Gönderen: adalarpostasi | 24 Temmuz 2009

ADALAR POSTASI-2294: bu pazar 19:30’da büyükada san pacifico’da…

ADALAR POSTASI
24 Temmuz 2009


http://cgi.ebay.com/L391-1900-Constantinople-Prinkipo-Nizam-Turkey-postcard_W0QQitemZ310097265842QQcmdZViewItemQQptZLH_DefaultDomain_0?hash=item48333cc4b2&_trksid=p3286.m20.l1116

* * *
ADALAR’da TARIHTE O GUN:

19 Subat 1894 Pazartesi gunlu Buyukada’da Tantavizade Halid Efendi tarafindan yeniden tamir edilen ve genisletilen buharli un degirmeni icin getirtilecek alet ve edevattan gumruk resmi alinmamasina dair…

* * *
ADALAR’da BIR GUN:


Buyukada, 1/06/2009 03:54

* * *
24 Temmuz 2009 Cuma gunu
Buyukada’da HAVA DURUMU*
az bulutlu
29.9ºC
% 38 nem
GB 8km/sa

* http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarinca

* * *
BIR BALIK:

* * *


Cicely Mary Barker, The Forget-me-not Fairy.

* * *
1- Coloratura soprano Leyla Pekin ile organist Giuseppe Gandolfo’nun, 26 Temmuz 2009 Pazar gunu saat 19:30’da Buyukada San Pacifico Kilisesi’nde verecekleri san ve org konserine huzurunuzla seref vermenizi rica ederiz.

2- ProvADA…

3- Gecmis gunku Kultur ve Tabiat Varliklarini Koruma Gunumu kutlu (mu?) olsun!

4- Buyukada Maden’de 93 yillik bir cinar daha devrildi…

5- Ayse Tatlici: “Eski zengin Rum mahallesindeki babadan kalma evinde tek basina yasayan, hayatini adadigi kedi ve kopekleriyle adanin en yasli Rum balikcisi Konstantin Kacuroglu…”

6- Bulent Misirlioglu: “Soylenemeyenleri, soyleyebilmek…”

7- Adalar Belediyesi’nden ne haber?

8- Yirmi yedi Haziran toplantisi yapildi…

9- Yuksel Ozcan: “1839 yilinda kurulan orman idaresinin 170. yil kutlamasi nedeniyle…”

10- Kan kanseri olan genc artik hayatta degilmis… huzur icinde yatsin…

11- Tugay Kartal: “Ha 3. Kopru… Ha Marmaray…”

ADALAR POSTASI’nin 2294. sayisinda…

)O(

+ Mars gezegeni bizim catinin uzerinde dolaniyor galiba! Fotograf makinesinin ardindan bilgisayarin kablosu da dumanlar cikartarak bozulunca hali hazirdaki ADALAR POSTASI’ni bir turlu yola cikartamadik zira… Gecikmeden dolayi af ola!

………………………………………………….1
Coloratura soprano Leyla Pekin ile organist Giuseppe Gandolfo’nun,
26 Temmuz 2009 Pazar gunu saat 19:30’da
Buyukada San Pacifico Kilisesi’nde
verecekleri san ve org konserine huzurunuzla seref vermenizi rica ederiz.
ADALAR POSTASI
)O(

Bir Yaz Gecesi
SAN ve ORG KONSERI
CONCERTO per CANTO e ORGANO

Coloratura Soprano: Bayan Leyla Pekin – Organista: Fra Giuseppe Gandolfo O.P.

26 Temmuz Luglio 2009- Pazar Domenica- saat ore 19:30
Sen Pasifik Kilisesi-Chiesa di San Pacifico-Buyukada

PROGRAM
PROGRAMMA

1. G. F. HAENDEL Cara sposa (Soprano e harmonium)

2. F. PAGANI Elevazione in sol (Harmonium solo)

3. Michael HAYDN Et incarnatus est (Soprano e harmonium)

4. G. B. PERGOLESI Cujus animam (dallo Stabat Mater) (Soprano e harmonium)

5. D. ZIPOLI Aria in si minore (Harmonium solo)

6. G. VERDI Ave Maria (dall’ “Otello”) (Soprano e harmonium)

7. W. A. MOZART Lacrimosa (dal “Requiem”) (Soprano, Tenore e harmonium)

8. G. F. HAENDEL How beautiful are the feet of them
(dal Messia) (Soprano e harmonium)

9. W. A. MOZART Andante (dal Concerto per pf. e orch. K. 467) (Harmonium solo)

10. W. A. MOZART Exsultate, jubilate (Soprano e harmonium)

GIRIS SERBESTTIR
Entrata libera
HEPINIZ HOSGELDINIZ!


COLORATURA SOPRANO LEYLA PEKIN
MUZIK CALISMALARINA 5.5 YASINDA PIYANO CALARAK BASLAMISTIR. TURK VE YABANCI SAN PEDAGOGLARIYLA CALISMIS VE BUGUNE KADAR KIRKI ASKIN KONSER GERCEKLESTIRMISTIR..
KENDISI SAN, SOLFEJ VE PIYANO DERSLERININ YANI SIRA ISTANBUL LIONS KLUBU DUNYA MUZIKLERI KOROSU’NU VE KASDAV MUZIK GONULLULERI DUNYA MUZIKLERI KOROSU’NU CALISTIRMAKTA VE BU KOROLARLA BASARILI KONSERLER VERMEKTEDIR.
4.5 OKTAV SESE SAHIP OLAN SN. PEKIN, CEMAL RESIT REY MUZIK DOSTLARI DERNEGI UYESI, KASDAV OPERA KOMITESI BASKANI VE KADIKOY BELEDIYESI MUZIK GONULLUSUDUR.



ORGANIST GIUSEPPE GANDOLFO
GALATA SEN PIYER VE PAOLO KATOLIK KILISESI PAPAZLARI’NDANDIR.
1982 YILINDA BOLOGNA DEVLET KONSERVATUVARI’NDAN ORG MAESTRO DIPLOMASINI ALMISTIR.
ITALYA’NIN PEK COK KENTI YANI SIRA LONDRA VE PRAG’DA DA KONSERLER VERMISTIR. EN SEVDIGI MUZIK TURU 19. YUZYIL BESTELERIDIR..
SEN PIYER KILISESI, SENT ESPRI KILISESI, SANTA MARIA DRAPERIS KILISESI, ANKARA CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI VE POLONEZKOY KILISESI’NDEKI ORGLARIN RESTORASYONLARINI GERCEKLESTIRMISTIR.
SON YILLARDA SOPRANO VE MEZZO SOPRANOLARLA CALISMALARI VE KONSERLERI OLMUSTUR.



BUYUKADA SAN PACIFICO KILISESI’NIN,
PARIS’TE, V. MUSTEL (1815-1890) TARAFINDAN IMAL EDILEN 309 NUMARALI BU TARIHI ARMONIUMU,
FLUT, KLARINET, FIFR, OBUA, MUZET, VUA, SELEST, BARITON, KORANGLE, BURDON, KLERON, BASSON, HARP EOLIEN SESLERINE SAHIP OLUP COK KALITELIDIR.
GALATA SEN PIYER VE PAOLO KILISESI PAPAZLARINDAN SAYGIDEGER BAY GIUSEPPE GANDOLFO,
17 TEMMUZ 2007 SALI GUNU BUYUK BIR EMEK VE UGRASIYLA TAMIR, TEMIZLIK VE AKORDUNU YAPTIGI
BUYUKADA SAN PACIFICO KILISESI’NIN BU TARIHI ARMONIUMUYLA
30 TEMMUZ 2007 PAZARTESI VE 31 AGUSTOS 2008 PAZAR GUNLERI
KILISE SIRALARINI DOLDURAN DINLEYICIYE UNUTULMAZ KONSERLER VERMISTIR.

………………………………………………….2
provADA…


Bayan Pekin ve Bay Gandolfo provada…
Buyukada San Pacifico Kilisesi, 20/07/2009 01:00

Gectigimiz Pazartesi gunu Buyukada’ya gelerek 26 Temmuz Pazar gunu saat 19:30’da Buyukada San Pacifico Kilisesi’nde verecekleri “Bir Yaz Gecesi” Konseri’nin bir provasini yapan Colaratura soprano Bayan Leyla Pekin ve Organist Bay Giuseppe Gandolfo.

………………………………………………….3
21 Temmuz, “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Günü”ymus meger!
Gecmis gunku Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Gunumuz kutlu olsun!
Ve/veya gecmis olsun!
)O(

Gunun anlam ve onemine binaen
Dogal ve Kentsel SIT Alani Butunu olan Istanbul Adalari’ndaki
kimi kutlama etkinlikleri!


Ormanlarimizi copluge cevirme!
Buyukada, 25/05/2008 05:36


Parselasyon yasagina ragmen tarihi binalarin arsalarini ifraz ederek yani baslarina bina dikme!
Buyukada, 25/05/2008 06:02


Ilkin yollarin derken kaldirimlarin yukseltilmesi suretiyle tarihi binalarin toprak altinda birakilarak tarihe gomulmesi!
Buyukada, 10/08/2008 05:19


Akla estikce anitsal mor salkimlari hunharca budama!
Buyukada, 12/02/2009 12:30


Isinmak amacli ormanlardan agac kesme!
Buyukada, 12/03/2006 01:22


Hizmet (=Hezimet) getirirken cevreye rahatsizlik verme!
11/12/2005 06:54


Buyukada Tarihi Turk Mezarligi’na gecekonma!
4/12/2005 04:32

suphesiz ki daha pek cok etkinlik yapildi…
ve dahi yapilmakta…
)O(

………………………………………………….4
From: Ivi Dermanci
Subject: Bir ulu çınar
Date: July 20, 2009 2:21:44 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Buyukada, Maden’de 93 yillik bir cinar daha devrildi


Merhum Kimon ve Viron Usulcuoglu’nun ablasi,
Merhum eczaci Vasil Dermanci’nin degerli esi,
sevgili annemiz Iris Dermanci’yi cuma sabahi kaybettik.
22 Temmuz 2009 Carsamba gunu saat 13:00’te
Sisli Rum Mezarligi, Metamorfosis kilisesindeki torenle ugurlayacagiz.
Mekani cennet olsun!

Alki ve Ivi Dermanci

Sevgili Ivi Hanim,
Acinizi yurekten paylasir, sabirlar dilerim.
Validenizin fotografindaki dolu dolu yasanmis bir hayata adeta meydan okuyan o magrur bakis,
yasam dongusuyle sonsuzlugu vaadediyor sanki… Bir ulu servi…
Sizler icin yapabilecegim herhangi bir sey olursa haber vermenizi rica ederim.
Cigdem
)O(

………………………………………………….5
From: Dilek Zaptcioglu
Subject: Koço
Date: July 20, 2009 12:39:43 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

[…] Burgazadali Koco ölmüs!

http://www.burgazada.org/gazete.htm

Adamizin en eski simalarindan, Barba Koco 8 Hariran Paraztesi gunu vefat etmistir.
Cenazesi 10 Haziran Carsamba gunu saat 13:30 da Aya YANI kilisesinde kaldirilacaktir.
Tum sevenlerinin ve Burgazadanin basisagolsun.
Mekanin cennet olsun BARBA KOCO

Rahmetli Koco ile yapilmis bir soylesi;
O, eski zengin Rum mahallesindeki babadan kalma evinde tek basina yasayan, hayatini adadigi kedi ve kopekleriyle adanin en yasli Rum balikcisi olan Konstantin Kacuroglu, enerjisi ile herkese ders veriyor.

http://www.burgazada.org/koco.htm

Teni deniz kokan adam


O, eski zengin Rum mahallesindeki babadan kalma evinde tek basina yasayan, hayatini adadigi kedi ve kopekleriyle adanin en yasli Rum balikcisi olan Konstantin Kacuroglu, enerjisi ile herkese ders veriyor..

Adali olan birini ilk goruste tanirsiniz. Adali olmasi icin gozlerinin deniz mavisi olmasi sart degildir. Ama benim anlatacagim hikayede adamin gozleri deniz mavisi. Adalilarin cogu garip ve duygusuz bir kibre sahiptir. Ama benim anlatacagim adamin mutevazi kibri sahici. Kahvede bir cay ismarlamaya kalkarsaniz, asla kabul etmez. Sohbet etmeye kalksaniz kendi aklindan gecenleri soyler ve yoluna devam eder.

Amcanin yuzunde her birisinin ayri hikayesi olan kirisikliklar insani korkutmak ya da urkutmek yerine yani yasliligin simgesi olmak yerine yasanmisligin kalintilari gibi goz alici bir sekilde insanin dikkatini cekiyor. O kadar uzun senelerdir denizle hasir nesir ki yanina gittiginizde denizden ne kadar uzak olursaniz olun denizin kokusunu duyabildiginizi soyleyebilirim.

Ilk gordugunuzde, “Bu adam kesin bu isi yapiyor!” dersiniz ya, iste balikcilik da boyle bir seydir, nerede gorseniz hemen tanirsiniz onlari. Yaz kis bogazli bir kazak giyerler, yuzlerinde kirli sakal, yorgun, uykusuz, sakin! Yavas yavas, tane tane konusurlar. Misina ve midye kabugu kesiklerle dolu ellerindeki, romatizma ve artrid’in deforme ettigi parmaklari, surekli hareket halindedir. Cekek yerine giren bu yasli balikcinin ayaklari da deforme olmustu sanki. Hafif sekerek, ayaklarini surerek yuruyordu. Ama basi onde ve dimdik!

Konu insan olunca konu bir de denizle butunlesmis olunca, kah firtinali, kah sessiz sakin asklarin olmamasi soz konusu olabilir mi? Gizliyor bizden gizlemeye calisiyor, anlatmiyor, ama dedik ya yuzundeki ellerindeki her kirisikligin ayri bir hikayesi var.

Arada gozleri denize takilip kayboluyor icinde, denizi ilk defa gormus biri gibi saskin ve heyecanli, bekleyis icinde. Kim bilir neler goruyor gozlerinin daldigi yerde. Belki gizledigi asklari ve belki en onemlisi de ait oldugu yeri denizi. Kim bilir deniz neler anlatiyor ona. Ucsuz bucaksiz denizler gibi bir adam duruyor karsimizda geckin yasina ragmen olanca heybeti ve keskin zarafetiyle.

Adi Konstantin Kacuroglu, bizim bildigimiz adiyla balikci Koco. Her sabah 8:55 vapuruna giderken onu evinden cikarken goruverirsiniz etrafi kedilerle cevrili adeta duvar orulmus gibi. Kediler ve Koco mutlu bir hayat yasiyor adada. Koco elinde dolu dolu ekmek posetleriyle, besledigi sokak kedilerinin karnini doyurmak icin aksayan ayaklarina ragmen onlarca yolu teper her gun.
Ada’nin belki de en sevilen yasli adami Koco. 90’li yaslara merdiven dayamis bu adam adanin tarihini en iyi bilen ve 90’li yaslarda ayakta durabilen tek Rum.

O, Yeni Yali mahallesinin zengin ailelerinden birinin mensubu. Simdilerde emekli maasiyla eski bir evde yasiyor, Belediye’nin verdigi nevaleyi de kedileri icin kullaniyor; ihtiyaci olmadigi icin degil, kuru bakliyat ona dokunuyormus da.

Sonra mahallenin tekmil kedileri onun kapisina bakiyor; onlar icin yemek pisiriyor, kapisinin onune koyuyor; sonra diyor ki “Neyimiz var da esirgeyecegiz.”

Koco, daha zayif ve dinc, saclari sakallari, kaslari, bembeyaz, delikanli gibi yuruyor, ayaklari hafif aksiyor ama. Koco, Tanas’tan olma Aleksandra’dan dogma, Burgazadali, kadin kulturunun sevecenligiyle buyumus bir Rum delikanlisi kendisi. Ana kuzusu. Bu yasinda bile ne kadar sevecen bir “cocuk” oldugu belli. Erkekleri taklit etmeyen o nadide ve nadir kadinlarin dizine basini yaslamis. Anasinin ve ablalarinin gozdesi olmus. Kimseyi onlarla kiyaslayamadigi icin hic evlenmemis. Cocugu yok, yegenleri de yok. O, eski zengin Rum mahallesindeki babadan kalma evde tek basina yasiyor.

Yillarin balikcisi Koco adada en iyi balik cikacak yerleri biliyor. “Nasil biliyorsun amca,” dedim. “Kayigin ucunu, adada kendi belirledigim bir noktaya nisan alirim,” dedi, “sonra akintiya bakarsin, iste balik bu iki olcu arasindadir.”

Eskiden adada balikcilik zor sartlarda yapilirmis. Adali balikcilar tuttuklari baliklari kurek cekerek Istanbul’a goturur orada satar sonra tekrar ayni sekilde tekneleriyle adaya evlerine donerlermis.

Koco, adanin yakin tarihine taniklik etmis birisi. Ona gore, Ada’daki insan nufusu once Rumlarla baslamis. Daha sonra Rumlar adayi terk etmeye baslayinca Museviler yerlesmis. Daha sonralarda Alevilerin gelmesiyle ada hayati baska bir boyuta gecmis.

Koco’ya, sevdigi arkadaslarini sordugumda isimlerini sayiyor Aleko, Dimitro Miculi, Mehmet Ali, Hasan Sami, Angelos, Istati. “Neredeler Koco amca” diyorum. “Olduler” diyor.

Ah! Koco Amca!

Ayse TATLICI

………………………………………………….6
From: Bulent Misirlioglu
Subject:
Date: July 21, 2009 11:48:55 AM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

SOYLENEMEYENLERI SOYLEYEBILMEK?.

Zordur boyle davranmak. Hele insanlari bunu yapmadiklari icin yargilamak. Peki o zaman nerede kaldi insan olmak, nerede Demokrasi, dusuncelerin hur ifadesi, nerede sosyal adalet, nerede seffaflik, sorgulayicilik, cagdaslik, nerede hakkin teslimi. Ama her zaman yanimizda olan “Bana dokunmayan yilan bin yil yasasin”, “Benden olmayan yok olsun..!” soylemleri ne de guzel ortuyor bunlari.

Sosyal Demokratlik hic kimsenin mali olmadigi gibi kimseye veraseten de intikal etmemistir. Asil olan yanimizda olan ve sadece gunu kurtaran soylemleri bir kenara atip, “nerede”leri bir araya getirerek soylenecekleri soyleyebilmek ve uygulayabilmektir.

Adalarimizda surekli yayin yapan birkac gazete ve dergi mevcuttur. Temmuz ayinda yayinlanan bir gazetede; bir dernegin on yila yakin suregelen ve yasal izinlerini alarak, ada halkina ilan ettikleri kultur ve sanata yonelik 2009 yaz etkinliklerinin, Adalar’da degisim yaratmasi umulan ve beklenilen yeni yerel yonetimce, tamamen ayrimcilik ve dislama amacina yonelik diktator bir tavirla engellenmeye calisildigi feryadi varken, diger bir dergide evrensel boyuttaki kultur ve sanatin bu denli kisisel kin ve dusuncelerle engellenmesinin hicbir izahinin olmayacagina, Adalar’da degisim yaratmanin birinci onceliginin uzlasma, ozveri, sevgi koprusu ve ortak akil olusturmak oldugu gerceginden tek bir kelime dahi edilmezken, Adalar’da yeni donem ve degisimden bahisle, kendilerinin bile zoraki inanmak istedikleri anlayisla, sayet basarili olunmazsa “Biz soylemistik ama dinletemedik ki..!” nakaratini soylemeye hazir tarzda yeni liderlerinin arayisi icinde olduklarini sergileyebiliyorlar.

Belediye bunyesinde yapilan degisimin beklenilen amaca ulasmak icin yapilmasi gereken bicimde olmadigini, belediye kadrosunun kendi icindeki zaaflarindan istifade edilerek calisma motivasyonun bozulmasina yol acan bu sozde degisimin sadece siyaseten oldugunu, ehil insanlarin isten ve gorevden uzaklastirilmaya calisildigini, adeta “sallabasini al maasini” diyebilecek ve hicbir ikaz ve tenkitte bulunmayacaklarin yogunlastirildigini, hizmetin gereginden cok yasal olmayan bir bicimde kadrolasma ve ayrimciliga gidildigini bu durumun tekrar bir degisim ihtiyaci doguracagini gormezlikten gelebiliyorlar veya soyleyemiyorlar.

Adalar’in sosyo-ekonomik yapisini dogru tahlil edebiliyorlar, eski yonetimin degisimdeki alisilagelmis zorluklarini ortaya koyabiliyorlar, yeni yerel yonetimin her konuda ilkleri yapabilmenin pek cok avantajina sahip oldugunu iyi bildikleri halde, basarisizliga kilif olarak cok buyuk borc yuku devralindigini soylemekten geri de kalmiyorlar.

Adalar’in nufus hareketlerini ve merkezi gelirden alinan pay gercegini cok iyi tahlil edebiliyorlar ama borc yukunun Turkiye’deki belediyelerin en temel sorunu oldugunu, Adalar’da da kaynak yaratma adina, merkezi otoriteye olan vergi vb. odemelerinin otelenerek, yaratilan kaynagin belde halkinin daha oncelikli hizmetlerinde kullanilmis oldugu gercegini ve bu borc yukunun 1984 yilindan bu yana birikerek olustugunu, Adalar’da gecen donem sonu itibariyle faaliyet borcunun gerceklesen net butce (11.3 milyon TL) gelirinin % 20’si oldugunu ilgili tablolardan goremeyerek veya gormek istemeyerek, soyleyemiyorlar.

Kendisinden degisim ve yerel kalkinma umulan yeni yerel yonetimin, borc yukune siginip basarisizliga bahane aramasi yerine, ayni gercek icerisinde yatirim ve hizmetlerini planlamasini, donemlerinde de bu anlamda olusabilecek borc yukunun kendi kusurlari olmayacagini, bunun tum belediyelerin ortak sorunu oldugunu ve merkezi otoriteden gelir dagilimin adil bir seviyeye cikarilmasi sonucu sorunun ortadan kalkacagini soyleyemiyorlar.

Merkezi otoritenin en azindan tum belediyelere katki olmasi amaciyla 2009/Mayis-Haziran-Temmuz ve Agustos ayinda Iller Bankasi kesintilerinin %0 olacagi yonunde karar aldigini soyleyemiyorlar.

2009 Mayis ayinda periyodik olarak yapilmasi gereken temizlik ihalesinin neden yapilamadiginin sorulmasi yerine, temizlik firmasinin isi biraktigini bahane ederek ekipman ve calisanlarin belediye tarafindan nasil ustlenildiginin, hangi yasal prosedure uyduruldugunun incelenmesinin ve sorgulamasinin yapilmasinin gerektigini soyleyemeyerek, Adalar’da temizlik hizmetlerinin aksamadan yurutuldugunu, okuyuculari etkilemek adina inanarak soyleyebiliyorlar.

Buyuksehir Belediyesi’nin Adalarimiza gecen donemde 100 milyon TL’nin uzerindeki temel altyapi yatirimlari goz ardi edilerek, secim oncesi ve secim sonrasi yapilan “ne buyuksehir ne de merkezi hukumete ihtiyacimiz yok..” soylemlerinin dogru bir davranis olmadigi aslolanin Adalar’da yerel bir kalkinmanin saglanmasi icin genel uzlasi, ozveri ve birlikte hizmet etme konusunda sevgi bagi kurulmasi telkinleri yapmak yerine adeta bu baskaldirisi tesvik edebiliyorlar.

Ne yazik ki degisimde cok onemli oldugunu hep savundugum gonullu katilimin da bu anlayisla bir araya getirilmeye calisilmasi uzuntu verici bir durumdur. Adalar Kent Konseyi’nde devamli surette sivil inisiyatifin guclu olmasi gerektigini savunanlarin en son yapilan Genel Kurul secimlerinde katilimcilarin bilgilendirilmesi icin yapilan girisimleri yerel yonetimin diktator bir anlayis icinde engellemesini makul karsilamasini da anlamak mumkun degildir. Halbuki sivil toplum ve gonullu katilimin yerel kalkinmadaki en onemli faydasi her konuda soylenemeyenleri soyleyebilecek olmasidir.

Bir de derginin duzenli cikartilmamasindaki ozur var ki… “Ozru kabahatinden buyuk..” eldeki olanaklarin daha oncelikli alanlarda harcandigini belirten, umarim ki bu harcamalar ozlenen degisimin ilk belirtilerini halka gostermek icin veya Adalar Kultur Dernegi’nin faaliyetlerini engelleyecek islemlerin Belediye adina yapilmamis olsun.

SON SOZ: Adalarimizda umulan ve beklenilen ve basarilirsa hepimizce alkislanacak bir degisim ve yerel kalkinma saglanacaksa;
oncelikle ortak akil yaratmaya, hosgoruye, saygi ve sevgi bagi kurulmasina ozen gosterilmeli, huzur ve sukun yaratilmali, ayrimciliga son verilmelidir. Sozde degil ozde halkla birlikte olunmalidir.

Yoksa dort aylik donem icinde yapilanlarda oldugu gibi,
kaynak ve eser yaratmak adina, devletin hukum ve tasarrufunda bulunan yerler ile devletin ozel mulkiyetinde olan ya da kamunun istifadesine sunulmus olan yerlerde hicbir yasal alt yapisini yapmadan, planlamadan, projelendirmeden, ilgili kurum ve kurullarin uygunluk goruslerini almadan, birilerine peskes cekilerek bu alanlarda albeni yaratacak tesis ve yatirimlarin yapilmasiyla sozde degisim yaratmaya calismak, Adalari yagmalatmaktan ote bir seye yaramayacaktir.

Unutulmasin ki “sadece gunun sorunlara gore alinacak tedbirler gelecekte muhakkak ki yetersiz kalacaktir.”

Iste soylenemeyenleri soyleyebilmek bu olmalidir. Butun meselede budur.

Bulent MISIRLIOGLU

Buyukada, 18.07.2009

………………………………………………….7
adalar
belediyesi’nden
ne haber?

http://www.adalar.bel.tr

ISTANBUL BUYUKSEHIR BELEDIYESI KENT ORKESTRASI KONSERI


Istanbul Buyuksehir Belediyesinin Kent Orkestrasi konseri, 17 Temmuz gunu Ataturk Meydaninda yapildi

………………………………………………….8
http://www.adalar-istanbul.org/muze/Default.aspx?p=MUZE

27 Haziran Toplantisi yapildi…

Muze olusumunun onemli bir adimi daha gerceklesti. 27 Haziran’da 11.30-14 arasinda Anadolu Kulubu’nde 250 Adali bulustu ve muzenin olusumuna guclu bir destek verdi.

Adalar’daki tum cemaatlerden, kurum ve kuruluslardan, olusumlardan yetkililerin ve Adalilarin katildigi taoplantida, Adalar Vakfi Baskani Aykut Mutlu, Istanbul 2010 Genel Sekreteri Yilmaz Kurt, Belediye Baskani Mustafa Farsakoglu, Kaymakam Mevlut Kurban konustular, Suay Aksoy muzenin nasil bir muze olabilecegini anlatti ve sonrasinda Deniz Lisesi Komutani Meut Ozel, Ruhban Okulu Kutuphane sorumlusu Stelyo Karaiyani, Anadolu Kulubu’nden Mehmet Akgul, 500. Yil Vakfi’ndan Naim Guleryuz, Eva Sarlak bu olusuma butun olanaklariyla destek olacaklarini belirtti.

Zamanin kisaligi ve iyi kullanilamamasi toplantinin basarisiz yonuydu, toplanti cagrisinin iletilmesinde yasanan aksakliklar da affedilebilir gibi degildi ve toplantida ses duzeni de mutsuzluk verdi. Ama butun bunlar, sonucun basarisini degistrmedi. Muze Proje Koordinatorunun de tum bunlarla ilgili kisa ozur konusmasinda belirttigi gibi, bundan sonrasi icin ders alindi.

26 Haziran Kulturlerarasi Diyalog Atolyesi Kapanis Toplantisi

26 Haziran’da Adaevi’nde (Adalar Muzesi calisma burosu ve sergi alani) Okan Universitesi Kulturlerarasi Diyalog Arastima Merkezi, 21-27 Haziran 2009 Kulturlerarasi Diyalog Atolyesi’nin kapanis toplantisi yapildi. Almanya, Kazakistan ve Turkiye’den 24 ogrencinin bir hafta Istanbul’un cesitli yerlerinde surdurdukleri atolye calismasi, konusuna en uygun olabilecek bir yerde, Buyukada ve Heybeliada’da tamamlandi. Ogrencilerin calismalardan ve Istanbul’dan izlenimlerini paylastiklari toplanti, Adalar Muzesi’nin bu dogrultuda yapmaya basladigi etkinliklerin de ilkini olusturdu. (Daha ayrintili bilgi icin, bkz. http://www.okan.edu.tr)

………………………………………………….9
http://www.adalarorman.com//index.php?option=com_content&task=view&id=226&Itemid=1

170.YILI VAPURLA BOGAZ TURU YAPILACAK

Yuksel OZCAN

1839 yilinda kurulan orman idaresinin 170. yil kutlamasi nedeniyle IDO Ile baslatilan kampanya kapsaminda ORMANLARIMIZ YANMASIN GELECEGIMIZ KARARMASIN sloganiyla bogaz turu yapacak olan KIZILTOPRAK vapuru, 22 Temmuz 2009 Carsamba Gunu saat 10.00 da Besiktas Iskelesinde hazir olacak. Saat 12 00 de ise Uskudardan hareket edecek. Saat 14 00 te Eminonu Iskelesinde olacak. Cevre ve Orman Bakanligi ust duzey yonetimi, Buyuksehir Belediye Baskani Kadir Topbas, televizyon ve sinema sanatcilarininda katilacagi kampanya turuna tum ekotur mudavimleri ve cevreci kuruluslarimiz davetli olup ,ucretsiz gerceklesecek. Bu tura katilanlar adina Adalar Orman Idaresi tarafindan hatira ormani olusturulacak.

………………………………………………….10
From: Melda Keskin
Subject: kan kanseri olan genc artik hayata degilmis… huzur icinde yatsin.
Date: July 22, 2009 2:54:53 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

Tekrar merhaba,

Bazilarinizin bana bildirdigi gibi o cep numarasi cevap vermiyordu ve hemen ardindan asagidaki e-posta geldi:

Sevgili Melda,

Bu genc arkadasin ölmüs oldugunu telefon edip soyledi gonderdigim arkadaslarim. Internetten baktim da öldü yazilari var.
Daha onceki Ege bebek icin de öldügü halde devam etti bu gonderiler ve aileleri aranmaktan da cok rahatsizlarmis.
Bilgine…

Sevgiler,

Hulya

………………………………………………….11
From: Tugay Kartal
Subject: Fwd: Ha 3.Köprü, Ha Marmaray
Date: July 20, 2009 4:35:25 PM EEST
To: adalar.postasi@gmail.com

• Ha 3.Kopru, Ha Marmaray

Yil 1969… Gecit vermez Zap nehri Hakkari’de, can almaya devam ederken, Istanbul Bogazi’na ilk kopruyu yapma calismalari baslamistir. 68 gencligi icinden bir grup universite ogrencisi, ulkenin dogusu ile batisina esit yatirim yapilmasi yaklasimiyla Istanbul Bogaz Koprusu’nun yapimina karsi cikarlar. Yil 2009 Karadeniz’de yagan yagislar yapilan bentleri yikar canlar alir, Istanbul’da Bogaz’a 3. kopru yapma girisimi hiz kazanir. “3.Kopru Yerine Yasam Platformu” bilesenleri kopruye karsi tepkilerini alanlara tasir. http://kentvedemiryolu.com/icerik.php?id=566

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: