Gönderen: adalarpostasi | 21 Aralık 2009

ADALAR POSTASI-2361: hoş giyimli genç kızlar adalar vapurunda…

http://www.denizlerkitabevi.com/pzmuzayede/?slimit=10000

From: ARİF ÇAĞLAR
Subject: Adalar Max Fruchtermann
Date: December 18, 2009 9:02:15 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

4 Ocak 1898 Salı günlü Büyükada’da padişah adına yapılacak caminin inşaatının devamı için gerekli olan meblağın teminine dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Büyükada’da, 29/11/2009.

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

21 Aralık 2009 Pazartesi günü
Büyükada’da HAVA DURUMU*
Pus
4ºC
% 65 nem
Poyraz: KD 10km/sa

Gündoğuşu 07:24… Günbatışı 16:39

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarinca

* * *
Cicely Mary Barker, The Snowdrop Fairy.

* * *

1- Çiğdem )O( Selim Tugay: “MMX’da CXVII gün tatildeyiz! İyi tatiller… İyi seneler…”

2- Adalar Müzesi-Handan Yalvaç: “Sevgili ADALAR POSTASI yolcularını 26 Aralık 2009 Cumartesi günü saat 18:00’de adalardan birindeki sıcak şaraplı partiye davet ediyoruz…”

3- Avedis Hilkat: “Adalar Müzesi ve Adalar Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 2010 yılbaşı etkinlikleri tekmil Adalar’da eş zamanlı olarak 26 Aralık 2009 Cumartesi günü 18:00-21.00 saatleri arasında kutlanacak…”

4- Deniz Tüfekçi: “Vapur, Mopur… İşte İstavritlerden yanıt var!…”

5- İsmail Baysal: “Benim sorum Adalar Belediyesi’ne, yeni hazırlanan imar planlarında Büyükada, Tepeköy’deki sözde üniversite adıyla yapılan binanın civarındaki son kalan yeşil alanların korunup korunmayacağıdır…”

6- “İstanbul’da önceki gün vefat eden Sertel Gazetecilik Vakfı kurucusu Yıldız Sertel‘in cenazesi Büyükada’da toprağa verildi…”

7- Adalar Belediyesi’nden ne haber?: “Ataol Behramoğlu’ndan imza günü… 3 Aralık Dünya Engelliler Günü… Bize sahip çıkmak ister misiniz?…”

8- Eren Sagay: “İsveç’te bile Büyükada’yı düşünüyorum… YüksekPAN farkıyla Büyükada panoramaları yayınladı…”

9- Buğday Derneği: “Sonunda İstanbul Anadolu yakası da sabırsızlıkla beklenen %100 Ekolojik Pazar’ına kavuşuyor. Buğday Derneği ve Kartal Belediyesi işbirliğiyle kurulacak olan %100 Ekolojik Pazar…”

10- Fazıl Say: “Hoş giyimli genç kızlar Adalar vapurunda…”

ADALAR POSTASI’nın 2361. sayısında…

)O(

…………………………………………………1

From: ÇİĞDEM )O( SELİM TUGAY
Subject: iyi tatiller! iyi seneler! :)
Date: December 21, 2009 9:00:30 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

2010

MMX’da

CXVII

gün

tatildeyiz!

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13054972.asp

iyi tatiller… iyi seneler…

Çiğdem )O( Selim
Tugay

…………………………………………………2

From: HANDAN YALVAÇ
Subject: adalar müzesi yılbaşı kutlama partisi metni
Date: December 18, 2009 4:13:04 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

sevgili “ADALAR POSTASI”,

ekibinizi 26 aralık saat 18:00’de adalardan birindeki sıcak şaraplı partiye davet ediyoruz.

teşekkürlerimle, saygılarımı sunarım

handan yalvaç
adalar müzesi

Sevgili Adalılar ve Adaseverler,

2010 yılı “Adalar Müze”mizin açılışıyla Adalar tarihinde bir dönüm noktası olacak.
2010’u umutla, sevinçle karşılamak için 26 Aralık Cumartesi günü saat 18:00’de hep birlikte olalım.

ADALAR’da 4 MEKANDA YILBAŞI PARTİSİ :

*Adalar Müzesi Büyükada ilkokulu, Büyükada
*Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi, Heybeliada
*Sait Faik Müzesi, Burgazada
*Kınalıada İskelesi

Barış İçinde Bereketli Bir Yeni Yıl Dileğiyle,
Adalar Müzesi.

Adres: 23 Nisan Cad. No: 14/1 Büyükada
Tel: 0216 382 52 80 / 0216 382 76 86
Faks: 0216 382 52 90
Eposta: bilgi@adalarmuzesi.com

…………………………………………………3

From: AVEDİS HİLKAT
Subject: Adalar Müzesi ve Adalar Belediyesi’nin Düzenledigi Yılbaşı Etkinlikleri
Date: December 21, 2009 2:23:04 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com


Sevgili Adalılar ve Adaseverler,
Adalar Müzesi ve Adalar Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 2010 yılbaşı etkinlikleri tekmil Adalar’da
eş zamanlı olarak 26 Aralık 2009 Cumartesi günü 18:00-21.00 saatleri arasında kutlanacak. Halka açık ve ücretsiz olan yılbaşı etkinlikleri sırasıyla Büyükada İlkokulu, Heybeliada Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi, Burgazada Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Kınalıada Bahar Pastahanesi’de açık havada kutlanacak. Katılan davetlilere sıcak şarap ve kuruyemiş ikram edilecek. Tekmil Adalar’da canlı müzik eşliğinde gerçekleşecek etkinlik 2010 yılı Adalar Müzemizin açılışıyla Adalar tarihinde dönüm noktası olacak. Adalar Müzesi’nin organizasyonuyla Adalar BElediyesi’nin desteğini alan etkinliğin Kınalıada Adalar Müzesi oluşum sorumlusu Avedis Hilkat yaptığı açıklamada bu türlü organizasyonların Adalara getirisinin faydaları olacağını çok kültürlü yaşamın dünyada en güzel örneğinin Adalar beldesinde yaşandığını, Adalara gönül vermiş Adalılar’ın katılımını beklendiğini dile getirdi. Etkinliğin Kınalıada bölümüne katılacak Adalılar’ın tavsilatlı bilgiyi A. Hilkat’tan ögrenebilirler. 0532 312 80 00

…………………………………………………4

From: DENİZ TÜFEKÇİ
Subject: istavritlerden yanıt var…
Date: December 21, 2009 6:57:23 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi.1@gmail.com

Vapur, Mopur… İşte İstavritlerden yanıt var…!!

İstavrit ”Gak” dedi;

Büyük bir hevesle kalkışılan, İDO’nun Bostancı-Adalar hattında vapur yerine bazı seferlerini kiraladığı motorlarla yapmaya başlaması üzerine sürdürülen protesto eylemleri, denize” kara bir çelenk” bırakılarak adeta sonlandırılmış, ADALAR POSTASI’na 5 Kasım tarihinde yazdığım yazıda ”Bu kadar emeğe yazık olacağını,” belirtmiş, ne yapılamalı sorusunun kendimce yanıtlarını iletmiştim.

Aradan neredeyse iki ay geçti, zaman ne yazık ki AKP’ye dokunamayanları değil, yine beni haklı çıkarttı, o kadar emeğe yazık oldu, bir sonuç elde edilemedi.
” Onu kırmayalım, şunu incitmeyelim, bunu siyaset meselesi yapmayalım…” türü dünün güneşinde bugünün çamaşırını kurutmaya kararlı erbabın(!) ortak aklı sonunda varılan, daha doğrusu toslanan nokta, bugün olduğumuz noktadır.

Ne yazmıştık 40 gün önce, hatırlayalım:

”Politika eksikliğinin sonuçları, hem politikasızlık hem de politikacısızlık;

…Sivil toplum örgütlerinin, muhtarlıkların ve ADALAR POSTASI’nın ortak çabası ve gayretiyle ”mopur değil, vapur istiyoruz” sloganıyla dillendirilen, gıpta edilen, uzun süredir göremediğimiz, sevinçle katıldığımız kendiliğinden oluşan hareketin ne yazık ki siyasi irade eksikliği nedeniyle istenilen sonuca yönelik bir etki yaratmadığını görmekteyiz.
İyi niyetle, haklı gerekçelere dayalı istemler ne yazık ki gerekli siyasi önderlik, eşgüdüm ve hedefe ulaştıracak yöntemler herhangi bir şekilde tartışılıp saptanmadığı için onca emeği, çabayı, harcanan enerji ve zamanı boşa çıkartmıştır. En azından şu ana kadar istenen sonuç alınamamıştır.

Sakın yanlış anlaşılmasın, doğru liderlik, eşgüdüm, girişim yapılsa bile çabaların karşılığı alınamayabilir, en azından kısa dönemde alınamayabilir. Ancak şu ana kadar benimsenen yöntemlerle, tavırla ”sonuç almanın olanağı yoktur” düşüncesini taşımaktayım.

İyi niyetle, özveriyle yürütülen hareketin sonuç elde edememesinin bir başka olumsuz etkisi ise gelecekte benzer bir haksız uygulamayla karşılaşıldığında gösterilmesi gereken örgütlü tepkinin ”Amaan… geçen sefer toplandık da, imza verdik de ne oldu… Hiçbir şey değişmiyor,” türü yargıyla insanları eylemsizliğe itmesi tehlikesidir.

…Şimdi duyar gibi oluyorum.,”Efendim biz imza topladık da… çelenk hazırladık da, olayı siyasete alet etmek istemedik de… yürüyüşe katıldık da..,” türü söylemlerle yapılanı yeter görmek, suçu başkasına yüklemek, sorumluluktan sıyırmaya çalışmanın gereği yok.

Siyasi bir önderliğin olmaması nedeniyle, çok iyi niyetle başlayan bir eylem ne yazık ki dilekçesini (kara çelengi) sembolik de olsa İDO’nun kapısına, olan bitenden payı olan AKP ‘nin Adalar’daki siyasi bürosu olan AKP ilçe binasına, Anakent Belediyesi’nin Adalar’daki temsilciliğinin önüne koymak yerine denize atmış, asıl muhatapları yerine ”istavritlere, lüferlere, yosunlara” durumu arz etmiştir.

Eğer öyle yapılmamış, gerekli siyasi liderlik yapılmış olsaydı, kimin neden yana olduğu, kimin Ada halkının istemlerine sahip çıktığını , kimlerin sorunları görmezden geldiğini görebilecek, sonuç alınması konusunda ciddi adımlar atabilecektik.
Yapılanların yeterli olduğunu, yöntemin doğru olduğunu, yapılabilecek başka bir şey olmadığını savlayanlara o zaman bir soru yöneltelim; demiş,

İstavritlerden bir yanıt aldınız mı? Deniz yosunları size ne yanıt verdi?”
türünden bir soru yöneltmiştik.

Gelelim bugünkü tabloya;

Çelengin suya bırakıldığı noktada geçen Cumartesi günü denize bakarken bir ses duydum, İstavritler yüzgeçlerini bana çevirmiş, bir şeyler söylemeye çalışıyordu…

”Dilekçenizin cevabını verecektim…” dedi istavrit kardeş.
Biz lüferler, istavritler, deniz yosunları, o sırada çelengin suya değdiği noktada var olan tüm canlılar, toplandık, bir karar aldık!,”
Neymiş dedim? Ne karar aldınız?
‘Gak!!! guk!!
İstavrite kızdım, “ne diyorsun!!! sen?,” dedim.
”Gak” dedi İstavrit!!…ve ekledi:

“Aman sakın İDO’yu muhatap almayın, İBB’yi karşınıza alıp iki soru sormayın, sakın AKP’yi karşınıza almayın, AKP ilçe yönetimine ‘hop ne oluyor!!’ demeyin, ‘karşı mısın? yoksa uygulamayı destekliyor musun?’ diye sormayın. ‘Bazı AKPliler de imzaladı ya canım dilekçeyi’ deyip işin içinden sıyrılıp dilekçeyi çelenk eşliğinde bize, deniz mahlukatına havale edin, biz biliriz ne yapacağımızı, siz bu işi hem partiler üstü hem de siyaset üstü (!) saymaya devam edin… gak.. gak… gaaaak…..

Vapur, Mopur,
İmza topla,
Denize at,
Otur…
Hani siyasi önder?
Bulursan bir tane
Gönder Ada’ya…

Deniz Tüfekçi

…………………………………………………5

From: İSMAİL BAYSAL
Subject: son yeşil alanlar ve imar önerileri
Date: December 20, 2009 7:27:56 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Merhaba,
Benim sorum Adalar Belediyesi’ne, yeni hazırlanan imar planlarında Büyükada, Tepeköy’deki sözde üniversite adıyla yapılan binanın civarındaki son kalan yeşil alanların korunup korunmayacağıdır. Lefter, Can, Kasapoğlu gibi dönemin ünlü futbolcularının yetiştiği bizlerin bile 1982 yılına kadar heyecanla top oynayıp, turnuvalar düzenlediğimiz tarihi futbol sahasının 1986 yılında sözde Adalılar için önce lise, daha sonra da 1995 yılında büyütülerek Perpa binası gibi yapılan ve iğrenç şekilde büyütülerek törenlerle açılan sözde üniversite binası ve tipsiz ek binalaryla Ada ruhunu, dokusunu bozmuştur. Yaklaşık 8-10 yıldan beri içinde farelerin cirit attığı bir yer olmuştur. Bu binanın okul, tesis olarak açılması gerekir. Tepeköy ve civarındaki gençlerin top oynayacağı, spor yapacağı ve insanların park olarak dinleneceği yer kalmamıştır. Kapalı üniversite binası civarında bulunan, resimlerde de göreceğiniz gibi son kalan yeşil alanların halka park, spor alanı olarak mı, yoksa inşaatçılara rant için mi kazandırılacak?

Ayrıca yeni planlarda ek bina blok hakkı çıkacak mı? Çıkacaksa en az kaç m2 üzerinde olan parsellere çıkacaktır?
Adalar’daki yeni yapılacak eski eser olmayan yeni binaların 2-3 katlı villa tarzında yaptırılıp tek kat tek bağımsız bölüm olması gerekir. Nedeniyse, bugünkü imar durumu şartlara göre oturum alanı en büyük 12X12m=140 m2 olan, binayı yapanlar daha çok daire kazanma düşüncesiyle yukarıdan aşağıya sağlı sollu ikiye bölünce 6 ve 7 daire çıkartıyorlar. Daha sonra 70 m2 daireyi alanlar, küçük olduğundan, oda kazanmak için dıştan önden ve yandan demir ayaklarla çıkıp etrafını pimapenlerle kapatıp Ada’ya yakışmayan hoş olmayan iğrenç görüntüler çıkartıyorlar. Ayrıca ada demek balkon ve bahçe demektir. Bahçesi içinde yeri olanların balkon için cephesi +1.80-2.00 m. eninde balkon yaptırılması binalara, insanlara rahatlık getirecek daha sonra yapılacak ilavelerin önüne geçecektir. Yola bitişik imar durumlarında, binanın yoldan en az 3m geri çekilmesi önüne gül, begonvil vs. gibi çiçek dikme mecburiyeti getirilmesi, betonarme binaların dış cephelerinde ise doğal malzeme, taş, tuğla ahşap malzemeyle çatılarda kiremit uygulaması yapma mecburiyeti getirilmelidir. Ada’nın görüntü kirliliğini yaratan sorunlardan diğerleri de çıkıntılı tabelalar, kebabçıların gelişigüzel yapılan saç baca boruları ile eternitle kaplı deve kamburu gibi yapılmış çirkin çatılar olup özellikle çarşı içinde yoğun olan bu görüntülerin proje çizilerek düzeltilmesi gerekmektedir. Saat meydanı civarındaki otel ve binalara, demir askılarla asılan saksılarda sardunya, petunya vs. gibi çiçekleri balkonlarına koyma mecburiyeti getirilmelidir. Ada’nın öncelikle karekterini bozan çirkinliklere kişilerin menfeati için kesinlikle müsaade edilmemelidir.

Son yeşil alan ve çatı resimleri ektedir.

İsmail Baysal







…………………………………………………6

CNN-Tür, 19.12.2009

http://www.cnnturk.com/2009/yasam/diger/12/19/yildiz.sertelin.cenazesi.topraga.verildi/556082.0/index.html

İstanbul’da önceki gün vefat eden Sertel Gazetecilik Vakfı kurucusu Yıldız Sertel’in cenazesi Büyükada’da toprağa verildi.

Tan Gazetesinin kurucuları Sabiha ve Zekeriya Sertel’in kızı olan Yıldız Sertel (86) için Kadıköy’deki Caddebostan Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi.

Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Sertel’in, Türkiye’nin en sıkıntılı günlerine tanıklık ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar Türk kadınının olması gereken çağdaş tavrını sergilemiş, düşüncelerinden asla taviz vermemiştir.Ne yazık ki onu yine Türkiye’nin en sıkıntılı günlerinde kaybettik. Memleket hasretiyle yaşama veda eden Nazım Hikmet’in son yolculuğunda yanında bulunmuş. Bundan yaklaşık 4-5 ay önce bana bir mektup yazarak Nazım Hikmet için bir heykel düşündüğünü iletmişti. Heykel bitmek üzere. Son yazdığı mektupta da bu heykelin açılışında benden bir konuşma yapmamı istemişti. Nasip olursa o konuşmayı yapacağım. Demokrasi ve insan haklarının savunucusu olan Sertel, bugün aramızdan bir yıldız olarak kaydı.”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay da ” TGC yakın dostunu kaybetti. Sertel bütün çalışmalarında TGC’nin ortak olmasını isterdi. TGC’nin bir müzesi var. Sertel, anne ve babasının eşyalarını müzeye bağışlayarak katkıda bulunmuştur” dedi.

Gazeteci Nail Güreli de genelde ölümün, “sözün bittiği yer” diye algılandığını ancak Yıldız Sertel için sözün bitmediğini ifade ederek “10 yılı aşan sürede onun kurduğu vakıfta ona yardımcı olmaya çalıştık. Her zaman olduğu gibi düşüncelerini yaymaya çalıştık. Ölüm konusunda bilinçliydi. O öldü ama düşünceleri yaşayacak. Onun enerjisine, üretkenliğine ve yaratıcılığına hayran kalırdık. Diplomasız aydınların başı sağolsun. Çünkü Sertel’in düşüncesi, o diplomasız aydınların ve de okuyamamış insanların özgürlüğü için, hakları için mücadele eden bir düşüncenin savunucusuydu” diye konuştu.

Sertel için düzenlenen törene, yeğeni Elif Üçer, yakını Ayşe Balaban, gazeteci Ali Sirmen de katıldı. Sertel’in cenazesi, daha sonra götürüldüğü Büyükada’daki Hamidiye Camisi’nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Büyükada Mezarlığı’nda toprağa verildi.

…………………………………………………7

ADALAR BELEDİYESİ’NDEN ne haber?

http://www.adalar.bel.tr/haberler/hbr64.asp


ATAOL BEHRAMOĞLU’NDAN İMZA GÜNÜ



12 Aralık 2009

Yazar Ataol Behramoğlu, “Benim Prens Adalarım” adlı son kitabını, Büyükada’daki Turing Kafe’de imzaladı. Heyamola Yayınlan’nın istanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti desteğiyle sürdürdüğü “40 Semt 40 Kitap/İstanbulum” projesi kapsamında yazdığı kitap hakkında bilgi veren Behramoğlu, adada yaşaması nedeniyle kitabında adaları anlatmayı tercih ettiğini söyledi. Adalar’ın kendisi için çok özel bir yeri olduğunu belirterek birçok şiirini Büyükada’da yazdığını söyledi. “Benim Prens Adalarım” adlı kitabında kendi yaşamından kesitlerin yanı sıra adalarla ilgili gezip görerek hazırladığı bilgilerin de bulunduğunu belirtti. Okuyucuların büyük ilgi gösterdiği etkinlikte, adaların kültür sorunları üzerinde duruldu. Daha sonra Başkan Dr. Mustafa Farsakoğlu ve Ataol Behramoğlu Adalılarla sohbet ederek Adalıların sorunlarını ve önerilerini dinlediler. İmza günü Ataol Behramoğlu’nun şiirlerini okumasıyla sona erdi.

http://www.adalar.bel.tr/haberler/hbr62_2.asp

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ



03 Aralık 2009

1992 yılında Birleşmiş Milletlerce alınan kararla 3 Aralık Uluslar arası Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilmiştir. Bu anlamlı gün sebebiyle Büyükada 125. Yıl Atatürk İÖO tarafından hazırlanan “Hayatı Paylaşmak İçin Engel Yok” programı, engelli ve aileleri yanı sıra halkın ve öğrencilerin katılım ile gerçekleşti. Program, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mihriban Arslan Büyük, Garo Topuzoğlu ve Okul Müdür Özdemir Garip’in günün anlam ve önemini vurgulayan konuşmalarıyla açıldı. Ardından öğrencilerin hazırlayıp sunduğu ‘Basından Engelli Haberleri’ ve bir babanın engelli çocuğuna sevgi ve özveri dolu desteğini konu alan kısa film gösterimi yapıldı.

Aynı Günün Akşamı ise Heybeliada’da Farklı Bir Sergi Vardı…..
Doğuştan zihinsel engelli Neval’in Puzzle sergisi

16 Mayıs 1979 da Almanya’da doğan Neval, doğum sırasında beyine yeterli miktarda oksijengitmediği için zihinsel gelişimini tamamlayamadı. 2 yıl önce Heybeliada’ya yerleşen Dinç ailesi, engelli çocuklara bir nebze de olsa bir şeyler yapabilmek ve hayatı onlar için daha güzel kılabilmek amacıyla kızları adına Neval Kültür Merkezi’ni kurdu. 12 yaşından beri puzzle yapan Neval, bu alandaki yeteneğini Neval Kültür Merkezi’nde açtığı sergiyle gösterdi. ‘Neval Yansımalar’ Sergisi, Neval’in hiç yardım almadan 3 yıl içinde başarı ile tamamladığı 50 puzzle içinden seçip sergilediği eserlerinden oluşuyor.

http://www.adalar.bel.tr/hayvanlar/hayvanlar.asp

BİZE SAHİP ÇIKMAK İSTER MİSİNİZ?

Adalar Belediyesi Hayvan Barınağı’na destekte bulunmak veya evcil hayvan edinmek için irtibat numarası : 0 216 382 78 50 / 316






…………………………………………………8

From: EREN SAGAY
Subject: Fwd: YüksekPAN farkıyla Büyükada Panoramaları Yayınladı.
Date: December 18, 2009 9:43:57 AM GMT+02:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

İsveç’te bile Büyükada’yı düşünüyorum.

http://www.360tr.com/index.php?option=com_content&view=article&id=347%3Ayuksek-buyukada&catid=206%3Abuyukada&Itemid=5359&lang=tr

YüksekPAN – Büyükada Sanal Turu

SANAL TUR İÇİN TIKLAYIN
http://www.360tr.com/yuksekpan/buyukada

360TR.COM ekibi olarak yep yeni bir panorama türünü daha sizlerle paylaşıyoruz. Bu Panorama türünün adını Yüksek PAN koyduk. Adından anlaşılacağı gibi bu uygulamalar Yüksekten çekilmiş panoramalardır.

Ada Hakkında Kısa Bilgi

Büyükada, yabancılar tarafından Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul açıklarındaki adaların en büyüğüdür. Eski adı Prinkipo’dur.”Prinkipo” Rumca’da “Prens” anlamına gelmektedir.

Tarihi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biridir. Motorlu taşıtların yasak olduğu (resmi araçlar hariç) adada ulaşım bisiklet ve faytonlarla sağlanır.

1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks Mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesi, adanın tarihine ilişkin en eski bulgudur. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olan define şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. Diğer Prens Adaları gibi Büyükada da Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Adalar, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un Fethi’nden bir ay önce zapt edilmiştir.

…………………………………………………9

From: BUĞDAY DERNEĞİ
Subject: 20 Aralık’ta Kartal %100 Ekolojik Pazar Açılışına Davetlisiniz
Date: December 18, 2009 1:01:16 PM GMT+02:00
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

Buğday, 18/12/2009

20 Aralık’ta Kartal %100 Ekolojik Pazar Açılışına Davetlisiniz

Sonunda İstanbul Anadolu yakası sabırsızlıkla beklenen %100 Ekolojik Pazar’ına kavuşuyor. Buğday Derneği ve Kartal Belediyesi işbirliğiyle kurulacak olan %100 Ekolojik Pazarın 20 Aralık’taki şenlikli açılışını gelin hep beraber kutlayalım.

20 Aralık programı şöyle gerçekleşecek:

11:00 – 11:15 Açılış konuşmaları (Kartal Belediye Başkanı Dr. Altınok Öz, Buğday Yönetim Kurulu Başkanı Victor Ananias, ekolojik ürün üreticisi temsilcisi)
11:15 – 12:00 Ekolojik ürün ikramı
12:00 – 12:30 Şehnaz Sam konser
12:45 – 13:15 Murat Teker konser
13:15 – 13:45 Ebru Ayar’la Aglo-Ritmo Perküsyon Grubu

11:30 – 17:00 Tahtalar ve İpler oyun atölyesi
12:00 – 14:00 Artık kumaşlardan bez çanta dikme atölyesi ve en güzel bez çanta yarışması (naylon torba kullanımını azaltma amaçlı)

%100 Kartal Pazarının krokisi için: http://www.facebook.com/groups.php?ref=sb#/event.php?eid=223348610843&index=1

Pazara ulaşım son derece kolay.

Otobüs:
Kadıköy’den 16 veya 17 numaralı otobüslere (minibüs yolundan gider) binip Kartal merkezde Kartal Baba altgeçidinde (çırçır sokağının önü) inip kaymakamlık binasına doğru yürüyün.
Kadıköy’den 21a veya 16b otobüslerine(e-5 yolundan gider) binip aynı noktada inin.
Üsküdar’dan 16a otobüsüne (e-5 yolundan gider) binip aynı noktada inin.

Tren:
%100 Ekolojik Pazar, Kartal tren istasyonunun hemen yanında.

Araba:
1)Sahil yolunda Kartal istikametine doğru ilerleyip Tansaşı geçip, 9 Palmiye Sitesini geçip ilk ışıklardan sola dönerek pazar alanına ulaşabilirler.
2)Minibüs yolundan gelenler Kartal merkezde Kartal Baba altgeçidinden (Hacıoğlu karşısı) geçip ilk sağa döndüklerinde pazara ulaşabilirler.
3)E-5 yolundan gelenler Kartal Köprüsünden içeri girip merkezdeki Ahmet Şimşek Kolejinden sağa dönüp Kartal Baba altgeçidinden (Hacıoğlu karşısı) geçip ilk sağa döndüklerinde pazara ulaşabilirler.

Bisiklet:
Feneryolu veya Tuzla istikametinden gelirken Kartal meydanında bisiklet yolundan çıkıp yolun karşısına geçin, meydandan geçip tren istasyonuna doğru yürüyün.

Deniz otobüsü veya Ada Motorları:

Büyükada-Kartal motorları sadece 20 dakika sürüyor. Yolun karşısına geçip, meydandan tren istasyonuna doğru yürüyün.

…………………………………………………10

CNN-Türk, 16.12.2009

http://www.cnnturk.com/2009/kultur.sanat/muzik/12/16/fazil.say.istanbul.senfonisini.bitirdi/555654.0/index.html

Fazıl Say “İstanbul Senfonisi”ni bitirdi


Piyanist ve besteci Fazıl Say, yedi tepeli şehir İstanbul’un güzelliklerini notalara döktüğü senfonisini tamamladı.

Dortmund’da düzenlenen Fazıl Say Festivali’nde 10 Mart 2010’da ilk kez görücüye çıkacak “İstanbul Senfonisi”, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında Ekim 2010’da da Türk izleyicisiyle tanışacak.

Say, AA muhabirine, yeni tamamladığı eseriyle ilgili bilgi verirken, bir süredir söz konusu senfoni üzerinde çalıştığını ve yapıtın son şeklini aldığını söyledi.

Eserin, 10 Mart 2010 tarihinde Dortmund’da kendi ismine düzenlenen Fazıl Say Festivali’nde dünya prömiyerinin gerçekleştirileceğini anlatan Fazıl Say, etkinlikte “İstanbul Senfonisi”ni Howard Griffiths yönetimindeki WDR Köln Orkestrası’nın seslendireceğini belirtti.

Yapıtın aynı orkestra tarafından İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında Ekim 2010’da Türkiye’de ilk kez yorumlanacağını bildiren sanatçı, “Birçok orkestra da senfoniyi 2011 programına koydu. Yedi tepeli şehre yedi bölümlü bir senfoni yaptım. Böylece, 110 müzisyenin yer alacağı 45 dakikalık dev bir eser ortaya çıktı” sözleriyle esere ilişkin bilgi verdi.

Piyanist ve besteci Say, “İstanbul Senfonisi”nin ayrıca, 2010 yılında bazı Türk orkestralarının da programına alınmasının gündemde bulunduğunu ifade etti.

Ney var, darbuka var, bendir var…

Eserin 7 ayrı bölümden oluştuğunu ve her birinin farklı konu başlıkları altında İstanbul’un değişik bir yönünü anlattığını ifade eden Say, yapıtın 110 kişilik orkestranın yanı sıra, tıpkı “Haremde Binbir Gece” adlı yapıtında olduğu gibi geleneksel Türk çalgılarına da yer verdiğini söyledi.

Senfonide, ney, kanun, kudüm, bendir ve darbukayı da kullandığını dile getiren sanatçı, eserin orijinal başlıklarıyla birlikte “Nostalji-Nostalgia”, “Tarikat-Religious Order”, “Sultan Ahmet Camii-Blue Mosque”, “Hoş Giyimli Genç Kızlar Adalar Vapurunda-Merrily Clad Young Ladies Aboard the Ferry to de Princes Islands”, “Haydarpaşa Garından Anadolu’ya Gidenler Üzerine-About the Travellers to Anatolia Departing from the Haydar Pasha Train Station”, “Alem Gecesi-Carousal Night” ve “Final-Finale” adlı bölümlerden oluştuğunu belirtti.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: