Gönderen: adalarpostasi | 14 Ekim 2009

ADALAR POSTASI-2325: adalar’a vapur mopur derken kayık seferleri de başlamıştır!

http://cgi.ebay.com/c-1890-PHOTO-TURKEY-BOATMEN-CONSTANTINOPLE-IRANIAN_W0QQitemZ190340736702QQcmdZViewItemQQptZArt_Photo_Images?hash=item2c513126be

Müjdeler olsun!

Adalar’a kayık seferleri başlamıştır!

abİDO

* * *

ADALAR’da TARİHTE O GÜN:

23 Eylül 1895 Pazartesi günlü Heybeliada’da Ruhban Mektebi inşa olunmasına dair…

* * *

ADALAR’da BİR GÜN:

Büyükada, 12/10/2009 11:40

* * *

ADALAR’da HAVA DURUMU:

14 Ekim 2009 Çarşamba günü
Büyükada’da HAVA DURUMU*
hafif sağanak yağış
12-17ºC
% 47-87 nem
GB 35km/sa

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarınca

* * *

+
ADALAR’da NÖBETÇİ ECZANELER:

http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/nobet/liste.asp?lc=1&gun=14.10.2009

Burgazada’da Bülent Ecz. 311 81 15, Büyükada’da Deniz Ecz. 382 38 78, Heybeliada’da Hayat Ecz. 351 99 07, Kınalıada’da Kınalı Ecz. 381 41 51.

* * *
Cicely Mary Barker, The Wayfaring Tree Fairy.

* * *

1- “Adalar’a ‘mopur’ değil ‘vapur’ istiyoruz!” kampanyasına, 13 Ekim 2009 Salı günü 17:00 itibariyle toplanan 811 imza…

2- Engin Damcı: “Bugüne kadar uyguladıkları taktiklerle Adalar’ın sadedil ahalisini ufak ufak, yavaş yavaş, alıştıra alıştıra, vapura yarım saat var, atlıyalım şuradan motora dedirte dedirte Adalılar’ı vapurdan indirip motora bindirdiler sonunda. Onlar ise ruh yapılarına uyan geriye dönüşün belli ki keyfini çıkarıyorlar. Vapurların teknolojik yapısını doğru dürüst kopya bile edemeyen; “taklitçi bir zihniyetle” taklit etmeye kalkıştıklarında, bütün norm ölçüleri kendilerine benzetenler sonunda Adalar’ın vapur seferlerini de kendilerine benzettiler ya! Ne diyelim size?”

3- İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği: “Vapurlara nisbetle eksik, basit ve ilkel bir takım aracın Bostancı Adalar hattı içine sokuşturularak sulandırılmak istenen Şehir Hatları Vapur Seferleri için başlatılan hukukî sürece katkıda bulunacak müracaatlar cümlesinden olmak üzere Adalar kamu oyunun bilgilerine arz olunur…”

4- Deniz Tüfekçi: “Sayın A. Paksoy, Bugün Bostancı hattındaki seferleri özel motorları bir nevi ”kiralayarak” devrettiniz. Kuşkumuz yok ki yarın Kabataş hattını da aynı yöntemle motorlara devredersiniz. Yanlış anlamayın, bizim motorlarla, motorcularla bir sorunumuz yok, isteyen biner, istemeyen binmez. Liman işletmeciliği tarafından yeterli güvenlik tedbirleri alındığı belgelenmişse [?!] buna diyecek bir şeyimiz olamaz. Ancak siz görevinizi bir başka, belki de rekabet içinde olduğunuz bir kuruluşa bırakıyorsanız, bu başka bir şey…”

5- İpek Yagal Gül: “İDO’dan tarafıma gelen cevabı aşağıda okuyabilirsiniz…”

[…] “Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi” unvanına sahip […] İDO, diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamuoyu araştırması ile yolcu beklentilerini ölçümlemiştir. Bu saha araştırmalarında, Ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, ‘seferlerin arttırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz?’sorusuna olumlu yanıt vermiştir. […]

6- Avni Kurtuldu: “Muhtarımız Sn. Rafet Garip’le yaptığımız görüşme neticesinde tüm imzaların tek elde toplanmasına ve eylem planının oluşturulması için biraraya gelinmesine karar verilmiştir. Daha sonra Sn. Rafet Garip’le yaptığımız telefon görüşmesinde [13 Ekim] Çarşamba günü saat 16:00’da Büyükada-Adaevi’nde toplanılacağını öğrendik. Bu durumda tarafların ellerindeki imzalarla belirtilen yer ve saatte buluşmaları ivedilikle eylem planının oluşturulması için önem arz etmektedir…”

7- Rabia Gürol: 13.10.2009 Salı günü (bugün) 16:30 Kabataş-Adalar, Paşabahçe vapuru idi. O lodos fırtınasında sadece o çalıştı. Benim anlamadığım ise bu Paşabahçe Vapuru’nu, Ocak ayında hurdaya ayırıyorlarmış! Bence dünyanın parası verilerek yaptırılan 6 tane işe yaramaz vapurları hurdaya ayırsınlar…”

8- Avedis Hilkat: “Kabataş’tan kalkan tarifeli 16:30 seferi (Paşabahçe) vapuru Moda açıklarında tehlike atlattı. Dalgaların yer yer 3 m’yi buldugu fırtına Kaptanın maharetli manevra seyriyle 1.5 saate Kınalıada İskelesi’ne zor yanaştı. Kınalıada yolcuları vapurdan inişte kaptanı uzun alkışlarla tebrik ettiler…”

9- Eşref Tümer: “Lodos’tan korkan kaptanları olan, vapurların rota tabelalarını koymayı bile beceremeyen —herhalde okur-yazar değiller— miçoları olan, vapur seferlerini organize edemeyen, vapurları mopur diye adlandıran ve bir fırtınada havlu atan İDO’yu tebrik eder, hizmet anlayışlarına aynı kararlılıkla devam etmelerini ve durmamalarını temenni ederiz…”

10- Bugünkü gün başlayacak 34. İnterferry Kongresi’nde, güneybatı’dan 35km/saat hızıyla esmesi beklenen Lodos çalkantısında, ev sahibi İnterferry Başkanı/ İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, Norveç denizlerine göre tasarlanmış deniz otobüslerini bu sularda yüzdürebilmek azmiyle biçare hop oturup hop kalkacaktır! Dahası “bu çirkin tekneler de ne?” “o güzelim vapurlarınız nerede?” diye soranlara kim bilir ne palavralar atacaktır?

11- Emine Çiğdem Tugay: “Lodos fırtınasından mı nedir :(!?:) ne yazık ki bir türlü biraraya gelip de ‘mopurlarımız’la İnterferry’nin kapısına varamadık!”

– Begüm Yavuz: “Yarın sabah erkenden Mustafa Bey’i arayacağım… E-mail üstüne email yazdım telefonla aradım lakin ulaşamadım…”

– Handan Altıneller: “İDO’yu 12’den vurmak konusunda ise evet çok haklısınız, bu toplantıya kesinlikle Belediye Başkanı ve ilgili zevat katılmalı, bizi sanırım zaten içeri almayacaklar, hatta ADALAR POSTASI’nı sanırım ki takip edip okuyorlar, hazırlıklarına bir de bizi engelleyecek çalışmalar ekleyeceklerinden adım gibi eminim…”

– Fatma Artunkal: İstanbul Şehir Hatları vapurlarını yoketmek, gerçekten de bir ‘yaşam kültürü’nü yoketmektir ve  ‘şiddet işi’dir ve ben kendimi şiddete maruz kalmış hissediyorum…

– Begüm Yavuz: “Şimdi telefonuna yazılı mesaj gonderdim Mustafa Bey’in, ‘tak’ dedi Meclis üyesi Hıdır Uvaçin aradı”

– Mustafa Farsakoğlu: “Konuyla ilgili olarak 5 Ekim’deki Belediye Meclis toplantısında ayrıntılı bilgi verdim, konunun siyasetin dışında tutulması gerektiğinde tüm meclis üyeleri görüş birliğine vardık ve toplantıda bulunan elli kişi de bunu duydu. Belediye’nin yerine sivil örgütlerin bu konuda öncü olmalarının daha doğru olacağı vurgulandı. Belediye çalısanlarının da katkısıyla dört bine yakın imza toplandı, İDO Genel Müdürü’yle de görüştüm, dilekçe fotokopileri de kendilerine gönderildi, işlerinin yoğunluğu nedeniyle yüzyüze görüşmeyi sanırım önümüzdeki hafta yapabileceğiz…”

– Mükerrem Atıcı: “34. İnterferry Konferansı”nda, ‘Vapularımızı Geri İstiyoruz!’ kampanyasına katılan tüm aradaşlarımız katılamasa bile bir avuç  kişiyle de olsa sesimizi duyurmak iyi olur düşüncesindeyim…”

– Oya Koca: “Haydi Istanbullu Vapurunu SEÇ; AKP’li Belediye Başkanı Seçmezsen MOPUR’unu SEÇ!”

12- Ugo Antonio Corintio: “Büyükada Kumsal’dan gün batımı…”

13- Ugo Antonio Corintio: “Büyükada İskelesi TURİNG Kahvehanesi’nden gün batımı…”

14- “Tavşanadası Manastırı..”

ADALAR POSTASI’nin 2325. sayısında:
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/14-2325.html

)O(

* * *

BİR de BALIK:

…………………………………………………1

From: adalar.postasi@gmail.com
Subject: adalar’a mopur degil vapur istiyoruz!
Date: October 14, 2009 5:02:28 PM EEST
To: baskan@ibb.gov.tr, info@ido.com.tr, binali.yildirim@tbmm.gov.tr, hnaiboglu@denizcilik.gov.tr
Cc: adalar@istanbul.gov.tr, mustafafarsakoglu@adalar.bel.tr, adalar.postasi@gmail.com

26.9.2009

ADALAR’A
MOPUR DEĞİL
VAPUR İSTİYORUZ!

[ ilgili arzuhal şu adreste: http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html ]

ADALAR POSTASI
adalar.postasi@gmail.com
htpp://adalar-postasi-guncel.blogspot.com

Emine Çiğdem Tugay, Handan Altıneller, Şirin Ünal Kahraman, İpek Yagal Gül, A. Armağan Portakal, Davut Berker, Tuba İlkmen Şenay, Pınar Örtel, Yaşar Özürküt, Recep Yarlığan, Yasemin Baran, Tugay Kartal, Arif Pırnal, Begüm Yavuz, Fethi Okyar, Selda Arkan, Pınar Turhan, Ayşe Çağlar (Prof. Dr.), Birsen Sezgün, Sasa Vasiliadiz, Selah Özakın, Aris Kyriazis, Pınar Satıoğlu, Hakan Satıoğlu, Arif Çağlar (Dr.), Gökhan Akçura, Oya Koca, Orhan Bursalı, Sara Beşkardeş, M. Cemal Beşkardeş, Ali Fuat Beşkardeş, Ahmet Can Beşkardeş, Zehra Taşman, Fatma Samiye Beşkardeş, Selma Kurdakul, Cem Ertekin, Ömer Faruk Beşkardeş, İzzet Beşkardeş, Fatma Artunkal, Mercan Bursalı, Meryem Bursalı, Nisan Özdoğan, Seza Artunkal, Akgül Baylav, Cahit Baylav, Ayşe Bilgin, Ali Bilgin, Kerem Khan, Uğraş Salman, Mehmet Selim Tugay, Canan Alioğlu, Engin Damcı, Nesrin Yazıcı, Mehmet Onaner, Muharrem Demir, İsmail Serdar Demir, Alper Dizdar, Ender Eren, Ersin Güneralp, Seda Zobaroğlu, F. Nur Çakmak, M. Berken Çakmak, Musa Çakmak, Nesimi Büyükbabani (Prof. Dr.), Melek Kızıldağ, Arif Kızıldağ, Aziz Kızıldağ, Keklik Kızıldağ, Deniz Kızıldağ, Derya Kızıldağ, Çağlar Kızıldağ, Menteş Azuz, İlkay Kurdak, Istatis Arvanitis, Kenan Yüksel, Sibel Yüksel, Sinan Yüksel, Aykut Yüksel, Gamze Yüksel, Gülsevil Tüzün, Işık Meriç, Kaya Onur, Gönül Kurtkan, Kuten Kurtkan, Alanur Kurtkan, Altuğ Kurtkan, Sezin Kurtkan, Feride Özmat, Mustafa Özmat, İsmail Özsürücü, Nevin Özsürücü, İrem Özsürücü, Berkay Özsürücü, Nirva Özsürücü, Vildan Kaçar, Mete Kaçar, Ayşe Şive, Baturer, Avni Baturer, Burcu Özgültekin, Doğan Özgültekin, Deniz Özgültekin, Ayda Arel (Prof. Dr.), Selçuk Gül, Şebnem Aksan (Prof. Dr.), Nevin Arpaçay, İsmail Baysal, Sema Baysal, Gökhan Baysal, Ataol Behramoğlu, Hülya Behramoğlu, Barış Behramoğlu, Eren Sagay, Bingül Durbaş, Füsun Başer, Ron Rose, Emma Rose, Kerim Rose, Tiraje Dikmen, Dilek Zaptçıoğlu, Jurgen Gottschlich, Nilgün Cerrahoğlu, Ali Şenalp, Esen Çamurdan, Mine Baysan, Celâl Karaca, Ahmet Tanrıverdi, Hüsnü Fikri Karaman, Nurettin Karaman, S. Ufuk Tatlı, Nazaret Gezer, Mircan Göçer, Nuran Çelik, Levon Çelik, Uğur Ademoğlu, Harun Keşiş, Mustafa Altıneller, Can Altıneller, Cem Altıneller, Stelki Triyandafilidis, Ömer Faruk Şenay, Yurdanur İlkmen, Oğuz Argon, Eda Yurdakul, Nur Kızıltuğ, Celâl Kızıltuğ, Esra Kızıltuğ, Selçuk Kızıltuğ, Dilek İçinsel, Nezih Bayraktar, Ayşegül Bayraktar, Damla Bayraktar, Asuman Demir, Serap Güre Şenalp, İrini Notis, Diamandis İliadis, Uğurhan Öksüm, Efe Rıfat Öksüm, Umut Deniz Öksüm, İnciser Sayın, Emine Tosun, Zeynep Kalender, Serap Erdem, Hülya Balkay, Necdet Balkay, Bülent Baviker, Metin Karadağ, Rabia Gürol, Ayşegül Beton, Filiz Tokcan, Ceylan Yüceoral, Işık Yüceoral, Selen Tokcan, Sema Miller Çamurdan, Kâmil Masaracı, Yeşim Bayrak, Elif Acar, Hakan Senemoğlu, Semiha Baltacı, Baki Nedim Baltacı, Rezan Peya Gökçen, Tülay Çellek, Erendiz Özbayoğlu (Prof. Dr.), Sakine Fındık, Neşe Kıldacı, Murat Özen, Kâzım Şakar, Mustafa Gök, Mustafa Erol Yazman, Mustafa Araç, Ramazan Özen, Osman Yürük, Turgay Şakar, Zeynel Çelik, Ender Özbey, Yako Nigri, Melih Ürkmez, Ömer Ürkmez, Hacer Ürkmez, Hakkı Gezgin, Lütffiye Gezgin, Ali Murat Gezgin, Mahmut Bağrıyanık, Osman Yazıcı, Erol Çelik, İbrahim İşleyen, Sandy Ongan, Gülçin Delice, Satı Kıbıç, Cemal Uluca, Halil Özen, Şaban Güney, Ümit Ünal, Kemal Şakar, Hüseyin Çelik, Perihan Şakar, Leyla Demirkol, Derviş Güler, Galip Uçan, Salih Kuru, Musa Kâzım Biçer, Erkan Araç, Erol Kösciler, Hasan Kösciler, Gencay Ünal, Ali Tunç Şenbir, Mustafa Kerşit, Yücel Yıldırım, İsmail Gül, Murat Akdemir, Bayram Kaya, Osman Özen, M.Ali Vural, Hüseyin Aydın, Nazmi Arslan, Kadir Duman, Funda Gök, Necmettin Yödem, Cafer Şakar, Ruhser Şakar, Neslihan Şakar, Fatma Şakar, Rahime Aydın, İrem Aydın, Gülabi Şakar, Kemal Şakar, Leyla Şakar, İbrahim Yazganoğlu, Tuğrul Akoğlu, Sabri Poyraz, Hayrettin Kızılkaya, Celal Arpa, Tanla Özer, Selma Kösoğlu, Mahmut Öztürk, Seta Sahakyan, Fatma Ekşi, Gülsun Gürol, Ferhat Pehlivan, Filiz Altınbaş Yılmaz, Güney Kurdak, Deniz Kurdak, Mehmet Gözgücü, Ferda Erdinç, Hande Solakoğlu, Buket Uzuner, Murat Adalı, Süleyman F. Başaka, Sara Bahar, Nalan Cezer, Zübeyde Duran Dizdar, Feryâl Orhon Basık (Prof. Dr.), Celâlettin Basık, Birge Elif Basık, Makbule Orhon, Eşref Tümer, Adnan Mete, Can Öroğlu, Semra Öroğlu, Kıvanç Öroğlu, Güvenç Öroğlu, Dimitri Koçias (Taki), Nilgün Karsan, Başar İsmail Çetinelli, Kemal Çetinelli, Hüseyin Ateş, Kadir Çınar, Yusuf Çetin, Hüseyin Ünal, Kemal Satık, Müslüm Işık, Hüseyin Demir, Bayram Çiftçi, Yakup Şahin, Ekrem Hacı, M. Nuri Şahin, Hasan Işık, Rafel Çalışkan, Ahmet Emre, Sıracettin Şahin, Selahattin Altundağ, Turan Gürsözlü, Doğukan Kaynak, Hakan Gürsözlü, Kutbettin Atayan, Dursun Çelik, Turgay Çelik, Emrah Dursun, Zafer Aslan, Salih Çiçek, İsmail Hallaçoğlu, Nazmi Yüncü, Burhan Çiçek, İlyas Tetik, Siyami Tekin, Adem Söylemez, Rıza Girginer, Nedim Camer, Yavuz Üstünel, Aziz Tomar, Suat Kirpik, Özkan Çolak, Recep Altunbaş, Mura Çevik, Selahattin Şahin, Recep Şahin, Herekel Tokatlı, Alaaddin Karsan, Ersoy Tümay, Mustafa Atılgan, Nihat Atılgan, Murat Atılgan, Erdoğan Demir, Kâmil Dala, Göltan Getek, Kemal Kumlutepe, Kemal Şahin, Akın İdigül, Fikret Gedik, Salih Yakut, Mustafa Çalışkan, Engin Vay, Ayşe Yıldırım, Birsen Gürdağ, Esma Çetin, Münire Kocatepe, Veysel Öner, Rabia Sezer, Tuncay Duman, Atakan Söğüt, Tekin Söğüt, Süleyman Söğüt, Cafer Distas, Rüstem Kaya, Melahat Koç, Sertaç Dokuzer, Nureser Koç, Şaheser Özbalçık, Taceser Ergül, Şaziment Çolak, Fatma Küçüker, Burhan Yalçınçıray, Fikriye Akkemik, Mücella Ceylan, Mehmet Ceylan, Gönül Coşkuner, Remziye Çiftçi, Veli Çiftçi, İlker Çiftçi, İzzet Özacar, Güler Sarıgül, Ergün Sarıgül, Mustafa Güncan, Halil Çelen, Necdet Simdim, Hürriyet Yılmaz, Fevzi Miletli, Deniz Vaylayan, Meliha Barışkan, İsmail Yıldemir, Mustafa Gültekin, Eyüp Gültekin, Sevim Oğuz, Aysel Yazgu, Ruhugül Yaşar, Esra Tokmak, Hakan Zeyrek, Ayşe Tokmak, Nebahat Erdoğan, Sofia Koredis, Kamil Ceylan, Mualla Ceylan, Emine Miletli, Sabahat Bilensoy, Ender Varlık, Emine Kanbur, Nermin Yılmaz, Nilgün Koçtaş, Aynur Koçtaş, Aynur Bostan, İrem Erman, Aysel Sözer, Sami Başat, Kadir Dönmez, Gül Ersan, Nezmi Başbozkent, Ali İçin, Gürel Çoban, Zuhal Çetin, Vural Bereket, Eşref Arlı, Ayla Dönmez, Seyfetullah Taş, Kutbettin Taş, Murat Güneş, Yusuf Öztürk, Sema Damcı, Nefise Kayar, Güven Önen, Celal Önen, Fehime Merttürk, Günaydın Merttürk, Behçet Merttürk, A. Nazif Aydın, Sevgi Kunal, Habibe Terzi, Cesim Karasu, Turan Karasu, Serekan Erol, Serdar Karasu, Feyyaz Karasu, Rafet Karasu, Fırat Karasu, Erdal Karasu, Yusuf Öztürk, M. Emin Taş, Mehmet Taş, Abdülbaki Taş, Şefik Taş, Veysel Karasu, Ferman Aksu, Taner Erol, Mert Pala, Yavuz Çelik, Fadime Himmet, Hatice Özacar, Kadriye Sevin, Ünal Çelik, Tolga Itmeç, Yasemin Itmeç, Nevriye Yıldırım, Işıl Türk, Ayşe Eryaz, Bülent Er, Lale Göral, Asiye Özkan, Gönül Atak, Aydın Senbir, Cihan Talay, Esin Özbay, Kâzım Önel, Sercan Önel, Güler Dilmaç, Nurcan Arız, Yaşar Turan, Haşim İnatlı, Nurcan Karadağ, Şerife Can, Fesih Zencir, Atilla Kılıç, İsmet Sert, Ayten Atılım, Mustafa Levent, Kamil Orhan Güngör, Kezban Avşar, Cihat Yılmaz, Selami Vural, Yaşar Öner, Doğan Önder, Osman Levent, Davut Yıldırım, Ramazan Gencer, Haskız Albayrak, Fatma Başçılar, Burhan Deniz, Fidan Bozkırt, Turan Pala, Hava Özkaradeniz, Emin Özkaradeniz, Kemal Anaç, Celâl Anaç, Aysel Ay, Sinan Karasu, Safiye Çelik, Çetin Evdiz, Yaşar Türkmen, Fethi Yeşil, Ayşe Boz, Oya Özdemir, Neslişah Demirel, Akın Demirel, Kahraman Özdemir, Alaaddin Merttürk, Reyhan Merttürk, Ayşe Yanık, Hamide Günay, Fatma Şen, Tahsin Karataş, Gülçiçek Taşdemir, Aysun Duman, Büride Kayhan, Yuana Tukatlı, Nermin Ateş, Şevket Gülyar, Güzide Sarıbayraktar, Öznur Özana, Emine Mete, Sonay Balcılar, Fidaye Balcılar, Leyla Dönmez, Cemile Atalay, Hülya Kazancı, Murat Arlı, Vahdettin Zeren, Y. Aykut Çalık, Mukaddes Çalık, Erhan Bayram, Metin Bayram, Erdal Özkaynak, Mevlût Erdoğan, Ahmet Ünsal, Zehra Gürçay, Sebahattin Saraman, Tahsin Atılgan, Abdullah Atılgan, Abdullah Tuğlu, Hüseyin Tuğlu, Hamdi Güreş, Ansude Baytaş, Erol Baytaş, Pelin Baytaş, Tekin Zencir, Kalender Öney, Döne Türk, Seran Kahvecioğlu, Saliha Öcal, Gülsüm Emzikli, Ayla Karsan, Cemalettin Pelit, Serdar Özlük, Feyyaz Karasu, Mustafa Kaymaz, Yaşar Turgut Alp, Vilma Agopyan, Gülsüm Ok, Mine Kuşadalı, Fatma Yeğiner, Fatma Turna, Nebahat Çelik, Azmi Demir, Sevgi Altın, Emine Yılmaz, Murat Yılmaz, Zübeyde Balcı, Bahar Honet, Emine Akgün, İsmail Balcı, Kezban Koçyiğit, Gökhan Kaplan, Bekir Peker, Okan Aydın,Gunnar Köhne, Adnan Fındık, Deniz Fındık, İlyas Güler, Fatma Güler, Rıza Güler, Nilgün Güler, Seçkin Güler, Abidin Güler, Dawn Güler, Evrim Güler, Elyana Emilya Güler, Özlen Tümer (Dr.), Kubilay Beyhan, Reyhan Oksay, Zeynep Alemdar, Murat Tandoğan,Gonca Baviker, Ersin Saran, Tanya Özkan Saran, Bakır Yeğenoğlu, Gülhan Çakır, Hasan Yazıcı, Nejat Kâmil, Cemal Şakar, Mithat İlikçi, Berç Yazmacıyan, Ömür Güner, Mine Levent, Döndü Şener, Muhammet Tanık, Şeküre Çelen, Bircan Çelen, Cenan Kılınç, İsmail Tanrıverdi, Aynur Tanrıverdi, Azra Tanrıverdi, Fevzi Yorulmaz, Sevim Yorulmaz, Cenk Yorulmaz, Ayşın Baykan, Melda Çift, Aymelek Erdemir, Nursevil Özel, Aget Gülçiçek, Necla Kıncı, Altan Kılınç, Ramazan Temel, Eldebran Akünal, Ayten Sabis, Şeyma Dal, Şule Halatçı, Meral Ataç, Avni Kurtuldu, Selen Koca, Cüneyt Kurtuldu, Yeşim Ortaç, Zeynep Külek, Eser Ertuğrul, İhsan Şimşek, Peker Seyhan, Mithat Seyhan, Melahat Bayraktar, Tülin Halit, Habibe Çaşkurlu, Uğur Çaşkurlu, Ümit Tekin Önsal, Melike Önsal, Özlem Özvarış, Nesimi Özvarış, Recep Demirak, Selvinaz Demirak, Heylin Seyhan Sezginsoy, Yeşim Garip, Fadıl Teper, Nevhide Teper, Vildan Hanım, Beki Molho, Refail Molho, Sara Molho, Coya Motola, Moiz Motola, Natan Fermon, Diana Motola, Adel Katz, İshak Katz, Sima Molho, Burçak Demirok, Gülsen Bakiler, Ezel Garip, Kubilay Ertuğrul, Füsun Güneygül, Zuhal Kalender, M. Onur Emral, Serdal Yaşar, Kâmil Şahin, Muhammet Ali Çeniz, Galip Uçan, Sadık İmamoğlu, Hadiye Adakan, M. Emin Kelen, Turgay Önal, Yorgo Yorgiyadis, Saadet Öztürk, Serdar Coşar, Fatma Coşar, Hera Avedian, Tahsin Çiftçi, Selahattin Orhan, Kâmil Akın, Fehmi Akkaya, Arzu Savatlı, Hasan Savatlı, Tuğba Aküzüm, İsmail Aküzüm, Rahime Aydın, Şaban Tanık, Selçuk Toşdu, Fanayoti  Nikolaidas, Batuhan Tanık, Şeyma Baharoğlu, Alin Uzman, Halim Güngör, Semra Has Çırpıcı, Arif Bozuçurum, Tuğçe Karsan, Tahsin Çiftçi, Ergün Sarıgül, Güler Sarıgül, Gülsen Aydemir, Gürsel Kaya, Abdullah Yıldırım, Yakup Sevinç, Salvo Bener, İris Kürkçübaşı, Erdoğan Güneş, Serhat Yüksel, Banu Yıldız, Neamo Kanitler, Armen Alacef, Özgür Bozkurt, Alman Bahar, Aslan Şirin, Duygu Çakır, Nazlı Denli, Tiginçe Oktar (Prof. Dr.), Taylan Karaduman, Hayati Önel, İlyas Yıldırım, Engin Paşa, Bereo Kuyumcu, Maria Maltezos, Lena Shulte, Mihal Manara, Noula Manara, Yasemin Yılmaz, Kâmil Yılmaz, Stelyo Karayani, Nursu Dönmez, Hatice Karakaş, Mikail Paşa, Serdar Köşker, Edibe Köşker, İlyas Yirmi, İspir Carcar, Simon Köşker, Ayfer Köşker, Erol Günay, Ferda Ertürk, Hamdi Çelik, Bülent Albayrak, Berker Albayrak, Reyhan Albayrak, Sabri Ertekin, İsmail Yıldırım, Sara Köşker, Mihail Köşker, Sultan Dilmaç, Fatma Dilmaç, Orhan Dilmaç, Fetma Dilmaç, Duygu Sütçü Girit, Olgaç Sütçü, Nafiye Dilmaç, Ramazan Dilmaç, Deniz Koç, Ozan Dilmaç, Okan Dilmaç, Sasi Nikolaidis, Yani Nikolaidis, Sotiriya Papadoplus, Mariya Coli, Naciye Dilmaç, Mariya Paşa, Hülya Yirmi, Ayşe İmil, Sotici Hacıyanakos, Kostandi Talyaduro, Vasil Lemopulo, Kâmuran Yalınca, Andın Lauter, Leman Taşkın, Güldane Milas, Rika Pandelara, Elçin Durmuş, Ayhan Aktaş, Suyun Tülbençi, Paulos Pandelara, Enzi Durmuş, Efe Durmuş, Aygin Güraslan, Emre Kayıkçı, S. Selen Sağlam, Özdemir Feyizoğlu, Zeynep Güzeldoğu, Ulaş Güzeldoğu, Talin Etyemez, Manuk Etyemez, Serda Etyemez, Fatoş Kendir, Janet Bilmen, Raffi Etyemez, Arman Etyemez, Zabel Etyemez, Tunç Öner, Ari Etyemez, Natali Etyemez, Ayk Etyemez, Annik Ableoğlu, Pier Ableoğlu, Ender Merter, Işıl Merter, Tankut Merter, Gökcin Merter, … (13 Ekim 2009 Salı günü 17:00 itibariyle toplanan 811 imza…)

…………………………………………………2

From: ENGİN DAMCI
Subject: MOPUR DEĞİL VAPUR VAPUR
Date: October 13, 2009 1:11:01 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Vakit-i şerifleriniz hayırlı olsun vesselâm

NE DESEM SİZE? BİLMEM Kİ!..

1846’dan bu yana Adalar böyle bir irticai oldu bittiye maruz kalmamış olmalıdır… Böyle bir geriye gidişi yaşamamıştır herhalde…

Ademoğlunun gün be gün ilerlemeye baktığı alemde, Sivriada’ya semazen şeklinde tüy dikmeye kalkanların geriye doğru hareketlerine, Adalılar’ın maruz bırakıldığını hayret hatta ibretle görüyoruz.

Bugüne kadar uyguladıkları taktiklerle Adalar’ın sadedil ahalisini ufak ufak, yavaş yavaş, alıştıra alıştıra, vapura yarım saat var, atlıyalım şuradan motora dedirte dedirte Adalılar’ı vapurdan indirip motora bindirdiler sonunda. Onlar ise ruh yapılarına uyan geriye dönüşün belli ki keyfini çıkarıyorlar.

Vapurların teknolojik yapısını doğru dürüst kopya bile edemeyen; “taklitçi bir zihniyetle” taklit etmeye kalkıştıklarında, bütün norm ölçüleri kendilerine benzetenler sonunda Adalar’ın vapur seferlerini de kendilerine benzettiler ya! Ne diyelim size?

Mürteci mi?

Bir de ehemmiyet kesbeden hadisenin biri şudur:
Bizler deniz ortasında yaşayan, bundan hoşlanan, denizi seven tabiatıyla da her tür deniz araçlarına ilgi duyanlardan sayılırız. Motör ve türlerine karşı olmamız da söz konusu değildir. Hini hacette motoru da kullanırız kayığı da. Ancaaak!.. Nasıl deniz otobüsüne deniz otobüsü iskelesinden biniyorsak; motora motor iskelesinden, kayığa kayık iskelesinden, vapura da vapur iskelesinden binmek isteriz. Yoksa ne motorlara karşı olabiliriz ne de motor işleten kardeşlerimize. İşimiz sapla samanı, şapla şekeri karıştıranlarladır. Görülen köye göre, birileri kaytaklıklarının saikıyle, Adalar’ın vapur yolcularıyla motor sahiplerini ve motor emekçilerini karşı karşıya getirmenin şeytani tezgahını mı kuruyor? Ne desek acaba?..

Pırovokatör mü?..

İşletmeye talip oldukları şehir hatlarının bütçesini çar çur ederek; güya halka da sorarak inşa ettirdikleri tipsiz, şekilsiz, dubadan farksız, durgun su veya nehir gemisi mi her neyse Marmara’ya uymayan şalapolara harcayanların, Adalar’a verecekleri bir şeylerinin olmadığı da ortaya çıktı.

Marmara denizine göre dizayn edilmiş, endazesi biçilmiş BOSTANCI, SEDEFADASI, İNCİBURNU isimli, yüksek bordalı gemilerimizi liman içinde kullanarak, en küçük hava muhalefetinde seferleri iptal ederek, Adalar halkına yüksek fiyat uygulaması da yapmak suretiyle vapurlara kıyasen iptidai ve basit kalan ucuz motorlara binmeye zorlamalarına ne diyelim? Bilmem ki…

Zorba mı?..

Engin DAMCI

…………………………………………………3

From: İSTANBUL ADALARI KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARINI KORUMA DERNEĞİ
Subject:
Date: October 13, 2009 1:41:35 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Vapurlara nisbetle eksik, basit ve ilkel bir takım aracın Bostancı
Adalar hattı içine sokuşturularak sulandırılmak istenen Şehir Hatları
Vapur Seferleri için başlatılan hukukî sürece katkıda bulunacak
müracaatlar cümlesinden olmak üzere Adalar kamu oyunun bilgilerine arz
olunur.

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ

Sayı : 42

Konu: Vapurdan motöre rücu

Büyükada, 11 Ekim 2009

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

“88 Gemi ve 86 iskeleyle dünyanın en büyük araç ve yolcu deniz taşımacılık şirketi” ve “33 hatta sefer” yaptığını iddia eden, kısaca İDO isimli şirketinizin, Bostancı ile Adalar arasında sefer yapan yüksek bordalı vapurlarının sefer hatlarına ve iskelelerine sokuşturmaya veya yamamaya çalışmakta olduğunuz SS. Mavi Marmara isimli motörlü taşıyıcılar kooperatifiyle aranızdaki akdedilmiş anlaşmanın ve bu amaca matuf ihalenin:

a) Hangi amaçla yapıldığının açıklanması ve ayrıca,
b) Genel idari şartnamesinin,
c) Hizmet alım sözleşmesinin,
d) Özel teknik şartnamesinin,
birer kopyalarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na istinaden İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne verilmesi hususunu emir ve müsaadelerinize saygılarımızla arz ederiz.

Arif Çağlar
(Başkan)

Bilgi için:
B.Ş.Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne

Adres:
İSTANBUL ADALARI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI
KORUMA DERNEĞİ
e-posta: adalarkoruma@adalarkoruma.org
elektronik ağ: http://www.adalarkoruma.org
Güzeller Sokak No. 30 Büyükada – İstanbul

…………………………………………………4

From: DENİZ TÜFEKÇİ
Subject: İDO genel müdürüne açık mektup
Date: October 14, 2009 12:56:25 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

From: Deniz TÜFEKÇİ
To: Deniz Emin Tüfekçi
Sent: Wednesday, October 14, 2009 12:43 PM
Subject: yazı

Sayın Ahmet Paksoy,
İDO Genel Müdürü
İstanbul

Bir kamu kuruluşunun başındasınız. Kamu kuruluşlarının öncelikli amacı hizmet üretmektir. Bu hizmetin üretilirken kârlılık yaratıp yaratmayacağı konusu ikincil bir konudur. ”Zarar ediyoruz” gerekçesiyle asıl işiniz olan kendi bünyenizdeki vapurları devre dışı bırakarak kiralama yöntemiyle özel deniz taşıtlarını bünyenizde çalıştırmaya başlamanız, işinizde hem başarısız olduğunuzun belgesidir, hem de bulunduğunuz makamı gereksiz işgal ediyor olduğunuzun belgesidir. ”Zarar ediyoruz bu hatların çoğundan” diyerek yarın diğer vapur seferlerini de kaldıracaksanız, sormazlar mı size “neden işgal ediyorsunuz o müdürlüğü?” diye…

Bu hafta içinde İnterferry toplantısı yapılacak, başkanı seçildiğiniz bu kurumun üyesi olan Yunanistan’daki feribot işletmeciliğini yürüten devlet kuruluşunun başındaki müdüre, ”Zarar ettiğiniz Meis, Kos, Thylos…vs. vs. seferlerini iptal edip yerine çatana çalıştırsanız ne olur?” şeklinde bir soru sorsanız acaba ne gibi bir tepki alırsınız? Muhatabınız, “O zaman beni buraya neden müdür olarak atadılar” demez mi?

Sayın A. Paksoy,
Bugün Bostancı hattındaki seferleri özel motorları bir nevi ”kiralayarak” devrettiniz. Kuşkumuz yok ki yarın Kabataş hattını da aynı yöntemle motorlara devredersiniz. Yanlış anlamayın, bizim motorlarla, motorcularla bir sorunumuz yok, isteyen biner, istemeyen binmez. Liman işletmeciliği tarafından yeterli güvenlik tedbirleri alındığı belgelenmişse [?!] buna diyecek bir şeyimiz olamaz. Ancak siz görevinizi bir başka, belki de rekabet içinde olduğunuz bir kuruluşa bırakıyorsanız, bu başka bir şey.

Yaptığınız uygulama rekabeti koruma kurumunun ilgi alanına girebilir, çok ağır bir bedeli ceza olarak ödeyebilirsiniz. Aldığınız karar rekabeti yok etmektedir. Özel motorların çalışmalarına olanak sağlamayan bir karardır. Kendi geminiz yerine motor kiralayarak tarifenizde söz verdiğiniz şartları, süreyi, yerine getirmemektesiniz. Daha kötü şartlarda olduğu halde aynı ücreti almaktasınız. Ne büfelerde satılan ürünlerin fiyatı aynı koşuldadır, ne de fiziki şartlar aynıdır.

Siz, gemilerinizde yangın dolaplarının üzerine yangın işareti olan (Y) harfini kaldırmayı, Türkçe dilinde Yangın kelimesini yok sayıp, gemilerinizde Fire (F) işaretiyle yangın dolaplarını işaret ederek sözüm ona ”çağdaşlaştığınızı” sanıyorsunuz. İstanbul limanı için uluslararası bir koşul içermeyen bu uygulamalarla uğraşmak yerine (sanki gemileriniz İngiliz turist taşıyor ya da personeliniz Türkçe bilmiyor) işinizi tam olarak yapmayı deneseniz, Ada seferlerini kendi bünyenizdeki gemilerle yapsanız, sanırım daha doğru bir adım atmış olursunuz.

“İDO özelleştirilecek!!!” savıyla bu uygulamalara ön ayak olan bir genel müdür olarak bilmeniz gereken şudur: özelleştirilme sonucu yeni işletmeciler ya ”Kâr etmiyoruz” gerekçesiyle ya ”fahiş fiyatlarla” sefer yapılacak ya da Adalar’a yapılan seferler iptal edilecektir. Bu ilkelliğin, barbarlığın ”ekonomik” açılımından başka bir şey değildir. Kâr etmiyor gerekçesiyle askerlik kurumu mu ortadan kaldırılsın? Müzeleri mi kapatalım? Devlet, kâr etmiyor gerekçesiyle okulları mı kapatsın?

Ne yazık ki işinizde başarılı değilsiniz, 1960 yılında Ülev vapuru Kadıköy’den Heybeliada’ya bir saate gelirken, şimdi yeni vapurlarınız 70 dakikada zor gelip iskeleye yanaşıyor. Binin Bostancı’dan motora, saatinizi unutmayın, bakın tarifenizdeki herhangi bir Ada’ya, görün varış saatine ne kadar uyabilmişsiniz.

Uygulamaya soktuğunuz politikalar sonucu Adalılar bilin ki sizi hayırla yad etmiyor. Söylemleriniz sadece propagandayla sınırlı, gerçekleri yansıtmıyor. Zavallığı saklamak için ”dünyanın en çok insan taşıyan” denizcilik kurumu vs gibi kamu kurumlarının zorunlu birleşmesiyle oluşmuş bir şeyi her ne akılsa ”övünç” meselesi olarak görüyor, gösteriyorsunuz.

Hizmet götürmekle yükümlü olduğunuz, bunun için maaş aldığınız kurumun başında durarak, böyle abuk işler yaparak başarılı olmanız söz konusu değil. Halkla biraz ilişkiniz varsa gelin Adalar’a, konuşun Adalılar’la, bakın kim memnun, kim değil bu uygulamalarınızdan. Madem uygulamanızın doğru olduğunu düşünüyorsunuz, buyurun, bir de yüzümüze anlatın bunları, anlatın ki, bizi de ikna edin. İkna olalım, var mısınız?
Duyar gibiyim “Yokum!!” dediğinizi…

Deniz Emin Tüfekçi
Heybeliada sakini

…………………………………………………5

From: İPEK YAGAL
Subject: Fwd: İDO Bilgi
Date: October 14, 2009 6:22:43 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

İDO’dan tarafıma gelen cevabı aşağıda okuyabilirsiniz.

Kimden:
Tarih: 14 Ekim 2009 16:27
Konu: İDO Bilgi
Kime: İPEK YAĞAL

Sayın İpek Yağal Gül,

Öncelikle düşüncelerinizi bizimle paylaşarak sizlere sunduğumuz hizmetin iyileştirilmesine katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederiz.

Şikayetlere konu olan motorlar Türk Lloyd’unun belirlemiş olduğu standartlara göre üretilmekte ve aynı şekilde SOLAS kurallarına uygunluğu da Liman Başkanlığı tarafından denetlenmektedir. Bu denetimden geçemeyen motorlar sefere çıkamamaktadır. Ancak söz konusu motorlar yıllardır İstanbul halkına hizmet vermekte ve Sarıyer – Boğaz, Eyüp – Üsküdar, Beşiktaş – Üsküdar, Kadıköy – Eminönü – Karaköy gibi hatlarda da sefere çıkmaktadır. Motorların denize elverişlilik belgeleri mevcut olup, sefer çıkmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. İDO’nun, yukarıda belirtilen belge ve izinlere sahip olmayan motorları çalıştırmasının mümkün olmadığını ve yine yukarıda belirtilen hatlarda da motor seferleri kullanıldığını belirtir, bu uygulamaların filo kullanımını olumlu şekilde etkilediğini sizlerle paylaşabiliriz.

İDO, tarifelerin açıklamalar kısmının 2. Maddesinde de belirtildiği gibi yolcu talepleri ya da diğer sebeplerle mevcut tarifelerde değişiklik yapma hakkını saklı tutar. Bu doğrultuda “Yapılan saha araştırmalarının ve anketlerin, potansiyel yolcu sayılarının, çalışan hatların günlük, aylık, yıllık yolcu ve araç sayılarındaki değişimlerin takip edilerek incelenmesi sonucu; yolcu sayısındaki değişimler azalma eğiliminde olduğundan, gerekli düzenlemelerin yapılması ve seferlerin vapur yerine motorlarla yapılması kararı” alınmıştır. Ve yine bu doğrultuda milli servetimiz sayılan ve İstanbulluların tamamına ait olan vapurların, daha yoğun hatlara kaydırılarak, söz konusu hatta yaşanan yolcu sayısındaki azalma doğrultusunda 600 kişi kapasiteli motorları çalıştırıp, kaynak kullanımında optimizasyon düşüncesi ile konuya proaktif bir çözüm getirmiştir.

Bunun yanında söz konusu motorların tarifeye uyumda da vapurla benzer performans gösterdiği ve sefer saatlerine tarifeye uygun bir şekilde uyum gösterdiği tarafımızca saptanmıştır.

Yine aynı şekilde hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın bu seferlere zorlanmadan geçiş yapabilmeleri için iskelelerimizde iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve rampalar eklenerek yolcularımızın seferlere kolaylıkla dahil olmaları sağlanmıştır.

Konu hakkında yapılan basın açıklaması aşağıdaki gibi olup, konu hakkında bazı rakamlar da sunmaktadır.

Bilgilerinize sunarız,
Saygılarımızla,
İDO Müşteri Hizmetleri.

Basın Açıklaması 29.09.2009

“Ada vapurlarının kaldırılması kesinlikle söz konusu değildir”

Sayın Basın Mensubu,

İDO’nun 2009 Kış Tarifesi kapsamında, güçlendirerek sefer sayılarını artırdığı Adalar hattı hizmetine ilişkin, kamuoyuna doğru bilgiye dayanmayan bazı ifadelerin yansıdığı gözlemlenmiş; bu nedenle sağlıklı bilgilendirme adına açıklama yapma gereği doğmuştur.

Öncelikle, Ada Vapurları’nın kaldırılması kesinlikle sözkonusu değildir, bu konudaki görüş ve değerlendirmeler yanlış bilgiden kaynaklanan spekülatif yaklaşımlardır. Bu sürece konu edilen Adalar- Bostancı hattının tekne seferleri ile güçlendirilmesine ilişkin planlama aşağıdaki gibi olmuştur:

Filosundaki farklı tipteki deniz araçlarını, deniz koşulları, yolcu sayıları ve taleplerinin birbirleriyle uyumunu esas alarak optimize eden İDO, diğer hatlarda olduğu gibi Adalar hattında da öncelikle bir kamuoyu araştırması ile yolcu beklentilerini ölçümlemiştir. Bu saha araştırmalarında, Ada yolcuları yüzde 76 gibi yüksek bir oranla, ‘seferlerin arttırılarak vapur yerine yolcu motorlarıyla sefer yapmayı tercih eder misiniz?’sorusuna olumlu yanıt vermiştir.

Bu veriler ışığında İDO, Ada hattında hizmet veren 5 vapur hattını, 4’e indirerek; söz konusu 1 vapur hattını, yolcu kapasiteleri 400 ile 600 olan yolcu tekneleri ile sık sefer yapılan bir hatta dönüştürmüştür. 40 metre uzunluğundaki büyük tekneler, Denizcilik Müsteşarlığı tüzüklerine uygun inşaa edilmiş, ehliyetli personel tarafından sevk ve idare edilen, yetkin ve klaslı teknelerdir. Teknelerin her biri, İDO’nun diğer deniz araçları gibi konforlu ve güvenli olup, tüm hava koşullarında seyahat ehliyetine sahip, İDO’nun genel kriterleri ve kalite anlayışı ile tamamen örtüşen deniz araçlarıdır.

Kuşkusuz araştırma sürecinde, Ada yolcularına sık sefer ile daha fazla ulaşım alternatifi sunmanın yanında, işletmenin ekonomik verimlilik esasları da dikkate alınmıştır. 1200 ila 2 bin kişi kapasiteli vapurlarımızın, Ada hattında doluluk oranına bağlı ekonomik zararı aşağıdaki gibidir:

Kış döneminde günlük ortalama taşınan yolcu sayısı; 108 yolcu

Söz konusu hattın yıllık zararı 7.4 milyon TL

Adalar hattında sefer başına ortalama 100 civarı yolcu ile sefer yapan vapurlarımızın, sabah ve akşam en yoğun saatlerde dahi- iskelemizdeki elektronik sayaçlarca da kayıt altına alınan- doluluk oranı 200’ü geçmemiştir.

Kamu hizmeti yaklaşımını hassasiyetle koruyan ve ekonomik zorunluluklar karşısında olabildiğince özverili davranan bir ticari işletme kimliğiyle İDO’nun, titiz araştırmalara dayanmayan planlamaları, bir teknik işletme kimliği ile de hayata geçirmesi söz konusu olamaz.

100 gemiyi aşan filosu ile günde 1300 sefer yapan “Dünyanın En Büyük Yolcu Taşımacılık Şirketi” unvanına sahip İDO’nun, günü birlik planlamalar ile hareket etmesi mümkün değildir.

Nitekim, iyi niyetli ve kamu yararı gözeten bir düzenleme olan Adalar arası “Ücretsiz” ulaşım imkanı da, yine Ada halkının menfaatleri doğrultusunda plananlanan bir uygulama olup, İDO’nun yukarıda ifade edilen “kamu yararını esas alan” iyi niyetli yaklaşımının en somut göstergesidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

İDO Genel Müdürlüğü

Güzeller güzeli huysuz kızım Oskar & Kendini Rott zanneden minik oğlum yer cücem Efe & Kapımın bekçisi bal gözlü Kiraz

…………………………………………………6

From: AVNİ KURTULDU
Subject: İmza Kampanyası
Date: October 13, 2009 8:55:22 PM EEST
To: adalarpostasi@gmail.com

VAPURLARIMIZI GERİ İSTİYORUZ!

Bir yandan ”Engelli Yaşama Engelsiz Ulaşım” seferberliğinde özel donanımlı vapur imalatına giren İBB (İDO), diğer yandan Adalar’a ulaşımı engellilerin inip binmesi mümkün olmayan, can güvenliği bulunmayan, yolcu kapasitesi düşük motorlarla balık istifi yolculuk yapmaya zorlayan ilgili ilgisizler Adalılar’ı adeta aşağılamakta, onurlarını çiğnemektedirler.

Bu durumda CHP Adalar ilçe yönetimi olarak eylemlilik sürecinin birinci adımı olan imza kampanyası başlatılmıştır. Adalar Belediye Başkanlığı ve ilçe yönetimimiz ortaklaşa olarak sürdürdüğümüz kampanya sonunda dört bin imzaya ulaşılmıştır.

Belediye Başkanımızın, Meclis üyelerimizin ve CHP Adalar ilçe yönetim kurulu üyelerinin katıldığı grup toplantısında imza kampanyasının ve peşi sıra yapılacak eylemlerin sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde yapılmasının daha doğru olacağı ve daha geniş kitlelere ulaşılabileceği ortak kararına varılmıştır.

Bu minvalde Muhtarımız Sn.Rafet Garip’le yaptığımız görüşme neticesinde tüm imzaların tek elde toplanmasına ve eylem planının oluşturulması için biraraya gelinmesine karar verilmiştir. Daha sonra Sn. Rafet Garip’le yaptığımız telefon görüşmesinde [13 Ekim] çarşamba günü saat 16:00’da Büyükada-Adaevi’nde toplanılacağını öğrendik. Bu durumda tarafların ellerindeki imzalarla belirtilen yer ve saatte buluşmaları ivedilikle eylem planının oluşturulması için önem arz etmektedir.

Avni KURTULDU

CHP Adalar İlçe Başkanı

+

From: adalar.postasi@gmail.com
Subject: Re: İmza Kampanyası
Date: October 14, 2009 4:52:52 PM EEST
To: avnikurtuldu@gmail.com

Sayın Avni Kurtuldu,
Şehir Hatları Vapurları’nın Kış Tarifesi’ne geçtiği 24.9.2009 Perşembe günü —ilgili tarifede bu minvalde herhangi bir ibare yer almamasına rağmen— vapurlarımızın yerine sefere konulan seyir dolayısıyla da yolcularının can güvenliği bulunmayan o uyduruk motorlarla değil emniyetli vapurlarımızla yolculuk etme hakkımızı aramak üzere ilkin resmi başvuru gereğiyle [bildiğiniz üzere ilgili arzuhali şu adreste: http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html%5D 26.9.2009 günü ADALAR POSTASI aracılığıyla başlatılan “Adalara mopur değil vapur istiyoruz!” kampanyasına toplanan imzalar zaten gün aşırı “bombardıman”la ilgisiz ilgililer, sorumsuz sorumlular yanı sıra doğrudan ilgili olan Adalar Kaymakamlığı ve Adalar Belediye Başkanlığı’na da Cc olarak gönderilmekte hemzamanlı olarak da ADALAR POSTASI’nda yayımlanmaktadır.

ADALAR POSTASI-2325 (14.10.2009): adalar’a vapur mopur derken kayik seferleri de baslamistir!
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/14-2325.html

ADALAR POSTASI-2324 (12.10.2009): ‘vapur’ yerine ‘mopur’a mecbur birakilan adalilar, 14-17 ekim’deki interferry konferansi’nin kapisina dayanmalilar!
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/2324.html

ADALAR POSTASI-2323 (9.10.2009): bes yuzden fazla munzevi kadinin yasadigi eski bir manastirin gorkemli temelleri…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/2323.html

ADALAR POSTASI-2322 (8.10.2009): iste aziz biraderim, ada’nin muhtasaran tarifi…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/2322.html

ADALAR POSTASI-2321 (7.10.2009): …….vapurseverfirtinasi… )O( …isanitrifrevesrupav…….
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2321.html

ADALAR POSTASI-2320 (5.10.2009): hepimiz “tayyip” degil “talibiz”!.. “mopur”a degil “vapur”a…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2320-hepimiz-tayyip.html

ADALAR POSTASI-2319 (4.10.2009): simdi adalilar vapurlarini istiyorlar geri, ben de anilarimi…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2319-simdi-adalilar.html

ADALAR POSTASI-2318 (3.10.2009): ne yazik ki tek imzam var, yoksa yuz tane imza verirdim bu kampanyaya…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html

ADALAR POSTASI-2317 (1.10.2009): “adalara mopur degil vapur istiyoruz!” kampanyasina imzanizi istiyoruz!
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2317-adalara-mopur-degil.html

ADALAR POSTASI-2316 (30.9.2009): artik adalar’dan bir yar gelmez bizlere! nasil gelsin ki?
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/09/adalar-postasi-2316-artik-adalardan-bir.html

ADALAR POSTASI-2315 (28.9.2009): adalilar’dan teknelere tekme…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/09/adalar-postasi-2315-adalilardan.html

ADALAR POSTASI-2314 (25.9.2009): yazin yogunluk var diye kisin ise yogunluk yok diye ha babam o adi motorlari calistiriyorlar…
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/09/adalar-postasi-2314-yazin-yogunluk-var.html

ADALAR POSTASI-2313 (24.9.2009): neden biz vapurumuza binemiyoruz? vapur yerine motor!
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/09/adalar-postasi-2313-neden-biz.html

Sayın muhtarımız Rafet Garip Beyefendi’nin e-mail adresi veya faks numarasını ADALAR POSTASI’na iletirseniz —baskı alamayız zira yazıcımız çalışmıyor dolayısıyla dilerseniz ekte Word formatındaki dilekçe ile imzalarını sizin aracılığınızla— derhal sözkonusu “Adalar’a ‘mopur’ değil ‘vapur’ istiyoruz!” başlıklı arzuhaliyle birlikte ’13 Ekim 2009 Salı günü 17:00 itibariyle toplanan 811 imza’yı memnuniyetle kendilerine iletiriz. Ancak sözkonusu imzalar bu arzuhal altında toplanmış olduğundan yine bu arzuhalle birlikte yani ilgili dilekçe metninden ayrılmadan diğer imzalarla biraraya getirilmesi hususunu önemle rica ederiz.

ADALAR POSTASI adına
Emine Çiğdem Tugay
)O(

Ek: “Adalar’a ‘mopur’ değil ‘vapur’ istiyoruz!” başlıklı arzuhal ile ’13 Ekim 2009 Salı günü 17:00 itibariyle toplanan 811 imza…
(e-mail ve Word formatında…)

…………………………………………………7

From: RABİA GÜROL
Subject: Lodos da ççalışan tek gemi Paşabahçe
Date: October 13, 2009 9:13:47 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

13.10.2009 Salı günü (bugün) 16:30 Kabataş-Adalar, Paşabahçe vapuru idi. O lodos fırtınasında sadece o çalıştı. Benim anlamadığım ise bu Paşabahçe Vapuru’nu, Ocak ayında hurdaya ayırıyorlarmış! Bence dünyanın parası verilerek yaptırılan 6 tane işe yaramaz vapurları hurdaya ayırsınlar.
Bugünkü o lodos fırtınasında, her fırtında olduğu gibi bizleri evlerimize getiren tüm gemi personeline sonsuz teşekkürler. 
Sevgilerimle,
Rabia Gürol

…………………………………………………8

From: AVEDİS HİLKAT
Subject: LODOSUN VURDUGU ADALAR
Date: October 14, 2009 10:57:10 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

LODOS ADALAR’I VURDU!




Metoroloji’nin günler öncesinden uyardığı Lodos fırtınası İstanbul’da ulaşımı etkiledi. Hızı saatte 80 km’yi bulan fırtına Adalar’da deniz ulaşımını durdurdu. İDO işletmelerinin
Kabataş’tan kalkan tarifeli 16:30 seferi (Paşabahçe) vapuru Moda açıklarında tehlike atlattı. Dalgaların yer yer 3 m’yi buldugu fırtına Kaptanın maharetli manevra seyriyle 1.5 saate Kınalıada İskelesi’ne zor yanaştı. Kınalıada yolcuları vapurdan inişte kaptanı
uzun alkışlarla tebrik ettiler. Öte yandan şiddetini arttıran Lodos fırtınası, Kınalıada limanının çökmesine sebep oldu, gece çok şiddetlenen hava limanda teknelere zarar verdi.
Aqvarıus adlı Sevan Nizamyan’a ait sürat motoru battı, birçok tekne de hafif hasar gördü. Denizin taşmasıyla asfalt yollar çakıl taşlarıyla doldu. Rüzgârdan ağaçların kırıldıgı çatıların hasar gördügü fırtına Adalar’da iz bıraktı.

Haber- Fotoğraf: Avedis Hilkat , Kınalıada / İstanbul

…………………………………………………9

From: EŞREF TÜMER
Subject: Ada seferleri
Date: October 14, 2009 1:02:22 PM EEST
To: info@ido.com.tr
Cc: adalar.postasi@gmail.com

Sayın ilgili ve ilgisizler,
 
Dün 17:00 Bostancı tekmil adala seferini yapan vapur lodos nedeniyle rota değiştirip Kınalı-Burgaz-Heybeliada-Büyükada üzerinden sefer yapıp Büyükada’da durmuştur. Sonradan Heybeliada iskelesine sığınmıştır.

Ancak sefere devam edemediği için bizler Büyükada’da mahsur kaldık. Gelişte önünden geçtiği ve Lodos almayan iskeleleri bulunan diğer Adalar’da da dursaydı sorun olmayacaktı ancak “korktuğunu” beyan eden kaptanın acemiliği nedeniyle sabaha kadar Büyükada’da mahsur kaldık. İDO ayrica Kartal’a bile sefer koyamayıp işi herhangi bir denize elverişlilik sertifikası bile bulunmayan (çakma sertifikalar hariç) dolmuş motorlarına bırakmıştır.
 
Lodos’tan korkan kaptanları olan, vapurların rota tabelalarını koymayı bile beceremeyen (herhalde okur-yazar değiller) miçoları olan, vapur seferlerini organize edemeyen, vapurları mopur diye adlandıran ve bir fırtınada havlu atan İDO’yu tebrik eder, hizmet anlayışlarına aynı kararlılıkla devam etmelerini ve durmamalarını temenni ederiz.
 
Eşref Tümer

 

…………………………………………………10

Dünkü gün saat 15:10 itibariyle güney’den 26km/saatle esen rüzgâr nedeniyle Bostancı-Kadıköy-Yenikapı ve de Bostancı-Kabataş hattı deniz otobüsü seferleri yapılamamaktaydı. Adalar-Bostancı vapur seferlerinin yerine konulan motorlar kim bilir nasıl da çalkalanmaktaydı?

Bugünkü gün başlayacak 34. İnterferry Kongresi’nde, güneybatı’dan 35km/saat hızıyla esmesi beklenen Lodos çalkantısında, ev sahibi İnterferry Başkanı/ İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, Norveç denizlerine göre tasarlanmış deniz otobüslerini bu sularda yüzdürebilmek azmiyle biçare hop oturup hop kalkacaktır!

Dahası “bu çirkin tekneler de ne? o güzelim vapurlarınız nerede?” diye soranlara kim bilir ne palavralar atacaktır?

Velhasılı Karaköy İskelesi misali yerin/denizin dibine batacaktır! Vapur yerine olur mu hiç mopur… Homur… Homur…
)O(

http://www.ido.com.tr

DENIZ OTOBÜSLERI
»  Bostancı – Kadıköy – Yenikapı – Bakırköy Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
»  Bostancı – Kabataş Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
Son Güncelleme : 15:09:15

SON DURUM:

SEHIR HATLARI
»  Bostancı – Adalar Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
»  Kabataş Adalar Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
Son Güncelleme : 19:04:27

DENIZ OTOBÜSLERI
»  Bostancı – Kadıköy – Yenikapı – Bakırköy Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
»  Bostancı – Kabataş Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
»  Boğaz Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
»  Kartal Yolava Hattı Şu anda yapılamamaktadır.
Son Güncelleme : 19:05:00

…………………………………………………11

Lodos fırtınasından mı nedir :(!?:)
ne yazık ki bir türlü biraraya gelip de
‘mopurlarımız’la
İnterferry’nin kapısına varamadık!

Bu minvalde akla takılan bir kaç mevzuyu hayırlara vesile olması temennisiyle elden geldiğince haddimi de aşmayarak ADALAR POSTASI’yla paylaşmak isterim…

“ADALAR POSTASI aslında hiç kimse, aynı zamanda siz, herkes, hepimiz! Gerçekte 1 Nisan 2005’ten beri sanal alemde bir haberleşme ağı sadece…”den ötesi böylesi hal vaziyetler için biraraya gelme, birlikte hareket etme, örgütlenme velhasılı daha etkin ve yetkin olabilmenin bir veya bir kaç hal çaresi olmalı hani sanki!

İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği, bu mevzuda mutlak surette başvurulması lüzum eden hukukî süreci eksik olmasın başlatmış, elbet şahsen müdahil olacağızdır gayri…

Ammavelakin tüm bunlardan nedense ayrı naçizane —anlayamadığım pek çok şeyden biri olan— yegâne hal vaziyet şudur ki Şehir Hatları Vapurları’nın Kış Tarifesi’ne geçtiği 24.9.2009 Perşembe günü —ilgili tarifede bu minvalde herhangi bir ibare yer almamasına rağmen— vapurlarımızın yerine sefere konulan seyir dolayısıyla da yolcularının can güvenliği bulunmayan o uyduruk motorlarla değil emniyetli vapurlarımızla yolculuk etme hakkımızı aramak üzere [ilgili arzuhali şu adreste: http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/adalar-postasi-2318-ne-yazik-ki-tek.html%5D 26.9.2009 günü başlatılan “Adalara mopur değil vapur istiyoruz!” kampanyasına toplanan imzalar da gün aşırı “bombardıman” olarak ilgisiz ilgililer, sorumsuz sorumlular yanı sıra doğrudan ilgili olan Adalar Kaymakamlığı ve Adalar Belediye Başkanlığı’na da Cc olarak gönderilmekteyken; ADALAR POSTASI’nda seyretmekte olan Nurdan Kazak’ın —eksik olmasın— aynı tarihli mektubuyla, 2 Ekim 2009 günü itibariyle Adalar Belediyesi ile CHP İlçe Teşkilatı’nın da bir imza kampanyası başlattığını iyi ki öğrendik. Hani sanki süregiden bir imza kampanyasına katılıp destek verilebilecekken ve dahi hiç değilse haberdar edilmesi lüzum ederken —tabii olur a hani dilekçe metninde mutabık olunmayan hususlar vardır belki de— Ada sakinlerinin aklını iyiden iyiye karıştıracak yeni bir kampanya başlamak hayli tuhaftı ammavelakin sorunun 1. dereceden muhatabı ve dolayısıyla da mağduru olan Yerel Yönetim’in ve temsilcisi bulunduğu siyasi partinin de hiçbir şey yapmamasından evlaydı elbette! Geçmiş yönetimin belinden bağlı bulunduğu İBB ve AKP dolayısıyla “gık” dahi demeyerek kayıtsız kaldığı aslen Adalar ile Adalılar’ın hayli aleyhine olan bu ve benzer nice hal vaziyete nispetle yeni yönetimin harekete geçmesi hayli sevindirici ve umut vericiydi. Derken Ali Şenalp’in 9 Ekim tarihli mektubuyla kampanyalar zincirine Saygıdeğer muhtarımız Rafet Garip’in de imza toplamak suretiyle katıldığını öğrendik. Adalılar da “imza vermiştik gerçi ya yayınladığınız imza listesinde adımız yok”… diye ADALAR POSTASI’na yazıp sürekli sormaktayken, hal vaziyeti izahla bu arzuhale de ayrıca isterlerse imza verebileceklerini beyan ediyoruz biçare. Böylelikle anlaşılan Adalar’dan 3 bir koldan toplam 5000 dolaylarında imza toplanmış! 41 kere maşallah! :)

İşte asıl anlayamadığım kısmı da tam bu sırada şu şekilde cerayan etmekte…

http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/10/2324.html ADALAR POSTASI-2324 / 7 (12.10.2009)’de de yayımlanan
“ne? nerede? ne zaman? neden? nasıl? kiminle?” teklifine cevaben: “5 Ekim’deki Belediye Meclis toplantısında gündeme alınarak, konunun siyasetin dışında tutulması gerektiğinde tüm meclis üyeleri görüş birliğine varmış ve toplantıda bulunan elli kişi de bunu duymuş. Belediye’nin yerine sivil örgütlerin bu konuda öncü olmalarının daha doğru olacağı vurgulanmış,”

Anlıyorum elbet şimdi bunun nesini anlayamadın k diyeceksiniz! Naçizane fikrimce elbet sivil örgütlerin de eyleme geçmesi lüzum eden aslen gayetle siyasi bir hal vaziyet olan bu konunun, 4000 imza toplamak suretiyle Belediye ve CHP marifetiyle bir de kampanya düzenlenmişken, neden aniden siyaset dışında tutulduğu? Öyleyse dahi teklif edilen eylemi örgütlemek için hani pek kısa zeman bahanesi anlaşılabilirse bile İnterferry Konferası’na Adalar Belediyesi olarak katılıp ilgili bölümde “soru sual” bombardımanıyla neden bir tebliğ sunulup da Adalılar’ın tüm başvurularına rağmen umursamaz bir edayla ‘vapur’ yerine ‘mopur’ seferleri koyan İDO’yu 12’den vurma fırsatının kaçırıldığı! İyiden iyiye aklım karıştı velhasılı…

Hak hukuk guguk! Demokrasi ve dahi kamu yararı dahilinde nice pek mühim/hayatî mevzuu bu hacevatın bir tuhaf yorumuyla oluyorken rezil rüsva… Uzuuun sözün özü diyeceğim şudur: Adalar coğrafyası ve insan tabiatının gereksiz gereği dar alanda yok yere birbirimizle uğraşmayı bir kenara bırakıp asıl bu zebaniyle mücadele etmenin söylemden eyleme daha etkin ve yetkin yollarını tez zemanda, mutlak surette bulmalıyız vesselam…

Benim aklım ermez böyle işlere gerçi…

Ada sahillerinden selam ve sevgi,

Emine Çiğdem Tugay
)O(

From: BEGÜM YAVUZ
Subject: Re: adres guncellendi…
Date: October 12, 2009 9:23:25 PM EEST

Yarın sabah erkenden Mustafa Bey’i arayacağım…
E-mail üstüne email yazdım telefonla aradım lakin ulaşamadım..
Neyse
Sevgimle,
Begüm

From: HANDAN ALTINELLER
Subject: Re: ne? nerede? ne zaman? neden? nasıl? kiminle?
Date: October 12, 2009 9:43:19 PM EEST

Ben de bugün bıraktığım dilekçeleri geri toplarken Merkez Eczanesi’ne uğradım, Avni Bey’i sorduğumda İlçe toplantısında dediler. 5 dilekçeyi geri aldım. Alem Büfe biraz daha kalsın dedi. Deniz Eczanesi 13 imza toplayabilmiş, 20 imza da Cenan Hanım’dan, zira gelenler biz imza verdik diyorlarmış… Merkez Ezcane (Avni Bey) 42 imza, Ferruh Bey 48 imza ve Dolci’den 69 imza geldi. Birazdan imzaları size aktaracağım. Daha almadığım dilekçeler var, Nermin Hanım, Köfteci Bülent Bey, İşbankası, Affan Bey ve Semiha Hanım…
Toplam 192 imzamız var bugün…

Bugün motorda konuştuğum bir hanım aslen Karadenizli olan bir öğretmenmiş ve çocukluğundaki (1960lar) Karadeniz kıyılarında kadınların nasıl modern bir şekilde denize girdiklerini, oysa şimdi hatta eltisi de dahil, uzun eteklerle acaip bir şekilde denize girildiğinden bahsetti. Ve ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim, her tarafı betonlaştırmışlar Karadeniz’de derken gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Acı bir durum, ona tabii ADALAR POSTASI’nı takip etmesini söyledim.

İDO’yu 12’den vurmak konusunda ise evet çok haklısınız, bu toplantıya kesinlikle Belediye Başkanı ve ilgili zevat katılmalı, bizi sanırım zaten içeri almayacaklar, hatta ADALAR POSTASI’nı sanırım ki takip edip okuyorlar, hazırlıklarına bir de bizi engelleyecek çalışmalar ekleyeceklerinden adım gibi eminim..

Daha tam olarak sindirirek okumadım ama Ali Şenalp Bey’in yazdıkları da çok doğru, tek bir ses tek bir yürek olmalıyız…

Sevgilerimle,

Handan

From: FATMA ARTUNKAL
Subject: Re: İstanbul’da 34. interferry konferansı. Ayıp denen şey ?
Date: October 12, 2009 10:41:38 PM EEST

Rezan Peya Gökçen’in sözlerine aynen katılıyorum: İstanbul Şehir Hatları vapurlarını yoketmek, gerçekten de bir ‘yaşam kültürü’nü yoketmektir ve  ‘şiddet işi’dir ve ben kendimi şiddete maruz kalmış hissediyorum… Resmen boğazım kuruyor ve çarpıntı tutuyor… İnsanın doğup büyüdüğü şehirde her an her saniye yeni bir açgözlü talana şahit olmadan, alıştığı yaşam tarzı hoyratça —adeta gizli bir hazla— saldırıya uğramadan huzur içinde yaşayıp ölmeyi istemesi çok mu anormal bir istek?… İnan ki, içim kan ağlıyor… Ne yazık ki, İstanbul dışında idim ve gene gidiyorum… Ama elimden ne gelirse yapmaya hazırım… Kutluyorum canla başla gayret eden herkesi,

From: BEGÜM YAVUZ
Subject: Re: İstanbul’da 34. interferry konferansı. Ayıp denen şey ?
Date: October 13, 2009 12:26:56 AM EEST

Şimdi telefonuna yazılı mesaj gonderdim Mustafa Bey’in, ‘tak’ dedi Meclis Üyesi Hıdır Uvaçin aradı, “Mustafa Bey’e mesaj göndermişsiniz, nedir olay” dedi.
[…] Baskan Denizlide’ymiş. […] Gelemeyecekmis birkaç gün daha.
Avni Bey’den haber geldi mi bilmem ama ben yarın gereğini yapacağım.
Lehimize olacak muhteşem bir olay bu…
 
ADALAR POSTASI’nın varlığıyla aydınlanıyoruz ve beraberlik sağlanıyor varolun.
 
Sevgimle,

Begüm

From: MUSTAFA FARSAKOĞLU
Subject: Yanıt: handan altineller’den… fatma artunkal’dan… begum yavuz’dan…
Date: October 13, 2009 7:48:35 AM EEST

Değerli arkadaşlar,
Birkaç gündür teknolojiden uzaktım ama dün akşam mesajları görünce, bu konudaki çalışmaların henüz iyi organize edilememesine üzüldüm, konuyla ilgili olarak 5 Ekim’deki Belediye Meclis toplantısında ayrıntılı bilgi verdim, konunun siyasetin dışında tutulması gerektiğinde tüm meclis üyeleri görüş birliğine vardık ve toplantıda bulunan elli kişi de bunu duydu. Belediye’nin yerine sivil örgütlerin bu konuda öncü olmalarının daha doğru olacağı vurgulandı. Belediye çalısanlarının da katkısıyla dört bine yakın imza toplandı, İDO Genel Müdürü’yle de görüştüm, dilekçe fotokopileri de kendilerine gönderildi, işlerinin yoğunluğu nedeniyle yüzyüze görüşmeyi sanırım önümüzdeki hafta yapabileceğiz.
Çarsamba öğleden sonra Ada’da olacağım, başkan vekiline gerekli bilgileri verdim. Yapılması gereken, durumu Kaymakam’a da duyurarak tüm siyasi partiler ve sivil kuruluşların bugün acilen toplanıp konuyu değerlendirmesi ve çalışmaların doğru yöntemle yapılmasıdır.
[…] Belediye üzerine düşen ne varsa yapmakta ve elbette yapacaktır, herkese başarılar diliyorum,

Mustafa Farsakoğlu

From: MÜKERREM ATICI
Subject: 34.İnterferry konferansı
Date: October 13, 2009 9:29:32 AM EEST

Sevgili Arkadaşlar,
 
“34. İnterferry Konferansı”nda, “Vapularımızı Geri İstiyoruz!” kampanyasına katılan tüm aradaşlarımız katılamasa bile
bir avuç  kişiyle de olsa sesimizi duyurmak iyi olur düşüncesindeyim. Çok kısa sürede organize olmak biraz zor olsa da,
arkadaşımız Begüm Yavuz Hanım’ın da dediği gibi denemekte, sesimizi duyurmakta fayda var. Bu konuda çalışan tüm
arkadaşlarıma teşekkür ederim. Özellikle çok emeği geçen ADALAR POSTASI’nı tebrik ediyorum. Haydi arkadaşlar el ele
verelim sesimizi duyuralım. Lütfen yer ve saati bildirirseniz sevinirim. Emeği geçen tüm arkadaşlara kolay gelsin.
 
Mükerrem Atıcı

From: OYA KOCA
Subject: [vapurlarimizi_vermiyoruz] interferry ido ve istanbul’u gormeye geliyor.. [1 Attachment]
Date: October 14, 2009 1:22:47 AM EEST
To: vapurlarimizi_vermiyoruz@yahoogroups.com
Cc: sinopbizim@yahoogroups.com

Geçen hafta İBB Başkanlığı, 14 Ekim 09’da IST’da bir Interferry konferans duzenlenecegini “E-5 ‘de üst geçitlere dev pankart asma adeti”yle kamuya duyurdu. Konferans 14-17 Ekim gunlerinde Ceylan Int. Cont. HTL’de… Bizim ilgimizi çekmesi gereken bir organizasyon… “Nedir icerik?” derseniz:

MARINE & COMMERCE dergisi Şubat 2009 sayısından bir roportajı dikkatlerinize ekte  sunuyorum. İnterferry CEO’su ile yapılmış, tamamı linkte, ilgililere tavsiye olunur, okuyamam diyenlere can alıcı kısımları secerek iletiyorum…

“…Interferry bugün 33 yaşında, son 5 yılda üye sayısını ikiye katladı, 25 ülkeden toplam 215 üyeye sahip… İnterferry’nin ana faaliyetlerinden biri de her yıl farklı bir kentte düzenlediği yıllık konferanslar: Geçtiğimiz yıl Hong Kong’da, bu yıl İstanbul’da, seneye New York’ta… Konferanslara yaklaşık 200-250 delege katılıyor. Anlaşılan bol gezmeyi eğlenmeyi seven bir güruh, bu sene de İstanbul’a gidelim demisler, eh ne de olsa İDO en yağlı müşteri, müdürü Mr. Paksoy’u da başkan yapıvermişler, “Nol’cek sevinsin çocuk” demişler.

Konferans falan deyince bizler de ciddi bir bilimsel durum olduğu yanılsamasına kapılmayalım, bir nevi defile podyumu… Konferansa katılanların %75 i üyeler, diğerleri de potansiyel (?) (potansiyel alışveriş) üyeler oluyormuş. İDO’nun dünyanın “en böyyük denizcilik” şirketi olmasının hikmetini de sizlerin dikkatine sunayım…

Bakin Interferry’nin ceo’su Mr. L en Roueche, ne diyor TEKRAR yazayım:

“EĞER ABD’de BİR GEMİ İŞLETİYORSANIZ TAMAMEN ABD’DE İNŞA EDİLMİŞ BIR GEMİ OLMAK ZORUNDA.”

İDO ise en pahalısını almak için dünyanın diğer ucuna gidebilecek kadar “büyük ve zengin” bir milletin kamu şirketi. ABD’den bile daha zengin, ay pardon, borçlu bir millet desek daha doğru olmaz mı? Acaba, doğdukları anda Amerıkalı bebekler mi Türk bebekler mi daha büyük rakamlı bir borç faturasına yumuk gözlerle şaşı şaşı bakiyorlar?

Mr. Roueche, Mr. Paksoy’u alkışlıyor ve yüreklendiriyor. Tuzla’da tersanelerde telef olan işçileri kastediyor herhalde ve onlardan “en yüksek düzeyde rekabet”e uyum sağlamalarını bekliyor…

İDO’nun kredi kartıyla alışveriş çılgınlığıinı AUSTAL firmasının ilgili sayfasından 2005 basın bülteninde ayrıntılarıyla bulabilirsiniz. İDO siparisleri ikiye katlayıp 88 feribot siparişi verildiği için Austal ihya olmuş, en iyi müsteri İstanbul Belediyesi.

http://www.austal.com/index.cfm?objectid=FE6BEB4E-65BF-EBC1-29C5C715921A49C9

Bu mesajdan sonra bazi istatistiki konulara kisaca deginen bir  iki mesaj daha göndereceğim.

Oya

From: OYA KOCA
Subject: [vapurlarimizi_vermiyoruz] deniz yolcularinin yol arayislari… [2 Attachments]
Date: October 14, 2009 10:45:37 AM EEST
To: sinopbizim@yahoogroups.com
Cc: vapurlarimizi_vermiyoruz@yahoogroups.com

Sevgili grup uyeleri, Sinoplular,

Bu hafta İstanbul’da bir “vapurcular” kongresi var. Daha once bir mesaj attım, konuyu biraz daha açıyorum.

14-17 Ekim Interferry Teşkilatı Kongresi, “DÜNYA DENİZCİLERİ İSTANBUL’da BULUSUYOR”muş!

İDO ve İBB’nin “büyük başarı hikâyesi” okunacak bol bol kıyılarda, köşelerde.

Hemen bu “etkinligin” arife günlerinde Hürriyet’te konu ele alındı bile.

İDO’nun başkanı ve kaptanı A. Paksoy ile yapılan söyleşide ona yöneltilen şu soruya sabah tersinizden kalkmış gibi yapın; sağ taraftan değil sol taraftan  bakın, yani kendi kamusal çıkarınız tarafından, sonra da gelen cevaba tepeden bakın..: (italikler benden hediye)

“SORU: İDO kendi halinde bir belediye kuruluşuyken, ne oldu da trilyonların telaffuz edildiği özelleştirilecek bir müessese halini aldı?

PAKSOY: 11 milyon yolcu taşırken 102 milyon yolcu taşımaya basladık. İDO`ya genel müdür olmadan önce Denizcilik İsletmeleri`nde yönetim kurulu üyesiydim. Şehir hatlarını çok iyi biliyordum. Genel müdür olunca “niçin ikisini birleştirmeyelim?” dedim.
Bir anda 30 iskele sayısı 80`e çıktı. Ama Şehir hatlarını İDO`nun bünyesine katınca herkes `Eyvah bu zamane çocukları vapurlarımızı yok edip hepsini deniz otobüsüne çevirecek` diye telaşlandı. Bu kaygıları gidermek için `vapurunu sen seç kampanyası` yaptık. Araştırmalar sonucunda şehir hatları köklü ama köhne, İDO ise genç ve dinamik çıktı.”

Aranızda bu İDO anketlerine oy atmış, olumlu görüş bildirmiş kişiler olabileceği …

Fabrikaları, Deniz Yolları… Ring Ring… Ring Ring ???

Paksoy ne kadar zekice bir iş yaptığını size açıklıyor. Diyor ki Ben geldim Şehir Hatları’nı “kaput” deyip derdest ettim,
iskelelerini aldım, vapurlarını da kendi filoma kattım, İDO’nun aniden dev bir filosu oldu, filoya gidip en pahalısından jilet gibi katamaranlar alip jet gibi sefere soktum. Akbille “bas bas geeeç, bas bas geeeç” sistemiyle yolcuları saydım, paraları dijit dijit topladim. Tam toplamı söylemedim. Tam süper oldu, Tam satmalık hale geldi, kâr ettik mi? Ya ettiiik ya ediceeez, etmek üzere olduğumuz anda bu güzel şirketimizi satılık yapacağız, alana bir faydamız olsun, zarar etmesin. 
İstanbullular da ayni Telekom tüketicileri gibi yeni İDO işleticisiyle güzel güzel anlaşır geçinir giderler. Atı alan, yani genç, dinamik İDO’yu alan Üsküdar’a geçer. 

“Kamu hizmetini kamu şirketi vermelidir, kâri / zararı  borcu/alacağı kamu’nundur, yurttaşın, hemşehrinindir ” gibi köhne fikirleri de kafanızdan hızlı feribotun rüzgârı, sileeer atar.

Türkiye’nin yegâne denizi Marmara ise bu farf’ara ne ala… ne ala… iyi… İDO dünyanın en büyük deniz işletmesi şirketi olsun…
Eh AMA fakat, bildiğimiz kadarıyla Türkiyemiz’in 3 tarafı deniz…

Ege, Akdeniz, Karadeniz…
 
Yine malumumuz, Denizyolları’nın özelleştirilmesi neticesi Karadeniz’e “binlerce” yıldır yapılan yolcu vapuru seferleri bitti. Yani bu denizlerde yolculuk yapmak isteyen yolcular özelleştirtmenin neticesinde “yaya” kaldılar. Seferler 2001 itibariyle rafa kaldırıldı, halen yerine konulamadı. Benim gibi 40’lı yaşlarındaki kuşak için, Karadenizli çocukluğun ve ilk gençliğin anıları arasında kaldı, o güzelim vapur seyahatleri…

(MESAJA EKLI BELGE Özellestirme hikâyesini devletin ağzından aktarıyor. BİR YERDE SAKLAYIN ÇIKARIP ÇIKARIP BAKMAK İÇİN)

Ah pardoon, Ankara Feribotu İstanbul’dan Karadeniz’e 19 Mayıs 2009’da şöyle bir açılmış. Samsun’a gitmiş gelmis, çesitli zevat ve davetliyle… 

90. yıl Anı Seferi için, 1919 Atatürk’ün İstanbul’dan-Samsun’a gidişinin anısına, Karadeniz’e çıkmış.

Hani ya nerede diye sormazlar mı? Atatürk zamanında kurulan Akdeniz’in DEV FİLOSU’nun ANISI nerede hani?

90. yılda bu mu bizim medar-ı iftiharımız Deniz Ulaşımımız, Turkish Maritime Lines??!!  

Bilelim ki,

Cumhuriyetimizin ilk 25. yılında 50 parça yolcu gemisi, 75. yılinda 7’ye indi!
Bugun, 29 Ekim’in 86. yılında?
1 mi 2 mi (?) yolcu gemisiyle ancak Türk Bayrağı dünya denizlerinde dolaşmaya devam ediyor mu? Ben bilemiyorum.

(ÖTV muafiyetli yakitla ticaret tasimaciligi yapan turk “gemicik”lerini  kastetmiyoruz, soz meclisten disari)

Bu şahane başarı hikâyesi midir İnterferry Teşkilatı’nın Kongresi’ne ev sahipliğimizin sebeb-i hikmeti?  

NE MİLLİ BAYRAK TASIYICISI SAYISI NE DE MİLLİ SANAYI BAKIMINDAN BEN TURKIYE’NIN SINIFI GECMEYEN BIR OGRENCI OLARAK KONFERANSLARDA NE DIYE BOY GOSTERDIGINI  KIME SORALIM?.
Neoliberalizmin asfalt doseyicisi rejime Bas’ bakan olan, bizim “icraatci Ozal zihniyeti”  buna karsilik soyle derdi: ” 25. yilda  karayolu , otomobil mi vardi, mecburiyetten gemiye, trene binilirdi, geciniz bunlari, bunlar komunist memleket  nostaljileri,  simdi efendim mesele baska…..” Ozal yasasaydi yine baslardi kalemi goze soka soka size baska meseller ve masallar anlatmaya

Oysa kapiyi yumruklayan iklim degisimi ve her daim kriz psikozundaki  yasam sartlari, sirtimizdaki borc kamburu, bogazimizi sikan issizlik, surekli dusen sanayi uretimi verileri bizi baska turlu bir yol aramaya coktaan yoneltmeliydi.
 
Atmosfere karbon salimi yangini’ na  korukle giden yogun ucak seferleri ve mavi denizi bogan kara-kusak  asfalt yollari modernlik ve gelismislik olarak vaaz eden “Cevrecinin En Hasi Basbakan” ve onun Ulastirma Bakani , gunduz attirilan havai fisekli karadeniz sahil yolu acilislarinda,  helikopterden 3. Kopru konumlama calismalariyla, bireysel, pahali ve cevreyi tahrip eden ulasim bicimlerini hirs ve inatla tesvik ediyor, destekliyor.

Toplu tasimacilik,?  vapur?  tren ..?? .yiggghhh !  eski komunist duzen sevdalilarinin kagni misali yavas cozumleri,: kar’siz , “mazallah, kulliyen zararli, gayri iktisadi”…. hizli hareket edip ,hizli kose donme mantigiyla tamamen ters…

 Istanbullulara denizi kullanarak ulasima katki saglama uzerine sunduklarii en parlak yeni fikir az sayida imkan sahibine zevk yasatacak “deniz taksi” si olabildi sunca senede. hizmeti cesitlendirdiler : Deniz otobusu, deniz taksisi… Kavramsal olarak ,”Otobus, kamyon, jeep, biiiip'” in otesine gececek bir kapsama sahip degil bu arkadaslar vesselam.

Birkac yilda Istanbul’da  “Vapurlar kaldirilacak deniz otobusleri gelecek” dendi, sonra “vapurunu sec” dendi, kimsenin secmedigi bir turev insa edildi, netice de simdi  onu da bulamayan var. Vapur oldu MOPUR: Nasil mi? Once Bogaz hatlari, sonra  Uskudar Besiktas, simdi de Adalar Bostanci arasinda sadece mo(tor-va)pur calistiriliyor. .
Insanlar magduriyet dilekceleri yagdiriyor IDO’ya, Adalar’dan… 

Eee simdi boyle buyukten kucuge turlu cesit hacimde bunaltici  ulasim ve yaklasim problemleri ortada dururken , Bu 3 gunluk konferans   Neyin inter’i , neyin ferry’si.. Neyin nesi?? Kimin Fesi?

HADI BIRAZ DA GULUN diye sizlere en buyuk hizmetimiz, 2009 da toplanan “Denizyollari Ust Yapi Calistayi” haberini de ekliyorum. Bakin nasil dizi dizi calisyor beyler.

Oya

TUM BUNLARI, ULKENIN BU KADAR KOTU YONETILMESINI, sahipsizligini  PROTESTO EDIYORUM:
 
TEK BASIMA PROTESTO EDIYORUM;  ISTE PANKARTLARIM

Karadeniz’e de denizden Acilim İstiyoruz.

Türkiye Denizcilik Isletmeleri  Karadeniz Hatti Nerede Batti?
Gidip Cikaralim!

Karadeniz Limanlari Mahsun, nerede Yolcu Gemilerimiz, öz – hakiki – FERRY seferlerimiz?
Ankara, Samsun hangi ellerde?

Kruvaziyer Zenginine  Galata-Port,  Biz’lere HORT ZORT!

Hani Ataturk zamaninda kurulan Akdeniz’in DEV FILOSU ?,

Cumhuriyetimizin ilk 25 yilinda denizlerde 50 parça yolcu gemisi, son 86 yilinda yok bir tanesi!

KARADENIZ’e DENIZDEN ulasmak istiyoruz.
Koskoca Karadeniz’de Bir Tane bile  yok Yolcu Gemisi.

Basbakan Karadenizlilere de Bir GEMICIK aldirsin,
 GEMICIK, Bize de GEMICIK

Karadeniz’i doldurup KARAyolu Yapanlar , DENIZcilikten ne anlar?

FERRY konferansi burada MOPUR konferansi NEREDE?

Haydi Istanbullu Vapurunu SEC;
AKP’li Belediye Baskani Secmezsen
MOPUR’unu SEC

  Demokratik Secimin Cezasi, Adalilarin Vapurlarinin Kaldirilmasi
 “Adalilara VApur , Mapur YOK ..  MOPUR var!  ”

…………………………………………………12

From: UGO ANTONİO CORİNTİO
Subject: FW: E-posta gönderiliyor: IMG_1003
Date: October 14, 2009 10:25:23 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

İYİ GÜNLER,

BÜYÜKADA KUMSAL’DAN GÜN BATIMI….10 EKIM 2009

SAYGILARIMLA,

Ugo Antonio Corintio

…………………………………………………13

From: UGO ANTONİO CORİNTİO
Subject: FW: E-posta gönderiliyor: IMG_0962
Date: October 14, 2009 10:26:22 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

10 EKIM 2009…..

SAYGILARIMLA,

Ugo Antonio Corintio

…………………………………………………14

http://tayprojesi.org

©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri – TAY Projesi

TAVŞANADASI MANASTIRI










Türü: Manastır
Plan Tipi:
Yapım Tarihi:
Evre: Orta
Araştırma Yöntemi: Araştırma
Rakım: 0
Bölge: Marmara
İl: İstanbul
İlçe: Adalar
Köy: Tavşanadası
Antik Adı: Hyatros

Yeri: İstanbul ili, Adalar ilçesinde, Tavşanadası’ndadır. Büyükada’nın güneyindeki Tavşanadası’nın kuzeye bakan kıyısında, adanın en yüksek yerindeki çakarın kuzeydoğusunda bulunmaktadır.

Konumu ve Çevresel Özellikleri: Bizans Dönemi’nde bir sürgün ve inziva yeri olarak kullanılan adaya ilişkin fazla bilgi yoktur. Bugün yerleşim bulunmamaktadır.

Araştırma ve Kazı: E. Özbayoğlu 1999 yılında yüzey araştırması yapmıştır.

Tanım: Mimari Özellikler: Manastırın hangi bölümüne ait olduğu bilinmeyen, üzeri tonozlu ve tavanında haç motifi olan bir yapı kalıntısı vardır. Malzemesi taş ve tuğladır [Özbayoğlu 2001:118; Tuğlacı 1992:441]. Yapının batısında büyük yuvarlak kemerli bir girişi olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde yapıya giriş yaklaşık 2.0×0.70 m ölçülerinde tonozlu bir mekandan sağlanmaktadır. Yapının içinde güney ve kuzey duvarlarda tuğlaların balıksırtı dizildiği görülmektedir. Duvarların altı moloz taş, üstü tuğladır. Zeminin mermer kaplı olduğu kuzey köşesindeki mermer döşemelerden anlaşılmaktadır. Tonozda iki açıklık olduğu görülmektedir. Kaçak kazılar nedeniyle yapının içi moloz ve toprak doludur. Bu bölümün bir alt yapı ve yalnızca apsisin içine oturacak şekilde yapılan bir kripta olması muhtemeldir. Üstte tuğla döşemeler görülmektedir. Apsisi dışarıdan net bir şekilde izlenebilmektedir. Kuzeye doğru gidildiğinde yapıya kadar uzandığı görülen yarım kemerli bir duvar daha olduğu görülmektedir [TAYEx 10.09.2008].

Buluntular:

Yorum:

Tahribat: Yapının içinde ve duvarlarda çok sayıda kaçak kazı yapıldığı görülmektedir. Ayrıca doğal sebepler ve bitki örtüsü nedeniyle tahribat yoğundur [TAYEx 10.09.2008].

Erendiz Özbayoglu, ” Burgazada, Sedefadası, Kaşıkada, Tavşnadası”, 18. Araştırma Sonuçları Toplantısı (22-26 Mayıs 2000-İzmir), Ankara (2001)118,126.



[…] Yüzey araştırması yaptığımız son ada, Büyükada’nın güneyindeki Tavşanadası’dır. Bu küçücük adada dabir dinî yapı olduğu Manuel Komnenos’un buyruğundan anlaşıldığı gibi, kaynaklarda Aziz İgnatios’un burada bir dinî yapı yaptırdığı da kaydedilir. (Paphlagonialı Niketas, PG 105, c. 496). Araştırmamız sırasında saptadığımız dinî yapı oldukça iyi durumdadır. (Resim 10); defne, zeytin ve incir ağaçlarının hemen yanındaki yaklaşık 20 metrekarelik tuğla yapının tavanına (Resim: 11; Çizim 3) tuğla örgü bir haç işlenmiştir (Resim 12). Ada’da, keçileri ve köpekleriyle birlikte bir münzevi yaşamaktadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: