Gönderen: adalarpostasi | 09 Mart 2009

ADALAR POSTASI-2245: ekmek aslanın ağzında… the "turizm" ise (matrix misali) "is everywhere"…

ADALAR POSTASI
10 Mart 2009



http://cgi.ebay.com/TURKEY-1940s-50s-ISTANBUL-PRINKIPO-LOT-OF-5-POSTCARDS_W0QQitemZ200297873506QQcmdZViewItemQQptZLH_DefaultDomain_0?hash=item200297873506&_trksid=p3286.c0.m14&_trkparms=72%3A1205%7C66%3A2%7C65%3A12%7C39%3A1%7C240%3A1318%7C301%3A1%7C293%3A1%7C294%3A50#ebayphotohosting

* * *
ADALAR’da TARIHTE O GUN:
4 Agustos 1892 Persembe gunlu Buyukada’da vefat eden Doktor Minakolin’in veresesinden alinarak gonderilen mecidi nisaninin teslim edildigi hakkinda…

* * *
http://dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?m=BUYUKADA uyarinca
10 Mart 2009 Sali gunu Buyukada’da HAVA DURUMU:
saganak yagisli
6/13ºC
% 71-87 nem
GB 21km/sa

* * *
Cicely Mary Barker, The Celandine Fairy.

* * *
1- Engin Damci: “Hani diyorum, o ekmek fabrikasinin mamulati saglikli ekmekleri satan bir ekmek bufesini Adalar’a kim getirebilir acaba? Belediye adaylarina bakiyorum da maazallah, hic biri digerinden geri kalmadan ‘turizmci’ olmuslar. Bencileyin bu iste bir is var gibi!? Bu is neyse, secmen kardes dikkat et! Tufaya gelme!”

2- Sibel Guvenc: “Her zaman emekci olan kadinlarin ADALAR gibi bir ilcede hicbir ust yonetimde gorev alamamasi, secimlerde meclis uyeliklerinde, belediye baskanliklarinda gorev alamamasi biz butun kadinlari cok sarsti…”

3- 29 Mart seciminin tek Musevi belediye baskan adayi olan Yusuf Bahar, secimleri kazanarak Turkiye’nin ilk Musevi belediye baskani olmakta kararli…

4- “Avrupa Kultur Baskenti Istanbul” adli kitapta Adalar…

5- Belkis Vassaf: “Kendi basina bir sehir, bir alem olan Galata Koprusu ortadan nasil kaldirilabilir? Istanbul’un tarihine kara bir perde cekerek nasil yok edilebilir?”

6- “Camialti Tersanesi sinema platosu yapilamaz!” imza kampanyasina destek icin http://www.gmo.org.tr/v2/detay.asp?act=d&id=249 adresinden de ulasabileceginiz asagidaki ilgili dilekceyi kendi adiniza duzenleyip verilen adreslere [ TC Cumhurbaskani Abdullah Gul ilgisine cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr , TMMOB Gemi Muhendisleri Odasi Baskani R. Tansel Timur bilgisine gmo@gmo.org.tr ] gondermeniz ricasiyla…

7- Allianoi kazi baskani Ahmet Yaras: “Bakanimiz Sn. Ertugrul Gunay, Allianoi icin bu mucadelemizden dolayi bu yil kazi veya herhangi bir muzede arastirma ruhsati vermeyerek bizleri cezalandiriyor…”

ADALAR POSTASI’nin 2245. sayisinda…

)O(

………………………………………………….1
From: Engin Damci
Date: March 8, 2009 2:05:49 PM EET
To: adalar.postasi@gmail.com

KAFADAN!..

Her kafadan bir ses cikar da bu kafadan cikmaz mi?

Lafa eger kafadan girecek isek; hani, Buyuk Sehir Belediyesi’nin bir Halk Ekmek Fabrikasi var ya! Hani, bufelerinde satisa sundugu Evropa istandartlarinda ve saglikli urunleri var ya!..

Biliniyor mu acaba, o firin ne zaman ve kimin Istanbul Belediye Baskanligi’nda kurulmusdu?

1970’li yillarin Istanbul Belediye Baskani merhum Dr. Fahri Atabey’in doneminde insa edilmisdi.

Hatta, o zamanlar Belediye Meclisi secimlerinde Adalet Partisi’nin, burokratik nedenlerle olsa gerek bir hatasi yuzunden Secim Kurulu’nca Belediye Meclisi’ne aid parti listeleri iptal edilmis, Dr. Fahri Atabey de Adalet Partisi’nden ama mecliste bir tek AP’li olmaksizin Belediye Baskanligi’ni ifa etmege baslamisdi. Belediye Meclisi’ni ise kamilen CHP’li azalar teskil ediyordu.

Elan CHP Milletvekili bulunan sayin Ali Topuz da ya CHP gurup baskan vekili ya da Imar Komisyonu Baskani idi. Su lafini gazeteler yazmisdi ve hic unutmuyorum. Atabey’e atfen “O’na kan kusturacagim” diye beyanatlari vardi ve Belediye Meclisi’nde gercek muhalefetin somut orneklerini verirlerdi. Simdi ise Adalar bazinda ne oyle belediye baskanlari var; ne de belediye meclisi uyeleri!.. Ne yapalim donanim ve birikim meselesi…

Merhum Ismet Inonu’nun CHP’den istifa ederek ayrilmasindan sonra ise; CHP Belediye Meclisi Gurup’undan da kopmalar ve istifalar olmusdu. Bunlardan Merhum Sedat Borekoglu ile Orhan Keceli, iste o vakit AP’si saflarina gecerek Fahri Atabey’e muzahir olmuslardi.

Yukarida bahsettigim ve secim burokrasisine aid oldugunu zannettigim bir hatayi da yine Belediye Baskanlarimizdan merhum Hasim Iscan’in belediye baskani oldugu secimlerde CHP’liler yasamisdi. Hasim Iscan CHP’den Belediye Baskani’ydi, ancak Istanbul Belediye Meclisi’nin heyet-i umumiyesini AP Gurubu teskil ediyor. Bildigim kadariyle AP Gurubu ve gurup baskan vekilleri Hasim Iscan’a azap verecek bir davranisi dile getirmemislerdir.

O gunlerde, mahalli siyasetimizin mumtaz ve muessir siyaset adamlarimizdan AP’sinin Il Baskanligi ile Istanbul Belediye Reisi Hasim Iscan’in ve Belediye Meclisi’nin Baskan Vekillikleri ile Adalar’a sayisiz hizmetleri Pars Tuglaci’nin “Tarih Boyunca Istanbul Adalari” isimli kitabinda da bahsedilen sayin Ertugrul Adali ve bugun de CHP saflarinda hizmet ifasinda bulunan guzide siyaset adamlarimizdan sayin Ali Topuz da Adalar’da oturmaktadirlar.

O… oooooooo! Nereden nerelere geldik!
Demek ki lafa kafadan girdin mi, boyle oluyormus.
Gelelim sadede.

Hani diyorum, o ekmek fabrikasinin mamulati saglikli ekmekleri satan bir ekmek bufesini Adalar’a kim getirebilir acaba?
Belediye adaylarina bakiyorum da maazallah, hic biri digerinden geri kalmadan “turizimci” olmuslar.
Bencileyin bu iste bir is var gibi!?
Bu is neyse, secmen kardes dikkat et!
Tufaya gelme!

Turizim murizim de, ekmekten bahseden yok.

Akillarina mi gelmiyor; yurekleri mi yetmiyor? Anlayamadim!..

Engin DAMCI
08.03. 2009

* * *

malumunuz ya
ekmek aslanin agzinda…
the “turizm” ise (matrix misali) “is everywhere”…
haliyle denizler de kirlendi gerci ya…
atlayan atlayana…
ya kafadan… ya civileme…
asil meseleye gelince:
adalari imar canavarinin kem gozlerinden sakinsak da mi saklasak turizmlesek de mi harcasak?
)O(


http://urun.gittigidiyor.com/FOTOGRAF-ISMET-INONU-BUYUKADA-CIVILEME_W0QQidZZ16114189

Erdal Inonu: “Yuzmeyi Heybeliada’da ogrendim. Babamin mutlaka bir denizci yaveri olurdu, yuzmeyi de bana onlar ogretti. Denize ayakustu, yani civileme atlamayi cok severim. Babam bana ozenip civileme denize atlayinca, karninin uzerine dusmustu. Metin Toker yilmadi, sonunda babama civileme atlamayi ogretti.”
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/21/yazar/yilmaz.html

Vaktiyle “Inonu civileme atladi” haberleri pek revactaydi… Gazeteler en tecrubeli fotografcilari bu isle gorevlendirilir… Ismet pasanin gidecegi iskele civarlarina mevzilendirilirdi. Pasanin keyfiyeti de… Memleketin siyasi ahvali de o atlamalardan belirlenirdi. `Pasa bir daldi…` `Menderes`e mi?` `Hayir denize` Sonra Ismet Pasa`ortanin solu` kesfini yapinca haberler cesitlilik kazandi. `Pasa civileme daldi` `Dalarken kavis yapti mi?` `Yapti. Merkezden bir kulac sola` `Tamam. Demek ki, Inonu siyasi hatta degisiklik yapmayacak!”
http://www.evrensel.net/06/06/02/kose.html#1

………………………………………………….2
From: Sibel Guvenc
Subject: 8 mart
Date: March 8, 2009 12:38:33 PM EET
To: adalar.postasi@gmail.com

8 mart dunya emekci kadinlar gunumuzu kutluyorum.

herzaman emekci olan kadinlarin ADALAR gibi bir ilcede hicbir ust yonetimde gorev alamamasi, secimlerde meclis uyeliklerinde, belediye baskanliklarinda gorev alamamasi biz butun kadinlari cok sasirtti .

baki nedim bey’in yazdiklarina ilave edecek birsey yok. hakli ve destekliyoruz.

sibel guvenc

………………………………………………….3
Radikal, 2.3.2009

[…]

ADALAR’DA MUSEVI ADAY

Demokrat Parti (DP), Istanbul’un onemli ilcelerinden biri olan Adalar’da belediye baskanligina Musevi Yusuf Bahar’i aday gosterdi. “Alti yuz yildir, Turk kimligine sahibim” diyen Bahar, Turk kimliginden de, Musevi kimliginden de onur duydugunu soyledi. 29 Mart Secimi’nin, tek Musevi belediye baskan adayi olan Yusuf Bahar, secimleri kazanarak, Turkiye’nin ilk Musevi belediye baskani olmakta kararli. (anka) […]

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=924034&Date=08.03.2009&CategoryID=98

………………………………………………….4
Yeni Safak, 8.3.2009

[…]

Onduline`den Istanbul`a ozel

Onduline Avrasya, sanat ve kultur sponsorluklarina yeni bir halka ekledi. `Avrupa Kultur Baskenti Istanbul` adli kitaba sponsor olan firma, 2010 Avrupa Kultur Baskenti secilen Istanbul`a destek veriyor. 152 sayfadan olusan kitap Istanbul`un gokyuzunden fotograflarina yer veriyor. Kitabin metinleri ise ozenle olusturulmus. Fotograflarin altinda Fatma Orhan Durgut`un metinlerin altinda ise Huseyin Sorgun`un imzasi var. Kitap, uc medeniyete baskentlik yapan Istanbul`un tarihi ve turistik mekanlarini `Tarihi yarimada ve Halic, Galata-Pera, Bogazici, Anadolu Yakasi, Adalar ve Modern Istanbul` basliklari altinda sunuyor. […]

………………………………………………….5
Radikal, 22.2.2009
Gunduz Vassaf

Istanbul’un satilisi

Ayip sayariz insanin bak ben neler yaptim diye ovunmesini.
Halkla iliskiler uzmanlariyla reklam sirketlerinin, sehrimiz adina yapilanla birlikte yapani da mamul gibi pazarlamasi, satmasi gunluk hayatimizin parcasi.
Lafazanlara birikmis ofkemizi bildiklerinden, basarili da oluyor, bizleri kandirabiliyorlar.
Bunun ibret verici orneklerinden biri Istanbul’da bize sormadan, bizim sirtimizdan, bizi paramizla, bizim mekanlarimizda bir seyleri yikip baska seyler yapan, meydanlarda, medyada bak ben ne yaptim diye teshire soyunanlar.
Istanbul’u satanlar.
Istanbul’u kiralayanlar.
Dogasini, tarihini parselleyenler.
Kim icin? Ne icin?
Dunyanin ekonomik krize girmesinden once Istanbul icin “buyuk dusunenler”, burasini dunyada siradan bir sehrin gokdelenli, alis veris merkezli goruntusuyle pazarlamaya yeltenenler, hatta Leanordo 3 (de) Vinci’nin kopru tasarimlariyla sehrimizi suslemek isteyenler, belki nihayet bugunlerde asagida ununuttugumuz cagriya kulak verebilir, 2010 Avrupa Kultur Baskenti’nde Istanbul’u Istanbul yapan ozelliklerini korumaya, canlandirmaya oncelik verebilirler.
Annem Belkis Halim Vassaf yazmisti.
Tarih, 4 Eylul, 1989.

Hey gidi galata koprusu hey
Istanbul’un kiymetli tarihi yapilarini yikan balta simdi de saldirisini Galata koprusune yoneltmis.
O kopru ki Osmanli Imparatorlugu’nun tantanasini barindiran, Italyan, Ingiliz, Fransiz isgal kuvvetlerinin korkunc izlerini saklayan, Kurtulusun, Cumhuriyet’in icimizi sevincle dolduran resmi gecitlerinin Galata Koprusu.
Ustunden gecmeyeni var mi koprunun?
Padisahlar, Krallar, Papalar, Patriklere, coluk cocuk, genc ihtiyar, hasta saglam herkese huzurlu gecit veren, polisin insafsiz gadrine ugrayan kimsesiz cocuklara siginak saglayan Galata Koprusu.
Altinda en nefis meyvalar satan, yolcularin son dakika alis veris yaptigi dukkanlarla siralanan, Istanbul’un cesitli semtlerini birbirine baglayan, vapurlara gogsunu acan dayanikli kopru.
En son tekniklerle kurulan asma kopruler yarilip ustunden gecenleri suya doktugu, canlarina kiydigi halde alcak gonulluluguyle ayakta duran, Istanbul’un ayrilmaz parcasi olan kopru.
Galata Koprusu kendi basina tarihtir. Onu okumaya, gecirdigi gunleri, yasadigi hayati butun derinligiyle, aci, cirkin, serefli, serefsiz yasantilarini ogrenmege calisacagimiza, yok etmeye calisiyoruz.
Kendi basina bir sehir, bir alem olan Galata Koprusu ortadan nasil kaldirilabilir? Istanbul’un tarihine kara bir perde cekerek nasil yok edilebilir?
Iki basinda duran gri gomlekli memurlarin bellerine baglanmis torbalara kirk para atarak ustunden gectigimiz kopruyu umarim bize unutturmayacaklar. Seni yasatalim, sana saldiran baltalardan kurtaralim. Eski bir Istanbullu olarak icim sizliyor.

Annemin seksenbes yasindayken yazdigi cagridan bu yana 20 yil gecmis. Galata
Koprusu Halic sularinin kiyisinda oksuz
cocuk gibi gozlerimizin icine bakiyor.
Goren, hatirlayan var mi?

* * *

………………………………………………….6
“Camialti Tersanesi sinema platosu yapilamaz!”
imza kampanyasina destek icin http://www.gmo.org.tr/v2/detay.asp?act=d&id=249 adresinden de ulasabileceginiz asagidaki ilgili dilekceyi kendi adiniza duzenleyip verilen adreslere [ TC Cumhurbaskani Abdullah Gul ilgisine cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr , TMMOB Gemi Muhendisleri Odasi Baskani R. Tansel Timur bilgisine gmo@gmo.org.tr ] gondermeniz ricasiyla…
)O(

http://www.gmo.org.tr/v2/detay.asp?act=d&id=249

From: Emine Cigdem Tugay
Subject: camialti tersanesi icin…
Date: March 9, 2009 12:40:04 PM EET
To: cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr
Cc: gmo@gmo.org.tr

Abdullah Gul / TC Cumhurbaskani
TC CUMHURBASKANLIGI GENEL SEKRETERLIGI
Cankaya 06689 Ankara
Tel: 0312 470 23 08
Faks: 0312 470 13 16
cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr

R. Tansel Timur / TMMOB Gemi Muhhendisleri Odasi Baskani
TMMOB GEMI MUHENDISLERI ODASI
Postane Mahallesi, Tunc Sokak No:39
Tuzla Istanbul
Tel: 0216 447 40 30
Faks: 0216 447 40 33
gmo@gmo.org.tr

9 Mart 2009

Sayin Abdullah GUL,
TC Cumhurbaskani
ANKARA

2 Subat 2009 tarihli gazetelerde yer alan haberlerden, bir sure once ogle yemeginde agirladiginiz sinemacilarin onerisi uzerine, 6 asirlik Osmanli TERSANE-I AMIRE’si icinde yer alan Camialti Tersanesi’nin bir sinema platosuna donusturulmesi icin calisma baslatildigi, talimatiniz uzerine harekete gecen Cumhurbaskanligi Genel Sekreterligi’nin girisimiyle baslatilan islemlerin, Kultur ve Turizm Bakanligi Telif Haklari ve Sinema Genel Mudurlugu’nce yurutuldugu ogrenilmistir.

Biz asagida imzasi bulunan, ulkemiz gemi yapim, bakim ve onarim sanayiine, ulke denizciligine gonul ve yillarca emek vermis yonetici, muhendis, isci ve ilgili yurttaslar olarak; dunyanin yasayan en eski 2. tersanesinin, dunya uzerinde baska ornegi bulunmayan sekilde ve yaklasik 6 asirdir gemi yapim islevini surduren bir endustriyel arkeolojik SIT’in bir sinema platosuna donusturulmesi dusuncesini kabullenemedigimizi bilgilerinize sunmak istiyoruz.

Camialti Tersanesi, Istanbul’un fethinin hemen ardindan Fatih Sultan Mehmet tarafindan kurulmaya baslanan ve Taskizak ve Halic Tersaneleri ile birlikte 16. yuzyilda dunyanin en buyuk tersanesi haline gelen Tersane-i Amire’nin bir parcasini olusturmaktadir. Kurulusundan ozellestirme kapsamina alindigi 10 Agustos 1993 tarihine kadar da ulkemizin en buyuk ve modern gemilerinin yapildigi onemli bir sanayi ve uretim merkezi, ayrica gemi insa sektorumuze binlerce teknik eleman ve muhendis yetistiren bir okul olmustur. Bugun hala bircok tersanemizin yapamayacagi buyuklukte olan 18.000 tonluk gemiler yillar once Camialti Tersanesi’nde insa edilmistir.

Ozellestirme Idaresi yonetimi altindaki uzun ve atil bekleme sureclerine ilaveten, yeni insa edilen Galata Koprusu’nun teknik sorunlardan dolayi yillarca acilamayan hidrolik kanatlariyla baslayan olumsuz surec sonunda bugunlere gelen tersane, eski gunlerindeki gibi olmasa da halen gemi yapim faaliyeti yurutulen; bu ozelligiyle de —bazi tarihcilerin Bizans oncesi ve Bizans donemlerinde de o bolgede tersanelere rastlandigina iliskin ifadeleri olmakla birlikte en azindan— 6 asirdir hala islevini surduren dunya uzerindeki tek sanayi isletmesidir. Ulkemizde muhendislik egitiminin baslangici kabul edilen ve gunumuz Istanbul Teknik Universitesi’nin temelini olusturan Muhendishane-i Bahri-i Humayun da Tersane-i Amire’nin icinde yer almaktadir. Tarihi surec icinde pek cok tahribata ugramasina ragmen, bugun hala bu tersaneden gunumuze intikal eden onemli yapilar ve eserler de bulunmaktadir. Bunlarin koruma altina alinmasi, mevcut arac, gerec ve malzemelerin muhafazasi, hayati onem tasimaktadir.

Ote yandan, bir “tarih kenti” olmanin yani sira bir “deniz kenti” de olan Istanbul icin kent ici deniz ulasimi, degerlendirilmesi gereken onemli bir potansiyel olusturmakta; Halic icinde yer alan tersanelerimiz ise bu konuda hem yeni gemilerin yapimi, hem de mevcutlarin bakim ve onarimi konusunda yillardir surdurdukleri faaliyetle yetkinliklerini kanitlamis bulunmaktadirlar. Istanbul’un ayni zamanda bir “deprem kenti” de oldugu, ulkemizin Halic icinde yer alan Halic, Camialti ve Taskizak Tersaneleri disinda kalan onemli tersanelerinin cok buyuk bolumunun, Kuzey Anadolu Fay Hatti’na cok yakin olan Yalova, Izmit-Pendik arasi kiyi bolgesinde ve dolgu arazi uzerine yerlesik bulundugu dusunulurse, fay hattina daha uzak ve saglam zeminde kurulu olan ve yuzyillardir muhtelif buyukluklerdeki depremlere dayanikliliklari kanitlanmis Halic icindeki tersanelerin, olasi bir Marmara depreminin ardindan ne denli onem kazanacaklari da gozden uzak tutulmamalidir.

Danistay 13. Dairesi’nin, soz konusu tersanenin Il Ozel Idaresi’ne devredilmesine iliskin 18.04.2000 tarihli Ozellestirme Yuksek Kurulu kararini, Turk Silahli Kuvvetleri’nin “tersanelerin mevcut kapasite ve kabiliyetlerini kaybetmeleri durumunda savas gucunu olumsuz etkileyecegi, dolayisiyla tersanelerin mevcut kapasite ve kabiliyetlerini muhafaza etmeleri kaydiyla faaliyetlerinin kamu yonetiminde veya ozellestirilmek suretiyle devam ettirilmesinin uygun olacagi”na iliskin gorusunde degisiklik olmadigi gerekcesiyle iptal etmis olmasi da diger bir onemli husustur.

Kamu arsivlerinde de yer alan muhtelif raporlardan da kolayca gorulebilecegi uzere Film Platosu’na donusturulmek istenen Camialti Tersanesi’nin ikame maliyeti 300-325 milyon TL (190-200 milyon USD) dolayindadir. Ayrica, Camialti Tersanesi’nin dogrudan istihdam potansiyelinin 2.000 kisinin uzerinde oldugu; gemi uretiminin yaratacagi/gelistirecegi yan sanayiinin dolayli istihdamiyla bu sayinin toplam 10.000 kisiye ulasacagi; bu istihdam potansiyelinin Beyoglu, Fatih, Eyup ve Kagithane ilceleri nufusu icin onemi goz ardi edilmemelidir. Ulkemizde 1 kisiye istihdam saglamak icin yapilmasi gereken yatirim harcamasinin 150.000.TL’ye (yaklasik 95.000.USD) yaklastigi gunumuzde, Camialti Tersanesi’nin ve mevcut istihdam potansiyelinin yok edilmesinin ulkeye maliyetinin 1.5 milyar TL (yaklasik 1 milyar USD) dolayinda olacagi da ayrica hesaba katilmalidir.

Bu girisim, Camialti Tersanesi ve diger tersanelerle ilgili olarak yakin gecmiste alinmis her “karar”in, gerek tarihi gerekse ekonomik ve stratejik acidan bu kadar onem tasiyan bir konuda, hala butunluklu bir strateji gelistirilememis oldugunu; dunya endustriyel arkeolojik mirasi olarak kesinlikle korunmasi gereken bolgenin, basit bir “kent arsasi” olarak degerlendirilmeye calisildigini gostermesi acisindan da son derece uzucudur.

Yukarida ayrintili olarak aciklanan nedenlerle, fazla yatirim gerektirmeden cok kisa surede ekonomiye yeniden kazandirilmasi mumkun ve gerekli olan, baska bir amacla kullanilmak uzere tahsisi, yalnizca onemli bir potansiyel istihdam imkaninin ve maddi degerin degil, ayni zamanda ISTANBUL 2010 AVRUPA KULTUR BASKENTI arifesinde, dunyanin en az 6 asirdir hala uretimini surduren tek sanayi tesisinin, gemi yapim islevini devam ettiren tek endustriyel arkeolojik SIT’in yok edilmesi anlamina geleceginden gelecek kusaklara aktarmamiz gereken tarihsel mirasin ve manevi degerin de heba edilmesiyle sonuclanacak olan bu girisimin durdurularak; Camialti Tersanesi’nin Taskizak ve Halic Tersaneleri’yle birlikte ulkemizin ve Istanbul’un ihtiyaci olan gemilerin yapimini, bakim ve onarimini gerceklestirmek uzere yeniden yapilandirilmasi calismalarina baslanmasi dogrultusunda ilgililerin talimatlandirilmasi hususunu saygilarimizla arz ederiz.

Emine Cigdem Tugay
Turkoglu Sokak No:28
Buyukada 34970 Istanbul
emine.cigdem.tugay@gmail.com

………………………………………………….7
From: Ahmet Yaras
Subject: 8 mart
Date: March 8, 2009 09:42:16 PM EET

Merhaba

Bakanimiz Sn. Ertugrul Gunay, Allianoi icin bu mucadelemizden dolayi bu yil kazi veya herhangi bir muzede arastirma ruhsati vermeyerek cezalandiriyor.

Kimini vergi cezalariyla kimine kisa sureli goz altilarla bana da cevreci oldugum icin bakanliktan cikmasi gereken izin vermeyerek yola getirmeye calisiyorLAR.

Ne diyelim bunlarin demokrasi anlayislari ve bilime yaklasimlari da bu kadar. Biz de arazide calismak yerine sabir diye mucadeleye devam edip sizlere yaziyoruz. Belki duyrulur…

Saygilar,

Yard. Doc. Dr. Ahmet YARAS

Trakya Universitesi
Fen-Edebiyat Fakultesi
Arkeoloji Bolumu
22100 EDIRNE
0532 / 767 51 01

KULTUR MIRASIMIZ VE HUKUK DEVLETI

Kultur varliklarinin korunmasinda, yetki karmasasi yaratan bakanligin yetki ve sorumluluklarini DSI’ye devreden ilke karari Danistay tarafindan iptal edildi.

Kultur ve Turizm Bakanligi, Anitlar Yuksek Kurulu’nun 27.11.2006 tarihinde, projelendirilen veya halen insa edilmekte olan barajlarin altinda kalacak kultur varliklarini 717 sayili ilke kararinin 2. ve 3. maddelerindeki, yetki ve sorumlulugu, Kultur ve Turizm Bakanligi’ndan alip DSI Genel Mudurlugu’nun insiyatifine birakan karari, 26.11.2008 tarihinde Danistay 6. Dairesi’nin 2008/8268 sayili kararla, oybirligiyle iptal edildigi aciklandi.

Bu kararla birlikte, Allianoi ve Hasankeyf basta olmak uzere baraj tehdidi altinda olan pek cok oren yeri, derin bir nefes aldi. Cunku kultur ve tabiat varliklarini korumak, gelecek nesillere birakmakla yukumlu olan ve bu amacla kurulan bolge kurullarinin elini kolunu baglayan bu ilke karari yuzunden benzeri oren yerleri aleyhine, son donemlerde pek cok karar alindi. Hatta kurullarin ozgur iradesine ipotek koyanlar yeni bir duzenleme ile bu kurullar icin “sozde bilimsel komisyonlar” kurdurtarak bolge kurlarina kultur varliklarinin aleyhine karar alinmasi saglaniyordu.

Alti yildir Allianoi’un gercek anlamda korunmasi icin mucadele eden hukukcular, Allianoi ve Hasankeyf’i korunmasi icin oncelikle yerel mahkemelerde dava actilar. Bu davalarda, savunma yapan bakanlik Anitlar Yuksek Kurulu’nun ilke kararini gerekce olarak gostermeye basladi. Hukukcular bunun uzerine, ilke kararini Danistay’a tasidilar. Ne gariptir ki kultur varliklarini korumakla yukumlu bakanlik, kolayina kacip yetkisini devir ettigi icin, gorevini hatirlamasi icin davaci sandalyesine oturtuldu.

Ve Danistay 6. Dairesi Turk Milleti adina karar aldi;

“… 717 sayili ilke kararinin dava konusu 2 ve 3. maddelerinde yer alan duzenlemelerle 2863 sayili Kanunun ilgili hukumleriyle koruma bolge kuruluna verilen gorev ve yetkinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi’na (D.S.I.)’ine verilmesi suretiyle (DSI)’nin tasinmaz kultur ve tabiat varligini su altinda birakma karari vermesi, bu kararini koruma bolge kuruluna bildirmesi ve koruma bolge kurulunun bu konuda bir proje secmesinin istenmesine yol acmasi nedeniyle anilan 2 ve 3. maddeler, Yasanin yukarida icerigi yazili hukumlerine aykiri bulunmaktadir.”

Mahkeme kararinin kisa ozeti: ekonomi ve istihdamin onunde engel gibi sunulmaya calisilan dolayisiyla kurulus amaci tamamen farkli bir kurum tarafindan henuz bilimsel calismalar dahi tamamlanmadigindan yok edilen kultur varliklari lehine hukuk devleti “Dur!!” dedi. Bugune kadar Anadolu’da pervasizca yok edilen Samsat, Agin, Halfeti gibi binlerce oren yerine Hasankeyf ve Allianoi dahil olmayacak. Tabi yine ek duzenlemeler ve sahte koruma politikalari gundeme gelmez ise. Bu surecte bakanligin temyize gitmesi, baska bir gosterge olacaktir.

Kultur Bakanligi’nin temel gorevlerinden en onemlisi kultur ve tabiat varliklarinin korunmasidir. Nasil MEB, ogrenciler uzerindeki gorev ve sorumluluklarini Tarim ve Koy Isleri Bakanligi’na birakmasi dusunulemezse Kultur ve Tabiat Varliklarinin korunmasi gorevini de DSI’ye birakamaz. Bu esyanin tabiatina, mevcut kurumlarin var olma ilkesine aykiridir. Aksinin ne cagdas dusuncede, ne de -bu dava da goruldugu uzere- hukuk devletinde yeri vardir.

Bakanlik uzun yillardan bu yana yapilan yanlislari, ofke ve intikam duygularini bilimden uzak davranislari bir yana birakarak, herkesin hem fikir oldugu ulkenin ?gercek kimliklerini? koruyarak tarihteki yerini gururla almalidir.

Dr. Ahmet YARAS

http://www.allianoi.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: