Gönderen: adalarpostasi | 15 Ekim 2009

ADALAR POSTASI-2326: adalılar şeytanın bacağını kırıp pabucunu ido’ya fırlattılar…

‘Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi’ unvanına sahip abİDO gururla sunar:

Dün akşam 18:30’da Sirkeci’den kalkan kayığımız bugün öğlen sularında Heybeliada’ya varmıştır!

http://cgi.ebay.com/1966-Turkey-Max-Fruchtermann-No-1581-Lile-de-Halki-RARE_W0QQitemZ330335224541QQcmdZViewItemQQptZLH_DefaultDomain_0?hash=item4ce98382dd

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

25 Eylül 1895 Çarşamba günlü Heybeliada Rum Tüccar Mektebi Umur-ı Maliye ve Fünun-ı Ticariye Muallimi Yovanaki Efendi’nin meskukat, banka ve borsa muamelatıyla ilgili olarak yazdıgı kitaba dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Müjdeler olsun!

Adalar’a yok vapur yok mopur yok kayık seferleri derken
“100 gemiyi aşan filosuyla günde 1300 sefer yapan ‘Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Sirketi’ unvanına sahip abİDO”
son icadı bisİDO’yla huzurlarınızda!

bisİDO’lar da “abİDO’nun diğer deniz araçları gibi [!?] konforlu [!?] ve güvenli [!?] olup, tüm hava koşullarında [!?] seyahat ehliyetine sahip, abİDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışıyla tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.”

abİDO iyi yolculuklar diler!
)O(

Büyükada, 14/10/2009
Fotoğraf: Handan Altıneller

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

15 Ekim 2009 Perşembe günü
Büyükada’da HAVA DURUMU*
çok bulutlu
17.4ºC
% 50 nem
D 10km/sa

Gündoğuşu 7:15 … Günbatışı 18:23

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarinca

* * *

+
ADALAR’da NÖBETÇİ ECZANELER:

http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/nobet/liste.asp?lc=1&gun=14.10.2009

Burgazada’da Burgazada Ecz. 381 21 12, Büyükada’da Yeni Ecz. 382 38 00, Heybeliada’da Halk Ecz. 351 84 32, Kınalıada’da Ada Ecz. 381 47 75.

* * *

Cicely Mary Barker, The Elderberry Fairy.

* * *

1- “Adalar’a ‘mopur’ değil ‘vapur’ istiyoruz!” kampanyasına 15 Ekim 2009 Perşembe günü 10:30 itibariyle toplanan 1021 imza…

2- Özlem Yüzak: “Peki geri planda yatan ne? İDO’nun özelleştirilmesi için düğmeye basılmış olması mı? İDO yetkilileri “Ne yapalım kışın koca vapurlar dolmuyor, zarar mı edelim?” gerekçesine sığınıyor. Oysa güvenli ulaşım bir haktır. İDO da bu hizmeti vermekle görevli bir kamu kuruluşudur. Zarar ediliyor gibi bir gerekçeyle insanlar bu haktan mahrum edilemez. Kaldı ki vapur hattı dururken bilinçli bir şekilde motor seferlerinin artmasına, dolayısıyla yolcuların azalmasına göz yuman, göz yummakla kalmayıp vapur tarifesindeki saatleri olabilecek en kötü şekilde ayarlayan bir yönetim anlayışı ile karşı karşıyayız. Vapurlar değil sadece yok olan. Yaşam alanlarımız, değerlerimiz, geleceğimiz bu şekilde yitip gidiyor biz seyrederken…”

3- Emine Çiğdem Tugay: “Şeytanın bacağını kırıp da pabucunu interferry’e fırlatırız, İDO’yu dünya aleme rezil rüsva ederiz aman falan endişesiyle olsa gerek arzuhalimize bir hayli geciken alışılageldik basmakalıp-baştansavma uyduruk cevaplarıyla birlikte alelacele bir basın açıklaMAsı da hazırlamış abİDO… [KÖŞELİ PARANTEZ] içindeki değerlendirmelerimizle şöyle…”

4- İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği: “Vapurdan motora rücû edilmesinin neden ve niçinlerini hukukî süreç içinde tesbiti babındaki hazırlıklardan olan işbu dilekçemizi de adalar kamu oyunun nazar-ı dikkatlerine arz ederiz…”

5- Selah Özakın: “Adalılar, vapurlarıyla ilgili kavga veriyorlar. İyi de yapıyorlar doğrusu. Ama şehirlerarası vapur seferlerinin, kâr edilmemesi nedeniyle, çoktan iptal edildiğini söylersem düş kırıklığına uğramasın sakın Adalılar. ‘Kâr yoksa üretim de yok!’ anlayışı, devleti halkın devleti olmaktan çıkarmıyor mu? Peki o zaman bu halk, kendine hizmet olarak dönmeyecek vergileri niye versin? Nasılsa kârlılık ilkesiyle sıradan bir işletme olarak çalışan devlet, işletmelerinden elde ettiği kârla çarkını çevirmiyor mu? O zaman neden vergi toplanıyor? Bizlere hizmet olarak dönmeyen vergi, nerelere, kimlere gidiyor? Bu durumda, Adalılar’ın şöyle düşünmeye hakları olmaz mı?”

6- “İDO’dan yapılan yazılı açıklamada, Adalar-Bostancı hattında, Haliç ve Boğaz hatlarında olduğu gibi artık motor seferlerinin de yapılacağı belirtildi. Bu hatta sadece vapur çalıştırıldığı dönemlerde yıllık zararın 7.4 milyon TL olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi…”

7- “Açıklamada, bu hatta sadece vapur çalıştırılan dönemde yıllık zararın 7. 4 milyon TL olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘Hatta düşen [denize mi?!] yolcu sayısına paralel olarak motor devreye soktuk’ denildi. 600 kapasiteli bu teknelerin en az deniz otobüsü kadar rahat ve konforlu olduğu bildirildi…”

8- Buket Uzuner: “Bu habere bayıldım! Vapur bizim evin karşısında (Moda’da) tehlike atlatırken olmasa da kaptanı alkışladığınız o sahneyi kaçırmak istemezdim! Eskiden THY uçakları zorlu iniş yapınca yabancı yolcuların şaşkınlıkları arasında pilotlar da alkışlanırdı…”

9- Handan Altıneller: “Sabah ada iskelesine geldiğimde dünden kalan manzarayı gördüm, deniz intikamını feci şekilde almış, hatta dönüp denize teşekkür ettim, eylemimize katıldığı için! Birkaç içler acısı bisikletin fotoğrafını çektim…”

10- Statis Arvanitis: “Geçen hafta sonu Atina’da Alimos semtinde burada bulunan tüm eski İstanbullular’ın kültür derneklerinin ilk festivalleri oldu. Yer alan derneklerden birisi Atina’daki Büyükadalılar Kültür Derneği oldu…”

11- İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği: “İmar pılânlarında yapılaşmaya kapalı olduğu görülen bu yere [Heybeliada Kablo Mevkiinde olmaması gereken inşai bir faaliyet] ait teklif dosyayı Adalar Belediyesi’nin kanuni gerekçeler göstererek red etmesi yerine, V Numaralı Bölge Kurulu’na göndermesi ruhsat alınmadan yapıldığı anlaşılan kaçak yapıya göz yumulduğunun işareti midir, yoksa değil midir? Bu hususta V Numaralı Bölge Koruma Kurulu Müdürlüğü yazılarını efkâr-ı umumiyenin oluşması babında Adalar kamu oyunun bilgilerine saygılarımızla arz ederiz…”

12- Aslıhan Köşşekoğlu: “TURMEPA Genel Sekreteri Levent Ballar denizden çıkanlar arasında kendisini en çok şaşırtanın elektrik süpürgesi olduğunu söylüyor. Çıkardıkları süpürgenin kablosunun kesik olduğuna dikkat çeken Ballar, ‘Atan kişi işime yarar diye kabloyu kesmiş, süpürgeyi denize fırlatmış olmalı’ diyor. Ballar, Kınalı Ada’da çalıştıkları küçücük bir alanda bile 70 tane lastiğin çıktığını ifade ediyor…”

13- Panagia Kamariotissa…

ADALAR POSTASI’nin 2326. sayısında:
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/15-2326.html

)O(

* * *

BİR de BALIK:

…………………………………………………1

From: adalar.postasi@gmail.com
Subject: adalara mopur degil vapur istiyoruz! (1021 imza…)
Date: October 15, 2009 10:56:28 AM EEST
To: baskan@ibb.gov.tr, info@ido.com.tr, binali.yildirim@tbmm.gov.tr, hnaiboglu@denizcilik.gov.tr
Cc: adalar@istanbul.gov.tr, mustafafarsakoglu@adalar.bel.tr, adalar.postasi@gmail.com
Bcc: avnikurtuldu@gmail.com

26.9.2009

ADALAR’A
MOPUR DEĞİL
VAPUR İSTİYORUZ!

[ ilgili arzuhal şu adreste: http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html ]

ADALAR POSTASI
adalar.postasi@gmail.com
htpp://adalar-postasi-guncel.blogspot.com

Emine Çiğdem Tugay, Handan Altıneller, Şirin Ünal Kahraman, İpek Yagal Gül, A. Armağan Portakal, Davut Berker, Tuba İlkmen Şenay, Pınar Örtel, Yaşar Özürküt, Recep Yarlığan, Yasemin Baran, Tugay Kartal, Arif Pırnal, Begüm Yavuz, Fethi Okyar, Selda Arkan, Pınar Turhan, Ayşe Çağlar (Prof. Dr.), Birsen Sezgün, Sasa Vasiliadiz, Selah Özakın, Aris Kyriazis, Pınar Satıoğlu, Hakan Satıoğlu, Arif Çağlar (Dr.), Gökhan Akçura, Oya Koca, Orhan Bursalı, Sara Beşkardeş, M. Cemal Beşkardeş, Ali Fuat Beşkardeş, Ahmet Can Beşkardeş, Zehra Taşman, Fatma Samiye Beşkardeş, Selma Kurdakul, Cem Ertekin, Ömer Faruk Beşkardeş, İzzet Beşkardeş, Fatma Artunkal, Mercan Bursalı, Meryem Bursalı, Nisan Özdoğan, Seza Artunkal, Akgül Baylav, Cahit Baylav, Ayşe Bilgin, Ali Bilgin, Kerem Khan, Uğraş Salman, Mehmet Selim Tugay, Canan Alioğlu, Engin Damcı, Nesrin Yazıcı, Mehmet Onaner, Muharrem Demir, İsmail Serdar Demir, Alper Dizdar, Ender Eren, Ersin Güneralp, Seda Zobaroğlu, F. Nur Çakmak, M. Berken Çakmak, Musa Çakmak, Nesimi Büyükbabani (Prof. Dr.), Melek Kızıldağ, Arif Kızıldağ, Aziz Kızıldağ, Keklik Kızıldağ, Deniz Kızıldağ, Derya Kızıldağ, Çağlar Kızıldağ, Menteş Azuz, İlkay Kurdak, Istatis Arvanitis, Kenan Yüksel, Sibel Yüksel, Sinan Yüksel, Aykut Yüksel, Gamze Yüksel, Gülsevil Tüzün, Işık Meriç, Kaya Onur, Gönül Kurtkan, Kuten Kurtkan, Alanur Kurtkan, Altuğ Kurtkan, Sezin Kurtkan, Feride Özmat, Mustafa Özmat, İsmail Özsürücü, Nevin Özsürücü, İrem Özsürücü, Berkay Özsürücü, Nirva Özsürücü, Vildan Kaçar, Mete Kaçar, Ayşe Şive, Baturer, Avni Baturer, Burcu Özgültekin, Doğan Özgültekin, Deniz Özgültekin, Ayda Arel (Prof. Dr.), Selçuk Gül, Şebnem Aksan (Prof. Dr.), Nevin Arpaçay, İsmail Baysal, Sema Baysal, Gökhan Baysal, Ataol Behramoğlu, Hülya Behramoğlu, Barış Behramoğlu, Eren Sagay, Bingül Durbaş, Füsun Başer, Ron Rose, Emma Rose, Kerim Rose, Tiraje Dikmen, Dilek Zaptçıoğlu, Jurgen Gottschlich, Nilgün Cerrahoğlu, Ali Şenalp, Esen Çamurdan, Mine Baysan, Celâl Karaca, Ahmet Tanrıverdi, Hüsnü Fikri Karaman, Nurettin Karaman, S. Ufuk Tatlı, Nazaret Gezer, Mircan Göçer, Nuran Çelik, Levon Çelik, Uğur Ademoğlu, Harun Keşiş, Mustafa Altıneller, Can Altıneller, Cem Altıneller, Stelki Triyandafilidis, Ömer Faruk Şenay, Yurdanur İlkmen, Oğuz Argon, Eda Yurdakul, Nur Kızıltuğ, Celâl Kızıltuğ, Esra Kızıltuğ, Selçuk Kızıltuğ, Dilek İçinsel, Nezih Bayraktar, Ayşegül Bayraktar, Damla Bayraktar, Asuman Demir, Serap Güre Şenalp, İrini Notis, Diamandis İliadis, Uğurhan Öksüm, Efe Rıfat Öksüm, Umut Deniz Öksüm, İnciser Sayın, Emine Tosun, Zeynep Kalender, Serap Erdem, Hülya Balkay, Necdet Balkay, Bülent Baviker, Metin Karadağ, Rabia Gürol, Ayşegül Beton, Filiz Tokcan, Ceylan Yüceoral, Işık Yüceoral, Selen Tokcan, Sema Miller Çamurdan, Kâmil Masaracı, Yeşim Bayrak, Elif Acar, Hakan Senemoğlu, Semiha Baltacı, Baki Nedim Baltacı, Rezan Peya Gökçen, Tülay Çellek, Erendiz Özbayoğlu (Prof. Dr.), Sakine Fındık, Neşe Kıldacı, Murat Özen, Kâzım Şakar, Mustafa Gök, Mustafa Erol Yazman, Mustafa Araç, Ramazan Özen, Osman Yürük, Turgay Şakar, Zeynel Çelik, Ender Özbey, Yako Nigri, Melih Ürkmez, Ömer Ürkmez, Hacer Ürkmez, Hakkı Gezgin, Lütffiye Gezgin, Ali Murat Gezgin, Mahmut Bağrıyanık, Osman Yazıcı, Erol Çelik, İbrahim İşleyen, Sandy Ongan, Gülçin Delice, Satı Kıbıç, Cemal Uluca, Halil Özen, Şaban Güney, Ümit Ünal, Kemal Şakar, Hüseyin Çelik, Perihan Şakar, Leyla Demirkol, Derviş Güler, Galip Uçan, Salih Kuru, Musa Kâzım Biçer, Erkan Araç, Erol Kösciler, Hasan Kösciler, Gencay Ünal, Ali Tunç Şenbir, Mustafa Kerşit, Yücel Yıldırım, İsmail Gül, Murat Akdemir, Bayram Kaya, Osman Özen, M.Ali Vural, Hüseyin Aydın, Nazmi Arslan, Kadir Duman, Funda Gök, Necmettin Yödem, Cafer Şakar, Ruhser Şakar, Neslihan Şakar, Fatma Şakar, Rahime Aydın, İrem Aydın, Gülabi Şakar, Kemal Şakar, Leyla Şakar, İbrahim Yazganoğlu, Tuğrul Akoğlu, Sabri Poyraz, Hayrettin Kızılkaya, Celal Arpa, Tanla Özer, Selma Kösoğlu, Mahmut Öztürk, Seta Sahakyan, Fatma Ekşi, Gülsun Gürol, Ferhat Pehlivan, Filiz Altınbaş Yılmaz, Güney Kurdak, Deniz Kurdak, Mehmet Gözgücü, Ferda Erdinç, Hande Solakoğlu, Buket Uzuner, Murat Adalı, Süleyman F. Başaka, Sara Bahar, Nalan Cezer, Zübeyde Duran Dizdar, Feryâl Orhon Basık (Prof. Dr.), Celâlettin Basık, Birge Elif Basık, Makbule Orhon, Eşref Tümer, Adnan Mete, Can Öroğlu, Semra Öroğlu, Kıvanç Öroğlu, Güvenç Öroğlu, Dimitri Koçias (Taki), Nilgün Karsan, Başar İsmail Çetinelli, Kemal Çetinelli, Hüseyin Ateş, Kadir Çınar, Yusuf Çetin, Hüseyin Ünal, Kemal Satık, Müslüm Işık, Hüseyin Demir, Bayram Çiftçi, Yakup Şahin, Ekrem Hacı, M. Nuri Şahin, Hasan Işık, Rafel Çalışkan, Ahmet Emre, Sıracettin Şahin, Selahattin Altundağ, Turan Gürsözlü, Doğukan Kaynak, Hakan Gürsözlü, Kutbettin Atayan, Dursun Çelik, Turgay Çelik, Emrah Dursun, Zafer Aslan, Salih Çiçek, İsmail Hallaçoğlu, Nazmi Yüncü, Burhan Çiçek, İlyas Tetik, Siyami Tekin, Adem Söylemez, Rıza Girginer, Nedim Camer, Yavuz Üstünel, Aziz Tomar, Suat Kirpik, Özkan Çolak, Recep Altunbaş, Mura Çevik, Selahattin Şahin, Recep Şahin, Herekel Tokatlı, Alaaddin Karsan, Ersoy Tümay, Mustafa Atılgan, Nihat Atılgan, Murat Atılgan, Erdoğan Demir, Kâmil Dala, Göltan Getek, Kemal Kumlutepe, Kemal Şahin, Akın İdigül, Fikret Gedik, Salih Yakut, Mustafa Çalışkan, Engin Vay, Ayşe Yıldırım, Birsen Gürdağ, Esma Çetin, Münire Kocatepe, Veysel Öner, Rabia Sezer, Tuncay Duman, Atakan Söğüt, Tekin Söğüt, Süleyman Söğüt, Cafer Distas, Rüstem Kaya, Melahat Koç, Sertaç Dokuzer, Nureser Koç, Şaheser Özbalçık, Taceser Ergül, Şaziment Çolak, Fatma Küçüker, Burhan Yalçınçıray, Fikriye Akkemik, Mücella Ceylan, Mehmet Ceylan, Gönül Coşkuner, Remziye Çiftçi, Veli Çiftçi, İlker Çiftçi, İzzet Özacar, Güler Sarıgül, Ergün Sarıgül, Mustafa Güncan, Halil Çelen, Necdet Simdim, Hürriyet Yılmaz, Fevzi Miletli, Deniz Vaylayan, Meliha Barışkan, İsmail Yıldemir, Mustafa Gültekin, Eyüp Gültekin, Sevim Oğuz, Aysel Yazgu, Ruhugül Yaşar, Esra Tokmak, Hakan Zeyrek, Ayşe Tokmak, Nebahat Erdoğan, Sofia Koredis, Kamil Ceylan, Mualla Ceylan, Emine Miletli, Sabahat Bilensoy, Ender Varlık, Emine Kanbur, Nermin Yılmaz, Nilgün Koçtaş, Aynur Koçtaş, Aynur Bostan, İrem Erman, Aysel Sözer, Sami Başat, Kadir Dönmez, Gül Ersan, Nezmi Başbozkent, Ali İçin, Gürel Çoban, Zuhal Çetin, Vural Bereket, Eşref Arlı, Ayla Dönmez, Seyfetullah Taş, Kutbettin Taş, Murat Güneş, Yusuf Öztürk, Sema Damcı, Nefise Kayar, Güven Önen, Celal Önen, Fehime Merttürk, Günaydın Merttürk, Behçet Merttürk, A. Nazif Aydın, Sevgi Kunal, Habibe Terzi, Cesim Karasu, Turan Karasu, Serekan Erol, Serdar Karasu, Feyyaz Karasu, Rafet Karasu, Fırat Karasu, Erdal Karasu, Yusuf Öztürk, M. Emin Taş, Mehmet Taş, Abdülbaki Taş, Şefik Taş, Veysel Karasu, Ferman Aksu, Taner Erol, Mert Pala, Yavuz Çelik, Fadime Himmet, Hatice Özacar, Kadriye Sevin, Ünal Çelik, Tolga Itmeç, Yasemin Itmeç, Nevriye Yıldırım, Işıl Türk, Ayşe Eryaz, Bülent Er, Lale Göral, Asiye Özkan, Gönül Atak, Aydın Senbir, Cihan Talay, Esin Özbay, Kâzım Önel, Sercan Önel, Güler Dilmaç, Nurcan Arız, Yaşar Turan, Haşim İnatlı, Nurcan Karadağ, Şerife Can, Fesih Zencir, Atilla Kılıç, İsmet Sert, Ayten Atılım, Mustafa Levent, Kamil Orhan Güngör, Kezban Avşar, Cihat Yılmaz, Selami Vural, Yaşar Öner, Doğan Önder, Osman Levent, Davut Yıldırım, Ramazan Gencer, Haskız Albayrak, Fatma Başçılar, Burhan Deniz, Fidan Bozkırt, Turan Pala, Hava Özkaradeniz, Emin Özkaradeniz, Kemal Anaç, Celâl Anaç, Aysel Ay, Sinan Karasu, Safiye Çelik, Çetin Evdiz, Yaşar Türkmen, Fethi Yeşil, Ayşe Boz, Oya Özdemir, Neslişah Demirel, Akın Demirel, Kahraman Özdemir, Alaaddin Merttürk, Reyhan Merttürk, Ayşe Yanık, Hamide Günay, Fatma Şen, Tahsin Karataş, Gülçiçek Taşdemir, Aysun Duman, Büride Kayhan, Yuana Tukatlı, Nermin Ateş, Şevket Gülyar, Güzide Sarıbayraktar, Öznur Özana, Emine Mete, Sonay Balcılar, Fidaye Balcılar, Leyla Dönmez, Cemile Atalay, Hülya Kazancı, Murat Arlı, Vahdettin Zeren, Y. Aykut Çalık, Mukaddes Çalık, Erhan Bayram, Metin Bayram, Erdal Özkaynak, Mevlût Erdoğan, Ahmet Ünsal, Zehra Gürçay, Sebahattin Saraman, Tahsin Atılgan, Abdullah Atılgan, Abdullah Tuğlu, Hüseyin Tuğlu, Hamdi Güreş, Ansude Baytaş, Erol Baytaş, Pelin Baytaş, Tekin Zencir, Kalender Öney, Döne Türk, Seran Kahvecioğlu, Saliha Öcal, Gülsüm Emzikli, Ayla Karsan, Cemalettin Pelit, Serdar Özlük, Feyyaz Karasu, Mustafa Kaymaz, Yaşar Turgut Alp, Vilma Agopyan, Gülsüm Ok, Mine Kuşadalı, Fatma Yeğiner, Fatma Turna, Nebahat Çelik, Azmi Demir, Sevgi Altın, Emine Yılmaz, Murat Yılmaz, Zübeyde Balcı, Bahar Honet, Emine Akgün, İsmail Balcı, Kezban Koçyiğit, Gökhan Kaplan, Bekir Peker, Okan Aydın,Gunnar Köhne, Adnan Fındık, Deniz Fındık, İlyas Güler, Fatma Güler, Rıza Güler, Nilgün Güler, Seçkin Güler, Abidin Güler, Dawn Güler, Evrim Güler, Elyana Emilya Güler, Özlen Tümer (Dr.), Kubilay Beyhan, Reyhan Oksay, Zeynep Alemdar, Murat Tandoğan,Gonca Baviker, Ersin Saran, Tanya Özkan Saran, Bakır Yeğenoğlu, Gülhan Çakır, Hasan Yazıcı, Nejat Kâmil, Cemal Şakar, Mithat İlikçi, Berç Yazmacıyan, Ömür Güner, Mine Levent, Döndü Şener, Muhammet Tanık, Şeküre Çelen, Bircan Çelen, Cenan Kılınç, İsmail Tanrıverdi, Aynur Tanrıverdi, Azra Tanrıverdi, Fevzi Yorulmaz, Sevim Yorulmaz, Cenk Yorulmaz, Ayşın Baykan, Melda Çift, Aymelek Erdemir, Nursevil Özel, Aget Gülçiçek, Necla Kıncı, Altan Kılınç, Ramazan Temel, Eldebran Akünal, Ayten Sabis, Şeyma Dal, Şule Halatçı, Meral Ataç, Avni Kurtuldu, Selen Koca, Cüneyt Kurtuldu, Yeşim Ortaç, Zeynep Külek, Eser Ertuğrul, İhsan Şimşek, Peker Seyhan, Mithat Seyhan, Melahat Bayraktar, Tülin Halit, Habibe Çaşkurlu, Uğur Çaşkurlu, Ümit Tekin Önsal, Melike Önsal, Özlem Özvarış, Nesimi Özvarış, Recep Demirak, Selvinaz Demirak, Heylin Seyhan Sezginsoy, Yeşim Garip, Fadıl Teper, Nevhide Teper, Vildan Hanım, Beki Molho, Refail Molho, Sara Molho, Coya Motola, Moiz Motola, Natan Fermon, Diana Motola, Adel Katz, İshak Katz, Sima Molho, Burçak Demirok, Gülsen Bakiler, Ezel Garip, Kubilay Ertuğrul, Füsun Güneygül, Zuhal Kalender, M. Onur Emral, Serdal Yaşar, Kâmil Şahin, Muhammet Ali Çeniz, Galip Uçan, Sadık İmamoğlu, Hadiye Adakan, M. Emin Kelen, Turgay Önal, Yorgo Yorgiyadis, Saadet Öztürk, Serdar Coşar, Fatma Coşar, Hera Avedian, Tahsin Çiftçi, Selahattin Orhan, Kâmil Akın, Fehmi Akkaya, Arzu Savatlı, Hasan Savatlı, Tuğba Aküzüm, İsmail Aküzüm, Rahime Aydın, Şaban Tanık, Selçuk Toşdu, Fanayoti  Nikolaidas, Batuhan Tanık, Şeyma Baharoğlu, Alin Uzman, Halim Güngör, Semra Has Çırpıcı, Arif Bozuçurum, Tuğçe Karsan, Tahsin Çiftçi, Ergün Sarıgül, Güler Sarıgül, Gülsen Aydemir, Gürsel Kaya, Abdullah Yıldırım, Yakup Sevinç, Salvo Bener, İris Kürkçübaşı, Erdoğan Güneş, Serhat Yüksel, Banu Yıldız, Neamo Kanitler, Armen Alacef, Özgür Bozkurt, Alman Bahar, Aslan Şirin, Duygu Çakır, Nazlı Denli, Tiginçe Oktar (Prof. Dr.), Taylan Karaduman, Hayati Önel, İlyas Yıldırım, Engin Paşa, Bereo Kuyumcu, Maria Maltezos, Lena Shulte, Mihal Manara, Noula Manara, Yasemin Yılmaz, Kâmil Yılmaz, Stelyo Karayani, Nursu Dönmez, Hatice Karakaş, Mikail Paşa, Serdar Köşker, Edibe Köşker, İlyas Yirmi, İspir Carcar, Simon Köşker, Ayfer Köşker, Erol Günay, Ferda Ertürk, Hamdi Çelik, Bülent Albayrak, Berker Albayrak, Reyhan Albayrak, Sabri Ertekin, İsmail Yıldırım, Sara Köşker, Mihail Köşker, Sultan Dilmaç, Fatma Dilmaç, Orhan Dilmaç, Fetma Dilmaç, Duygu Sütçü Girit, Olgaç Sütçü, Nafiye Dilmaç, Ramazan Dilmaç, Deniz Koç, Ozan Dilmaç, Okan Dilmaç, Sasi Nikolaidis, Yani Nikolaidis, Sotiriya Papadoplus, Mariya Coli, Naciye Dilmaç, Mariya Paşa, Hülya Yirmi, Ayşe İmil, Sotici Hacıyanakos, Kostandi Talyaduro, Vasil Lemopulo, Kâmuran Yalınca, Andın Lauter, Leman Taşkın, Güldane Milas, Rika Pandelara, Elçin Durmuş, Ayhan Aktaş, Suyun Tülbençi, Paulos Pandelara, Enzi Durmuş, Efe Durmuş, Aygin Güraslan, Emre Kayıkçı, S. Selen Sağlam, Özdemir Feyizoğlu, Zeynep Güzeldoğu, Ulaş Güzeldoğu, Talin Etyemez, Manuk Etyemez, Serda Etyemez, Fatoş Kendir, Janet Bilmen, Raffi Etyemez, Arman Etyemez, Zabel Etyemez, Tunç Öner, Ari Etyemez, Natali Etyemez, Ayk Etyemez, Annik Ableoğlu, Pier Ableoğlu, Ender Merter, Işıl Merter, Tankut Merter, Gökcin Merter, Handan Yalvaç Kaplan, Sofi Mitarakis, Özlem Kırval, Latif Sönme, Erol Günay, Sabih Gürce, Vasil Stavrapulo, Mümtaz Lumioscu, Gökalp Demir, Serdar Acı, Asalettin Ayrancı, Yalım Eralp, A. Nail Eti, Handan Eliz, Kemal Eliz, Hikmet Eliz, Hayrunisa Eliz, Selma Eliz, Kutsal Eliz, Eser Eliz, Ebru İnanç, Gültekin İnanç, Gülseren İnanç, Şeniz Demir, Doğan Demir, Derya Coşgun, Eda Altın, Elena Karadeniz, İdil Yanar, Gökhan Yanar, Ali Murat Gergin, Özen Çeliktemel, Ayten Ateş, Gül Malkoç, Hanna Yumurta, Nermin Çeliktemel, Mehmet Çeliktemel, Hızır Balcı, Ferzan Yıldırım, Melike Cerit, Efterya Yalmacı, Muharrem Yıldız, Celâl Karagül, Şeref İpekçi, Mustafa Savaş, İbrahim Çelgin, Recep Özen, Ayhan Arlı, Faruk Erişgin, Mehmet Şinik Elmas, Sedat Elmas, Beki Kalaoza, Eliya Levi, Amarya Levi, Ceni Benbase, Lara Pilavzade, Fatoş Sedetmen, Maria Cassa, Muzaffer Sedetmen, Şaduman Ünver, Efsane Celayi, Mehmet Makin Durak, Şeyma Eliz, İbrahim Hakkı İsaoğlu, Derya Mermertaş, Ebru Özen, Özlem Dalkılıç, Behçet Özen, Fikriye Öcal, Hakkı Kapan, Betül Keçeci, Esra Kılıç, Ezgi Yıldırım, Murat Ay, Halis Yılmaz, Ali Haliloğlu, Derya Cengiz, Mustafa Kerşit, Fatih Kelen, Özhan Özgün, Ayşegül Kakaliçoğlu, Kadir Ağbaba, Rıza Gülkanat, Osman Kad, Hayrettin Kızılkaya, Şeref Taş, Memet Demir, Gonca Elmas, Nermin Ayder, Ekrem Ayder, Özgü Ayder, Ali Özdemirler, Ahmet Şekerci, Bahar Cengiz, Zeynep Cavıldak, Suna Bıçakçıoğlu, Tülin Yazgan, Dilek Derman, Gönül Coşkuner, Ayhan Culum, Koray Kakaliçoğlu, Selahattin Koç, Can Kaplan, Orkun Tanrıkulu, Atilla Becan, Canan Kaplan, Zafer Acar, Ulviye Koç, Mustafa Koç, Mustafa Türkoğlu, Nebahat Kakaliçoğlu, Pınar Eliz, Hayrünnisa Eliz, Kutsal Eliz, Cavit Ülkü, Kemal Cebeci, Hüseyin Aksoy, Kenan Karakaş, Bülent Demirörs, Ayşe Bilgiç, Ahmet Hasip Bilgiç, Bahar Bilgiç, Dilara Eliz, İsaret Sura, Hasan Kafagil, Mehmet Tuhsol, Sallahi Aslan, Cemal Adnan Ginçay, Affan Ginçay, Hakan Kuru, Ahmet Sokullu, Kuzey Zobu, Musa Sarıgul, Toğyan Akdağ, Emel Akdağ, Murat Atay, Ergin Özdemir, Sadık Doğan, Yılmaz Akbulut, Gönül Dinler, Cabbar Doğan, Turgut Erdoğan, Gönül Serin, Abdullah Kalın, Gözde Acır, Mehmet Serin, Kevser Kocabaş, Hamza Şahin, Ebru Şahin, Muhittin Yıldırım, Bedriye Yıldırım, Bülent Atmaca, Tanay Garip, Nafi Haleva, Sevgi İmam, Songül Arcı, Tayfun Dinler, Bülent Akpolat, Mehmet Okumuş, Ahmet Okumuş, Hatice Özacar, Rıza Gülban, Orkun Tünay, Ayhan Karadeniz, Nebahat Karadeniz, Murat Serin, Sebahattin Koç, Soner Kurtses, Şevket Kahraman, Volkan Kaya, Sinan Özer, Yıldırım Koca, Firdes Barış, Ayla Erdik, Apti Erdik, Senem Şimşek, Emrah Şimşek, Renan Bilek, Manolya Bilek, Hakan Çelen, Azmi C. Kaynak, Selin Acar, Oya Özdemir, Hüseyin Çetin, Mehmet Erdik, Gülnaz Uzunyol, Ziya Ünver, Ali Akpolat, Makbule Armağan, Güzel Aydın, Hülya Akpolat, Melek Akpolat, Erdinç Tanrıverdi, Erten Yıldırım, Duygu Armağan, Menekşe Kiraz, İsmail Sarıkaya, Mehmet Şin, Nur Çelik, Ali Özdemirler, İffet Özdemirler, Veysel Almaz, Metin Akgün, Hatice Tokdemir, Gizem Tokdemir, Seda Bakır, Umut Varış, Zeynel Karakuş, Orhan Odabaşı, … (15 Ekim 2009 Perşembe günü 10:30 itibariyle toplanan 1021 imza…)

…………………………………………………2

Cumhuriyet, 14.10.2009

BiLGi TOPLUMUNA DOĞRU / ÖZLEM YÜZAK

Yalnız Vapurları Değil Bütün Değerleri Yok Ediyorlar

Hep böyle oluyor. Önce küçük bir deneme ve tepki ölçme… Gelen itirazların yoğunluğuna göre gerekirse geçici bir süre geri adım atma… Aradan bir süre geçip konu unutulduktan sonra planlanan uygulamayı yeniden devreye sokma… AKP ve genel başkanının siyasi hamlelerinde kullandığı (türban, cumhurbaşkanlığı seçimleri, Kürt açılımı) hayli başarılı bir taktik. Mehter takımı gibi bir ileri bir geri, sonra tekrar ileri. Bir de bakmışsınız halkımız alışmış. Hitler’in propaganda bakanı Joseph Gobbels bugün yaşıyor olsa hayran kalırdı. Artık salt siyasi hamlelerde değil her alanda kullanılıyor. İktidarın kontrolündeki ya da kapsama alanındaki birçok kurum ve kuruluş da taktiği iyice benimsemiş.

İstanbul’un o güzelim bembeyaz şehir hatları vapurları da aynı taktiğin kurbanı… Yavaş yavaş, alıştıra alıştıra gözden uzaklaştırıyorlar. Öyle kurnazca hazırlanıyor ki plan, “vapurların kalkması söz konusu değil, hatta yeni vapurlar gelecek, onların şeklini de halkımız seçecek!” diye devasa kampanyalar bile düzenleyip insanlara oy attırıyorlar. Bu arada aynı plan çerçevesinde motor iskeleleri yeniden düzenleniyor, özel motorların sefer sayıları artırılıyor. Sonra bir gün bakıyorsunuz vapur yok. Boğaz hatlarında artık vapur yerine motor işliyor. Adalar’ın Yalova ile bağlantısı da aynı taktikle koparıldı. Şimdi sırada Adalar’ın ana kara ile en yakın ulaşım noktası olan Bostancı var. Hatta zaten vapurun yanı sıra motor seferleri yaz-kış özel bir girişim eliyle düzenli olarak yapılırken İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) kış tarifesinde aniden kimi vapur seferlerinin yerine motorları yerleştiriyor. Kış, fırtına demeden insanları küçük bir motora mahkûm ediyor. Tekerlekli sandalyelerde engelliler, yaşlılar, okullarına gitmeye çalışan çocukları perişan ediyor.

“Aman bunca sorun dururken vapur yerine motor olmuş bana ne” diyenlere değil sözüm. Bunun sistematik ve planlı bir girişim olduğunu, sorunun salt vapur-motor meselesi olmadığını düşünenlere.

Kandırmaca, uyutma, unutturma… Sessizce ve sinsice…

Peki geri planda yatan ne? İDO’nun özelleştirilmesi için düğmeye basılmış olması mı? İDO yetkilileri “Ne yapalım kışın koca vapurlar dolmuyor, zarar mı edelim?” gerekçesine sığınıyor. Oysa güvenli ulaşım bir haktır. İDO da bu hizmeti vermekle görevli bir kamu kuruluşudur. Zarar ediliyor gibi bir gerekçeyle insanlar bu haktan mahrum edilemez. Kaldı ki vapur hattı dururken bilinçli bir şekilde motor seferlerinin artmasına, dolayısıyla yolcuların azalmasına göz yuman, göz yummakla kalmayıp vapur tarifesindeki saatleri olabilecek en kötü şekilde ayarlayan bir yönetim anlayışı ile karşı karşıyayız. Vapurlar değil sadece yok olan.Yaşam alanlarımız, değerlerimiz, geleceğimiz bu şekilde yitip gidiyor biz seyrederken…

Yapılması gereken “bu kez suskun kalmamak, doğru yere doğru tepkiyi verip takipçisi olmak.” Yoksa? Yine küçük bir geri adım, bekleyiş ve ardından ileri. Mehter takımı gibi… Yavaş ama planlı.

…………………………………………………3

ŞEYTANIN BACAĞINI KIRIP
PABUCUNU İDO’ya FIRLATALIM!

bu da pabİDO!

Müjdeler olsun!

Adalar’a yok vapur yok mopur yok kayık seferleri derken
“100 gemiyi aşan filosuyla günde 1300 sefer yapan ‘Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi’ unvanına sahip abİDO”
son icadı pabİDO’yla huzurlarınızda!

pabİDO’lar da “abİDO’nun diğer deniz araçları gibi [!?] konforlu [!?] ve güvenli [!?] olup, tüm hava koşullarında [!?] seyahat ehliyetine sahip, abİDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışıyla tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.”

abİDO iyi yolculuklar diler!

geçen gün:
“haydi interferry’nin kapısına dayanalım” eylem söylemleri
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com
adresinde yayımlanırken;

evvelsi gün:
ilgisiz ilgililere gun aşırı yolladığımız “Adalara ‘mopur degil ‘vapur’ istiyoruz!’ bombardimanı’nı da
“interferry dahi gülecek istanbul’un deniz ulaşımının geldiği şu acınası hale: ‘vapur’ yerine ‘mopur’ niye?”
başlığıyla yollayıp da…

dünkü gün:
Özlem Yüzak da Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “Bilgi Toplumuna Doğru” başlıklı köşesinde
“Yalnız Vapurları Değil Bütün Değerleri Yok Ediyorlar” yazısını yayımlayınca…

şeytanın bacağını kırıp da pabucunu interferry’e fırlatırız,
ido’yu dünya aleme rezil rüsva ederiz
aman falan endişesiyle olsa gerek
arzuhalimize bir hayli geciken alışılageldik basmakalıp-baştansavma uyduruk cevaplarıyla birlikte
alelacele bir basın açıklaMAsı da hazırlamış abİDO…

[KÖŞELİ PARANTEZ] içindeki değerlendirmelerimizle şöyle:

Kimden: İDO
Tarih: 14 Ekim 2009 16:27
Konu: İDO Bilgi
Kime: İPEK YAĞAL

Sayın İpek Yağal Gül,

Öncelikle düşüncelerinizi bizimle paylaşarak sizlere sunduğumuz hizmetin [!?] iyileştirilmesine katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederiz.

Şikayetlere konu olan motorlar Türk Lloyd’unun belirlemiş olduğu standartlara

[SÖZKONUSU STANDARTLARI ACEP NEREDEN/NASIL TEMİN EDEBİLİRİZ?]

göre üretilmekte [!?] ve aynı şekilde SOLAS kurallarına

[SÖZKONUSU STANDARTLARI ACEP NEREDEN/NASIL TEMİN EDEBİLİRİZ?]

uygunluğu da Liman Başkanlığı tarafından denetlenmektedir. Bu denetimden geçemeyen motorlar sefere çıkamamaktadır. Ancak söz konusu motorlar yıllardır İstanbul halkına hizmet vermekte ve Sarıyer – Boğaz, Eyüp – Üsküdar, Beşiktaş – Üsküdar, Kadıköy – Eminönü – Karaköy gibi hatlarda da

[BOĞAZ VAPURLARI İDO TARAFONDAN VAN GÖLÜ’ne GÖNDERİLMİŞ OLDUĞUNDAN HALKIN TEPKİ ve MEMNUNİYETSİZLİĞİNE RAĞMEN]

sefere çıkmaktadır. Motorların denize elverişlilik belgeleri

[BİRER KOPYASINI İSTEYİP BİR BİLENE İNCELETTRMEK GEREK!]

mevcut olup, sefer çıkmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. İDO’nun, yukarıda belirtilen belge ve izinlere sahip olmayan motorları çalıştırmasının mümkün olmadığını ve yine yukarıda belirtilen hatlarda da motor seferleri kullanıldığını belirtir, bu uygulamaların filo kullanımını olumlu [!?] şekilde etkilediğini sizlerle paylaşabiliriz.

İDO, tarifelerin açıklamalar kısmının 2. Maddesinde de belirtildiği gibi yolcu talepleri [!?] ya da diğer sebeplerle mevcut tarifelerde

[!? ARAÇLARDA DEĞİL SEFERLERDE ZAAR]

değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Bu doğrultuda “Yapılan saha araştırmalarının ve anketlerin, potansiyel yolcu sayılarının, çalışan hatların günlük, aylık, yıllık yolcu ve araç sayılarındaki değişimlerin takip edilerek incelenmesi sonucu

[İSTİNADSIZ ve KANITSIZ KLİŞE PALAVRALARI!]; yolcu sayısındaki değişimler azalma eğiliminde olduğundan [DAHA DOĞRUSU SEFERLERDE ASLA KOORDİNASYONU SAĞLA(YA)MADIKLARI YETMEZMİŞ GİBİ MOPUR SEFERLERİNİ DE KASTEN VAPUR YOLCUSUNU AYARTIP ÇALACAK BİR ŞEKİLDE DÜZENLEDİKLERİNDEN],

gerekli düzenlemelerin yapılması ve seferlerin vapur yerine motorlarla yapılması kararı” alınmıştır. Ve yine bu doğrultuda milli servetimiz sayılan ve İstanbulluların tamamına ait olan vapurların, daha yoğun hatlara kaydırılarak

[BU UTANMAZ ARLANMAZ PALAVRA KAZARA AKIL KAYMASINA NEDEN OLMASIN DİYE İŞİN ASLI ASTARINI BEYANLA: “VAPURLARIMIZI VERMİYORUZ!” KAMPANYASI’ndan İLHAMLA ZAAR İDO’dan “HER BELEDİYEYE ve İSTEYENE BİRER İKİŞER VAPUR VERİYORUZ!” KAMPANYASI DERKEN AK(P)li EVVEL BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARININ BİR SEÇİM YATIRIMI OLARAK “HAYDEEE VAPURLARIMIZI ALIYORUZ!” KAMPANYASI: SAMSUN’a ‘YALOVA’ (restoran); YALOYA’ya ‘İNKILAP’ (nikâh salonu); VAN’a ‘SÜTLÜCE’, ‘DEFTERDAR’, ‘KÂĞITHANE’, ‘YENİ YAVUZ’; MUDANYA’ya (BCR A.Ş.) ‘TURAN EMEKSİZ’ (yuzen otel), HALİÇ ÜNİVERSİTESİ’ne ‘ALİ İHSAN KALMAZ’, RAHMİ M. KOÇ MÜZESİ’ne ‘FENERBAHÇE’ (20101’da ŞEHRE KÜLTÜREL ve TURİSTİK BİR DEĞER KATMASI İÇİN), YALOVA’ya ‘BÜYÜKADA’ (YALOVA BELEDİYESİ İŞLETMESİNDE ADALAR SEFERİ YAPMAK ÜZERE VERİLDİ BİR İKİ SEFER SONRASI BU HEVES D)],

söz konusu hatta yaşanan yolcu sayısındaki azalma doğrultusunda 600 kişi kapasiteli motorları çalıştırıp, kaynak kullanımında optimizasyon düşüncesi ile konuya proaktif bir çözüm getirmiştir. [YUH ARTIK! YAZIKLAR OLSUN!]

Bunun yanında söz konusu motorların tarifeye uyumda da vapurla benzer performans gösterdiği ve sefer saatlerine tarifeye uygun bir şekilde uyum gösterdiği tarafımızca saptanmıştır.

[BÜYÜKADA-BOSTANCI SEFERİNİ 30 DAKİKADA YAPAN VAPURLARA GÖRE BASILAN TARİFE NAFİLE! ZİRA MOPURLAR AYNI MESAFEYİ 40 DAKİKADA KATEDEBİLMEKTEDİR. AYRICA ANCAK BAŞTANKARA İSKELEYE YANAŞABİLDİKLERİNDEN YOLCUNUN İNİP BİNMESİ DE BİR HAYLİ ZAMAN ALMAKTA HALİYLE ÇALIŞANLAR İŞLERİNE, ÖĞRENCİLER OKULLARINA GEÇ KALMAKTA ZATEN KOORDİNELİ OLMAYAN DENİZ OTOBÜSÜNE EVVELCE YETİŞMEK ÜZERE BİR UMUT TABANA KUVVET KOŞANLAR ARTIK HAVAYI ALMAKTADIRLAR!]

Yine aynı şekilde hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın bu seferlere zorlanmadan geçiş yapabilmeleri için iskelelerimizde iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve rampalar eklenerek yolcularımızın seferlere kolaylıkla dahil olmaları sağlanmıştır.

[BU İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİLİNCEYE DEĞİN TARİFE UYARINCA VAPURA BİNMEK ÜZERE VAPUR İSKELESİNE GELEN HASTA, YAŞLI VE ENGELLİLER “MOPUR” ENGELİYLE KARŞILAŞTIKLARINDAN MİSAL KARGA TULUMBA TEKERLEKLİ İSKEMBELYEL MOPURA ALINANLAR KARGA TULUMBA (BAKINIZ FOTOĞRAFINA: http://2.bp.blogspot.com/_o8uj35AMFaU/SsESnMmO2ZI/AAAAAAAADHY/lqCbMGRkk94/s1600-h/9.jpg SERSEFİL OLMUŞLARDIR!]

Konu hakkında yapılan basın açıklaması aşağıdaki gibi olup, konu hakkında bazı rakamlar da sunmaktadır.

Bilgilerinize sunarız,
Saygılarımızla,
İDO Müşteri Hizmetleri.

+
[ http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html ]
ADRESLİ, İLGİSİZ İLGİLİLERE SORUMSUZ SORUMLULUARA GÜN AŞIRI ‘BOMBARDIMAN’ YAPTIĞIMIZ “ADALAR’A MOPUR DEĞİL VAPUR İSTİYORUZ!” BAŞLIKLI ARZUHALİMİZDE “SORULARIMIZIN HER BİRİNE —BUGÜNE DEĞİN BENZER BAŞVURULARIMIZA VERMİŞ OLDUĞUNUZ BAŞTANSAVMA BASMAKALIP UYDURUK AÇIKLAMALAR YERİNE— HAK HUKUKA DAYANAN, BİLİMSEL VE GERÇEK CEVAPLAR VERME”LERİNİ ARZ ETMEMİZ DE KÂR (!) ETMEMİŞ OLACAK! ÇOĞU HAYATî SORU DA CEVAPSIZ BIRAKILMIŞ ZATİ!]

Basın Açıklaması 29.09.2009

[BU TARİH DE YALAN YANLIŞ HANİ SANKİ, BU BASIN AÇIKLAMASI BÜYÜK OLASILIKLA DÜNKÜ GÜN YAZILIP BASIN’A YOLLANDI. 29.09.2009 TARİHİNDE YAZILIP YOLLANAN BAŞKAYDI!]

“Ada vapurlarının kaldırılması kesinlikle söz konusu değildir”

[PEKİ ADA VAPURLARI’nın YERİNE SEFERE ‘MOPUR’ KONULMASI NEDİR?]

Sayın Basın Mensubu,

İDO’nun 2009 Kış Tarifesi kapsamında, güçlendirerek [!?] sefer sayılarını artırdığı [!?] Adalar hattı hizmetine ilişkin, kamuoyuna doğru bilgiye dayanmayan bazı ifadelerin yansıdığı gözlemlenmiş; bu nedenle sağlıklı bilgilendirme adına açıklama yapma gereği doğmuştur.

Öncelikle, Ada Vapurları’nın kaldırılması kesinlikle sözkonusu değildir, bu konudaki görüş ve değerlendirmeler yanlış bilgiden kaynaklanan spekülatif yaklaşımlardır. Bu sürece konu edilen Adalar- Bostancı hattının tekne seferleri ile güçlendirilmesine ilişkin planlama aşağıdaki gibi olmuştur:

Filosundaki farklı tipteki deniz araçlarını, deniz koşulları, yolcu sayıları ve taleplerinin birbirleriyle uyumunu esas alarak optimize eden [!?] İDO, diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamuoyu araştırması ile

[!? BU KAMUOYU ARAŞTIRMASI HANGİ TARİHLER ARASINDA KAÇ KİŞİYLE YAPILMIŞTIR? NOTER MİSALİ RESMİ BİR DAYANAĞI VAR MIDIR? İDO’NUN PALAVRASI MIDIR? TARAFIMIZA BİR KOPYASININ DELİL OLARAK VERİLMESİNİ İSTEYELİM!]

yolcu beklentilerini ölçümlemiştir. Bu saha araştırmalarında, Ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, ‘seferlerin arttırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz?’sorusuna olumlu yanıt vermiştir. [!?]

Bu veriler [!?] ışığında İDO, Ada hattında hizmet veren 5 vapur hattını, 4’e indirerek; söz konusu 1 vapur hattını, yolcu kapasiteleri 400 ile 600 olan yolcu tekneleri ile sık sefer yapılan bir hatta dönüştürmüştür. 40 metre uzunluğundaki büyük tekneler, Denizcilik Müsteşarlığı tüzüklerine uygun [!?] inşaa edilmiş, ehliyetli personel tarafından sevk ve idare edilen, yetkin ve klaslı teknelerdir. Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi [!?] konforlu [!?] ve güvenli olup [!?], tüm hava koşullarında [!?] seyahat ehliyetine sahip, İDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.

[İŞTE açıklaMA’daki EL-HAK TEK DOĞRU TARAF! HAKİKATEN ‘MOPUR’LAR İDO’NUN GENEL KRİTERLERİ ve KALİTE ANLAYIŞIYLA TAMAMEN ÖRTÜŞEN DENİZ ARAÇLARIDIR! BOZUK SAAT BİLE GÜNDE İKİ KEZ DOĞRUYU GÖSTERİR! İDO EN NİHAYETİNDE BİR KEZ DE OLSA DOĞRU SÖYLEMEYİ BAŞARMIŞTIR! KUTLARIZ!]

Kuşkusuz araştırma sürecinde, Ada yolcularına sık sefer ile daha fazla ulaşım alternatifi sunmanın yanında, işletmenin ekonomik verimlilik esasları

[YANI SIRA PALAVRASINI BİR YANA BIRAKALIM TDİ’den ‘KAMU YARARINA İŞLETMEK’ KAYDIYLA BEDAVAYA ALDIKLARI İŞLETME VE VAPURLAR’DAN SALT AMAÇLARI KÂR ETMEK OLUP DENİZOTOBÜSLERİNDEN ZARAR EDİYORKEN 2009’DA YAĞLAYIP BALLAYIP ‘DÜNYANIN EN ÇOK YOLCU TAŞIYAN DENİZCİLİK ŞİRKETİ’ PALAVVRASIYLA SATIŞA ÇIKARTMAK ASIL AMAÇLARI!]

da dikkate alınmıştır. 1200 ila 2 bin kişi kapasiteli vapurlarımızın, Ada hattında doluluk oranına bağlı ekonomik zararı aşağıdaki gibidir:

Kış döneminde günlük ortalama taşınan yolcu sayısı; 108 yolcu

Söz konusu hattın yıllık zararı 7.4 milyon TL

Adalar hattında sefer başına ortalama 100 civarı yolcu ile sefer yapan vapurlarımızın, sabah ve akşam en yoğun saatlerde dahi- iskelemizdeki elektronik sayaçlarca da kayıt altına alınan- doluluk oranı 200’ü geçmemiştir.

[BU RAKAMLARDAKİ HİLE İSE ŞÖYLE: BİR TÜLÜ VERİMLİ VE KOORDİNELİ DÜZENLEYEMEDİKLERİ VAPUR SEFER SAATLERİ ARASINA TUZAKLI BİR BİÇİMDE KASTEN KONULAN MOTOR SEFERLERİNİN, VAPUR YOLCUSUNU ÇALMASIYLA…]

Kamu hizmeti yaklaşımını hassasiyetle koruyan [!?] ve ekonomik zorunluluklar karşısında olabildiğince özverili [!?] davranan bir ticari işletme

[Mİ? KAMU İŞLETMESİ Mİ? İŞTE ASIL MESELE!]

kimliğiyle İDO’nun, titiz araştırmalara [!?] dayanmayan planlamaları, bir teknik işletme kimliği ile de hayata geçirmesi söz konusu olamaz.

[HAYDEEEE! YOK MU ALAN? TAZE GELDİ… HARAÇ MEZAT SATILIK İDOOOOO!]

100 gemiyi aşan filosu ile günde 1300 sefer yapan “Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi” [!?] unvanına sahip İDO’nun, günü birlik planlamalar [!?] ile hareket etmesi mümkün değildir.

Nitekim, iyi niyetli ve kamu yararı gözeten bir düzenleme olan Adalar arası “Ücretsiz” ulaşım imkanı da,

[BU BİR İMKANDAN ZİYADE ZATEN VAROLAN VE ADALILARDAN ZORBACA ALINAN BİR HAKTIR VESSELAM!?] yine Ada halkının menfaatleri doğrultusunda plananlanan [HAVUÇ! YEM! NE DERSENİZ ARTIK! VAH Kİ VAH YUTACAKLARA!]

bir uygulama olup, İDO’nun yukarıda ifade edilen “kamu yararını esas alan” iyi niyetli yaklaşımının [!?] en somut [!?] göstergesidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

İDO Genel Müdürlüğü

İDO’NUN PABUCUNU DA DAMA ATALIM!
)O(

…………………………………………………4

From: İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR veTABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
Subject: ADALAR KAMU OYUNA
Date: October 15, 2009 12:29:47 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Vapurdan motora rücû edilmesinin neden ve niçinlerini hukukî süreç içinde
tesbiti babındaki hazırlıklardan olan işbu dilekçemizi de adalar kamu
oyunun nazar-ı dikkatlerine arz ederiz.

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

Sayı : 43
Konu: Vapur yerine niçin motor

Büyükada, 14 Ekim 2009

İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ
ULAŞIM KOORDİNASYON MERKEZİ’ne

2009 Eylül İDO kış tarifesine geçilmesiyle birlikte Bostancı-Adalar arasında yıllardır yapılmakta olan vapur seferlerinin bir çoğu yerine SS. Mavi Marmara Kooperatifi motorları çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar vapurları kullanan yurttaşın yolculuk kalitesini her anlamda düşüren ve yüzyılı aşkın zamandır Adalar’ın temel kültürel değeri ve zenginliği olan vapurların yerine motorların konulmasını gerektiren nedenleri eksiksiz olarak Bilgi Edinme Hakkı Kanunu mucibince derneğimiz adresine yazılı olarak bildirilmesi hususunda emir ve müsaadelerinizi arz ederiz.

Arif Çağlar
(Başkan)

Adres:
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ
e-posta: adalarkoruma@adalarkoruma.org
elektronik ağ: http://www.adalarkoruma.org
Güzeller Sokak No. 30 Büyükada – İstanbul

…………………………………………………5

From: SELAH ÖZAKIN
Subject: Son vapur da satıldı! Adalar’dan bir yâr gelmez artık bizlere…
Date: October 14, 2009 9:21:02 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

SON VAPUR DA SATILDI!

ADALAR’DAN BİR YÂR

GELMEZ ARTIK BİZLERE…

Devlet nedir?

Devlet, topladığı vergileri halka hizmet olarak götüren kurum değil midir?

Sakın “Evet öyledir.” demeye kalkmayın. Artık değildir. İşletmelerinin %85’ini özelleştiren devlet, artık devrettiği işletmelerle aynı anlayışla bakmaktadır işletmeciliğe. “KÂR! DAHA ÇOK KÂR!”

Nasıl özel işletmeler kâr etmeyen kuruluşlarını kapatıp çalışanlarını sorumsuzca kapı önüne koyuyorsa, devlet de aynısını yapıyor artık!

Adalılar, vapurlarıyla ilgili kavga veriyorlar. İyi de yapıyorlar doğrusu. Ama şehirlerarası vapur seferlerinin, kâr edilmemesi nedeniyle, çoktan iptal edildiğini söylersem düş kırıklığına uğramasın sakın Adalılar. “Kâr yoksa üretim de yok!” anlayışı, devleti halkın devleti olmaktan çıkarmıyor mu? Peki o zaman bu halk, kendine hizmet olarak dönmeyecek vergileri niye versin? Nasılsa kârlılık ilkesiyle sıradan bir işletme olarak çalışan devlet, işletmelerinden elde ettiği kârla çarkını çevirmiyor mu? O zaman neden vergi toplanıyor? Bizlere hizmet olarak dönmeyen vergi, nerelere, kimlere gidiyor?

Bu durumda, Adalılar’ın şöyle düşünmeye hakları olmaz mı?

“Madem verdiğim vergiler bana hizmet olarak dönmüyor, o zaman vergi vermek yerine, o vergileri kendi gereksinimlerim için ben harcarım Adalar’da. Seferden kaldırılan ve bedelini önceden vermiş olduğum vergilerle ödemiş olduğum vapurları alırım ve ulaşım sorunumu çözerim!

Tabi absürd bir öneri olarak görülüyordur bu söylediklerim. Peki ama vapurların, “kâr etmiyor” diye seferden kaldırılmasından daha mı absürd?

Eğer Adalılar, Türkiye’nin cahil ve eğitimsiz çoğunluğu gibi, sessiz kalıp başlarına örülmekte olan çorabı yırtamazlarsa, özelleştirmelerin kazığı ağır ağır yol alır mabadımızda.

Selah Özakın

…………………………………………………6

Net Gazete, 14.10.2009 22:30

http://www.netgazete.com/News/639510/adalar-bostanci_hattinda_motor_seferleri_basladi.aspx

Adalar-Bostancı hattında motor seferleri başladı

İSTANBUL -AA- İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş, Adalar-Bostancı hattında motor seferleri başlattı.
İDO’dan yapılan yazılı açıklamada, Adalar-Bostancı hattında, Haliç ve Boğaz hatlarında olduğu gibi artık motor seferlerinin de yapılacağı belirtildi.
Bu hatta sadece vapur çalıştırıldığı dönemlerde yıllık zararın 7.4 milyon TL olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Önce fayda amacını ön planda tuttuğumuz bu hatta düşen yolcu sayısına paralel olarak, motorları devreye soktuk. 600 kapasiteli ‘Yeni Ahmet Kaptan’ ve ‘Caner Kaptan’ adlı motorların konfor, ehliyet ve donanımlarıyla ilgili hiçbir sorunu bulunmuyor. Her iki motorun da Denizcilik Müsteşarlığı’ndan ‘denizciliğe elverişli’ belgeleri mevcut. Yaz ve kış aylarında gönül rahatlılığıyla sefer yapılabilir. Yaşlı, özürlü, pusetli yolcular, rahatlıkla bu motorlara inip binebilir. Motorlar, en az deniz otobüsü kadar rahat ve konforlu.”
Açıklamada, motorların her gün 06.30-24.00 saatleri arasında vapurlarla dönüşümlü sefer yapacağı bildirildi.

…………………………………………………7

Türkiye Gazetesi, 15.10.2009

http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=421855

Adalar-Bostancı hattına motor takviyesi

İDO, Adalar- Bostancı hattında, Haliç ve Boğaz hatlarında olduğu gibi artık motor çalıştırıldığını açıkladı. Açıklamada, bu hatta sadece vapur çalıştırılan dönemde yıllık zararın 7. 4 milyon TL olduğunun tespit edildiği belirtilerek, “Hatta düşen yolcu sayısına paralel olarak motor devreye soktuk” denildi. 600 kapasiteli bu teknelerin en az deniz otobüsü kadar rahat ve konforlu olduğu bildirildi.

…………………………………………………8

From: BUKET UZUNER
Subject: Alkislanan Ada vapur kaptani
Date: October 15, 2009 1:10:56 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

“Avedis Hilkat: “Kabataş’tan kalkan tarifeli 16:30 seferi (Paşabahçe) vapuru Moda açıklarında tehlike atlattı. Dalgaların yer yer 3 m’yi buldugu fırtına Kaptanın maharetli manevra seyriyle 1.5 saate Kınalıada İskelesi’ne zor yanaştı. Kınalıada yolcuları vapurdan inişte kaptanı uzun alkışlarla tebrik ettiler,”
 
BU HABERE BAYILDIM! VAPUR BİZİM EVİN KARŞISINDA (MODA’DA) TEHLİKE ATLATIRKEN OLMASA DA KAPTANI ALKIŞLADIĞINIZ O SAHNEYI KAÇIRMAK İSTEMEZDIM! ESKİDEN THY UÇAKLARI ZORLU İNİŞ YAPINCA YABANCI YOLCULARIN ŞAŞKINLIKLARI ARASINDA PİLOTLAR DA ALKIŞLANIRDI. BU İKİSİ BANA ÇOCUKLUĞUMUN YAZLIK SİNEMALARINI (VE DE LALA HATUN’DAKI ADA-EVİMİZİN BİTİŞİĞİNDE KAPANAN O ŞAHANE YAZLIK SİNEMAYI DA) HATIRLATIYOR.

BU ARADA UMARIM ASLA OLMAZ AMA MODA YAKINLARINDA TEHLİKE ATLATIRSANIZ BİZE GELEBİLİRSİNİZ (!) ÇAY VE HAVLU TEMİN EDİLİR.
 
SELAMLAR,
BU

…………………………………………………9

From: HANDAN ALTINELLER
Subject: Re: yalniz vapurlari degil butun degerleri yok ediyorlar…
Date: October 15, 2009 9:41:54 AM EEST
To: emine.cigdem.tugay@gmail.com

[…] Size dün Ada iskelesinde çektiğim fotoğraflardan gönderiyorum…


…………………………………………………10

From: STATIS ARVANITIS
Subject: 2009 BIRINCI ISTANBUL’ULAR FESTIVALI
Date: October 15, 2009 7:04:48 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

SAYIN ADALAR POSTASI ÜYELERI,
MERHABALAR, İYİ GÜNLER, ATİNA YUNANİSTAN’DAN

GEÇEN HAFTA SONU ATİNA’DA ALİMOS SEMTİNDE BURADA BULUNAN TÜM ESKİ İSTANBULLULAR’IN KÜLTÜR DERNEKLERİNİN İLK FESTİVALLERİ OLDU. YER ALAN DERNEKLERDEN BİRİSİ ATİNA’DAKİ BÜYÜKADALILAR KÜLTÜR DERNEĞİ OLDU.
BU FESTİVALDE ADAMIZIN ATİNA’DAKİ KÜLTÜR DERNEĞİ, KONUŞMALAR, DANS GRUBU VE BUGUNE KADAR BASTIRDIĞI KİTAPLARLA KATILDI. BU FESTİVALDE İSTANBUL’DAN VE ADALAR BELEDİYE BAŞKANI DR. MUSTAFA FARSAKOĞLU TARAFINDAN ATİNA’YI ZİYARET EDEN BAYAN YASEMİN GEDiK VE İSTANBUL’DA YAŞAYAN RESSAM KEREM UZEL YER ALDI. SİZE BU FESTİVALDEN FOTOĞRAFLARI GÖNDERİYORUM.
SİZLERİ SAYGIYLA SELAMLARIM,
ATİNA’DAN BÜTÜN ADALILAR SİZİ ÖPERİZ.
 
STATİS ARVANİTİS

Büyükadalılar Kültür Derneği üyesi Petro, Bayan Yasemin Gedik, fotoğrafçı Kerem Uzel, Statis Arvanitis.

Aya Yorgi pankartı önünde Statis Arvanitis

Büyükadalılar Kültür Derneği Dans Grubu.

Kapanış töreninden.

…………………………………………………11

From: İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ Subject: ADALAR KAMU OYUNA II
Date: October 15, 2009 9:41:52 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Derneğimiz, Heybeliada Kablo Mevkiinde olmaması gereken inşai bir faaliyete şahit olmuş ve

1. olarak Adalar Kaymakamlığı’ndan
2. olarak Adalar Belediyesi’nden
3. olarak Adalar Orman İşletme Şefliği’nden, mahallin mesul ve selâhiyet
sahibi resmi birimleri olmaları itibariyle bilgi istemiştir.
4. olarak da İlçemizden ayrıca sorumlu V Numaralı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden de bilgi taleb edilmiştir.

Bugüne kadar istemiş olduğumuz bilgilere, İstanbul V Numaralı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun dışında, bölgeden sorumlu ve
yekili 3 birimden de cevap alınmamıştır.

V Numaralı Koruma Kurulu’nun verdiği bilgilerden ise; Adaların 1/5000
ölçekli Nazım İmar Pılânı’nda “DOĞAL SİT ALANI SINIRLARINDA ORMAN
SAHASINDA” kaldığını ve Adalar Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün
Bölge Kurulu’na yolladığı 13.07.2009 tarih 775 sayılı dosya ile de esasen
durumdan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Ancak;

İmar pılânlarında yapılaşmaya kapalı olduğu görülen bu yere ait teklif
dosyayı Adalar Belediyesi’nin kanuni gerekçeler göstererek red etmesi
yerine V Numaralı Bölge Kurulu’na göndermesi ruhsat alınmadan yapıldığı
anlaşılan kaçak yapıya göz yumulduğunun işareti midir, yoksa değil midir?
Bu hususta V Numaralı Bölge Koruma Kurulu Müdürlüğü yazılarını efkâr-ı
umumiyenin oluşması babında Adalar kamu oyunun bilgilerine saygılarımızla
arz ederiz.

İSTANBUL 2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ
EUROPEAN CAPITAL OF CULTURE

T.C
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca; Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin durdurulması, yasal işlemlerin yapılarak, ilgili bilgi ve belgelerin ivedilikle Kurulumuza iletilmesini rica ederim.

Dr. A.Metin YILDIRIMLI
MÜDÜR

DAĞITIM
Gereği:
– Adalar Belediye Başkanlığı
– Orman Genel Müdürlüğü
– Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü

Bilgi:

– İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği

T.C KÜLTÜR VE TURÎZM BAKANLIĞI
İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü

Sayı : B.16.0.KVM.4.34.00.13/ 1676 İSTANBUL
Konu: İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada, 29\ .09.2009
Kablo Mevkii C tipi Mesire Yeri

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

İlgi: a) İlgilisinin 03.07.2009 tarihli dilekçesi

b) Adalar Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ nün 13.07.2009 tarih 775 sayılı yazısı

c) İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ nin 10.09.2009 tarih 38 sayılı yazısı

İstanbul İli, Adalar İlçesi, Adalar Orman İşletme Şefliği’ nin, Adalar Serisi Heybeliada Kablo mevkiinde bulunan ve Orman Genel Müdürlüğü’ nün 10/11/2008 tarih ve 170 sayılı olurlarıyla uygun görülerek tescil edilen Heybeliada Kablo Mevkii C tipi Mesire Yeri kiralama ve işleticiliği işi ile ilgili sözleşme 28.05.2009 tarihinde Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü ile yüklenici TROYKA Denizcilik Donatım İmalat Turizm Temizlik Gıda San. ve Tic..Ltd..Şti. adına Ömer Kozanoğlu arasında imzalanmış, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’ nün 23.06.2009 tarih ve 215.02/09270 sayılı emirleriyle onaylanan Heybeliada Kablo Mevkii C tipi Mesire Yerine ait 1/1000 ölçekli onaylı planı dilekçe ekinde sunulmuş olup, ilgili projenin Kurulumuz tarafında incelenerek, onaylı suretinin tarafına verilmesi ilgi (a) yazı ile istenmektedir.

İstanbul ili, Adalar ilçesi, Heybeliada, Alp Görüngen Caddesi, Kablo Mevkii 27 pafta, 100 ada, 5 parselin yanından başlayan “çamlık” vasıflı 30.06.1994 tarih ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda doğal sit alanı sınırlarında orman sahasında kalmakta olan alanın ilgi dilekçeyle Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nden kiralandığı belirtilerek gerekli müsaadenin verilmesi ilgilisince talep edilmektedir. Yazı ekinde 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plan örneği, 1/1000 ölçekli yerleşim planı, Orman İşletme Müdürlüğü ile ikinci kişiler arasında yapılan kira sözleşmesi, ihale şartnamesi Müdürlüğümüze iletilmiştir. Uygulamaya esas kararın gönderilmesi ilgi (b) yazı ile istenmektedir.

İlgi (c) yazıda; ekli fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla orman içinde ve kıyı kenar çizgisi dahilinde olduğu ve ahşap iskelet tarzından inşa edildiği görülen ve inşaatı ormanı kemirerek devam eden yapıya ve yere ait müdürlüğümüz arşivinde anılan yere ait vermiş olduğumuz bir karar, tasdik edilmiş bir mimari proje, fiili durumu müşahede eden bir zabit olup olmadığı, fotoğrafla tespit edilebilen bu yer hakkında yukarıda açıkça sorulan soruları açıklayıcı ve bilgilendirici cevapların tarafına bildirilmesi istenmektedir.

ADRES: Hobyar Mahallesi, Büyük Postane Cad. No:72 Kat:4 /Bahçekapı/Eminönü/İSTANBUL Tel: 0212- 512 09 20 Faks: 0212- 528 31 13

…………………………………………………12

Zaman, 15.10.2009
Aslıhan Köşşekoğlu

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=903608

Deniz dibinden çıkan atıklar sergilenecek

Deniz Temiz Derneği (TURMEPA), İstanbul’da yapılan temizleme etkinliklerinde denizin dibinden çıkarttığı birbirinden ilginç atıkları sergilemeye hazırlanıyor. Süt güğümü, mangal, masa, sandalye, bulaşık teknesi, damacana, koltuk değneği, kasetçalar ilk göze çarpan atıklar arasında.

TURMEPA Genel Sekreteri Levent Ballar denizden çıkanlar arasında kendisini en çok şaşırtanın elektrik süpürgesi olduğunu söylüyor. Çıkardıkları süpürgenin kablosunun kesik olduğuna dikkat çeken Ballar, “Atan kişi işime yarar diye kabloyu kesmiş, süpürgeyi denize fırlatmış olmalı” diyor. Ballar, Kınalı Ada’da çalıştıkları küçücük bir alanda bile 70 tane lastiğin çıktığını ifade ediyor. Uzun süre nemli ortamda kalmaktan oksitlenmiş ve üzeri kabuk bağlamış eşyalar İstanbul Kuzguncuk’taki TURMEPA binasının bahçesinde sergilenecek. Ayrıca İstanbul’da ilk defa böyle bir sergi gerçekleştirilmiş olacak. Sergilenecek eşyalar TURMEPA’nın Denizcilik ve Kabotaj Bayramı etkinlikleri çerçevesinde 1-5 Temmuz tarihlerinde özellikle adalar ve çevresinde yaptığı dip temizleme çalışmalarında dalgıçlar tarafından çıkarılmıştı. Levent Ballar, çıkarılan atıkların, insanımızın deniz temizliği konusunda yeterli hassasiyete sahip olmadığının göstergesi olduğunu ifade ediyor. “İstanbul’da yaşadığı halde denizi görmeyenler var. İnsan bilmediği bir şeyi nasıl sever ve korumaya çalışır” diyerek, bu hassasiyet eksikliğinin insanımızın denizi tanımamasından kaynaklandığını vurguluyor. Çalışmalarının sürdürülebilir olması için projelerinde devletin desteğini almaya gayret gösterdiklerini belirten Ballar, 2006’da başlayan ve 5 yıl sürecek “Sınırsız Mavi Projesi” eğitim içeriğinin ilköğretim müfredatına alınacağının sözünü aldıklarını sözlerine ekledi. Projenin Milli Eğitim Bakanlığı’yla ortak olduğunun altını çizen Ballar, ders içeriğini talim, terbiyeden geçtiğini, 2012’de ders kitaplarına alınacağını söyle

…………………………………………………13

http://tayprojesi.org

©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri – TAY Projesi

Panagia Kamariotissa



Türü: Kilise
Plan Tipi: Yonca
Yapım Tarihi: 14. yy
Evre: Son
Araştırma Yöntemi: Araştırma
Rakım:
Bölge: Marmara
İl: İstanbul
İlçe: Adalar
Köy: Heybeliada
Antik Adı: Halki / Khalkitis

Yeri: İstanbul ili, Adalar ilçesinde, Heybeliada’nın doğu tarafında, Değirmen Tepesi ile Makaryos Tepesi’nin birleştiği yerde, bugünkü Deniz Lisesi’nin iç avlusunda yer almaktadır.

Konumu ve Çevresel Özellikleri: Bizans Dönemi’nde bir manastırın kilisesi olan yapı, bugün askeri bölge içindedir ve özel izinle girilebilmektedir.

Araştırma ve Kazı: 1971’de T. Mathews, 1997 yılında ise E. Özbayoğlu tarafından araştırılmıştır. [Mathews-Mango 1973:117-127; Özbayoğlu 1999:251].

Tanım: Mimari Evreler: 14. yüzyılda yapılan manastırın, 1626’da Rus Kazakları’nın saldırısına uğradığı ve zarar gördüğü bilinmektedir [Eyice 1980:57]. 1672’de çıkan bir yangında manastırın kilise dışındaki tüm binaları yanmıştır. 1752’de restore edilen yapı, 1831’de Rum Ticaret Okulu, 1875’te Rum Yetimhanesi olarak kullanılmıştır. Kilise bir süre de askeri depo olarak kullanılmıştır ancak günümüzde işlevsizdir. Mimari Özellikler: Bugün oldukça sağlam durumda olan kilise, yüksek kasnaklı merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca (tetrakonkhos) planlıdır, doğu tarafındaki uzun bema tonozu dışa taşkın bir apsisle sonlanır, bemanın iki yanında da pastophoria odaları bulunur. Yapı dört yapraklı yonca plan ve Yunan haçı planlarının bir arada kullanıldığı ender örneklerden biridir [Mathews-Mango 1973:126]. Naosun iç ölçüleri 9.50×6 m genişliğindedir, bu özelliğiyle İstanbul’un en küçük kiliselerindendir. Köşe payelerinin içlerine birer niş açılarak iç mekan genişletilmiştir. Batıda yer alan kare planlı ve üzeri bir sundurma ile örtülmüş kısım kilisenin narteksidir. Taş ve tuğladan inşa edilmiştir [Eyice 1980:58-59, res. 163-174]. Bezeme Özellikleri: Doğu cephesi, Son Bizans Dönemi özelliği olan tuğla dizilimleri ile bezenmiştir. Yapının içinin ise orijinalde fresko bezeli olduğu ve bu bezemenin 1940’lara kadar varlığını sürdürdüğü bilinmektedir [Mathews-Mango 1973:129-130, res. 3, 17].

Buluntular:

Yorum: T.F. Mathews yapıyı, kullanılan gizli tuğla tekniğinden hareketle, 11. veya 12. yüzyıllara tarihlendirmektedir [Mathews-Mango 1973:122]. S. Eyice ise yapının Son Bizans Dönemi özelliklerini taşıdığını öne sürerek yapıyı 13. veya 14. yüzyıllara tarihlendirmektedir [Eyice 1980:61].

Tahribat:

Erendiz Özbayoğlu, “Heybeliada Yüzey Araştırması”, XVI. Araştırma Sonuçları Toplantısı (25-29 Mayıs 1998-Tarsus), Ankara (1999)115-126.

















Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: