Gönderen: adalarpostasi | 23 Mayıs 2007

ADALAR POSTASI-40: Vapurlarimiz, Gazete Kadiköy’de!

ADALAR POSTASI / 17 Haziran 2005

Gazete Kadiköy’de 26 Mayis 2005 günü yayimlanan haber:

http://www.gazetekadikoy.com/home.aspğid=2&yazi_id=363

‘Vapurlarımız elden gitmesin’ haberimiz ses getirdi

Gazetelerin görevi haber vermenin yanı sıra tarihe de ışık tutmaktır. Eğer bir de yerel gazeteyse, yaşadığı ya da yayınlandığı bölgenin hem gözü kulağı, hem de ileriye dönük tarihi bir belge olur.

Biz de beş yıldır Gazete Kadıköy olarak, hem Kadıköylülere ilçelerinden haber veriyor, hem onların sesi oluyoruz. Bir de Kadıköy’ün tarihini yazıyoruz… Beş yıllık çabalarımızın karşılığını alıyoruz. Bu da bizi hem mutlu hem motive ediyor.

Son olarak Kadıköylüleri yakından ilgilendiren vapur konusunu ele aldık. Önce bir ön haber yaptık ve “Vapurlarımıza lütfen dokunmayın” dedik. Bu ön haber öylesine ses getirdi ki, bu kez haberi manşete taşıdık. “Vapurlar elden gitmesin” dedik. Bize mektup yazarak, elektrik postayla veya bizzat gazetemize gelerek tepkilerini belirten Kadıköylülerin sesinin yanı sıra Kadıköylü gazeteci ve sanatçıların, bilim adamlarının da görüşlerine yer verdik.

Haberimiz, daha doğrusu Kadıköylülerin tepkisi, bizi de aşarak yaygın basına da haber oldu.

Vatan Gazetesi’nin İstanbul’un sesi olan “Vatan 34” ilavesinde haberimize yer vermiş. Manşet haberimizin bir cümlesini başlık yaparak, “15 dakikada gideriz, vapurumuza kıymayın” demiş.

Evet, hemen tüm Kadıköylülerin isteği buydu, “Biz 5 değil 15 dakikada karşı yakaya geçmek istiyoruz, çünkü vapurun, denizin tadını çıkarmak en büyük lüksümüz” diyorlardı… Ve herkes bu görüşlerinde çok samimiydi.

Vatan 34, alt başlıkta “Kadıköy-Eminönü arasını 2006’da 10 dakikaya indireceğim diyen İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy’a Kadıköy Gazetesi okuyucuları sitem etti” diye yazarak, bizim haberimizi sayfalarında taşıdı ve hem bizim hem de Kadıköylülerin isteğine yaygın basın olarak ışık tuttu.

Vatan Gazetesi’ne kendi adımıza, ama asıl Kadıköylüler adına teşekkür ediyoruz. Ancak bir de sitemimizi bildirmek istiyoruz. Biz Kadıköy’ün gazetesiyiz, ama ismimiz Kadıköy Gazetesi değil “Gazete Kadıköy”…

Gazete Kadıköy’de 20 Mayıs 2005 günü yayımlanan haber:

http://www.gazetekadikoy.com/home.aspğid=2&yazi_id=357

Vapurlarımız elden gitmesin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deniz Yolları’ndan devraldığı Şehir Hatları vapurlarına 200 milyon dolar yatırım yaptı…İstanbullular ise Büyükşehir Belediyesi’nin bunca yatırımına karşı büyük tepki duydu. Çünkü 200 milyon dolarlık bu yatırım, İstanbul’un simgesi haline gelmiş güzel vapurlarımızı bizden, denizlerimizden, hayatımızdan alıp götürecekti..

İstanbul’un tarihi simgeleri vardır. Bunlardan biri ince, uzun, estetik minarelerimiz diğeri de iki yakayı birbirine bağlayan kuğu gibi süzülen vapurlarımız… İskeleden palamarlar sökülünce bir yakadan ayrılıp öbür yakaya kadar denizle baş başa kalırsınız. Vapurlarımızın bağ ve kıç tarafındaki açıklarında sabah rüzgârına karşı çay içip simit yemenin-içenler için-bir sigara tüttürmenin keyfini bilen bilir. Bunu en çok da Kadıköy’de ve Adalar’da oturanlar bilir…

Gazetemizin 277. sayısında “Vapurlarımızı lütfen değiştirmeyin” başlıklı bir yazı yayınlamış, İstanbul’la yıllardır özdeşleşen vapurları kaldırarak yerine deniz otobüsüne benzer vapurların geleceğini yazmıştık. Bu yazımızın üzerine onlarca mail aldık. İkametgâhları Kadıköy, işyerleri İstanbul’un diğer yakasında olan Kadıköylüler, sabah akşam bindikleri o vapurların yerine, güneş görmeyen kuzey ülkelerinin fiyortları arasında işleyen her tarafı kapalı, insanın içine kasvet veren vapura benzer deniz araçlarını istemediklerini yazdılar bize.

Sadece Kadıköylüler değil, İstanbul’ da yaşayıp da vapur kullanan herkes aynı fikirde, “Biz iki yaka arasında 5 dakikada değil, 15 dakikada gitmek istiyoruz. Bu İstanbullu’nun en büyük lüksü” diyorlar.

Büyükşehir Belediyesi ise tam tersini savunuyor. Nisan ortalarında bir açıklama yapan İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, “Özelleştirme kapsamında olduğu için 12 yıldan beri yatırım yapılmayan işletmeye 2006 yılında 50 milyon, 5 yıl içinde de 200 milyon dolar yatırım yapacağız” dedi. Paksoy, bir başka açıklama daha yaparak, yeni vapur modellerini İstanbulluların belirleyeceğini kaydetti. Yeni gemi modellerini belirlemek için çalışma başlattıklarını söyleyen Ahmet Paksoy, ortaya çıkan modellerden hangisinin şehir hatlarında kullanılacağına ise İstanbulluların karar vereceğini belirtti.

Ancak Paksoy, iskelelere ve vapurlara ise yeni–halkın konserve kutusuna benzettiği-ve her tarafı kapalı vapurların fotoğraflarını astırdı bile. Halbuki İstanbul halkı kendi seçimini yaptı: “Bizim vapurlarımız güzel” dediler..

Sonunda İstanbullu’nun bu tepkisi ses getirdi.

Sonunda-ve umarız şimdilik olmaz-Büyükşehir Belediyesi İstanbullular’ın sesine kulak verdi. İDO Genel Müdür Ahmet Paksoy, Kasımpaşa Camialtı Tersanesi’nde vapurların bakıma alındığını, 32 vapur rehabilitasyonun sürdüğünü söyledi. Bu gemilerin yenilenmesi için de 10 trilyon lira ayrılmış. İDO’dan edindiğimiz bilgiye göre, bu gemiler Kadıköy-Karaköy, Kadıköy-Eminönü, Üsküdar-Eminönü-Adalar hattında çalışacak.

İDO böyle söylüyor, ancak vapurlarda ve iskelelerdeki o afişler de hâlâ duruyor.!…

İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, değişim için yola çıktıklarını ve kapsamlı bir değişimi hayata geçirmeyi amaçladıklarını da her fırsatta söylüyor. Şimdilik kaydıyla yenilenen ve seferden alınmayacağı söylenen vapurlar, umarız ilerde yalnızca müze olarak kullanılmaz. Paksoy, “ne jileti, hepsi kuğu olacak” diyor demesine de, zaten jilet olacağını söylememişlerdi, yalnızca müze ya da restoran olarak kullanılabileceği belirtilmişti yetkililer tarafından.

Nostaljik bir vapur yazısı

Biz aracı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne İstanbullu’nun tercihini duyurmak istedik.

Kadıköy’ün kitabını yazanlardan Adnan Giz, “Biz Zamanlar Kadıköy” adlı kitabında Kadıköy’ün vapurları bölümünde şöyle yazar:

“Kadıköy vapurlarının kaybolmuş bir özelliği de yolcularının çoğunlukla uygar yolculuk şartlarına saygılı kimseler olmasıydı. Vapurda sigara içilmesinin serbest olduğu yer ve zamanlarda, bir efendinin sigarasını yakmadan yanındakilerden izin istediğini dün görmüş gibi hatırlarım. Kadıköy yolcuları yalnız davranışlarıyla değil, kıyafetlerinin temizliği, şıklığı ile de dikkati çekerdi. Semtin şık ve güzel hanımları 14.15 vapuru ile İstanbul’a geçer ve mevsimin en yeni modelleri bu vapurda sergilendir.

Nüfus patlaması, İstanbul’a akın ve rastgele çoğalmanın yarattığı itiş kakış dönemi, eski Kadıköy yolcularının o düzenli, dost ve geleneksel efendiliğini de bilinmeyen bir tarihte sürdü götürdü. Şimdi vapurdan çıkarken bakıyorsunuz, omzuna bavul kadar bir çanta asmış, sporcu gibi giyinmiş, ama sportmenlikten habersiz bir genç hanım, önündeki yaşlı erkeğe vurup geçiyor…”

Şimdi o yolcular gibi yavaş yavaş, zamana yaya yaya o güzel vapurlarımız da tarihe gömülmek üzere….

Bu güzel vapurlarımız yerini, denizi bile göstermeyen kapalı deniz taşıtlarına bırakacak.

İşte vapuru en çok kullanan Kadıköylülerin ve Adalıların isyanı da bu. Biz karşıdan karşıya 5 dakikada değil 15 dakikada, denizin ve vapurun keyfini çıkararak geçmek istiyoruz.. Ayrıca hızlı gemi araçları, trafiği hayli yoğun Marmara Denizi ve boğazlarında trafik kazalarına da neden olmaz mı? Motorların bile tehlike yarattığı bu hatta, hızlı deniz taksileri, hızlı yeni vapurlar deniz trafiğinde kargaşa yaratmaz mı? Bunlar da yeni uygulamalarının başka bir yönü… Bunun için hiçbir açıklama gelmiyor…

İstanbul halkı, tabii ki vapuru en çok kullanan Kadıköylüler diyorlar ki; Büyükşehir Belediyesi lütfen vapurlarımızdan elinizi çekin. Bırakın güzelliklerimizden hiç olmazsa birini “gelişme garabeti”ne kurban etmeyin. Kıymayın vapurlarımıza…Vapurlarımızı da İstanbul’un diğer güzellikleri gibi Türk film ve dizilerinde izlemeye mecbur etmeyin.

Herkes karşı

Vapurların kaldırılmasına her kesimden büyük tepki var. Aralarında Necmi Tanyolaç, Melih Aşık gibi gazetecilerin, Zihni Göktay gibi sanatçıların ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu toplumun geniş kesimi vapurların seferden kaldırılmamasını istiyor.

Kadıköy Kent Konseyi üyesi ve öğretim görevlisi Hacer Mertler, “Üniversiteye giderken de her gün şehir hatlarının vapurlarına binerdim. 20 küsur yıldır bu vapurları kullanıyorum. Vapurlarımızın kaldırılmasını asla istemiyorum, tepkimi de göstermek isterim. Tarihi olmaları yüzünden iskelelerin de kaldırılmasına kesinlikle karşıyım. Bu karar tekrar ele alınmalı. Bizler vapurlarımızı istiyoruz” dedi. Mimarlar Odası Kadıköy Şube Başkanı ve Kent Konseyi üyesi Sabri Orcan ise bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Tabii ki her şey zamanı gelince yenilenmeli. Ancak, vapurlar simge olmuş bir elemandır. 1900 yılların başlarındaki formül neyse, yandan çarklı, oturma yerleri açık olan, herkesin kafasında bir biçim olan vapurlar var. Yeni vapurlar tabii ki yapılacaktır, bu anlayışla yapılsın. Ama kentin havasını hiç duymadan, güvertesinde bir çay içemeyeceğimiz, sigara tüttüremeyeceğimiz vapurlara karşıyız. Söylemek istediğim olay budur. Zaten şehir hatları vapurları kendini yeniliyor. Bunların içinde birçoğu iki üç yaşındadır. Böyle bir şey yapmaları doğru değildir. Yapacakları işleri saptırmasınlar, Vapurlar değiştirilmesin”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: