü ve iklimi bu sergide ele alınıyor. Bitkilerin ötesinde Adalar’daki yaban yaşamı da serginin ele aldığı konuları arasında. Adaların sualtı yaşamı da geçmişteki ve bugünkü örnekleriyle anlatılıyor.

4- Adalara ulaşım / Adalar içinde ulaşım

Adalara ulaşım ve su sporları çalışması
Deniz ulaşımı ve su sporları konusunda Deniz Müzesi Komutanı Albay Ali Rıza İşipek’in bilgisine başvurulmaktadır.
Heybeliada Deniz Lisesi tarihçesi konusunda, Yüzbaşı Didem Özdarcan’ın bilgisine başvurulmaktadır.

Adalar ve deniz… Bu ayrılmaz ikili arasındaki ilişki, her dönem oradaki yaşamın en belirleyici yanıydı. Sis oldu, lodos oldu yüzler asıldı, hava döndü yüzler güldü. Osmanlı döneminde Adalar’a yapılan kayık taşımacılığı bile kayıt altındaydı. Deniz toplu taşımacılığının başlaması, 19. yüzyıl ortalarından itibaren Adalar’ı İstanbul’un cazibe ve su sporları merkezi haline getirdi. Kürek, yelken, yüzme yarışları olduğunda padişah dâhil herkes Adalar’a akardı. Kadınlar arası kürek yarışları bile yapılıyordu.
Ada yaşamında çok önem taşıyan “Deniz” üst başlığı yalnız kalıcı değil, geçici sergilerde de çeşitli alt başlıklarıyla ele alınacak. Örneğin, Heybeliada tarihinde ve Türkiye denizcilik tarihinde 236 yıldır çok önemli bir yere sahip olan Deniz Lisesi’nin tarihçesi, okulun tarih öğretmeni Deniz Yüzbaşı Didem Özdarcan tarafından önemli belge ve görsel malzemelere dayanarak hazırlanıyor.
Resmi taşıtlar dışında benzinli ve dizel motorların kullanılmadığı Adalar’da, geçmişte olduğu gibi bugün de en popüler ve işlevsel ulaşım aracı faytonlar ve atlı arabalar, bireysel kullanım içinse, bisikletler… Geçmişte Adalar’a yapılan binlerce binanın malzemelerini sırtlarında taşıyan eşek ve katırlar ise artık unutuldu. Ada içi ulaşım ve ulaşımda kullanılan canlılarla ilgili öyküler bu sergide yer alacak.

5- Adalı Ünlüler

Yaklaşık bir buçuk yüzyıldır İstanbul’un en gözde sayfiye ve yaşam yeri olduğu için Adalar pek çok ünlüyü kalıcı veya geçici olarak barındırdı. Adalar Türkiye’nin ve dünyanın ünlülerine ev sahipliği yapmanın ötesinde, kendi Adalı ünlülerini yaratmaktan da geri kalmadı.

Adalı Ressamlar

Genel Sorumlu: Balkan Naci İslimyeli
Destek: Sühendan İlal, Talin Etyemez

Adalar’da bulunmuş, yaşamış ve yaşamakta olan ressamların Türk ve dünya resim sanatındaki yerleri, tarzları ve çalışmaları konusunda Ressam Balkan Naci İslimyeli tarafından hazırlanacak olan Adallı Ressamlar bölümüne Okan Üniversitesi’nden Sühendan İlal ve Adalı Talin Etyemez destek veriyor.
Balkan Naci İslimyeli ayrıca Adalar peyzajı konusunda bir ön çalışma yapıyor. Müze’nin açılmasının ardından çeşitli resim sergileri düzenlenecek. Dünyanın farklı adalarında yaşayan ressamlar, multimedya alanında çalışan yerli ve yabancı genç sanatçılar Adalar’a davet edilerek canlı bir sanat ortamı yaratılması hedefleniyor.

Adalı Müzisyenler
Genel Sorumlu: Prof. Ruhi Ayangil

Adalarda müzik kültürü, Adalar’da yaşamış ve yaşamakta olan müzisyenler, yaşamları, eserleri, yaşamlarına ilişkin anısal mekânlar bu sergide ele alınacak. Değişik müzik türlerindeki pek çok tanınmış, bir bölümü de geniş kitle tarafından unutulmaya yüz tutmuş besteci ve icracılar, Prof. Ruhi Ayangil tarafından müze için araştırılıyor. Bu alanda Ayangil tarafından yazılıp basıma hazır hale getirilen Ada Şarkıları kitabı müze yayınları tarafından basılacak.

Adalı edebiyatçılar ve edebiyatta ada

Genel Sorumlu: Dr. Sevengül Sönmez
Adalarda yaşamış, gelip geçmiş, eserlerinde Adalar’a yer vermiş tüm yerli ve yabancı edebiyatçılar bu sergide ele alınacak.

Genel olarak Adalı ünlüler

Genel Sorumlu: Ahmet Tanrıverdi
Adalarda edebiyat, spor, medya, iş dünyası, sanat dünyası ve siyaset başta olmak üzere sosyal yaşamın pek çok alanında ön plana çıkan, iz bırakan kişiler hakkında Gökhan Akçura tarafından hazırlanan geçici serginin içerisinde temalarına göre bölümler yer alacak. Bunun yanı sıra örneğin Adalı Horoz Reis gibi Adalar’a özgü ünlüler hakkında detaylı bir çalışma Ahmet Tanrıverdi tarafından diğer Adalı yazarların ve Adalıların desteği alınarak hazırlanıyor.

6. Adalar’da usta-çırak geleneği ve esnaflık

Genel Sorumlu: Uğraş Salman
Adalar’da yalnızca alışverişin değil, sosyal yaşamın, hemşeriliğin ve geçmişten bugüne uzanan geleneklerin de doğal merkezi olan çarşılar ve renkli çarşı yaşamı bu sergide ele alınacak. Ada içi ticaretin, esnaflığın ve usta-çırak ilişkilerinin dünü ve bugününü de araştıracak sergi için ada esnafıyla kamera eşliğinde söyleşiler yapılıyor.

7. Ada Lezzetleri

Genel Sorumlu: Aylin Öney Tan
Danışmanlar: Sula Bozis, Ahmet Tanrıverdi

Adalar pek çok İstanbullunun hayatında yazlık olarak yer almıştır. Oysa pek çok aile yaz kış Adalıdır. Bu sergide, Adalar’daki çok kültürlülüğün mutfaklara yansıması, ada hayatındaki yazlık – kışlık farklılıklar, mevsimlik göç hikâyeleri, örneğin bir zamanlar buzdolabının ve yemek ocağının bile kışlıktan yazlığa taşındığı gibi araştırmalar ve öyküler yer alacak. Ayrıca yıl boyu değişen ürünler, yiyeceklerin değişen mevsimleri bu bölümde ele alınacak. Mevsimlik göç, yaz mutfağı, kış mutfağı, yıllık lezzet takvimi…

8. Güncel kentsel bilgilendirme
Müze’nin forum işlevi üstlenmesi de hedefleniyor.

9. Müze binalarının tanıtılması

10. Gezi rotaları

Adalar’da yapılacak kültürel ve doğal amaçlı farklı uzunluklardaki geziler için rotalar hazırlanıyor. Bu gezilerde dikkat edilmesi gereken yapılar, tarihi ve doğal özellikler taranıp bilgi dağarcıklarıyla tasnif ediliyor…

ADALAR’DA GÜNDELİK YAŞAM

Küratör: Gökhan Akçura
“Adalar’da Gündelik Yaşam”, ilk geçici sergi olduğu için, gelecekte pek çok önemli temaya odaklanarak, seçtiği konuda derinleşecek sergilerden daha genel bir yaklaşım tercih edildi. Sergide ada yaşamının 150 yıllık öyküsü çeşitli alt başlıklarla anlatılıyor:

Adalar’da ulaşım

Taşımacılığın ilk gününden bugüne İstanbul’dan Adalar’a ulaşım. Vapur seferlerinin, yolcuların ve ünlü vapurların tarihçesi. Değişik dönemlerin tarifeleri…

Adalar ve turizm

Geçmişten bugüne Adalar’daki oteller ve konaklama gelenekleri. Başlangıçtan itibaren ilanları, tarifeleri, kartpostalları…

ADALAR MÜZESİ PROJESİ KÜRASYON KURULU
“Adalar Müzesi” Kürasyon Kurulu; Prof. Dr. Baha Tanman (İstanbul Üniversitesi) Doç. Dr. Eva Şarlak (Işık Üniversitesi), Gökhan Akçura, Gündüz Vassaf, Prof. Dr. İhsan Bilgin (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Prof. Dr. Murat Güvenç (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Sadık Karamustafa (Mimar Sinan Üniversitesi), Suay Aksoy (İstanbul 2010 Müze ve Kültürel Miras Projeleri Direktörü).

EVA A. ŞARLAK
1962 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nü bitirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi programında yüksek lisans tezini “19. yüzyıl İstanbul’da Rum Ortodoks Kiliseleri” üzerine hazırladı. 2001 yılında İTÜ’de “Post Bizans Dönemi İstanbul Kiliselerinde Duvardan Bağımsız İkonalar” adlı çalışmayla doktor derecesi aldı. 2006’da Batı ve Çağdaş Sanat alanında doçent oldu. Işık Üniversitesi ve İTÜ’de, uygarlık tarihi, mitoloji, mimarlık-sanat tarihi ve Bizans ikonografisi konusunda dersler veriyor. Yunanca, İngilizce ve Fransızca biliyor.

SADIK KARAMUSTAFA
Grafik tasarımcı, eğitimci. 1946 Ordu Yalıköy doğumlu. İDGSA mezunu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim üyesi. “Karamustafa Tasarım”ın kurucu ortağı. Öğrencilik yıllarında çalışmaya başladı. Müzeler, sanat galerileri, tiyatrolar, yayınevleri, kültür merkezleri ve sivil toplum kuruluşları için kitap, sergi, tanıtım elemanları, kurumsal kimlik tasarımları üretiyor. Çeşitli yayın organları için yazılar yazdı. Uluslararası ve ulusal meslek kuruluşlarında görevler aldı. Türkiye’de ve birçok ülkede işleri sergilendi, ödüller kazandı, seminer ve atölye çalışmalarına katıldı, yarışmalarda jüri üyeliği yaptı. Sadık Karamustafa Adalar Müzesi Projesi’nin grafik ve sergi tasarımlarını yapıyor.

GÖKHAN AKÇURA
1951 doğumlu olan Gökhan Akçura; DTCF Tiyatro Bölümü’nü bitirdikten sonra, aynı alanda öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1980 yılında üniversiteden ayrıldıktan sonra reklam ve senaryo yazarlığı, yayıncılık, editörlük gibi işlerde çalıştı. Tiyatro, sinema, günlük yaşam tarihi gibi konularda yirmiye yakın kitabı yayınlandı. 1998 yılında Albüm dergisinin Genel Yayın Yönetmeni oldu.Akçura halen İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda dramaturg olarak görev yapıyor ve ayrıca serbest araştırmacı ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor. Adalar Müzesi Projesinin ilk geçici sergisinin küratörlüğünü yapacak.

İHSAN BİLGİN
Mimarlık eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra 1982-2004 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Akademik çalışmalarını 2004’ten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sürdürüyor. Modern dönem konut, yerleşme ve imar tarihleri ile modern mimarlık kültürü üzerine çalışıyor. Monografi niteliğinde çok sayıda mimar ve bina okuması ile kent, konut ve yerleşme tarihi üzerine yayınları bulunan Bilgin, 1996 yılında İstanbul’da düzenlenen Habitat II kongresinin Danışma Kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2004’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programını kuran grubun içinde yer aldı ve programın direktörlüğünü üstlendi. Aynı üniversitede Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı olarak da görev yapıyor. 1985’ten bu yana yapmış olduğu çok sayıda mimari projesi ve uygulanmış işi bulunmaktadır.

SUAY AKSOY
Iktisat (Boğaziçi Üniversitesi, lisans), Siyaset İlmi (Frankfurt Üniversitesi, yüksek lisans) ve Müzebilim (Leicester Üniversitesi, yüksek lisans) eğitimi gördü. Bir süre öğretim görevlisi olarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde çalıştı. Daha sonra ansiklopedi, referans kitapları ve kadın dergileri gibi yayıncılığın çeşitli alanlarında yöneticilik ve editörlük görevlerinde bulundu. 1995’ten itibaren STK çalışmalarına yoğunlaştı. Müze projeleri yönetti ve danışmanlık yaptı. Hâlihazırda İstanbul 2010 AKB Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörü olarak çalışmakta ve Müze Yönetimi dersleri vermektedir (MSGSÜ). Tarih Vakfı Yönetim Kurulu üyesi, KA-DER kurucu üyesi, Açık Radyo kurucu ortağı ve ICOM Kent Müzeleri Uluslararası Komitesi CAMOC Yürütme Kurulu üyesidir. Adalar Müzesi küratoryal ekibinde müzebilimci olarak yer alıyor ve kent müzelerine ilişkin kuram ve uygulamalar konusunda danışmanlık yapıyor.

GÜNDÜZ VASSAF
12 Eylül askeri darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi’nden istifa etti. Almanya’da Kassel, Marburg ve Bremen Üniversiteleri’nde öğretim üyeliği, Kanada McGill Üniversitesi’nde konuk akademisyen, Amsterdam’da Averroes Stichting’de klinik psikolog, Viyana’da Institute für Höhere Studium’da konuk araştırmacı olarak bulundu. International Councıl of Psychologists’in yönetim kurulunda da bulunan Gündüz Vassaf Uluslararası Af Örgütü’nün de İstanbul başkanlığını yaptı. Kitapları, Zekâ Testleri Nedir? Ne değildir? Daha Sesimizi Duyurmadık: Avrupa’da Türk İşçi Çocukları, Cehenneme Övgü, Cennetin Dibi, Annem Belkıs, 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika-Rusya, Tarihi Yargılıyorum, Türkiye Sen Kimsin? 10 yıldır Radikal gazetesinde köşe yazarlığı da yapan Gündüz Vassaf’ın Guantanamo’dan Şiirler adlı bir çevirisi de var.

BAHA TANMAN
1952’de İstanbul’da doğan Prof. Dr. M. Baha Tanman, 1975’te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Eylül 1975’te doktora yapmaya başladığı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk ve İslam Sanatı Kürsüsü’nde 1976’da asistan oldu. Prof. Dr. Oktay Aslanapa’nın danışmanlığında başladığı, Prof. Dr. Semavi Eyice’nin danışmanlığında sürdürdüğü “İstanbul Tekkelerinin Mimari ve Süsleme Özellikleri” başlıklı teziyle 1990’da doktorasını tamamladı; 1991’de doçent, 1997’da profesör oldu. Halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı Başkanı olan Tanman, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı ile TAÇ Vakfı’nın üyesidir. Birçok uluslararası ve ulusal kongre, sempozyum ve seminere katılmış, mimarlık tarihine ilişkin tebliğ sunmuştur.

MURAT GÜVENÇ
1953 Ankara doğumlu olan Prof. Dr. Murat Güvenç, 1976 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nü bitirerek 1979 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Şehir Bölge ve Planlama Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Belçika’da katıldığı lisans sonrası programından sonra yurda dönen Güvenç, 28 yıl boyunca ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1994’de Doçent, 2006’da Profesör unvanı aldı. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı görevini sürdüren Murat Güvenç, aynı üniversitede Mimari Yüksek Lisans Programı’nda “Kentlerin Tarihi Yapıları”, Fen Edebiyat Fakültesi’nde de “Mekanlar ve Toplumsal Mekanlar” dersleri veriyor.

ADALAR MÜZESİ PROJE EKİBİ

H. KORHAN ATAY
Adalar Müzesi Projesi Kalıcı Sergiler Küratörü
1949’da İzmir, Karşıyaka’da doğdu. 1971 yılında İzmir’de profesyonel fotoğrafçı olarak başladığı meslek yaşamına, 1978 yılından itibaren İstanbul’da gazeteci olarak devam etti. 1982 yılında kurulan Nokta Dergisi’nde 1991 yılına değin, muhabir, istihbarat şefi, yazı işleri müdürü, yayın ve yazı kurulu üyelikleri gibi görevleri üstlendi. 1990-1994 yılları arasında Star TV, Kanal 6 ve ATV televizyonlarında özel haber bölümü yöneticiliği, haber müdür yardımcılığı ve haber programları yaptı. 1994-2000 yılları arasında kurucusu ve ortağı olduğu PRO-TV ve Eylül Yapım şirketleri aracılığıyla, Kanal D, Star TV gibi ulusal televizyon kanallarına izlenme listelerinin en üst sıralarında yer alan pek çok haber ve tartışma programı, belgesel ve televizyon dizileri üretti. 2001-2007 yılları arasında kurucusu ve ortağı olduğu Düşişleri İletişim Çözümleri şirketi aracılığıyla, Birleşmiş Milletler ve UNICEF’in çeşitli kampanyaları için tanıtım ve propaganda filmleri çekti, çeşitli kuruluşlar için kampanyalar düzenledi. 2006 yılında “Katina’nın Elinde Makası” adlı, Seyfi Dursunoğlu-Huysuz Virjin nehir söyleşisi kitabı Alfa Yayınevi, 2008 yılında “Mizahın Abisi Oğuz Aral” adlı biyografi kitabı Doğan Kitap tarafından yayınlandı.

DENİZ KOÇ
Adalar Müzesi Projesi Sergiler Koordinatörü;

Boğaziçi Üniversitesi’nde Tarih eğitimi gördü. Kadıköy Belediyesi ile sosyal projeler ve toplum merkezlerinin kurulması alanlarında yönetici olarak çalıştı. Avrupa Birliği Projeleri Genel Koordinatörlüğü yaptı. 2006 yılında Tarih Vakfı ile Müzecilik alanında çalışmaya başladı. İstanbul Müzesi Projesi’nde görev aldı. Antalya Kent Müzesi Projesi’nde, Kent Belleği Merkezi kuruculuğu ve direktörlüğü yaptı. Kadıköy Kent Müzesi Projesi içerik araştırmaları ve müze planlama raporu hazırlanması aşamasında Proje Koordinatörlüğü yaptı. Kars Kent Müzesi kuruluş projesi hazırlığı gibi kent müzesi kuruluş çalışmalarında ve özel müze kuruluşlarında belediyelere danışmanlık yapmaktadır. Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı mütevelli üyesidir.
Adalar Müzesi’nde müze planlaması ve içerik araştırmalarından sorumlu olarak sergiler koordinatörlüğü yapmaktadır.

AYHAN ALBAYRAK
Adalar Müzesi Projesi Koleksiyon ve Arşiv Sorumlusu
Anadolu Üniversitesi’nde 2000-2005 yıllarında “Klasik Arkeoloji” eğitimini aldıktan sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Müzecilik” alanında 2007 yılından bu yana yüksek lisans eğitimine devam ediyor. 2002-2006 yıllarında, İstanbul Yenikapı’da yürütülen kurtarma kazısının da aralarında yer aldığı çeşitli arkeolojik kazılara katıldı. 2007-2009 yıllarında Tuzla Belediyesi’nde kurulan KUDEB’de (Koruma Uygulama Denetleme Birimi) Arkeolog olarak görev aldı. Arkeologlar Derneği ve Gültepe Kültür Derneği üyesi.

KORAY KAKALİÇOĞLU
Adalar Müzesi Projesi Proje Asistanı

1982 doğumlu. İlkokul, Ortaokul ve Lise öğrenimimi 22 yıldır yaşamakta olduğu Heybeliada’da tamamladı. 2004 yılında, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü’nde 4 yıllık Lisans eğitimini tamamladı. Halen Adalar Müzesi Projesi’nde, Proje Asistanı olarak çalışıyor.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: