Gönderen: adalarpostasi | 31 Mayıs 2007

ADALAR POSTASI-105: Büyükadali Yerasimos

ADALAR POSTASI / 10 Agustos 2005

Rezan Peya Gokcen’den mektup var!

From: Rezan Peya Gokcen
Date: Tue, 9 Aug 2005 08:12:45 -0700 (PDT)
To: Emine Cigdem Tugay
Subject: Büyükadali YERASİMOS

1942 doðumlu Stefan Yerasimos 19. 07. 2005 günü Paris’te kýsa bir hastalýðý takiben ölmüþ, gitmiþ. Ýlim dünyasý için, þaþkýnlýkla karýþýk üzüntü verici, zamansýz bir kayýp.

Onu, 10 sene kadar evvel, Heybeliada’da bizim eve Y. Sertel getirmiþti. Önyargýsýz, kendi kafasýna göre sentezler yaparak, zaman içinde akan bilgi selinde yerini almaya çalýþan ciddi bir kültür insanýydý Yerasimos; yazýlarýndan farkýndaydým. Tanýmaktan gurur duymuþtum. Mütevazi idi, gitti ormandan mangal ateþi için çalý çýrpý topladý, mangalý yaktý, balýklarýn baþýnda dururken haným arkadaþý B. ‘Yorulmak bilmez, Türkiye için de güzel þeyler yapýyor’ dedi. Eve girer girmez ilk baktýðý, manzara ve kitaplardý. Eski Vakýflar Dergisi’nin bazý sayýlarýný bulamadýðýný söyledi. Ebersolt’un Ýstanbul’a gelen seyyahlarla ilgili küçük boyut kitabý için ‘küçük ama bir hazine’ dedi. Kitapsever olduðumu anlayýnca yüzü aydýnlandý. ‘Benim bu konudaki kitabýmý gördünüz mü’ diye sordu.’ Enstitüye gelip rahatlýkla okuyabilirsiniz, sonra da bana ne düþündüðünüzü söylersiniz’ demiþti (Ýstanbul Fransýz Arkeoloji Enstitüsü’nün baþýnda idi o tarihte). Yemekte, arkeolojide en ufak bir konuda bile verilerin fazla artmasý dolayýsýyla geçmiþi bütünüyle görebilmenin gittikçe zorlaþtýðýný sandýðýmý, arkeolojinin ölçülerden oluþan kuru bir sorgulama ilmi haline gelmesinden korktuðumu ifade etmem üzerine; ilim dünyasýnda denetim için mümkün olduðunca kesinlik gerektiði yönteminden hareket edildiðine iþaret etmiþti. Bununla beraber, öðretmen gibi yol gösterici bir yanýtla, arkeolojiyi günümüzde tarih, antropoloji, sanat, dilbilim, sosyoloji, matematik, fizik gibi dallarýn daha yakýndan beslediðini, bu eðilimin nitelikli ilim yuvalarýnda izlendiðini hatýrlattý. Sonra manzaraya bakýlarak Adalarýn bazen býçakla kesilecek gibi ‘efsunlu’ bir havasý olduðu konuþuldu. Acaba adalarý çevreleyen denizden yansýyan ýþýk mý, çam aðaçlarýnýn tepesinde fýsýldayan rüzgar mý, kokular mý efsanelere sebeb oluyor, yoksa insan mý bu çevreden etkilenip te hayal ettiði efsaneleri doðayla birleþtiriyor, sorusu ortaya atýldý. Yerasimos, baþýný hafifçe yana eðdi, sesini alçalttý : ‘ Hangisi daha önce geliyor, bu bir sýrdýr. Ben de bir Büyükadalýyým! ‘ dedi. Paris’te yaþadýðý ve baþarýlý kariyerini orada yaptýðý için Fransýzlar bir ilim adamýný yitirmiþ olabilirler; fakat biz, içimizden yetiþmiþ, yürekli bir kültür insanýný kaybettik. O bir Büyükada’lýydý!

Rezan Peya Gökçen


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: